16-04-2018 13:18:00

KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN

KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN

Eğitim İş Sendikası Hatay 2 Nolu Şube Başkanı Sinan Cibaroğulları, Köy Enstitülerinin 78. kuruluş yıldönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Cibaroğlu yaptığı açıklamada, Köy Enstitülerinin 1937 yılında açılmaya başladığını, 1940 yılında da resmen Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemde ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurulduğunu ifade etti.


KÖY ENSTİTÜLERİ’YLE EKONOMİK VE TOPLUMSAL KALKINMA HEDEFLENDİ

Cibaroğlu açıklamasında: “Köy Enstitüleri’nin kurulduğu dönemde Türkiye, eğitim düzeyi düşük, sanayisi cılız, nüfusunun yüzde 80’i köyde yaşayan bir ülkeydi. Bu yıllarda ülkede okuryazarlık düzeyi yüzde 25 civarındaydı. Nüfusu 18 milyona yaklaşan Türkiye’de 1939-40 ders yılında ortaokul öğrencilerinin sayısında ve lise öğrencilerinin sayısında önceki yıllara kıyasla büyük bir artış göstermiştir.

Köy Enstitüleri’yle birlikte ekonomik ve toplumsal kalkınma hedeflenmiştir. Çünkü okuryazar olmayan bir toplum ile Atatürk Cumhuriyetinin hedefi olan çağdaş uygarlığa ulaşılamazdı. İşte Köy Enstitüleri ile bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır. Köy Enstitüleri, savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, yanmış, yakılmış Anadolu ile yoksullukla, cehaletle boğuşan Anadolu insanını uyandırma, ayağa kaldırma, uygar bir Türkiye yaratma projesiydi. Öğrenciler; öğreniyor, öğrendiklerini uyguluyor ve üretiyordu. Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerine tarımda, sanatta, zanaatta ve sağlık alanlarında öğretmen olarak geri gönderilmiştir. Köy Enstitülerinin başlıca amacı kırsal alanı kalkındırmak, köylüyü eğitmek ve eğitmenlerle köylüyü üretici duruma getirmekti” dedi.

HORLANAN ÇOCUKLARDAN BİLİM ADAMLARI ÇIKMAYA BAŞLADI

Cibaroğlu: “Yüzyıllardır horlanmış köy çocuklarından yazarlar, şairler, müzisyenler, bilim adamları çıkmaya başlamıştı. Anadolu uyanıyordu. Ancak bu yüksek dinamizm ve Cumhuriyetçi kadronun kazandırdığı ivme gerici ve tutucu egemen güçlerden tepkiler almaya başlamıştı. Ülkenin toplumsallaşma sürecini kolaylaştırmak için gerçekleştirilen Köy Enstitüleri girişimi, kazandığı onca olumlu sonuca karşın dinsel değerlerin çöküşüne neden olduğu gerekçesi ve komünizm geliyor korkutmalarıyla tamamlanamadı. Önce bilinçli olarak içi boşaltılan ve yozlaştırılan Köy Enstitüleri kapatılarak Anadolu’nun en önemli aydınlanma projesi ortadan kaldırıldı.

Bugün öğretmen yetiştirmeden başlayarak eğitim sisteminin yaşadığı pek çok sorunun kaynağında Köy Enstitüleri’nin kapatılması yatmaktadır. Köy Enstitüleri’nin kapatılması ülkemizdeki aydınlanma sürecinin durdurulması ve demokratik işleyişin sekteye uğratılması anlamına gelmiş, genel anlamda da demokrasimizin derin bir yara alması sonucunu doğurmuştur. Enstitülerin kapatılması Türkiye’nin aydınlanma tarihinde geriye gidişin zaferi olarak yerini almıştır” dedi.

EĞİTİM-İŞ, GÖREV VE SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRME KARARLILIĞINDA

Cibaroğlu: “Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur. Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk’ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesilleri yetiştirebiliriz.

78. Kuruluş Yıldönümünde Köy Enstitüleri’nin ilerici, demokrat ve aydınlanmacı geleneğine sahip çıkıyoruz. Eğitim-İş olarak amacımız; Köy Enstitülerinin felsefesi, heyecan ve ruhunu okullarımızda yaşatmak, tüm yurtta cumhuriyetin, aydınlanmanın ateşini yeniden yakmak, ülkemizin geleceğine umut ve ışık olabilmektir. Eğitim-İş, Mustafa Necati’den, Hasan Ali Yücel’den, Fakir Baykurt’tan ve Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığı bu görev ve sorumluluğu yerine getirme azim ve kararlılığındadır” dedi. Haber Merkezi

Bu haber 105 defa okunmuştur.

Etiketler:


YORUM YAZIN

Yapılan Yorumlar
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
ZEHİRLİ ATIK YOK DENİYOR AMA…

ZEHİRLİ ATIK YOK DENİYOR AMA…

Samandağ’da telef olan balıkların ölüm nedeni belirsizliğini koruyor.

DEVAMI +
“Balık ölümlerinden dolayı endişeliyiz”

“Balık ölümlerinden dolayı endişeliyiz”

Asi Nehri'nin Akdeniz'le buluştuğu yer olan Meydanköy'de telef olan on binlerce balığın ardından Hatay Kent Konseyi, yaşanan balık ölümlerinin nedeni hakkında kamuoyunun bilgilendi..

DEVAMI +
HBB ZABITASI GÖREV BAŞINDA

HBB ZABITASI GÖREV BAŞINDA

Hatay Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı 3. Bölge Zabıta Şube Müdürlüğü ekipleri, kent düzeni ve estetiğinin sağlanması adına caddelerde rutin denetimlerini sürdürüyo..

DEVAMI +
BALIKLAR ŞOK NEDENİYLE ÖLDÜ!

BALIKLAR ŞOK NEDENİYLE ÖLDÜ!

Telef olan on binlerce balığın ardından inceleme başlatıldı.

DEVAMI +
Obüs ve tanklar İdlib sınırında

Obüs ve tanklar İdlib sınırında

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından askeri birliklere takviye olarak gönderilen komandolar ile zırhlı personel taşıyıcı (ZPT), obüs ve tanklar, Hatay'ın Reyhanlı ilçesine ulaş..

DEVAMI +
Kızlarının eğitimi için engelleri aşıyor

Kızlarının eğitimi için engelleri aşıyor

Küçük yaşta çocuk felci geçirerek yürüme yetisini kaybeden 45 yaşındaki İbrahim Biricik, engeline rağmen her gün akülü aracıyla 2 kızını okula götürüp getiriyor...

DEVAMI +