22-05-2018 11:48:00

ÖLÇÜYÜ KAÇIRMADAN MİDE SAĞLIĞINIZI KORUYUN

ÖLÇÜYÜ KAÇIRMADAN MİDE SAĞLIĞINIZI KORUYUN

Ramazan ayında midesinde problem olmayanlar için uzun süre aç ve susuz kalmak, sağlık açısından risk taşımıyor.


 Ancak bu sene yurdun büyük bölümünde de yaz sıcaklarına denk gelen ramazanda oruç tutarken, yeme içme dengesine dikkat etmek gerekiyor. İftar saatinde ölçüyü fazla kaçırmadan yemek yenildiği takdirde, oruç tutmanın mideye faydalı olduğunu söyleyen uzmanlar, 11 ay boyunca yoğun bir şekilde çalıştırılan mide ve diğer sindirim organlarının, oruç tutarken beslenmeye dikkat edilirse, 1 ay dinlenme fırsatı bularak sağlığını koruduğunu belirtti.

REFLÜSÜ TEDAVİ EDİLMEYENLER ORUÇ TUTMAMALI

Oruç, uzun süre açlık ve susuzluk neticesinde mide asit oranında artışa neden olabiliyor. Fakat iftar ile sahur arasında 2-3 litre günlük su ihtiyacını belli aralıklarla karşılayarak, oruç öncesi ve sonrası dengeli beslenerek, midedeki asit düzeyi normal sınırlarda tutulabiliyor. Reflüsü olan kişiler, mide asidini dengelemek için 3 saatte bir az az yemeleri gerektiğinden, oruç tuttuklarında şikayetlerinde artış görülebiliyor. Uzmanlar, şikayetleri devam eden ve reflüsü kesin bir şekilde tedavi edilmemiş hastalara oruç tutmamalarını öneriyor.

İNSİLÜNE İHTİYAÇ DUYAN HASTALAR ORUÇ TUTMAMALI

Diyabet hastalarının, oruç tutarken zorluk yaşayabileceğini belirten uzmanlar, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle belirtiyor: “Günde bir sefer insüline ihtiyaç duyan ve daha önce tuttuğu oruçlarda diyabetle ilgili şikayetleri artmayan hastalar, oruç tutabilir. Ancak, günde birkaç kez insüline ihtiyaç duyan diyabet hastaları oruç tutmamalıdır. Diyabet hastaları düzenli olarak, 3 saatte bir yemek yemeli ve yeterince sıvı almalıdır. Bu anlamda, oruç tutma konusunda ısrarcı olan diyabet hastaları; karbonhidrat, şeker ve yağdan fakir, proteinden zengin beslenmelidir.  Diyabet hastaları ayrıca; yağlı olmayan yoğurt ve sebzeye beslenmelerinde ağırlık vermeli, idrar söktürücü özelliğinden dolayı çay ve kahveden uzak durmalıdır. Çay ve kahve yerine; ıhlamur, nane ve bitki çayları tercih edilebilir.”

GÜNDE BİR KEZ İLAÇ ALAN TANSİYON HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR

Günde bir kez tansiyon ilacı alan hastaların oruç tutmaları konusunda bir sakınca bulunmuyor. Eğer günde 2-3 kez tansiyon ilacı almak söz konusuysa, bu hastalara oruç tutmaları tavsiye edilmiyor. Hayat boyu süren tansiyon hastalığı, oruç tutmaya engel bir durumdur. Ancak, hafif derecede tansiyonu olan kişiler oruç tutabilir. Obez hastalara oruç tutmaları özellikle tavsiye ediyor. Çünkü obez kişiler ramazanda oruç vasıtasıyla kendilerini yemek yeme konusunda kontrol etme fırsatı bulabilir. Ramazan süresince, obez kişilerin oruç tutmasıyla birlikte yağları azalırken, kasları da erime riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle, fiziksel aktivitelere de önem vermek gerekiyor.

RAMAZANDA KİMLER ORUÇ TUTAMAZ?

Orucun, tutan kişilerin sağlığına bir zarar vermemesi halinde tutulmasının anlamlı olacağına dikkat çeken uzmanlar, görüşlerini şu sözlerle aktarıyor: “Gün içinde ilaç almaya ihtiyaç duyan kalp ve böbrek hastaları, şeker hastaları, vücut direnci düşük ve aşırı zayıf kişiler, ameliyattan yeni çıkmış hastalar, ağır gebelik geçirenler, loğusalık döneminde olanlar, emziren anneler oruçtan muaftır, yani tutmak mecburiyetinde değildir.

ZEHİRLENMEYE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER

Yalnızca yaz aylarında değil, orucun tutulacağı her dönemde gıda zehirlenmelerine karşı dikkatli olmak gerekiyor. Gıdaların nereden alındığına, konservelerin son kullanma tarihine, gıdaların hijyenik koşullarda hazırlanmış olmasına dikkat etmek önem kazanıyor. Yaz aylarında gıda zehirlenmesi riski, sıcak havaların etkisiyle yiyeceklerin çabuk bozulması nedeniyle artıyor. Bozuk etler nedeniyle dizanteri ve tifo gibi hastalıklar görülebiliyor. Genel olarak ve özellikle iftarda hafif yemeklerin yenmesi; yani yağlı, tuzlu ve hamurlu yiyeceklerin azaltılması, bununla birlikte su kaybını telafi etmek için de bol sıvılı gıdaların alınması, çay ve kahveden kaçınılması; bunların yerine ıhlamur, nane, papatya gibi çayların içilmesi gerekir. Sahurda ise, hafif bir kahvaltı yapılması uygundur.

Bu haber 104 defa okunmuştur.

Etiketler:


YORUM YAZIN

Yapılan Yorumlar
DİĞER SAĞLIK HABERLERİ
2000’Lİ YILLARIN BAŞINDA ÇALIŞMALARIMIZA BAŞLADIK

2000’Lİ YILLARIN BAŞINDA ÇALIŞMALARIMIZA BAŞLADIK

Hatay Valisi Erdal Ata, İSTE Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi tarafından hazırlanan “Daha Mavi İskenderun Körfezi” projesinin açılışını yapmak üzere İskenderun Körfezindeki L..

DEVAMI +
ANTAKYA TOZ BULUTLARINA ESİR OLDU!

ANTAKYA TOZ BULUTLARINA ESİR OLDU!

Hatay Semalarını kaplayan toz bulutları Hatay’ın tüm ilçelerini etkisi altına aldı.

DEVAMI +
Doktorların ‘Nöbet” uygulaması bitti

Doktorların ‘Nöbet” uygulaması bitti

Hatay Tabip Odası’nın Sağlıkta şiddet yasasını talep etmek için başlatmış olduğu 6 günlük nöbet uygulaması tamamlandı.

DEVAMI +
“Anne sütü bebekle anne arasındaki bağları güçlendirir”

“Anne sütü bebekle anne arasındaki bağları güçlendirir”

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çiğdem El: “Doğum sonrası ilk yarım saatte bebek emzirilmelidir”

DEVAMI +
SAĞLIKTA ŞİDDET YASASINI İSTİYORUZ

SAĞLIKTA ŞİDDET YASASINI İSTİYORUZ

Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Cengiz Haksöz, Sağlık şiddet yasısın istediklerini söyledi.

DEVAMI +
Cinderes’e sağlık merkezi

Cinderes’e sağlık merkezi

Dünya Doktorları Derneği tarafından Suriye'nin Afrin kentine bağlı Cinderes'te sağlık merkezi yaptırılacak.

DEVAMI +