15-05-2019 07:45:00

SOMA KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

SOMA KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

Eğitimsen Hatay Şube Başkanı Deniz Ezer 5 yıl önce, 2014 yılı Mayıs ayında Soma’da 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili bir açıklama yaptı.


Ezer, Acıların hala hissedilirken; geçen süre zarfında ailelerin acılarının hafifletilmesinin bir yana, yaraları daha da kanatan gelişmeler yaşandığını iddia etti. Ezer yaptığı açıklamada: “yargı katliamın sorumlusu madenin patronu Can Gürkan’ı ölümünden sorumlu olduğu her işçi için 5 gün hapis yatmasının ardından geçtiğimiz ay tahliye etti. Böylece 301 maden işçisinin ardından adalet de insanlıkta göçük altında kaldı.  İşçinin emeğinin olduğu kadar yaşamının da ucuz olduğu bu düzende, insanlık bir kez daha göçük altında kalmış oldu.  Bu göçük ülkeyi yönetenlerin eseri olan hukuki bir göçüktür, politik bir göçüktür, ekonomik bir göçüktür, ahlaki bir göçüktür.

Ülkemizde hukukun çöküşü Soma davasıyla bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Davayı Soma’dan kaçıran, katliamda sorumluluğu bulunanları yargılama konusu yapmayan, maden patronu ve yöneticilerini “olası kasıt” üzerinden değil; “bilinçli taksir” ile “cezalandırarak” adeta ödüllendiren yargı sistemi, bir işçi için 5 gün hapis yatmayı yeterli görmüş; ülkemizde “hukuk”un geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.

SOMA’DAN SONRA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ

Ezer: “Başından beri madenlerde gerekli denetimi yapmayanlar, Soma’daki öldüren çalışma düzenine izin verenler, güvencesiz ve taşeron çalıştırma biçimlerini egemen hale getirenler, sendikalaşmanın önüne engeller koyanlar hiçbir biçimde hesap vermemiştir. Aksine bu boyuttaki katliamların “fıtrat” olduğunu ifade ederek, katliamın politik savunusuna devletin tepesinin imzasını atmışlardır.

Bu düzen, daha fazla kar için daha fazla kan dökülmesini meşru gören bir düzendir. Soma katliamının ardından “Artık hiçbir şey eksisi gibi olmayacak” diyenler, hiçbir şeyi değiştirmemiş ve her şey eskisi gibi devam etmiştir. Soma katliamından bugüne en az 28 Soma katliamı kadar daha işçinin yaşamını yitirmesi kaza değil, tesadüf değil, hata değil, ülkeyi yönetenlerin kasıtlı bir tercihidir. İşçi Sağlığı İş Güvenliği yasasının, İş Sağlığı ve Güvenliği olarak değiştirilmesi, iktidar için işin ve patronların güvenliğinin işçinin yaşamından daha öncelikli olduğunu göstermektedir. Sadece kavramlardaki değişimde bile kendi gösteren bu zihniyetinin sonucu olarak, Türkiye iş cinayetlerinin en fazla olduğu ülkelerden biri olmuştur. Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik göçükten çıkış için insanı, emeği, doğayı ve yaşamı değil; kanı, gözyaşını, betonu ve yıkımı güvence altına alan bir yol tercih edilmektedir. Bu korkunç tercih, 301 işçinin ölümüne sebep olan maden patronuna yeniden maden işletme hakkı vererek bir kez daha ilan edilmiştir” dedi.

MAĞDURLAR DİNLENMEDEN KARAR VERİLDİ

Ezer: “Demokrasi isteyenlerin, basın özgürlüğüne sahip çıkanların, yaşamı savunanların, barış talep edenlerin, iktidarı eleştirenlerin hapishanelere doldurulduğu bir ülkede, 301 kişiyi göz göre göre ölüme yollayanların serbest olması, dibi görünmeyen derinlikte bir ahlaki göçüktür.

Gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini bilerek ve isteyerek almamak hata değil, kasıttır.

Yıllık üretim planının neredeyse üç katı üretim yapmak için işçileri zorlamak hata değil, kasıttır.

Madenlerdeki taşeron, rodövans, dayıbaşılık gibi güvencesiz çalıştırma uygulamalarını yaygınlaştırmak, madenleri özelleştirmek, kamu denetiminden çıkarmak hata değil, kasıttır

Türkiye tarihinin en büyük işçi katliamı dosyasında İstinaf mahkemesi, duruşma açma gereği dahi duymadan, sadece gerekçeli kararı yaklaşık altı bin sayfa olan dosyayı üç ay gibi kısa bir süre içinde “inceleyerek” mağdurları dinlemeden karar vermiştir. İstinaf mahkemesinin, sorumlular hakkındaki beraat kararını onamasını ve katliamın esas sorumlularından Soma Holding patronu Can Gürkan'a tahliye kararı vermesini kabul etmiyoruz. Ayrıca Soma davasını baştan sona kadar sahiplenen, Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı başta olmak üzere ÇHD’Li avukatların serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

Haber Merkezi

Bu haber 42 defa okunmuştur.

Etiketler:


YORUM YAZIN

Yapılan Yorumlar
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
HASSALILAR KARDEŞLİK SOFRASINDA BULUŞTU

HASSALILAR KARDEŞLİK SOFRASINDA BULUŞTU

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, mübarek Ramazan ayında kurulan kardeşlik sofralarında hemşehrileriyle bir araya geliyor.

DEVAMI +
BATIAYAZ KÖPRÜSÜ’NDE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

BATIAYAZ KÖPRÜSÜ’NDE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Batıayaz Yaylası yolu üzerinde bulunan tarihi taş köprüde kısa bir süre önce restorasyon çalışması başlatması dolayısı..

DEVAMI +
Gençlik’ten Ata’ya çelenk

Gençlik’ten Ata’ya çelenk

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının 100. yıldönümünü nedeniyle çelenk koyma töreni düzenlendi.

DEVAMI +
Gençlik yürüdü

Gençlik yürüdü

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayrağı nedeniyle Gençlik yürüyüşü gerçekleştirildi.

DEVAMI +
Gençlik bayramının 100. yılı coşkuyla kutlandı

Gençlik bayramının 100. yılı coşkuyla kutlandı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100. Yıldönümü tüm yurtta olduğu gibi Antakya’da da coşkulu bir törenle kutlandı.

DEVAMI +
ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN KANI BU TOPRAKLARIN MÜHRÜDÜR

ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN KANI BU TOPRAKLARIN MÜHRÜDÜR

Altınözü Kaymakamı Bülent Uygur ve Eşi Gülşen Uygur Hanımefendi şehit yakınları ve gaziler ile iftarda bir araya geldi.

DEVAMI +