10-01-2019 06:30:00

Verem önemli bir halk sağlığı sorunudur

Verem önemli bir halk sağlığı sorunudur

Antakya Verem Savaşı Derneği Başkanı Hasan Etiz, “Verem hastalığı hala Dünya’nın ve Ülkemizin önemli bir halk sağlığı sorunudur” dedi.


05-11 Ocak 72. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası nedeniyle açıklama bulunan Etiz,  “İnsanlık tarihi boyunca periyodik salgınlarla Dünya’yı kasıp kavuran verem hastalığı hala Dünya’nın ve Ülkemizin önemli bir halk sağlığı sorunudur. 2017 yılında Dünya’da 10 milyon yeni hasta ortaya çıkmş, 1.7 milyonu ölmüştür. Dünya nüfusunun dörtte birinin mikrobu vücudunda taşıdığı ve bunların ortalama % 10’unun hayatlarının bir döneminde aktif verem hastalığına yakalanacakları hesaplanmaktadır. Dünyada verem sıklığı hala tek etkene bağlı ve önlenebilir hastalıklar içinde 1. sıradadır. Afrika’nın güneyinde insidans yüzbinde 300’ün üzerindedir. Rusya, Hindistan gibi veremle mücadeleyi gevşeten ülkelerde insidans ve dirençli verem artmaktadır” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2018 yılı eylül ayında veremle savaş gündemiyle toplanmış ve önemli kararlar alındığını ifade eden Etiz, “Ortadoğu ve Afrika’da son yıllarda savaşlar veremin ve özellikle tedaviye dirençli veremin artmasına yol açmıştır. Savaşlar mikrop taşıyan insanların bağışıklık sistemini zayıflatarak daha fazla aktif verem hastası olmasını sağlar. İkinci olarak sağlık örgütlenmesini çökerterek hastaların erken tedavisini ve dolayısıyla bulaşma zincirinin kırılmasını engeller, dirençli verem ortaya çıkmasını sağlar. Savaşın devam ettiği ülkelerle komşu olmamız nedeniyle ciddi önlemler alınmadığı takdirde veremin ülkemizde de daha ciddi sorun olabileceğini öngörebiliriz.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verem kontrolü için 1991’de Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini (DGTS) tüm Dünya’ya önerdi. Yeni ilaç ve aşı geliştirme çalışmaları için fon oluşturdu. Ülkemizde Ulusal Verem Dernekleri Federasyonu ve Üniversitelerle işbirliği yapan Sağlık Bakanlığı 2006 yılında DGTS’yi tüm ülkede uygulamaya koydu. Hatay’da da aynı şekilde işbirliği içerisinde DGTS çalışmaları yürütülmektedir” dedi.

Ülkemizde yapılan çalışmalarla hasta sayıları ve ölümler büyük ölçüde azaltılmıştır. Ancak düzensiz ve yetersiz tedavilerle ilaçlara dirençli ve kronik hastalar ortaya çıkmıştır. Bu hastalarda bulaştırıcılık yüksek olduğunu ifade eden Etiz,”1957’de insidans yüz binde 162 iken, 2017 yılında yüz binde 14.6 ya düşmüştür. İlimizde ise Suriyeli misafirlerimize rağmen oranlarımız Ülke ortalamasının altındadır. Yalnızca kapalı ortamda ve solunum yoluyla bulaşan verem kalıtsal geçiş göstermez. Mikrobu alan kişilerin bağışıklığı iyi ise hastalanmayabilirler. Bu kişilerin yaklaşık % 10’u ileriki yaşamlarında bağışıklık düşmesi sonucu hastalanmaktadırlar. Direkt temasla bulaşmadığından hastanın eşyalarını ayırmaya gerek yoktur. Tedavi başladıktan ortalama 20 gün sonra bulaştırıcılık kaybolur. Esas bulaşma teşhisten öncedir. Akciğer dışı organlarda yerleşen verem bulaştırıcı değildir. Öksürürken ağzı mendille kapatmak, havalandırma ve güneş bulaşmayı azaltan faktörlerdir. Hastanın ev halkı ve çocuklarda risk daha yüksektir. Veremin belirtileri sinsi ilerler ve birçok hastalıkla karışır. Muayene bulguları normal olabilir. Bu yüzden genellikle doktora geç gider ve teşhisi gecikir. Teşhis için akciğer filmi ve balgamın mikroskopla muayenesi yapılır. Verem 3-4 çeşit ilaçla ve 6-12 ay süreli tedavi ile tamamen iyileşir. Şikayetleri geçen hastalar tedavilerini aksatırlarsa mikrop ilaçlara direnç geliştirir ve tedavi imkansızlaşabilir. Bunlar dirençli mikrop bulaştırırlar ve ancak uzmanlaşmış hastanelerde 2 yıllık pahalı ve yorucu bir tedavi ile yaklaşık % 70’i iyileşebilmektedir.2-3 haftada geçmeyen öksürük, iştahsızlık, zayıflama, halsizlik, balgamla kan gelmesi gibi şikayetleri olanların gecikmeden Verem Savaşı Dispanserine veya yakın bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Veremin tedavisi ücretsizdir.

Verem Savaş Derneğinin veremle savaşta yol parası, ödüller, sosyal destekler, eğitim, sosyal komiteleriyle bizzat DGT’ye katılma gibi önemli katkıları vardır. Veremden toplumsal korunmada ‘erken teşhis ve tam tedavi’ ile bulaştırıcılığın engellenmesi en önemli yöntemdir. Bunun yanında 2 aylık bebeklere verem aşısı (BCG) uygulamak ve hastanın ev halkına INH ilacı ile koruyucu tedavi vermek gerekir.Yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku, sigara ve alkolden uzak durma veremden korunmada önemli faktörlerdir. Bağışıklığı baskılayan diyabet, kanser, kanser kemoterapisi, kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer hastalığı gibi durumlarda verem tetkiki yaptırmak ve sessiz infeksiyon varsa koruyucu tedavi almak gerekir. Kendine özgü özellikleri nedeniyle veremin toplumdan temizlenmesi uzun zaman alacaktır. Veremle mücadelede bilinç, sabır ve kararlılık şarttır.

Verem bitmedi, yeniden artışına izin vermemek ve bitirmek için hep birlikte mücadeleye devam ‘ diyoruz”  açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi

 

Bu haber 168 defa okunmuştur.

Etiketler:


YORUM YAZIN

Yapılan Yorumlar
DİĞER SAĞLIK HABERLERİ
ORGANLARI 4 KİŞİYE UMUT OLDU!

ORGANLARI 4 KİŞİYE UMUT OLDU!

Acılı aile: “Evladımızın organların başkalarına hayat versin”

DEVAMI +
Tıp Bayramı kutlandı

Tıp Bayramı kutlandı

14 Mart Tıp Bayramı Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi düzenlenen etkinliklerle kutlandı.

DEVAMI +
Doktorlardan Ata’ya çelenk

Doktorlardan Ata’ya çelenk

14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Hatay İl Sağlık Müdürlüğünce çelenk koyma töreni düzenlendi.

DEVAMI +
“Kök Bağışı ile Yaşam Bağışla” paneli düzenlendi

“Kök Bağışı ile Yaşam Bağışla” paneli düzenlendi

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Gönüllü Genç Sağlık Liderleri topluluğu ve Antakya İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından Atatürk konferans salonunda “ Kök Bağışı ile Yaşam Bağışl..

DEVAMI +
Hastalar unutulmadı

Hastalar unutulmadı

Evde Sağlık Hizmetleri ekipleri, Kadınlar gününde hastaları unutmadı.

DEVAMI +
Diyabetik Ayak Konseyi Hizmete başladı

Diyabetik Ayak Konseyi Hizmete başladı

Hatay Devlet Hastanesi bünyesinde Diyabetik Ayak Konseyi hizmete girerek hasta kabul etmeye başladı.

DEVAMI +