Baba Hakkı Ödenmez!
F. Arzu YALÇIN Tüm Yazıları

F. Arzu YALÇIN

25-12-2018

Bir Amerikan İç Savaşı gazisinin kızı olan Sonora Smart Dodd, Anneler Günü gibi babaların da bir günü olması gerektiğini düşünmekteydi.  Dodd'un babası annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın Babalar Günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış ama bu çalışmalar o tarihe yetişemeyerek kutlamalar haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelenmiştir.  1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının Babalar Günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımlamıştır.

 Bu nedenle, Babalar Günü, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar günü kutlanmakta olan özel ve anlamlı bir gün olmakla birlikte, babalar bir gün değil, her gün sevilip, sayılmalı, üzerimizdeki hakları ve emekleri unutulmamalı her gün babalarımıza özel oldukları hissettirilmelidir.

Toplum düzenimizin en temel direği olan aile hayatında, babalara büyük bir sorumluluk düşmektedir. Ailenin güvencesini ve huzurunu sağlayan, çocukları için her türlü fedakârlığı üstlenen, eğitimli, nitelik sahibi bilinçli, kültürlü,  milli ve manevi değerlere sahip bireyler yetişmesinde,  aile kurumumuzun yaşatılmasında sağlıklı bir toplum yapısının oluşturulmasında, babaların büyük sorumlulukları bulunmaktadır. Babalarımız; yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren,  ailenin mutluluğu için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, çocuklarını geleceğe güvenle hazırlamakta ellerinden gelen tüm gayreti sarf etmektedirler.  Elbette bizler de sadece bu anlamlı günde değil her zaman onların gönüllerini hoş tutmalı, sevgi, saygı göstermeli ,  “Hiçbir çocuk babasının hakkını ödeyemez. Ancak onu köle olarak bulur da satın alarak hürriyetine kavuşturursa babalık hakkını ödemiş olur.” ( Buhari, edebü’l-Müfret,10; Müslim,1510/25.) hadisinde belirtildiği gibi haklarını ödemeyeceğimiz babalarımıza karşı hayırlı evlat olmak için  de Yüce Kur’an’ımızın emrettiği şekilde davranmalıyız.

Yüce Allah (cc), insanın ve bütün kâinatın yaratıcısıdır. Anne babalarımız ise dünyaya gelişimizin sebebidirler.  Yüce kitabımız Kur’an’ı kerim anne baba hakkına çok büyük önem vermekte ve ikisini bir tutmaktadır. Bizimde onlara senede bir gün değil her zaman iyi davranmamızı, hoş tutmamızı, sevmemizi saymamız, onların duasını almamamızı emretmektedir.

“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara,yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın.” (Nisa Suresi 36. Ayet)

“Biz, insana ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarsa, onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır…” (Ankebut Suresi 8. Ayet)  Her iki ayette anne babaya iyi davranmanın ne kadar önemli olduğu  açık ve net belirtilmiştir.

Ayrıca hadislerde anne baba duası almanın önemi ve anne babasına iyi davranın cennete  gireceği de müjdelenmektedir. Ebu’d-Derda’nın işittiğine göre,  Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur;   “Anne-baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.” ( Tirmizi, Birr,3.)

Ebu Hüreyre (ra) nın rivayet ettiğine göre, Peygamber  Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur. “ Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün!” Sahabeler: “Ya Resulullah! Kimin burnu yerde sürünsün” dediler. Peygamber Efendimiz  (s.a.v) şöyle buyurdu: “ Ana babasına, ikisinden birine yahut her ikisine birden ihtiyarlık zamanlarına yetişip de onların hayır dualarını alıp cennete giremeyen kimsenin burnu yerde sürünsün”( Müslim, Birr,9. 2551/ 9; Buhari, Edebü’l-Müfred 21)

 “Ana-babasının rızasını alan mümine Cennetten iki kapı, üzene de Cehennemden iki kapı açılır.”   (Beyheki.) Başka bir hadiste, anne babaların çocuklarına yapacakları duaların kabul olunacağına dair Peygamber Efendimiz  (s.a.v)’inin şöyle bir müjdesi vardır.

“Üç dua vardır ki bunların kabul olunacağında şüphe yoktur. Bunlar Mazlumun (haksızlığa uğramış olan kimsenin) duası, misafirin ( ikramını gördüğü kimseler için) duası ve anne babanın çocuklarına olan duasıdır.” (  Tirmizi, Birr,7)

Bazı ayetlerde ise anne babamıza iyi davranmanın tavsiye niteliğinde değil, emir niteliği taşıdığını görüyoruz.

 “Rabb’in, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, ana-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘of ‘ bile deme; onlar azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.(” İsra Suresi  23.-24. Ayet)

“Biz insana, ana babasına iyi davranmasını emretmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak (karnında) taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. İşte bunun için önce bana, sonra da ana babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur.” (Lokman Suresi 14. Ayet)

Yüce Allah (cc) yine Lokman suresinde anne babamız hakkında; “Onlarla dünyada iyi geçinin.” Buyurmaktadır. (Lokman Suresi 15. Ayet, Ayrıca Bakara Suresi. Ayet 83.)

Bir çok hadiste anne babaya itaat etmek, karşı gelmemek, onları üzmemek, incitmemek, sevgi ve şefkat ile bakmak gerektiği ve rızkının genişlemesi ömrünün uzun olması için onların hayır dualarının alınması saygı ve hürmette kusur edilmemesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Bizim geleneğimizde de babalar, toplumdaki sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışma gibi üstün değerlere dayanan güçlü aile yapısının ve toplumun temel direğidir. Babalar aynı zamanda aile için saygı, sorumluluk, güven ve güvence sembolüdür. Çocukların ilk uçurtmalarını göklerde bir  güvercin gibi  uçurmayı öğreten, hayatın zorluklarına hazırlayan,  sıkıntılı anlarımızda hep yanımızda olan  yaşama  sevicimiz, yarınımızın güvencesidir. Her zaman ulu bir çınar gibi dimdik ve güçlü, üzüntüsünü kederini, belli etmeyen,  yüreği kan ağladığı anlarda bile gözyaşlarını yüreğine akıtan, kararlı duruşuyla,  hiçbir karşılık beklemeden sırtımızı dayadığımız bir dağdır.

Hayatımızın her aşamasında yanımızda olup bizlere maddi ve manevi güç veren destek olan, hakları ne yapsak ödeyemeyeceğimiz, ailemizin güven kaynağı, yıkılmayan, onurlu, güçlü  insan. Sabır ve şefkatle bize her zaman rehberlik eden, güzel sözleri ve nasihatleri ile ufkumuzu aydınlatan, ailemiz, vatanımız, bayrağımız, ezanımız milli ve manevi değerlerimize sahip çıkıp korumayı, hayatın anlamını, zorluklarını ve güzelliklerini öğreten, varlığıyla sevgi, huzur ve güven duyduğumuz,   tüm  babalarımız  babalar gününü kutluyor saygılar sunuyorum.

Bu makale 202 defa okunmuştur.