Darbelere Hayır!
F. Arzu YALÇIN Tüm Yazıları

F. Arzu YALÇIN

11-02-2019

Takvimler 28 Şubatı gösterirken yine yürekleri aynı hüzün kapladı. Oysaki bizler artık darbeleri unutmak istiyorduk nerdeyse her 10 yılda bir darbe yaşamak artık hepimiz yormuş ve tarih sayfalarına karanlık bir sayfa olarak geçmişti. Darbe insanlık sucu olmasına rağmen tarihimizde utanç sayfaları maalesef vardı. 27 Mayıs 1960,  12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 darbelerinin aksine, askerlerin yönetime el koymadığı 28 Şubat 1997 darbesidir. Rahmet ve saygıyla andığım Başbakan sayın, Necmettin ERBAKAN, Dışişleri Bakanı Tansu ÇİLLER  Refah - Yol Hükümeti 28 Şubat 1997  tarihli MGK toplantısında alınan 406 sayılı kararlar ile tarihte  “Post Modern Darbe “olarak yerini almış ve  yüreklerde derin  ve hiç kapanmayacak yaralar açmıştı.

Askerlerin hükümeti görevden zorla almaması nedeniyle "post-modern darbe" olarak anılmıştır. Sincan belediyesi tarafından Kudüs gecesi düzenlenmesi, başörtüsü serbest bırakan kararnamenin imzaya açılması, Sincan sokaklarından tankların geçmesi, MGK kararları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Vural SAVAŞ’ın Refah Partisine kapatma davası açması,  Refah-Yol hükümetini iş yapamaz hale getirilmiş ve 18 Haziran 1997 yılında Başbakan Necmettin ERBAKAN istifa etmişti. Bu darbenin diğerlerinden ilk ve en önemli farklı, Meclis faaliyetlerinin askıya alınmamış olmasıdır. Bir komutanın da ifade ettiği gibi, tankla tüfekle değil, “silahsız kuvvetler” olarak tarif edilen Sivil Toplum Kuruluşları  (TOBB,  TÜRK-İŞ DİSK, TESK, TİSK) eliyle meşru bir hükümet istifaya zorlanmıştır. Askerlerin deyimiyle "demokrasiye balans ayarı" yapılmış.

darbe.jpg

Kısaca bu dönem başta irticaya karşı laik düzeni korumak gerekçesi ile muhafazakâr, dindar kesime karşı yapılan insanlık suçudur. Başörtülü kızlar başlarını açmaları için zorlanmış ikna odaları kurulmuştur. İnancından dolayı başını açmayan kızların eğitim hakkı ellerinden alınmıştır. Başörtülü ve inançlı çok sayıda kamu personeli işinden atılmıştır. "İrticayla Mücadele Eylem Planı" ile anılan bu süreçte verilen kararların ve yaptırımların uygulanıp uygulanmadığı denetlemek için Çevik BİR öncülüğünde Batı Çalışma Grubu kurulmuş. 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeye zorlanmıştır. Kuran kurslarının kapatılması veya sıkı denetlenmesi İmam hatip ve meslek lisesi mezunu öğrencilerine katsayı uygulaması getirilerek üniversiteye girmeleri engellenmeye çalışılmıştır. Devlet milyonlarca dolar ekonomik zarara uğratılmış, bankaların içi boşaltılmıştır. İnançlarından dolayı 6 milyon dindar insan fişlenmiş, kişisel hak ve özgürlerini kullanması engellenmiştir.

Bin yıl süreceği iddia edilen bir süreç, 28 Şubat demokrasi tarihine kara bir leke olarak damgasını vurmuştur. 28 Şubat’ın 21. yılında bir kez daha sorguladığımız da aslında  “Post Modern Darbe”  diye adlandırılan demokrasiye balans ayarı yapıyoruz, söylemleriyle asker, Sivil Toplum Kuruluşları, sendikalar, medya, yargı  yolu ile Milli  İrade,  vesayet altına  alınmış ve  15 Temmuz  darbe girişiminin  temelleri atılmıştır. Görevden alınanların yerine bugün seçilmiş hükümete silah doğrultan fetocular  devlet kademelerine yerleştirilmiştir.

14 Ağustos 2001 yılında kurulan, 3 Kasım 2002 Genel Seçimlerini kazanan AK Parti, 18 Kasım 2002 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti kurularak göreve başlamıştır. Refah-Yol Hükümetine yaşatılan sıkıntılar, 27 Nisan 2007 e-bildirgesi ile de denenmeye çalışılmış başaralı olunamamıştır.  Başaramayacaklarını anlayınca aynı kirli eller tarafından 15 Temmuz darbesi devreye konmuştur. Milli iradeye seçilmiş hükümete 15 Temmuz 2016 da silahlı kuvvetlerle bu defa kanlı darbe yapılmıştır. Artık darbelere dur diyen bu millet liderine sahip çıkmış tankların önüne yatmış, milli iradeye, seçilmiş Hükümete, Cumhurbaşkanına canı pahasına sahip çıkmış ve çıkacaktır. Bu millet bundan sonra darbelere izin vermeyecektir. Birlik ve beraberlik içinde  güçlü büyük Türkiye’nin inşasında 80 milyon olarak el ele vererek tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet istiklalimizin ve istikbalimizin teminatına hep birlikte sahip çıkacak, darbelere hep birlikte hayır diyeceğiz.

Bu makale 391 defa okunmuştur.