Ahlâk ve ötesi
Mehmet ÇARDAK Tüm Yazıları

Mehmet ÇARDAK

11-01-2019

Ahlâk, insan huylarının ve özelliklerinin bütünüdür. İnsan bu huy ve özelliklerinin etkisiyle iyi ya da kötü davranışlar gösterebilir. Ahlâklı olmak insanın doğru, güzel ve iyi davranışlarda bulunması; yanlış, çirkin ve kötü davranışlardan uzak durmasıdır.

İslâm, güzel ahlâktır! Güzel ahlâk insanın kendisine ve yaşadığı topluma büyük fayda verir. Toplumsal güven ve huzurun oluşması, insanların mutlu olması, kardeşçe geçinmesi, saygı, sevgi gibi olumlu neticelere sadece güzel ahlâklı kişiler sayesinde ulaşılabilir.

Ahlâk, toplumun temelidir! Ahlâk, bireyin içindeki sürü içgüdüsüdür. İnsanların en hayırlısı, ahlâkı güzel olanıdır. Güzel ahlâk, dostluğu sağlamaktır. İktisat geçimin, güzel ahlâk dinin yarısıdır. Aslında ahlâksızlık, ahlâkın var oluş nedenidir. Ahlâklı insan basit ve dürüsttür, kişisel gururu yoktur. Ahlâkı güzel olan insan her yaşta güzeldir. Memleketler parasızlıktan değil, ahlâksızlıktan çökerler.

Ahlâk olmayan yerde, kanun bir şey yapamaz! Her binanın bir temeli var, İslâm binasının temeli de güzel ahlâktır. Ahlâk güzelliği, beden güzelliğinden daha hayırlı ve daha devamlıdır. Ahlâk da sanatta olduğu gibi hiç konuşulmaz; ancak yaşanır. Ahlâksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlâksal yorumu vardır. Erkeğin de kadının da terbiyesi, birbirleriyle tartıştıkları zaman belli olur.

Ahlâk ve üçkâğıtçılık, terazinin iki ayrı kefesinde yer alır; biri çıkarsa biri iner. Lafazanlığın ve gösteriş düşkünlüğünün ahlâkla bir arada bulunması nadirdir. En kötü düşmanlarımız cahil ve kötü insanlar değil, okumuş ve ahlâkları bozuk olanlardır. Ahlâk esasen toplumu çöküntüden kurtaracak ve toplumun muhafazasını sağlayacak bir araçtır.

Bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi sağlam kalelere, güzel binalara ve milli gelirine değil, vatandaşlarının değerlerine bağlıdır. Mesela: Ahlâk denilince aklımıza ilk önce kaldırımda el ele sarmaş dolaş yürüyen gençler geliyor. Çünkü günümüz Türkiye’sinde, kadın-erkek arasındaki ilişkiler ahlâkın konusu değil midir? Yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, malzemeden çalarak iş yapma ve işçinin hakkını gasp etme gibi eylemler ahlâksızlık değil de midir?

Maalesef ahlâksızın ahlâk, haksızın hak, zalimin merhamet dersi vermeye çalıştığı günlerde yaşıyoruz. İktidar, 16 yıldır tamamı yalandan, yanlıştan ve çarpıtmadan oluşan korku siyasetiyle ülkeyi adeta teslim almış durumdadır. Oysaki ahlâk bütünlük ifade eden bir kavramdır. Ahlâkın alanı sadece bireysel hayatlar ya da ibadet yerleri değildir. Keşke insanlar güzelliğe düşkün oldukları kadar, dürüstlüğe de düşkün olsalar!

Ahlâk; yönetim, siyaset, iş ve ticaret alanlarında hayat bulur. Önemli olan da iş, yönetim, siyaset ve ticaret alanlarını kanunlara sadakatin, samimiyetin, doğruluğun, ahde vefanın, emanete riayetin ve dürüstlüğün sergilendiği yerler haline getirerek toplumu dönüştürmektir.

Genel ve yerel yöneticiler, ahlâkın değerlerle birlikte hayat bulacağına inanarak ahlâkın kurumsal tesis edilmesinin sorumluluğunu taşımalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı  iş, yönetim, siyaset ve ticaret alanlarının tamamını kapsayan ve insanlığı iyiye, güzele dönüştüren bir ahlâkı anlatmalı ve öğretmelidir. Türkiye, ahlâklı toplum yaratmalıdır!

Meselâ: Türkiye’de TEKEL satıldı, ses çıkmadı. PETKİM satıldı, ses çıkmadı. Limanlar satıldı, ses çıkmadı. Kâğıt fabrikaları satıldı, ses çıkmadı. Tank palet fabrikaları satılıyor, kimseden ses çıkmıyor. Ama marketlerde naylon poşetler 25 kuruşa satılınca, herkes tepki gösteriyor! Çünkü bu ülkenin en değerli varlıkları, 25 kuruşluk poşet kadar önemsenmiyor. Tüm varlıkların satılması vatandaşların zoruna gitmiyor ama 25 kuruşluk naylon poşete verilen para zoruna gidiyor.

Aslında poşete gösterilen tepkinin daha fazlası peçete, kâğıt, elektrik, su, doğalgaz, telefon ve akaryakıt fiyatlarına aşırı yapılan zamlara gösterilmesi gerekmez mi? Ama gösterilmiyor! Hani Türkiye’de işleyen bir demokrasi vardı! Bu millet büyük kazığı umursamayıp, 25 kuruşa takılan millettir. Bu nasıl ahlâktır?

Ya market patronu paragözlere ne demeli? Otel yapmak için ormanları yakanlar, doğayı korumak için alışveriş yapan müşterilere poşet satıyor. Türkiye son 16 yılda en çok büyümeyi ahlâksızlıkta yaşıyor. Çarşı pazar enflasyonu yüzde 60 olmuş, Türk Lirası yüzde 40 değer kaybetmiş, özelleştirmeler hüsranla sonuçlanmış, her şey zamlanmış ama 25 kuruşluk poşet kadar gündeme gelmiyor, kimse takmıyor. Hatırlatmakta fayda var: Günlük hayat, en etkili kitaptan daha öğreticidir!

 

YEREL SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN

 

Yerel seçimlere 80 gün kaldı. Hazine ve Maliye Bakanı, ekonomide yılsonu hedeflerini tutturduklarını açıklıyor. Bu ülkede hukuk, güçlü Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasında ferman olsa da, ekonominin doğa kanunları gibi yasaları var! Ekonomi denen şey ne jöleli saray oğlanlarının ne de ekran yalancılarının hamasetiyle hizaya gelecek bir şey değildir. Ekonomi hukukla ve güvenle olabilecek bir mal ve hizmet üretimidir. İktidar, ekonomide yılsonu hedefleri tutmuş olabilir. Ama herkes biliyor ki, vatandaşın ekonomisinde hedefleri tutmamıştır.

Hatırlatmakta fayda var: Cumhuriyet ahlâk üstünlüğüne dayanan bir ülküdür. Bir milletin ahlâk değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Türkiye’nin geleceği ve ilerlemesi; güzel binalara, duble yollara, ücretli köprülere, zarar eden havaalanlarına, suni milli gelir artışına, dini ahlâk kalkanı olarak kullananlara ve politikacıların yalanlarına değil, vatandaşlarının ahlâki değerlerine bağlıdır!

Ahlâksız bir toplumda seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Adaletsiz bir seçimle yönetime gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir.

Ne acı değil mi? Türkiye’de en büyük hata Arap kültürünü İslamiyet sanmaktır! Türkiye’de ahlâk çökmüştür. Ülkeyi kötü yönetenlerden ve temsil ettiği topluluğu mutsuz edenlerden hâlâ belediyeleri yönetmesini bekleyen bir kitle var! Türkiye’de temel problem şu: Ahlâklı ve erdemli insanların yetkisi yok, yetkililerde de ahlâk yok. Ahlâksız bir toplumda yaşamak artık beni tedirgin ediyor…

 

Bu makale 87 defa okunmuştur.