Demokrasi tatile çıktı…
Mehmet ÇARDAK Tüm Yazıları

Mehmet ÇARDAK

28-06-2018

Türkiye,  24 Haziran Pazar günü OHAL ve medya sansürü altında çok kritik seçimini yaşadı. Yaklaşık 53 milyon seçmen yeni sistemin cumhurbaşkanı ve milletvekillerini seçmek, demokrasi ve vatandaşlık görevi için sandığa koştu.   Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde tam bir demokrasi şöleni yaşandı: Yaşlılar, gençler, kadınlar, erkekler ve ebeveynlerine eşlik eden çocuklar sabahın erken saatlerinden itibaren sandık başlarına gittiler.  Yaşlı vatandaşlar ve engelliler oy kullanmak için olağanüstü çaba gösterdiler.  

Ancak 24 Haziran seçimlerinde eşit şartlarda bir mücadele olmadı. Demokraside hile var! Aslında bu seçimler önceden planlanmış, formalite icabı yapılmıştır.  İktidarın sesi haline gelen devletin Anadolu Ajansı (AA), Erdoğan ve Cumhuriyet İttifakı’nın oylarını ilk andan itibaren en üst seviyeden göstermiştir. Sandığa özgür iradesiyle giden yaklaşık 53 milyon yurdunu seven, kaderini bu ülkeye bağlayan, çoluk çocuğunun mutluluğunu isteyen seçmen,  özgür iradesiyle seçimini yapsa da sandığa giren milli iradenin sandıktan aynen çıktığı şüphelidir. Çünkü AA seçim sonuçlarını oy sayılarına göre değil, açılan sandık sayılarına dayalı olarak ilan etmiştir.  Ancak 2 saatte yüzde 95’i açıklayan AA, 3 saatte yüzde 5’i açıklayamamıştır.

Seçimde toplu oy skandalları yaşanmıştır.  Erzurum’da seçime kan bulaşmıştır.   Seçimler kavgalı, şaibeli ve gürültülü olmuştur.  YSK Başkanı, gecenin ilerleyen saatlerinde kimin kazandığını açıklamış ancak oy oranlarını açıklamamıştır. Başkan sadece,  Erdoğan’ın geçerli oyların salt çoğunluğunu aldığını söylemiştir.  YSK, uygar bir toplum olduğumuzu tüm dünyaya gösterememiştir.  Cumhurbaşkanı seçimini, siyasi İslam’ın ve ülkücülerin tek adamı Erdoğan kazanmıştır.  Ne de olsa eğitimsiz yığınların demokrasiyi öğrenmesi deveye hendek atlatmaktan da zordur. Böylelikle Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan hayaline kavuşmuş,  ilk turda başkan olmuştur.

Ancak hukuk, demokrasi ve özgürlükleri kısıtlayan, güçler ayrılığı ilkesini yok eden birinin kazanması beni ilgilendirmiyor. Çünkü bu seçimde Türkiye kaybetmiştir.  Hukuk, demokrasi ve özgürlükler yaralanmıştır. Artık bu ülkede hiç kimse güvende değildir. Filmin asıl ve önemli bölümü yeni başlıyor. Farklı düşünceler üstüne düşünüp tartışacağımız yerde,  sadece farklı düşünenlerden nefret ederek rahatlıyoruz! Türkiye’nin neler kaybettiğini hiç düşünen yok!

Milletçe 23 Haziran’da kalsaydık keşke; hiç olmasa umularımız vardı. 24 Haziran’da üniversite, kıraathaneye yenilmiştir! Daha önce gayri resmi olarak var olan ‘Tek Adam Rejimi’ 25 Haziran itibariyle resmen başlamıştır. Artık her şeye tek başına Cumhurbaşkanı Erdoğan karar verecektir. Ekonomi, faiz, adalet, yargı, ordu, eğitim, polis, trafik vs. aklına ne gelirse hepsi Erdoğan’a bağlı olacaktır.

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adaylarından Muharrem İnce ve Meral Akşener, millete söz verdikleri halde, seçim günü YSK’nın önüne giderek, canları pahasına seçmenin oylarına sahip çıkamamış ve milletin haklarını koruyamamıştır. Her ikisi de Erdoğan’ın seçim zaferini kabullenmiştir.

Cumhuriyet ve demokrasi kalplerinde kök salmamış Türk Milleti istiklal ve istikbaline değil, Cumhur İttifakı’nın liderine sahip çıkmıştır. Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup kollayanlar azınlıkta kalmıştır.

 

SEÇİMDEN ÇIKAN SONUÇLAR

 

 AA tarafından ilan edilen ve YSK tarafından da teyit edilen resmi olmayan seçim sonuçlarına göre; 5 parti Meclis’te grup kuracak çoğunluğa ulaşmıştır.  

Vekil sayısı 301’in altına düşen AKP, Meclis’te çoğunluğunu kaybetmiştir.  Cumhur İttifakı, Meclis’te anayasa değiştirecek çoğunluğa da ulaşamamıştır.  

Seçimin kazananı Bahçeli olmuştur.  Saadet Partisi’nde ise hayal kırıklığı yaşanmıştır.  

CHP yüzde 3’lük kayıp yaşasa da,  tüm baskılara rağmen HDP barajı aşmıştır.  

İyi Parti Meclis’te grup kuracak vekil sayısına kavuşmuştur. SP, DP ve BBP parlamentoda temsil edilme hakkı kazanmıştır.  Meclis renklenmiştir.

Seçim sonuçları, yeni Meclis’in daha demokratik oluştuğunu gösteriyor!

 

YENİ SİSTEMİN GETİRDİKLERİ

 

Türkiye’de 25 Haziran 2018 sabahı itibariyle parlamenter sistem sona ermiştir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, yani ‘başkanlık’ dönemi başlamıştır.  Seçim sonuçları, Cumhur İttifakı dışında hiçbir partiyi mutlu etmemiştir.  Aslında muhalefet partileri de, muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanı adayları da güzel bir demokrasi sınavı veremediler. Daha çok demokrasi isteyenler, hukukun üstünlüğüne inananlar, bağımsız yargı, ülkede barış ve huzur isteyenler seçimi kaybettiler.  

Demokrasi akıllı insanların rejimidir! Demokrasilerde seçimler bir yarıştır ama bu yarış eşit koşullarda ve adil olmamıştır. Aslında seçimleri iktidar partisi değil, Devlet gücü kazanmıştır; Devlet’in mali imkân ve olanakları kazanmıştır. Bu seçimler Devlet Bütçesi’nden emeklilere ‘Bayram İkramiyesi’ adı altında dağıtılan seçim rüşveti ve imar mevzuatına ayıkırı yapılan yapılar için çıkarılan ‘İmar Affı’ yasası sayesinde kazanılmıştır.

Bu seçimi 600 sene padişahlara kulluk etmiş genler kazanmıştır!

Demokrasinin yenilgisi aşikâr, yadsınamaz! Ama yaşam sürdükçe yalan baki kalamaz, batıla teslim olunamaz! Demokrasi özgür ve adil ülkeleri sever; hukuk, demokrasi ve özgürlüklerden uzaklaşan ülkelerde yaşayamaz!  Bir sıkımlık canı kalan demokrasi tatile çıkmıştır; bir süreliğine Türkiye’den uzaklaşmıştır. Ne zaman geri döneceği de belli değildir.

25 Haziran 2018 Pazartesi günü itibariyle 16 Nisan 2017’de yapılan Anayasa Referandumu’nda kabul edilen Anayasa değişiklikleri yürürlüğe girmiştir. Başbakanlık Makamı ortadan kalkmıştır. Cumhurbaşkanı aynı zamanda hükümet başkanı oluyor. Bundan böyle artık bakanlar ve Cumhurbaşkanı yardımcıları Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından belirlenecektir. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçildiği için bakanlar aynı zamanda milletvekili de olamayacaklar!

TBMM,  yasama organı olarak çalışacak; sadece kanun teklifi ve tasarılarını görüşebilecektir. Yürütmenin Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara devredilmesiyle birlikte TBMM’nin Bakanlar Kurulunu denetleme yetkisi kalmamıştır.  Milletvekilleri sözlü soru soramayacaktır. Yazılı soru ise, sadece Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yöneltilebilecektir.

Hükümet için TBMM’den güvenoyu alınmayacaktır! Bakanlar Kurulu hakkında gensoru verilemeyecektir. Devlet bütçesini Cumhurbaşkanı tek başına yapacak ve tatbik edecektir. Koskoca bir ülkeyi bir kişi tek başına yönetecektir.

Yeni dönemde de, Türkiye Cumhuriyeti yurtdışından yüksek faizle ağır biçimde borçlanmaya ve yabancı faiz lobisine milyar dolarlar kaptırmaya devam edecektir. Hukuk ve yargıda bir değişme olmayacaktır. Vatandaşların aynı kuşkuları, aynı güvensizlikleri sürecektir. Kişisel özgürlüklerde hiçbir gelişme olmayacaktır. Nüfusumuzun 49 milyonu yoksulluk sınırında yaşayıp ayakta kalmaya çalışacaktır. Hayat pahalılığı bütçeleri perişan eden boyutlara yükselecektir.  Kamu kurum ve kuruluşlarında yine dürüst ve şeffaf yönetim gerçekleşmeyecek; denetim etkisizleştirilecek, yolsuzluk ve rüşvet olayları ile etkin mücadele edilmeyecektir.

Devlet bütçesi ve dış ödemeler dengesi açık vermeye devam edecektir.  Yeni dönemde 360 milletvekilinin imzasıyla genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilenebilecektir.  Cumhurbaşkanı ise, herhangi bir gerekçe göstermeksizin seçimleri yenileyebilecek, ancak bu durumda Cumhurbaşkanlığı Makamı için de seçim yapılacaktır.

Yine de ‘Millet İradesi’ne saygı duymak gerekiyor. Bu nedenle, 24 Haziran seçim sonuçları ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sistem;  ülkemize,  milletimize,  siyasi İslamcı ve ülkücü kardeşlerimize hayırlı olsun!

 

 

Mehmet ÇARDAK

Gümrük Müşaviri / Araştırmacı-Yazar

m-cardak@windowslive.com

 

 

 

 

 

Bu makale 150 defa okunmuştur.