Eşyalarınızın kölesi olmayın!
Mine Deniz Mazmanoğlu Tüm Yazıları

Mine Deniz Mazmanoğlu

09-02-2019

Herkesin sahip olmak istediği bir şeydir, dayalı döşeli bir ev. Maddi durumu iyi olanlar, en pahalı, şatafatlı ancak hiçbir işlevselliği olmayan sadece göz yoran objelerle doldurur durur evini.

Pek çok evde girişten itibaren incik boncuk; zincir ahşap, yerlere ve duvarlara konuşlandırılmış objeler gözleri yorar da yorar…

Hele hele evin salonu… Beyaz krem karışımı oturmaya korkacağınız koltuklar, çizilmeye müsait yerler, her an kırılabilecek gibi duran cam süslerle doludur genelde.

Evin çocuklarının dokunamadığı yemek takımlarıyla yapılır misafirlere ikram. Bardaklar özel dolaptan çıkarılır ve sadece misafirlere özel tepside ikram edilir. Özel dantel örtülerin serildiği yenen yemekler de cabası. Mümkünse de çocuklara mutfakta kurulur sofra. E, malum dökerler falan maazallah!

Şimdi durup bir düşünelim,

Evimizi, en değerli varlığımıza kullandırmaya kıyamadığınız eşyalarla doldurup, bu eşyaları her gün özenle temizlemek kölelik değil mi?

Değer mi? Es kaza çocuğunuz kırarsa onların gönlünü kırmaya, azarlamaya değer mi?

 

Kat kat örtü örteceğiniz koltuklarınız,

Zarar görmesin eviniz diye uğraşılarınız,

Çocuklar bir şey kırmasın diye çırpınışlarınız,

Koltuklara, halılara bir şey dökülmesin diye korkularınız,

Bir sirkte ip cambazı gibi yaşamanın bir anlamı yok!

Evinizde aslında rahat rahat değil diken üstünde oturuyorsunuz…

Kendinize de çocuklarınıza da haksızlık etmeyin artık.

Rahat, kullanışlı, az ve öz eşyalı, gereksiz objelerden arındırılmış huzurlu evlerde çocuklarınıza hareket özgürlüğü kazandırmaya hazırsanız, bu bahar güzel bir bahar temizliği yapın.

Özgürlüğün tadını çıkarın ve eşyalarınızın kölesi olmayın…

Girilmedik oda, basılmadık yer, kullanılmadık eşya, oturulmadık koltuk bırakmayın…

Huzurlu bir evde çocuklarınızla rahat rahat top oynamanın, koşturmanın tadını çıkarın…

 

 

Bu makale 105 defa okunmuştur.