Kaç yanlış bir doğruyu götürüyor bu memlekette?
Mine Deniz Mazmanoğlu Tüm Yazıları

Mine Deniz Mazmanoğlu

19-05-2018

Yoksa yanlışa bulanmış ellerimizle sıvazladığımız gözlerimiz mi yanıltıyor bizi? Bir zamanların can ciğer kuzu sarmaları, şimdinin düşmanları. 

Şaşkınlıkla izliyorum siyaset denen karmaşayı. Çok ta bulaşmamış olmanın verdiği rahatlıkla diyebilirim ki: El insaf! Ne menem bir şeymiş bu siyaset… Benim siyasetten anladığım şu:

DÜN:

“Oooo başkanım bir numarasın, gel bir poz çekinip atalım. En büyük başkan bizim başkan!”

(Çok samimidirler, aynı kaptan yemişlikleri vardır. Hatta “X” kişisi yapmadığı işler için el etek öperek para koparma derdindedir. )

BUGÜN:

“Hesap ver başkaaaan… Nerede paralar?”

(“X” kişisi, işi karşılığı alabildiği parayı yetersiz bulmuş, karşı cepheden gelen tekliflere karşı pek bir yükselmiştir.)

YARIN:

 Yarın mı? Gelen ağam giden paşam… Parayı veren düdüğü çalar…

Yok mu temiz siyaset yapabilmenin yolu? Siyaset birilerinin köşeyi dönme aracı olmamalı. Siyaset para demek olmamalı. Kirli olmamalı, kirletilmemeli. Ülke menfaati için, yaşadığımız şehrin menfaati için yapılmalı. Üç kuruşluk bir telefona, beş kuruşluk menfaatler oluşturulmamalı.           

Ünlü bir düşünürün dediği gibi: J

 “Mesele ne senin nemalanman; ne de onun yaranması. Mesele şu ki asıl mesele vatandaş, asıl mesele memleket, asıl mesele tekil menfaatlerden ziyade çoğulcu olabilmek. Kirletmeden ve kirlenmeden yaşamak, yaşatabilmek.

Kişiler üzerinden kirli siyasete girmeden, yanlışın doğruya dönüştürülebilmesi için ortak paydada, buluşmak… Buluşabilmek…

 

 

Bu makale 235 defa okunmuştur.