MİLLETİN VEKİLİ OLMAK!
Nihat MAZMANOĞLU Tüm Yazıları

Nihat MAZMANOĞLU

19-04-2018

Eskiden toplum içeresinde milletvekilinin apayrı bir yeri ve önemi vardı. Eskiler bu saygının ifadesi ve göstergesi olarak “mebus” derlerdi. Bu kavram dahi apayrı bir anlam katmaktadır.

Her şeyden önce Cumhuriyet’in değerlerine saygılı olmalıdır. İstiklal Marşına, Bayrağa, milli ve manevi değerlere saygılı olmalıdır. Devlet ve millet aleyhine faaliyetlerde bulunmamalıdır.

Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun süreli oturmuş, yaşamış olmalı, halkın mizacını iyi bilmeli...

Milletvekili olan kişinin ailesi yolsuzluklarla anılmamalıdır.

AMA NEREDE?

Sanki seçilince “köşe” olması doğalmış gibi bir izlenim hakim. Toplumda böyle bir kanaat yerleşmiş durumda.

Evet, bu düşüncelerin kırılması, vatandaşların gönlünde yukarıda bahsettiğimiz “Mebus” kavramının yeniden oluşması gerekir.

Bir başka önemli konu ise maalesef liderlerin ve çevresindekilerin “iki dudağının” arasında olanlar milletvekili oluyor.

“Hileli” seçim veya temayül yoklamalarının pek çoğu aldatmacadan ibarettir.

Tanıtım için ilanlar, posterler bastırmak, bayrak diktirmek, genel başkanla poz poz resim çektirmek, el ilanları hazırlamak, rozet yaptırmak gerekiyor.

Seçim bürosu kiralamak, danışmanlar tutmak. Ekibin konaklama, yeme içme masraflarını üstlenmek gerekiyor. İşin olmazsa olmazları arasında yerel medyaya hatırı sayılır ilanlar vermek de var.

Harcamaların bir kolu da Ankara'ya uzanıyor. Liste savaşında öne çıkmak için partiye mali destek vermek gerekiyor.

Seçilemeyenler ise hayallerini bir sonraki bahara erteliyor...

Bu makale 1100 defa okunmuştur.