İçimde yangınlar var…
Sami Karataş Tüm Yazıları

Sami Karataş

23-10-2018

Bir nesli katleden sosyal medyanın,  beynimizi yobazlaştıran sinemanın, hür düşüncemize kelepçe vuran gazetelerin, örf ve adet adı altında dayatılan baskıların... Aşkı mantıklaştıranların bir gün duyguların ve hislerin daha ağır olduğunu gördükleri bir dünya istiyorum. Sokakta bir kadına selam verirken karşımdakinin " taciz " söylemiyle karşılaşmak istemiyorum. Biz ne ara böyle olduk? Bu kadar mı kötü her şey? Belediye otobüslerinde hiç bir yüz gülmüyor, trafikte kavga etmek için bahane arayan insanlar var, hiç kimse işinden memnun değil, sanki bizim çocukluğumuzda ki gibi mutlu değil çocuklar, hayat şartları o kadar zorlaştı ki gülemiyoruz, yarın bizi ne bekliyor diye yaşıyoruz. Oysaki bizler, yarının ne getireceğini bilmeden sevmeliyiz, sanki bir kedi sevsek her şey düzelecek gibi… Ama onu da yapamıyoruz, ya paramız yetmiyor ya da bakamayız diye korkuyoruz. Koruyamayız diye korkuyoruz. Bize bunlar nasıl dayatıldı? Oturup düşününce göz göre göre bu gidişe biz de ortak olduk. Neden? Hayat Şartlarını bu kadar çok ağırlaştıranlar varken, neden hayatı suçluyoruz? Neden bir birimizle kavga ediyoruz? Bir kere geldiğimiz dünya da kalp kırmayı nasıl başarıyoruz? İnsanlar neden bir birinden hoşlanmıyor? Bir birimizden uzak kaldığımız her an sizce de kayıp değil mi, şimdi herkes yanındakine sarılsın, cinsiyet fark etmeksizin, zaten bu ülkede bir mucizevi şekilde bu yaşa kadar gelmişiz, inanın artık gülmek hakkınız.

BU KADAR MEZHEP ÇATIŞMALARININ VAR OLDUĞU, ŞİDDETİN VE SUÇUN YÜKSEK OLDUĞU, SOSYAL SINIF FARKLILIĞININ İLERİ DERECEDE OLDUĞU BİR ÜLKE DE BU YAŞA KADAR GELMEK BAŞARIDIR.

Hadi bunu kutlayalım ve gülümseyelim.

Bu makale 176 defa okunmuştur.