DOLAR 15,8769 0.2%
EURO 16,8435 -0.21%
ALTIN 945,160,54
BITCOIN 465498-3,83%
Hatay
15°

AÇIK

12:37

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Mithat Kalaycıoğlu

Mithat Kalaycıoğlu

05 Ocak 2022 Çarşamba

Nefes alacağımız yere dokunmayın!

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Hatay’ın Antakya ilçesinde yıkılan Atatürk Stadyumu yerine “Millet Bahçesi” yapılacağı açıklanmıştı.

Açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılmıştı..

Geçen yıl Mayıs ayından itibaren Atatürk Stadı’nda yıkım başladı..

Yıkımla beraber tartışmalarda başlamıştı..

Hatay’da futbol oynamak için saha yeri bulunamazken, mevcudun yıkılması tartışmaları da beraberinde getirmişti.

Tüm itirazlara rağmen yıkım tamamlandı, Atatürk Stadı toprak yığını haline geldi..

Hummalı bir biçimde ‘Millet Bahçesi’ projesi için çalışmalar hızlandırıldı..

Ne olduysa 2-3 gün önce yerel basında çıkan haberler yeni bir tartışmayı alevlendirdi!..

Millet Bahçesi projesinde değişiklik yapılarak Kültür Merkezi yanısıra Cami Kompleksini yapımı ile ilgili AK Parti’nin Hatay kurmayları tarafından açıklama yapıldı.

‘Millet Bahçesi’ içerisinde çok büyük bir alanı kapsayacak ‘Cami Kompleksi Hatay’ın en büyük camisi’ olacağı ilan edildi.

En başta şunun altını çizeyim.

İnançlı bir insanım, benim inancımı da kimse sorgulayamaz, cami yapımına falan karşı değilim..

Cami ve ibadet yerlerimizin siyasete alet edilmesine karşıyım!

Antakya Atatürk Stadını yıktınız, “Yeşil alan olacak, Antakya nefes alacak” dediniz..

“Sevindik, yeşil alan kazandırılacak” diye..

Şimdi “cami yapılacak” diyorsunuz!..

Camiye karşı değiliz..

Ama!!!

Yeşil alanı betonlaştırmak hem de 25 metre solunda Fatih Camii, 150 metre sağında Muradiye Camii, alt tarafında diyanetin yanında hayırsever Yüksek Gönüller Camii, 150 metre ileride Girne Köprüsünün karşısında Fahri Öksüz Camiisi varken, yeni bir cami daha inşa etmek devletin kaynaklarını israf etmek değil midir!

İsraftır haramdır beyler, kentimizin bir doğru dürüst sığınağı yoktur!.

Acil toplanma alanımız yoktur!.

Gerçek manada otoparkımız yoktur, gıpta edilecek bir kültür binamız yoktur!..

Bu saydıklarım bu alana daha müsait değil midir?

Şehir merkezinde bulunan Antakya oteli yıkıldı amacına uygun olmadı, vakıf alanı merkezde nahoş görüntü oluşturmaya devam ediyor. Yatırımlar mantıklı olmalı ve öncelik eksikliklere göre planlanmalıdır.

Camiler mutlaka gereklidir.

Ancak cemaati olunca mana kazanır!

Çevresinde yakın mesafede bu kadar cami varken, yeni bir camiye gereksinim var mıdır?

“Düşünülen cami büyük olmasına büyüktür ama yer olarak uygundur” denilemez.

Çevre mahalleler yetilere seslenerek; “ Deprem, afette ve nefes alacağımız alana dokunulmasını istemiyoruz. Yetkililerin duyarlı olmasını bekliyoruz “dediler.

Duyarlı bir siyaset iyi bir yatırım ve proje Hatay’a daha iyi olacaktır.

Hatay’ın öncelikli sorunları daha yerinde dururken, cami yanına cami inşa etmek, hangi akla hizmettir!!

Sürekli din üzerinden kaotik bir ortam yaratılmaya çalışılıyor. Cami üzerinden toplumda kutuplaşma yaratılıyor. Bu bir tesadüf olabilir mi?

Burada Hatay’ın Sivil Toplum Kuruluşlarına, meclis üyelerine, siyasi partilerin temsilcilerine, bu şehirde yaşayan herkese önemli görev düşüyor.

‘Millet Bahçesi’ yeşil alan olarak kalması için akılcı bir kararla ortak hareket etmelidir.

Siyasi iktidarların bugüne kadar almış oldukları kararlarla bu şehrin kaderiyle oynadıkları yetmedi mi?

Hatay’ın her tarafı zaten betonarme oldu. Nefes alacağımız bir yer kaldı o yere de dokunmayın bari!

Merkezi hükümetin temsilcileri önce kentin öncelikli sorunlarını çözmek için uğraşsın, çözmeye çalışanlara da mani olmasın!..

Siz önce kendi görevlerinizi yerine getirin. Ülkede ekonomi iyi değil, ciddi bir işsizlik var. Halkın alım gücü düştü.

Her gün yeni bir zam haberiyle uyanıyoruz!

Çözülmesi gereken sorunlarımız yığınla duruyor!

Herkes kendi işini yaparsa demokratik ve huzurlu bir ülke oluruz. Bu projenin yeniden düşünülerek caminin bu projeden çıkartarak Deprem, afette ve nefes alacak alana dönüştürülmesini yetkililerden bekliyorum.

Devamını Oku

İstanbul da Hatay Günleri’nin ardından

0

BEĞENDİM

ABONE OL

6-10 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen “İstanbul’da Hatay Günleri” yoğun bir kalabalığa evsahipliği yaptı.. İlk kez ‘İstanbul’da Hatay Günleri’nin bu kadar ilgi gördüğünü açık yüreklilikle söyleyebilirim.

Hatay Valiliğinin ve belediyelerin desteklediği İstanbul Hatay dernekler federesyonunun düzenlediği Elit Fuar’ın organize ettiği ‘İstanbul’da Hatay Günleri’ 5 gün boyunca Hatay’ın tanıtımına önemli katkı sağladı.

Organizasyonda herkes üzerine düşen görevi yapmaya çalıştı. Belediyeler kendilerine ayrılan bölümlerde en iyi şekilde il ve ilçelerin tanıtımını yerine getirdi..

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Antakya Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri açmış oldukları stantlarla herkes kendi yöresine ait yöresel ürünleri tanıtmaya çalıştı..

Daha önce bu tür etkinlikler, şehirden uzak alanlarda tercih ediliyordu ve insanların ulaşımda sıkıntı yaşamasına ve organizasyonun sönük geçmesine neden oluyordu. Bu kez, ‘İstanbul’da Hatay Günleri’ ilk kez merkezi bir yerde yapılması da organizasyonun başarılı geçmesini ve ilgi görmesini sağladı.

Karar doğruydu, olması gereken yerde burasıydı..

Çünkü Yenikapı tarihi günlerinden birini de ‘İstanbul’da Hatay Günleri ile yaşadı..

İstanbullular Hatay’ın yöresel ürünleri ve mutfağı ve gastronomisi ile ilk kez bu kadar yakın temas halinde oldular..

Bir gazeteci, bir Hataylı olarak, gördüğüm ilgi ve kalabalık beni çok mutlu etti ve keyif aldım..

‘İstanbul’da Hatay Günleri’ ufak-tefek aksaklıklar dışında başarıyla sonuçlandığını düşünüyorum.

Böylesine güzel bir organizasyonda beni tek üzen konu var;

Yaygın basına gösterilen ilgi yerel basına gösterilmedi!..

Oysa bu organizasyonun tanıtımında ve duyurulmasında yerel basın başrol oynadı. Hatay’da günlerce gazetelerin manşetlerinden inmedi, dijital platformda gösterimi de yapılarak, dikkat çekilmesi sağlandı..

İstanbul’a davet edilen bazı meslektaşlarımız sıkıntı yaşadı, seslerine kimse kulak asmadı, ilgilenmedi, ya da görmezden gelindi!..

Meslektaşlarımızın şikayetlerine şahitlik ettiğimi söyleyebilirim!

Diğer taraftan etkinliğe davet edilen yerel basın mensupları arasında bir sınırlama yapılabilir, ya da seçici olunabilirdi..

Bir fiil gazetecilik yapanla, Facebook gazetecileri aynı kefeye konulmamalıydı..

‘Kes-kopyala-yapıştır’ ve ‘şantaj’ zihniyeti ile gazetecilik yapanlara ‘gazeteci’ diyorsanız, tercihlerinizin doğru olmadığını gösteriyor.

Bu üzücü bir durumdu!..

Fevkalede geçen bir organizasyonda keşke bu tür olumsuzluklarda yaşanmasaydı!..

Umarım Hatay dernekler federesyonunun düzenlediği bundan sonraki organizasyonlarında daha temkinli davranarak, seçici olmaya özen gösterecektir.

Hatay dernekler federesyonunun düzenlediği yöneticileri, Hatay’ın tanıtımı için gerçekleştirdikleri organizasyonda başarılı oldu ve İstanbullulardan ve hemşehrilerimizden tam not aldılar..

Bir-iki olumsuzluk dışında her şey güzeldi, keyifliydi..

Emeği geçen herkesi kutluyorum, 5 gün boyunca insan akıntısına evsahipliği yapan Yenikapı alanına gelen herkesin ayağına sağlık..

Hatay’ı yakından tanıyan İstanbullular, umarım bu tanıtım sayesinde bir gün yollarını Hatay’a yapacaktır..

Gördüklerinizden daha fazlası Hatay’da var!..

Hatay’a mutlaka gelin derim..

Çünkü;

Tarihi boyunca çeşitli inançlara sahip pek çok millete ev sahipliği yapan Hatay bölgesinde çok sayıda şair, bilim adamı ve sanatçı yetişmiş, zaman içinde zengin bir kültür birikimi meydana gelmiştir. Bu birikimin izlerini, etkilerini bugün de tarihi yapılarda, müzelerde eser olarak, toplum yaşayışında sanat, basın-yayın etkinlikleri ya da adet, gelenek, görenekler halinde görmek mümkündür..

Ayrıca tarihi boyunca çeşitli dinlerin, inançların bir arada yaşadığı Hatay bu özelliğini bugün de korumakta, İslam, Hıristiyanlık ve Musevi inançları iç içe yaşamakta, cami, kilise ve havra yan yana varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürmektedir.

Toplumun sahip olduğu ortak kültür nedeniyle inanç farklılıkları Hatay’ da hiçbir zaman problem olmamış, bu farklılıklar kültürel yapının bir zenginliği olarak kabul edilmiştir.

Böylesine zengin kültür, sanat ve gastronomi şehrini Hatay dernekler federesyonunun düzenlediği fuar Hatayı ; ayağınıza kadar getirdi..

Ama birde gelin, görün, yerinde gezip de görmenin ayrıcalığını yaşayın derim

Devamını Oku

Yerel basının yanında durun

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri kapsamında Basın ve Yayın giderlerine ilişkin yeni düzenleme ile ilgili kararlar alındı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeye göre; “Kamu kurum ve kuruluşlarınca mevzuattan kaynaklanan zorunluluklar gereği yapılan veya kurum faaliyetleri ile doğrudan ilgili olan tanıtım giderleri hariç olmak üzere basın ve yayın organlarına ilan veya reklam verilmeyecek. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarının basını izleme ile ilgili birimleri ve kütüphane dokümantasyon merkezleri hariç hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak. İdare faaliyetlerini tanıtmaya yönelik rapor, kitap, dergi, bülten ve benzeri yayınlar basılmayacak, bu dokümanların hazırlanması ve paylaşımı elektronik ortamda yapılacak.”

Bu genelgeden çıkan sonuç; Belediyeler dahil tüm Resmi kurumların, Yerel Gazetelere, aboneliklerinden tutun, ilana, reklama kadar her türlü desteğinin kesilmesi demek!.

Bu genelgeyle yerel basının artık yaşaması mümkün görünmüyor.

Önce resmi ilanların bir kısmı, şimdi de reklam, ilan ve abonelikleri elinden alınmak isteniyor!..

Galiba unuttukları bir husus var!

Medya kuruluşlarının, kamu görevi icra ettiği..

Zor şartlar altında görev yapan, güncel şartların doğurduğu durumlarla mücadele eden ve pandemi gibi zor bir dönemi atlatmaya çalışan basılı yerel medya, şimdi de kamu kurum ve kuruluşlarındaki tasarruf tedbirleri kapsamına alındı.

Bu durum, ayakta kalmaya çalışan yerel gazeteleri çıkmaza itecektir.

Birçok gazete ve derginin kapanması söz konusu olacaktır. Özellikle yerel yayın yapan bazı gazeteler faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabilir.

Yerel basının ekonomik anlamda desteklenmesini beklerken böyle bir kararla karşılaşmış olmak son derece üzücü.

Her türlü olağanüstü durumda bile kamuoyunu bilgilendirmek adına çalışan basın sektörü emeğinin karşılığını almadığı gibi, ayakta durmaya çalıştığı dayanağını da böylelikle yitirmiş olacak.

Yerel gazeteler bu zorlu süreçte devletten destek beklerken tam aksine bu uygulama yerel basını çok güç duruma düşürecektir.

Bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir. Alınan bu kararın yeniden gözden geçirilmesi ve iptal edilmesi gerekiyor..

Bu karar yerel basının nefesinin kesecek!!..

Basın yayın organları özellikle pandemiyle birlikte oldukça zor günler yaşadı.

Her ortamda, her mecrada gazetecilerin yaşadıkları sorunları dile getirildi.

Basın sektörünün yaşadığı ekonomik buhranlara dikkatler çekildi ve bir çözüm beklenildi. Şartların iyileştirilmesini beklerken var olan kaynakların kesilmesi ile karşı karşıya kalındı.

Bu karar yerel basına vurulmuş büyük bir darbe!..

Tedbirlerin aktif olarak uygulanması durumunda Hatay’ımızda bulunan yerel medya kuruluşları başta olmak üzere ülkemizin her noktasındaki birçok medya kuruluşu faaliyetlerini sonlandıracak, gazeteciler ve bağlı çalışanlar işsiz kalacaktır..

Demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olan bağımsız ve tarafsız medyaya tahammül etmekte güçlük çeken siyasilerin aldığı bu kararı, tasarruf ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Vergi ve SGK borçlarını, çalışanlarının maaşlarını ödeyemez duruma gelen gazeteler, sadece Basın İlan Kurumu’ndan aldıkları ilan ücretleri ile yayınlarını devam ettiremezler..

Döviz kurunda yaşanan artış zaten yerel basının belini büktü.

Ekonomik krizde çareyi sayfa sayısını, çalışan sayısını azaltmakta bulan yerel gazeteler, pandemi sürecinde özellikle tedbir ve kısıtlamalar nedeniyle kazançlarının önemli bir kalemini oluşturan abone ve reklam gelirlerinde ciddi düşüşler yaşadı.

Ekonomik kriz ortamında yerel gazeteler iktidardan destek beklerken, yayınlanan genelgeyle hayal kırıklığına uğradı.

Gazete ücretleri ile tasarruf yapmaya çalışanları; öncelikli olarak 3’er, 4’er hatta daha fazla maaşları, on binlerce son model makam araçlarını ve yok pahasına satılan ülke kaynaklarını sorgulasınlar.

Bir mesleği bitirmek için kimse genelge yayınlamaz!!!

Alınan bu karar çok açık göstermektedir ki; amaç tasarruf değil, özgür basının sesini kısmak, kamunun haber alma hakkını engellemektir.

Her türlü israfın her türlü kurumda had safhada yaşandığı ülkemizde tasarrufun öncelikle bu kararı alanlar tarafından uygulanmasının gerekliliği çok açıktır.

Buradan tüm partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasilere ve halkımıza sesleniyorum;

Nasıl her zaman her şartta yerel basın sizin yanınızda durduysa, sesiniz olduysa bugünde siz onların yanında durun!..

Yerel basını sahipsiz bırakmayarak, sesleri olun!

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.