DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 3632680,43%
Hatay
21°

AÇIK

03:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ömürcan Erdoğdu

Ömürcan Erdoğdu

25 Haziran 2022 Cumartesi

TELEFONA BAK-MANEVİ HAYATI RİSKE AT

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Biliyor musunuz diye sormayacağım. Bildiğinizi biliyorum. Ama yine de söylemeden edemeyeceğim Telefon kullanmayı biliyorsunuzdur. Bende biliyorum. Telefonda nerelere giriyorsunuz, nerelerde geziyorsunuz, nerelerde takılıyorsunuz? Benim ne yaptığımı sorarsanız bende sosyal medya âlemin de takılan biriyim.

Sosyal medyada takılıyorum, görüyorum, izliyorum, dinliyorum. Bunları neden sorduğumu merak ediyorsunuzdur diye düşünüyorum. Bunları sormamın asıl nedeni yolda telefona bakarak yürüyenler hakkında konuşmak. Siz yolda yürürken telefona bakarak mı yürüyorsunuz ya da öyle birilerini hiç gördünüz mü? Ben gördüm. 20-24 yaşlarında bir genç yolda yürürken yoldan çok elindeki telefona bakıyordu. Böyle yaptığı için onu uyardım ama beni dinlemeyip yoluna devam etti. Yaptığı şeyin çok yanlış oluğunu birinin söylemesi gerekiyordu. Denedim ama olmadı. Yolda yürürken sadece telefona bakmak yetmiyor üstüne üstlük kulaklıkta son ses verilmiş şekilde takılıyor kulaklara. Resmen dış Dünyayla olan bağlantı tamamen kesiliyor.

Biri size ne kadar seslenirse seslensin duyulmayacak şekilde ses veriliyor. Bu durum da resmen kavgaya davetiye çıkarıyor. Bunların olmaması için gerekli olan tek şeyin yürürken yola odaklanmak, kulaklık takmamak, acil olmadığı sürece telefona bakmak yürürken oluşan kaza riskini en aza indirebilir. Bunun için çok dikkatli olmalıyız. Eğer dikkatli olmazsak ne gibi sonuçlar doğuracağını eminim ki tahmin ediyorsunuzdur. Bu sorunlarla her yerde karşılaşabiliriz. Bunun önüne geçebilecek kişiler telefonları o şekilde kullanan kişilerdir. Gün geçtikçe teknoloji gelişiyor, bugünkü olaylarda asla dünle aynı olmuyor. Önemli olan teknolojiye kapılmayıp telefonun peşinden koşarak hayatını tehlikeye atmamaktır. Yazıma son verirken dikkatli olmanızı istiyor, yolda yürürken telefona bakmayıp yola bakmanızı, dış Dünyayla olan bağlantınızı koparmamanızı diliyorum.

Devamını Oku

HERKES DEĞİL GERÇEK ARKADAŞ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

“ARKADAŞ” nedir, ne değildir? Bunu birçoğunuz biliyorsunuzdur. Sevincini paylaşabileceğin, üzüldüğünde yanında olabilecek, seni koruyacak, kollayacak kişidir arkadaş. Aslında biz her önümüze gelen, bize sadece beyaz dişlerini göstererek gülümseyenlere arkadaş diyoruz. Siz bu davranışı doğru buluyor musunuz? Kendi fikrimi soracak olursanız arkadaş herkese denilecek, söylenecek bir kavram değil.

Biliyorum belki karşı çıkacaksınız söylediğime belki de benimle aynı fikirde olacaksınız. Ama doğru sözden de kaçamazsınız. Doğruluktan bahsetmişken “arkadaş” sadece sevincini üzüntünü paylaşacak kişi değil aynı zamanda güvenebileceğin, sırtından vurmayacak hatta ve hatta sana asla yalan söylemeyecek, doğruluktan şaşmayacak kişi olmalıdır. Belki fark etmişsinizdir arkadaşın tek bir kişiden oluştuğunu. Aklınızdan “Neden?” sorusunu geçirdiğinizi tahmin edebiliyorum. Daha önce de dediğim gibi arkadaş her önüne gelene söylenilmez. Arkadaş tek ve güvenilir bir kişidir. Her insana güvenemezsiniz. Arkadaş olarak güvenebileceğiniz tek bir kişi olabilir. Bazen biz birden fazla kişiye arkadaş dediğimiz zamanlar oluyor. Ama onlar gerçek arkadaş olabilecek kapasiteye sahip olmayabilir. Sadece biz arkadaşız deyip arkandan konuşacak, zamanı geldiğinde seni yarı yolda bırakacak kişiler olabilir onlar. 

Gerçek arkadaş şöyle de düşünülebilir; Sizi sırtında sadece bir kişi taşıyabilir o’da tek ve gerçek arkadaşınız. Hiç arkadaşlık bilekliğini duydunuz mu? Bu bilekliği sadece arkadaşlıkları gerçek olan kişiler takabilir. Aklınızdan  “Sen takıyor musun?” sorusunu sormak istediğinizi duyar gibiyim. Ben bu bilekliği hak edecek birini bulduğumu düşünmüyorum. Gerçek arkadaş benim için özel bir kişidir. Biraz abartıyor olabilirim. Ama benim için gerçek arkadaş aileden sonra ikinci sıradadır. Size göre farklı olabilir bu sıralama ben arkadaşlığa önem veririm. Benim verdiğim değerin karşılığını görmek isterim. Bu yüzden gerçek arkadaş benim için sıralamada üst seviyelerdedir. Toparlamak gerekirse arkadaşınızı doğru seçin. Güvenilir birini, sırtını dönüp gitmeyecek birini seçin. Kısacası siz herkesi değil TEK ve GERÇEK ARKADAŞ seçin.

Devamını Oku

HAYAT KURTARAN AKIM

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Günümüzde neredeyse herkes sosyal medya kullanıyor. Bunun aksini iddia edenin çıkacağını düşünmüyorum. Peki sosyal medyada gezinirken hiç “Sigara İçmeyiniz!” uyarısı yapan bir sosyal medya kullanıcısı gördünüz mü? Ben hiç görmedim.

Sosyal medya kullanıcıları daha çok sigara içme eğilimindeler. Benim söylediklerimden hoşnut olmayabilirsiniz ama sigara içmeyin, başkalarının içmesine de müsaade etmeyin. Nedenlerini biliyorsunuzdur illa ki ama yine de söylemek istiyorum. İster sigara için, ister içmeyin kokusu dahi sizi akciğer kanserine hatta ve hatta ölüme kadar götürebilir. Fazla uzatmadan asıl konuma gelecek olursak sosyal medyada her saat, her dakika yeni bir akım ortaya çıkıyor. İlginç danslar mı dersiniz yoksa farklı tarzlarda giyim akımlarımı diğerlerinden daha iyi orası size kalmış. O kadar yeni akım ortaya çıkarılıyor ama kimse elindeki sigarayı bırakıp hayata yeniden geri dönmesiyle ilgili bir akım yapmıyor. Dans edip eğlenmeyi, içmeyi bırakıp böyle bir akım yapsa sosyal medya kullanıcıları o kadar insan akıma uyup sigarayı bırakmaya çalışacaktır. Belki farkında olmadan hayat kurtarabilirsiniz. Ben şimdiye kadar hiçbir akımın hayat kurtardığını görmedim. Ama bu akım yapılırsa sigara içmeyi bırakanlar olur, bırakmaya çalışan olur daha da önemlisi pasif içicilerin bile daha rahat nefes alabileceği ortamlar oluşabilir. Geleceğimizin kurtarıcısı bile olabilir.

Yarınlarımızda sabah doğan güneşe, gece gökyüzünde beliren aya elleri ağzında öksürerek bakmaktansa mutlu bir gülüşle karşılayabiliriz yarınlarımızı. Sevinçle, mutlulukla, rahat bir nefesle hayata devam edebiliriz. Dünyamız daha temiz, daha huzurlu bir geleceğe yelken açabilir.  Akım bizi geleceğe ulaştırabilir. Sadece bu akımı başlatmak yeterli olur. Arkasında sigara içenler yavaş yavaş bırakmaya başlar. Sigara içicileri yerini sevinçli, mutlu ve iyi insanlara bırakır. Pasif içicilerin bulunduğu ortamlar sigara dumanından çok temiz havadan etkilenir. Görmüşsünüzdür belki “SİGARA İÇMEYİNİZ!” levhası asılmıştır neredeyse her yere. Ama bunu bazı insanlar görmezden gelebiliyor ve kapalı ortamlarda içebiliyorlar. Tabi ki de çok yanlış bir şey yapıyorlar. Kurallara uyulması gerekiyor. Kurallardan bahsettikten sonra bağımlılıktan da bahsetmem gerektiğini tahmin edebiliyorum. Bunu tabi ki de biliyorsunuz. Sigara bağımlılığı çok kötü bir alışkanlıktır. İnsanları hem maddi açıdan hem de manevi açıdan zarara sokuyor. Maddi açıdan sigara cüretli olduğu için sürekli ücret ödemeniz gerekiyor. Bu da cebinizde maddi zarara yol açıyor. Manevi açıdan ise ailenizin dostunuzun öksürmesinden nefes darlığına, akciğer kanserinden ölüme kadar yolu var. Yazıma son verecek olursam bu akım yapılırsa ortada ne sigara içen kalır ne de pasif içici. Yani demem o ki AKIM HAYAT KURTARABİLİR.

Devamını Oku

Bizde Mutfak Çalışanıyız

0

BEĞENDİM

ABONE OL

YAZAR: Ömürcan Erdoğdu

Ben restaurantta çalışan bir bulaşıkçıyım. Mesleğimi severek, isteyerek ve özenle yapıyorum.

 Bazılarınız bunu abarttığımı zannedebilir ama abartmadığımı düşünüyorum bulaşıkçılık hafife alınacak bir iş değildir, Sonuçta ucunda yemek var.

Yemek yapılırken ya da yemek yenildikten sonra çıkarılan bulaşıkları temizliyoruz biz bulaşıkçılar.

İnsanlar bizi hep restaurantta çalışan bulaşıkçı olduğumuz için yargılıyor.

Ama bu bence yanlış bir tabir, mutfakta biz bulaşıkçılar olmazsa ortada ne aşçı kalır ne de yemek.

Çünkü bulaşıkçı olmazsa pişirilen yemekler için tava, tencere kalmaz daha da önemlisi yemek malzemelerini hazırlamak için gereken küvetler daha önde oluyor.

Aşçılar küvetlerin içine her türlü yiyeceği koyuyor.

 Bunları yıkamak zahmetli bir iş ve bunun altından ancak ve ancak biz bulaşıkçılar çıkabiliriz.

Biz olduğumuz sürece yemekler yapılmaya devam edecektir. Mutfakta çalışan aşçılarımız yemeklerini rahatlıkla yapacaklardır. Aslında aşçılarla ortak bir yönümüz var. O da ellerimiz.

Aşçılar ellerini yemek yapmak için kullanırlar. Biz bulaşıkçılar ise ellerimizi aşçıların kullandıkları tabak, çatal, kaşık, tencere ve tava gibi mutfak eşyalarını yıkamak için kullanırız.

Ellerimiz ortak peki iş ortamımız ortak mı değil mi? Bunu sorduğunuzu duyar gibiyim.

Mesleğimiz farklı olabilir. İsmimiz farklı olabilir. Ama bu demek değildir ki biz bulaşıkçılar aşçılarla aynı ortamda çalışmıyoruz diye mutfak çalışanı değiliz.

Bizimde aşçılar gibi mutfakta büyük bir payımız var. Biz olmazsak mutfağın işleyişi durur varlığını sürdüremez. Kısacası size şunu diyebilirim. İster büyük-küçük tabak olsun, isterse küçük-büyük tencere olsun, bunları her yıkayan bulaşıkçı mutfak çalışanı sayılmalıdır. Biz tencere yıkar, suyla durular, kurularız çünkü biz mutfak çalışanıyız.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.