<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 07:31:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay TOKİ Konutlarında Kimsenin Konuşmadığı Büyük Eksiklik Tepki Çekiyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatay-toki-konutlarinda-kimsenin-konusmadigi-buyuk-eksiklik-tepki-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatay-toki-konutlarinda-kimsenin-konusmadigi-buyuk-eksiklik-tepki-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deprem sonrası binlerce konutun yükseldiği Hatay'daki TOKİ yerleşimlerinde en temel ihtiyaçlardan biri olan Aile Sağlığı Merkezi (ASM) eksikliği vatandaşların tepkisini büyütüyor. Daha önce Armutlu TOKİ Konutları'nda da gündeme gelen sorun, yeni yerleşim alanlarında da devam ederken depremzedeler, "Ev yapılıyor ama sağlık hizmeti unutuluyor" diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor. Vatandaşlar, yaptıkları başvurulara rağmen bugüne kadar somut bir adım atılmadığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da deprem sonrası hızla yükselen TOKİ konutlarında vatandaşların en büyük beklentilerinden biri olan <strong>Aile Sağlığı Merkezi (ASM)</strong> eksikliği yeniden gündemde. Binlerce ailenin yaşamaya başladığı, binlercesinin de kısa süre içinde taşınacağı yeni yaşam alanlarında sağlık hizmeti planlamasının yapılmaması depremzedelerin tepkisini büyütüyor.</p>

<p>Daha önce <strong>Armutlu TOKİ Konutları</strong> için de gündeme gelen ASM eksikliği, bugün Antakya ve Defne başta olmak üzere birçok büyük TOKİ yerleşkesinde vatandaşların ortak şikayeti haline geldi.</p>

<p>Depremzedeler, "Konutlar yapılıyor ama en temel ihtiyaçlardan biri olan aile hekimliği hizmeti unutuluyor." diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.</p>

<h3><strong>"Binlerce Konut Yapılıyor, ASM İçin Yer Neden Ayrılmıyor?"</strong></h3>

<p>Vatandaşlar özellikle nüfusu her geçen gün artan TOKİ mahallelerinde proje aşamasında Aile Sağlığı Merkezi için alan ayrılmamasını büyük bir eksiklik olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Bölge sakinleri;</p>

<ul>
 <li>Yeni doğan bebeklerin aşıları,</li>
 <li>Hamile takipleri,</li>
 <li>Kronik hastaların reçeteleri,</li>
 <li>Yaşlı vatandaşların düzenli kontrolleri</li>
</ul>

<p>için kilometrelerce uzaklıktaki mevcut ASM'lere gitmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.</p>

<p>Depremzedeler, "Milyarlarca liralık konut projeleri hazırlanırken sağlık hizmeti neden düşünülmedi?" sorusunu yöneltiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="Toki Konut (2) (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/01/toki-konut-2-1-1.webp" width="864" /></h3>

<h3><strong>Şikayet Var, Çözüm Yok</strong></h3>

<p>Mahalle sakinleri, ilgili kurumlara defalarca başvurduklarını ancak bugüne kadar somut bir adım atılmadığını ifade ediyor.</p>

<p>Vatandaşlar, her yeni etapta binlerce kişinin yerleşmesine rağmen sağlık altyapısının aynı hızda oluşturulmamasının ilerleyen süreçte çok daha büyük sorunlara yol açacağını dile getiriyor.</p>

<h3><strong>Hatay'ın Deprem Sonrası En Büyük İhtiyaçlarından Biri Birinci Basamak Sağlık Hizmeti</strong></h3>

<p>6 Şubat depremlerinde Hatay'da çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi yıkıldı veya ağır hasar gördü. Birçok bölgede sağlık hizmeti uzun süre konteynerlerde sürdürüldü. Resmi açıklamalarda yeni ASM'lerin planlandığı belirtilse de, deprem sonrası oluşan yeni TOKİ yerleşim alanlarında vatandaşlar planlamaların yetersiz kaldığını savunuyor.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği'nin deprem değerlendirme raporunda da TOKİ ve rezerv alanlarında ASM planlamalarıyla ilgili belirsizliklere dikkat çekilmiş, bazı bölgelerde sağlık alanlarının farklı amaçlarla kullanıldığı ifade edilmişti.</p>

<h3><img alt="Hatay Toki Yuva" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/11/hatay-toki-yuva.jpg" width="1300" /></h3>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatay-toki-konutlarinda-kimsenin-konusmadigi-buyuk-eksiklik-tepki-cekiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/05/hatay-toki-konut-odeme-plani-2025-2.jpg" type="image/jpeg" length="69342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivrisinekler Neden Bazı İnsanları Daha Çok Isırıyor? Meğer Nedeni Kan Değilmiş!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/sivrisinekler-neden-bazi-insanlari-daha-cok-isiriyor-meger-nedeni-kan-degilmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/sivrisinekler-neden-bazi-insanlari-daha-cok-isiriyor-meger-nedeni-kan-degilmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da yaz aylarının en büyük sorunlarından biri haline gelen sivrisinekler, bazı vatandaşları adeta hedef seçiyor. Bilim insanları, bunun nedeninin "tatlı kan" değil; vücudun yaydığı karbondioksit, cilt kokusu, ter ve genetik özellikler olduğunu açıkladı. Araştırmalara göre bazı kişiler sivrisinekler için diğerlerinden tam 100 kat daha çekici olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Hataylıların Yaz Kabusu Yeniden Gündemde</h2>

<p>Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı Hatay'da sivrisinek sorunu vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle akşam saatlerinde parklar, bahçeler, kırsal bölgeler ve konteyner yaşam alanlarında artan sivrisinek yoğunluğu nedeniyle birçok kişi rahat bir gece geçiremiyor.</p>

<p>Peki neden aynı ortamda bulunan kişilerden biri onlarca kez ısırılırken diğeri neredeyse hiç etkilenmiyor?</p>

<p>Bilim insanlarına göre bunun nedeni sanıldığı gibi <strong>"tatlı kanlı olmak" değil.</strong></p>

<h2>Sivrisinekler İnsanları 10 Metreden Tespit Edebiliyor</h2>

<p>Araştırmalara göre yalnızca <strong>dişi sivrisinekler</strong> insanları ısırıyor. Çünkü yumurtalarını geliştirebilmek için kandaki proteine ihtiyaç duyuyorlar.</p>

<p>Bilim insanları, sivrisineklerin yaklaşık <strong>10 metre uzaklıktan</strong> insanların nefesiyle yayılan <strong>karbondioksiti</strong> algılayabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Bu sinyal sivrisinekler için adeta bir hedef işareti oluşturuyor.</p>

<h2>Daha Fazla Karbondioksit Üretenler Daha Fazla Isırılıyor</h2>

<p>Uzmanlara göre;</p>

<ul>
 <li>yetişkinler,</li>
 <li>iri yapılı kişiler,</li>
 <li>spor yapanlar,</li>
 <li>hamile kadınlar</li>
</ul>

<p>daha fazla karbondioksit ve vücut ısısı ürettikleri için sivrisineklerin daha fazla ilgisini çekebiliyor.</p>

<p>Egzersiz sonrasında oluşan terleme ve yükselen vücut sıcaklığı da sivrisineklerin kişiyi daha kolay bulmasını sağlıyor.</p>

<h2>"Tatlı Kan" İnanışı Bilimsel Değil</h2>

<p>Halk arasında sıkça dile getirilen "tatlı kanlı insanları sivrisinek daha çok ısırır" düşüncesinin bilimsel bir karşılığı bulunmuyor.</p>

<p>Asıl belirleyici unsur kişinin <strong>cilt kokusu</strong>.</p>

<p>İnsan derisinde yaşayan bakteriler, ter ve yağ asitlerini parçalayarak yüzlerce farklı uçucu kimyasal madde oluşturuyor. Sivrisinekler de bu kokular arasından kendileri için en çekici olan kişiyi seçiyor.</p>

<h2><img alt="Sivrisinek1" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/05/sivrisinek1.webp" width="1600" /></h2>

<h2>Bazı İnsanlar 100 Kat Daha Çekici</h2>

<p>Rockefeller University araştırmacılarının yaptığı çalışmada 64 kişinin cilt kokuları incelendi.</p>

<p>Elde edilen sonuçlara göre bazı insanların ciltlerinde bulunan <strong>karboksilik asit</strong> oranı çok daha yüksek çıktı.</p>

<p>Sivrisinekler bu kişilere diğer insanlara göre yaklaşık <strong>100 kat daha fazla yöneldi.</strong></p>

<p>Araştırmacılar ayrıca bu durumun yıllar boyunca büyük ölçüde değişmediğini belirledi.</p>

<h2>Ciltteki Bakteriler de Belirleyici</h2>

<p>Araştırmalar, ciltte yaşayan bakteri çeşitliliğinin de sivrisineklerin tercihinde önemli rol oynadığını gösteriyor.</p>

<p>Bazı kişilerin cildindeki bakteri yapısı daha yoğun ve daha az çeşitli olduğu için sivrisinekler tarafından daha kolay fark ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre genetik özellikler de bu süreçte etkili olabiliyor.</p>

<h2>Çok Isırılmak ile Çok Tepki Vermek Aynı Şey Değil</h2>

<p>Uzmanlar önemli bir noktaya daha dikkat çekiyor.</p>

<p>Bazı insanlar aslında daha fazla ısırılmıyor olabilir. Ancak bağışıklık sistemi sivrisinek tükürüğüne daha güçlü tepki verdiği için büyük şişlikler ve yoğun kaşıntılar oluşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle kişi kendisini sürekli sivrisineklerin hedefi gibi hissedebiliyor.</p>

<h2>Sarımsak ve B Vitamini Gerçekten Koruyor mu?</h2>

<p>Sivrisineklerden korunmak için yaygın olarak kullanılan sarımsak tüketimi ya da B vitamini takviyelerinin etkisini gösteren güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Uzmanlar bunun yerine;</p>

<ul>
 <li>DEET,</li>
 <li>picaridin,</li>
 <li>PMD içeren sivrisinek kovucuların kullanılmasını,</li>
 <li>uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesini,</li>
 <li>kovucu ürünlerin belirli aralıklarla yeniden uygulanmasını öneriyor.</li>
</ul>

<h2>Hatay'da Vatandaşlar Dikkatli Olmalı</h2>

<p>Yaz aylarında sıcaklığın ve nemin arttığı Hatay'da sivrisinek yoğunluğu da yükseliyor. Uzmanlar, "Beni sivrisinek ısırmıyor." düşüncesiyle korunmayı ihmal etmenin doğru olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Sivrisineklerin taşıyabileceği hastalık riskleri nedeniyle özellikle çocukların, yaşlıların ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların koruyucu önlemleri düzenli olarak uygulaması tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/sivrisinekler-neden-bazi-insanlari-daha-cok-isiriyor-meger-nedeni-kan-degilmis</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/03/sivrisinek.jpg" type="image/jpeg" length="28701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mangal dumanına uzun süre maruz kalmak kronik solunum yolu hastalıklarını tetikleyebiliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/mangal-dumanina-uzun-sure-maruz-kalmak-kronik-solunum-yolu-hastaliklarini-tetikleyebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/mangal-dumanina-uzun-sure-maruz-kalmak-kronik-solunum-yolu-hastaliklarini-tetikleyebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Kunter: - 'Bir kez mangal yapmak elbette akciğer kanserine neden olmaz. Ancak bu toksik gazlara sık ve uzun süre maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Kunter, mangal dumanında bulunan renksiz ve kokusuz bazı toksik gazların uzun vadede akciğer sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p><p>Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Kunter, aylarının öne çıkan etkinliklerinden mangalın beraberinde getirebildiği fark edilmeyen sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Kunter, mangal sırasında açığa çıkan bazı renksiz ve kokusuz toksik gazların uzun vadede akciğer sağlığını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.</p><p>Dumanın içerdiği bazı maddelerin solunum sistemi için risk oluşturabildiğini aktaran Kunter, özellikle fark edilmeyen toksik gazlara uzun süre maruz kalmanın astımı tetikleyebileceğini ve akciğer hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kunter, mangal sırasında kömür ve tutuşturucu malzemelerin yanmasıyla çeşitli toksik maddelerin açığa çıktığını vurgulayarak, 'Mangal dumanında bulunan polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi bazı maddeler renksizdir ve bazen rahatsız edici bir kokuya da sahip değildir. Bu nedenle fark edilmeden solunabilir. Görünmeyen bu gazlara mümkün olduğunca maruz kalmamak ve dumanı doğrudan solumamak büyük önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Özellikle sık mangal yapan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini aktaran Kunter, bu maddelerin astım hastalarında atakları tetikleyebildiğine dikkati çekti.</p><p>Kunter, mangal dumanına sürekli maruz kalan kişilerde uzun vadede KOAH gibi kronik solunum yolu hastalıklarının gelişme riskinin artabildiğine vurgu yaparak 'Özellikle bunu meslek haline getiren veya çok sık yapan kişiler açısından risk daha yüksektir.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Mangal dumanındaki bazı kimyasalların uzun süreli maruziyet durumunda ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Kunter, şunları kaydetti:</p><p>'Bir kez mangal yapmak elbette akciğer kanserine neden olmaz. Ancak bu toksik gazlara sık ve uzun süre maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle mangal yaparken iyi havalandırılan alanlar tercih edilmeli ve çıkan duman mümkün olduğunca solunmamalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/mangal-dumanina-uzun-sure-maruz-kalmak-kronik-solunum-yolu-hastaliklarini-tetikleyebiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/mangal-dumanina-uzun-sure-maruz-kalmak-kronik-solunum-yolu-hastaliklarini-tetikleyebiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="61306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgınında vaka sayısı 1792'ye yükseldi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1792ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1792ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) 15 Mayıs'ta ilan edilen Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 1792'ye, hayatını kaybedenlerin sayısı 625'e çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YAOUNDE (AA) - KDC Sağlık Bakanlığının yayımladığı son verilere göre, ülkede doğrulanmış vaka sayısı 1792, can kaybı 625 olarak kayıtlara girdi.</p><p>Salgın kapsamında 764 hasta izolasyon veya hastanede tedavi altında bulunurken 295 kişi iyileşti.</p><p>Salgın Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde etkisini sürdürüyor.</p><p>KDC Sağlık Bakanı Roger Kamba, yaptığı açıklamada, Ebola salgınının halen 'çok aktif' aşamada olduğunu belirterek vaka artışının ne zaman zirveye ulaşacağının henüz öngörülemediğini söyledi.</p><p>Kamba, nüfus yoğunluğu, yoğun insan hareketliliği ve toplumun müdahale çalışmalarına katılımını zorlaştıran yerel koşulların, salgınla mücadeleyi güçleştirdiğini ifade etti.</p>Mevcut salgının onaylanmış tedavisi ya da aşısı bulunmuyor<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p><p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p><p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p><p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Ahmet Emin Dönmez</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1792ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1792ye-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" length="46734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da hükümetin hayata geçirmeyi planladığı sağlık reformu protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/almanyada-hukumetin-hayata-gecirmeyi-planladigi-saglik-reformu-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/almanyada-hukumetin-hayata-gecirmeyi-planladigi-saglik-reformu-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de, hükümetin gelecek yıl hayata geçirmeyi planladığı, sağlık alanında tasarruf yapılmasını öngören reform protesto edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BERLİN (AA) - Sağlık reformunun ele alındığı sırada protesto için yüzlerce kişi, Federal Meclisin önünde toplandı.</p><p>Göstericiler, 'Reforma hayır', 'Artık yeter', 'Zenginlerde kısıtlama yapın', 'Sağlık ve demokrasi için skandal', 'Sosyal devletten ellerinizi çekin', 'Bizi dinleyin' ve 'Sizin siyasetiniz beni öldürüyor' yazılı dövizler taşıdı.</p><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Alman hükümeti aleyhine sloganların da atıldığı eylemde yapılan konuşmalarda hükümetin sağlık reformuna tepki gösterildi.</p><p>Göstericiler, reformun sağlık alanında çalışma koşullarının kötüleşmesine, çalışanların ücretlerinin düşürülmesine, sağlık sigortalarına ödenen katkı payının yükseltilmesine ve aynı zamanda vatandaşların daha az hizmet almasına yol açacağını savunuyor.</p><p>Alman hükümetinin planladığı sağlık reformunda 2027'den itibaren sağlık sigortalarının artan maliyetlerini hafifletmek için muayenehaneler, hastane ve eczanelerin harcamalarının sınırlandırması, ilaç katkı payının yükseltilmesi ve eşlerin ücretsiz sağlık sigortası kapsamında bulunmasına yönelik bazı kısıtlamaların getirilmesi gibi önlemler yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Erbil Başay</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Berlin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/almanyada-hukumetin-hayata-gecirmeyi-planladigi-saglik-reformu-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/almanyada-hukumetin-hayata-gecirmeyi-planladigi-saglik-reformu-protesto-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="77442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Çocukların tekrarlayan davranışları her zaman inatçılık olmayabilir' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cocuklarin-tekrarlayan-davranislari-her-zaman-inatcilik-olmayabilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cocuklarin-tekrarlayan-davranislari-her-zaman-inatcilik-olmayabilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Biruni Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Tavil: - 'Çocukların davranışları çoğu zaman bize bir şey anlatır. Sürekli aynı şeyi yapmak istemesi de bazen 'İnat ediyorum' değil, 'Ne olacağını bilmek istiyorum' mesajı olabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Tavil, çocuklarda yaz tatilinde sürekli aynı oyunu oynama, aynı videoyu izleme ya da günlük planın değişmesine tepki gösterme gibi davranışların her zaman 'inatçılık' olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. <br></p><p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Tavil, özellikle bazı özel gereksinimli çocukların, değişen rutinlere uyum sağlamakta daha fazla zorlanabildiğini ifade ederek, çocuğun davranışını yalnızca inat olarak görmek yerine, bu davranışın altında yatan ihtiyacı anlamaya çalışmak gerektiğini aktardı. <br></p><p>Tavil, tatil döneminde ailelerin çocuklarının tekrarlayan davranışlarını ve değişime karşı gösterdiği tepkileri dikkatle gözlemlemesi gerektiğini vurgulayarak, çocuğu zorlamak yerine değişime kademeli olarak hazırlamanın önemine dikkat çekti.<br></p><p>Bazı çocukların kendilerini güvende hissettikleri etkinlikleri tekrar tekrar yapmak isteyebildiğini belirten Tavil, 'Çocuk sürekli aynı oyuncağı seçiyor, aynı çizgi filmi izlemek istiyor ya da her gün aynı saatte aynı etkinliği yapmakta ısrar ediyorsa aileler bunu doğrudan inatlaşma olarak yorumlayabiliyor. Oysa çocuk için tekrar, öngörülebilirlik ve güven anlamına gelebilir. Bildiği bir etkinliği sürdürmek, değişen tatil düzeni içerisinde kendisini daha rahat hissetmesini sağlayabilir.' ifadelerini kullandı. <br></p><p>- 'Yeni deneyimler mevcut rutine kademeli olarak eklenmeli'<br></p><p>Prof. Dr. Tavil, çocuğun alıştığı bir etkinliğin aniden sonlandırılması veya günlük düzenin hiçbir hazırlık yapılmadan değiştirilmesinin çeşitli tepkilere yol açabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bugün evde olan bir çocuk ertesi gün bir anda kalabalık bir tatil ortamına götürülebiliyor. Uyku saati değişiyor, yemek düzeni değişiyor, çevresindeki insanlar değişiyor. Bazı çocuklar bu değişime kolay uyum sağlarken bazıları için süreç daha zor olabilir. Aileler mümkünse çocuğa nereye gidileceğini, orada ne yapılacağını ve günlük planda hangi değişikliklerin olacağını önceden anlatmalıdır.'<br></p><p>Ailelerin çocuğun her tekrarlayan davranışını ortadan kaldırmaya çalışmasının doğru olmadığını aktaran Tavil, davranışın çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. <br></p><p>Çocuğu alıştığı etkinlikten tamamen uzaklaştırmak yerine yeni deneyimlerin mevcut rutine kademeli olarak eklenmesini öneren Tavil, şu tavsiyelerde bulundu:<br></p><p>'Çocuk her gün aynı oyunu oynuyorsa 'Artık bunu oynamayacaksın' demek yerine sevdiği oyunun ardından kısa bir yeni etkinlik eklenebilir. Önce birkaç dakika süren bu etkinlikler zamanla artırılabilir. Çocuğu değişime zorlamak yerine değişimi yönetmeyi öğretmek daha işlevsel bir yaklaşımdır. Çocukların davranışları çoğu zaman bize bir şey anlatır. Sürekli aynı şeyi yapmak istemesi de bazen 'İnat ediyorum' değil, 'Ne olacağını bilmek istiyorum' mesajı olabilir. Çocuğun davranışının nedenini doğru anlamak, hem aile içindeki çatışmaları azaltabilir hem de çocuğun yeni durumlara uyum becerisini destekleyebilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cocuklarin-tekrarlayan-davranislari-her-zaman-inatcilik-olmayabilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/cocuklarin-tekrarlayan-davranislari-her-zaman-inatcilik-olmayabilir-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="31345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye Mobil Laboratuvar hizmetini kullanıma sundu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/allianz-turkiye-mobil-laboratuvar-hizmetini-kullanima-sundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/allianz-turkiye-mobil-laboratuvar-hizmetini-kullanima-sundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen: - 'Mobil Laboratuvar hizmetimiz ile müşterilerimizin çevrim içi muayene ile başlayan dijital sağlık yolculuklarını, tahlil aşamasında da fiziksel bir arayışa girmek zorunda kalmadan tamamlamalarını hedefledik']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Allianz Türkiye, Synevo işbirliğiyle sigortalıların çevrim içi doktor muayenesi sırasında gerekli görülen tahlilleri bulundukları yerde yaptırabilmelerine olanak sağlayan Mobil Laboratuvar hizmetini hayata geçirdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Allianz Türkiye, dijital sağlık ve sağlık destek hizmetlerini genişletmeye devam ediyor.</p><p>Allianz'ım mobil uygulaması üzerinden sunulan hizmet, çevrim içi doktor muayenesi sırasında gerekli görülen tahlillerin, fiziksel bir sağlık merkezine gitmeye gerek kalmadan sigortalıların bulundukları yerde yaptırılmasına ve sürecin tamamlanmasına olanak sağlıyor.</p><p>Poliçe kapsamı ve limitleri doğrultusunda laboratuvar tetkikleri ve uzaktan sağlık muayenesi hakkı bulunan Allianz sağlık sigortası sahipleri, Mobil Laboratuvar hizmetiyle çevrimiçi doktor muayenesinin ardından istenen tahliller için hızlıca provizyon alabiliyor.</p><p>Ek belge, telefon trafiği veya farklı kanalların kullanılmasına gerek kalmadan, sigorta poliçesi kapsamındaki testler ile varsa ödenecek ek tutarlar randevu öncesinde görüntülenebiliyor. </p><p>Synevo'nun mobil hizmet altyapısıyla, kan ve idrar dahil laboratuvar ortamında gerçekleştirilen birçok tahlil için örnekler sigortalının bulunduğu yerde alınabiliyor. </p><p>Tahlil sonuçları Allianz'ım mobil uygulamasındaki Dijital Sağlık alanından takip edilebilirken, süreç sonunda sigortalılara sonuçlarını çevrim içi görüştükleri uzman doktorla değerlendirebilecekleri çevrim içi kontrol muayenesi hakkı da sunuluyor.</p><p>- İlk etapta 7 ilde erişime açıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mobil Laboratuvar hizmeti, dijital sağlık alanında muayenenin yanı sıra tahlil ve sürecin takibini de kapsayacak şekilde ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Adana ve Muğla'daki belirli ilçelerde kullanıma sunuldu.</p><p>Poliçesinde Mobil Laboratuvar teminatı bulunan, 10 yaş üzerindeki ve Synevo'nun hizmet verdiği lokasyonlarda bulunan Allianz müşterileri hizmetten yararlanabiliyor.</p><p>Hizmet, özellikle büyük şehirlerdeki yoğun yaşam temposunda sağlık hizmetlerine erişimi hızlı ve kolay hale getirmeyi amaçlıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, yalnızca sağlık harcamalarını karşılayan bir kurum olmanın ötesine geçerek, müşterilerinin yaşam boyu dijital sağlık koçu olma hedefi doğrultusunda yenilikçi çözümler geliştirdiklerini belirtti.</p><p>Gökmen, Mobil Laboratuvar hizmetiyle sağlık hizmetini parça parça değil, uçtan uca entegre bir dijital deneyim olarak sunduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Sağlık sigortacılığında standartların ötesine geçerek dijital sağlık hizmetlerine yeni bir boyut katan Mobil Laboratuvar hizmetimiz ile müşterilerimizin çevrim içi muayene ile başlayan dijital sağlık yolculuklarını, tahlil aşamasında da fiziksel bir arayışa girmek zorunda kalmadan tamamlamalarını hedefledik. Amacımız süreçleri daha kolay, hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getirerek müşterilerimize uçtan uca, benzersiz bir sağlık yolculuğu sunmak.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/allianz-turkiye-mobil-laboratuvar-hizmetini-kullanima-sundu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/allianz-turkiye-mobil-laboratuvar-hizmetini-kullanima-sundu.jpg" type="image/jpeg" length="88429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Daviva Sağlık Grubu, ilk özel hastanesini 1 milyar liralık yatırımla Avcılar'da açtı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/daviva-saglik-grubu-ilk-ozel-hastanesini-1-milyar-liralik-yatirimla-avcilarda-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/daviva-saglik-grubu-ilk-ozel-hastanesini-1-milyar-liralik-yatirimla-avcilarda-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Daviva Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yavuz: - 'İstanbul ve Marmara Bölgesi ağırlıklı olmak üzere sağlık alanında yatırımlarımızı sürdürmek istiyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki yıllarda fırsatlar doğduğu noktada büyümeye ve gelişmeye devam etme hedefimiz var' - Daviva Sağlık Grubu Genel Müdürü Tarkan Dizdar: - 'Bu yatırımların içerisine cerrahi robotik teknolojiler ve hibrit ameliyathane gibi imkanları entegre ettik. Cihaz ve bina altyapımızı tamamen yeniledik. Hastanemiz artık hazır, yakın bir zamanda denetimleri tamamlayarak halkımızın hizmetine sunacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Diyaliz ve ilaç alanındaki yatırımlarıyla sağlık sektöründe faaliyet gösteren Daviva Şirketler Topluluğu, özel hastanecilik alanındaki ilk yatırımı olan Daviva Avcılar Hastanesi'ni açtı.</p><p>Hastane yatırımına ilişkin detaylar, Daviva Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yavuz'un ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Buna göre, Daviva Sağlık Grubu bünyesinde yaklaşık 1 milyar lira yatırımla kurulan hastane, sağlık altyapısı, yüksek hizmet kapasitesi ve ileri teknoloji donanımıyla hizmet sunacak.</p><p>Yaklaşık 12 bin 500 metrekare kapalı alanda, 203 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastane, uzman kadrosuyla hasta kabulüne başlamaya hazırlanıyor.</p><p>Toplam 11 ameliyathane ve cerrahi müdahale odasıyla hastanede, 27 erişkin, 22 yenidoğan, 7 koroner ve 5 kalp-damar cerrahisi olmak üzere toplam 61 yoğun bakım yatak kapasitesi olacak.</p><p>Gelişmiş teknolojik altyapısıyla öne çıkan hastanede, genel cerrahi, üroloji ve kadın sağlığı operasyonlarında önemli konfor sunan robotik cerrahi sistemleri, robotik ortopedi cerrahisi, hibrit ameliyathane ve ileri görüntüleme teknolojileri yer alıyor.</p><p>Ayrıca sağlık teknolojilerinin geleceğinde önemli bir yere sahip olan yapay zeka destekli uygulamalarla ilgili altyapı çalışmaları sayesinde tanı ve tedavi süreçlerinde daha hızlı, doğru ve güvenilir çözümler sunulması hedefleniyor.</p><p>Yaklaşık 550 kişilik sağlık profesyonelinden oluşan kadrosuyla faaliyet gösterecek hastane, sağlık sektöründe önemli bir istihdam alanı da oluşturacak.</p><p>- Dört ana ayaktan oluşan bir 'Daviva Sağlık Ekosistemi' kurma hedefi</p><p>Daviva Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yavuz, basın toplantısının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p><p>İstanbul ve Marmara Bölgesi ağırlıklı olmak üzere sağlık alanında yatırımlara devam edeceklerini belirten Yavuz, diyaliz alanındaki bilgi birikimlerini, ilaç, genel hastanecilik ve tıbbi cihaz üretimi yatırımlarıyla pekiştirerek entegre bir 'Daviva Sağlık Ekosistemi' oluşturmak istediklerini söyledi.</p><p>Yavuz, uzun zamandır emek sarf ettikleri projeyi vatandaşlarla buluşturmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, 'İstanbul ve Marmara ağırlıklı olmak üzere sağlık alanında yatırımlarımızı sürdürmek istiyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki yıllarda fırsatlar doğduğu noktada büyümeye ve gelişmeye devam etme hedefimiz var.' dedi.</p><p>Yavuz, bölgedeki ihtiyacı görmeleri ve ilk yatırım lokasyonu olarak Avcılar'ı seçmelerinin nedenini, 'İstanbul'a 20 yıl önce ilk geldiğimde hekim olarak bu bölgede çalışma fırsatım oldu. O yüzden bölgenin dinamiklerini, hastaları, insanlarımızın ihtiyaçlarını ve neler talep edebileceklerini çok iyi biliyordum. Bildiğim bir bölge olduğu için de ilk tercihimiz burası oldu.' ifadeleriyle anlattı.</p><p>Büyüme stratejileri doğrultusunda Çorlu'da da bir yatırım fırsatını değerlendirdiklerini belirten Yavuz, sonbahar aylarında buradaki hastaneyi de hizmete açmayı planladıklarını söyledi.</p><p>Yavuz, Daviva'nın uzun vadeli hedeflerinin merkezinde 'ülkeye hizmet etmek' vizyonunun yer aldığını vurgulayarak, bu doğrultuda dört ana ayaktan oluşan bir 'Daviva Sağlık Ekosistemi' kurmayı planladıklarını dile getirdi.</p><p>Grubun ana uzmanlık alanı olan diyalizdeki güçlü altyapıya işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Türkiye'nin 19 ilinde, 53 noktada, 10 bine yakın hastaya diyaliz hizmeti sunuyoruz. Bu hastalarımızın 1000'i evde diyaliz hizmeti alıyor. Sunduğumuz bu kapasiteyle Avrupa'da 5'inci, dünyada ise ilk 10 diyaliz zinciri içerisindeyiz. Özellikle ev diyalizi hizmetinde dünyada ilk 3'te yer alıyoruz. Buradaki bilgi birikimimizi, ilaç sektöründe, genel hastanecilik tarafında ve tıbbi cihaz ile malzeme üretimi çerçevesindeki yatırımlarımızla pekiştirerek kapsamlı bir ekosistem yaratmak istiyoruz.'</p><p>- Tüm temel branşlarda hizmet verilecek</p><p>Daviva Sağlık Grubu Genel Müdürü Dizdar da yeni hastanenin 203 yataklı olduğunu, bunun 61'inin yoğun bakım ünitelerinde hizmet vereceğini belirtti.</p><p>Dizdar, 11 ameliyathane ve cerrahi müdahale odası bulunan hastanenin toplam kapalı alanının ise 12 bin 500 metrekare olduğunu anlattı.</p><p>Yatırım bütçesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ihale bedeli ile binanın teknolojik altyapı maliyetlerinden oluştuğunu aktaran Dizdar, yaklaşık 8 aydır kapsamlı bir dönüşüm süreci yürüttüklerini vurguladı.</p><p>Dizdar, grubun ilk hastanesi olması dolayısıyla teknolojik anlamda ciddi yatırımlar yaptıklarını belirterek, 'Bu yatırımların içerisine cerrahi robotik teknolojiler ve hibrit ameliyathane gibi imkanları entegre ettik. Cihaz ve bina altyapımızı tamamen yeniledik. Hastanemiz artık hazır, yakın bir zamanda denetimleri tamamlayarak halkımızın hizmetine sunacağız.' diye konuştu.</p><p>Dizdar, hastanenin genel hastanecilik adına tüm temel branşlarda hizmet vereceğine dikkati çekerek, kontrollü büyüme stratejisiyle Türkiye'nin farklı bölgelerinde de ihtiyaçlara yönelik yatırımlar yapabileceklerini kaydetti.</p><p>Koruyucu hekimliğin insanların gündemine yeni yeni girdiğini ancak sağlık profesyonellerinin bu kavramı mesleğe ilk giriş esnasında öğrendiğini dile getiren Dizdar, 'Check-up, erken tanı açısından çok önemli bir kavram. Toplumumuzda sağlıklı yaşam bilinci giderek yaygınlaşıyor. Artık hastalanmadan önce bazı şeylerin önüne geçebilmek en önemli unsur haline geldi. Bizim yapımızda da bu vizyon tüm unsurlarıyla hayata geçirilecek.' ifadelerini kullandı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/daviva-saglik-grubu-ilk-ozel-hastanesini-1-milyar-liralik-yatirimla-avcilarda-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/daviva-saglik-grubu-ilk-ozel-hastanesini-1-milyar-liralik-yatirimla-avcilarda-acti.jpg" type="image/jpeg" length="15785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kozan'da 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyasında yaklaşık 1000 kişiye ulaşıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kozanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasinda-yaklasik-1000-kisiye-ulasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kozanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasinda-yaklasik-1000-kisiye-ulasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - Adana'nın Kozan ilçesinde, Sağlık Bakanlığı tarafından toplumda fiziksel aktivite farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirilen 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası kapsamında düzenlenen testlere yaklaşık 1000 kişi katıldı.</p><p>Kozan Devlet Hastanesi'nde kurulan stantta vatandaşlara, görevli fizyoterapistler tarafından denge ölçümü, el dinamometresi ile kavrama ve otur-kalk testleri uygulandı.</p><p>Testlerin ardından sağlık personeli tarafından değerlendirmeleri yapılan vatandaşlar, Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde sunulan hizmetler hakkında da bilgilendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İlçe Sağlık Müdürü Yusuf Poyraz, açıklamasında, Sağlıklı Hayat Merkezi'nde fizyoterapist, diyetisyen, psikolog ve çocuk gelişim alanlarında hizmetlerinin ücretsiz verildiğini belirterek, vatandaşlara hareketli yaşam çağrısında bulundu.</p><p>Stantta görevli fizyoterapist Erdem Söğüt de 10 Haziran'dan bu yana yaklaşık 1000 vatandaşın testlere katıldığını kaydetti.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kozanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasinda-yaklasik-1000-kisiye-ulasildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/kozanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasinda-yaklasik-1000-kisiye-ulasildi.jpg" type="image/jpeg" length="29204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatil yolculuklarında hareketsizlik gizli pıhtı riskini artırabiliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tatil-yolculuklarinda-hareketsizlik-gizli-pihti-riskini-artirabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tatil-yolculuklarinda-hareketsizlik-gizli-pihti-riskini-artirabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medicana Sağlık Grubu Kadıköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Erol Kurç: - 'Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, bacak kaslarının yeterince çalışmamasına bağlı olarak toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Kadıköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Erol Kurç, tatil yolculuklarında hareketsiz kalmanın, gizli pıhtı riskini çoğaltabileceğini belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Kurç, özellikle yaz tatili döneminde uzun süre hareketsiz kalınan yolculuklarda toplardamar sağlığının korunmasının büyük önem taşıdığını aktardı. <br></p><p>Kurç, uzun süre aynı pozisyonda oturmanın, bacak kaslarının yeterince çalışmamasına bağlı olarak toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabildiğini, kan dolaşımındaki yavaşlamanın da özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabileceğini kaydetti.<br></p><p>Kurç, ileri yaş, obezite, sigara kullanımı, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, yakın zamanda geçirilen ameliyatlar, kanser tedavisi, hareketsiz yaşam tarzı ve daha önce derin ven trombozu öyküsü bulunmasının riski artıran önemli faktörler arasında yer aldığına dikkati çekti.</p><p>Risk faktörlerinden bir veya birkaçına sahip kişilerin uzun süre hareketsiz kalmasının, pıhtı gelişme ihtimalini artırabileceğini anlatan Kurç, 'Bununla birlikte herhangi bir risk faktörü bulunmayan kişilerde de uzun yolculuklar sonrasında pıhtı gelişmesi tamamen göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle herkesin uzun yolculuklarda dolaşımını destekleyecek önlemler alması önem taşır.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>- 'Tek bacakta şişlik, ağrı, gerginlik hissi, ciltte kızarıklık ve ısı artışına dikkat'</p><p>Prof. Dr. Kurç, derin ven trombozunun her zaman belirti vermeyebildiğini, en sık görülen bulguların ise tek bacakta şişlik, ağrı, gerginlik hissi, ciltte kızarıklık ve ısı artışı olduğunu ifade etti.</p><p>Bazı hastalarda hiçbir belirti ortaya çıkmadan da pıhtı gelişebileceğine işaret eden Kurç, 'En büyük risk ise pıhtının bulunduğu yerden koparak akciğere ulaşmasıdır. Böyle bir durumda ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, öksürük ya da bayılma görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.' ifadelerini kullandı. <br></p><p>Yeterli sıvı tüketiminin de dolaşım açısından önemli olduğunu kaydeden Kurç, yolculuk boyunca vücudun susuz kalmamasına özen gösterilmesi gerektiğini anlattı.</p><p>Kurç, bel ve bacak bölgesini sıkan dar kıyafetler yerine daha rahat giysilerin tercih edilmesinin de dolaşımı olumlu yönde destekleyebileceğine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Risk grubunda bulunan kişilerin uzun yolculuk öncesinde hekim değerlendirmesinden geçmesinin önem taşıdığını belirten Kurç, 'Daha önce pıhtı öyküsü bulunanlar, aktif kanser tedavisi görenler veya yakın zamanda ameliyat geçiren kişilerde yolculuk öncesinde bireysel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Gerekli görülen durumlarda koruyucu tedavi seçenekleri mutlaka hekim önerisi doğrultusunda planlanmalıdır.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Kurç, derin ven trombozunda erken tanının ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığına işaret ederek, tatil dönüşünde ortaya çıkan belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. </p><p>Yolculuk sonrasında gelişen tek taraflı bacak şişliği, ağrı, kızarıklık veya nefes darlığı gibi yakınmaların, basit kas ağrısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurç, şunları kaydetti:</p><p>'Erken dönemde yapılan değerlendirme ve uygun tedavi hem pıhtının büyümesini hem de yaşamı tehdit eden pulmoner emboli gelişme riskini azaltabilir. Uzun yolculuklarda düzenli hareket etmek, yeterli sıvı tüketmek ve risk faktörlerinin farkında olmak ise alınabilecek en etkili koruyucu önlemler arasında yer alır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tatil-yolculuklarinda-hareketsizlik-gizli-pihti-riskini-artirabiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/tatil-yolculuklarinda-hareketsizlik-gizli-pihti-riskini-artirabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="54248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani kalp durmalarına karşı üretilen yerli cihaz Adana'da hizmete sunuldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-yerli-cihaz-adanada-hizmete-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-yerli-cihaz-adanada-hizmete-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - Adana'da insan yoğunluğunun bulunduğu 4 noktaya yerleştirilen yerli üretim Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazı, ani kalp durmasında tıbbi personel vakaya müdahale edinceye kadar geçen sürede kullanılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN işbirliğinde Türk mühendisler tarafından yerli imkanlarla geliştirilen OED cihazları, İl Sağlık Müdürlüğünce Atatürk Parkı, İnönü Parkı, Turgut Özal Bulvarı ve Kurtuluş Caddesi'nde hizmete sunuldu.</p><p>Ani kalp durması vakalarında kritik öneme sahip ilk dakikalarda kullanılmak üzere tasarlanan cihazlar, vatandaşların sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar hızlı müdahalede bulunabilmesini amaçlıyor.</p><p>Hastanın kalp ritmini analiz ederek gerektiğinde elektroşok uygulanmasını sağlayan OED cihazları, kullanıcıyı sesli ve görsel komutlarla adım adım yönlendiriyor. Bu sayede ilk yardım eğitimi bulunmayan vatandaşlar da cihazın talimatlarını takip ederek güvenli şekilde ilk müdahaleyi gerçekleştirebiliyor.</p><p>İl Sağlık Müdürü Halil Nacar, AA muhabirine, acil sağlık hizmetlerinde zamanın önemli olduğunu söyledi.</p><p>Cihazın kullanıcıyı sesli ve görsel komutlarla yönlendirdiğini belirten Nacar, 'Cihaz müdahale sırasında ciddi bir süre kazandırırken eş zamanlı olarak 112 ekibimiz de olay yerine ulaştığı için vatandaşın kalbinin durmasıyla sağlık ekiplerinin müdahalesi arasındaki süreyi en aza indiriyor. Temel ilk yardım bilinci olan her vatandaşımızın kullanabileceği bir cihaz.' dedi.</p><p>Nacar, cihazın kalp ritmini analiz ederek kullanıcıyı yönlendirdiğini, hastaya ve müdahale eden kişiye zarar vermeyecek şekilde tasarlandığını dile getirdi.</p><p>Cihazların ani kalp durmalarına bağlı can kayıplarının ve kalıcı hasarların azaltılmasına katkı sağlayacağını vurgulayan Nacar, 'Cihaz, özellikle ani kalp durmalarında hem yaşamın korunmasına hem de kalp durmasının oluşturduğu ileriye dönük, vücudun hayati organları, özellikle beyin hasarı ve diğer organ hasarlarının önüne geçmiş olacak.' diye konuştu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-yerli-cihaz-adanada-hizmete-sunuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-yerli-cihaz-adanada-hizmete-sunuldu.jpg" type="image/jpeg" length="15936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun çekmek üst solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebiliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/burun-cekmek-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarini-tetikleyebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/burun-cekmek-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarini-tetikleyebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Fatih Topuz: - 'Burun çekmeye bağlı olarak tekrarlayan öksürük, genizde yanma, sık boğaz enfeksiyonları ve kronik farenjit gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Fatih Topuz, burun akıntısının içeriye doğru çekilmesiyle bakteri ve virüslerin geniz bölgesine taşındığını ve bu durumun tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabileceğini belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, gün içinde sıkça yapılan burun çekme hareketi, basit bir alışkanlık gibi görünse de uzun vadede hem boğaz hem de kulak sağlığını etkileyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Muhammet Fatih Topuz, burun çekmeyle akıntının içinde bulunan bakteri ve virüslerin boğaz bölgesine taşındığını anlattı. <br></p><p>Topuz, buna bağlı olarak tekrarlayan öksürük, genizde yanma, sık boğaz enfeksiyonları ve kronik farenjit gibi sorunların ortaya çıkabildiğini kaydetti. </p><p>Burun çekmenin kulak sağlığını da etkileyebileceğini vurgulayan Topuz, 'Kulak ile geniz arasında östaki borusu dediğimiz bir kanal bulunur. Bu kanal orta kulağın havalanmasını sağlar. Basınç dengesi bozulduğunda özellikle çocuklarda tekrarlayan kulak enfeksiyonları, orta kulakta sıvı birikimi ve işitme kaybı görülebilir.' değerlendirmesini yaptı.<br></p><p>Topuz, burun çekmenin en sık nedeninin burun tıkanıklığı ve akıntı olduğunu belirterek 'Alerjik rinit, sinüzit, burun eti ve geniz eti gibi durumlar bu şikayete yol açabilir. Öncelikle altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir. Gerekli durumlarda medikal tedavi ya da cerrahi müdahale planlanabilir.' ifadelerini kullandı. </p><p>Burun temizliğinin doğru şekilde yapılması gerektiğine dikkati çeken Topuz, serum fizyolojik ya da deniz suyu gibi solüsyonlarla burun içinin temizlenmesini önerdi. <br></p><p>Topuz, burun çekme alışkanlığının basit bir refleks gibi görünse de uzun vadede hem sağlık sorunlarına hem de sosyal rahatsızlıklara yol açabileceğini aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/burun-cekmek-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarini-tetikleyebiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/burun-cekmek-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarini-tetikleyebiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="34906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hataylılar Dikkat: Malulen Emeklilikte Hastalık Listesi Güncellendi!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hataylilar-dikkat-malulen-emeklilikte-hastalik-listesi-guncellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hataylilar-dikkat-malulen-emeklilikte-hastalik-listesi-guncellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılında malulen emeklilikte esas alınan hastalık listesi güncellendi. Kanser, MS, Parkinson, organ nakilleri ve birçok hastalık kapsama alınırken, emekli olabilmek için yüzde 60 iş gücü kaybı, 1.800 prim günü ve diğer şartların da sağlanması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Hataylılar Dikkat! 2026 Malulen Emeklilik Hastalık Listesi Güncellendi: Kimler Yararlanabilecek?</strong></h1>

<p><strong>Malulen emeklilik hayali kuran binlerce Hataylı için önemli bir gelişme yaşandı. 2026 yılı itibarıyla malulen emeklilikte esas alınan hastalık listesi güncellenirken, emeklilik hakkından yararlanabilmek için gerekli şartlar da yeniden hatırlatıldı. Ancak hastalığın listede yer alması tek başına emekli olmak için yeterli olmuyor.</strong></p>

<p>Deprem sonrası sağlık sorunları yaşayan ve çalışma hayatına devam etmekte zorlanan birçok Hataylı vatandaş, malulen emeklilik şartlarını araştırıyor. Güncellenen rehbere göre belirli hastalık gruplarına sahip olan sigortalılar, gerekli kriterleri yerine getirmeleri halinde malulen emeklilik hakkından faydalanabilecek.</p>

<h2><img alt="49C85Ad2 Eytli Emeklilere Kotu Habe" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/05/49c85ad2-eytli-emeklilere-kotu-habe.webp" width="960" /></h2>

<h2>Malulen Emeklilik Kapsamındaki Hastalık Grupları</h2>

<p>2026 yılı güncel rehberine göre malulen emeklilik değerlendirmesinde öne çıkan hastalık grupları şunlar oldu:</p>

<h3>Onkoloji</h3>

<ul>
 <li>Tüm kanser türleri</li>
 <li>Beyin tümörleri</li>
</ul>

<h3>Nöroloji</h3>

<ul>
 <li>Parkinson</li>
 <li>Alzheimer</li>
 <li>Demans</li>
 <li>Multipl Skleroz (MS)</li>
 <li>Epilepsi</li>
 <li>Serebral Palsi</li>
 <li>Felç</li>
</ul>

<h3>Psikiyatri</h3>

<ul>
 <li>Şizofreni</li>
 <li>Bipolar Bozukluk</li>
 <li>Diğer ağır ruhsal rahatsızlıklar</li>
</ul>

<h3><img alt="Emekli Bayram Ikramiyesi-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/05/emekli-bayram-ikramiyesi-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3>Organ Kayıpları</h3>

<ul>
 <li>Böbrek kaybı</li>
 <li>Karaciğer nakli</li>
 <li>Kalp nakli</li>
 <li>Akciğer nakli</li>
 <li>Diyaliz gerektiren böbrek yetmezliği</li>
</ul>

<h3>Diğer Hastalıklar</h3>

<ul>
 <li>Belirli seviyenin üzerindeki görme kaybı</li>
 <li>Belirli seviyenin üzerindeki işitme kaybı</li>
 <li>AIDS</li>
 <li>Tüberküloz</li>
 <li>Behçet hastalığı</li>
 <li>KOAH</li>
 <li>Astım</li>
</ul>

<h2><img alt="Emekli Aylık En Düşük" class="detail-photo img-fluid" height="380" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/07/emekli-aylik-en-dusuk.webp" width="641" /></h2>

<h2>Hataylılar İçin Malulen Emeklilik Şartları</h2>

<p>Uzmanlar, hastalık listesindeki bir rahatsızlığa sahip olmanın tek başına malulen emeklilik hakkı sağlamadığını belirtiyor. Başvuru yapacak vatandaşların şu şartları da yerine getirmesi gerekiyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Çalışma gücünün en az yüzde 60'ını kaybettiğinin</strong>, yetkili sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi.</li>
 <li><strong>En az 1.800 gün prim ödemesinin</strong> bulunması.</li>
 <li><strong>En az 10 yıllık sigortalılık süresinin</strong> tamamlanmış olması.</li>
 <li>Ancak <strong>başkasının bakımına muhtaç durumda olan kişilerde 10 yıllık sigortalılık şartı aranmıyor.</strong></li>
</ul>

<h2>Başvuru Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler</h2>

<p>Malulen emeklilik başvuruları, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) belirlediği sağlık kurulları tarafından değerlendiriliyor. Nihai karar, sağlık raporları, çalışma gücü kaybı oranı ve sigortalılık şartlarının birlikte incelenmesi sonucunda veriliyor.</p>

<p>Özellikle deprem sonrası sağlık sorunları yaşayan Hataylı vatandaşların başvuru yapmadan önce güncel SGK kriterlerini incelemesi ve gerekli sağlık raporlarını eksiksiz hazırlaması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kenan Cengiz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hataylilar-dikkat-malulen-emeklilikte-hastalik-listesi-guncellendi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/bu-rahatsizliklari-olanlar-erken-emekli-olabilecek.png" type="image/jpeg" length="89827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda skolyoz hastalığı ağrı vermeden ilerleyebilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cocuklarda-skolyoz-hastaligi-agri-vermeden-ilerleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cocuklarda-skolyoz-hastaligi-agri-vermeden-ilerleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medicana Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Okan Özkunt: - 'Çocukların ve gençlerin uzun saatler boyunca telefon, tablet ve bilgisayar kullanması hareket miktarını azaltır bu da omurga sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medicana Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Okan Özkunt, çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülen skolyozun çoğu zaman ağrıya neden olmadan ilerleyebildiğini ve ailelerin çocuklarının duruşundaki küçük değişiklikleri gözlemlemesinin erken tanı açısından önem taşıdığını belirtti.</p><p>Medicana Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, çocukluk ve ergenlik döneminde en sık görülen omurga rahatsızlıklarından biri olan skolyoz, çoğu zaman belirgin bir ağrıya neden olmadan ilerleyebiliyor.</p><p>Uzmanlar, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda erken fark edilmediğinde eğriliğin ilerleyebileceğine dikkati çekerek, aileleri düzenli gözlem konusunda uyarıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Okan Özkunt, skolyozun erken tanınmasının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirtti.<br></p><p>Özkunt, 'Skolyoz çoğu zaman ağrı oluşturmadan ilerleyebilir. Bu nedenle ailelerin çocuklarının duruşundaki küçük değişiklikleri fark etmesi büyük önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Skolyozun, omurganın önden veya arkadan bakıldığında düz olması gerekirken yana doğru eğilmesi olduğunu vurgulayan Özkunt, 'Skolyozda omurlar aynı zamanda kendi ekseni etrafında da döner. Bu nedenle omuzlarda, kürek kemiklerinde, bel kıvrımlarında ve gövdede çeşitli asimetriler ortaya çıkabilir. Skolyoz, ilerleyici bir hastalıktır. En sık büyüme çağındaki çocuklarda görülmekle birlikte her yaşta ortaya çıkabilir. Genellikle 10-16 yaş arasında başlayan skolyoz, hızlı büyümenin yaşandığı 11-14 yaş dönemi hastalığın ilerlemesi açısından kritiktir. Özellikle kız çocuklarında ilk adet döneminin başladığı yıllarda omurga eğriliğinin yakından takip edilmesi gerekir.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>- 'Uzun süre aynı pozisyonda kalmak omurgayı zorluyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Skolyozun doğrudan 'yanlış oturmak'tan kaynaklanmadığını belirten Özkunt, 'Uzun süre aynı pozisyonda kalmak ve ergonomik olmayan oturma alışkanlıkları omurga üzerinde ciddi yük oluşturur. Yanlış pozisyonda uzun süre oturmak sırt ve bel ağrılarına neden olabilir. Ayrıca mevcut bir omurga eğriliğinin ilerlemesini kolaylaştırabilir ve duruş bozukluklarını belirgin hale getirebilir. Çocukların ve gençlerin uzun saatler boyunca telefon, tablet ve bilgisayar kullanması hareket miktarını azaltır bu da omurga sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.' bilgisini paylaştı.</p><p>Özkunt, duruş bozukluğunun tek başına skolyoza neden olmadığını ancak omurgaya yanlış yük binmesinin mevcut eğriliği ilerletebileceğinin altını çizdi. </p><p>Skolyozun erken dönemde bazı fiziksel bulgularla fark edilebildiğini belirten Prof. Dr. Özkunt, ailelerin çocukların duruşundaki değişiklikleri dikkatle gözlemlemesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Özkunt, bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinde belirgin asimetri, bel kıvrımlarının eşit olmaması ve gövdenin bir yana doğru kaymasının skolyoz açısından uyarıcı belirtiler arasında yer aldığını bildirdi.</p><p>Kıyafetlerin vücuda simetrik oturmamasının da dikkate alınması gerektiğini aktaran Özkunt, çocuğun öne eğilmesi sırasında sırtın bir tarafında belirgin çıkıntı oluşmasının omurga eğriliğine işaret edebileceğini belirtti.</p><p>Skolyoz tedavisinin hastanın yaşı, büyüme potansiyeli ve omurgadaki eğriliğin derecesine göre planlandığını belirten Özkunt, şunları kaydetti:</p><p>'Her skolyoz hastası cerrahi tedaviye ihtiyaç duymayabilir. Eğrilik 40 derecenin üzerine çıkmışsa, hızlı ilerleme gösteriyorsa veya korse tedavisine rağmen artmaya devam ediyorsa cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Ancak erken tanı sayesinde birçok hastada cerrahiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Omurga sağlığını koruyan mucizevi bir ilaç ya da takviye bulunmamaktadır. Düzenli fiziksel aktivitenin en etkili koruyucu yöntemdir. Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak, doğru duruş alışkanlıkları kazanmak ve omurgayı gereksiz yüklenmelerden korumak büyük önem taşır. Erken tanı sayesinde tedaviye zamanında başlanabilir ve daha ileri tedavilere ihtiyaç duyulmasının önüne geçilebilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cocuklarda-skolyoz-hastaligi-agri-vermeden-ilerleyebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/cocuklarda-skolyoz-hastaligi-agri-vermeden-ilerleyebilir.jpg" type="image/jpeg" length="84871"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı rafine yağlarda bulaşanların azaltılmasına yönelik 'uygulama kılavuzu' hazırladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-rafine-yaglarda-bulasanlarin-azaltilmasina-yonelik-uygulama-kilavuzu-hazirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-rafine-yaglarda-bulasanlarin-azaltilmasina-yonelik-uygulama-kilavuzu-hazirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, rafine yağlarda ve bu yağlarla üretilen gıda ürünlerinde oluşan bazı bulaşanların azaltılmasına yönelik 'uygulama kılavuzu' hazırlarken, söz konusu kılavuzda üretim aşamalarında alınabilecek önlemlere de yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, meyve, tohum, sert kabuklu yemiş, balık gibi çeşitli ürünlerden elde edilen bitkisel yağlar ve balık yağları, 'yenilebilir yağlar' olarak sınıflandırılıyor.</p><p>Söz konusu yağların, modern işleme tekniklerinin bir getirisi olan rafine (yaklaşık 200 santigrat derece veya daha yüksek sıcaklıklarda) edilmesi sürecinde, istenmeyen bazı bulaşanların oluşumu, küresel ölçekte gıda güvenilirliğinin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Rafinasyon sürecinde meydana gelen, 3-monokloropropan-1,2-diol (3-MCPD), esterleri (3-MCPDE) ve glisidil esterler (GE) bulaşanları, işlenmiş bitkisel yağlarda özellikle koku giderme (deodorizasyon) işleminde gerçekleşen reaksiyonlar sonrası oluşuyor.</p><p>İnsanlar, söz konusu bulaşanlara rafine edilmiş yağlar, takviye edici gıdalar, bebek formülleri, kızartılmış gıdalar ve hafif fırıncılık ürünleri gibi rafine yağ içeren çeşitli gıdaların tüketimiyle maruz kalabiliyor. Bu doğrultuda yapılan toksikoloji çalışmaları, söz konusu yağların rafinasyon sürecinde meydana gelen 3-MCPDE ve 3-MCPD'nin, böbrekler ile erkek üreme organları üzerinde etkileri olduğunu ve genotoksik olmayan karsinojen (hücrenin genetik yapısına (DNA) doğrudan zarar vermediği halde, başka yollarla kanser yapan) sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkarıyor.</p>Üreticilere bitki seçimi tavsiyeleri<p>Tarım ve Orman Bakanlığı da bu kapsamda, söz konusu bulaşanların oluşumuna neden olan faktörlerin anlaşılmasını kolaylaştırmak, üretimde alınabilecek kontrol önlemlerini açıklamak, anılan bileşiklerin oluşumunun önlenmesi ve seviyelerinin azaltılmasına yönelik rehberlik yapmak amacıyla 'Rafine Yağlarda ve Rafine Yağlarla Üretilen Gıda Ürünlerinde, 3-MCPDE ve GE Oluşumunun Önlenmesi ve Azaltılmasına Yönelik İyi Uygulama Kılavuzu'nu hazırladı.</p><p>Buna göre, kılavuzda bitkisel yağlarda söz konusu bulaşanların azaltılması için tarımsal uygulamalara yer verilirken, çiftçilerin yeni ağaç dikimi tercihinde yağlı meyvelerden düşük lipaz (sindirim enzimi) aktivitesine sahip bitki çeşitlerini seçmeleri önem kazanıyor.</p><p>Yağ bitkilerinin veya ağaçlarının yetiştirilmesi sırasında, üreticilerin klor içeren bileşiklerce aşırı zengin gübre, pestisit ve sulama suyu gibi maddelerin kullanımını en aza indirmesi gerekiyor.</p><p>Yağlık meyve çeşitlerinin uygun olgunluğa ulaştığında hasat edilmesi, zedelenmenin azaltılması, hasarlı ve aşırı olgun meyve kullanımından kaçınılması tavsiye ediliyor. Söz konusu meyvelerin, mümkün olan en kısa sürede yağ fabrikalarına taşınması, özellikle zeytinlerin, meyveye zarar vermeyecek şekilde toprağa temas ettirilmeden elle veya makineyle toplanması tavsiye ediliyor.</p>Üretim sürecinde alınması gereken önlemler<p>Kılavuzda, yağ üretimi ve rafinasyon sürecinde yapılması gerekenlere yönelik bazı teknik detaylara ilişkin şu ifadeler kullanıldı:</p><p>'Salamura zeytinler üretimde kullanılmamalı, tüm zeytinlerin işletmeye kabul edildikten 24 saat, koşullara bağlı olarak da 3 gün içinde işlenmesi önerilir. Zeytin meyvesi, işlenmeden önce temizlenmeli ve klor içermeyen suyla yıkanmalı. Dip zeytinleri, ayrı işlenmeli. Zeytin sıkımı esnasında, yoğurma süresi en fazla 45-60 dakika, yoğurma sıcaklığı ise en fazla 35 santigrat derece olmalı. Yağlı tohumlar, serin ve kuru koşullarda depolanmalı. Bitkisel yağların üretiminde, soğuk sıkım veya minimal ısıl işlem tercih edilmeli. Sterilizasyon veya yüksek sıcaklık uygulamalarından mümkün olduğunca kaçınılmalı. Bitkisel yağ veya balık yağı türüne ve işlem koşullarına bağlı olarak rafinasyon parametrelerini ayarlamak ve uygun azaltma stratejilerini belirlemek için ham bitkisel yağ veya balık yağı partilerindeki öncüller kontrol edilmeli. Rafinasyonda öncül maddelerin düşük konsantrasyonlara sahip olduğu ham bitkisel yağlar veya balık yağları tercih edilmeli.'</p><p>Rafine yağların seçimi ve bu yağlarla üretilen gıdaların kullanımına ilişkin esasların da yer aldığı kılavuzda, Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde belirlenen maksimum limitlere uygun yağların seçilmesi gerekiyor. Bebek formülleri ve devam formüllerinde de söz konusu limitler sağlanacak şekilde yağ seçilmesi önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bisküvi, kraker ve benzeri mamullerin üretim esaslarında, 3-MCPDE oluşumunu tetikleyen MAG (monoaçilgliserol), DAG (diaçilgliserol) ve TAG (triaçilgliserol) gibi öncüllerin tekrar meydana gelişini önlemek amacıyla, düşük termal yükle rafine edilmiş yağların kullanımı öneriliyor. Pişirmenin mümkün olan en düşük sıcaklıkta yapılması ve hava sirkülasyonu homojen hale getirilerek, bölgesel yanmaların önlenmesi de önem kazanıyor.</p><br><p>Muhabir: Mehmet Can Toptaş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-rafine-yaglarda-bulasanlarin-azaltilmasina-yonelik-uygulama-kilavuzu-hazirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/tarim-ve-orman-bakanligi-rafine-yaglarda-bulasanlarin-azaltilmasina-yonelik-uygulama-kilavuzu-hazirladi.jpg" type="image/jpeg" length="92846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında bacak şişliği toplardamar hastalığının habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yaz-aylarinda-bacak-sisligi-toplardamar-hastaliginin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yaz-aylarinda-bacak-sisligi-toplardamar-hastaliginin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medicana Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özer Selimoğlu: - 'Yaz aylarında ortaya çıkan her bacak şişliği önemli bir hastalık anlamına gelmeyebilir ancak sürekli hale gelen şikayetler mutlaka değerlendirilmelidir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özer Selimoğlu, görünür damarlarla bacaklarda ağırlık hissi, yanma, gece krampları, kaşıntı ve gün sonunda artan şişlik gibi şikayetler bulunuyorsa toplardamar yetmezliği açısından değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. </p><p>Sağlık Grubundan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Özer Selimoğlu, yüksek sıcaklıkların damarların genişlemesine neden olarak toplardamarlardaki kan dolaşımını yavaşlatabildiğini ifade etti. </p><p>Özellikle uzun süre ayakta çalışanlar, masa başında hareketsiz kalanlar, hamileler, fazla kilolu bireyler ve ailesinde varis öyküsü bulunan kişilerde yaz aylarında bacak şikayetlerinin daha sık görülebildiğini vurgulayan Selimoğlu, gün sonunda belirginleşen şişlik, ağırlık hissi ve ağrı gibi yakınmaların altta yatan toplardamar yetmezliğinin habercisi olabileceğini ve erken değerlendirmeyle ileride gelişebilecek damar sorunlarının önüne geçilebileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Selimoğlu, yüksek hava sıcaklıklarının vücudun ısı dengesini koruyabilmesi için damarların genişlemesine neden olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Damarların genişlemesi özellikle bacaklardaki toplardamarlarda kanın kalbe geri dönüşünü yavaşlatabiliyor. Bunun sonucunda damar içerisindeki basınç artıyor ve dokular arasında sıvı birikimi meydana geliyor. Gün sonunda ayak bileklerinde ve bacaklarda görülen şişliklerin önemli nedenlerinden biri de bu mekanizmadır. Yaz aylarında sıcak havaların etkisiyle daha belirgin hale gelen bu yakınmalar özellikle risk grubundaki kişilerde daha dikkatli değerlendirilmelidir.'<br></p><p>Selimoğlu, saatler boyunca bacak kaslarının yeterince çalışmamasının kanın bacaklarda göllenmesine neden olabileceğini anlatarak, 'Bunun sonucunda şişlikler daha belirgin hale gelebilir. Özellikle uzun yolculuk sonrasında ortaya çıkan tek taraflı bacak şişliği, ağrı, hassasiyet ve kızarıklık gibi belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir. Bu tür yakınmaların varlığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşımaktadır.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sıcak havalarda cilt yüzeyindeki damarların daha belirgin hale gelmesinin tek başına hastalık anlamına gelmediğine işaret eden Selimoğlu, görünür damarlarla bacaklarda ağırlık hissi, yanma, gece krampları, kaşıntı ve gün sonunda artan şişlik gibi şikayetler bulunuyorsa toplardamar yetmezliği açısından değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. </p><p>- 'Toplardamar yetmezliği önemli bir sağlık sorunu'<br></p><p>Prof. Dr. Selimoğlu, yaz aylarında alınacak bazı önlemlerin hem mevcut şikayetleri azaltabileceğini hem de varis hastalığının ilerlemesini yavaşlatabileceğini vurgulayarak, 'Yaz aylarında ortaya çıkan her bacak şişliği önemli bir hastalık anlamına gelmeyebilir ancak sürekli hale gelen şikayetler mutlaka değerlendirilmelidir. Erken tanı sayesinde hem yaşam kalitesi korunabilir hem de ileride gelişebilecek ciddi toplardamar hastalıklarının önüne geçilebilir.' ifadelerini kullandı. <br></p><p>Selimoğlu, varis hastalığının, toplardamarlardaki kapakçıkların görevini yeterince yerine getirememesi sonucunda geliştiğini anlatarak, kanın kalbe doğru ilerlemek yerine geriye kaçmasının damar içerisindeki basıncı artırarak zaman içerisinde damarların genişlemesine ve varis oluşumuna neden olabildiğini belirtti. </p><p>Varisin toplumda çoğu zaman yalnızca görüntüyle ilişkilendirildiğini aktaran Selimoğlu, şunları kaydetti:<br></p><p>'Toplardamar yetmezliği aslında dolaşım sistemini ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmeyen varis hastalığı ilerleyen dönemlerde kronik ödem, ciltte renk değişiklikleri, deri sertleşmeleri, iyileşmeyen yaralar ve pıhtılaşma gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle şikayetleri bulunan kişilerin yalnızca estetik kaygılar nedeniyle değil, damar sağlıklarının korunması amacıyla da uzman değerlendirmesine başvurmaları önem taşımaktadır.'</p><p>Selimoğlu, toplardamar hastalıklarında bazı belirtilerin erken tanı açısından önemli olduğunu, gün sonunda belirginleşen bacak şişliği, ağırlık ve dolgunluk hissi, gece krampları, yanma, ayakta kaldıkça artan ağrı, tek taraflı şişlik ve hassasiyet ile cilt renginde koyulaşma gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, bu yakınmalar görüldüğünde damar sisteminin ultrasonografiyle değerlendirilmesinin erken tanı açısından önemli bilgiler sağladığını kaydetti. <br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yaz-aylarinda-bacak-sisligi-toplardamar-hastaliginin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/yaz-aylarinda-bacak-sisligi-toplardamar-hastaliginin-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="24911"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay'da Her Köşe Başında Var: Bu Bitkiye Sakın Dokunmayın!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-her-kose-basinda-var-bu-bitkiye-sakin-dokunmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-her-kose-basinda-var-bu-bitkiye-sakin-dokunmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın parkları, refüjleri ve bahçelerinde sıkça görülen zakkum çiçeği, içerdiği güçlü toksik maddeler nedeniyle ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Uzmanlar özellikle çocuklar ve evcil hayvanlar için dikkatli olunması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da Antakya'dan İskenderun'a, Defne'den Arsuz'a kadar birçok cadde, park, site bahçesi ve yol kenarında süs bitkisi olarak kullanılan <strong>zakkum (Nerium oleander)</strong>, estetik görünümüyle dikkat çekse de içerdiği toksik maddeler nedeniyle hayati risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Son olarak Aydın'da zakkum çiçeğinin tadına bakan bir kişinin yoğun bakıma kaldırılması, bu bitkinin taşıdığı tehlikeyi yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, Hatay'da da yaygın olarak bulunan zakkum konusunda aileleri uyarıyor.</p>

<h1></h1>

<h1><strong>Hatay'da Neredeyse Her Yerde Bulunuyor</strong></h1>

<p>Akdeniz iklimine dayanıklı olması nedeniyle Hatay'da belediyelerin peyzaj çalışmalarında, park ve bahçelerde, orta refüjlerde ve konut sitelerinde sıkça tercih edilen zakkum bitkisi, özellikle yaz aylarında açan pembe, beyaz ve kırmızı çiçekleriyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Ancak uzmanlara göre bitkinin sadece çiçeği değil;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yaprakları,</li>
 <li>Dalları,</li>
 <li>Gövdesi,</li>
 <li>Kökü,</li>
 <li>Tohumu,</li>
 <li>Öz suyu</li>
</ul>

<p>zehirli bileşenler içeriyor.</p>

<h1></h1>

<h1><strong>Çocuklar ve Evcil Hayvanlar İçin Büyük Risk</strong></h1>

<p>Uzmanlar özellikle;</p>

<ul>
 <li>Çocukların,</li>
 <li>Evcil hayvanların,</li>
 <li>Yaşlı bireylerin,</li>
 <li>Zihinsel engelli bireylerin</li>
</ul>

<p>zakkum bulunan alanlarda daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Merak ederek çiçeğin koparılması, yapraklarının ağıza götürülmesi veya tadına bakılması ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>

<h1></h1>

<h1><strong>Zakkum Zehirlenmesinin Belirtileri Neler?</strong></h1>

<p>Uzmanlara göre zakkum zehirlenmesinde şu belirtiler görülebiliyor:</p>

<ul>
 <li>Mide bulantısı</li>
 <li>Kusma</li>
 <li>Şiddetli karın ağrısı</li>
 <li>Kanlı ishal</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Ciltte tahriş</li>
 <li>Göz iltihabı</li>
 <li>Kalp ritminde bozukluk</li>
 <li>Nabzın yavaşlaması</li>
 <li>Bayılma</li>
 <li>İleri vakalarda hayati tehlike</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden <strong>112 Acil Sağlık</strong> ekiplerine başvurulması gerektiği belirtiliyor.</p>

<h1></h1>

<h1><strong>"Ölüm Çiçeği" Olarak da Biliniyor</strong></h1>

<p>Bilimsel adı <strong>Nerium oleander</strong> olan zakkum, halk arasında;</p>

<ul>
 <li>Ölüm Çiçeği</li>
 <li>Cehennem Çiçeği</li>
</ul>

<p>isimleriyle de biliniyor.</p>

<p>Bitkinin içerdiği <strong>oleandrin</strong> ve benzeri kalp glikozitleri, kalbin elektriksel düzenini bozarak ciddi ritim problemlerine neden olabiliyor.</p>

<h1><img alt="Zakkum Çiçeği (1)" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/07/zakkum-cicegi-1.webp" width="600" /></h1>

<h1><strong>İlaç Sanayisinde de Kullanılıyor</strong></h1>

<p>Uzmanlar, zakkumun tamamen zararlı bir bitki olmadığını da hatırlatıyor.</p>

<p>İçerdiği bazı maddeler kontrollü laboratuvar ortamında işlenerek ilaç sanayisinde kullanılabiliyor. Ancak bu durum, bitkinin doğrudan tüketilebileceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Uzmanların sıkça vurguladığı gibi:</p>

<p><strong>"Her şey zehirdir, önemli olan dozudur."</strong></p>

<h1></h1>

<h1><strong>Hataylı Ailelere Önemli Uyarı</strong></h1>

<p>Yaz aylarında park ve bahçelerde daha fazla vakit geçiren çocukların, renkli çiçekleri nedeniyle zakkuma ilgi gösterebildiğine dikkat çeken uzmanlar, ailelerin çocuklarını bu konuda bilinçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Evcil hayvan sahiplerinin de yürüyüş sırasında hayvanlarının zakkum yapraklarını yemesine izin vermemesi öneriliyor.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Uzmanlardan Hatay İçin Uyarılar</strong></h2>

<p>✔ Zakkumun hiçbir bölümü yenilmemeli.<br />
✔ Çocuklar bitkiye yaklaşırken gözetim altında tutulmalı.<br />
✔ Çiçek veya yapraklarla oynandıktan sonra eller mutlaka yıkanmalı.<br />
✔ Evcil hayvanların bitkiyi yemesi engellenmeli.<br />
✔ Zehirlenme şüphesinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTAKYA, DEFNE, Genel, Gündem, HATAY, Sağlık, SAMANDAĞ</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-her-kose-basinda-var-bu-bitkiye-sakin-dokunmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/zakkum-cicegi.webp" type="image/jpeg" length="95250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara İçenlere Devlet Desteği Başladı: İlaçlar Ücretsiz Verilecek!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/sigara-icenlere-devlet-destegi-basladi-ilaclar-ucretsiz-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/sigara-icenlere-devlet-destegi-basladi-ilaclar-ucretsiz-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlar için önemli bir destek uygulaması başlatıldı. Sosyal güvence şartı aranmaksızın en fazla 1 milyon kişi, Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz sigara bırakma ilaçlarından yararlanabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Sigara İçenlere Müjde: Resmi Gazete'de Yayımlandı! Devlet Ücretsiz Karşılayacak</h1>

<p>Sigarayı bırakmak isteyen milyonlarca vatandaşı ilgilendiren önemli bir düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, sosyal güvence şartı aranmaksızın en fazla 1 milyon kişi, Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz sağlanacak sigara bırakma ilaçlarından faydalanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sigara Bırakma İlaçları Ücretsiz Olacak</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte tütün bağımlılığı tedavisi gören vatandaşların ilaçlara erişimi kolaylaştırılıyor. Karara göre, sigarayı bırakma tedavisi gören ve sayısı 1 milyonu aşmayan hastalar, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek sağlık kuruluşlarına ulaştırılacak ilaçlardan ücretsiz yararlanabilecek.</p>

<p>Uygulamadan yararlanmak için sosyal güvence sahibi olma şartı aranmayacak. Böylece hem SGK'lı vatandaşlar hem de sosyal güvencesi bulunmayan kişiler, belirlenen koşulları sağlamaları halinde destekten faydalanabilecek.</p>

<h2>Hangi İlaçlar Ücretsiz Verilecek?</h2>

<p>Ücretsiz olarak sağlanacak tedavi kapsamında şu ilaç ve ürünler yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Nikotin replasman tedavisi ürünleri</li>
 <li>Bupropion HCl etken maddeli ilaçlar</li>
 <li>Vareniklin etken maddeli ilaçlar</li>
 <li>Sitizin etken maddeli ilaçlar</li>
</ul>

<p>Bu ilaçlar, sigara bağımlılığının tedavisinde hekim kontrolünde kullanılan tedavi seçenekleri arasında bulunuyor.</p>

<h2>İlaçlar Nereden Alınacak?</h2>

<p>Ücretsiz sigara bırakma ilaçları doğrudan eczanelerden değil, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında hizmet veren <strong>Tütün Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Birimleri</strong> aracılığıyla vatandaşlara ulaştırılacak.</p>

<h2>Amaç Sigara Kullanımını Azaltmak</h2>

<p>Düzenleme ile sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların tedaviye erişiminin kolaylaştırılması, tütün bağımlılığıyla mücadelede daha fazla kişiye ulaşılması ve sigara kullanımının azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kararın uygulanmasından Sağlık Bakanlığı sorumlu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/sigara-icenlere-devlet-destegi-basladi-ilaclar-ucretsiz-verilecek</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/sigara-yasagi.webp" type="image/jpeg" length="90900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Sağlık Müdürü Mustafa Ekici'den sıcak havaya karşı uyarı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/mersin-saglik-muduru-mustafa-ekiciden-sicak-havaya-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/mersin-saglik-muduru-mustafa-ekiciden-sicak-havaya-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici, kentte artan hava sıcaklığının sağlık problemlerine neden olabileceğini belirterek, vatandaşları uyardı.</p><p>Ekici, yazılı açıklamasında, nemli ve sıcak havaların insan sağlığını olumsuz etkilediğini bildirdi.</p><p>Kentte artan hava sıcaklığının sağlık problemlerine neden olabileceğini ifade eden Ekici, vatandaşların güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini belirtti.</p><p>Dışarı çıkanlardan gölge alanları tercih etmesini isteyen Ekici, şu tavsiyelerde bulundu:</p><p>'Hava akımı olmayan kapalı mekanlarda klima veya vantilatör kullanılmalı, aşırı efor gerektiren işlerden kaçınılmalı, alkol, sigara ve aşırı yağlı yiyecekler tüketilmemeli. Günde en az 2 ile 2,5 litre aralığında su tüketilmeli, mevsim meyveleri, yeşil yapraklı sebzeler mutlaka öğünlerimizde yer almalı. Açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilerek ve sık aralıklarla duş alarak vücudun ısısı düşürülmeli.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ekici, özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılması, çabuk bozulan, et, yumurta, süt, balık gibi besinlerin açıkta bekletilmemesi gerektiğini kaydetti.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/mersin-saglik-muduru-mustafa-ekiciden-sicak-havaya-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/mersin-saglik-muduru-mustafa-ekiciden-sicak-havaya-karsi-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="83029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'in Gazze'deki soykırımının 1000. gününde hastalar tedaviye ulaşamadığı için hayatını kaybediyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israilin-gazzedeki-soykiriminin-1000-gununde-hastalar-tedaviye-ulasamadigi-icin-hayatini-kaybediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israilin-gazzedeki-soykiriminin-1000-gununde-hastalar-tedaviye-ulasamadigi-icin-hayatini-kaybediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının 1000. gününde, bölgedeki sağlık sistemi yalnızca bombardımanların değil tükenen ilaçların, yetersiz tıbbi ekipmanın ve tedaviye erişememenin de can aldığı derin bir çöküşle mücadele ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GAZZE (AA) - AA muhabirine konuşan Şifa Hastanesi Müdürü Dr. Muhammed Ebu Silmiyye, sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının artık İsrail saldırılarında doğrudan yaşamını yitirenleri geride bıraktığını söyledi.</p><p>Ebu Silmiyye, Gazze'de sağlık sisteminin 'benzeri görülmemiş bir insani felaket' yaşadığını belirterek, İsrail'in sağlık altyapısını hedef alan saldırılarının ardından geçen 9 ayı aşkın ateşkes sürecinde dahi hastanelerin yeniden ayağa kalkmasına izin verilmediğini ifade etti.</p><p>Dr. Ebu Silmiyye, sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yurt dışında tedavi sırası bekleyen yaklaşık 1500 hastanın yaşamını yitirdiğini, kanser ve diyaliz hastalarının ise tedaviye erişemedikleri için her gün hayatını kaybetmeye devam ettiğini vurguladı.</p>'Ölümler artık bombardımandan çok sağlık sisteminin çöküşünden kaynaklanıyor'<p>Ebu Silmiyye, 'Gazze'de saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısındaki düşüş, krizin sona erdiği anlamına gelmiyor. Tedaviye erişemeyen hastalar her gün sessizce yaşamını yitirmeye devam ediyor.' dedi.</p><p>İsrail'in savaşın ilk günlerinden itibaren hastaneleri, sağlık çalışanlarını ve sağlık altyapısını sistematik olarak hedef aldığını belirten Ebu Silmiyye, ilaç ve tıbbi ekipman girişinin engellenmesinin ise sağlık sistemini neredeyse tamamen işlevsiz hale getirdiğini kaydetti.</p><p>Gazze'nin en büyük sağlık kuruluşu olan Şifa Hastanesinin savaş boyunca iki kez İsrail'in hedefi olduğunu hatırlatan Ebu Silmiyye, baskınlar sonucunda hastanenin büyük bölümünün kullanılamaz hale geldiğini, geriye kalan sınırlı imkanlarla ise binlerce hastaya hizmet vermeye çalıştıklarını ifade etti.</p><p>Ebu Silmiyye, 'Gazze'de ölümlerin başlıca nedeni artık bombardımanlar değil çöken sağlık sistemidir.' değerlendirmesinde bulundu.</p>Sağlık sistemi ağır kayıplar verdi<p>Ebu Silmiyye, savaşın başlamasından bu yana 1700'den fazla sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini, 330'dan fazlasının gözaltına alındığını ve bunlardan 88'inin hala İsrail hapishanelerinde tutulduğunu belirtti.</p><p>Gazze'de 173 binden fazla yaralı bulunduğunu belirten Ebu Silmiyye, binlerce yaralının uzun yıllar sürecek rehabilitasyona ihtiyaç duyduğunu söyledi. Filistinli doktor, yaklaşık 6 bin kişinin uzvunu kaybettiğine, 2 binden fazla kişinin ise felç kaldığına dikkati çekti.</p><p>Ebu Silmiyye, hastanelerde temel ilaçların yarısından fazlası ile tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 70'inden fazlasının tükendiği bilgisini vererek, sağlık hizmetlerinin her geçen gün daha da ağırlaşan koşullar altında sunulmaya çalışıldığını söyledi.</p>'Hastalar tedavi sırası beklerken ölüyor'<p>Ebu Silmiyye, savaşın başlamasından bu yana diyaliz hastalarının yaklaşık yarısının hayatını kaybettiğini, tedavisini sürdürenlerin ise diyalizde kullanılan hayati öneme sahip sodyum bikarbonatın ciddi eksikliği nedeniyle ölüm riski altında bulunduğunu ifade etti.</p><p>Gazze'de yaklaşık 14 bin kanser hastası bulunduğunu aktaran Ebu Silmiyye, bunlardan 4 bininin kemoterapi, radyoterapi ve biyolojik tedaviye ihtiyaç duyduğunu ancak bu tedavilerin hiçbirinin Gazze'de sağlanamadığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Binlerce yaralının ortopedi, beyin cerrahisi, sinir cerrahisi ve damar cerrahisi gibi branşlarda ileri düzey ameliyat beklediğini aktaran Ebu Silmiyye, çocuklarda savaşın neden olduğu fiziksel ve psikolojik travmaların giderek ağırlaştığını belirtti.</p><p>Filistinli doktor, yaşanan insani dramı, 'Hastalar tedavi sırası beklerken ölüyor.' sözleriyle özetledi.</p>22 bin hasta Gazze dışına çıkmayı bekliyor<p>Gazze dışında tedavi edilmesi gereken 22 binden fazla hasta bulunduğunu belirten Ebu Silmiyye, Refah Sınır Kapısı'nın sınırlı olarak açıldığı günlerde bile yalnızca yaklaşık 30 hastanın bölgeden ayrılmasına izin verildiğini söyledi.</p><p>Tedavi görebilmek için yurt dışına çıkmayı bekleyen yaklaşık 1500 hastanın yaşamını yitirdiğini ifade eden Ebu Silmiyye, her gün tedaviye ulaşamadığı için 3 ila 4 kanser hastası ile 1 ya da 2 diyaliz hastasının hayatını kaybettiğini belirtti.</p><p>Gazze'de bugün tek bir manyetik rezonans (MR) cihazının dahi bulunmadığını vurgulayan Ebu Silmiyye, İsrail'in mamografi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve diğer temel görüntüleme cihazlarının bölgeye girişine de izin vermediğini kaydetti.</p>'Gazze'yi çok geç olmadan kurtarın'<p>Yerinden edilen Filistinlilerin yaşadığı kamplardaki sağlık koşullarının 'tamamen insanlık dışı' olduğunu belirten Ebu Silmiyye, kirli su ve yetersiz beslenme nedeniyle özellikle çocuklar arasında deri hastalıkları ile bağırsak enfeksiyonlarının hızla yayıldığını belirtti.</p><p>Yüz binlerce çocuk, hamile kadın ve kronik hastanın temel ilaçlara ulaşamadığını ifade eden Ebu Silmiyye, uluslararası topluma kalıcı ateşkesin sağlanması, sınır kapılarının açılması ve ilaç ile tıbbi ekipman girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.</p><p>'Kanayan Gazze'nin kalbinden dünyaya sesleniyoruz.' diyen Ebu Silmiyye, 'Sınır kapılarını açın, ilaç ve tıbbi ekipman girişine izin verin, hastaların tedavi için Gazze dışına çıkabilmesini sağlayın. Daha fazla hayat kurtarmak hala mümkün. Gazze'yi çok geç olmadan kurtarın.' ifadelerini kullandı.</p><br><p>Muhabir: Ramzi Mahmud, Ekrem Biçeroğlu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Gazze</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israilin-gazzedeki-soykiriminin-1000-gununde-hastalar-tedaviye-ulasamadigi-icin-hayatini-kaybediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israilin-gazzedeki-soykiriminin-1000-gununde-hastalar-tedaviye-ulasamadigi-icin-hayatini-kaybediyor.jpg" type="image/jpeg" length="42912"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
