<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 04 Sep 2026 08:04:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de 'Sağlıkta Kurumsal Kimlik ve Liderlik Eğitimi' düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/mersinde-saglikta-kurumsal-kimlik-ve-liderlik-egitimi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/mersinde-saglikta-kurumsal-kimlik-ve-liderlik-egitimi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 'Sağlıkta Kurumsal Kimlik ve Liderlik Eğitimi' yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İl Sağlık Müdürlüğü ve Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliğinde hastanenin idari yöneticilerine yönelik eğitim organize edildi.</p><p>Eğitimde, kurumsal kimlik vizyonu, kurumsal iletişim ve aidiyet, kurumsal temsil ve protokol kuralları, ekip çalışması ve iletişimi, kriz ve stres yönetimi, etkili konuşma, diksiyon ve dijital halkla ilişkiler konuları ele alındı.</p><p>İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici, programda yaptığı konuşmada, sağlık hizmetlerinin yalnızca bilgi ve tecrübeyle değil güçlü iletişim ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülebileceğini belirtti.</p><p>Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı da yöneticilerin, çalışanlarına güven veren, iletişime açık ve sorumluluk alan yaklaşım sergilemeleri gerektiğini anlattı.</p><p> İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslıhan Ardıç Çobaner de idari yöneticilerin, kurumların sürdürülebilir başarısında ve kurumsal kültürün temsilinde kritik rol üstlendiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/mersinde-saglikta-kurumsal-kimlik-ve-liderlik-egitimi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/mersinde-saglikta-kurumsal-kimlik-ve-liderlik-egitimi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="47642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elmalı'da Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/elmalida-aile-sagligi-merkezi-ve-ketem-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/elmalida-aile-sagligi-merkezi-ve-ketem-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'nın Elmalı ilçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü, Elmalı Belediyesi ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğiyle hayata geçirilen Sinan-ı Ümmi Aile Sağlığı Merkezi ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ile ATSO Eğitim ve Sağlık Merkezi törenle hizmete açıldı.</p><p>Valilikten yapılan açıklamaya göre, açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin'in yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Elmalı Kaymakamı Adem Balkanlıoğlu, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve vatandaşlar katıldı.</p><p>Törende konuşan Vali Şahin, Elmalı'ya kazandırılan tesisin vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi açısından önemli bir yatırım olduğunu belirterek, projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p><p>ATSO'nun yalnızca üyelerinin mesleki faaliyetleriyle ilgilenen bir kuruluş olmadığını dile getiren Şahin, odanın Antalya'nın gelişimine katkı sağlayan önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi.</p><p>Şahin, ATSO'nun kent genelinde eğitim, sağlık ve sosyal alanlarda birçok çalışmaya destek verdiğini belirterek, 'İdeal sivil toplum örgütü budur. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası da bunun Türkiye'deki güzel ve öncü örneklerinden bir tanesidir.' dedi.</p><p>ATSO tarafından tamamlanan binanın, İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM olarak vatandaşların hizmetine sunulduğunu aktaran Şahin, tesisin Elmalı için önemli bir sağlık yatırımı olduğunu vurguladı.</p><p>- Kurumlar arası iş birliği vurgusu</p><p>Elmalı Belediyesi tarafından tahsis edilen binanın sağlık hizmetlerine kazandırılmasında kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkati çeken Şahin, Elmalı Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve ATSO başta olmak üzere projeye katkı sunanlara teşekkür etti.</p><p>Antalya'nın sağlık hizmetleri bakımından önemli bir noktada bulunduğunu ve sağlık yatırımlarının sürdüğünü belirten Şahin, 'Antalya sağlık hizmetleri yönünden çok iyi durumdadır, hızla da daha iyiye gidiyor.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- ATSO'dan çevre projelerine destek</p><p>Şahin, ATSO'nun çevre alanındaki çalışmalarına da değinerek, Antalya'dan denize ulaşan akarsular yoluyla taşınan atıkların önlenmesine yönelik çalışma yürütüldüğünü bildirdi.</p><p>Antalya'dan denize dökülen 29 akarsuda atıkların denize ulaşmasını engellemek amacıyla 30'un üzerinde bariyer kurulmasının planlandığını ifade eden Şahin, projenin maliyetinin ATSO tarafından karşılanacağını belirterek oda yönetimine teşekkür etti.</p><p>Kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerin iş birliği içerisinde hareket etmesinin Antalya'nın gelişimi açısından önem taşıdığını vurgulayan Şahin, kurum ve kuruluşları benzer çalışmalara destek vermeye davet etti.</p><p>Konuşmaların ardından Sinan-ı Ümmi Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM ile ATSO Eğitim ve Sağlık Merkezi, Vali Şahin ve protokol üyelerinin kurdele kesmesiyle hizmete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/elmalida-aile-sagligi-merkezi-ve-ketem-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/elmalida-aile-sagligi-merkezi-ve-ketem-hizmete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="17552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk hekimlerden meme kanseri cerrahisinde yeni koruyucu yöntem]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Doğan ve ekibince, meme kanserinin tedavisine yönelik geliştirilen yeni onkoplastik cerrahi yöntem,'Surgical Innovations​​​​​​​' dergisinde yayımlanarak dünya tıbbının kullanımına sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Lütfi Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meme kanseri cerrahisinde hastalığın tedavisinin yanı sıra memenin korunmasının da kadınların vücut imajı, psikolojisi ve sosyal yaşamlarına dönüşleri açısından önem taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Onkoplastik cerrahiyle ameliyat izinin azaltılabildiğini, memede doğal görünüme yakın bir sonuç elde edilebildiğini anlatan Doğan, ameliyat edilmeyen diğer memeyle simetrinin korunmasının da hastanın psikolojisine olumlu yansıdığını söyledi.</p><p>Prof. Dr. Doğan, kliniklerinde 20'ye yakın onkoplastik cerrahi teknik uyguladıklarını, ancak özellikle memenin dekolte bölgesinde, iç tarafta yeterli meme dokusu bulunmaması nedeniyle bu bölgedeki tümörlerde uygulanabilecek cerrahi seçeneklerin sınırlı kaldığını aktardı.</p><p>Bu bölgedeki tümörlerde memenin tamamının alınmasının tercih edilebildiğini dile getiren Doğan, meme koruyucu cerrahinin onkoplastik bir yöntem kullanılmadan uygulanması halinde ise ameliyat sonrası kozmetik sonuçların hasta ve hekim açısından tatmin edici olmayabildiğini kaydetti.</p><p>Doğan, bu alandaki cerrahi seçenekleri artırmak amacıyla uzun süredir yeni bir yöntem üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, 'Yılların deneyimiyle memenin iç kadranında bulunan tümörler için yeni bir teknik geliştirdik ve uyguladık. Uzun bir kesi yapmıyoruz, kısa bir kesi oluyor. Dışarıdan bakıldığında iz çok fazla görünmüyor. Estetik sonuçları da uyguladığımız hastalardan aldığımız geri dönüşler iyi ve tatmin edici. Geliştirdiğimiz teknik uluslararası 'Surgical Innovations' dergisinde yayımlandı. Uyguladığımız tekniği dünya tıbbının kullanımına sunduk.' diye konuştu.</p>'Geliştirdiğimiz teknikle hastamızın memesini koruduk'<p>Geliştirdikleri tekniği, memenin iç kadranında tümörü bulunan 45 yaşındaki Elif Yılmaz'ın tedavisinde de uyguladıklarını dile getiren Doğan, hastanın memesinde tümör ve koltuk altı lenf bezlerinde hastalık bulgularıyla kendilerine başvurduğunu anlattı.</p><p>Hastalığın bu aşamasında memenin ve koltuk altı lenf bezlerinin korunmasının mümkün görünmediğini aktaran Doğan, ameliyat öncesinde uygulanan kemoterapiye iyi yanıt alınmasının ardından hastayı meme koruyucu cerrahi açısından yeniden değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>Başhekim Prof. Dr. Doğan, şunları kaydetti:</p><p>'Normal şartlarda hastamızın memesini korumak çok mümkün değildi. Memesinin tamamının ve koltuk altı lenf bezlerinin alınması gerekiyordu. Hastamızın tümörü iç kadranda dekolte bölgesi dediğimiz göğüs duvarına yakın alandaydı. Tümörü iç kadranda olduğu için geliştirdiğimiz tekniği uyguladık. Bu tekniği uygulamasaydık iç taraf tümörü olduğu için kozmetiğin iyi olmayacağı düşünülerek memenin alınması gerekebilirdi. Bu durumda dümdüz kalırdı göğüs duvarı, silikon veya kendi öz dokusunu koruyarak yeni bir meme yapılması gerekirdi. Onkoplastik bir teknik kullanılmazdı ama o zaman da kozmetik sonuçlar bu kadar iyi olmazdı. Geliştirdiğimiz teknikle hastamızın memesini koruduk ve kozmetik olarak kendisinin de tatmin olduğu bir sonuç ortaya çıktı. Hasta bir gün içerisinde taburcu oldu ve kısa sürede günlük hayatına dönme imkanı buldu.'</p>'Göğsümü kaybedeceğimi düşünerek karamsarlığa kapılmıştım'<p>'Doğan Tekniği'nin uygulandığı Yılmaz da ocak ayında kendi kendine muayene sırasında sol memesinde kitle fark etmesi üzerine Etlik Şehir Hastanesine başvurduğunu, yapılan tetkik ve biyopsinin ardından meme kanseri tanısı aldığını anlattı.</p><p>Tanının ardından hem hastalık hem de memesini kaybetme düşüncesinin kendisinde büyük endişe yarattığını dile getiren Yılmaz, 'İlk tanıyı aldığım zaman çok korktum, çok endişelendim. Öncelikle hayatımı kaybetmekten endişelendim. Daha sonra göğsümü kaybedeceğimi düşünerek çok büyük karamsarlığa kapılmıştım ama buraya geldiğim süreçte doktorların yardımıyla bu süreci daha kolay atlattım.' dedi.</p><p>Tedavinin ardından memesinin korunmasının kendisi için önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, 'Bu tedavi sürecinden çok memnunum çünkü göğsüm alınmadı, göğsümde herhangi bir değişiklik olmadı. Ölçüleri eşit, herhangi bir küçülme olmadı. O yüzden de çok rahatım. Korkularım geride kaldı, kanseri yendim, şu anda iyiyim, sağlıklıyım.' diye konuştu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Dilhan Türker Yıldız</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem.jpg" type="image/jpeg" length="87415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eşinden nakledilen karaciğer dokusuyla 10 ayda adeta yeniden doğdu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/esinden-nakledilen-karaciger-dokusuyla-10-ayda-adeta-yeniden-dogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/esinden-nakledilen-karaciger-dokusuyla-10-ayda-adeta-yeniden-dogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya'da ileri derecede karaciğer yetmezliği nedeniyle 37 kiloya kadar düşen ve yürümekte güçlük çeken 42 yaşındaki Yaşar Aksoy, eşinden alınan karaciğer dokusuyla gerçekleştirilen naklin ardından sağlığına kavuştu - Yaşar Aksoy: - 'Nakilden önce hastaneye bir elimde baston, diğer elimden eşim tutarak çok zor gelmiştim. Yürüyemez, yemek yiyemezdim. Artık yürüyorum, istediğimi yapıyorum. 10 ayda bambaşka bir ben oldum']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Antalya'da ileri derecede karaciğer yetmezliği nedeniyle 37 kiloya kadar düşen, karnında biriken sıvı nedeniyle sık sık hastanede tedavi gören ve yürümekte güçlük çeken 42 yaşındaki Yaşar Aksoy, eşinden alınan karaciğer dokusuyla gerçekleştirilen nakille yeniden sağlığına kavuştu.<br></p><p>Konya'da yaşayan 5 çocuk babası Aksoy'a yaklaşık 7 yıl önce karaciğer yetmezliği teşhisi konuldu. Hastalığının ilerlemesiyle karnında yoğun sıvı birikmeye başlayan Aksoy, aynı zamanda ciddi kas kaybı yaşadı.</p><p>Bir süre sonra yürümekte dahi güçlük çeken Aksoy, başvurduğu sağlık merkezlerinde ameliyat için riskli bulununca Antalya'daki Yaşam Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu.</p><p>Burada yapılan tetkiklerde eşi Selma Aksoy'un karaciğer dokusunun uyumlu olduğu belirlendi. Bunun üzerine Aksoy'a eşinden karaciğer dokusu nakli yapıldı.</p><p>Yaklaşık 2,5 ay hastanede tedavi gören Aksoy, nakilden sonraki 10 aylık süreçte hızla toparlandı. 37 kiloya kadar düşen hasta, 71 kiloya ulaşarak yeniden yürümeye ve günlük işlerini kendi başına yapmaya başladı.</p><p>Aksoy, kendisini yeniden hayata bağlayan doktorlarını ve sağlık çalışanlarını ziyaret ederek teşekkür etti.</p><p>- 'Ölümü bekliyordum'</p><p>Yaşadığı zorlu süreci AA muhabirine anlatan Yaşar Aksoy, hastalığının son döneminde yürüyemez hale geldiğini, karnında biriken yaklaşık 10 kilogram sıvının belirli aralıklarla alındığını söyledi.</p><p>Hastalığının son aşamasında yaşamından umudunu kestiğini belirten Aksoy, 'Açıkçası ben ölümü bekliyordum. 'Ya bugün ya yarın öleceğim' diyordum. Allah razı olsun hocalarımdan, müdahale ettiler, beni iyileştirdiler.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eşinin karaciğerinden parça vererek kendisine hayat verdiğini ifade eden Aksoy, nakilden sonra yaşamının tamamen değiştiğini dile getirdi.</p><p>Aksoy, şunları kaydetti:</p><p>'Eşim karaciğerini verdi. Elhamdülillah iyileştim. Nakilden sonra 2,5 ay burada bize emek verdiler. Allah razı olsun kendilerinden. Şu an çok rahatım. Ne uyumada ne yürümede hiçbir sıkıntım kalmadı. 10 ayda bambaşka bir ben oldum. Nakilden önce buraya bir elimde baston, diğer elimden eşim tutarak çok zor gelmiştim. Yürüyemez, yemek yiyemezdim. Artık yürüyorum, istediğimi yapıyorum.'</p><p>- 'İyi ki karaciğerimi vermişim'</p><p>Aksoy'un karaciğerinden bir parça vererek eşinin yeniden sağlığına kavuşmasını sağlayan Selma Aksoy da naklin ardından ailece büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi.</p><p>Organ bağışı çağrısı yapan Aksoy, 'Herkesin sevdiğine, yakınına organ bağışında bulunmasını isterim. Organ bağışı gerçekten çok önemli. Biz bizzat yaşadık, şahit olduk. İyi ki karaciğerimi vermişim, şimdi çok daha mutluyuz.' diye konuştu.</p><p>Eşinin hastalık sürecinde gözlerinin önünde eridiğini anlatan Aksoy, ameliyatla birlikte hayatlarının yeniden değiştiğini dile getirdi.</p><p>- Karaciğer çalışmaya başladığında diğer organlar da toparlanıyor</p><p>Operasyonu gerçekleştiren Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı da Aksoy'un merkeze başvurduğunda karnından yaklaşık 10 kilogram sıvı aldıklarını söyledi.</p><p>Hastanın nakilden sonraki 10 aylık süreçte yaşamının tamamen değiştiğini belirten Aydınlı, Aksoy'un 71 kiloya ulaştığını ve kas kaybının büyük ölçüde telafi edildiğini ifade etti.</p><p>Aydınlı, karaciğerin vücudun işleyişindeki önemine dikkati çekerek, 'Aslında karaciğerin nasıl bir organ olduğunun en güzel örneği. Karaciğer çalışmaya başladığında böbrekler çalışıyor, kalp ona göre çalışıyor, beyin fonksiyonları ona göre oluyor. Çünkü birçok şeyin üretimini karaciğer yapıyor.' dedi.</p><p>Aksoy'un nakil öncesinde ciddi kas kaybı yaşadığını aktaran Aydınlı, 'Nakilden sonra kasları geri gelmeye başladı. Buraya geldiğinde elinde baston, ölmek üzere olan bir hastaydı.' ifadelerini kullandı.</p><p>Hastanın bekleyecek zamanının bulunmadığını ve naklin risk alınarak gerçekleştirildiğini belirten Aydınlı, organ naklinin yalnızca hastaya değil, ailesine de yeni bir hayat sunduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/esinden-nakledilen-karaciger-dokusuyla-10-ayda-adeta-yeniden-dogdu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/esinden-nakledilen-karaciger-dokusuyla-10-ayda-adeta-yeniden-dogdu.jpg" type="image/jpeg" length="49478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ailesini kaybettiği depremden sonra protezle ayağa kalkan Taha'nın hayali eczacı olmak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ailesini-kaybettigi-depremden-sonra-protezle-ayaga-kalkan-tahanin-hayali-eczaci-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ailesini-kaybettigi-depremden-sonra-protezle-ayaga-kalkan-tahanin-hayali-eczaci-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Adıyaman'da depremde babası, annesi ve ağabeyini kaybettiği binanın enkazından 56 saat sonra yaralı kurtarılan 16 yaşındaki Taha Karar, bacaklarına ve sol koluna protez takılan Adana'daki Çocuk İyilik Merkezi'nde fizik tedavi görüyor - Karar: - 'Depremden sonra hiç yürüyemeyeceğimi zannediyordum. Protezlerim oldu, şu anda iyiyim']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - YAKUP SAĞLAM - Adıyaman'da 56 saat enkaz altında kaldığı depremde ailesini, bacaklarını ve sol kolunu kaybeden 16 yaşındaki Taha Karar, Adana'daki Çocuk İyilik Merkezi'nce takılan protezler sayesinde hayata tutunup eczacılık hedefine yoğunlaştı.</p><p>Karar ailesi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depreme Adıyaman'ın Alitaşı Mahallesi'ndeki apartman dairesinde yakalandı.</p><p>Binanın yıkılması nedeniyle baba Metin, anne Nazan ile çocukları 17 yaşındaki Fatih ve o dönem 13 yaşında olan Taha Karar, enkaz altında kaldı.</p><p>Taha Karar, afetten 56 saat sonra Türkiye Taşkömürü Kurumu ekiplerinin desteğiyle enkazdan yaralı kurtarıldı, babası, annesi ve ağabeyinin ise cansız bedenlerine ulaşıldı.</p><p>Adıyaman Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan Karar'ın bacakları ve sol kolu ampute edildi.</p><p>- Taha'nın yürüyebilmesi için Çocuk İyilik Merkezi devreye girdi</p><p>Depremlerin ardından Adana Çukurova Üniversitesi bünyesinde kurulan Çocuk İyilik Merkezi, tekerlekli sandalye kullanan Karar'ın yeniden yürüyebilmesi için devreye girdi.</p><p>Merkezde ağırlanan gencin bacaklarına ve koluna protez takıldı. Operasyonun ardından yeniden ayağa kalkan Taha, vücudunu güçlendirmek için fizik tedavi görüyor.</p><p>- 'Depremden sonra hiç yürüyemeyeceğimi zannediyordum'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Lise öğrencisi Taha Karar, AA muhabirine, deprem nedeniyle zor günler geçirdiğini söyledi.</p><p>Yeni bir hayata başladığını dile getiren Karar, 'Annemi, babamı ve ağabeyimi kaybettim, tek ben kaldım. Depremden sonra hiç yürüyemeyeceğimi zannediyordum. Protezlerim oldu, şu anda iyiyim. Hem kendime geldim hem de ayaklandım.' dedi.</p><p>Karar, Çocuk İyilik Merkezi sayesinde tekerlekli sandalyeden kurtulduğunu belirterek, merkezin görevlilerine teşekkür etti.</p><p>Eğitimini Adıyaman'da sürdüreceğini anlatan Karar, 'Derslerime çalışıyorum. Üniversite hayatımda eczacılık bölümünde okumak istiyorum. Hem insanlara faydalı olmak hem de beni zorlamayacak bir işte çalışmak istiyorum.' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ailesini-kaybettigi-depremden-sonra-protezle-ayaga-kalkan-tahanin-hayali-eczaci-olmak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/ailesini-kaybettigi-depremden-sonra-protezle-ayaga-kalkan-tahanin-hayali-eczaci-olmak.jpg" type="image/jpeg" length="43874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda konuşma gecikmesinin çok yönlü değerlendirilmesi gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cocuklarda-konusma-gecikmesinin-cok-yonlu-degerlendirilmesi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cocuklarda-konusma-gecikmesinin-cok-yonlu-degerlendirilmesi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu: - 'Her çocuğun gelişim hızı farklı olabilir. Geç konuşmak her zaman ciddi bir problemin varlığını göstermiyor, ancak erken tanı, tedavinin başarısını artırıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, çocuklarda konuşma ve dil gelişiminin tek başına kelime sayısıyla değerlendirilmemesi, iletişim ve sosyal gelişimin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.<br></p><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, çocuklarda dil ve konuşma gelişimi farklı hızda ilerleyebilen bir süreç olmasına rağmen yaşanan gecikmeler, bazen masum bir tablodan daha fazlasına işaret edebiliyor. Konuşmanın yanı sıra göz teması kurmama, seslere tepki vermeme, isteklerini yalnızca işaretlerle anlatma veya iletişim kurma isteğinin zayıf olması, daha yakından değerlendirilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İçağasıoğlu, konuşmanın yalnızca kelime söylemekten ibaret olmadığını ve çocuğu kelime sayısına göre değerlendirmenin her zaman doğru olmayacağını ifade etti.<br></p><p>Çocuğun iletişim kurma ve sosyalleşme isteği, jestleri, mimikleri, oturması, yürümesi, istediği şeyi yalnızca işaret ederek anlatması veya bir yetişkinin elinden tutarak istediği yere götürmesi gibi durumların birlikte değerlendirmesi gerektiğine değinen İçağasıoğlu, çocuklarda göz teması kurmama ve seslere tepki vermeme gibi belirtilerin görülmesi halinde ailelerin gecikmeden çocuk nörolojisi uzmanından destek alması gerektiğini aktardı.</p><p>İçağasıoğlu, dil gelişiminin yalnızca kelimeleri öğrenerek gerçekleşmediğini belirterek, 'Çocuklar, konuşma ve dil gelişimini sadece kelimeleri ezberleyerek sağlamaz. Oyun oynayarak, iletişim kurarak ve akranlarıyla bir arada olarak sağlarlar. Ailelerin çocuklarına kitap okuması, oyun oynaması ve birlikte kaliteli zaman geçirmesi, dil gelişimini destekliyor. Ayrıca ekran maruziyetinin de sınırlandırılması gerekiyor.' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Çocuklarda konuşma ve dil gelişiminin ilk aylardan itibaren takip edilebildiğine değinen İçağasıoğlu, ilk aylarda göz teması ve anlamlı gülümseme gibi iletişim becerilerinin, ilerleyen aylarda ise heceleme ve anlamlı kelimelerin ortaya çıkmasının beklendiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İçağasıoğlu, çocuklar 1 yaş civarındayken anlamlı 1-2 kelime söylemesinin, 2 yaş civarında ise kelime sayısının artması ve iki kelimelik cümleler kurmasının beklendiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Her çocuğun gelişim hızı farklı olabilir. Geç konuşmak her zaman ciddi bir problemin varlığını göstermiyor, ancak erken tanı, tedavinin başarısını artırıyor. Bu nedenle ailelerin endişelerini göz ardı etmeden çocuğun gelişimindeki farklılıkları zamanında değerlendirmesi, önem taşıyor.'</p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cocuklarda-konusma-gecikmesinin-cok-yonlu-degerlendirilmesi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/cocuklarda-konusma-gecikmesinin-cok-yonlu-degerlendirilmesi-gerekiyor.jpg" type="image/jpeg" length="43736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay Şehir Hastanesi İhalesinde Kazanan Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatay-sehir-hastanesi-ihalesinde-kazanan-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatay-sehir-hastanesi-ihalesinde-kazanan-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın sağlık altyapısını güçlendirecek 1000 yataklı Hatay Şehir Hastanesi projesinde ihale kararı kesinleşti. Yaklaşık 14,9 milyar TL maliyet öngörülen projede en uygun teklif 10 milyar 934 milyon TL oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “1000 Yataklı Hatay Şehir Hastanesi Yapımı” ihalesinde değerlendirme süreci tamamlandı.</p>

<p>Kamu İhale Kurumu kayıtlarında <strong>2026/770483</strong> numarasıyla yer alan ihale için teklifler 5 Haziran 2026 tarihinde toplandı. Yaklaşık maliyeti <strong>14 milyar 910 milyon 112 bin 985 TL</strong> olarak hesaplanan ihaleye 17 istekli katıldı.</p>

<h2>İhaleyi AHES İnşaat Kazandı</h2>

<p>İhale sonucuna ilişkin yayımlanan bilgilere göre, <strong>10 milyar 934 milyon 53 bin 46 TL</strong> tutarındaki teklifiyle AHES İnşaat ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesinleşen ihale kararının 17 Ağustos 2026 tarihinde ihaleye katılan firmalara gönderildiği bildirildi. Şirketin teklifi, idarenin açıkladığı yaklaşık maliyetin yaklaşık <strong>3 milyar 976 milyon TL altında</strong> kaldı.</p>

<h2>Sözleşme Süreci Bekleniyor</h2>

<p>Kesinleşen ihale kararının açıklanması, hastanenin inşaatına hemen başlanacağı anlamına gelmiyor. İhale mevzuatındaki yasal sürecin tamamlanmasının ardından yüklenici firmaya sözleşme daveti yapılması bekleniyor. Sözleşmenin imzalanması ve yer tesliminin ardından yapım süreci başlayabilecek.</p>

<p>Bu nedenle mevcut aşamayı, <strong>“ihale kararı kesinleşti ve kazanan firma belirlendi”</strong> şeklinde ifade etmek daha doğru olacak.</p>

<h2>Hatay Şehir Hastanesi 1000 Yataklı Olacak</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı, 6 Şubat depremlerinin ardından Antakya’nın Gülderen bölgesinde 1000 yatak kapasiteli yeni bir şehir hastanesi yapılacağını açıklamıştı. Projenin tamamlanmasıyla Hatay’ın sağlık hizmeti kapasitesinin artırılması ve kentin bölgesel bir sağlık merkezi haline getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Hastanenin yapım süresi, teknik birimleri ve hizmete açılacağı tarihe ilişkin ayrıntıların sözleşme sürecinin ardından netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>İhale ilanının 6 Mayıs 2026 tarihli Kamu İhale Kurumu Bülteni’nde yayımlandığı, tekliflerin 5 Haziran’da toplandığı ve ihaleye 17 isteklinin katıldığı bilgileri ihale yayınlarıyla doğrulanıyor. Sağlık Bakanlığının önceki açıklamalarında da hastanenin <strong>Antakya Gülderen’de ve 1000 yatak kapasiteli</strong> planlandığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatay-sehir-hastanesi-ihalesinde-kazanan-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/sehir-hastanesi-1.png" type="image/jpeg" length="80666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulak memesindeki çizgi tek başına kalp krizi habercisi değil]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen 'Frank işareti'nin koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ancak tek başına kalp hastalığı anlamına gelmediğini ve kalp krizi belirteci olarak değerlendirilemeyeceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Komedyen Cem Yılmaz'ın geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından gündeme gelen Frank işaretine ilişkin, Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Prof. Dr. Tanalp, kulak memesindeki çapraz çizgi olarak bilinen 'Frank işareti'nin koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ancak tek başına kalp hastalığı veya kalp krizi tanısı anlamına gelmediğini belirtti.</p><p>Kulak memesindeki çapraz kıvrımın uzun yıllardır koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Tanalp, ancak bu bulgunun toplumda gereksiz endişeye yol açacak şekilde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Frank çizgisinin özellikle yaşla birlikte ortaya çıkabildiğine dikkati çeken Tanalp, bağ dokusundaki yaşlanmanın hem kulak memesinde hem de damar duvarlarında görülebileceğini anlattı.</p><p>Prof. Dr. Tanalp, 'Kulak memesinde nasıl bu çizgileri ortaya çıkaran bir bağ dokusu yaşlanması varsa, aynı durum kalp damarlarımızda da eş zamanlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu ikisi arasında bir bağlantı kurmak mümkün. Kulak memesindeki çizginin tek başına kalp hastalığı anlamına geldiğini söyleyemeyiz.' dedi.</p>'Kulağında çizgi gören herkes endişelenmemeli'<p>Yaşlanan pek çok kişide Frank işareti görülebileceğini ancak bu kişilerin önemli bölümünde kalp hastalığının ortaya çıkmayabileceğini belirten Tanalp, hekimlerin kalp-damar hastalıkları açısından değerlendirme yaparken çok daha güçlü risk faktörlerine odaklandığını söyledi.</p><p>Tanalp, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliği gibi risk faktörlerinin koroner arter hastalığı açısından çok daha önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:</p><p>'Kulak memesine bakıp 'Gel seni koroner arter hastalığı açısından araştıralım' diye kimseyi biz töhmet altında bırakmıyoruz. Biz daha çok hastanın kuvvetli risk faktörlerine odaklanıyoruz. Kolesterol seviyeleri, sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon kronik böbrek yetmezliği gibi risk faktörleri bunların varlığı olan durumlarda asıl hastayı biz koroner hastalığı açısından araştırmamız lazım.'</p><p>Prof. Dr. Tanalp, kulak memesindeki her kıvrımın Frank işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, 'Kulak memesindeki kıvrımın iki taraflı derin olması, 45 derece eğimle gitmesi gerekiyor. Her kulak memesinde kıvrım gören bir hastanın endişelenmemesi lazım.' ifadelerini kullandı.</p>'Frank işareti kalp krizi belirteci değil'<p>Frank işareti ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişkinin bazı araştırmalarda gözlemsel olarak ortaya konulduğunu anlatan Tanalp, bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp, kulak memesinde Frank işareti bulunan hastalarda koroner arter hastalığının daha fazla görüldüğünü ortaya koyan bazı araştırmalar olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>'Ancak bu, sebep-sonuç ilişkisi şeklinde değil. Gözlemsel olarak Frank çizgisi olan hastalarda tıkayıcı koroner arter hastalığı bulunma ihtimali daha fazla diyebiliyoruz. Koroner arter hastalığı demek ayrı bir şey, kalp krizi demek ayrı şey. Bu ikisi aynı şey değil. Pek çok insanın koroner damarlarında darlıklar vardır. Göğüs ağrısı olur biz anjiyo yaparız müdahale ederiz. Bunların hepsi kalp krizi geçirmiyor. Kalp krizi belirtecidir gibi kullanmıyoruz.'</p><p>Toplum sağlığının korunmasında Frank işaretinden ziyade kalp-damar hastalığı risk faktörlerine odaklanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tanalp, kişilerin sigara kullanımı, diyabet, tansiyon ve kolesterol düzeylerinin kontrol altında tutulmasının önem taşıdığını söyledi.</p>'Çizginin derinliği veya iki taraflı olması bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarının bir parçası değildir'<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik ise tıbbi adı 'diagonal earlobe crease' olan Frank çizgisinin ilk kez 1973 yılında Dr. Sanders T. Frank tarafından koroner arter hastalığıyla olası ilişkisi nedeniyle tanımlandığının bilgisini verdi.</p><p>Yaşlanmaya bağlı ince kırışıklıklar, uyku pozisyonuna bağlı katlantılar, küpe kullanımına bağlı değişiklikler veya kulak memesinin doğal anatomik yapısının Frank çizgisiyle karıştırılabileceğine işaret eden Prof. Dr. Çelik, şöyle devam etti:</p><p>'Frank çizgisiyle özellikle koroner arter hastalığı ve genel olarak ateroskleroz arasında çok sayıda gözlemsel çalışmada ilişki gösterilmiştir. Bazı meta-analizlerde Frank çizgisi bulunan kişilerde koroner arter hastalığı görülme olasılığının birkaç kat daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Örneğin bir sistematik derleme ve meta-analizde Frank çizgisi bulunanlarda koroner arter hastalığı olasılığı yaklaşık dört kat daha yüksek bulunmuştur. Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekir. İlişki bulunması, Frank çizgisinin kalp krizini öngören güvenilir bir bulgu olduğu anlamına gelmez. Frank çizgisi tek başına koroner arter hastalığını teşhis etmek veya dışlamak için yeterli olmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla 'Frank çizgisi kalp krizinin habercisidir' demek fazla iddialıdır. Daha doğru ifade, bazı kişilerde artmış aterosklerotik riskle ilişkili olabilecek yardımcı bir fizik muayene bulgusudur şeklindedir.'</p><p>Prof. Dr. Çelik, kulak memesinin çok küçük damarlarla beslenen bir bölge olduğunu ve kan dolaşımını destekleyecek alternatif damar yollarının sınırlı olduğunu, bu nedenle küçük damarlarda oluşabilecek yaşlanma ve dolaşım bozukluklarının kulak memesindeki dokularda daha belirgin iz bırakabileceğinin düşünüldüğünü söyledi.</p><p>Frank çizgisi bulunan kişilerin kulak memesinden alınan doku örneklerinde, küçük damarlarda ve çevre dokularda yaşlanma ve yıpranmayı düşündüren değişikliklerin görüldüğünü aktaran Çelik, 'Ancak bu değişikliklerin kalp damarlarındaki aterosklerozla doğrudan bağlantılı olduğu henüz kesin olarak gösterilememiştir. Bir başka görüşe göre ise Frank çizgisi ve damar sertliği, aynı yaşlanma ve damar yıpranması sürecinin farklı bölgelerde ortaya çıkan iki ayrı belirtisi olabilir. Yani kulaktaki çizgi damar hastalığına yol açmaz, ikisi de ortak bir sürecin sonucu olabilir.' dedi.</p><p>Çelik, bazı çalışmaların Frank çizgisinin iki kulakta birden bulunmasının, daha derin ve belirgin olmasının kalp-damar hastalığıyla daha güçlü bir ilişki gösterebileceğini düşündürdüğüne dikkati çekerek, 'Tek kulakta bulunan çizgiye göre iki kulakta birden görülmesi bazı araştırmalarda daha yüksek kalp-damar riskiyle ilişkilendirilmiş. Ancak bu bulgular tek başına tanı koydurmaz. Çizginin derinliği veya iki taraflı olması bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarının bir parçası değildir. Bu nedenle 'çizgi iki kulakta ve derinse damar hastalığı kesin vardır' demek doğru değildir.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarında Frank çizgisi yer almamaktadır'<p>Yaşın önemli bir faktör olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çelik, hem damar sertliğinin hem de kulak memesindeki kırışıklıkların yaş ilerledikçe daha sık görüldüğünün altını çizdi.</p><p>Çelik, genç yaşta, özellikle iki kulakta birden bulunan, derin ve belirgin bir Frank çizgisinin daha fazla dikkat çekebileceğini ancak genç bir kişide bile yalnızca kulaktaki bu çizgiye bakarak kalp-damar hastalığı olduğu söylenemeceğini, mutlaka diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>'Bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarında Frank çizgisi yer almamaktadır. Yani bu çizgi tek başına bir tarama ya da tanı ölçütü değildir.' bilgisini veren Çelik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, fazla kilo ve ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunmasının kalp-damar hastalıkları açısından çok daha güçlü ve kanıtlanmış risk faktörleri olduğunu belirtti.</p><p>Çelik, Frank çizgisinin bunlardan biri veya birkaçıyla birlikte bulunması halinde kişinin kalp-damar riskinin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Kulakta Frank çizgisinin görülmesinin tek başına acil bir durum ya da 'kalp damarlarım tıkalı' anlamına gelmediğini vurgulayan Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Kişinin asıl dikkat etmesi gereken şey, kalp-damar risk faktörleridir. Tansiyonunu, kolesterolünü ve kan şekerini bilmek, sigara kullanmamak, sağlıklı kiloyu korumak, düzenli hareket etmek ve ailede erken yaşta kalp hastalığı olup olmadığını bilmek çok daha önemlidir. Özellikle eforla ortaya çıkan göğüste baskı veya sıkışma, nefes darlığı, kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı ve daha önce rahat yapılan işleri yaparken çabuk yorulma gibi şikayetler varsa bunlar kulaktaki çizgiden çok daha önemli uyarı işaretleridir ve tıbbi değerlendirme gerekir. Sadece kulaktaki bir çizgiye bakarak kişinin kalp krizi geçirip geçirmeyeceğini söylemek mümkün değildir. Frank çizgisi bazı çalışmalarda kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili bulunmuş bir fizik muayene bulgusudur, ancak tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan kişinin yaşı, şikayetleri, tansiyonu, kolesterolü, kan şekeri, sigara kullanımı, kilosu ve ailede kalp hastalığı öyküsü gibi bilinen risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesidir. Kulaktaki çizgiye bakıp kalp krizi tahmini yapmak mümkün değildir.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Duygu Yener, Dilhan Türker Yıldız</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/kulak-memesindeki-cizgi-tek-basina-kalp-krizi-habercisi-degil.jpg" type="image/jpeg" length="35194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Roche Diagnostik Türkiye'den 'Arkadaşım Diyabet Aile Kampı'na destek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/roche-diagnostik-turkiyeden-arkadasim-diyabet-aile-kampina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/roche-diagnostik-turkiyeden-arkadasim-diyabet-aile-kampina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Roche Diagnostik Türkiye, Tip 1 diyabetli çocukların ve ailelerinin diyabetle yaşam konusunda bilgi ve deneyimlerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen 'Arkadaşım Diyabet Aile Kampı'na destek verdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Diyabetli Çocuklar Vakfı ve Geleceğin Yıldızları işbirliğiyle bu yıl Bursa'da bir otelde gerçekleştirilen kamp, Türkiye'nin farklı şehirlerinden yüzlerce katılımcıyı ağırladı.</p><p>Tip 1 diyabetli çocukların ve ailelerinin diyabetle yaşam konusunda bilgi ve deneyimlerini artırmak, dayanışmayı güçlendirmek ve çocukların günlük yaşamlarını güvenle sürdürebilmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen kamp, 5-18 yaş arasındaki Tip 1 diyabetli çocukların yanı sıra anne, baba ve kardeşlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Çocuklara yönelik diyabet kampları deneyimini aileleri de kapsayacak şekilde genişleten organizasyon, 2018'den bu yana düzenleniyor.</p><p>İki dönem halinde gerçekleştirilen 2026 kampına, Türkiye'nin farklı şehirlerinden 151 Tip 1 diyabetli çocuk ve aileleri dahil toplam 459 kişi katıldı. Roche Diagnostik Türkiye'nin de aralarında yer aldığı farklı kurum ve paydaşların katkılarıyla 30 ailenin kampa ücretsiz katılımı sağlandı.</p><p>Kamp boyunca çocukların ve ailelerin Tip 1 diyabetle yaşam konusunda bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimlerin yanı sıra deneyim paylaşımını destekleyen çalışmalar gerçekleştirildi. Diyabet teknolojileri, güncel takip ve tedavi yöntemlerini yakından tanıma ile diyabet yönetimine ilişkin günlük yaşam deneyimlerini paylaşma fırsatı bulan aileler, benzer süreçlerden geçen kişilerle bir araya geldi.</p><p>Çocuklar için gerçekleştirilen etkinliklerde, diyabetle yaşamın günlük hayatın doğal bir parçası olarak ele alınması, çocukların akranlarıyla bir araya gelmesi ve sosyal bağlarının güçlendirilmesi hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İnsanların yaşamlarını iyileştirmek ve hasta yolculuğunun her aşamasında bireylere destek olmak amacıyla faaliyetlerine devam eden Roche Diagnostik Türkiye, diyabet alanında sunduğu güvenilir ve yenilikçi çözümlerin yanı sıra doğru bilgiye erişimi, farkındalığı ve diyabetle yaşayan bireylerin kendi sağlık süreçlerinde aktif rol almasını sağlayan çalışmaları destekliyor. Söz konusu yaklaşımla şirket, diyabetli bireylerin ve ailelerinin bilgi ve farkındalıklarını güçlendiren çalışmalara katkı sunmayı sürdürüyor.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/roche-diagnostik-turkiyeden-arkadasim-diyabet-aile-kampina-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/roche-diagnostik-turkiyeden-arkadasim-diyabet-aile-kampina-destek.jpg" type="image/jpeg" length="74158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kök hücre bağışındaki yanlış bilgilere karşı uyarı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-kok-hucre-bagisindaki-yanlis-bilgilere-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-kok-hucre-bagisindaki-yanlis-bilgilere-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lösemi hastalığının tedavisinde en etkili yöntemlerin başında gelen kök hücre naklinin​​​​​​​ ameliyat gerektiren, ağrılı ve riskler taşıyan bir işlem olduğuna ilişkin yanlış bilgilerin bağışçı adaylarının kararını olumsuz etkileyebildiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği'nden (BİNSENDER) yapılan yazılı açıklamaya göre, kök hücre bağışında yanlış bilgi gönüllülüğün önüne geçiyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Hematolog Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, kök hücre bağışının ağır ve korkutucu olmadığını vurgulayarak, 'Kök hücre bağışının ameliyat gerektiren, çok ağrılı ve acılı bir süreç olduğu düşüncesi yanlıştır. Kök hücre bağışında verilen küçük bir karar, başka bir insan için yaşamla ölüm arasındaki farkı belirleyebilir.' ifadesini kullandı.</p><p>Prof. Dr. Tekgündüz, kök hücre bağışının ağır ve korkutucu bir işlem olarak düşünülmesinin önemli bir sorun olduğunu belirterek, 'Hala kök hücre bağışının mutlaka omurilikten, çok ağrılı veya ciddi riskler taşıyan bir işlemle yapıldığına dair yanlış bir algı var. Bazı durumlarda kemik iliğinden toplama yöntemi tercih edilebilir ancak hangi yöntemin kullanılacağı tıbbi gerekliliğe göre belirleniyor. Bu yöntemlerde bağışçının güvenliği ön planda tutuluyor.' diye konuştu.</p>'Başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz'<p>Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı da löseminin yalnızca çocuklarda görülen bir hastalık olduğu düşüncesinin de doğru olmadığını ifade etti.</p><p>Löseminin erişkinlerde, hatta ileri yaşlarda da görülebildiğini belirten Prof. Dr. Sarı, hastalığın mutlaka umutsuz bir tablo anlamına geldiği yönündeki algının değişmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Sarı, 'Son yıllarda hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, hücresel tedaviler ve kök hücre nakli alanındaki gelişmeler sayesinde, geçmişte tedavisi oldukça güç olan bazı lösemi türlerinde dahi çok başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz.' diye konuştu.</p><p>BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu da bilgisizliğin korkuyu, korkunun ise çekimserliği büyüttüğüne dikkati çekerek, 18-35 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya davet etti.</p><p>Kuzucu, lösemi ve kök hücre bağışı konusunda toplumda yerleşen yanlış bilgiler, korkular ve ön yargılara dikkati çekmek amacıyla 'Bir Silgi Bir Umut' projesi hazırladıklarını ve bunu yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti.</p><p>Projenin sahada karşılaştıkları ihtiyaçtan doğduğunu anlatan Kuzucu, 'Lösemi ve kök hücre bağışı konusunda toplumda hala yanlış bilgiler, korkular ve ön yargılar var. Bir Silgi Bir Umut projesiyle lösemiye ve hematolojik hastalıklara ilişkin doğru bilgiyi yaygınlaştırmak, yetişkin hastaları daha görünür kılmak ve kök hücre bağışçılığında bilinçli gönüllülük anlayışını güçlendirmek istiyoruz. Bizim için bu silgi, yanlış bilgiyi silip yerine doğru bilgiyi, korkunun yerine cesareti, kayıtsızlığın yerine dayanışmayı yazmanın sembolü.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'TÜRKÖK'te aktif bağışçı sayısı 1 milyon 200 bini aştı'<p>Çiğdem Kuzucu, kök hücre bağışçısı adayı olmanın çok değerli bir gönüllülük olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bugün sisteme kaydolan bir kişi, belki aylar, belki yıllar sonra hiç tanımadığı bir hastayla doku uyumu sağlandığında aranabilir. O noktada süreç yeniden doğrulama testleri ve sağlık kontrolleriyle ilerliyor. Bir bağışçı adayının bilmesi gereken en önemli konu da burada başlıyor. Eğer bir hasta için uygun verici olarak belirlendikten ve hasta nakil hazırlığına başladıktan sonra süreçten vazgeçilirse, bu karar hasta açısından hayati sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle gönüllülüğün başında doğru bilgiyle ve bu sorumluluğun farkında olarak karar verilmesini çok önemsiyoruz.'</p><p>Bağışçı havuzuna ilişkin rakamları paylaşan Kuzucu, 'Rakamlar da bu gönüllülüğün ne kadar büyük bir sistemin parçası olduğunu gösteriyor. TÜRKÖK'te 2024'te 107 bin 214 yeni kök hücre bağışçı adayı sayısı, Haziran 2026 itibarıyla 1 milyon 231 bini aştı. Bugüne kadar 36 bin 905 hasta-bağışçı eşleşmesi gerçekleşti ve 8 bin 500 kişiden kök hücre toplandı.' bilgisini verdi.</p><p>Kuzucu, kök hücre bağışı konusunda en sık karşılaştıkları duygunun korku olduğunu, bu korkunun arkasında ise çoğu zaman yanlış veya eksik bilginin bulunduğunu vurgulayarak, 'Bilgisizlik korkuyu, korku ise çekimserliği büyütüyor. İnsan neyle karşılaşacağını doğru bildiğinde, kararını da çok daha bilinçli verebiliyor.' ifadesini kullandı.</p><p> </p><p> </p><p> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Dilhan Türker Yıldız</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-kok-hucre-bagisindaki-yanlis-bilgilere-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/uzmanlardan-kok-hucre-bagisindaki-yanlis-bilgilere-karsi-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="23868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşitme engelli Alparslan biyonik kulak sayesinde daha rahat duymaya başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/isitme-engelli-alparslan-biyonik-kulak-sayesinde-daha-rahat-duymaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/isitme-engelli-alparslan-biyonik-kulak-sayesinde-daha-rahat-duymaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Doğuştan işitme kaybı bulunan 3 yaşındaki Alparslan Doncu, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde uygulanan biyonik kulak ameliyatı sayesinde seslerin kimden geldiğini ve yönünü ayırt eder hale geldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - YAKUP SAĞLAM - Adana'da doğuştan gelen işitme kaybı zamanla yüzde 95 seviyesine ulaşan 3 yaşındaki Alparslan Doncu, geçirdiği biyonik kulak ameliyatı sayesinde sesleri artık daha rahat duyuyor.</p><p>Neslihan ve Mustafa Doncu çiftinin oğlu Alparslan'ın doğuştan itibaren sesleri az duyduğu belirlendi.</p><p>Çocuklarının zamanla seslere hiç tepki vermediğini fark eden çift, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu.</p><p>Kulak burun boğaz uzmanı Prof. Dr. Talih Özdaş tarafından muayene edilen çocuğun işitme kaybının yüzde 95'e ulaştığı tespit edildi.</p><p>Sağlık Bakanlığınca ücretsiz uygulanan tedavi kapsamında sağ kulağına biyonik kulak takılan Alparslan, ameliyatın ardından sesleri daha iyi duymaya başladı.</p><p>Dil ve konuşma terapileriyle desteklenen Alparslan'ın seslerin kimden geldiğini ve yönünü ayırt eder hale gelmesi, ailesinin yüzünü güldürdü.</p><p>- 'Eğitim alarak konuşulanlara anlam vermeye devam edecek'</p><p>Prof. Dr. Özdaş, AA muhabirine, bebeklerde işitme kaybının erken teşhis edilmesinin tedavinin başarısında önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ameliyatın başarılı geçtiğini dile getiren Özdaş, 'Yaranın iyileşme sürecini bekledik. O süreçte de herhangi bir sıkıntı olmadı. Şu anda duyuyor ama anlamıyor. Hep karıştırılan konu bu zaten. Sesi duyacak ama anlaması için bundan sonraki süreçte eğitim alarak bu konuşulanlara anlam vermeye devam edecek.' dedi.</p><p>Anne Neslihan Doncu da biyonik kulak tedavisiyle yaşamlarının değiştiğini ifade ederek, 'Alparslan, biyonik kulak takıldıktan sonra yön tayin etmeye ve sesleri ayırt etmeye başladı. Bunlar çok farklı duygular.' diye konuştu.</p><p>Baba Mustafa Doncu ise ameliyatı dil ve konuşma terapileriyle desteklediklerini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>'Çocuğumuz seslerimizi karıştırıyor, seslendiğimiz zaman hangi odada olduğumuzu bilemiyordu. Aynı evin içindeyiz ama seslendiğimizde nerede olduğumuzu bulamadığı zaman ister istemez bizi üzüyordu. Şimdi gelip bizi bulabiliyor, nerede olduğumuzu anlıyor. Alparslan hayata 3-0 geriden başladı ve şu anda 4-3 öne geçti diyebilirim.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/isitme-engelli-alparslan-biyonik-kulak-sayesinde-daha-rahat-duymaya-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/isitme-engelli-alparslan-biyonik-kulak-sayesinde-daha-rahat-duymaya-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="35132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrı ve kilitlenmenin eşlik ettiği çene eklemindeki ses dikkate alınmalı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Lokman Hekim Üniversitesi Söğütözü Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder: - 'Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı da çene eklemi ve çiğneme kasları üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi Söğütözü Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder, çene ekleminden gelen seslerin toplumda sık görülebildiğini, ancak ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya kilitlenmenin eşlik ettiği durumlarda ayrıntılı değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Önder, ağız açılıp kapatılırken duyulan 'klik' veya 'çıt' şeklindeki seslerin çoğunlukla eklemde bulunan diskin hareketindeki düzensizliklerle ilişkili olabileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Daha kaba, sürtünme şeklindeki seslerin ise bazı hastalarda eklem yüzeylerinde gelişen dejeneratif değişiklikleri düşündürebileceğine işaret eden Önder, 'Özellikle eklem sesine ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya zaman zaman kilitlenme eşlik ediyorsa hastanın ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı da çene eklemi ve çiğneme kasları üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Çene eklemi rahatsızlıklarında tedavinin hastalığın nedeni ve evresine göre planlandığını aktaran Önder, her hastanın cerrahi tedaviye ihtiyaç duymadığını belirtti.</p><p>İlk aşamada hastanın alışkanlıklarının düzenlenmesi ve eklemin aşırı yüklenmesinin azaltılmasının amaçlandığını kaydeden Önder, gerekli durumlarda ilaç tedavileri ve gece plakları gibi koruma amaçlı yöntemlerden yararlanılabildiğini ifade etti.</p><p>Önder, özellikle gece diş sıkması ve buna bağlı çiğneme kaslarında aşırı aktivite bulunan uygun hastalarda botulinum toksin uygulamasının da tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Botulinum toksin uygulamasını özellikle yoğun diş sıkma nedeniyle çiğneme kaslarında belirgin aşırı aktivite ve buna bağlı yakınmaları bulunan seçilmiş hastalarda kullanıyoruz. Ancak hangi tedavinin uygulanacağı mutlaka hastanın klinik değerlendirmesinden sonra belirlenmelidir. Klinik muayene ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemleriyle sorunun kaynağının belirlenmesi doğru tedavi yaklaşımının seçilmesinde temel önem taşıyor. Hastaların belirtilerine göre değerlendirilmesi gerekir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali.jpg" type="image/jpeg" length="56735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk Sağlığı Haftası'nda 7 günde 7 farklı tema işlenecek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/halk-sagligi-haftasinda-7-gunde-7-farkli-tema-islenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/halk-sagligi-haftasinda-7-gunde-7-farkli-tema-islenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca, anne ve çocuk sağlığından aşıya, bağımlılıkla mücadeleden kronik hastalıkların kontrolüne, sağlıklı beslenmeden kanser taramalarına kadar birçok konuda farkındalık çalışması yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalıkların ortaya çıkmadan önlenmesi, erken tanının önemine dikkati çekmek için 3-9 Eylül'deki Halk Sağlığı Haftası kapsamında 7 günde 7 farklı tema ele alınacak.</p><p>AA muhabirinin Sağlık Bakanlığından edindiği bilgiye göre, Halk Sağlığı Haftası'nda anne ve çocuk sağlığından aşıya, bağımlılıkla mücadeleden kronik hastalıkların kontrolüne, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteden kanser taramalarına kadar toplum sağlığının korunmasına yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülecek.</p><p>Halk Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenecek etkinliklerde 7 günde 7 farklı tema ele alınacak.</p>İlk iki gün anne ve çocuk sağlığına ayrılacak<p>Halk Sağlığı Haftası'nın ilk günü olan 3 Eylül'de 'Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil' temasıyla gebelik ve lohusalık dönemindeki sağlık izlemlerinin önemi vurgulanacak.</p><p>Bu doğrultuda gebe okulları ve anne adaylarına yönelik sunulan hizmetler tanıtılacak, gebelik takibi, beslenme, egzersiz, doğuma hazırlık, emzirme ve lohusalık desteğine ilişkin bilgileri içeren Annelik Yolculuğu Mobil Uygulaması hakkında bilgilendirme yapılacak.</p><p>4 Eylül'de ise 'Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek' teması işlenecek. Çocukların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesine yönelik etkinlikler düzenlenecek ve bilgilendirilen çocuklara 'Sağlık Elçisi Belgesi' verilecek.</p><p>Ebeveynlere de sağlıklı hayat merkezlerinde yürütülen SAHA, SAHA elçileri ile bebek-çocuk-genç akademileri çalışmaları konusunda bilgi verilecek.</p>Aşıda doğru bilgiye ulaşmanın önemi vurgulanacak<p>5 Eylül'de 'Bilgiyi Sorgula, Kaynağı Doğrula, Sağlığını Aşı ile Koru' temasıyla aşı, koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlık okuryazarlığı konusunda doğru ve güvenilir bilgiye erişimin önemi anlatılacak.</p><p>Aşı takvimi ile e-Nabız üzerinden aşı ve sağlık izlemlerinin sorgulanmasına ilişkin bilgilendirme yapılacak, ihtiyaç halinde vatandaşlar aile hekimlerine yönlendirilecek.</p><p>6 Eylül'de 'Kaybetmeden Fark Et' teması kapsamında tütün, madde ve dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik farkındalık çalışmaları yürütülecek.</p><p>Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik karbonmonoksit ölçümü ve nikotin bağımlılık testlerinin yanı sıra danışmanlık hizmetleri konusunda bilgi verilecek. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, sigara bırakma poliklinikleri ile mobil ve on-line sigara bırakma poliklinikleri tanıtılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Kronik hastalıklar ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ele alınacak<p>7 Eylül'de 'Sağlıkla Yaş Al, Sağlıklı Kal' temasıyla diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarında düzenli izlem ve erken müdahalenin önemine dikkat çekilecek.</p><p>Bu kapsamda tansiyon ve kan şekeri ölçümleri, boy ve kilo ölçümleri ile diyabet yatkınlık risk testleri gerçekleştirilecek. Risk taşıdığı belirlenen vatandaşların aile hekimlerine ve sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirilmesi sağlanacak.</p><p>8 Eylül'de de 'Bedenini Dinle, Harekete Geç' temasıyla sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, obeziteyle mücadele ve duruş/omurga sağlığı konularında farkındalık oluşturulacak.</p><p>'Hareket Yaşını Öğren' uygulaması tanıtılarak boy, kilo ve beden kitle indeksi ölçümlerinin ardından ihtiyaç duyan vatandaşların sağlıklı hayat merkezlerinde sunulan diyetisyen ve fizyoterapist hizmetlerinden yararlanmasına yönelik bilgilendirme yapılacak.</p>Kanser taramalarında erken tanıya dikkat çekilecek<p>Halk Sağlığı Haftası'nın son günü olan 9 Eylül'de 'Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır' teması işlenecek.</p><p>Vatandaşlara kanser taramalarının önemi anlatılacak. Aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri ve kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezlerinde (KETEM) ücretsiz yürütülen taramalar konusunda bilgi verilecek.</p><p>30 ile 65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testiyle rahim ağzı kanseri, 40-69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir mamografi ile meme kanseri, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere ise 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ile kalın bağırsak kanseri taraması gerçekleştiriliyor.</p><p>Vatandaşların yaş gruplarına uygun kanser taramalarını düzenli yaptırmalarının önemi vurgulanacak.</p>Koruyucu sağlık hizmetleri konusunda bilgilendirme yapılacak<p>Halk Sağlığı Haftası kapsamında ayrıca 'Sağlıklı Hayat Merkezleri ile Sağlıklı Hayata Merhaba' ve 'Size En Yakın Hekiminiz, Aile Hekiminiz' temalarıyla vatandaşlara bu merkezlerde ve aile hekimliklerinde sunulan koruyucu sağlık hizmetlerine ilişkin bilgilendirme yapılacak.</p><p>Hafta boyunca gerçekleştirilecek çalışmalarla vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmaları, doğru sağlık bilgisine ulaşmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatlarına kazandırmaları konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Duygu Yener</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/halk-sagligi-haftasinda-7-gunde-7-farkli-tema-islenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/halk-sagligi-haftasinda-7-gunde-7-farkli-tema-islenecek.jpg" type="image/jpeg" length="93955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'nın Sınırdan Çevirdiği Biberler Türkiye’de Sofralara mı Girdi?]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/avrupanin-sinirdan-cevirdigi-biberler-turkiyede-sofralara-mi-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/avrupanin-sinirdan-cevirdigi-biberler-turkiyede-sofralara-mi-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen biberlerde yasaklı pestisit bulundu. Ürünler imha edildi ancak aynı kaynaktan iç piyasaya biber verilip verilmediği merak ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD’de jalapeno biberleriyle bağlantılı Salmonella salgını yüzlerce kişiyi hastalandırırken, Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen tatlı biberlerde yasaklı pestisit tespit edildi. Bulgaristan sınırında imha kararı verilen sevkiyatın Avrupa pazarına ulaşmadığı bildirildi. Ancak denetime takılan ürünlerle aynı üretim kaynağından iç piyasaya biber sunulup sunulmadığına ilişkin kamuoyuna açık, parti bazlı bir açıklama bulunmaması endişeleri artırdı.</strong></p>

<p>Dünyada biber kaynaklı gıda güvenliği sorunları yeniden gündemde. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) ilk açıklamasında 345 vaka ve 36 hastane yatışı bildirilmişti. Ancak salgına ilişkin güncel veriler daha ağır bir tablo ortaya koydu.</p>

<p>CDC’nin 19 Ağustos 2026 tarihli güncellemesine göre, Meksika’nın Sinaloa bölgesinde yetiştirilen jalapeno biberleriyle bağlantılı Salmonella salgınında vaka sayısı <strong>431’e</strong>, hastaneye kaldırılanların sayısı ise <strong>57’ye</strong> yükseldi. Salgın 32 eyalete yayılırken şu ana kadar can kaybı bildirilmedi. Söz konusu biberler ve bu biberlerin kullanıldığı bazı ürünler için geri çağırma işlemi başlatıldı.</p>

<h2><img alt="Samandag Biberi-1" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/03/samandag-biberi-1.webp" width="800" /></h2>

<h2>Türkiye’den Gönderilen Biberlerde Yasaklı Pestisit</h2>

<p>ABD’deki salgının ardından Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen tatlı biberlerle ilgili gelişme de tüketicilerin dikkatini gıda güvenliğine çevirdi.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi’ndeki (RASFF) kayda göre, Türkiye menşeli taze biberlerde <strong>klorpirifos-metil</strong> tespit edildi. Bulgaristan tarafından 22 Haziran 2026 tarihinde bildirilen sevkiyat, Avrupa pazarına sunulmadan sınırda durduruldu.</p>

<p>Analizlerde pestisit kalıntısının <strong>0,100 mg/kg</strong> olduğu, bunun izin verilen 0,010 mg/kg sınırının 10 katına karşılık geldiği belirtildi. Risk seviyesi “ciddi” olarak değerlendirilen ürünler hakkında imha kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle söz konusu biber partisinin Avrupa’dan Türkiye’ye geri gönderildiğini veya Türkiye’de satışa sunulduğunu söylemek doğru değil. RASFF kaydı, sevkiyatın Avrupa pazarına girmeden durdurulduğunu ve imha işlemi uygulandığını gösteriyor.</p>

<h2><img alt="Samadağ Biberi" class="detail-photo img-fluid" height="512" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2024/11/samadag-biberi.jpg" width="1024" /></h2>

<h2>Asıl Soru: Aynı Kaynaktan İç Piyasaya Ürün Verildi Mi?</h2>

<p>Tüketicilerin yanıt beklediği temel konu yalnızca sınırda yakalanan sevkiyatın akıbeti değil. Yasaklı pestisitin hangi üreticide, hangi bölgede ve nasıl kullanıldığı; aynı tarla, sera veya paketleme tesisinden Türkiye’deki hallere ve marketlere ürün gönderilip gönderilmediği de merak ediliyor.</p>

<p>Kamuoyuyla şu bilgilerin paylaşılması bekleniyor:</p>

<ul>
 <li>Biberlerin üretildiği il ve ilçe</li>
 <li>Üretici ve ihracatçı hakkında yapılan işlemler</li>
 <li>Aynı üretim kaynağından iç piyasaya verilen ürün bulunup bulunmadığı</li>
 <li>Varsa bu ürünlerin hangi şehirlere dağıtıldığı</li>
 <li>İç piyasada ek numune ve toplatma çalışması yapılıp yapılmadığı</li>
 <li>Yasaklı maddenin üreticiye nasıl ulaştığı</li>
</ul>

<p>RASFF kaydındaki sevkiyat için “Türk vatandaşı bu ürünü yedi” şeklinde bir kanıt bulunmuyor. Ancak aynı üretim zincirinin iç piyasaya ürün sağlayıp sağlamadığı açıklanmadığı sürece tüketicilerin kaygısı tamamen giderilmiş olmayacak.</p>

<h2><img alt="Biber Aci Biber Edirne Aa 2260362" class="detail-photo img-fluid" height="366" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/01/biber-aci-biber-edirne-aa-2260362.jpg" width="650" /></h2>

<h2>İhracattan Dönen Her Ürün İç Piyasaya Veriliyor Mu?</h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının açıkladığı uygulamaya göre, ihracattan dönen ürünler yüzde 100 resmî kontrole tabi tutuluyor. Sağlık açısından risk taşıyan veya Türkiye’deki mevzuata uygun olmadığı belirlenen ürünlerin yurda girişine ve satışına izin verilmeden imha edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bakanlık ayrıca olumsuz RASFF bildirimlerinden sonra ürünün üreticisine ve kullanılan tarım ilacının kaynağına kadar izlenebilirlik incelemesi yapıldığını belirtiyor.</p>

<p>Bununla birlikte, mevzuata uygun olduğu belirlenen veya yalnızca ticari, kalite ya da etiket sorunları nedeniyle geri çevrilen ürünlerin gerekli kontrollerden sonra iç piyasada değerlendirilmesi mümkün olabiliyor. Dolayısıyla “Avrupa’dan dönen bütün ürünler zehirlidir” değerlendirmesi de gerçeği yansıtmıyor.</p>

<h2><img alt="Biber Foto" class="detail-photo img-fluid" height="1130" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/05/biber-foto.webp" width="1130" /></h2>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/avrupanin-sinirdan-cevirdigi-biberler-turkiyede-sofralara-mi-girdi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/10/turkiyenin-biber-ihracatinin-yuzde-71i-bati-akdenizden.jpg" type="image/jpeg" length="50643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Hatay’da İlaç Alanlar Dikkat: Fiyatlar Artık Her Hafta Değişebilir!”]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-ilac-alanlar-dikkat-fiyatlar-artik-her-hafta-degisebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-ilac-alanlar-dikkat-fiyatlar-artik-her-hafta-degisebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın ilaç fiyatlandırma sisteminde yaptığı yeni düzenleme Hatay’daki vatandaşları da yakından ilgilendiriyor. Yeni uygulamayla birlikte Euro kurundaki dönemsel değişiklikler ilaç fiyatlarına otomatik olarak yansıtılabilecek. Güncel fiyat listeleri her cuma yayımlanacak, yeni fiyatlar takip eden salı günü yürürlüğe girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ” kapsamında ilaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin uygulamada değişikliğe gitti.</p>

<p>Yeni sistemle ilaç firmalarının Euro kurundaki dönemsel değişikliklerin fiyatlara yansıtılması için ayrıca başvuru yapmasına gerek kalmayacak. Kur değişiklikleri, belirlenen esaslar doğrultusunda ürün fiyatlarına ve maliyet kartı bedellerine otomatik olarak uygulanabilecek.</p>

<p>Düzenleme, Hatay genelinde düzenli ilaç kullanan vatandaşlar ve eczanelerdeki güncel fiyatları takip eden hastalar açısından da önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HER HAFTA YENİ FİYAT LİSTESİ AÇIKLANACAK</h2>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çeken bölümlerinden biri fiyat listelerinin açıklanma takvimi oldu.</p>

<p>Buna göre ilaç fiyat listeleri <strong>her cuma günü yayımlanacak</strong>. Listede yer alan güncel fiyatlar ise <strong>takip eden ilk salı günü yürürlüğe girecek.</strong></p>

<p>Bu durum, bütün ilaçların her hafta zamlanacağı anlamına gelmiyor. Yeni sistem, fiyatların belirlenen kur ve fiyatlandırma kriterleri doğrultusunda daha düzenli şekilde güncellenmesine imkan tanıyor.</p>

<h2>EURO KURUNDAKİ DEĞİŞİM OTOMATİK YANSIYACAK</h2>

<p>Tebliğde bütün ilaçlara uygulanacak tek ve sabit bir zam oranı belirlenmedi.</p>

<p>Bunun yerine Euro’nun dönemsel değerindeki değişikliklerin ilaçların ürün fiyatları ve maliyet kartı bedellerine, firmaların ayrıca başvuru yapmasına gerek kalmadan yansıtılmasını sağlayan bir sistem getirildi.</p>

<p>Bu nedenle vatandaşların “ilaçlara her hafta zam gelecek” şeklindeki yorumlara karşı dikkatli olması gerekiyor. Fiyat değişiklikleri ürün ve belirlenen kriterlere göre farklılık gösterebilecek.</p>

<h2><img alt="Eczane Ilaç Hatay" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/05/eczane-ilac-hatay.jpg" width="720" /></h2>

<h2>İLAÇ FİYATLARINDA 5 ÜLKE REFERANS ALINACAK</h2>

<p>İlaç fiyatlarının hesaplanmasında <strong>Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan</strong> referans ülkeler olarak belirlendi.</p>

<p>Gerçek kaynak fiyat hesaplamasında Euro esas alınırken; referans ve eşdeğer ilaçların fiyatlandırılmasında ürünün niteliğine ve piyasada eşdeğerinin bulunup bulunmamasına göre farklı oranlar uygulanacak.</p>

<p>İlk eşdeğer ürünler için uygulanacak oranların da yıllara göre kademeli şekilde değişmesi öngörülüyor.</p>

<h2>HATAY’DA VATANDAŞLAR FİYATLARI YAKINDAN TAKİP EDECEK</h2>

<p>Yeni sistem özellikle düzenli ilaç kullanmak zorunda olan vatandaşlar açısından fiyat değişikliklerinin daha sık takip edilmesini gündeme getirecek.</p>

<p>Hatay’daki vatandaşlar da her cuma açıklanacak yeni ilaç fiyat listesinin ardından, takip eden salı gününden itibaren geçerli olacak fiyatları eczanelerde görebilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle ilaç fiyatlandırmasında kur değişikliklerinin sisteme yansıtılması ve fiyat listelerinin belirli bir haftalık takvim içerisinde duyurulması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-ilac-alanlar-dikkat-fiyatlar-artik-her-hafta-degisebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/eczane-ilac-saglik.webp" type="image/jpeg" length="44950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Obezite Alarmı: Her 5 Kişiden Biri Obez]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-obezite-alarmi-her-5-kisiden-biri-obez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyede-obezite-alarmi-her-5-kisiden-biri-obez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de obezite oranı TÜİK’in 2025 araştırmasında yüzde 21,8 oldu. Sağlık Bakanlığı araştırmasında ise oran yüzde 31,5 olarak ölçüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yanlış beslenme ve hareketsiz yaşamın etkisiyle obezite oranları kritik seviyelere ulaştı.</p>

<p>Uzmanlar, Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması sonuçlarına göre 15 yaş ve üzerindeki kişilerde obezite sıklığının yüzde 31,5 olduğunu açıkladı. Obezitenin Türkiye’de 1975’ten bu yana yaklaşık yüzde 300 arttığını belirterek yanlış beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği ve değişen yaşam biçiminin tabloyu ağırlaştırdığını söyledi.</p>

<h3>Kadınlarda Obezite Daha Yaygın</h3>

<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün yayımladığı Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması sonuçlarına göre 15 yaş ve üzerindeki nüfusta obezite sıklığı yüzde 31,5 olarak belirlendi.</p>

<p>Araştırmada oranlar şöyle gerçekleşti:</p>

<ul>
 <li>Kadınlarda obezite: yüzde 39,1</li>
 <li>Erkeklerde obezite: yüzde 24,6</li>
 <li>Türkiye geneli: yüzde 31,5</li>
</ul>

<p>Kadınlarda obezite oranının erkeklerden yaklaşık 14,5 puan daha yüksek olması, araştırmanın en dikkat çekici sonuçları arasında yer aldı.</p>

<h3>TÜİK’in Güncel Verisi Yüzde 21,8</h3>

<p>Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 Türkiye Sağlık Araştırması ise farklı bir yöntemle hesaplanan obezite oranını yüzde 21,8 olarak açıkladı. Bu oran 2022 yılında yüzde 20,2 seviyesindeydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜİK’in 2025 sonuçlarına göre:</p>

<ul>
 <li>Kadınların yüzde 24,8’i obez</li>
 <li>Erkeklerin yüzde 18,7’si obez</li>
 <li>Nüfusun yüzde 37,6’sı obezite öncesi, yani fazla kilolu</li>
 <li>Erkeklerin yüzde 43,1’i obezite öncesi grupta</li>
 <li>Kadınların yüzde 32,2’si obezite öncesi grupta</li>
</ul>

<p>Obez ve obezite öncesi gruplar birlikte değerlendirildiğinde, 15 yaş üzerindeki nüfusun yüzde 59,4’ünün normal ağırlığın üzerinde bulunduğu görülüyor. Başka bir ifadeyle Türkiye’de yaklaşık her 10 kişiden 6’sı fazla kilolu veya obez kategorisinde.</p>

<h3>Yüzde 31,5 İle Yüzde 21,8 Neden Farklı?</h3>

<p>İki rakamın farklı çıkması bir veri hatası anlamına gelmiyor. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması ile TÜİK Türkiye Sağlık Araştırması; örneklem, ölçüm, veri toplama yöntemi ve araştırma dönemi bakımından birbirinden ayrılıyor.</p>

<p>Bu nedenle yüzde 31,5 Sağlık Bakanlığının beslenme araştırmasındaki ölçüme, yüzde 21,8 ise TÜİK’in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması’na dayanıyor. Haberlerde rakamların kaynakları belirtilmeden karşılaştırılması yanlış değerlendirmelere neden olabiliyor.</p>

<h3>Türkiye’nin Yüzde 86,6’sı Fiziksel Aktivite Yapmıyor</h3>

<p>TÜİK’in 2025 araştırmasında en çarpıcı sonuçlardan biri de fiziksel aktivite alanında ortaya çıktı. Araştırmaya göre 15 yaş ve üzerindeki kişilerin yüzde 86,6’sı fiziksel aktivite yapmıyor.</p>

<p>Fiziksel aktivite yapmayanların oranı erkeklerde yüzde 83,5, kadınlarda ise yüzde 89,7 olarak kaydedildi. Haftada 150 ila 300 dakika orta şiddette egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda yüzde 2,7’de kaldı.</p>

<h3>Obezite Birçok Hastalığın Riskini Artırıyor</h3>

<p>Obezite yalnızca kilo sorunu olarak değerlendirilmiyor. Vücut kütle indeksinin 30 ve üzerinde olması obezite kabul ediliyor.</p>

<p>Obezite;</p>

<ul>
 <li>Tip 2 diyabet,</li>
 <li>İnsülin direnci,</li>
 <li>Hipertansiyon,</li>
 <li>Kalp ve damar hastalıkları,</li>
 <li>Uyku apnesi,</li>
 <li>Karaciğer yağlanması,</li>
 <li>Eklem rahatsızlıkları,</li>
 <li>Bazı kanser türleri</li>
</ul>

<p>başta olmak üzere çok sayıda hastalık açısından riski artırıyor.</p>

<p>Uzmanlar, kilo sorunu yaşayan kişilerin kontrolsüz diyetlere yönelmek yerine öncelikle aile hekimine başvurmasını, gerekli görülmesi halinde diyetisyen ve ilgili uzmanlara yönlendirilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-obezite-alarmi-her-5-kisiden-biri-obez</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/obozite-sismanlik.png" type="image/jpeg" length="11145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay’ın 12 İlçesine 234 Hekim Kadrosu: İlçe İlçe Dağılım Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayin-12-ilcesine-234-hekim-kadrosu-ilce-ilce-dagilim-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayin-12-ilcesine-234-hekim-kadrosu-ilce-ilce-dagilim-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da Samandağ, Defne ve Antakya dışında kalan 12 ilçedeki hastane ve sağlık kuruluşları için toplam 234 münhal hekim kadrosu açıldı. Kadroların 201’i tabip, 33’ü ise farklı branşlardaki uzman tabip pozisyonlarından oluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paylaşılan listeye göre en fazla kadro 45 hekimle İskenderun’a ayrıldı. İskenderun’u 29 kadroyla Reyhanlı, 23 kadroyla Hassa, 22’şer kadroyla Arsuz ve Dörtyol izledi.</p>

<p>Uzman hekim kadrolarında çocuk sağlığı, kadın hastalıkları, göz, ortopedi, fizik tedavi, psikiyatri, tıbbi onkoloji, yoğun bakım ve romatoloji gibi önemli branşlar yer aldı.</p>

<h2><strong>İskenderun’a 45 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>İskenderun’daki sağlık kuruluşlarına 39 tabip ve 6 uzman tabip olmak üzere toplam 45 hekim kadrosu açıldı.</p>

<p>İskenderun Devlet Hastanesine 30 tabibin yanı sıra altı farklı uzmanlık branşında birer kadro ayrıldı:</p>

<ul>
 <li>Çocuk Kardiyolojisi: 1</li>
 <li>Geriatri: 1</li>
 <li>Hematoloji: 1</li>
 <li>İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları: 1</li>
 <li>Tıbbi Onkoloji: 1</li>
 <li>Yoğun Bakım: 1</li>
</ul>

<p>İskenderun 1 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonuna 2, İskenderun İlçe Sağlık Müdürlüğüne 2 ve ilçedeki askerî sağlık birimlerine toplam 5 tabip kadrosu açıldı.</p>

<h2><strong>Reyhanlı’ya 29 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Reyhanlı genelinde 24 tabip ve 5 uzman tabip olmak üzere toplam 29 münhal kadro bulunuyor.</p>

<p>Reyhanlı Devlet Hastanesine 18 tabibin yanı sıra şu branşlarda birer uzman hekim kadrosu ayrıldı:</p>

<ul>
 <li>Acil Tıp: 1</li>
 <li>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları: 1</li>
 <li>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon: 1</li>
 <li>Göz Hastalıkları: 1</li>
 <li>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları: 1</li>
</ul>

<p>Reyhanlı İlçe Sağlık Müdürlüğüne 4, ilçedeki askerî sağlık birimine ise 2 tabip kadrosu açıldı.</p>

<h2><strong>Hassa’ya 23 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Hassa’daki sağlık kuruluşları için 21 tabip ve 2 uzman tabip olmak üzere toplam 23 hekim kadrosu ayrıldı.</p>

<p>Hassa Devlet Hastanesine 17 tabibin yanı sıra Genel Cerrahi ile Kadın Hastalıkları ve Doğum branşlarında birer uzman hekim kadrosu açıldı. Hassa İlçe Sağlık Müdürlüğüne de 4 tabip kadrosu verildi.</p>

<h2><strong>Arsuz’a 22 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Arsuz Devlet Hastanesi ve İlçe Sağlık Müdürlüğü için toplam 22 münhal hekim kadrosu açıldı. Bunların 19’u tabip, 3’ü uzman tabip pozisyonlarından oluştu.</p>

<p>Arsuz Devlet Hastanesine 15 tabibin yanı sıra şu branşlarda birer uzman hekim kadrosu ayrıldı:</p>

<ul>
 <li>Deri ve Zührevi Hastalıkları: 1</li>
 <li>Nöroloji: 1</li>
 <li>Ortopedi ve Travmatoloji: 1</li>
</ul>

<p>Arsuz İlçe Sağlık Müdürlüğüne ise 4 tabip kadrosu açıldı.</p>

<h2><strong>Dörtyol’a 22 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Dörtyol’daki sağlık kuruluşlarına 16 tabip ve 6 uzman tabip olmak üzere toplam 22 kadro ayrıldı.</p>

<p>Dörtyol Devlet Hastanesine 12 tabibin yanı sıra altı uzman hekim kadrosu açıldı:</p>

<ul>
 <li>Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları: 1</li>
 <li>Deri ve Zührevi Hastalıkları: 1</li>
 <li>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji: 1</li>
 <li>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon: 1</li>
 <li>Romatoloji: 1</li>
 <li>Tıbbi Onkoloji: 1</li>
</ul>

<p>Dörtyol İlçe Sağlık Müdürlüğüne 2, Dörtyol 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonuna da 2 tabip kadrosu ayrıldı.</p>

<h2><strong>Erzin’e 18 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Erzin’deki sağlık kuruluşlarına 15 tabip ve 3 uzman tabip olmak üzere toplam 18 kadro açıldı.</p>

<p>Erzin Devlet Hastanesine 12 tabibin yanı sıra şu branşlarda birer uzman kadrosu ayrıldı:</p>

<ul>
 <li>Radyoloji: 1</li>
 <li>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları: 1</li>
 <li>Üroloji: 1</li>
</ul>

<p>Erzin İlçe Sağlık Müdürlüğüne ise 3 tabip kadrosu açıldı.</p>

<h2><strong>Kırıkhan’a 16 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Kırıkhan Devlet Hastanesine 12, Kırıkhan İlçe Sağlık Müdürlüğüne 2 tabip kadrosu ayrıldı.</p>

<p>Kırıkhan Devlet Hastanesine ayrıca Göz Hastalıkları ile Kadın Hastalıkları ve Doğum branşlarında birer uzman hekim kadrosu açıldı. Böylece Kırıkhan genelindeki toplam sayı 16’ya ulaştı.</p>

<h2><strong>Payas’a 14 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Payas’taki sağlık kuruluşları için 12 tabip ve 2 uzman tabip olmak üzere toplam 14 münhal kadro açıldı.</p>

<p>Payas Devlet Hastanesine 9 tabibin yanı sıra Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon branşlarında birer uzman kadrosu ayrıldı. Payas İlçe Sağlık Müdürlüğüne ise 3 tabip kadrosu verildi.</p>

<h2><strong>Belen’e 12 tabip kadrosu</strong></h2>

<p>Belen’deki sağlık kuruluşlarına toplam 12 tabip kadrosu açıldı. Kadroların 10’u ilçedeki hastaneye, 2’si Belen İlçe Sağlık Müdürlüğüne ayrıldı.</p>

<p>Paylaşılan listede Belen için ayrıca bir uzman tabip kadrosu yer almadı.</p>

<h2><strong>Kumlu’ya 12 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Kumlu’daki sağlık kuruluşları için toplam 12 hekim kadrosu açıldı.</p>

<p>Kumlu İlçe Devlet Hastanesine 8 tabip ile bir İç Hastalıkları Uzmanı kadrosu ayrıldı. Kumlu Toplum Sağlığı Merkezine de 3 tabip kadrosu açıldı.</p>

<h2><strong>Altınözü’ne 11 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Altınözü Devlet Hastanesi için 10 tabip ve bir Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmak üzere toplam 11 münhal hekim kadrosu açıldı.</p>

<p>Ortopedi kadrosunun dolması halinde ilçede kemik, eklem, kas yaralanmaları ve travmalara yönelik sağlık hizmetlerinin güçlenmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yayladağı’na 10 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Yayladağı’ndaki sağlık kuruluşlarına 8 tabip ve 2 uzman tabip olmak üzere toplam 10 kadro ayrıldı.</p>

<p>Yayladağı Devlet Hastanesine 6 tabibin yanı sıra Acil Tıp ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları branşlarında birer uzman hekim kadrosu açıldı. Yayladağı İlçe Sağlık Müdürlüğüne de 2 tabip kadrosu verildi.</p>

<h2><strong>Atamalar tamamlanınca kesin sayı belli olacak</strong></h2>

<p>Listede yer alan 234 kadro, ilçelerde görev yapan veya ataması kesinleşen doktor sayısını göstermiyor. Münhal kadro, sağlık kuruluşlarında bulunan ve atama için ilan edilen boş pozisyon anlamına geliyor.</p>

<p>Kadroların hekimler tarafından tercih edilmesi ve atama işlemlerinin tamamlanmasının ardından Hatay’ın 12 ilçesinde fiilen kaç doktorun göreve başlayacağı belli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mahmut Sivri</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayin-12-ilcesine-234-hekim-kadrosu-ilce-ilce-dagilim-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/hatayin-12-ilcesine-234-hekim-kadrosu-ilce-ilce-dagilim-aciklandi.png" type="image/jpeg" length="74215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antakya’ya 60 Hekim Kadrosu Açıldı: Hastane ve Branşlar Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antakyaya-60-hekim-kadrosu-acildi-hastane-ve-branslar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antakyaya-60-hekim-kadrosu-acildi-hastane-ve-branslar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’daki sağlık kuruluşlarına yönelik münhal kadro listesinde Antakya için toplam 60 hekim pozisyonuna yer verildi. Kadroların 54’ü tabip, 6’sı ise uzman tabip kadrolarından oluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antakya’da en fazla kadro Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesine ayrıldı. Hastane için 39 tabip kadrosunun yanı sıra dört farklı uzmanlık branşında birer hekim kadrosu açıldı.</p>

<p>Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki dağılım şöyle:</p>

<ul>
 <li>Tabip: 39</li>
 <li>Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı: 1</li>
 <li>Gastroenteroloji Uzmanı: 1</li>
 <li>Radyasyon Onkolojisi Uzmanı: 1</li>
 <li>Tıbbi Onkoloji Uzmanı: 1</li>
</ul>

<p>Böylece Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki toplam münhal hekim kadrosu 43 oldu.</p>

<p>Hatay Mustafa Kemal Üniversitesine ise Anatomi ve Tıbbi Genetik branşlarında birer uzman tabip kadrosu ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antakya’daki diğer sağlık kuruluşlarında açılan tabip kadroları şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Antakya İlçe Sağlık Müdürlüğü: 8</li>
 <li>Antakya 1 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu: 3</li>
 <li>Antakya 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu: 2</li>
 <li>Serinyol’daki askerî sağlık birimi: 2</li>
</ul>

<p>Antakya genelinde böylece 54 tabip ve 6 uzman tabip olmak üzere toplam 60 münhal hekim kadrosu açılmış oldu.</p>

<p>Listede yer alan rakamlar mevcut doktor sayısını veya kesin olarak göreve başlayacak hekim sayısını göstermiyor. Antakya’ya fiilen kaç doktorun geleceği, tercih ve atama sürecinin tamamlanmasından sonra belli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mahmut Sivri</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTAKYA, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antakyaya-60-hekim-kadrosu-acildi-hastane-ve-branslar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/siirt-e-28-hekim-kadrosu-acildi-cocuk-endokrinoloji-ve-kardiyoloji-kadrolari-dikkat-cekti-102227.webp" type="image/jpeg" length="46849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Defne Devlet Hastanesine Büyük Hekim Takviyesi: 6 Branş Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/defne-devlet-hastanesine-buyuk-hekim-takviyesi-6-brans-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/defne-devlet-hastanesine-buyuk-hekim-takviyesi-6-brans-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın Defne ilçesindeki sağlık kuruluşları için açılan hekim kadrolarının ayrıntıları belli oldu. Paylaşılan münhal kadro listesine göre Defne Devlet Hastanesi ile Defne İlçe Sağlık Müdürlüğüne toplam 38 hekim kadrosu ayrıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadro dağılımına göre Defne Devlet Hastanesine 28 tabip ve 6 uzman tabip olmak üzere toplam 34 hekim kadrosu açıldı. Defne İlçe Sağlık Müdürlüğü için de 4 tabip kadrosu ilan edildi.</p>

<h2><strong>Defne Devlet Hastanesine 34 hekim kadrosu</strong></h2>

<p>Listenin en büyük bölümünü Defne Devlet Hastanesine ayrılan 28 tabip kadrosu oluşturdu. Hastaneye ayrıca vatandaşların yoğun şekilde ihtiyaç duyduğu altı farklı uzmanlık branşında birer kadro verildi.</p>

<p>Defne Devlet Hastanesine açılan kadroların tamamı şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Tabip: 28</li>
 <li>Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı: 1</li>
 <li>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı: 1</li>
 <li>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı: 1</li>
 <li>Göğüs Hastalıkları Uzmanı: 1</li>
 <li>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı: 1</li>
 <li>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı: 1</li>
</ul>

<p>Bu dağılımla birlikte Defne Devlet Hastanesi için açılan toplam münhal hekim kadrosu 34’e ulaştı.</p>

<h2><strong>Altı farklı uzmanlık branşı açıldı</strong></h2>

<p>Uzman hekim kadroları arasında cilt, hormon, solunum, fizik tedavi, kulak burun boğaz ve ruh sağlığı alanları yer aldı.</p>

<p>Deri ve Zührevi Hastalıkları uzmanının göreve başlaması halinde cilt hastalıkları, alerjik deri sorunları ve benzeri rahatsızlıklar için hizmet kapasitesinin artması bekleniyor.</p>

<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları kadrosu; diyabet, tiroit, obezite ve hormon bozuklukları yaşayan hastaları yakından ilgilendiriyor. Bu kadronun dolması, uzun süreli takip gerektiren hastalıkların ilçede değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı ise kas, eklem ve omurga rahatsızlıklarının yanı sıra hareket kısıtlılığı yaşayan hastalara yönelik sağlık hizmetlerinde görev yapacak.</p>

<p>Göğüs Hastalıkları uzmanı; astım, bronşit, nefes darlığı ve kronik akciğer hastalıklarının tanı ve tedavi süreçlerinde hizmet verecek. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı da işitme, sinüzit, boğaz ve üst solunum yolu rahatsızlıklarının tedavisinde görev alacak.</p>

<p>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı kadrosu ise özellikle deprem sonrasında psikolojik desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlar açısından öne çıkıyor. Kadronun dolması halinde ilçedeki psikiyatri hizmetlerine erişimin kolaylaşması bekleniyor.</p>

<h2><strong>İlçe Sağlık Müdürlüğüne 4 tabip</strong></h2>

<p>Defne İlçe Sağlık Müdürlüğüne de 4 tabip kadrosu açıldı. İlçe Sağlık Müdürlüğü; koruyucu sağlık hizmetleri, bulaşıcı hastalıkların takibi, halk sağlığı çalışmaları ve sağlık hizmetlerinin koordinasyonu gibi alanlarda görev yapıyor.</p>

<p>Defne Devlet Hastanesine ayrılan 34 kadro ile Defne İlçe Sağlık Müdürlüğündeki 4 tabip kadrosu birlikte değerlendirildiğinde ilçe genelindeki toplam sayı 38’e ulaşıyor.</p>

<h2><strong>Defne’ye kaç doktor gelecek?</strong></h2>

<p>Listede bulunan 38 rakamı, Defne’de göreve başlayan veya ataması kesinleşen doktor sayısını göstermiyor. Münhal kadro, sağlık kuruluşlarında bulunan ve atama için ilan edilen boş pozisyon anlamına geliyor.</p>

<p>Kadroların doktorlar tarafından tercih edilmesi, atama işlemlerinin tamamlanması ve hekimlerin görevlerine başlaması gerekiyor. Bu nedenle Defne’ye fiilen kaç yeni doktor geleceği, atama sürecinin tamamlanmasının ardından kesinleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mahmut Sivri</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DEFNE, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/defne-devlet-hastanesine-buyuk-hekim-takviyesi-6-brans-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/defne-devlet-hastanesi-2044193.jpg" type="image/jpeg" length="24743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay’daki Hastaları da İlgilendiriyor: 3 Kritik İlaç Geri Ödeme Listesinde!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hataydaki-hastalari-da-ilgilendiriyor-3-kritik-ilac-geri-odeme-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hataydaki-hastalari-da-ilgilendiriyor-3-kritik-ilac-geri-odeme-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2 Hemofili B ilacı ile 1 kanser ilacının SGK geri ödeme kapsamına alındığını açıkladı. Biri yerli üretim olan 3 ilacın yanı sıra majistral ilaçların ödeme tutarında yüzde 40 artış yapılırken, kemik iliği nakli süreçlerinde de yeni düzenlemelere gidildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sağlık hizmetlerinden yararlanan milyonlarca vatandaşı ve Hatay’daki hastaları yakından ilgilendiren yeni düzenlemeleri duyurdu.</p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan değişiklik kapsamında, Hemofili B ve kanser tedavisinde kullanılan toplam 3 ilaç geri ödeme kapsamına dahil edildi.</p>

<h2>3 İLAÇ GERİ ÖDEME KAPSAMINA ALINDI</h2>

<p>Bakan Işıkhan’ın açıklamasına göre, 2 Hemofili B ilacı ile 1 kanser ilacı SGK'nın geri ödeme listesine eklendi. Söz konusu ilaçlardan birinin yerli üretim olduğu belirtildi.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle bu tedavilere ihtiyaç duyan hastaların ilaçlara erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor.</p>

<h2>MAJİSTRAL İLAÇLARDA ÖDEME YÜZDE 40 ARTIRILDI</h2>

<p>Düzenleme yalnızca geri ödeme listesine eklenen ilaçlarla sınırlı kalmadı. Hastanın ihtiyacına göre eczanelerde özel olarak hazırlanan majistral ilaçlar için SGK tarafından ödenen tutar da yüzde 40 artırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece majistral ilaç kullanan vatandaşların tedavi süreçlerine yönelik önemli bir ödeme iyileştirmesi gerçekleştirilmiş oldu.</p>

<h2>KEMİK İLİĞİ NAKLİNDE YENİ DÖNEM</h2>

<p>Kemik iliği nakli bekleyen hastaları ilgilendiren düzenlemeler de hayata geçirildi. Uygun verici bulunmasına yönelik tarama süreçleri güncellenirken, tedavi ve ilaç uygulamalarına ilişkin bazı düzenlemeler yapıldı.</p>

<p>Ayrıca çocuk cerrahisinde uygulanan işlemlerin kapsamının genişletildiği bildirildi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, düzenlemelere ilişkin açıklamasında vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirterek hastalara acil şifalar diledi.</p>

<h2><img alt="Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Isparta'da Iftar Programında Konuştu:" class="detail-photo img-fluid" height="undefined" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/03/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-ispartada-iftar-programinda-konustu.jpg" width="undefined" /></h2>

<h2>HATAY’DAKİ HASTALARI DA YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR</h2>

<p>SGK kapsamında sağlık hizmeti alan Hataylı vatandaşlar açısından da önem taşıyan değişiklikle birlikte, geri ödeme listesine alınan ilaçlardan tedavi kriterlerini karşılayan hastalar ilgili SGK mevzuatı çerçevesinde yararlanabilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemenin ayrıntıları, Resmî Gazete’de yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hataydaki-hastalari-da-ilgilendiriyor-3-kritik-ilac-geri-odeme-listesinde</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/tiroit-ilacinda-geri-cagirma-bu-dozlari-kullananlar-kutuyu-kontrol-etsin.png" type="image/jpeg" length="36808"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
