<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 23:51:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Roche İlaç Türkiye ve TÜSEB'den işbirliği]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli: - 'İşbirliğiyle Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmaya, araştırma süreçlerini daha etkin hale getirmeye ve yenilikçi tedavilere erişimi desteklemeye katkı sunmayı hedefliyoruz' - TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan: - 'Araştırma ekosistemini güçlendirecek her adımı, Türkiye'nin sağlıkta küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım olarak görüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Roche İlaç Türkiye ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Türkiye'de klinik araştırmaların geliştirilmesi, araştırma kapasitesinin artırılması ve uluslararası araştırmalardaki rekabet gücünün desteklenmesi amacıyla işbirliği protokolü imzaladı.</p><p>Roche İlaç Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, Ankara'da Sağlık Bakanlığında düzenlenen imza törenine, TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli, Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Ülke Direktörü Mina Nejadamin, Ülke Terapötik Alan Lideri İrem Akat Kul ve İletişim Ortağı Hande Hazinedaroğlu Hatırnaz katıldı.</p><p>Protokol kapsamında, Roche İlaç Türkiye tarafından Türkiye'de yürütülmesi planlanan klinik araştırmalar için ülke ve merkez fizibilite süreçlerinin desteklenmesi, uygun araştırma merkezlerinin belirlenmesine yönelik içgörü paylaşılması ve şehir hastaneleriyle yürütülecek araştırma işbirliklerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>İşbirliği ayrıca Roche İlaç Türkiye'nin 20 yılı aşkın süredir sürdürdüğü Roche Klinik Çalışmalar Okulu kapsamında verilen temel ve ileri düzey İyi Klinik Uygulamalar eğitimlerinin TÜSEB işbirliğiyle düzenlenmesini ve araştırma ekosistemini güçlendirmeye yönelik ortak projelerin hayata geçirilmesini kapsıyor.</p><p>İşbirliğiyle Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalardaki rekabet gücünün artırılması, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi ve yenilikçi tedavilere erişimin desteklenmesi amaçlanıyor.</p><p>- 'İşbirliği Türkiye'nin klinik araştırma altyapısının gelişmesine katkı sağlayacak'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Türkiye'nin sağlık alanındaki araştırma kapasitesini güçlendirmenin, bilimsel üretimi artırmanın ve ülkeyi uluslararası araştırma ekosisteminde daha güçlü konuma taşımanın TÜSEB'in temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti.</p><p>'Üreten Sağlık' vizyonu doğrultusunda kurulan işbirliğinin klinik araştırma altyapısının gelişmesine ve Türkiye'nin bu alandaki potansiyelinin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacağına inandıklarını aktaran Kervan, 'Araştırma ekosistemini güçlendirecek her adımı, Türkiye'nin sağlıkta küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.' ifadesi kullandı.</p><p>Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli de bilimsel araştırmaları sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olarak gördüklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin güçlü sağlık altyapısı ve deneyimli araştırmacılarıyla klinik araştırmalar açısından önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bidgoli, 'TÜSEB ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliğiyle Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmaya, araştırma süreçlerini daha etkin hale getirmeye ve yenilikçi tedavilere erişimi desteklemeye katkı sunmayı hedefliyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Ülke Direktörü Mina Nejadamin, klinik araştırmaların sürdürülebilir şekilde gelişmesinin güçlü araştırma merkezleri, nitelikli insan kaynağı ve paydaşlar arasında etkin işbirlikleriyle mümkün olduğunu belirtti.</p><p>Nejadamin, TÜSEB ile hayata geçirilen işbirliği kapsamında araştırmacıların yetkinliklerinin geliştirilmesine, araştırma merkezlerinin görünürlüğünün artırılmasına ve uluslararası standartlarda klinik araştırmaların Türkiye'de daha yaygın hale gelmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi.jpg" type="image/jpeg" length="97323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başının üzerine suya atlayanlar dikkat: Bir anlık hata ömür boyu felce neden olabilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat-bir-anlik-hata-omur-boyu-felce-neden-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat-bir-anlik-hata-omur-boyu-felce-neden-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, yaz aylarında sıkça karşılaşılan boyun kırıkları konusunda vatandaşları uyardı. Özellikle deniz, göl ve havuzlarda bilinmeyen noktalara baş üstü atlamanın omurilik yaralanmalarına ve kalıcı felçlere yol açabileceğini belirten Şen, 'Bir anlık dikkatsizlik kişinin hayatını tamamen değiştirebilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, yaz aylarında sıkça karşılaşılan boyun kırıkları konusunda vatandaşları uyardı. Özellikle deniz, göl ve havuzlarda bilinmeyen noktalara baş üstü atlamanın omurilik yaralanmalarına ve kalıcı felçlere yol açabileceğini belirten Şen, 'Bir anlık dikkatsizlik kişinin hayatını tamamen değiştirebilir' dedi. </p><p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte serinlemek için suya giren vatandaşların ciddi risklerle karşı karşıya kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Orhan Şen, en sık görülen ağır travmalardan birinin baş üstü suya atlamaya bağlı boyun kırıkları olduğunu söyledi. </p><p>Suya atlamadan önce derinliğin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Şen, 'Vatandaşlarımız suya başlarının üzerine atlamadan önce suyun derinliğinden emin olmalı. Bilinmeyen ve daha önce denenmemiş bölgelerde baş üstü dalış yapılmamalı. Bu şekilde suya girildiğinde başın zemine çarpması sonucu boyun omurlarında kırıklar meydana gelebiliyor' diye konuştu. </p><p>Boyun kırıklarının omuriliği de etkileyebildiğine dikkat çeken Şen, 'Bu tür travmalar sonrasında felç gelişebilir ve kişi ömür boyu tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. Bu nedenle atlanacak suyun derinliği mutlaka bilinmelidir' ifadelerini kullandı. </p><p>Erken müdahalenin önemine değinen Şen, 'Boyun kırıldıktan sonra erken müdahale yapılırsa ve omurilikte tam kopma yoksa hastalarda kısmi düzelme ihtimali bulunuyor. Ancak omuriliğin koptuğu ağır travmalarda maalesef iyileşme şansı bulunmuyor' dedi. </p><p>Boyun travmalarının en ağır sonuçlarından birinin hem kol hem de bacaklarda felce neden olması olduğunu belirten Şen, 'Travma daha üst seviyelerde gerçekleştiğinde solunum kasları da etkilenebiliyor. Bu durumda solunum yetmezliği gelişebiliyor ve hastaları yatalak durumda kaybedebiliyoruz' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzmanlar, yaz aylarında artan su aktivitelerinde vatandaşların özellikle bilinmeyen bölgelerde baş üstü dalış yapmaktan kaçınmaları ve güvenlik kurallarına uymaları gerektiğini belirtti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat-bir-anlik-hata-omur-boyu-felce-neden-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:02:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/basinin-uzerine-suya-atlayanlar-dikkat-bir-anlik-hata-omur-boyu-felce-neden-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="49422"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağırsak sağlığı kanser tedavisinde önemli rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu: - 'Bağırsak dengesini bozan en önemli faktörlerden biri gereksiz antibiyotik kullanımı. Antibiyotikler faydalı bakterileri azaltarak mikrobiyotayı olumsuz etkileyebilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu, kanser tedavisi gören hastalarda bağırsak sağlığının tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkilediğini belirterek, mikrobiyota dengesinin güçlü olduğu hastalarda tedaviye yanıtın daha iyi, yan etkilerin ise daha az görüldüğünü ifade etti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Topçu, bağırsaklarda yaşayan faydalı bakterilerin yalnızca sindirim sistemi için değil, kanser tedavisinin etkinliği açısından da önemli rol oynadığını vurguladı.</p><p>Bağırsak sağlığındaki bozulmanın kanser tedavisinde süreci zorlaştırabileceğini, sık görülen ağız yaraları, mukozit, ishal ve kabızlık gibi sorunların bağırsak bariyerini bozabildiğini aktaran Topçu, şunları kaydetti:</p><p>'Bu durumlar tedaviye uyumu zorlaştırabilir. Ancak bağırsak sağlığı iyi olan hastalarda hem yan etkiler daha az görülür hem de tedaviye uyum artar. Bağırsak dengesini bozan en önemli faktörlerden biri gereksiz antibiyotik kullanımı. Antibiyotikler, faydalı bakterileri azaltarak mikrobiyotayı olumsuz etkileyebilir.' </p><p>Topçu, probiyotik kullanımının her hasta için uygun olmadığını belirterek, hastalara liften zengin, dengeli ve doğal beslenme önerdiklerini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bağırsak sağlığının yalnızca destekleyici değil, tedaviye yön veren bir faktör olduğuna değinen Topçu, 'Özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda probiyotikler risk oluşturabilir. Bu nedenle mutlaka hekim önerisiyle kullanılmalı. Doğru beslenme ve erken müdahale ile tedaviye uyum artırılabilir. Mikrobiyota dengesi iyi olan hastalarda tedaviye yanıt daha olumlu oluyor.' ifadelerini kullandı.</p><p><br></p><table><tr></tr></table></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor.jpg" type="image/jpeg" length="70876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Maraş otu uyarısı: 'Maraş otu kullanımı sperm parametrelerini etkiliyor']]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-maras-otu-uyarisi-maras-otu-kullanimi-sperm-parametrelerini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-maras-otu-uyarisi-maras-otu-kullanimi-sperm-parametrelerini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Eren, Maraş otu kullanımının erkeklerde kısırlık oranını artırdığını, cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olduğunu ve aynı zamanda da kalp damar hastalıkları riskini artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Eren, Maraş otu kullanımının erkeklerde kısırlık oranını artırdığını, cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olduğunu ve aynı zamanda da kalp damar hastalıkları riskini artırdığını söyledi. </p><p>Kahramanmaraş'ta halk arasında 'Maraş otu' olarak bilinen ürünün sağlığa zararları dikkat çekiyor. HG Hospital Hastanesi'nde görev yapan Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Eren ve İç Hastalıkları Uzmanı Doktor İsmet Önler Işık, Kahramanmaraş'ta yaygın olarak kullanılan Maraş otuna ilişkin önemli uyarılarda bulundu. </p><p>'Sperm parametrelerini etkiliyor' </p><p>Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Eren, Kahramanmaraş bölgesinde Maraş otu kullanımının oldukça yaygın olduğunu belirterek, 'Sigara kullanımında erkeklerde kısırlık oranını artırdığı, cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olduğu, aynı zamanda kalp damar hastalıkları riskini artırdığı literatürde kesin olarak kanıtlanmıştır. Maraş otu bundan da bağımsız değildir. Maraş otu kullanımı da aynı zamanda sperm parametrelerini etkilemekte, erkeklerde ileri dönemlerde cinsel fonksiyon bozukluğu yapmaktadır. Bunun dışında Maraş otunun uzun süre kullanımında cilt kanseri riski artırmakta, her iki ürünün kullanımı mesane kanseri ve böbrek kanseri riskini artırmaktadır. Mümkünse bu tür tütün ve tütün ürünlerini kullanmamak gerekir. Bu anlamda Maraş otunu da sigaradan, purodan ve nargileden ayrı tutmamak gerekir. Maraş otu tütün ürünü olduğu için, bütün yan etkileri aynı şekilde görmekteyiz' diye konuştu. </p><p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmet Önler Işık da özellikle bölgede yaygın olarak kullanılan Maraş otunun halk arasında 'dumansız olduğu için zararsız' şeklinde yanlış bilindiğini ifade etti. Tütünün meşe külü ile karıştırılarak alt dudak ile diş arasına konulan Maraş otunun ağız içinde ciddi hasarlara neden olduğunu belirten Dr. Işık, diş eti hastalıkları, ağız içinde beyaz ve kırmızı lekeler ile diş minesinde kayıplara yol açabildiğini söyledi. </p><p>'Kansere neden olabiliyor' </p><p>Maraş otunun kansere neden olabildiğini ifade eden Dr. Işık, 'Bu madde dumansız bir ürün olduğu için zararsız gibi görüyor. Ama vatandaşımız bunu yanlış biliyor. En az sigara kadar zararlı, hatta sigaradan daha fazla zararlı. Özellikle ağız, dil, yemek borusu ve akciğer kanserlerine yol açabiliyor. İlave olarak diş eti hastalıkları, ağızda beyaz ve kırmızı lekeler bunlar daha sonra kansere dönüşüyor ve direk skuamöz hücreli kansere neden olabiliyor' dedi. </p><p>'Sigaradan 3-5 kat fazla etkili kanserojen bir madde' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Maraş otunun bağımlılığının sigaradan çok daha fazla olduğunu ifade eden Dr. Işık, 'Maraş otunun içindeki nitrozamin maddesi sigaradan 3-5 kat fazla etkili kanserojen bir madde. Maraş otu kullanmayan insanlara göre, ot kullanan insanlarda 50 kat daha fazla kanser görülme riski var. Ayrıca bırakması da sigaraya göre daha zor. Bu nedenle muhakkak ve muhakkak bunu alışkanlık haline getirmemek lazım, bırakmayı denemek lazım. Bırakma süreci üç beş gün biraz sıkıntılı oluyor, bağımlılık yapıcı etkisinden dolayı da yoksunluk sendromu yapabiliyor. Ama inanarak bırakmak mümkün. Özellikle bu yörede çok kullanıldığı için hamile bayanlarda kullanılıyor. Bunun çocuğa da çok zararı var. Yani hamileyken kullananlarda da duman çıkmadığı için çocuğa zararlı değilmiş gibi bir düşünce var. Ama plasentadan çocuğa da geçiyor. O da zararlı. Nikotinden 3-5 kat daha fazla yavaş emildiği için zararlı etkisi daha fazla. Yani tepeden tırnağa her şeye zarar. Dişlerde, mine kaybına da sebep oluyor. Çünkü meşe külünden dolayı, asiti bazik hale getiriyor. Diş etinin diş minesine etki ederek zarar veriyor, ağızda lekeler çıkarıyor. Onun için kesinlikle kullanılmaması ve kullanılıyor ise de acilen bırakılması gereken bir madde' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Kahramanmaraš</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-maras-otu-uyarisi-maras-otu-kullanimi-sperm-parametrelerini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:43:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/uzmanlardan-maras-otu-uyarisi-maras-otu-kullanimi-sperm-parametrelerini-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="87677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samandağ Sahili’nde Kaplumbağaların Önündeki Tonlarca Atık Kaldırıldı!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/samandag-sahilinde-kaplumbagalarin-onundeki-taonlarca-atik-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/samandag-sahilinde-kaplumbagalarin-onundeki-taonlarca-atik-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay Büyükşehir Belediyesi, Samandağ Sahili’nde 2026 yılının nisan ve mayıs aylarında 2 bin tonun üzerinde atık topladı. Temizlik çalışmaları yeşil deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarını korumayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Türkiye’nin önemli yeşil deniz kaplumbağası üreme alanlarından biri olan Samandağ Sahili’nde kapsamlı temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye ekipleri, 2026 yılının yalnızca nisan ve mayıs aylarında sahilden 2 bin tonun üzerinde atık kaldırıldığını açıkladı.</p>

<p>Bölgede yaşanan yoğun yağışların ardından kıyıya taşınan atık miktarında ciddi artış yaşanırken, ekipler sahilin doğal yapısını korumak ve ekolojik dengeyi desteklemek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>

<h2><img alt="Samandağ Atık (3)" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/06/samandag-atik-3.webp" width="750" /></h2>

<h2>İki Ayda Rekor Miktarda Atık Toplandı</h2>

<p>HBB tarafından paylaşılan verilere göre, Samandağ Sahili’nde 2025 yılı boyunca toplam 475 ton atık toplanırken, 2026’nın nisan ve mayıs aylarında bu rakam 2 bin tonun üzerine çıktı. Özellikle son dönemde etkili olan yağışların ardından kıyı şeridinde biriken atıkların temizlenmesi için bölgede yeniden yoğun çalışma başlatıldı.</p>

<p>İş makineleri ve saha personelinin koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalar kapsamında sahildeki atıklar düzenli olarak kaldırılarak çevrenin korunması hedefleniyor.</p>

<h2><img alt="Samandağ Atık (2)" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/06/samandag-atik-2.webp" width="750" /></h2>

<h2>Kaplumbağaların Yuvalama Alanları Korunuyor</h2>

<p>Temizlik faaliyetleri, yumurtlama dönemine giren yeşil deniz kaplumbağalarının üreme süreçlerine zarar vermeden gerçekleştiriliyor. Sahile ulaşımı zorlaştıran atıklar, uzman ekiplerin gözetiminde titizlikle temizlenirken yuvalama alanlarının korunmasına özel önem veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, sürdürülen çalışmaların yeşil deniz kaplumbağalarının güvenli şekilde sahile ulaşmasına ve üreme faaliyetlerini sağlıklı koşullarda sürdürmesine katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<h2>Çevre ve Biyoçeşitlilik İçin Önemli Adım</h2>

<p>Türkiye’nin en önemli deniz kaplumbağası üreme sahalarından biri olarak kabul edilen Samandağ Sahili’nde yürütülen temizlik çalışmaları, hem kıyı ekosisteminin korunması hem de bölgedeki biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. HBB ekipleri, sahilin temiz tutulması ve doğal yaşamın korunması amacıyla çalışmaların devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>HATAY, Sağlık, SAMANDAĞ, Yaşam, Yerel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/samandag-sahilinde-kaplumbagalarin-onundeki-taonlarca-atik-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/samandag-atik-1-1.webp" type="image/jpeg" length="59446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay’da Salgına Karşı Uyarı: Sulara Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-salgina-karsi-uyari-sulara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-salgina-karsi-uyari-sulara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da yaşanan sel felaketinin ardından uzmanlardan önemli halk sağlığı uyarısı geldi. Kaynağı belli olmayan suların kullanılmaması ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay’da etkili olan aşırı yağışlar ve sel felaketinin ardından uzmanlar, salgın hastalık riskine karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Özellikle içme ve kullanım sularında oluşabilecek kirliliğin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekildi.</p>

<h2>Sel Sonrası Su Kaynakları Risk Taşıyor</h2>

<p>Hatay Asi Gazetesi Haber Ekibi’nin ulaştığı uzman doktorlar, sel ve taşkınların ardından kaynağı belli olmayan su kaynaklarının kullanılmaması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, mahalle aralarındaki çeşmeler, kuyular, tankerlerle taşınan sular, göletler ve akarsuların sağlık açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede yaşanan su taşkınlarının, içme suyu kaynaklarının kirlenmesine neden olabileceği belirtilirken, vatandaşların yalnızca güvenilir ve denetlenmiş su kaynaklarını tercih etmeleri gerektiği vurgulandı.</p>

<h2>Uzmanlardan Salgın Hastalık Uyarısı</h2>

<p>Hekimlerden alınan bilgilere göre, sel felaketlerinin ardından bulaşıcı hastalıkların yayılma riski artabiliyor. Bu nedenle vatandaşların hijyen kurallarına daha fazla dikkat etmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlar tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Kaynağı belli olmayan suları kullanmayalım. Mahalle ve köylerdeki çeşme, kuyu, tanker, gölet ve akarsu gibi su kaynaklarından su içmeyelim. Sağlığımız için çevremizi temiz tutalım.”</p>
</blockquote>

<h2>Çevre Temizliği Hayati Önem Taşıyor</h2>

<p>Yetkililer ve sağlık uzmanları, sel sonrası oluşan çamur, atık ve birikintilerin düzenli olarak temizlenmesinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Vatandaşların özellikle çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere risk grubundaki bireyleri korumaya yönelik tedbirleri artırması gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Hatay genelinde devam eden temizlik ve altyapı çalışmalarının yanı sıra, olası salgın hastalıkların önüne geçebilmek için vatandaşların resmi kurumların uyarılarını takip etmeleri istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-salgina-karsi-uyari-sulara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/sel-su.webp" type="image/jpeg" length="44082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Defne’de Çocuklar Tehlikeyle Karşı Karşıya: Birilerinin Ölmesi Mi Gerekiyor?]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/defnede-cocuklar-tehlikeyle-karsi-karsiya-birilerinin-olmesi-mi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/defnede-cocuklar-tehlikeyle-karsi-karsiya-birilerinin-olmesi-mi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay Antakya-Samandağ karayoluna paralel noktada açık bırakılan kanalizasyon ve atık su boruları vatandaşların tepkisine neden oldu. Öğrenciler için risk oluşturan altyapı sorununun çözülmesi isteniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay’ın Antakya ile Samandağ arasındaki karayoluna paralel noktada uzun süredir açık bırakıldığı belirtilen kanalizasyon ve atık su boruları, bölge sakinlerinin tepkisine neden oldu. Hem güvenlik riski oluşturduğu hem de çevreye kötü koku yaydığı ifade edilen altyapı sorununun bir an önce giderilmesi isteniyor.</p>

<h2>Öğrenciler İçin Risk Oluşturuyor</h2>

<p>Vatandaşların iddiasına göre, söz konusu nokta Serkan Talan Lisesi’ne oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Öğrencilerin yoğun olarak kullandığı güzergâhta yer alan açık kanalizasyon çukuru ve atık su hattının ciddi bir tehlike oluşturduğunu belirten vatandaşlar, gerekli önlemlerin alınmamasına tepki gösterdi.</p>

<p>Konuyla ilgili konuşan bölge sakinleri, “Burası Antakya-Samandağ karayoluna paralel olan bir yer. Aynı zamanda Serkan Talan Lisesi’ne de çok yakın. Öğrenciler bu yolu çok sıklıkla kullanıyor. Bu çukura illa ki birileri düştükten sonra mı çözüm getirilecek?” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><img alt="Çalışma Talebi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/06/calisma-talebi-2.webp" width="737" /></h2>

<h2>Kötü Koku ve Çevre Kirliliği Şikâyeti</h2>

<p>Açıkta kalan kanalizasyon ve atık su borularının yalnızca güvenlik açısından değil, çevresel etkileri nedeniyle de sorun oluşturduğu belirtiliyor. Vatandaşlar, bölgeye yayılan kötü kokunun günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ve özellikle sıcak havalarda durumun daha da rahatsız edici hale geldiğini dile getirdi.</p>

<h2>“Depremin Üzerinden Yıllar Geçti”</h2>

<p>Geçtiğimiz günlerde etkili olan yağışların ardından Antakya ve Defne’de altyapı eksikliklerinin yeniden ortaya çıktığını savunan vatandaşlar, ilgili kurumlara çağrıda bulundu.</p>

<p>Depremin ardından geçen sürede altyapı sorunlarının kalıcı şekilde çözülememesine tepki gösteren vatandaşlar, bölgedeki yol bozuklukları, su yetersizliği, elektrik kesintileri ve çevresel sorunların yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Bölge sakinleri, “Yollarımız çukurlar içinde, suyumuz yetersiz, elektrik kesintilerimiz sürüyor. Toz ve toprağın içinde yaşıyoruz. Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçti. Biz ne zaman normal insanlar gibi ve insan onuruna yakışır şekilde yaşayabileceğiz?” sözleriyle yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Çalışma Talebi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="553" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/06/calisma-talebi-3.webp" width="1200" /></h2>

<h2>Yetkililere Acil Çözüm Çağrısı</h2>

<p>Vatandaşlar, özellikle öğrencilerin kullandığı güzergâhta bulunan açık kanalizasyon hattının daha büyük bir olaya yol açmadan kapatılmasını ve bölgede kapsamlı altyapı çalışması yapılmasını talep ediyor. Mahalle sakinleri, olası kazaların önlenmesi için ilgili kurumların acilen harekete geçmesini bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DEFNE, HATAY, Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/defnede-cocuklar-tehlikeyle-karsi-karsiya-birilerinin-olmesi-mi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/calisma-talebi-1.webp" type="image/jpeg" length="10554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 95 nokta yüzme alanı olarak belirlendi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/istanbulda-95-nokta-yuzme-alani-olarak-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/istanbulda-95-nokta-yuzme-alani-olarak-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kentteki İl Yüzme Suyu Komisyonunca bu yıl 95 yüzme alanının belirlendiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Güner, AA muhabirine, yüzme alanlarında yalnızca su kalitesinin değil, güvenlik sistemleri, tuvalet imkanları ve sosyal imkanların da değerlendirildiğini söyledi.</p><p>İstanbul Valisi Davut Gül'ün başkanlığında toplanan, İl Sağlık Müdürlüğü sekretaryasında yürütülen komisyonun çalışmalarının tamamlandığını belirten Güner, '15 Haziran-15 Eylül arasında yüzme sezonu tespit edildi ve 1 Haziran'dan itibaren biz çalışmalarımıza başlamış durumdayız. İstanbul'da İl Yüzme Suyu Komisyonunca bu sene 95 alanımız yüzme alanı olarak belirlendi.' diye konuştu.</p><p>Güner, 1 Haziran'dan itibaren yüzme alanlarında suyun mikrobiyolojik ve kimyasal analizlerinin yapılacağını, güvenlik sistemleri ile cankurtaran ihtiyaçlarının değerlendirileceğini anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>'Yaz sezonunun sonuna kadar çalışmalar sürdürülecek. Biz bunu ihtiyaç olduğunda periyotlar sıklaştırılarak, 15 günde bir denetimlerimize 95 yüzme alanımızda devam edeceğiz. Amacımız vatandaşların yüzme sporunu yaparken ve serinlerken herhangi bir sağlık ya da güvenlik problemi yaşamamasını sağlamak. Vatandaşlar 'yuzme.saglik.gov.tr' adresinden yüzme suyu kalitesini ve yüzme alanlarının durumunu anlık takip edebilecek. Laboratuvarlarımızda entegre bir sistem bu. Bu sistemden yüzme suyunun kalitesini, yüzme alanının yasaklı olup olmadığını, izin verilip verilmediğini takip edebilirler.'</p><p> </p>'İzin verilenlerin dışında vatandaşlarımızın denize girmemelerini istirham ediyoruz'<p>İstanbul'da halihazırda 3 mavi bayraklı plaj bulunduğuna dikkati çeken Güner, bunlardan ikisinin Arnavutköy'de, birinin ise Silivri'de olduğunu vurguladı.</p><p>İl Sağlık Müdürü Güner, vatandaşların su kalitesinin yanı sıra akıntı ve güvenlik risklerine karşı da dikkatli olması gerektiğinin altını çizerek, 'Vatandaşımız birebir takip etsin. Yüzme alanı olarak izin verilenlerin dışında, yani Valimiz tarafından yasaklanan yerlerde, vatandaşlarımızın denize girmemelerini istirham ediyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>İstanbul'da Türkiye'nin en büyük 3 halk sağlığı laboratuvarının bulunduğunu anlatan Güner, bunların uluslararası akreditasyona sahip olduğunu kaydetti.</p><p>Güner, '15 günde bir sudan numuneleri alıp laboratuvarlarımızda analiz ediyoruz. Ardından bu analizleri 'iyi, orta, kötü' olarak yayımlıyoruz.' bilgisini verdi.</p><p>Vatandaşların analiz sonuçlarını takip etmesini isteyen Güner, belirlenen alanlar dışında denize girilmesini tavsiye etmediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güner, analiz sonucu 'kötü' çıkan alanlarda yüzmenin yasaklandığını dile getirerek, 'Vatandaşımızın denize girdiğinde, serinlediğinde, spor yaptığında sağlığının korunması bizim için çok önemli. Yüzmeyle ilgili bir tehdit olduğunda anında herhangi bir yüzme sezonunun içinde veya dışında olmasına bakılmaksızın orada yüzmeyi yasaklıyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>Kentteki yüzme alanları olarak belirlenen yerler şöyle sıralandı:</p><p>'Burgazada Deniz Kulübü, Burgazada Su Sporları Kulübü önü, Büyükada Aya Nikola Halk Plajı, Büyükada Kayıkhane Blue Beach, Büyükada Nakibey Plajı, Büyükada Prenses Koyu, Büyükada Su Sporları Kulübü önü, Büyükada Tabiat Parkı Plajı, Büyükada Yörükalı Plajı önü, Değirmenburnu Tabiat Parkı Plajı, Büyükada Halik Koyu Eskibağ Mesire Alanı, Heybeliada Sadıkbey Plajı önü, Heybeliada Su Sporları Kulübü önü, Heybeliada Ada Beach Club önü, Heybeliada Asaf Beach, Kınalıada Su Sporları Kulübü önü, Kınalıada Ülker Restaurant önü, Sedef Adası Halk Plajı, Arnavutköy Belediyesi Karaburun Plajı (Mavi Bayrak), Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı (Mavi Bayrak), Durusu Karaburun Arka Deniz, Durusu Karaburun Öndeniz Doğu tarafı, Yeniköy Sahili Köpek Çiftliği önü, Denizköşkler, Florya Güneş Plajı, Yeşilköy Polis Merkezi önü, Yeşilköy International Hospital Önü, Elmasburnu Tabiat Parkı Plajı, Riva Plajı, Su Ürünleri Plajı, Beylikdüzü Gürpınar Sahili Halk Plajı, West İstanbul Marina Plajı, Büyükçekmece Albatros Sahili, Büyükçekmece Çocuk Sahili, Büyükçekmece Halk Plajı, Büyükçekmece Celaliye Halk Plajı, Büyükçekmece Gürpınar Sahili, Büyükçekmece Kamiloba Halk Plajı Ağar Kamping önü, Büyükçekmece Kumburgaz Sahili, Büyükçekmece Mimarsinan Sahili, Binkılıç Çilingoz Plajı Dereağzı, Çilingoz Tabiat Parkı Plajı, Karacaköy Çobankule Plajı, Karacaköy Evicik Plajı, Karacaköy Ormanlı Plajı, Karacaköy Yalıköy Plajı, Çiftalan Plajı, Caddebostan Plajı Büyük Kulüp arkası, Caddebostan Plajı Irmak Okulları arkası, Suadiye Plajı, Küçükçekmece Menekşe Plajı Cankurtaran Kulesi Önü, Küçükçekmece Menekşe Plajı İskele önü, Küçükçekmece Menekşe Plajı Sahil Parkı önü, Büyükliman Plajı, Sarıyer Demirciköy Uzunya Plajı, Demirciköy Dalya, Gümüşdere Plajı, Kılyos Plajı, Kısırkaya Plajı, Marmaracık Koyu Tabiat Parkı Plajı, Rumeli Kavağı Plajı, Altınorak Sitesi önü, Bizimköy-Parkköy Sitesi önü, Çanta Albayraklar-Kınalı mevkisi önü, Gümüşyaka Çadır Yeri mevkisi, Kumluk mevkisi (Mavi Bayrak), Selimpaşa Başkent Sitesi önü, Selimpaşa Duruman mevkisi, Semizkum Basınkent 4 Sitesi önü, Semizkum Çadıryeri mevkisi, Uyumkent Sitesi önü, Ağlayankaya Plajı, Ağlayankaya Plajı Life Beach, Ağva Halk Plajı Çamlık mevkisi, Ağva Halk Plajı Mendirek yanı, Akçakese Akkaya Plajı, Akçakese Peacock Beach, Ala Kadınlar Plajı, Alacalı Plajı, Ayazma Plajı, Ayazma Plajı, Ayazma Plajı Kumbaba mevkisi, Bozgaca Plajı, Doğancılı Plajı, İmrenli Plajı, Kabakoz Plajı, Merkep Adası Plajı 1, Merkep Adası Plajı 2, Meşrutiyet Gençlik Kampı Plajı, Sahilköy Plajı, Sofular Plajı, Uzunkum Plajı (Palm Beach Şile), Uzunkum Plajı (orta nokta), Uzunkum Plajı 1 (Şile Resort Hotel) ve Uzunkum Plajı 2 (dere yanı).'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hikmet Faruk Başer</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/istanbulda-95-nokta-yuzme-alani-olarak-belirlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/istanbulda-95-nokta-yuzme-alani-olarak-belirlendi.jpg" type="image/jpeg" length="68232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'de Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki diyaliz hastaları her an ölüm korkusuyla yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/gazzede-aksa-sehitleri-hastanesindeki-diyaliz-hastalari-her-an-olum-korkusuyla-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/gazzede-aksa-sehitleri-hastanesindeki-diyaliz-hastalari-her-an-olum-korkusuyla-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi'nde diyaliz hastaları, yaşanan jeneratör krizi nedeniyle her an ölümle burun buruna.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GAZZE (AA) - İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana süren saldırıları nedeniyle Gazze'de çökme noktasına gelen sağlık sektörü, ateşkese rağmen devam eden ablukayla bir nevi can çekişiyor. Hasta ve yaralılar iyileşmek bir yana hayatta kalma hakkından bile mahrum bırakılıyor.</p><p>Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yaklaşık 500 bin kişiye hizmet veren tek devlet hastanesi olan Aksa Şehitleri Hastanesi'nde elektrik ihtiyacını karşılayan jeneratörlerin birer birer devre dışı kalması ve İsrail'in devam eden ablukası nedeniyle yedek parça ve yeni jeneratör temininin yapılamaması; yoğun bakım, yenidoğan ve diyaliz ünitelerinde 'elektrikle' hayata tutunan hastalar için ciddi risk oluşturuyor.</p><p>Hastanenin diyaliz ünitesindeki hastalar, elektrik olmazsa sonlarının 'ölüm' olduğunu ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Elektrik kesilirse ölürüz'<p>Diyaliz ünitesinde tedavi gören böbrek hastası Halid Ebu Silmiyye, yaşanan jeneratör krizi nedeniyle kandaki zararlı atıkların temizlenmesi işlemi sırasında yaşadıkları sıkıntıyı anlattı.</p><p>Kanın filtrelenmesi sırasında elektriğin bir kaç kez kesildiğini belirten Ebu Silmiyye, 'Elektriğin kesilmesi bizim için ölüm demek.' dedi.</p><p>Hastanelerin yakıt, motor yağı ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanması çağrısında bulunan Ebu Silmiyye, 'Evlerde zaten elektrik yok. Hastanelerde de kesilirse bu büyük bir sorun olur.' diye konuştu.</p><p>'Elektriğin kesilmesi hastanede toplu infaz olması demek'<p>Hastanenin Teknik Bakım ve Onarım Departmanı Müdürü İsmail Ebu Nemr ise yedek jeneratörlerin devre dışı kalmasının sağlık hizmetlerini ciddi şekilde aksattığını ifade etti.</p><p>Uzun süredir yatan hastaların bulunduğu bölümlere dönüşümlü olarak elektrik vermeye çalıştıklarını dile getiren Ebu Nemr, şunları söyledi:</p><p>'Dördüncü yedek jeneratörün de devre dışı kalmasıyla ameliyathaneler ile yoğun bakım, yenidoğan ve diyaliz ünitelerindeki klimaları devre dışı bırakmak zorunda kaldık. Bu bölümlerdeki hastaların hayatı tehlikede. Bu, hastanede toplu infaz olması demek.'</p><p>Devre dışı kalan jeneratörleri mevcut şartlarda onarmanın bir fayda sağlamayacağını söyleyen Ebu Nemr, bu nedenle ilgili kurumlara, yeni jeneratör temin etme çağrısında bulundu.</p><p>Uluslararası Kızılhaç Komitesinden hastaneye düzenli elektrik sağlanabilmesi için İsrail ile temas kurmasını isteyen Ebu Nemr, 'Yedek parça ve yakıt eksikliği devam ederse şu an çalışır vaziyetteki jeneratörler de her an devre dışı kalabilir.' uyarısında bulundu.</p><br><p>Muhabir: Gülşen Topçu, Mohammed Nassar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Gazze</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/gazzede-aksa-sehitleri-hastanesindeki-diyaliz-hastalari-her-an-olum-korkusuyla-yasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/gazzede-aksa-sehitleri-hastanesindeki-diyaliz-hastalari-her-an-olum-korkusuyla-yasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="61180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail, Gazze'den sonra Batı Şeria'da da sağlık sistemini adım adım yok ediyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israil-gazzeden-sonra-bati-seriada-da-saglik-sistemini-adim-adim-yok-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israil-gazzeden-sonra-bati-seriada-da-saglik-sistemini-adim-adim-yok-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de soykırım uygulayan İsrail'in, Filistin'in gümrük gelirlerine el koyarak ve yardım kuruluşlarının faaliyetlerini kısıtlayarak Batı Şeria'daki kamu ve özel sağlık sektörünü ağır borç yükü ve ilaç kıtlığıyla karşı karşıya bıraktığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, Batı Şeria'daki kamu eczanelerinde ilaçların büyük bir kısmı bulunamıyor, birçok hasta ise bu ilaçları özel piyasadan satın almaya güç yetiremiyor.</p><p>İsrail'in Filistin'in gümrük gelirlerine el koyması, Filistin Sağlık Bakanlığının borcunu ciddi şekilde derinleştirdi. Bakanlık, yakında temel sağlık hizmetlerini bile sunamayacak duruma gelecekleri konusunda uyarıda bulundu.</p><p>Filistin Sağlık Bakanlığı, Filistin'in yaşadığı aşırı bütçe sıkıntısı ve halkın yoksullaşması nedeniyle Batı Şeria'daki kronik hastalığa sahip kişilerin durumunun kötüleşmesinden ve ölüm oranlarının artmasından endişe ediyor.</p><p>Bakanlığın dış tedarikçilere olan birikmiş borcu 2,6 milyar şekel (yaklaşık 925 milyon dolar) ve bu bakanlığın 2025 yılı mevcut bütçesi olan 2,89 milyar şekele (yaklaşık 1 milyar 28 milyon dolar) neredeyse eşit durumda.</p><p>Tüm kamu sektörü çalışanları gibi doktorlar ve hemşireler de maaşlarının yarısını veya daha azını alabiliyor. Devlet eczanelerinde ilaçların çoğu mevcut değil, kanser ve böbrek hastalıkları gibi hayati önem taşıyan ilaçların stokları ise tükeniyor. Kamu sağlık sigortası kapsamında olan birçok hasta, özel piyasadan ilaç satın alacak maddi güce sahip değil.</p><p>Devlet sistemi içindeki ve dışındaki sağlıkçılar, mevcut durumu 'çöküşün eşiğinde' olarak nitelendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Filistin Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı'ndan önce yaptığı uyarıda, temel sağlık hizmetlerini sunmaya devam etme kabiliyetinin risk altında olduğunu bildirdi.</p><p>Bakanlık, kamu sektöründeki bu krizin bir zincirleme reaksiyon oluşturarak sivil toplum kuruluşlarına ait sağlık kurumlarına ve özel sektöre de zarar verdiğine dikkati çekti.</p>İsrail'in Filistin'e uyguladığı mali darbe ve istihdam darbesi<p>Gazze Şeridi'nde soykırım uygulayarak burayı yerle bir eden İsrail, Batı Şeria'da da sağlık sistemini adım adım yok ediyor.</p><p>Gazeteye göre, Filistin sağlık sektörünün karşı karşıya olduğu krizin 'mali darbe' ve 'istihdam darbesi' olmak üzere iki doğrudan temel nedeni bulunuyor.</p><p>Bu sebeplerden ilkine göre, Filistin, dışarıdan aldığı ürünlerin (ithalatın) gümrük vergilerini doğrudan kendisi toplayamıyor, bu parayı onun adına İsrail tahsil ediyor.</p><p>İsrail Maliye Bakanlığı, topladığı bu paradan Filistin'in su ve elektrik gibi temel ihtiyaçlar için borçlu olduğu miktarı otomatik olarak kesiyor. Normalde geri kalan parayı Filistin'e vermesi gerekirken, bu paraya da tamamen el koyuyor. Bu yüzden Filistin hükümetinin kasasına para girmiyor.</p><p>İkinci nedene göre, Tel Aviv yönetimi, daha önce İsrail'in bazı şehirlerinde ve işgal altındaki topraklarda çalışan yaklaşık 170 bin Filistinli işçinin işlerine dönmesini yasaklıyor. Bu durum, yüz binlerce ailenin bir anda gelirsiz kalmasına ve halkın tamamen yoksullaşmasına neden oluyor.</p><p>Mayıs başından bu yana, işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistin kamu sektöründe çalışan doktorlar ve hemşirelik personeli, birkaç yıldır maaşlarının tamamını alamadıkları gerekçesiyle grevde. Grevden önce bile, diğer kamu sektörü çalışanları gibi sağlık personeli de sadece yarı zamanlı çalışıyordu.</p><p>Devlet hastaneleri yalnızca hayati tehlikesi olan tedavileri sunabiliyor. Fakat azalan personel sayısı, ilaç ve tek kullanımlık tıbbi malzeme eksikliği ile mevcut ekipmanların rutin bakım ve onarımını finanse etmedeki zorluklar nedeniyle bu tedavilerin kalitesi de tehlikeye girmiş durumda.</p><p>Grev, Batı Şeria'da faaliyet gösteren toplam 590 klinikten Filistin Sağlık Bakanlığına bağlı 447'sini de kapsıyor. Bu nedenle hamileler, anneler, bebekler, engelli çocuklar ve okul çağındaki çocuklara yönelik bakım ve takip hizmetleri de bu durumdan olumsuz etkileniyor.</p>Borç yükü ve ilaç kıtlığı<p>Sağlık Bakanlığının biriktirdiği yaklaşık 925 milyon dolarlık borç, hastaların tedavi için sevk edildiği sivil toplum hastaneleri ile yaklaşık 30 ilaç üretim ve ithalat şirketi arasında neredeyse yarı yarıya bölünmüş durumda.</p><p>Filistin Sağlık Bakanı Dr. Macid Ebu Ramazan, bu verileri geçen hafta ilaç şirketlerinin temsilcileriyle yaptığı bir toplantıda açıkladı.</p><p>Toplantıda Bakan Ebu Ramazan, Sağlık Bakanlığının düzenli olarak satın aldığı 1260 çeşit ilaçtan şu anda sadece 260'ının depolarda ve raflarda kaldığını ilaç şirketleri temsilcileriyle paylaştı.</p><p>Bu toplantının katılımcılarından biri de bugün İlaç Üreticileri Derneği üyesi olan Filistin'in eski Sağlık Bakanı Dr. Fethi Ebu Mugli idi. Gazeteye konuşan Ebu Mugli şunları söyledi:</p><p>'Bakan Ebu Ramazan, ilaç şirketlerine, kendilerine olan borcun 1,3 milyar şekele (yaklaşık 462,6 milyon dolar) ulaşmasına rağmen dayanmaları ve bakanlığa ilaç tedarik etmeye devam etmeleri çağrısında bulundu.'</p><p>Ebu Mugli, birçok şirketin artık yurt dışından ilaç satın almak için gerekli sermayeye sahip olmaması nedeniyle bu talebe uyamayacağını da sözlerine ekledi.</p>Hastalar, düzenli ilaç alabilmek için kredi çekiyor<p>2024'te dış tedaviler için 96 bin sevk gerçekleşti ve bu sevkler Filistin Sağlık Bakanlığına yaklaşık 960 milyon şekele (yaklaşık 341,6 milyon dolar) mal oldu. Ekim 2023'e kadar Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi'ndeki hastaların işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'e sevk edilme masraflarını da karşılıyordu.</p><p>Doktor S.'nin verdiği bilgilere göre, Filistin'in özel hastanelere olan borcu nedeniyle bu hastaneler de çalışanlarının maaşlarında kesinti yapmak zorunda kalıyor ve bazılarının banka hesapları eksi bakiyeye düşmüş durumda.</p><p>Doktor S., hastaların ameliyatlar için gerekli tek kullanımlık bazı temel malzemeleri bile kendi ceplerinden karşılamak zorunda kaldıklarını belirtti. Bazı hastalar ise düzenli ilaçlarını satın alabilmek için kredi çekiyor veya arkadaşlarının yardımına sığınıyor.</p><p>Doktorlar ve hastalar, kliniklerin kapanması nedeniyle devlet hastanelerinin acil servisleri ile sivil toplum tıbbi kuruluşları üzerindeki baskının daha da arttığını ifade ediyor.</p>İsrail'in STK'leri bölgeden uzaklaştırması ve kurduğu barikatlar krizi derinleştiriyor<p>Kar amacı gütmeden tıbbi hizmetler sunan Filistin Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Dr. Mustafa Barguti'ye göre, kendi derneklerine bağlı kliniklerde tedavi arayan insan sayısı da artmış durumda.</p><p>Barguti, sağlık sistemindeki krizin iki farklı etkeni daha olduğuna dikkati çekiyor.</p><p>Bu etkenlerden ilki; İsrail'in, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ile Sınır Tanımayan Doktorlar gibi uluslararası yardım kuruluşlarını bölgeden uzaklaştırmaya yönelik doğrudan ve açık çabaları. Ayrıca birkaç Filistinli sivil toplum kuruluşu hakkında verilen kapatma kararları. Tüm bu kuruluşlar, sağladıkları veya kolaylaştırdıkları tıbbi bakımı azaltmak zorunda bırakıldı.</p><p>Barguti, diğer bir etkenin ise Batı Şeria yollarındaki 1000'den fazla kalıcı kontrol noktası ve barikat olduğunu belirtti.</p><p>Bunlar tedaviye hızlı erişimi engelliyor; tıbbi ekipleri ve ambulansları dolambaçlı yolları kullanmaya veya İsrail ateşiyle yaralananları ve hastaları 'sırt sırta' yöntemiyle nakletmeye zorluyor. Bu yöntemde hasta, bir araç veya sedyeyle yerleşim yerinin çıkışındaki kilitli bir kapıya ya da barikata kadar taşınıyor, ardından karşı tarafta bekleyen başka bir ambulansa aktarılıyor.</p><p>Bu durum hem bütçeye ek bir yük getiriyor hem de personel verimliliğini baltalıyor. Askerlerin görev yaptığı kontrol noktalarındaki uzun bekleyişleri de içeren bu uzatmalı seyahat süreleri ulaşım maliyetlerini artırıyor, hatta bazen sağlık personeli bu masrafları kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor ve bunu taşımakta zorlanıyor.</p>'Sağlık krizi, dikkatli ve hesaplı bir planlamanın ürünü'<p>Cerrah S., köylerine yapılan bir ordu baskını ve köy çıkışının kapatılması nedeniyle El Halil'deki bir hastanede yapılması gereken acil bir ameliyata yetişemeyen uzman bir doktorun durumunu aktardı.</p><p>Beyin felci hastası bir oğlu olan anne B. ise, köylerinden çıkan yolun Ekim 2023'ten bu yana kilitli bir demir kapıyla kapatılması nedeniyle artık çocuğunu Ramallah'taki özel okula gönderemediğini söylüyor.</p><p>Anne B., 'Özel taksi ücreti çok pahalandı, kocamın da İsrail'deki işi bitti. Bir süre oğlumun ilaçlarını ödeyebildim ama iki haftadır satın alamıyorum.' dedi.</p><p>Dr. Barguti'ye göre durum şu şekilde özetleniyor:</p><p>'Sağlık sistemi krizine yol açan tüm bu etkenleri bir araya getirdiğinizde ortaya çıkan sonuç, bunun dikkatli ve hesaplı bir planlamanın ürünü olduğudur.'</p><p>Filistin ekonomisi, gümrük gelirlerine el konulması bir politika haline gelmeden önce de sallantıdaydı.</p><p>2013 yılında bir Dünya Bankası raporunda, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın büyük bölümü üzerindeki kontrolünün, Filistin toplumunun ekonomik potansiyelini gerçekleştirmesini engellediği ve yıllık milyarlarca dolar (2011 değerleriyle 3,4 milyar dolar) kayba uğramasına neden olduğu belirtilmişti.</p><p>Bu sürekli kayıp, yıllar içinde giderek azalan dış bağışlara karşı bir bağımlılık oluşturarak, eğitim ve sağlık gibi sosyal bakanlıkların düşük bütçelerini ve sınırlı kalkınma ödeneklerini doğrudan olumsuz etkiledi.</p><br><p>Muhabir: Muhammet Nazım Taşcı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israil-gazzeden-sonra-bati-seriada-da-saglik-sistemini-adim-adim-yok-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/israil-gazzeden-sonra-bati-seriada-da-saglik-sistemini-adim-adim-yok-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="78246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hemoroid sanılan şikayetlerde erken tanı hayati önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Sağlık Grubu'ndan Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, 'hemoroid' sanılan uzun süreli ağrı ve kanama şikayetlerinde genel cerrahi veya gastroenteroloji cerrahisi uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.</p><p>​​​​​​​Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, makat bölgesindeki şikayetler, halk arasında 'basur' olarak bilinen 'hemoroid' hastalığı sanılarak önemsenmeyebiliyor veya utanç duygusuyla ertelenebiliyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinden Genel Cerrahi ve Gastoentoloji Cerrahisi Uzmanı Aydın, şikayetlerin basit bir rahatsızlık sanılarak kulak ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><p>Hemoroid sanılan belirtilerin rektum kanseri gibi çok ciddi hastalıkların da habercisi olabileceğine dikkati çeken Aydın, özellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan şikayetlerin vakit kaybedilmeden değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p><p>Hemoroid ve rektum kanseri belirtilerinin birbirine benzeyebildiğini, her iki hastalığın da makatta dolgunluk hissi, ağrı ve kanama yapabildiğini aktaran Aydın, 'Ancak biri damarsal yapılardan kaynaklanırken, diğeri bağırsak mukozasındaki hücrelerden gelişen ciddi bir kanser türüdür.' ifadesini kullandı.</p><p>Özellikle toplumda şikayetlerin utanma duygusuyla ertelendiğini ifade eden Aydın, 'Birçok kişi tüm şikayetlerini hemoroid sanıyor. Oysa rektum kanserinde geç kalındığında hem yaşam kalitesi bozuluyor hem de tedavi şansı azalıyor.' uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kanser hastalıklarında erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Aydın, 'Kanserden korkma, geç kalmaktan kork sözü burada çok önemli. Çünkü gecikildikçe tedavi olma şansı azalıyor. Makat bölgesinde uzun süren kanama, ağrı veya dolgunluk hissi yaşayan kişilerin mutlaka genel cerrahi veya gastroenteroloji cerrahisi uzmanına başvurması gerekir. Erken değerlendirme hayat kurtarıcı olabilir.' değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="85920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnmede erken müdahale hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KAHRAMANMARAŞ (İHA) - Girişimsel Nöroloji İnme Polikliniği'nden Doç. Dr. Uygar Utku, dünyada ve Türkiye'de önemli ölüm ve kalıcı engellilik nedenleri arasında yer alan inme hastalığında erken müdahalenin hayati önem taşıdığını, uygulanan girişimsel yöntemlerle tıkalı damarların açılabildiği ve kanamaya neden olan damarların kapalı yöntemlerle onarılabildiği söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ (İHA) - Girişimsel Nöroloji İnme Polikliniği'nden Doç. Dr. Uygar Utku, dünyada ve Türkiye'de önemli ölüm ve kalıcı engellilik nedenleri arasında yer alan inme hastalığında erken müdahalenin hayati önem taşıdığını, uygulanan girişimsel yöntemlerle tıkalı damarların açılabildiği ve kanamaya neden olan damarların kapalı yöntemlerle onarılabildiği söyledi. </p><p>Kahramanmaraş'ta yaklaşık bir buçuk yıldır aktif olarak 7 gün 24 saat esasına göre sağlık hizmeti sunan Sular Akademi Hastanesi İnme Merkezi kent merkezinin yanı sıra çevre illerden de hasta kabul ediliyor. Daha önce zamanında müdahale imkanı bulunamadığı için birçok hastanın il dışına sevk edildiği, bunun da sağlık ve ekonomik açıdan mağduriyet oluşturduğu ifade eden Sular Akademi Hastanesi İnme Merkezi Direktörü Doç. Dr. Uygar Utku, bölgede verilen hizmetle sorunun büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı kaydedildi. </p><p>'Covid sonrası genç hastalarda da inme vakalarını görmeye başladık' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dr. Utku, inmenin dünyanın en önemli ölüm ve özürlülük nedenlerinden birisi olduğunun altını çizerek, 'Ne yazık ki çoğu zaman hastalık ortaya çıktıktan sonra karşılaşıyoruz. Ancak günümüzde tedavisi artık mümkün. Kapalı yöntem anjiyo ile tıkalı damarları açabiliyor, kanamaya sebebiyet veren damarları onarabiliyoruz. İnme artık tedavisi mümkün olan bir hastalık. Hasta ve hasta yakınlarımızın bilinçli olması, hızlı ve seri davranması gerekiyor. Çünkü beyin eşittir zaman dediğimiz bir durum söz konusu. Özellikle kovid sonrası genç hastalarda da inme vakalarını görmeye başladık. Bunun bir yaşı da yok. Yerinde ve zamanında müdahaleyle birçok hasta eski sağlığına kavuşabiliyor. Biraz daha sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, hareketli olmak ve sporu hayatın bir parçası haline getirmek gerekiyor. Kahramanmaraş başta olmak üzere Osmaniye, İslahiye, Malatya, Adıyaman ve Urfa bölgelerinden hastalarımıza 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Kahramanmaraš</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:07:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="86131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesi'nde jeneratör krizi: Yoğun bakım ve diyaliz üniteleri hizmet dışı kalabilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/gazzedeki-aksa-sehitleri-hastanesinde-jenerator-krizi-yogun-bakim-ve-diyaliz-uniteleri-hizmet-disi-kalabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/gazzedeki-aksa-sehitleri-hastanesinde-jenerator-krizi-yogun-bakim-ve-diyaliz-uniteleri-hizmet-disi-kalabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'ndeki Aksa Şehitleri Hastanesi'nde jeneratörlerde yaşanan arızaların kritik aşamaya ulaştığı, yoğun bakım, diyaliz ve yenidoğan üniteleri başta olmak üzere hayati bölümlerin hizmet dışı kalma riskiyle karşı karşıya olduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Aksa Şehitleri Hastanesi Müdürü Dr. Raid Hüseyin, düzenlediği basın toplantısında, hastanedeki dördüncü yedek jeneratörün de devre dışı kalmasıyla elektrik krizinin ciddi boyutlara ulaştığını belirtti.</p><p>Hüseyin, mevcut yedek jeneratörlerin bir yılı aşkın süredir yoğun şekilde çalıştırıldığını ve artık hastanenin temel enerji ihtiyacını karşılayamaz hale geldiğini ifade etti.</p><p>Dördüncü yedek jeneratörün devre dışı kalmasıyla birlikte ameliyathanelerin hizmet veremez hale geldiğini vurgulayan Hüseyin, diyaliz ünitesi, yenidoğan yoğun bakım servisi, yoğun bakım üniteleri ve laboratuvarların da faaliyetlerini sürdürememe riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.</p><p>Yaz aylarının yaklaşması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla elektrik ihtiyacının arttığına dikkati çeken Hüseyin, teknik ekiplerin bakım ve onarım çalışmalarının jeneratörlerin aşırı yıpranması ve yedek parça eksikliği nedeniyle artık sonuç vermediğini söyledi.</p><p>Aksa Şehitleri Hastanesi'nin Gazze'nin orta kesimindeki tek devlet hastanesi olduğunu ve yaklaşık 500 bin kişiye, ayrıca bölgedeki yerinden edilmiş Filistinlilere sağlık hizmeti sunduğunu aktaran Hüseyin, uluslararası kuruluşlara acil çağrıda bulundu.</p><p>Hüseyin, hastaneye doğrudan elektrik bağlantısı sağlanması ve yeni jeneratörlerin temin edilmesi için derhal harekete geçilmesini istedi.</p><p>Hastane yönetimi ayrıca, elektrik krizinin sürmesi halinde sağlık hizmetlerinde ciddi aksama yaşanabileceği ve çok sayıda hastanın hayatının tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu.</p><p>Gazze'deki sağlık sistemi, Ekim 2023'ten bu yana süren İsrail saldırılarının yol açtığı hastane ve altyapı yıkımı ile ilaç, yakıt ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle ciddi çöküş yaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İsrail, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor.</p><p>İsrail'in 2007'den bu yana abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana süren saldırılarda evleri yıkılan yaklaşık 1,5 milyon Filistinli zor insani koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Esat Fırat</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/gazzedeki-aksa-sehitleri-hastanesinde-jenerator-krizi-yogun-bakim-ve-diyaliz-uniteleri-hizmet-disi-kalabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/gazzedeki-aksa-sehitleri-hastanesinde-jenerator-krizi-yogun-bakim-ve-diyaliz-uniteleri-hizmet-disi-kalabilir.jpg" type="image/jpeg" length="84566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleneksel tıp birçok hastalığın tamamlayıcı tedavisinde önemli rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Özlü: - 'Nörolojik rehabilitasyon açısından felçli hastalar, bel, boyun ağrısı, romatizmal hastalıklar, kas tendon problemleri, spor yaralanmaları başta olmak üzere birçok alanda tamamlayıcı tedavileri kullanıyoruz' - 'İltihaplı eklem romatizmasında özellikle ozon tedavisi daha ön planda iken ağrılar için akupunktur, mezoterapi, kupa tedavileri de yapılıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Özlü, ağrılardan romatizmal hastalıklara ve spor yaralanmalarına kadar birçok alanda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp'tan (GETAT) güzel sonuçlar aldıklarını söyledi.</p><p>Aynı zamanda Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi olan Özlü, sağlık kongresi için geldiği Antalya'da, AA muhabirine, geleneksel tıbbın tamamlayıcı tedavi olduğunu ifade etti.</p><p>GETAT'ı acil durumlar hariç her yaş grubunda ve her hastalıkta kullanabildiklerini belirten Özlü, 'Nörolojik rehabilitasyon açısından felçli hastalar, bel, boyun ağrısı, inflamatuar ağrı dediğimiz romatizmal hastalıklar, kas tendon problemleri, spor yaralanmaları başta olmak üzere birçok alanda tamamlayıcı tedavileri kullanıyoruz. Çünkü Sağlık Bakanlığının tanımladığı protokoller ve tedaviler bunlar. Akupunktur, ozon, hacamat, sülük, proterapi, mezoterapi, refleksoloji, fizik terapi gibi çok farklı yöntemlerimiz var. Hekimler yapıyor bu uygulamaları.' dedi.</p><p>Özlü, bu uygulamaların sağlık kuruluşlarında, özel sağlık merkezlerinde ya da kamu hastanelerinde kolaylıkla uygulanabildiğini kaydetti.</p><p>GETAT kapsamında en fazla akupunkturun, kronik ağrılarda ve migrende etkili olduğuyla ilgili çok güzel çalışmalar bulunduğunu anlatan Özlü, 'Ama hastalık ve branş özelinde de kesin sonuçlar alınan tedaviler var. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tamamlayıcı tedavi olarak kullanıyoruz. İltihaplı eklem romatizmasında özellikle ozon tedavisi daha ön planda iken ağrılar için akupunktur, mezoterapi, kupa tedavileri de yapılıyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Toplumda yaygın görülen diz ağrısından korunmak mümkün</p><p>Obezite ve plansız yaşam arttıkça ayak bileği, kalça, bel gibi bölgelerdeki ağrıların kaçınılmaz olacağını dile getiren Özlü, etkin kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için düzenli egzersizin zorunlu olduğunu dile getirdi.</p><p>Yaş arttıkça kireçlenme problemlerinin de arttığına dikkati çeken Özlü, 'Bunu engellemek için düzenli egzersiz yapacağız, kilo kontrolünü sağlayacağız. Kilo kontrolü için önerilen egzersiz haftada 150 dakikadır. 30 dakikadan haftada 5 kez yürüyüş şeklinde nabzın bir miktar artmasını sağlayarak tempolu yürüyüşlerle başlayabiliriz.' önerisinde bulundu.</p><p>Özlü, yürümenin de formülleri olduğunu, bunun hastanın oksijen kapasitesine, nabız hızına ve kronik hastalıklarına göre değiştiğini belirtti.</p><p>Egzersizin düz zeminde ve tartan pistte yapılmasını öneren Özlü, 'Yani çakıllı, pütürlü yüzeyler, koşu bandı, engebeli yüzeyler, engebeli araziler diz ve kalça problemlerini hatta yer yer ayak bilek problemlerini beraberinde getirir. Dolayısıyla yürüdüğümüz zemin ve giydiğimiz ayakkabı, spor malzemeleri çok önemli.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor.jpg" type="image/jpeg" length="96240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Raporu Alma Süreci Sil Baştan: Yeni Sistem Yürürlükte!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/saglik-raporu-alma-sureci-sil-bastan-yeni-sistem-yururlukte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/saglik-raporu-alma-sureci-sil-bastan-yeni-sistem-yururlukte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Raporları Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Hastanelerde kurulacak Rapor Başvuru Merkezleri ve e-Nabız üzerinden yapılacak dijital başvurularla sağlık raporu süreçlerinde yeni dönem başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni <strong>Sağlık Raporları Yönetmeliği</strong>, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte sağlık raporu işlemlerinin daha hızlı, düzenli ve tek merkezden yürütülmesi amacıyla hastanelerde <strong>“Rapor Başvuru Merkezleri”</strong> kurulacak.</p>

<p>Yeni sistem kapsamında sağlık raporu başvurularında dijitalleşme süreci hız kazanacak. Vatandaşların sağlık raporlarına ilişkin işlemlerinin önemli bir bölümü artık <strong>e-Nabız</strong> sistemi üzerinden gerçekleştirilebilecek.</p>

<h2>Dijital Başvuru Dönemi Başlıyor</h2>

<p>Yönetmelikle birlikte sağlık raporu başvurularında kullanılan yazılı dilekçe uygulamasının büyük ölçüde sona ermesi ve dijital başvuru sisteminin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Böylece başvuru süreçlerinin daha hızlı tamamlanması ve işlemlerin merkezi bir yapı üzerinden takip edilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Yetkililer, yeni uygulamanın hem vatandaşların hem de sağlık kuruluşlarının iş yükünü azaltacağını değerlendiriyor.</p>

<h2>Bazı Belgeler e-Nabız’dan Alınabilecek</h2>

<p>Düzenleme kapsamında bazı sağlık raporları için vatandaşlar, e-Nabız sistemi üzerinden doğrudan <strong>“Sağlık Durum Belgesi”</strong> alabilecek. Bu uygulamanın, belge temini için sağlık kuruluşlarına yapılan başvuruların azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Standart Uygulama Hedefleniyor</h2>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte sağlık raporu süreçlerinde ülke genelinde standart uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Rapor başvuru ve değerlendirme işlemlerinin ortak bir sistem üzerinden yürütülmesiyle süreçlerdeki farklılıkların azaltılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/saglik-raporu-alma-sureci-sil-bastan-yeni-sistem-yururlukte</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/01/doktorundan-uyari-yilda-1-kez-check-up-yaptirin.webp" type="image/jpeg" length="90824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarayı bırakmak için 4 ayda 75 binden fazla kişi destek aldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/sigarayi-birakmak-icin-4-ayda-75-binden-fazla-kisi-destek-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/sigarayi-birakmak-icin-4-ayda-75-binden-fazla-kisi-destek-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca tütünle mücadele kapsamında yürütülen sigara bırakma hizmetlerine ilgi artarken, bu yılın ilk 4 ayında sigara bırakma polikliniklerine 75 bin 184 kişi başvurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin 'Dünya Tütünsüz Günü' dolayısıyla Bakanlık verilerinden derlediği bilgilere göre, tütün ürünleri insan sağlığının yanı sıra çevre ve doğal kaynaklar üzerinde de ciddi tehdit oluşturuyor.</p><p>Sağlık Bakanlığınca, tütünle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar doğrultusunda dijital ve saha temelli çalışmalar da sürdürülüyor.</p><p>'Online Sigara Bırakma Hizmeti' kapsamında vatandaşlar evlerinden ya da iş yerlerinden görüntülü görüşme yoluyla uzman desteği alabiliyor. Hizmet kapsamında kişiye özel bırakma planı hazırlanıyor, düzenli takip yapılıyor ve gerektiğinde yüz yüze poliklinik hizmetine yönlendirme sağlanıyor.</p><p>Kamu kurumlarında uygulamaya alınan 'Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı' hizmetiyle kamu personeline tütün ürünlerinin zararları ve sigara bırakma yöntemleri konusunda eğitim veriliyor.</p><p>Toplumda tütün ürünü kullanımının zararları konusunda farkındalık oluşturmak, sigara bırakma hizmetlerini tanıtmak ve sahada etkin bir danışmanlık modeli geliştirmek amacıyla 'Tütünle Mücadele Timleri' ve 'Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri' hayata geçirildi.</p><p>Bu kapsamda, son bir yılda timler tarafından 832 bin 873 vatandaşa ulaşılırken, 331 bin 984 vatandaş ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'na yönlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ayrıca, 213 bin 443 vatandaşa mobil poliklinik ve saha timleri aracılığıyla danışmanlık hizmeti sunuldu.</p><p>Sigara bırakma polikliniklerinde tütün bağımlılığı konusunda eğitim almış hekimler görev yaparken, tedavi süreçleri hekim değerlendirmesi doğrultusunda yürütülüyor.</p><p>Tedavi kapsamında bilişsel-davranışsal yaklaşımların yanı sıra bilimsel etkinliği kanıtlanmış ilaçlarla destek sağlanıyor.</p><p>Poliklinik hizmetlerinin ve ilaç kullanım süreçlerinin takip edilmesi amacıyla geliştirilen Tütün Bağımlılığı Tedavisi İzlem Sistemi (TUBATİS), ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ile entegre şekilde çalışıyor.</p><p>Böylece, hastalar hem hekim kontrolünde takip ediliyor hem de ALO 171 tarafından düzenli geri dönüş aramalarıyla bir yıl boyunca destekleniyor.</p><p>Yürütülen çalışmalarla sigara bırakma polikliniklerine başvuru oranları da arttı. 2024 yılında sigara bırakma polikliniklerine 81 bin 616 tekil hasta başvurusu yapılırken, toplam 150 bin 467 muayene gerçekleştirildi.</p><p>2025 yılında başvuru sayısı 2024'e kıyasla yüzde 112 artışla 173 bin 32'ye ulaşırken, toplam muayene sayısı 223 bin 993 oldu.</p><p>2026 yılının ilk 4 ayında ise 75 bin 184 tekil hasta başvurusu yapılırken, toplam 105 bin 698 muayene gerçekleştirildi. Muayene sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 artış yaşandı.</p>Yaklaşık 1,6 milyon ölüm pasif etkilenim sebebiyle gerçekleşiyor<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tütünü 'önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedeni' olarak tanımlıyor.</p><p>Dünya genelinde tütüne bağlı olarak her yıl 8 milyondan fazla insan hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 7 milyondan fazlası doğrudan sigara içenlerde görülürken, yaklaşık 1,6 milyonu pasif etkilenim sebebiyle gerçekleşiyor.</p><p>Sigara dumanı 7 binden fazla kimyasal madde içeriyor. Bu maddelerden 250'sinin zararlı, 70'inden fazlasının kanserojen olduğu biliniyor. Sigara, kalp-damar hastalıklarından kansere, solunumdan üreme sağlığına kadar vücudun her organını olumsuz etkiliyor.</p><p>Sigara, akciğer, ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, mesane, karaciğer ve pankreas kanserleri dahil 12'den fazla kanser türüyle doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor.</p><p>Tüm akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 85'inden sigara sorumlu tutuluyor. Tütün, dünya genelindeki kanser ölümlerinin yüzde 25'ine yılda yaklaşık 2,5 milyon ölüme yol açıyor.</p><p>Sigara, koroner kalp hastalığı, felç ve periferik damar hastalığı riskini önemli ölçüde artırıyor. Tütüne bağlı kalp-damar ölümleri tüm kardiyovasküler ölümlerin yüzde 12'sini oluşturuyor.</p><p>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), sigara içicilerde olmayanlara kıyasla çok daha sık görülüyor. KOAH ölümlerinin yaklaşık yüzde 80'i doğrudan sigara kullanımına bağlı. Tütüne bağlı kronik solunum hastalıkları, tüm kronik solunum ölümlerinin yüzde 29'unu oluşturuyor.</p><p>Kapalı alanlarda sigara dumanına maruz kalan 65 binden fazla çocuk her yıl solunum yolu hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Pasif etkilenim, ani bebek ölümü sendromu, düşük doğum ağırlığı ve çocuklarda astım riskini doğrudan artırıyor. Türkiye'de her 100 çocuktan 46'sı sigara dumanına maruz kalıyor.</p>Sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor<p>Tütün, tarla, fabrika ve kullanım aşamalarının tümünde gezegene zarar veren tek tüketim ürünü olarak yer alıyor.</p><p>DSÖ, tütün endüstrisinin çevresel etkisini 'yıkıcı' olarak nitelendiriyor.</p><p>DSÖ verilerine göre, sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor. Küresel ölçekte yılda yaklaşık 4,5 trilyon sigara izmariti çevreye bırakılıyor ve tütün tarımı dünya genelindeki ormansızlaşmanın yaklaşık yüzde 5'ine yol açıyor.</p><p>Tütün tarlaları için her yıl yaklaşık 200 bin hektar orman alanı yok ediliyor. Tütün ekiminde orantısız biçimde kullanılan pestisitler ve gübreler toprağı kirleterek başka tarım ürünleri için kullanılamaz hale getiriyor. Tütün tarımının yoğun olduğu bölgelerde tarım arazisi giderek gıda üretiminden tütün üretimine kayıyor.</p><p>Sigara izmaritleri dünyada çevreye en çok atılan plastik atık türü oluyor. Her yıl yalnızca denizlere, nehirlere ve kaldırımlara bırakılan 4,5 trilyon izmarit, içerdiği toksik kimyasallarla devasa bir su kirliliği kaynağı oluşturuyor. Sigara filtrelerindeki mikro-plastikler okyanus derinliklerine kadar ulaşırken, deniz ekosistemlerine ve insanlara geri dönüyor. Her bir izmarit, 100 litre suyu kirletebiliyor.</p><p>Sigara üretimi zincirinin tamamı yılda 84 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salıyor. Sigara üretimi için yılda 22 milyar litre su harcanıyor. Küresel ölçekte bu kaynakların israfı, zaten kırılgan olan ekosistemlere ek yük bindiriyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Duygu Yener</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/sigarayi-birakmak-icin-4-ayda-75-binden-fazla-kisi-destek-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/sigarayi-birakmak-icin-4-ayda-75-binden-fazla-kisi-destek-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="56931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MS hastalığında erken teşhisle hastalığın seyrini kontrol altına almak mümkün]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Erkingül Birday: - 'Günümüzde tedavi seçeneklerimiz oldukça arttı. Atak tedavileri, atak önleyici tedaviler ve semptomlara yönelik uygulamalarla hastalarımızı büyük ölçüde kontrol altında tutabiliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Erkingül Birday, Multipl Skleroz (MS) hastalığında erken teşhisin büyük önem taşıdığını, belirtiler ortaya çıktığında erken başvuru ve doğru tedaviyle hastalık seyrinin kontrol altına alınabileceğini belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Erkingül Birday, MS'in çoğunlukla ataklarla seyreden, beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık olduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Birday, özellikle genç erişkinlerde görülen ve merkezi sinir sistemini etkileyen MS, bazen sinsi belirtilerle ilerleyerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğini kaydetti.</p><p>MS'in beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık olduğunu kaydeden Birday, 'Multipl Skleroz, büyük çoğunlukla ataklarla seyreden bir hastalıktır. Görme kaybı, uyuşma, güç kaybı, baş dönmesi, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Birday, hastalığın yoğun yorgunluk ve unutkanlık gibi belirtilerle de ortaya çıkabildiğine işaret ederek, bu tür şikayetler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini aktardı.</p><p>- MS'te yaşam tarzı değişiklikleri tedaviyi destekliyor</p><p>MR ve destekleyici testlerle hastalığa daha erken tanı konulabildiğini vurgulayan Birday, şunları kaydetti:</p><p>'Her hastada hastalığın seyri farklı ilerler. MS'in kesin nedeni bilinmiyor, ancak genetik yatkınlık ve çevresel faktörler bu konuda etkili. Günümüzde tedavi seçeneklerimiz oldukça arttı. Atak tedavileri, atak önleyici tedaviler ve semptomlara yönelik uygulamalarla hastalarımızı büyük ölçüde kontrol altında tutabiliyoruz. Tedavi sürecinde yaşam tarzı da önem taşıyor. Düzenli egzersiz, özellikle pilates ve yoga hastalarımıza iyi geliyor. Beslenme alışkanlıklarının da düzenlenmesi gerekiyor. Hastalara ilaçlarını düzenli kullanmaları ve kontrollerini aksatmamaları gerekiyor. Belirtiler ortaya çıktığında erken başvuru ve doğru tedaviyle hastalığın seyri kontrol altına alınabilir. MS zor bir hastalık ama bu süreçte birlikte mücadele etmek mümkün.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="38740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanelerde "Rapor Başvuru Merkezi" Dönemi Başlıyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hastanelerde-rapor-basvuru-merkezi-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hastanelerde-rapor-basvuru-merkezi-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık raporu işlemlerinde yeni dönem başladı. Hastanelerde Rapor Başvuru Merkezleri kurulacak, başvuruların büyük bölümü e-Nabız üzerinden yapılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık raporu almak isteyen milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği”, Resmî Gazete’de yayımlanarak uygulamaya alındı. Yeni düzenleme ile sağlık raporu süreçlerinde dijitalleşme ve merkezi başvuru sistemi ön plana çıkacak.</p>

<h2>Rapor Başvuru Merkezleri Kurulacak</h2>

<p>Yönetmelik kapsamında hastanelerde “Rapor Başvuru Merkezleri” oluşturulacak. Bu merkezler aracılığıyla sağlık raporu başvuruları tek noktadan yürütülecek. Böylece vatandaşların farklı birimler arasında yönlendirilmesinin önüne geçilmesi ve işlemlerin daha hızlı tamamlanması hedefleniyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, yeni uygulamayla rapor süreçlerinde standartlaşmayı artırmayı ve başvuru işlemlerini daha düzenli hale getirmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>e-Nabız Üzerinden Başvuru İmkânı</h2>

<p>Düzenlemeyle birlikte sağlık raporu başvurularının önemli bir bölümü e-Nabız sistemi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Dijital başvuru modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte yazılı dilekçe süreçlerinin azaltılması ve işlemlerin elektronik ortamda daha kolay takip edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu adımın, hem vatandaşların hastanelerde geçirdiği süreyi azaltması hem de sağlık kuruluşlarının iş yükünü hafifletmesi bekleniyor.</p>

<h2>Sağlık Durum Belgesi Dijital Ortamda Alınabilecek</h2>

<p>Yeni uygulama kapsamında bazı sağlık raporları için vatandaşlar e-Nabız üzerinden doğrudan “Sağlık Durum Belgesi” temin edebilecek. Böylece belirli işlemler için hastaneye başvurma zorunluluğu azalırken, belgeye erişim süreci de hızlanacak.</p>

<p>Yetkililer, yeni sistemle birlikte sağlık raporu işlemlerinin daha erişilebilir, şeffaf ve etkin bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini belirtiyor.</p>

<h2>Dijitalleşme ve Standartlaşma Hedefi</h2>

<p>Sağlık raporları alanında hayata geçirilen yeni düzenleme, dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması yönündeki çalışmaların önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Uygulamanın, vatandaşların işlemlerini daha kısa sürede tamamlamasına katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hastanelerde-rapor-basvuru-merkezi-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/saglik-raporu-1.webp" type="image/jpeg" length="81567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bayramın 3. Gününde Hatay’da Hangi Eczane Açık? Tam Liste Yayınlandı”]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bayramin-3-gununde-hatayda-hangi-eczane-acik-tam-liste-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bayramin-3-gununde-hatayda-hangi-eczane-acik-tam-liste-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay genelinde Kurban Bayramı’nın 3. gününde vatandaşların ilaç ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için birçok nöbetçi eczane hizmet vermeye devam edecek. Gece saatlerinde ilaç ihtiyacı yaşayan vatandaşlar için ilçe ilçe açık olacak nöbetçi eczaneler belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle bayram yoğunluğu nedeniyle sağlık kuruluşlarında yaşanabilecek hareketliliğe karşı vatandaşların en yakın nöbetçi eczaneyi önceden öğrenmeleri öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Antakya Ve Defne’de Nöbetçi Eczaneler</strong></h2>

<ul>
 <li>Tuncay Eczanesi – Alaaddin Mahallesi, İSO Konteyner Kent yanı, Bölge Hastanesi civarı</li>
 <li>Uğurgül Eczanesi – Akasya Mahallesi, Adliye civarı, Kaymakamlık arkası</li>
 <li>Vehba Eczanesi – Serinyol, MKÜ Hastanesi karşısı</li>
 <li>Büşra Sarı Eczanesi – Defne Devlet Hastanesi karşısı</li>
 <li>İdil Eczanesi – Çekmece Üst Geçidi civarı</li>
</ul>

<h2><strong>İskenderun’da Açık Olan Nöbetçi Eczaneler</strong></h2>

<ul>
 <li>Onur Eczanesi – Gelişim Hastanesi karşısı</li>
 <li>Taşkın Eczanesi – SSK Hastanesi Acil karşısı</li>
 <li>Elif Eczanesi – Cumhuriyet Mahallesi</li>
 <li>Yunus Eczanesi – Denizciler Mahallesi</li>
</ul>

<h2><strong>Arsuz Ve Belen Bölgesinde</strong></h2>

<ul>
 <li>Kamil Eczanesi – Dönerci Yusuf yanı, Şok Market karşısı</li>
 <li>Emre Eczanesi – Karaağaç Konarlı Mahallesi</li>
 <li>Akatan Sarımazı Eczanesi – Sarımazı Mahallesi</li>
</ul>

<h2><strong>Dörtyol, Payas Ve Erzin’de Nöbetçi Eczaneler</strong></h2>

<ul>
 <li>Derman Eczanesi – Vakıfbank yanı</li>
 <li>Duru Eczanesi – Numuneevler Mahallesi</li>
 <li>Bölükbaşı Eczanesi – Cumhuriyet Mahallesi</li>
 <li>Kıral Eczanesi – 3 Nolu Sağlık Ocağı karşısı</li>
</ul>

<h2><strong>Kırıkhan, Hassa Ve Kumlu’da Açık Eczaneler</strong></h2>

<ul>
 <li>Bilgili Eczanesi – Kurtuluş Mahallesi</li>
 <li>Kahraman Eczanesi – Oğuzlar Caddesi</li>
 <li>Üte Eczanesi – Yeni Hastane karşısı</li>
 <li>Sönmez Eczanesi – Akbez Mahallesi</li>
 <li>İşgören Eczanesi – Aktepe Beldesi</li>
 <li>Güngör Eczanesi – Yavuz Caddesi</li>
</ul>

<h2><strong>Reyhanlı, Samandağ Ve Yayladağı</strong></h2>

<ul>
 <li>Hacıoğlu Eczanesi – Yeni Devlet Hastanesi karşısı</li>
 <li>Deva Eczanesi – Uzunbağ Mahallesi</li>
 <li>Emir Eczanesi – Kuşalanı Mahallesi</li>
 <li>Mehdi Eczanesi – Çamaltı Mahallesi</li>
</ul>

<h2><strong>Altınözü’nde Nöbetçi Eczane</strong></h2>

<ul>
 <li>Kabakoğlu Eczanesi – Devlet Hastanesi yolu üzerinde hizmet verecek.</li>
</ul>

<p>Yetkililer, vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına gitmeden önce eczanelerle telefon üzerinden iletişime geçmelerini önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Asi Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALTINÖZÜ, ANTAKYA, Gündem, HATAY, İSKENDERUN, KIRIKHAN, REYHANLI, Sağlık, SAMANDAĞ</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bayramin-3-gununde-hatayda-hangi-eczane-acik-tam-liste-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/05/eczane-ilac-hatay.jpg" type="image/jpeg" length="88239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avustralya, hantavirüs görülen gemideki 6 yolcunun karantina süresini uzattı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/avustralya-hantavirus-gorulen-gemideki-6-yolcunun-karantina-suresini-uzatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/avustralya-hantavirus-gorulen-gemideki-6-yolcunun-karantina-suresini-uzatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya hükümeti, hantavirüs vakalarının tespit edildiği Hollanda bandıralı 'MV Hondius' gemisindeki 6 yolcunun karantina süresini haziran sonuna kadar uzattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Avustralya Yayın Kuruluşunun (ABC) haberine göre, Sağlık Bakanı Mark Butler basına yaptığı açıklamada, İspanya ve Hollanda'da iki yolcuda daha hantavirüs tespit edilmesinin ardından sağlık yetkililerinin tavsiyesi doğrultusunda Avustralya'da karantinaya alınan 6 yolcunun karantina süresinin uzatıldığını açıkladı.</p><p>Yolcuların, Kovid-19 salgını döneminde inşa edilen Bullsbrook karantina tesisinde 23 Haziran'a kadar tutulacağını belirten Butler, karar hakkında bilgilendirildiklerini ve sağlık durumlarının iyi olduğunu aktardı.</p><p>Canberra hükümeti, hantavirüs vakalarının görüldüğü gemideki 6 yolcunun 15 Mayıs'ta Avustralya'ya ulaştığını ve yolcuların 3 haftalık karantinaya alınacağını bildirmişti.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin'den yola çıkan ve 10 Mayıs'ta Kanarya Adaları'nın Tenerife kentinde yolcuları tahliye edilen Hollanda bandıralı 'MV Hondius' yolcu gemisinde tespit edilen ve hızla dünya gündemine oturan hantavirüs vakalarında artış yaşanabileceğini ancak bir salgın riski görülmediğini bildirmişti.</p>Hantavirüs<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p><p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p><br><p>Muhabir: Zeynep Katre Oran</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/avustralya-hantavirus-gorulen-gemideki-6-yolcunun-karantina-suresini-uzatti</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/avustralya-hantavirus-gorulen-gemideki-6-yolcunun-karantina-suresini-uzatti.jpg" type="image/jpeg" length="51688"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
