<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Jul 2026 11:34:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çok İzliyoruz, Az Hatırlıyoruz: “Dijital Obezite” Tehlikesi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cok-izliyoruz-az-hatirliyoruz-dijital-obezite-tehlikesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cok-izliyoruz-az-hatirliyoruz-dijital-obezite-tehlikesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı telefonlar, sosyal medya ve kısa videolar hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, ihtiyaçtan fazla içerik tüketimi “dijital obezite” tehlikesini beraberinde getiriyor. Kontrolsüz ekran kullanımının dikkat dağınıklığından uyku sorunlarına kadar pek çok olumsuz etkisi bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya akışında saatler geçirmek, kısa videolar arasında zamanın nasıl geçtiğini fark etmemek ve ihtiyaç duyulmayan bilgileri sürekli tüketmek, dijital obezitenin en yaygın örnekleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Dijital obezite, kişinin ihtiyacından çok daha fazla dijital içerik tüketmesi ve bu durumun günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması olarak tanımlanıyor.</p>

<h3><strong>Çok içerik görülüyor, çok azı hatırlanıyor</strong></h3>

<p>Kesintisiz bilgi akışı beynin dikkat, hafıza ve ödül sistemini etkileyebiliyor. Özellikle saniyeler içinde değişen kısa video içerikleri, uzun süre bir konuya odaklanmayı güçleştirebiliyor.</p>

<p>Gün içerisinde yüzlerce paylaşım ve video görülmesine rağmen bunların yalnızca küçük bir bölümü hafızada kalıyor. Yoğun içerik tüketimi zamanla zihinsel yorgunluğa, dikkat dağınıklığına ve verim kaybına neden olabiliyor.</p>

<h3><strong>Dijital obezite ile bağımlılık aynı değil</strong></h3>

<p>Dijital obezite ve dijital bağımlılık birbirinden farklı kavramlar olarak değerlendiriliyor. Dijital bağımlılıkta kişi ekran kullanımını kontrol etmekte zorlanıyor ve dijital ortamdan uzak kaldığında kaygı yaşayabiliyor.</p>

<p>Her dijital obezite durumu bağımlılık anlamına gelmese de aşırı tüketim uzun vadede sosyal hayattan uzaklaşmaya, günlük sorumlulukların aksamasına ve zihinsel performansın düşmesine yol açabiliyor.</p>

<h3><strong>Bu belirtiler uyarı niteliğinde</strong></h3>

<p>Dijital obezitenin öne çıkan belirtileri şöyle sıralanıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Telefonu sürekli kontrol etme ihtiyacı</li>
 <li>Ekran karşısında planlanandan daha uzun süre kalma</li>
 <li>Uyku saatlerinin bozulması</li>
 <li>Günlük işlere odaklanmakta zorlanma</li>
 <li>Spor ve sosyal etkinliklerden uzaklaşma</li>
 <li>Telefon kullanılmadığında huzursuzluk hissetme</li>
</ul>

<p>Çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler, yoğun dijital içerik tüketiminin etkilerine karşı daha fazla risk taşıyor.</p>

<h3><strong>Ekransız saatler belirlenmeli</strong></h3>

<p>Dijital tüketimi dengelemek için günlük ekran süresinin takip edilmesi, gereksiz bildirimlerin kapatılması ve günün belirli bölümlerinin “ekransız zaman” olarak planlanması öneriliyor.</p>

<p>Ailelerin de çocuklara ekran kullanımı konusunda örnek olması önem taşıyor. Çocukları spor, sanat ve sosyal etkinliklere yönlendirmek, dijital yaşam ile gerçek hayat arasında daha sağlıklı bir denge kurulmasına yardımcı olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mahmut Sivri</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cok-izliyoruz-az-hatirliyoruz-dijital-obezite-tehlikesi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/cok-izliyoruz-az-hatirliyoruz-dijital-obezite-tehlikesi-kopya.png" type="image/jpeg" length="31308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzin Devlet Hastanesi Hakkında Dikkat Çeken İddialar: İnceleme Çağrısı Yapıldı!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/erzin-devlet-hastanesi-hakkinda-dikkat-ceken-iddialar-inceleme-cagrisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/erzin-devlet-hastanesi-hakkinda-dikkat-ceken-iddialar-inceleme-cagrisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz, Erzin Devlet Hastanesi'nin ameliyathane koşullarına ilişkin hijyen ve teknik altyapı eksiklikleri bulunduğunu iddia ederek, Hatay İl Sağlık Müdürlüğü'ne inceleme çağrısında bulundu. Yılmaz, iddiaların araştırılmasını isterken, kamera kayıtlarının muhafaza edilmesi gerektiğini de savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Erzin Devlet Hastanesi Hakkında Dikkat Çeken İddialar: Demokratik Sağlık-Sen'den İnceleme Çağrısı</h2>

<p><strong>Hatay'ın Erzin ilçesindeki Erzin Devlet Hastanesi, Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz'ın gündeme taşıdığı ameliyathane iddialarıyla yeniden tartışma konusu oldu. Yılmaz, hastanenin ameliyathane bölümünde hijyen ve teknik altyapıya ilişkin eksiklikler bulunduğunu öne sürerek, konunun ilgili kurumlar tarafından araştırılmasını istedi.</strong></p>

<p>Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz, düzenlediği yazılı ve görüntülü basın açıklamasında Erzin Devlet Hastanesi'ne ilişkin daha önce de çeşitli iddiaları kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı. Yılmaz, "Erzin halkının sağlığıyla oynatılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Ameliyathaneye İlişkin İddialar Gündeme Geldi</h3>

<p>Yılmaz, hastanenin ameliyathane tavanından kireç ve boya parçalarının döküldüğünü iddia ederek, ameliyathanelerde kullanılan boyaların Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun, silinebilir ve antibakteriyel özellikte olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ayrıca hastane bünyesinde uygulanan Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) kapsamında hazırlanan bazı tespit tutanaklarını kamuoyuyla paylaştığını ifade eden Yılmaz, ameliyathanelerde iklimlendirme sistemi, sıcaklık ve nem oranlarına ilişkin eksiklikler bulunduğunu da öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Enfeksiyon Riski Araştırılmalı"</h3>

<p>Söz konusu eksikliklerin enfeksiyon riskini artırabileceğini savunan Yılmaz, ameliyathanelerde hijyen ve teknik şartların eksiksiz şekilde sağlanmasının hayati önem taşıdığını belirterek, iddiaların ilgili kurumlar tarafından titizlikle incelenmesini istedi.</p>

<h3>Kamera Kayıtlarının Korunması Çağrısı</h3>

<p>Hatay İl Sağlık Müdürlüğü'ne çağrıda bulunan Yılmaz, hastaneye ait kamera kayıtlarının muhafaza edilmesi gerektiğini ifade etti. Aksi durumda delillerin karartıldığı iddiasıyla hukuki süreç başlatacaklarını söyledi.</p>

<h3>Yetkililere Çağrı</h3>

<p>Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Hatay Valisi Mustafa Masatlı'nın deprem sonrası Hatay'da yürüttüğü çalışmalara da değinen Yılmaz, Erzin Devlet Hastanesi'ne ilişkin dile getirdikleri iddiaların da aynı hassasiyetle değerlendirilmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şube Başkan Vekili Metin Yılmaz, Erzin Devlet Hastanesi'ne yönelik iddiaların araştırılması ve kamuoyunun şeffaf şekilde bilgilendirilmesi için girişimlerini sürdüreceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ERZİN, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/erzin-devlet-hastanesi-hakkinda-dikkat-ceken-iddialar-inceleme-cagrisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/metin-yilmaz-2.webp" type="image/jpeg" length="85543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sıcak hava kalp hastalarında hayati risk oluşturabilir' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Hulusi Satılmışoğlu: - 'Yüksek sıcaklıklarda vücut, ısıyı dengeleyebilmek için cilt yüzeyine daha fazla kan pompalar. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Aynı zamanda kalp hızı artar, sıvı kaybıyla kanın pıhtılaşma eğilimi yükselir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Hulusi Satılmışoğlu, sıcak havaların kalbin iş yükünü artırarak ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini belirterek, risk grubundaki kişilerin günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaması ve sıvı tüketimine dikkat etmesi gerektiğini ifade etti. </p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Satılmışoğlu, sıcak hava dalgalarının, kalp ve damar hastalığı bulunan bireyler üzerindeki hayati risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Satılmışoğlu, sıcak havaların kalbin iş yükünü artırarak kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sorunlara zemin hazırlayabileceğini aktararak, 'Sıcak hava dalgalarına bağlı ölümlerin büyük bölümü kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Risk grubundaki kişilerin özellikle günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaması ve sıvı tüketimine dikkat etmesi gerekiyor.' değerlendirmesini yaptı. </p><p>Aşırı sıcakların kalbin çalışma yükünü artırdığını, özellikle daha önce kalp krizi geçiren, bypass olan, stent takılan ve hipertansiyon tanısı olanların daha büyük risk altında olduğunu vurgulayan Satılmışoğlu, aşırı halsizlik, göğüste sıkışma, yoğun terleme ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkati çekti. </p><p>- 'Basit önlemler ciddi sağlık sorunlarını önleyebilir'<br></p><p>Sıcak hava dalgalarının vücutta önemli fizyolojik değişikliklere neden olduğunu anlatan Satılmışoğlu, 'Yüksek sıcaklıklarda vücut, ısıyı dengeleyebilmek için cilt yüzeyine daha fazla kan pompalar. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Aynı zamanda kalp hızı artar, sıvı kaybıyla kanın pıhtılaşma eğilimi yükselir.' ifadelerini kullandı. <br></p><p> Satılmışoğlu, tüm bu değişikliklerin özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. <br></p><p>Sıcak havalarda alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarını önleyebileceğine dikkati çeken Satılmışoğlu, şu tavsiyelerde bulundu:</p><p>'Yeterli sıvı tüketmek, taze sebze ve meyvelerle elektrolit dengesini korumak, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve özellikle saat 09.00-16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamak büyük önem taşıyor. Kalp yetmezliği bulunan hastaların ise sıvı tüketimi ve ilaç düzenlemeleri konusunda mutlaka kendi hekimlerinin önerilerine göre hareket etmeleri gerekiyor. Ayrıca güneşten koruyucu şapka ve benzeri ekipmanların kullanılması da sıcak çarpmasına karşı önemli bir koruma sağlayacaktır.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="66882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zararsız Sanılıyordu: Uzmanların Açıkladığı Sonuç Korkuttu!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/zararsiz-saniliyordu-uzmanlarin-acikladigi-sonuc-korkuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/zararsiz-saniliyordu-uzmanlarin-acikladigi-sonuc-korkuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik sigaranın klasik sigaraya göre zararsız olduğu düşüncesi uzmanlara göre büyük bir yanılgı. İçeriğindeki nikotin ve farklı kimyasallar; diş eti dokusuna, ağızdaki bakteri dengesine ve iyileşme sürecine zarar verebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik sigara kullanımının ağız ve diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin önemli bir uyarı geldi. Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, uzun süreli kullanımın ciddi diş eti sorunlarına ve ilerleyen aşamalarda diş kaybına kadar uzanan sonuçlara neden olabileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Duman çıkmaması zararsız olduğu anlamına gelmiyor</strong></h3>

<p>Elektronik sigaralarda özel sıvılar ısıtılarak aerosol oluşturuluyor. Ortaya çıkan bu aerosol, doğrudan ağız içi dokularla temas ediyor. İçeriğinde bulunan nikotin ve diğer kimyasal maddeler ise diş eti hücrelerini ve dokuların kendini yenileme kapasitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Karaduman, elektronik sigaranın yanma ve duman oluşturmamasının güvenli olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Ağızdaki bakteri dengesi değişebilir</strong></h3>

<p>Yapılan araştırmaların elektronik sigara kullanan kişilerde ağız içindeki bakteri yapısının değişebildiğini gösterdiğini aktaran Karaduman, diş eti hastalıklarıyla bağlantılı bazı mikroorganizmaların çoğalabileceğini kaydetti.</p>

<p>Bu durumun plak birikimini ve diş etindeki iltihabi süreci hızlandırabileceği; zamanla diş eti ceplerinde derinleşme, dişi çevreleyen dokularda zayıflama ve çene kemiğinde kayıp görülebileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bu belirtileri hafife almayın</strong></h3>

<p>Elektronik sigara kullanımının ardından ağız kuruluğu, boğazda tahriş ve ağızda kötü tat gibi şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Tükürük miktarının azalması da ağızdaki asit dengesinin bozulmasına ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre şu belirtiler diş eti hastalığının habercisi olabilir:</p>

<ul>
 <li>Diş eti kanaması, kızarıklık veya şişlik</li>
 <li>Sürekli ağız kokusu</li>
 <li>Dişlerin eskisine göre daha uzun görünmesi</li>
 <li>Diş köklerinde hassasiyet</li>
 <li>Dişlerin arasında yeni boşluklar oluşması</li>
 <li>Dişlerde sallanma</li>
</ul>

<p>Diş eti hastalığının erken dönemde tedavi edilmemesi halinde enfeksiyonun dişleri çevreleyen kemiğe ilerleyebileceği, bunun da dişlerin sallanmasına ve kaybedilmesine yol açabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>En etkili korunma yöntemi bırakmak</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Karaduman, ağız ve diş sağlığının korunması için elektronik sigara dahil bütün tütün ürünlerinin bırakılması gerektiğini vurguladı. Dişlerin günde iki kez doğru yöntemle fırçalanması, diş aralarının düzenli temizlenmesi ve diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması önerildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Asi Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/zararsiz-saniliyordu-uzmanlarin-acikladigi-sonuc-korkuttu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/elektronik-sigara-1.jpg" type="image/jpeg" length="73434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Hastalıkları Geçirenlere Emekli Maaşı Verilecek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bu-hastaliklari-gecirenlere-emekli-maasi-verilecek-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bu-hastaliklari-gecirenlere-emekli-maasi-verilecek-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de milyonlarca çalışanı ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), malulen emeklilik kapsamında yeni bir düzenleme yaptı ve belirli hastalıkları geçiren vatandaşlara emeklilik hakkı tanıyan güncel tabloyu yayımladı. İş gücünü kaybettiği tespit edilen bireyler için bu düzenleme, hayatlarını yeniden şekillendirebilecek nitelikte. İşte malulen emeklilikle ilgili tüm detaylar ve bu haktan yararlanabilecek hastalıklar…</p>

<p>KİMLER MALULEN EMEKLİ OLABİLİR?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malulen emeklilik, çalışamayacak durumda olan bireylere ekonomik güvence sağlayan bir uygulamadır. SGK’nın belirlediği kurallara göre malulen emekli olabilmek için şu şartlar aranıyor:</p>

<p>En az %60 oranında iş gücü kaybı yaşamak.</p>

<p>Sağlık durumunu belgeleyecek heyet raporuna sahip olmak.</p>

<p>En az 10 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme şartını tamamlamak.</p>

<p>Bazı özel durumlarda, özellikle ağır hastalıkları olan bireyler için bu şartlar daha esnek tutulabiliyor. Örneğin, sigortalılık süresi 10 yıl yerine 5 yıla (1800 gün) indirilebiliyor.</p>

<p>SGK’NIN YENİ TABLOSUNDA YER ALAN HASTALIKLAR</p>

<p>SGK, malulen emeklilik hakkı tanınabilecek hastalıklar listesini açıkladı. Aşağıdaki hastalıklardan birini geçiren ve gerekli şartları sağlayan bireyler emeklilik hakkı kazanabilecek:</p>

<p>Epilepsi</p>

<p>Kanser Türleri</p>

<p>Behçet Hastalığı</p>

<p>Görme Bozukluğu (ileri düzeyde görme kaybı)</p>

<p>Siroz</p>

<p>Kalp Yetmezliği</p>

<p>Parkinson</p>

<p>Beyin Tümörleri</p>

<p>Solunum Yolu Hastalıkları</p>

<p>Sinir Sistemi Hastalıkları</p>

<p>Zeka Geriliği</p>

<p>Bipolar Bozukluk</p>

<p>Bu hastalıklar, iş gücü kaybının derecesine göre SGK’nın maluliyet kriterlerine uygunluk gösterirse, kişi emeklilik maaşı almaya hak kazanabilir.</p>

<p>BAŞVURU SÜRECİ NASIL İŞLER?</p>

<p>Malulen emekli olmak isteyen bireylerin, sağlık durumlarını belgelemeleri şarttır. Bunun için Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastanelerde detaylı bir sağlık kontrolü yapılır ve heyet raporu düzenlenir. Heyet raporu, kişinin iş gücünü ne ölçüde kaybettiğini tespit eder.</p>

<p>Ardından SGK’ya resmi başvuru yapılır. Belgelerin SGK tarafından incelenmesinin ardından, başvuru sahiplerine durumlarıyla ilgili karar bildirilir. Onaylanan kişiler, malulen emeklilik maaşı almaya başlar.</p>

<p>BU DÜZENLEME KİMLER İÇİN HAYAT KURTARICI?</p>

<p>SGK’nın bu düzenlemesi, özellikle ağır hastalıklar nedeniyle çalışamayacak duruma gelen bireyler için kritik önem taşıyor. Örneğin, kanser tedavisi gören bir çalışan ya da ileri düzeyde Parkinson hastası bir birey, malulen emeklilik sayesinde ekonomik anlamda destekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kenan Cengiz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bu-hastaliklari-gecirenlere-emekli-maasi-verilecek-1</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/bu-rahatsizliklari-olanlar-erken-emekli-olabilecek.png" type="image/jpeg" length="28846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dişten elde edilen kök hücreler 'çikolata kisti' için umut verdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Diş Hekimliği ve Tıp fakültelerinde görev yapan bilim insanları, gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerinin halk arasında 'çikolata kisti' olarak bilinen endometriomaya iyi geldiğini belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - Prof. Dr. Pelin Güneri, Prof. Dr. Mehmet Emin Kaval, Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, Prof. Dr. Uğur Tekin ve Dr. Birant Şimşek ile Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil, Prof. Dr. Timur Köse ve doktora öğrencileri Özgün Germiyan ve Ebru Eroğlu'nun yer aldığı araştırma grubu, 2022 yılında çekilen gömülü 20 yaş dişlerindeki pulpa dokusundan mezenkimal kök hücreler elde etti.</p><p>Laboratuvar ortamında çoğaltılan hücreler uygun koşullarda dondurularak bir yıl boyunca saklandı. Belirli aralıklarla yapılan analizlerde hücrelerin canlılığını ve kök hücre özelliklerini büyük ölçüde koruduğu belirlendi.</p><p>Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmada elde edilen kök hücrelerin kadınlarda kısırlığa neden olan ve halk arasında 'çikolata kisti' olarak bilinen endometriomayı tedavi ettiği ortaya konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p>Projede yer alan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, AA muhabirine, rutin olarak çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin bugüne kadar tıbbi atık olarak değerlendirildiğini, bu dokuların ise önemli bir biyolojik kaynak oluşturabileceğini söyledi.</p><p>Demirci, 'Normalde çekilip atılan, tıbbi atık olan bu dişleri biz tekrardan değerlendirerek tıbbi tedavilerde kullanımını amaçladık. Yine özel solüsyonlar içerisinde, steril kabinlerde dişin içerisinden bu özel dokuyu, pulpa dediğimiz dokuyu çıkarıp izole ettik. Bir yıl sonra bunların hala kök hücre potansiyellerini korudukları ve canlılıklarını devam ettirdiklerini gözlemledik.' dedi.</p><p> </p>Hücreler laboratuvar ortamında çoğaltıldı<p>Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kök Hücre Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil de cerrahi işlemlerden sonra kendilerine gelen dişin iç kısmındaki hücreleri alarak laboratuvarda çalışma yaptıklarını söyledi.</p><p>Alınan hücre örneklerini enzimler ve çeşitli kimyasal maddelerle bir araya getirdiklerini anlatan Uyanıkgil, şunları kaydetti:</p><p>'Belli bir süre geçtikten sonra bunları 'santrifüj' dediğimiz dönme gerilim kuvvetine bağlı çalışan cihazlarla muamele ettik. Daha sonra da bunları hücre kültürü ortamlarına ektik. Bu ekilen hücreleri de inkubatörlerde takip ettik. Yaklaşık 3-5 gün arasında hücrelerin ortama yayıldığını tespit ettik. Eksi 80 derecede bunları muhafaza ettik ve aylık kontrollerini yaptık. Biz bu hücreleri çoğalttık. İlgili dönemlerde çıkartarak tekrar canlılık testlerini yaptık. Boyamalar yaparak mikroskop altında analizler de yaptık. Bunların kök hücre olduğunu teyit ettik.'</p><p> </p>'Çikolata kistinin gerilediğini gördük'<p>Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İsmet Hortu da elde edilen kök hücreleri kadınlarda sıklıkla görülen kısırlığa neden olan çikolata kisti hastalığı tedavisinde kullandıklarını söyledi.</p><p>Endometrioma hastalığı taşıyan deney hayvanlarına bu kök hücreleri enjekte ettiklerini anlatan Hortu, şunları kaydetti:</p><p>'Hasta olmayan sıçanlarda çikolata kisti hastalığı için model oluşturduk. Gömülü 20 yaş dişlerinden elde ettiğimiz dental pulpa kök hücrelerini de hasta hayvanların karnının içerisine enjekte ederek o çikolata kistinin gerilediğini gördük. Hayvanlar tedavi edilmiş oldu. Bununla ilgili ilerleyen araştırmalarda, moleküler ve yeni tekniklerin de insanlar üzerinde uygun olabilir hale gelmesini umut etmekteyiz. Kısırlığın, çikolata kistinin ve çikolata kistine bağlı kısırlığın tedavisi kimi hasta grubunda cerrahi yöntemlerle, kimi hasta grubunda hormonal yöntemlerle yapılmaya çalışılsa da tüm dünyada henüz elde edilmiş, kanıtlanmış, net fayda ayırabileceğimiz yüz güldürüş sonuçlar halen yok.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Tezcan Ekizler</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Izmir</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="49499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik sigara kullanımı diş eti hastalığı riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/elektronik-sigara-kullanimi-dis-eti-hastaligi-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/elektronik-sigara-kullanimi-dis-eti-hastaligi-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman: - 'Diş eti kanaması, kızarıklık, şişlik, ağız kokusu, dişlerin daha uzun görünmesi, diş köklerinde hassasiyet, dişler arasında yeni boşlukların oluşması ve dişlerde sallanma periodontal hastalık belirtisi olabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, elektronik sigara kullanımının periodontal hastalık riskini artırabileceğini belirtti.</p><p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Karaduman, elektronik sigaranın diş eti ve ağız sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Karaduman, elektronik sigaranın, 'zararsız bir seçenek' olarak değerlendirilmemesi gerektiğini aktararak, 'Elektronik sigaralar özel sıvıların ısıtılmasıyla aerosol oluşturuyor ve bu aerosol nikotin başta olmak üzere ağız dokularını etkileyebilecek çeşitli kimyasal maddeler içerebiliyor. Duman çıkmaması, diş etinin zarar görmediği anlamına gelmez.' ifadelerini kullandı. </p><p>Araştırmaların, elektronik sigara kullananlarda diş eti ceplerinin derinleşmesi, dişleri çevreleyen dokularda tutunma kaybı ve çene kemiğinde kayıp gibi periodontal göstergelerin olumsuz etkilenebileceğine işaret ettiğini belirten Karaduman, uzun dönemli etkilerin ise ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elektronik sigara kullanan birçok kişinin, ürünün yanma oluşturmaması nedeniyle ağız ve diş sağlığına zarar vermediğini düşündüğünü aktaran Karaduman, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Oluşan aerosol doğrudan ağız boşluğuyla temas ediyor. İçeriğindeki nikotin ve diğer kimyasal maddeler diş eti hücrelerini, ağız içindeki bakteri dengesini ve dokuların iyileşme kapasitesini olumsuz etkileyebilir. Elektronik sigara kullanıcılarının ağızlarındaki bakteri yapısını inceleyen araştırmalarda, diş eti hastalıklarıyla ilişkili bazı mikroorganizmaların artabildiği görüldü. Bu değişim, plak birikimi ve iltihabi süreçler açısından risk oluşturabiliyor.'</p><p>- 'İleri aşamalarda dişlerde sallanma ve diş kayıpları görülebilir'<br></p><p>Prof. Dr. Karaduman, elektronik sigara kullanımının ardından ağız kuruluğu, boğazda tahriş ve ağızda kötü tat gibi şikayetlerin görülebileceğini belirterek, tükürüğün ağız ve diş sağlığındaki koruyucu rolüne dikkati çekti.</p><p>Tükürüğün diş yüzeylerinin temizlenmesine, ağızdaki asitlerin dengelenmesine ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmasının kontrol edilmesine yardımcı olduğunu anlatan Karaduman, elektronik sigara kullanan kişilerin diş etlerindeki değişimleri yakından takip etmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>Diş eti hastalıklarının erken dönemde kontrol altına alınmaması halinde dişleri çevreleyen kemiğe ilerleyebileceğini aktaran Karaduman, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Diş eti kanaması, kızarıklık, şişlik, ağız kokusu, dişlerin daha uzun görünmesi, diş köklerinde hassasiyet, dişler arasında yeni boşlukların oluşması ve dişlerde sallanma periodontal hastalık belirtisi olabilir. Kanama görülmemesi de diş etlerinin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez. İleri aşamalarda dişlerde sallanma ve diş kayıpları görülebilir. En etkili korunma yöntemi elektronik sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımını bırakmaktır. Dişler günde iki kez uygun teknikle fırçalanmalı, diş araları düzenli olarak temizlenmeli ve periodontal muayeneler aksatılmamalıdır.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/elektronik-sigara-kullanimi-dis-eti-hastaligi-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/elektronik-sigara-kullanimi-dis-eti-hastaligi-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="68372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastalar Kararını Sosyal Medyada Veriyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hastalar-kararini-sosyal-medyada-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hastalar-kararini-sosyal-medyada-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık sektöründe yeni bir dönem yaşanıyor. Artık hastalar, doktor seçimini yalnızca tavsiyelere göre değil, sosyal medya hesapları ve dijital platformlardaki görünürlüğe göre de yapıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muayene randevusu almadan önce internetten araştırma yapan vatandaşlar, doktorların paylaşımlarını, uzmanlık alanlarını ve dijital dünyadaki güvenilirliğini mercek altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital çağın etkisiyle doktorlar da mesleki başarılarının yanı sıra dijital kimliklerini güçlendirmeye yöneliyor. Bilimsel ve doğru içeriklerle sağlık konusunda farkındalık oluşturan hekimler, hem daha geniş kitlelere ulaşıyor hem de kişisel markalarını büyütüyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, dijital görünürlük yarışının etik sınırlar içinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Gerçek dışı vaatler, yanıltıcı paylaşımlar ve reklam niteliği taşıyan içeriklerin hem hasta güvenini zedelediği hem de sağlık mevzuatı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre sağlıkta güven artık yalnızca muayene odasında değil, dijital platformlarda da inşa ediliyor. Sosyal medyayı bilinçli ve etik kurallar çerçevesinde kullanan doktorlar öne çıkarken, dijital dünyada görünür olmayanlar ise rekabetin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, hastaların karar sürecinde sosyal medya önemli bir belirleyici haline gelirken, doktorlar için güçlü ve güvenilir bir dijital marka oluşturmak mesleki başarının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceylan Karataş Çetin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hastalar-kararini-sosyal-medyada-veriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/doktor-sosyal-medya.jpeg" type="image/jpeg" length="97402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani kalp durmalarına karşı üretilen cihaz Mersin'de meydanlara yerleştirildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-cihaz-mersinde-meydanlara-yerlestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-cihaz-mersinde-meydanlara-yerlestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin'de vatandaş yoğunluğunun bulunduğu 4 noktaya yerleştirilen yerli üretim Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları, ani kalp durması vakalarında ilk müdahale için kullanılacak.</p><p>Sağlık Bakanlığı ve ASELSAN işbirliğiyle Türk mühendisler tarafından yerli imkanlarla üretilen OED cihazları, ani kalp durmaları vakalarında acil müdahale ekipleri gelene kadar geçen kritik sürede vatandaşların hızlı müdahale etmesine imkan sunuyor.</p><p>Cihaz, hastanın kalp ritmini geri getirebilmek için sesli komutlarla yönlendirme yapabiliyor. Bu sayede ilk yardım eğitimi olmayan kişiler de bu cihazı kullanabiliyor.</p><p>Mersin'de de İl Sağlık Müdürlüğünce insan yoğunluğunun olduğu 4 noktaya yerleştirilen OED cihazı, rahatsızlanan kişilere ilk müdahalede etkin rol üstlenecek.</p><p>- 'İnsanların şifayla taburcu olmasına yönelik çok önemli ve ciddi bir cihaz'</p><p>İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici, AA muhabirine, OED cihazlarının Akdeniz ilçesi Ulu Cami Meydanı, Toroslar ilçesi Kuvay-ı Milliye Caddesi, Yenişehir ilçesi Özgecan Aslan Barış Meydanı ve Mezitli ilçesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı ile Limon Caddesi kesişimine yerleştirildiğini söyledi.</p><p>Dünya genelinde ölümlerin yüzde 60'ını kardiyak ölümlerin (kalbin aniden durması) oluşturduğunu dile getiren Ekici, 'Kardiyak ölümlerin yüzde 50'si 'şoklanabilir ritim' dediğimiz ölümlerdir. İlk 5 dakika içerisinde şoklandığında bunların sağ kalımları yüzde 50'dir. ASELSAN tarafından üretilen OED cihazlarından 4'ü ilimize tahsis edildi. Bu cihazlar tabii ki 4 taneyle yeterli kalmayacak. İlimizde yaygınlaşacak.' dedi.</p><p>Ekici, cihazın sesli komut verebildiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Herhangi bir vatandaşımız, hatta çocuklar bile bu cihazı rahatlıkla kullanabiliyor. İnsanlarımızın daha sağlıklı bir şekilde yaşaması, hayatta kalması, ilk yapılan müdahaleden sonra sağ kalımın artırılması ve daha sonrasında da insanların şifayla taburcu olmasına yönelik çok önemli ve ciddi bir cihaz. 112'yi arayıp hastanın kalbinin durduğunu beyan ettiğinizde, çağrı merkezinde çalışan arkadaşlarımız cihazın yerini telefonda tarif edecekler ve nasıl kullanıldığını anlatacaklar.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-cihaz-mersinde-meydanlara-yerlestirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ani-kalp-durmalarina-karsi-uretilen-cihaz-mersinde-meydanlara-yerlestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="55050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB, obezite tedavisinde ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına onay verdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ab-obezite-tedavisinde-agizdan-kullanilan-ilk-glp-1-ilacina-onay-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ab-obezite-tedavisinde-agizdan-kullanilan-ilk-glp-1-ilacina-onay-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun, obezite tedavisinde kullanılmak üzere Novo Nordisk'in geliştirdiği ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacına pazarlama izni verdiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'ten AB onayına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p><p>Açıklamada, AB Komisyonu'nun günde 1 kez kullanılan, semaglutid içeren hapın obezite veya kiloya bağlı en az 1 ek hastalığı bulunan fazla kilolu yetişkinlerin tedavisinde kullanılmasını onayladığı belirtildi.</p><p>Hapın, AB'de kilo yönetimi amacıyla onaylanan, ağızdan kullanılan ilk GLP-1 ilacı olduğu belirtilen açıklamada, ilacın daha önce ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de de ruhsat aldığı anımsatıldı.</p><p>Pazarlama izninin Avrupa İlaç Ajansının (EMA) Mayıs 2026'da verdiği olumlu görüşün ardından çıktığı belirtilen açıklamada, AB Komisyonu'nun ayrıca obezite tedavisinde kullanılmak üzere tek doz kalem şeklindeki enjeksiyonuna da onay verdiği aktarıldı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Novo Nordisk Başkanı ve Üst Yöneticisi Mike Doustdar, 'Obezite ciddi ve kronik bir hastalıktır. Tedavi seçeneklerinin artması gerçek bir fark yaratabilir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Şerife Çetin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ab-obezite-tedavisinde-agizdan-kullanilan-ilk-glp-1-ilacina-onay-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ab-obezite-tedavisinde-agizdan-kullanilan-ilk-glp-1-ilacina-onay-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="44291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından çocuk ve ergenlere özel sigara bırakma polikliniği]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, çocuk ve ergenlerde tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında 12-18 yaş grubuna yönelik 'Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri'ni hizmete açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, ergenlik dönemi, merak, akran etkisi, sosyal medya ve dijital platformlarda tütün ürünlerinin dolaylı tanıtımı, yanlış risk algısı ile yeni nesil nikotin ürünlerine erişim gibi nedenlerle bağımlılık davranışlarının gelişmesine en açık yaşam evrelerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Çocuk ve ergenlerde gelişimsel özellikler nedeniyle nikotin beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Dikkat, öğrenme, hafıza ve dürtü kontrolü üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabiliyor. Ayrıca erken yaşta başlayan tütün ürünü kullanımı, ilerleyen dönemlerde alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerin kullanım riskini de artırıyor.</p><p>Bu nedenle 18 yaş altı bireylere yönelik müdahaleler, yalnızca tütün kullanımının önlenmesi açısından değil tüm bağımlılıklarla mücadele politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p><p>Ergenlerde bağımlılık tedavisi, aile katılımı, motivasyonel görüşme teknikleri, psikososyal destek ve yaş grubuna uygun takip mekanizmalarını içeren multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor.</p>Polikliniklerde, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunulacak<p>Sağlık Bakanlığı da bu kapsamda, ergenlerin biyopsikososyal özelliklerine uygun değerlendirme, danışmanlık ve tedavi hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla 'Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri' hizmete aldı.</p><p>Polikliniklerde, çocuk ve ergenlere gelişim dönemlerine uygun, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunulacak.</p><p>İhtiyaç halinde çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve ilgili diğer disiplinlerle koordinasyon sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Böylece tütün ürünü kullanımının erken dönemde sonlandırılması, nikotin bağımlılığının kronikleşmesinin önlenmesi, tütün kullanımına bağlı sağlık yükünün azaltılması ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>Hekimlere yönelik rehber hazırlandı<p>Bakanlık tarafından Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri'nde görev yapacak hekimlere yönelik rehber de hazırlandı.</p><p>Haziran 2026'da hizmet vermeye başlayan poliklinikler, Ağrı, Ankara, Bursa, Çanakkale, Çorum ve Kütahya'da toplam 7 merkezde faaliyet gösteriyor.</p><p>Hizmetin ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar sürerken, poliklinik sayısının artırılarak her ilde bu hizmetin sunulması hedefleniyor.</p><p>Öte yandan, 9 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde toplam 1600 sigara bırakma polikliniğinde vatandaşlara hizmet veriliyor.<br> </p><br><p>Muhabir: Duygu Yener</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi.jpg" type="image/jpeg" length="32185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık eğitimi geleceğin stratejik tercihleri arasında yer alıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/saglik-egitimi-gelecegin-stratejik-tercihleri-arasinda-yer-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/saglik-egitimi-gelecegin-stratejik-tercihleri-arasinda-yer-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Lokman Hekim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmet Şahin: - 'Geleceğin sağlık sistemi, yalnızca tedavi eden değil hastalığı önleyen, teknolojiyi doğru kullanan, veriye dayalı karar alan, etik ilkelere bağlı kalan ve insan odaklı yaklaşımı koruyan profesyonellere ihtiyaç duyacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmet Şahin, sağlık alanını tercih edecek gençlere, sağlık eğitiminin yalnızca bir meslek edinme süreci değil insan hayatına, topluma ve bilimin gelişimine doğrudan katkı sunan stratejik bir tercih olduğunu belirtti.</p><p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Şahin, tercih dönemine ilişkin sağlık alanında eğitim almayı düşünen gençlere yönelik değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şahin, sağlık eğitiminin, meslek edinme sürecinin yanı sıra insan hayatına, topluma ve bilimin gelişimine doğrudan katkı sunan stratejik bir tercih olduğunu aktardı.</p><p>Dünyada sağlık sistemlerinin hızlı bir dönüşümden geçtiğini vurgulayan Şahin, 'Yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların artışı, dijital sağlık uygulamaları, yapay zeka destekli tanı ve tedavi süreçleri, biyoteknoloji, ilaç geliştirme, rehabilitasyon, ağız ve diş sağlığı hizmetleriyle koruyucu sağlık yaklaşımları bu dönüşümün temel başlıkları arasında yer alıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Şahin, sağlık alanını tercih edecek gençlerin bu süreci yalnızca 'popüler meslek' algısıyla değil uzun vadeli yetkinlik kazanımı ve toplumsal sorumluluk perspektifiyle değerlendirmesi gerektiğini aktararak şunları kaydetti:</p><p>'Bugünün sağlık profesyonelinden beklenen nitelikler geçmişe göre önemli ölçüde değişti. Alan bilgisi artık tek başına yeterli değil. Bilimsel düşünme, kanıta dayalı karar verme, ekip çalışması, iletişim becerisi, etik duyarlılık, dijital okuryazarlık, araştırma kültürü ve yaşam boyu öğrenme kapasitesi sağlık mesleklerinin vazgeçilmez bileşenleri haline geldi.'</p><p>- 'Sağlık temalı üniversiteler özel konuma sahip'</p><p>Şahin, sağlık temalı üniversitelerin söz konusu süreçte özel konuma sahip olduğunu vurgulayarak, tıp, diş hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri, spor bilimleri, sağlık hizmetleri ve lisansüstü eğitim alanlarının aynı ekosistemde yer almasının öğrencilere disiplinler arası düşünme, birlikte üretme ve sağlık sistemini bütüncül biçimde anlama imkanı sunduğunu ifade etti.</p><p>Lokman Hekim Üniversitesi'nin sağlık alanındaki akademik birikimi, uygulama odaklı eğitim yaklaşımı ve araştırma kapasitesini geliştirme hedefiyle öğrencilerini geleceğin sağlık sistemine hazırlamayı amaçladığını belirten Şahin, 'Üniversitemizin sağlık temalı yapısı, öğrencilere mesleki bilginin yanı sıra sağlık hizmetleri yönetimi, kalite süreçleri, hasta güvenliği, dijital dönüşüm, bilimsel araştırma ve toplumsal sağlık sorumluluğu alanlarında da farkındalık kazandırıyor.' değerlendirmesini yaptı. </p><p>Şahin, tercih yapacak adaylar için kritik sorunun yalnızca 'Hangi bölümü seçmeliyim?' olmadığına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Gençlerin kendilerine asıl sorması gereken soru, 'Gelecekte nasıl bir sağlık profesyoneli olmak istiyorum?' sorusudur. Sağlık alanı, insana doğrudan dokunan, sürekli gelişim gerektiren, toplumsal karşılığı yüksek ve mesleki anlamı güçlü bir alandır. Geleceğin sağlık sistemi, yalnızca tedavi eden değil, hastalığı önleyen, teknolojiyi doğru kullanan, veriye dayalı karar alan, etik ilkelere bağlı kalan ve insan odaklı yaklaşımı koruyan profesyonellere ihtiyaç duyacak. Sağlık eğitimi gençler için geleceğin en stratejik tercihlerinden biri olmayı sürdürecektir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/saglik-egitimi-gelecegin-stratejik-tercihleri-arasinda-yer-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/saglik-egitimi-gelecegin-stratejik-tercihleri-arasinda-yer-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="11848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi 200. kemik iliği naklini gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/biruni-universitesi-tip-fakultesi-hastanesi-200-kemik-iligi-naklini-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/biruni-universitesi-tip-fakultesi-hastanesi-200-kemik-iligi-naklini-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya: - 'Kemik iliği nakli, yalnızca nakil işleminin gerçekleştirildiği günle sınırlı olmayan, hastanın hazırlık sürecinden nakil sonrasındaki yakın takibine kadar büyük titizlik gerektiren uzun bir süreçtir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi'nde 200. kemik iliği nakli başarıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, merkezin 200. kemik iliği nakli, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Müdürü Serap Kilerci Ulusal, Tıbbi Direktör Prof. Dr. Mustafa Yaman, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, Genel Müdür Yardımcısı Eser Şahin Foto, Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya ve Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren'in yanı sıra bölüm hemşireleri ve sağlık çalışanlarının katılımıyla kutlandı.<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, söz konusu başarının multidisipliner bir ekip çalışmasının sonucu olduğunu belirtti.</p><p>Kaya, 200. nakile ulaşmanın büyük mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu vurgulayarak, 'Kemik iliği nakli, yalnızca nakil işleminin gerçekleştirildiği günle sınırlı olmayan, hastanın hazırlık sürecinden nakil sonrasındaki yakın takibine kadar büyük titizlik gerektiren uzun bir süreçtir. Bu başarıda hekimlerimizden hemşirelerimize, laboratuvar ekibimizden destek birimlerimize kadar çok büyük bir ekip emeği bulunuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Daha fazla hastaya umut olmayı hedefliyoruz'</p><p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren de her naklin yeni bir umut anlamına geldiğini aktararak, gerçekleştirdikleri her naklin yalnızca bir sayıdan ibaret olmadığına dikkati çekti.</p><p>Eren, her naklin hastaların yaşamına dokunan ve tedavi yolculuklarında yeni bir sayfa açan önemli bir süreç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'200. nakle ulaşırken edindiğimiz deneyimi, güçlü ekip çalışmamız ve hasta odaklı yaklaşımımızla birleştirerek daha fazla hastaya umut olmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan CAR-T Hücre Tedavi Merkezi'nin de hem kurumumuz hem de hekimlerimizin kariyerleri açısından önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyoruz. Bu merkez, ileri tedavi uygulamaları alanındaki gücümüzü artırarak Biruni markasının konumunu daha da güçlendirecek.'</p><p>Etkinlik, 200. kemik iliği nakli anısına hazırlanan pastanın kesilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/biruni-universitesi-tip-fakultesi-hastanesi-200-kemik-iligi-naklini-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/biruni-universitesi-tip-fakultesi-hastanesi-200-kemik-iligi-naklini-gerceklestirdi.jpg" type="image/jpeg" length="83014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, Ebola salgını nedeniyle Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki vatandaşlarının ülkeye dönüşünü kısıtladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abd-ebola-salgini-nedeniyle-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-vatandaslarinin-ulkeye-donusunu-kisitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abd-ebola-salgini-nedeniyle-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-vatandaslarinin-ulkeye-donusunu-kisitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgını nedeniyle, son 21 gün içinde bu ülkede bulunan ABD vatandaşlarının ticari uçuşlarla ülkeye dönüşüne geçici kısıtlama getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ABD'nin KDC'deki büyükelçiliğinin internet sitesinde konuyla ilgili açıklama yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>KDC'de bulunan tüm ABD vatandaşları ve ABD uyrukluların, ülkeye giriş yapmadan önce KDC dışında 21 gün beklemeleri gerektiği belirtilen açıklamada, bu şartı sağlamayanların ABD varışlı uçuşlara kabul edilmeyeceği ifade edildi.</p><p>Açıklamada, söz konusu uygulamanın, Ebola salgınının KDC'nin çeşitli bölgelerinde yayılmayı sürdürmesi üzerine yürürlüğe konulduğu kaydedildi.</p><p>KDC'de 15 Mayıs'ta ilan edilen Ebola salgınında, doğrulanmış vaka sayısı 2 bin 11'e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 754'e yükselmişti.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mevcut salgının bugüne kadarkiler arasında en hızlı yayılan salgın olduğunu belirtirken, yeni vakaların yaklaşık yüzde 80'inin, temaslı listelerinde yer almayan kişilerden oluştuğunu, bu sebeple tespit edilemeyen bulaş zincirlerinin sürdüğünü ve gerçek vaka sayısının resmi rakamların 2 ila 4 katı olabileceğini bildirmişti.</p><p>Sağlık yetkililerine göre, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanan mevcut salgının onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p><p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p><p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p><br><p>Muhabir: Şilan Turp</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abd-ebola-salgini-nedeniyle-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-vatandaslarinin-ulkeye-donusunu-kisitladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/abd-ebola-salgini-nedeniyle-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-vatandaslarinin-ulkeye-donusunu-kisitladi.jpg" type="image/jpeg" length="21748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar kalp krizi vakalarında artışa neden oluyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı, 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda kalp krizi vakalarında artış yaşandığını belirterek, güneşin dik geldiği saatlerde dışarıya çıkılmaması uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ballı, AA muhabirine, yurt genelinde son günlerde sıcaklık değerlerinin giderek artmaya başladığını söyledi.</p><p>Aşırı sıcaklarda fazla sıvı ve elektrolit kaybı olduğunu belirten Ballı, bu havalarda özellikle kalp ve damar hastalarının daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Ballı, yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığını vurgulayarak, şöyle konuştu:</p><p>'30 derecenin üzerindeki sıcaklarda özellikle kalp krizi riskinde bir miktar artışın olduğunu söylemek mümkün. Bunun da sebebi kalbimizin iş yükü artıyor, kan damarlarımız genişliyor. Vücut kendi sıcaklık dengesini koruyabilmek için daha fazla kan pompalamaya ihtiyaç duyuyor. Bu da kalbimizi yoruyor.'</p>Beslenme ve sıvı kaybına dikkat<p>Ballı, kalp ve damar hastalarının yaz mevsiminde beslenme alışkanlıklarına daha çok dikkat etmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Çok ağır bir beslenmenin kalbin iş yükünü daha da arttıracağı, bunun da birtakım olumsuz senaryolara yol açabileceğini vurgulayan Ballı, 'Hastaların mutlaka sıvı alımlarına dikkat etmelerini istiyoruz. Özel bir kısıtlayıcı durumu yoksa en az 2,5 litre sıvı alımını öneriyoruz. Ayran, soda gibi biraz daha elektrolit dengesini de takviye edebileceğimiz sıvı gıdalar tüketmek önemli. Şekerli gıdalar, gazlı içecekler, kahve ve çayla sıvı alımını dengelemek çok doğru değil. Su, temel olarak içeceğimiz olmalı.' diye konuştu.</p><p>Yaz aylarında güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini ifade eden Ballı, aşırı sıcaklarda zorlayıcı egzersizlerden de kaçınılmasının önemli olduğunu belirtti.</p>'Terliyken soğuk ortama girmek kalpte ritim bozukluklarını tetikleyebilir'<p>Ballı, yaz aylarında sıcak ve soğuk ortamlara geçişlerde de vücudun alıştırılması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Çok terliyken birdenbire çok soğuk bir ortama girmek kalpte birtakım ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Çok sıcak bir havada birdenbire soğuk bir suya dalmak da benzer etkilere neden olabilir. Dolayısıyla ortamlarımızı değiştirirken göreceli olarak aşamalı bir sıcaklık geçişine müsaade etmemiz lazım. Klimayı insan vücudunun adapte olabileceği ya da en konforlu sıcaklıklara getirmek lazım. Örneğin klimanızın derecesi 17'yse sabaha kadar klimayı açık tutup karşısında uyumak gibi değil, insan vücudunun optimal oda sıcaklığı neyse bunu ayarlayıp bununla devam etmek daha mantıklı olur.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Serkan Avci</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="86985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi tedavisi önemli avantajlar sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine, uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin avantajlarına ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle muayene ile ayrıntılı değerlendirme yaptıklarını anlatan Akdağ, kulak burun boğaz muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemenin ardından daha önce uyku testi yapılmamış hastalara uyku esnasında vücut fonksiyonlarının gece boyunca kesintisiz kaydedildiği 'polisomnografi'yi uyguladıklarını söyledi.</p><p>Uyku testi sonucunu detaylı şekilde değerlendirip, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi saptanan hastalarla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını dile getiren Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanamadığını ifade etti.</p><p>Maske tedavisini kullanamayan hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme geldiğini belirten Akdağ, şöyle konuştu:</p><p>'Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa, biz bunu muayenede de özellikle uyku endoskopisi yaparak görebiliyoruz. Ya da buna ek olarak da uyku testinde pozisyonel dediğimiz sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artma ile uyku testi verilerinde şikayetlerinin çok artması, kandaki oksijen düzeyindeki düşmenin çok artmasıyla tespit ediyoruz. Arkasından tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.'</p>'Hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz'<p>Akdağ, dil kökünün büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklığının gece boyunca nefes durmalarına neden olabildiğini, bunun kandaki oksijen düzeyini düşürdüğünü, hastaların derin uykuya dalamadığını, sabah yorgun uyandığını ve gün içinde uyku hali ile unutkanlık gibi şikayetler yaşayabildiğini kaydetti.</p><p>Robotik cerrahinin sağladığı teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullanıldığını dile getirdi.</p><p>Da Vinci robotu kullanarak, ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapılmadığını vurgulayan Akdağ, 'Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içerisine giren mikro cerrahi aletlerle ağız içerisinden dışarıda boyunda hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Robotik cerrahinin cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle erişim sağladığını aktaran Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine işaret etti.</p>'İyileşme süresi çok daha kısa'<p>Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını belirterek, 'Mesela cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor. Anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. İnsan üzeri refleksleri olan bir sistem.' diye konuştu.</p><p>Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığına dikkati çeken Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını anlattı.</p><p>Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:</p><p>'Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapmamız, daha az kanamalı ve daha az ödemli ameliyat yapmamız. Ve en önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması, bizler için de hasta için de çok büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süremizi de kısaltmakta ve operasyona hakimiyetimizi cerrahi açıdan da yüksek miktarda artırmaktadır. Bizim için kulak burun boğazda cerrahinin geleceği değil bugünü şu anda robotik cerrahi.'</p><br><p>Muhabir: Ayşe Şensoy Boztepe</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="54133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nörolojik hastalıklarda 'dijital ikiz' yöntemiyle kişiye özel tedavi yapılacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/norolojik-hastaliklarda-dijital-ikiz-yontemiyle-kisiye-ozel-tedavi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/norolojik-hastaliklarda-dijital-ikiz-yontemiyle-kisiye-ozel-tedavi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) nörolojik hastalıkların teşhis ve tedavisinde kişiye özel tanı ve tedavi uygulayacak 'dijital ikiz' teknolojisinin geliştirilmesi için çalışma yürütülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (AA) - OMÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi öncülüğündeki multidisipliner ekip, hastaların Manyetik Rezonans (MR), elektroensefalografi (EEG), ses ve yürüme verilerini yapay zekaya öğreterek oluşturulan 'sanal hasta' modelleri üzerinden kişiye özel tedavi yöntemi planlıyor.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Dijital ikiz' yöntemi sayesinde MS, Alzheimer, parkinson ve epilepsi gibi hastalıkların gelecekteki seyri erkenden tahmin edilerek hem doğru tanı konulması hem de hastaya gelebilecek zararın en aza indirilmesi amaçlanıyor.</p><p>Prof. Dr. Murat Terzi, AA muhabirine, nörolojik vakalarda erken teşhisin klinik seyri etkilediğini, erken teşhis ve tedavi belirlemede dijital teknoloji ve yapay zekadan her geçen gün daha çok faydalandıklarını söyledi.</p><p>OMÜ Nöroloji Ana Bilim Dalı ve Sinir Bilimleri Ana Bilim Dalında yapay zeka ve dijital teknolojiyi çok önemsediklerini dile getiren Terzi, 'Bununla ilgili projeler yapıyoruz. Özellikle 'Dijital ikiz' dediğimiz, hastaların var olan verilerini, örneğin MR, EEG görüntülerini makineye öğretiyoruz. Sanal ortamda hastanın yaşı, cinsiyeti, hangi şikayetleri ve bulguları var ise beyin MR'ında, EEG'sinde, kan veya başka örneklerde neler var, bunları sanal ortamda bir hasta gibi değerlendiriyor. Bunlar üzerinde erken dönemde tanı koyup hastalığın seyrine yönelik tedavileri planlıyoruz.' dedi.</p><p>Geliştirdikleri 'Dijital ikiz' teknolojisiyle hastalardaki sorunu en aza indirerek tedavinin başarı seviyesini yükselteceklerini vurgulayan Terzi, 'OMÜ'de özellikle epilepsi, Alzheimer, MS, Parkinson ve beyin damar hastalığıyla ilgili pek çok çalışma yürütüyoruz. Hastaların ses verilerini kaydediyoruz. Aynı zamanda hastaların yürüme videolarını analiz ediyoruz. Bu bulgularla hastaların görüntülemeleri, beyin tomografileri, beyin MR'ını, EEG ve elektromiyografik (EMG) incelemelerini bir veri tabanında topluyoruz. Hastaların verilerini bir araya getirerek hastalığın nasıl seyredeceği, bu hastalıkta hangi seyirde neler olabileceğini erkenden tahmin ederek hem doğru tanı hem doğru tedaviyi en iyi şekilde planlamaya çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bu çalışmalarının hem OMÜ ve Türkiye'deki sponsor kuruluşlar hem de uluslararası platformlarca desteklendiğine işaret eden Terzi, şunları kaydetti:</p><p>'Yüzlerce hastanın klinik MR, EEG, EMG verilerini makineye öğretiyoruz. Makine öğretimi niye önemli? Çünkü daha çok robotların dolaştığı, özellikle sağlık teknolojisinde daha çok uzaktan müdahalelerin olacağı döneme doğru gidiyor dünya. Biz de bu süre içerisinde istiyoruz ki gelişmekte olan robotik cihazlara en doğru bilgiyi öğretelim, sağlık profesyonellerine, başta doktorlar olmak üzere yardımcısı olsun. Yani günlük hayatımızda tıpkı MR, ultrason veya EEG, EMG cihazı gibi bulgularımızla beraber tanıyı daha güzel koyabilelim. Yapay zekanın gelişmesiyle beraber üreteceğimiz ürünler bize yardımcı olsun.'</p><p>Terzi, çalışmayı 3 yıldır sürdürdüklerini, geliştirmeye devam ettiklerini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Veysel Altun</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/norolojik-hastaliklarda-dijital-ikiz-yontemiyle-kisiye-ozel-tedavi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/norolojik-hastaliklarda-dijital-ikiz-yontemiyle-kisiye-ozel-tedavi-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="89349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne karnındaki müdahale ayrık omurgalı bebeğin sağlıklı doğmasını sağladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/anne-karnindaki-mudahale-ayrik-omurgali-bebegin-saglikli-dogmasini-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/anne-karnindaki-mudahale-ayrik-omurgali-bebegin-saglikli-dogmasini-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne karnında 'ayrık omurga' (spina bifida) tanısı konulan bebek, İzmir Şehir Hastanesi'nde gebeliğin 24. haftasında gerçekleştirilen fetal cerrahi operasyonun ardından sağlıklı şekilde dünyaya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - Buca ilçesinde yaşayan Güneş ve Hüseyin Aydın çiftinin bebeğinde, gebeliğin 18. haftasında yapılan tarama ultrasonunda spina bifida tespit edildi. Bunun üzerine anne adayı, ileri tedavi amacıyla İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.</p><p>Kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji ile beyin ve sinir cerrahisi ekiplerinin ortak değerlendirmesi sonucu bebeğe anne karnında cerrahi müdahale yapılmasına karar verildi.</p><p>Gebeliğin 24. haftasında yaklaşık 4 saat süren ameliyatta, annenin rahmine yapılan kesiyle bebeğin omurgasındaki açıklık onarıldı. Operasyonun ardından gebelik yakından takip edildi.</p><p>Bebek Ömer Asaf, 26 Haziran'da gebeliğin 30. haftasında yaklaşık 2 kilo 600 gram ağırlığında dünyaya geldi. Tedavisi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde devam eden bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p><p>Anne Güneş Aydın, AA muhabirine tanıyı ilk öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını ancak doktorlarının desteğiyle ameliyatı kabul ettiğini belirtti.</p><p>Riskli bir süreç geçirdiklerini ifade eden Aydın, 'Eşim ısrarcı oldu. Ameliyatı kabul ettim. İyi ki de etmişim. Şu an ayakları kıpırdıyor. Doktorlar 'her şey yolunda gidiyor' dedi. Bu süreçte çok korktum. Riskli bir ameliyattı. Riski kadar güzel haberler alacağımızı da söylediler. Çok şükür ki haberleri aldık. Bebeğim de iyi ben de iyiyim. Çok güzel şeyler hissediyorum. İçim kıpır kıpır. Her gün güzel haberler alıyorum. Kucağıma alınca, kelebekler gibi uçuyorum. Çok şükür sağlıklı bir evladım var.' dedi.</p><p> </p>'Erken tanı ve zamanında müdahale önemli'<p>İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yaprak Üstün, spina bifidanın doğuştan görülen merkezi sinir sistemi anomalilerinden biri olduğunu belirterek, tedavi edilmediğinde yürüme güçlüğü ile bağırsak ve mesane fonksiyonlarında bozukluklara yol açabildiğini söyledi.</p><p>Fetal cerrahi uygulamalarında erken tanının kritik önem taşıdığını vurgulayan Üstün, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İzmir Şehir Hastanesi'nde ekibimizle birlikte bu özellikli ameliyatı gerçekleştirdik. Bu konuda Ege Bölgesi başta olmak üzere tüm Türkiye'de bir merkez olma hedefini taşıyoruz. Bu ameliyatları 19'uncu ve 26'ncı gebelik haftalarında planlıyoruz. Bu haftadan sonra ameliyatın başarısı azalıyor. Erken tanı ve zamanında müdahale önemli. Annenin rahmine bir kesi yapıldıktan sonra bebeğin anomali kısmı yaklaştırılıyor daha sonra beyin cerrahi ekibine teslim ediliyor. Deride ve omurgadaki açıklığı onararak tekrar hastayı kadın doğum ekibine teslim ediyor. Kadın doğum hekimleri de rahmi kapattıktan sonra anneyi takibe başlıyor. Ameliyattan sonra sağlıklı, ayakları oynatan bebekleri annelerine teslim ediyoruz.'</p><p> </p><p>Perinatoloji Klinik İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Atalay Ekin de multidisipliner ekip çalışmasının başarıda önemli rol oynadığını belirterek, fetal cerrahinin spina bifidalı bebeklerde doğum öncesi tedavi imkanı sunduğunu söyledi.</p><p>Ameliyata katılan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Türk ise anne karnında gerçekleştirilen cerrahinin, doğum sonrasında yapılan müdahalelere kıyasla iyileşme sürecine önemli katkı sağladığını ifade etti.</p><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hakan Gölbaşı da operasyonun ardından hem anne hem de bebeğin sağlık durumunun olumlu seyrettiğini kaydetti. </p><br><p>Muhabir: Tezcan Ekizler</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Izmir</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/anne-karnindaki-mudahale-ayrik-omurgali-bebegin-saglikli-dogmasini-sagladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/anne-karnindaki-mudahale-ayrik-omurgali-bebegin-saglikli-dogmasini-sagladi.jpg" type="image/jpeg" length="65635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Uyku sırasında nefessiz kalma, sabahları yorgun uyanma ve derin uykuya dalamama gibi şikayetlerle hastaneye başvuran kişilerde görülen uyku apnesi, 'Da Vinci' robotu ile tedavi edilebiliyor - ⁠Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ: - 'Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan daha az kanamalı bir ameliyat yapmamız ve daha hızlı iyileşme süreci']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi tedavisi önemli avantajlar sağlıyor. </p><p>Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine, uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin avantajlarına ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle muayene ile ayrıntılı değerlendirme yaptıklarını anlatan Akdağ, kulak burun boğaz muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemenin ardından daha önce uyku testi yapılmamış hastalara uyku esnasında vücut fonksiyonlarının gece boyunca kesintisiz kaydedildiği 'polisomnografi'yi uyguladıklarını söyledi.</p><p>Uyku testi sonucunu detaylı şekilde değerlendirip, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi saptanan hastalarla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını dile getiren Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanamadığını ifade etti.</p><p>Maske tedavisini kullanamayan hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme geldiğini belirten Akdağ, şöyle konuştu:</p><p>'Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa, biz bunu muayenede de özellikle uyku endoskopisi yaparak görebiliyoruz. Ya da buna ek olarak da uyku testinde pozisyonel dediğimiz sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artma ile uyku testi verilerinde şikayetlerinin çok artması, kandaki oksijen düzeyindeki düşmenin çok artmasıyla tespit ediyoruz. Arkasından tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.'</p><p>- 'Hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz'</p><p>Akdağ, dil kökünün büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklığının gece boyunca nefes durmalarına neden olabildiğini, bunun kandaki oksijen düzeyini düşürdüğünü, hastaların derin uykuya dalamadığını, sabah yorgun uyandığını ve gün içinde uyku hali ile unutkanlık gibi şikayetler yaşayabildiğini kaydetti.</p><p>Robotik cerrahinin sağladığı teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullanıldığını dile getirdi.</p><p>Da Vinci robotu kullanarak, ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapılmadığını vurgulayan Akdağ, 'Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içerisine giren mikro cerrahi aletlerle ağız içerisinden dışarıda boyunda hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Robotik cerrahinin cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle erişim sağladığını aktaran Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine işaret etti.</p><p>- 'İyileşme süresi çok daha kısa'</p><p>Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını belirterek, 'Mesela cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor. Anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. İnsan üzeri refleksleri olan bir sistem.' diye konuştu.</p><p>Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığına dikkati çeken Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını anlattı.</p><p>Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:</p><p>'Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapmamız, daha az kanamalı ve daha az ödemli ameliyat yapmamız. Ve en önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması, bizler için de hasta için de çok büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süremizi de kısaltmakta ve operasyona hakimiyetimizi cerrahi açıdan da yüksek miktarda artırmaktadır. Bizim için kulak burun boğazda cerrahinin geleceği değil bugünü şu anda robotik cerrahi.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="79137"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar kalp krizi vakalarında artışa neden oluyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı: - '30 derecenin üzerindeki sıcaklarda özellikle kalp krizi riskinde bir miktar artışın olduğunu söylemek mümkün. Bunun da sebebi kalbimizin iş yükü artıyor, kan damarlarımız genişliyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - SERKAN AVCİ - Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ballı, 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda kalp krizi vakalarında artış yaşandığını belirterek, güneşin dik geldiği saatlerde dışarıya çıkılmaması uyarısında bulundu.</p><p>Prof. Dr. Ballı, AA muhabirine, yurt genelinde son günlerde sıcaklık değerlerinin giderek artmaya başladığını söyledi.</p><p>Aşırı sıcaklarda fazla sıvı ve elektrolit kaybı olduğunu belirten Ballı, bu havalarda özellikle kalp ve damar hastalarının daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Ballı, yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığını vurgulayarak, şöyle konuştu:</p><p>'30 derecenin üzerindeki sıcaklarda özellikle kalp krizi riskinde bir miktar artışın olduğunu söylemek mümkün. Bunun da sebebi kalbimizin iş yükü artıyor, kan damarlarımız genişliyor. Vücut kendi sıcaklık dengesini koruyabilmek için daha fazla kan pompalamaya ihtiyaç duyuyor. Bu da kalbimizi yoruyor.'</p><p>- Beslenme ve sıvı kaybına dikkat</p><p>Ballı, kalp ve damar hastalarının yaz mevsiminde beslenme alışkanlıklarına daha çok dikkat edilmesi gerektiği belirtti.</p><p>Çok ağır bir beslenmenin kalbin iş yükünü daha da arttıracağı, bunun da birtakım olumsuz senaryolara yol açabileceğini vurgulayan Ballı, 'Hastaların mutlaka sıvı alımlarına dikkat etmelerini istiyoruz. Özel bir kısıtlayıcı durumu yoksa en az 2,5 litre sıvı alımını öneriyoruz. Ayran, soda gibi biraz daha elektrolit dengesini de takviye edebileceğimiz sıvı gıdalar tüketmek önemli. Şekerli gıdalar, gazlı içecekler, kahve ve çayla sıvı alımını dengelemek çok doğru değil. Su, temel olarak içeceğimiz olmalı.' diye konuştu.</p><p>Yaz aylarında güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini ifade eden Ballı, aşırı sıcaklarda zorlayıcı egzersizlerden de kaçınılmasının önemli olduğunu belirtti.</p><p>- 'Terliyken soğuk ortama girmek kalpte ritim bozukluklarını tetikleyebilir'</p><p>Ballı, yaz aylarında sıcak ve soğuk ortamlara geçişlerde de vücudun alıştırılması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çok terliyken birdenbire çok soğuk bir ortama girmek kalpte birtakım ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Çok sıcak bir havada birdenbire soğuk bir suya dalmak da benzer etkilere neden olabilir. Dolayısıyla ortamlarımızı değiştirirken göreceli olarak aşamalı bir sıcaklık geçişine müsaade etmemiz lazım. Klimayı insan vücudunun adapte olabileceği ya da en konforlu sıcaklıklara getirmek lazım. Örneğin klimanızın derecesi 17'yse sabaha kadar klimayı açık tutup karşısında uyumak gibi değil, insan vücudunun optimal oda sıcaklığı neyse bunu ayarlayıp bununla devam etmek daha mantıklı olur.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/asiri-sicaklar-kalp-krizi-vakalarinda-artisa-neden-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="29132"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
