<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 12:54:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin biyoteknoloji ekosistemi BIO International Convention 2026'da vitrine çıktı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemi-bio-international-convention-2026da-vitrine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemi-bio-international-convention-2026da-vitrine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş: - 'San Diego'da gerçekleştirdiğimiz temaslar ve kurduğumuz işbirlikleri, Türkiye'nin biyoteknoloji alanında uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşacağına olan inancımızı pekiştirdi']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biyoteknoloji Vadisi ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi işbirliğinde kurulan Türkiye Pavilyonu, ABD'nin San Diego kentinde düzenlenen BIO International Convention 2026'da sektör temsilcileriyle buluştu.<br></p><p>Biyoteknoloji Vadisinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin yeni bilim, teknoloji ve üretim üssü konumundaki vadinin kurduğu pavilyonda VSY Biyoteknoloji, Atabay İlaç ve Boğaziçi Üniversitesi Hedefli Tedavi Teknolojileri Merkezi de yer aldı.<br></p><p>Fuarda, Türkiye'nin biyoteknoloji vizyonu, yatırım potansiyeli, üretim kapasitesi ve büyüyen ekosistemi uluslararası paydaşlara tanıtıldı.</p><p>Fuar kapsamında San Diego'da bulunan Hall of Nations'ta 'Biyoteknoloji Vadisi Türkiye Pavilyonu Networking Etkinliği' ve 'Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin 20. Kuruluş Yılı Resepsiyonu' da düzenlendi.</p><p>Söz konusu etkinliklere Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Salim Arda Ermut, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş ile yönetim kurulu üyeleri, sektör profesyonelleri, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılar, girişimciler, araştırmacılar ve sektör liderleri katıldı.<br></p><p>- 'Biyoteknoloji küresel rekabet gücünde stratejik rol üstleniyor'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Varlıbaş, biyoteknolojinin ülkelerin ekonomik kalkınmasında, teknolojik bağımsızlığında ve küresel rekabet gücünde stratejik rol üstlendiğini belirtti.</p><p>Türkiye'nin güçlü insan kaynağı, gelişen AR-GE altyapısı, üretim kapasitesi ve girişimcilik ekosistemiyle dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma yolunda kararlı adımlar attığını aktaran Varlıbaş, 'BIO International Convention kapsamında kurduğumuz Türkiye Pavilyonu ile yalnızca kurumlarımızı ve şirketlerimizi değil, aynı zamanda ülkemizin biyoteknoloji alanındaki uzun vadeli vizyonunu da dünyaya anlatma fırsatı bulduk. Gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar, araştırmacılar ve sektör temsilcileri nezdinde giderek daha fazla ilgi gördüğünü ortaya koyuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Varlıbaş, hedeflerinin araştırma, geliştirme, üretim ve ticarileştirme süreçlerini aynı ekosistem içerisinde buluşturarak, Türkiye'yi bölgesinin lider biyoteknoloji merkezi haline getirmek olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kamu, üniversite, özel sektör ve girişimcilik ekosistemini aynı çatı altında bir araya getiren modelimizle yalnızca ülkemiz için değil, küresel biyoteknoloji ekosistemi için de değer üreten bir merkez inşa ediyoruz. San Diego'da gerçekleştirdiğimiz temaslar ve kurduğumuz işbirlikleri, Türkiye'nin biyoteknoloji alanında uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşacağına olan inancımızı pekiştirdi.' </p><p>Bekir Polat da Türkiye'nin güçlü sağlık altyapısı, araştırma kapasitesi, dijital ekosistemi ve yüksek nitelikli insan kaynağı sayesinde sağlık inovasyonu alanında yüksek katma değerli yatırımlar için tercih edilen bir destinasyon olma hedefini vurguladı. <br></p><p>Polat ayrıca, Türkiye'nin dört saatlik uçuş mesafesinde yer alan 1,3 milyar tüketiciye ve 32,1 trilyon doları büyüklüğündeki bir pazara erişim sağlayan stratejik bağlantı avantajına dikkati çekti.</p><p>Salim Arda Ermut da Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırımları çekmeye yönelik uzun vadeli stratejik vizyona sahip olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemi-bio-international-convention-2026da-vitrine-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemi-bio-international-convention-2026da-vitrine-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="21337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya'nın Huğlu Mahallesi 70 milyon dolarlık ihracatıyla 20 ili geride bıraktı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/konyanin-huglu-mahallesi-70-milyon-dolarlik-ihracatiyla-20-ili-geride-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/konyanin-huglu-mahallesi-70-milyon-dolarlik-ihracatiyla-20-ili-geride-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'nın Beyşehir ilçesine bağlı 2 bin 700 nüfuslu Huğlu Mahallesi'nde faaliyet gösteren firmalar, yılda toplam 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KONYA (AA) - Toros Dağları'nın eteklerinde kurulu Huğlu Mahallesi, kırsal kimliğine rağmen savunma sanayisine yönelik üretim altyapısıyla dikkati çekiyor.</p><p>Yaklaşık 100 yıllık tüfek imalat geleneğinin sürdürüldüğü mahallede yılda 100 binin üzerinde av tüfeği üretiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Huğlu Av Tüfekleri Kooperatifi ile 20'ye yakın firma, mahallede faaliyet gösteriyor.</p>İhracatta 20 ili geride bıraktı<p>Türkiye İhracatçılar Meclisinin 2025 yılı verilerine göre, 59,5 milyon dolar ihracatıyla 62. sırada yer alan Iğdır'ı sırasıyla Erzincan, Sinop, Yozgat, Erzurum, Tokat, Van, Kırıkkale, Ağrı, Siirt, Bartın, Batman, Hakkari, Muş, Bitlis, Ardahan, Bingöl, Kars, Tunceli ve 104 bin dolar dış ticaret rakamıyla Bayburt izledi.</p><p>Huğlu Mahallesi ise 70 milyon dolarlık ihracatıyla bu 20 ili geride bıraktı.</p><p>Huğlu Av Tüfekleri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Naci Tanık, AA muhabirine, 1962'de 126 ortakla kurulan kooperatifin bugün 350 ortak ve 500 çalışanla üretimini sürdürdüğünü söyledi.</p><p>Küçük atölyelerde başlayan imalat sürecinin modern üretim tesislerine dönüştüğünü anlatan Tanık, şöyle konuştu:</p><p>'Bugün mahalle kişi başına düşen ihracatta Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Huğlu Mahallemiz 2 bin 700 nüfusa sahip. Huğlu'da kooperatif ve 20'ye yakın büyük firma yılda 70 milyon dolarlık ihracat yapıyor. Bu da kişi başına yaklaşık 25 bin dolara tekabül ediyor. Huğlu, örnek alınması gereken bir kasaba. Kooperatifiyle, büyük firmalarıyla, savunma sanayisi, lisesiyle ve üniversitesiyle Türkiye'ye yayılması gereken örnek bir kasaba.'</p><p>Naci Tanık, mahallede 30'dan fazla farklı tip silah üretildiğini ifade ederek, 'Bunların kalibresiyle, yapısıyla, müşterinin istemiş olduğu modelle beraber 250-300'e yakın model üretebiliriz. Yani 30 farklı silah tipinde 200'den fazla model.' dedi.</p><p>Tanık, ürettikleri silahlar arasında Ovis keskin nişancı tüfeği ve Mohaç makineli tabancanın bulunduğunu belirtti.</p><p>Mahallede Selçuk Üniversitesi Huğlu Meslek Yüksekokulu ile Savunma Sanayi AR-GE Lisesi'nin bulunduğunu belirten Tanık, dışarıdan günlük gelenlerle sektörde çalışan sayısının 1500'e ulaştığını söyledi.</p><p>Tanık, mahallede savunma sanayisine yönelik önemli projelerde ana ve alt yüklenici firmaların da yer aldığını sözlerine ekledi.</p><p>Huğlu Mahalle Muhtarı Cihangir Sandal da mahallede yaşayanların çoğunun geçimini bu sektörden sağladığını belirtti.</p><p>Muhabir: Abdullah Doğan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Konya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/konyanin-huglu-mahallesi-70-milyon-dolarlik-ihracatiyla-20-ili-geride-birakti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/konyanin-huglu-mahallesi-70-milyon-dolarlik-ihracatiyla-20-ili-geride-birakti.jpg" type="image/jpeg" length="38631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görme Engelliler Avrupa Halter Şampiyonası, Mersin'de başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/gorme-engelliler-avrupa-halter-sampiyonasi-mersinde-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/gorme-engelliler-avrupa-halter-sampiyonasi-mersinde-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Görme Engelliler Avrupa Halter Şampiyonası, 5 ülkeden yaklaşık 100 sporcunun katılımıyla Mersin'de başladı.</p><p>Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ile Uluslararası Görme Engelliler Spor Federasyonu (IBSA) işbirliğinde bir otelin etkinlik salonunda organize edilen şampiyonada, Türkiye'nin yanı sıra Gürcistan, Rusya, Ukrayna ve Çekya'dan sporcular mücadele ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kadınlar ve erkekler kategorisindeki müsabakalar, 'bench press', 'squat' ve 'deadlift' disiplinlerinde yapılıyor.</p><p>Organizasyonda Türkiye adına 18 sporcu ter döküyor.</p><p><br></p><p>- 'İnşallah organizasyonu bol madalyalarla tamamlayacağız'</p><p>Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Genel Sekreteri Serkan Baltacı, AA muhabirine, Mersin'de 28 ülkeden 500'den fazla katılımcıyla 18-21 Haziran'da düzenlenen Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları sonrası paralimpik heyecanın devam ettiği söyledi.</p><p>Mersin'in iki yıldır IBSA'ya ev sahipliği yaptığını dile getiren Baltacı, 'Müsabakalar başladı. Gayet güzel gidiyor. Görme engelliler halter branşı, oyunlar kapsamında değil. Bedensel engelli halter o programda yer alıyor. Burada biz sadece performansa odaklanmadığımızın mesajını veriyoruz. Burada halter sporuyla ilgilenen görme engelli bireyler de inşallah bir gün paralimpik oyunlarda yer alacak.' dedi.</p><p>Baltacı, milli sporculardan madalyalar beklediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Milli takımımız gayet hazırlıklı geldi. Geçen yıla göre daha kalabalık bir kafile var. Onlar da gayet mutlu. İnşallah organizasyonu bol madalyalarla tamamlayacağız. Paralimpik harekete tüm katkımız devam edecek. Bugün Mersin'deyiz. Yarın başka ilde olacağız. Türkiye'nin dört bir tarafında olacağız. Buradan hep verdiğimiz bir mesaj var. Son engelli birey evden çıkana kadar çalışmaya devam edeceğiz.'</p><p>Şampiyona, 3 Temmuz'da sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Mersin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/gorme-engelliler-avrupa-halter-sampiyonasi-mersinde-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/gorme-engelliler-avrupa-halter-sampiyonasi-mersinde-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="81580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da St. Pierre Bayramı Coşkusu: Tarihi Kilisede Anlamlı Tören]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-st-pierre-bayrami-coskusu-tarihi-kilisede-anlamli-toren</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-st-pierre-bayrami-coskusu-tarihi-kilisede-anlamli-toren" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da, Hristiyanların her yıl 29 Haziran'da kutladıkları St. Pierre Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı kapsamında St. Pierre Kilisesi'nde tören düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Habib-i Neccar Dağı eteğinde bulunan ve "Mağara Kilise" olarak bilinen, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde de hasar almayan kilisede düzenlenen tören, dua okunmasıyla başladı.</p>

<p>Daha sonra burada, Tarsus Episkoposu Pavlus Orduluoğlu'nun yönettiği ayin düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlahilerin seslendirildiği programda, barış ve kardeşlik mesajları verildi.</p>

<p>Törenin sonunda, bayrama özel hazırlanan kutsanmış ekmek dağıtıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-st-pierre-bayrami-coskusu-tarihi-kilisede-anlamli-toren</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/hatayda-st-pierre-bayrami-coskusu-tarihi-kilisede-anlamli-toren-2.jpg" type="image/jpeg" length="71262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigaraya Yeni Yasak Geliyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/sigaraya-yeni-yasak-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/sigaraya-yeni-yasak-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, sigara ve tütün ürünlerine yönelik yeni yasal düzenleme hazırlığında. Taslakta kapalı alanlardaki yasakların netleştirilmesi, 18 yaş altına satış denetimlerinin artırılması ve tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, tütün kullanımını azaltmaya yönelik yeni bir kanun taslağı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Hazırlanan düzenlemeyle sigara ve tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılması, 18 yaş altına satış denetimlerinin sıkılaştırılması ve kapalı alanlarda sigara yasağının daha etkin uygulanması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çocuklar ve Gençler İçin Yeni Dönem</h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, katıldığı canlı yayında yeni düzenlemenin temel hedefinin çocuklar ve gençleri tütün ürünlerinden uzak tutmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, "Sigara ve tütünün görünür olmasını istemiyoruz. Yasaklamayacağız ancak görünür olmasını engelleyeceğiz." ifadelerini kullanarak toplumda sigara kullanımını azaltmaya yönelik yeni adımlar atılacağını belirtti.</p>

<h2>18 Yaş Altına Sigara Satışında Denetimler Artıyor</h2>

<p>Kanun taslağında, 18 yaşından küçüklere sigara satışına yönelik denetimlerin daha da sıkılaştırılması planlanıyor. Mevcut uygulamalardaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla yeni düzenlemeler hazırlanırken, satış noktalarındaki kontrollerin de artırılması hedefleniyor.</p>

<h2>Kapalı Alanlarda Sigara Yasağı Netleşecek</h2>

<p>Yeni düzenleme kapsamında en dikkat çeken başlıklardan biri de kapalı alanlarda sigara yasağı olacak.</p>

<p>Özellikle işletmelerde açık alan ve kapalı alan ayrımına ilişkin yaşanan tartışmaların sona erdirilmesi amaçlanıyor. Bakan Memişoğlu, "Mekanlar camekanlı mı, kapalı mı, açık mı? Bunları netleştireceğiz." diyerek uygulamadaki belirsizliklerin giderileceğini ifade etti.</p>

<h2>Kanun Taslağı İçin Görüşmeler Devam Ediyor</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı taslak metin üzerinde ilgili kurumlarla istişareler sürüyor. Cumhurbaşkanı, milletvekilleri ve ilgili kuruluşlarla yürütülen görüşmelerin ardından düzenlemenin önümüzdeki aylarda son haline getirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, amaçlarının sigara kullanımını yasaklamak değil, özellikle çocuklar ve gençler açısından tütün ürünlerinin görünürlüğünü azaltarak kullanım talebini düşürmek olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Gündem, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/sigaraya-yeni-yasak-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/sigara-5.webp" type="image/jpeg" length="52678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Sınıfların ritmini, okulların nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi öğretmenler biliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bakan-tekin-siniflarin-ritmini-okullarin-nabzini-ve-sahanin-gercek-ihtiyaclarini-en-iyi-ogretmenler-biliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bakan-tekin-siniflarin-ritmini-okullarin-nabzini-ve-sahanin-gercek-ihtiyaclarini-en-iyi-ogretmenler-biliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Tekin, sınıfların ritmini, okulların nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi öğretmenlerin bildiğini belirterek, 'Sizlerden gelen değerlendirmeleri eğitim politikalarımızın merkezinde tutmayı sürdüreceğiz.' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı haziran dönemi mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmen ve okul yöneticilerine video mesajla hitap etti.</p><p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlere çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, eğitim öğretim yılının tamamlandığını, ortaya konulan emekleri değerlendirdiklerini belirtti.</p><p>Eğitimin etkilerinin zamana yayılan uzun soluklu bir yolculuk olduğunu aktaran Tekin, öğretmenlerin sınıflarda attıkları her adımın, çocukların yüreğine dokunan her sözlerinin yıllar boyunca onların hayatında karşılığını bulmaya devam edeceğini vurguladı.</p><p>Bakan Tekin, bu doğrultuda mesleki çalışma dönemlerini, bir yılın muhasebesini yapmak, tecrübeleri değerlendirmek ve yeni eğitim öğretim yılına daha güçlü hazırlanmak bakımından son derece kıymetli gördüğünü dile getirerek, iki günlük mesleki çalışma döneminin verimli geçmesini temenni etti.</p><p>Haziran dönemi mesleki çalışmalarının, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden çevrim içi gerçekleştirildiğini hatırlatan Tekin, şunları kaydetti:</p><p>'Mesleki çalışma programımız kapsamında sizlerle 'Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile' ile 'Dijital Çağ ve Aile' başlıklarını birlikte ele alacağız. Bu iki başlığın özenle seçildiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi bugün çocuklarımız, dijital dünyanın sunduğu imkanlarla birlikte yeni risk alanlarıyla da karşı karşıya bulunuyor. Dijital bağımlılık, yalnızlaşma, akran ilişkilerinde yaşanan değişimler ve aile içi iletişimde ortaya çıkan yeni sorunlar eğitim süreçlerini doğrudan etkileyen önemli meseleler arasında yer alıyor.'</p>'Sizlerin değerlendirmelerinin, yeni eğitim öğretim yılına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum'<p>Tekin, çocukların sağlıklı bir şahsiyet geliştirebilmeleri için aileyi eğitimin asli paydaşı olarak gördüklerini bildirdi.</p><p>Çocuğun iç dünyasının ailede şekillendiğini vurgulayan Tekin, okulda verilen eğitimin kalıcı ve nitelikli sonuçlar üretebilmesinin büyük ölçüde aileyle kurulan sağlıklı işbirliğine bağlı olduğunun altını çizdi.</p><p>Yusuf Tekin, bu anlayış doğrultusunda bu eğitim öğretim yılında, öğretmen-veli arasındaki iletişimi daha güvenli, doğrudan ve etkili hale getirmek amacıyla yerli ve milli iletişim uygulaması 'Öğretmen Bilgi Servisi' ile Okul Veli Asistanı'nı (OVA)' hayata geçirdiklerini hatırlatarak, 'Bu uygulamalarla hem sizlerin kurumsal iletişim süreçlerini güçlendirmeyi hem de velilerimizin çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine daha etkin ve bilinçli katılımını sağlamayı amaçlıyoruz. Tam da bu sebeple mesleki çalışma dönemimizde bağımlılık, dijitalleşme ve aile ilişkilerini birlikte değerlendirmeyi son derece kıymetli buluyoruz. Sizlerin yapacağı değerlendirmelerin yeni eğitim öğretim yılına önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Göreve geldikleri ilk günden itibaren attıkları adımlarla öğretmenleri merkeze almaya özel önem verdiklerini, eğitimde kalıcı başarıya giden yolun, güçlü öğretmenlerden geçtiğini aktaran Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Öğretmenlik, insan yetiştirme mesuliyetini üstlenen, bir çocuğun geleceğini kendi geleceğiyle birlikte düşünebilenlerin mesleğidir. Aynı zamanda öğrencinin dünyayı anlamlandırma biçimine refakat etmeyi de içerir. Böylesine ağır ve kurucu bir vazifenin hakkıyla yerine getirilebilmesi için öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerini, çalışma huzurlarını ve mesleki itibarlarını desteklemeyi temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Öğretmen yetiştirme meselesi, maarif tarihimizin en köklü başlıklarından birisidir. Medreselerden Darülmuallim'ine, öğretmen okullarından günümüze uzanan güçlü bir birikime sahibiz. Günümüzün değişen şartları ve öğretmenlik mesleğinin giderek çeşitlenen sorumlulukları, bu birikimi günün ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirmeyi gerekli kılmıştır.</p><p>Bu anlayışla öğretmen yetiştirme süreçlerini de yeniden ele aldık ve Milli Eğitim Akademimizi hayata geçirdik. Ardından Akademi Giriş Sınavı'nı (AGS) ilk kez uygulayarak burada eğitim alacak öğretmen adaylarımızı belirledik. Bugün ise Akademi çatısı altında eğitim gören ilk öğretmen grubumuz, mesleğe hazırlık süreçlerine devam ediyor. Milli Eğitim Akademisi ile mesleğe hazırlık ve meslek içi gelişim süreçlerini birbirlerini tamamlayan bütüncül bir yapı içerisinde kurguladık. Öğretmen adaylarımızın alan bilgilerini, pedagojik yeterliklerini, meslek ahlakını ve uygulama becerilerini daha sağlam bir zeminde geliştirmelerini amaçladık. Ayrıca eğitim kurumu yöneticilerimizin liderlik, yönetim ve iletişim yetkinliklerini geliştirmek amacıyla ilk kez Eğitim Kurumları Yöneticisi Yeterliklerini hazırladık. Bu çerçevede Milli Eğitim Akademimiz bünyesinde yönetici yetiştirme programlarını da hayata geçirdik. Bu kapsamda 81 ilimizde 18 bin 874 okul yöneticimize yüz yüze eğitimler verdik.'</p>'Mesleki gelişiminizi çağın şartlarına uygun biçimde desteklemek asli görevimiz'<p>Bakan Tekin, eğitim öğretim yılı boyunca sürpriz okul ziyaretlerinin ve Öğretmenler Odası Buluşmaları'nın sürdüğünü, bu ziyaretler dolayısıyla öğretmenlerle bir araya gelerek eğitim süreçlerine ilişkin onların tecrübe ve önerilerini dinleme imkanı bulduklarını bildirdi.</p><p>Eğitime dair meselelerin en sahici karşılığının, okul hayatının gündelik akışı içerisinde ortaya çıktığına inandığını belirten Tekin, 'Sınıflarımızın ritmini, okullarımızın nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi sizler biliyorsunuz. Bu nedenle sizlerle istişare etmeyi, ortak akıldan beslenmeyi ve sizlerden gelen değerlendirmeleri eğitim politikalarımızın merkezinde tutmayı önümüzdeki dönemde de inşallah sürdüreceğiz.' dedi.</p><p>Tekin, yaşadıkları çağda bilgiye erişim biçimlerinin, öğrenme ortamlarının ve çocukların ihtiyaçlarının büyük hızla değiştiğine işaret ederek, 'Böylesi bir dönemde mesleki gelişim, öğretmenlik yolculuğunun tabii ve ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu çerçevede mesleki gelişiminizi çağın şartlarına uygun biçimde desteklemeyi asli görevimiz olarak görüyoruz.' ifadesine yer verdi.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin eğitim öğretim çalışmalarının ana istikametini belirlediğini vurgulayan Tekin, şunları paylaştı:</p><p>'Bu modeli, insan yetiştirme anlayışımıza dair bütüncül bir maarif tasavvuru olarak görüyoruz. Modelimizin merkezinde yer alan 'yetkin ve erdemli insan' anlayışı doğrultusunda, çocuklarımızın akademik gelişimlerini desteklemenin yanı sıra onları ahlaklı, sorumluluk sahibi, merhametli, üretken, sorgulayan ve vatanını seven şahsiyetler olarak yetiştirmeyi esas alıyoruz. Bu doğrultuda yürüttüğümüz her çalışmada bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle, değeri de eylemle buluşturuyoruz. Sizlerin rehberliğinde çocuklarımızın; bildiğini hayata taşıyan, üreten, düşünen ve karşılaştığı meseleler karşısında inisiyatif alabilen bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Bu eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin kademeli uygulamasını sürdürdük. İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinde uygulama alanını genişletirken sizlerden gelen değerlendirmeleri de büyük bir dikkatle takip ettik. Aynı doğrultuda ölçme ve değerlendirme anlayışımızı da gözden geçirdik. Sizlerin sınıflarınızda yürüttüğünüz ölçme ve değerlendirme süreçlerini desteklemek amacıyla 'Soru Yazım Kılavuzu' hazırladık. Yanında öğrencilerimizin muhakeme, analiz, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerini daha etkin biçimde değerlendirecek yayınlarla besleyeceğiz.'</p>'Maarifin Kalbinde' etkinlikleri<p>Bakan Tekin, bu eğitim öğretim yılında öğrencilerin milli ve manevi değerlerle buluşmasını sağlayan birçok etkinliğin gerçekleştirildiğini belirtti.</p><p>'Maarifin Kalbinde' etkinliklerinin de söz konusu modelin sahadaki önemli yansımalarından biri olduğunu kaydeden Tekin, bu kapsamda 'Maarifin Kalbinde Ramazan' etkinliklerinin çocukların paylaşma, yardımlaşma, dayanışma ve merhamet gibi değerleri yaşayarak öğrenmelerini desteklediğine, nisan ayındaki 'Maarifin Kalbinde Çocuk' etkinlikleriyle milli egemenlik bilinci, demokrasi kültürü ve sorumluluk duygusunun güçlenmesine katkı sunmaya çalıştıklarına dikkati çekti.</p><p>Tekin, mayısta düzenlenen 'Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik' etkinlikleriyle gençlerin üretimle, emekle, meslek ahlakıyla ve toplumsal sorumlulukla daha güçlü bağlar kurmalarını hedeflediklerini bildirerek, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında ve zanaat atölyelerinde yürütülen çalışmaların, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine, üretim kültürüyle tanışmalarına ve Ahilik geleneğinin temsil ettiği çalışma ahlakını benimsemelerine önemli katkılar sunduğuna inandıklarını aktardı.</p>'Emek, sabır ve fedakarlık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum'<p>Bakan Tekin, İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylarda hayatını kaybeden öğretmenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öğretmenlerin huzuru, güvenliği ve mesleki itibarının her şeyden önce geldiğini, yaşanan olayların ardından devletin tüm kurumlarının süratle harekete geçtiğini vurgulayan Tekin, gerekli idari ve psikososyal destek süreçlerinin başlatıldığına ve sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiğine işaret etti.</p><p>'Güvenli okul iklimi' meselesini yalnızca fiziki güvenlik tedbirleriyle sınırlı değerlendirmediklerine dikkati çeken Tekin, okul-aile işbirliğini güçlendirmeye, rehberlik ve psikososyal destek kapasitesini artırmaya, dijital bağımlılık ve akran zorbalığı gibi risk alanlarına yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi.</p><p>Tekin, öğretmenlere yönelik değerlendirmelerde bulunarak, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>'Sizler, çocuklarımızın hayatında çoğu zaman ailesinden sonra en güçlü rehber konumundasınız. Çoğu zaman öğrencilerimizin sevinçlerine, kaygılarına ve hayallerine en yakından siz şahit oluyorsunuz. Öğrencilerimizin kendilerini tanımalarında, aidiyet geliştirmelerinde, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt etmelerinde üstlendiğiniz sorumluluk son derece kıymetli. Geride bıraktığımız eğitim öğretim yılı boyunca hep birlikte büyük özveriyle çalıştık. Sınıflarımızda, öğretmenler odalarımızda, okul bahçelerimizde ve ülkemizin en ücra köşelerine kadar uzanan eğitim yuvalarımızda çocuklarımızın geleceği için gayret gösterdik.</p><p>Sizler, bu ülkenin geleceğini inşa eden büyük bir maarif hareketinin öncülerisiniz. Her biriniz, çocuklarımızın hayatına dokunan, onların ufkunu genişleten, hayallerini büyüten ve karakter gelişimlerine rehberlik eden çok kıymetli bir vazife icra ediyorsunuz. Bütün içtenliğimle ifade etmek istiyorum ki sizlere güveniyorum. Türkiye Yüzyılı'nın inşasında en büyük gücümüz sizlersiniz. Buna yürekten inanıyorum. Görev yaptığınız yer, şartlarınız ve imkanlarınız ne olursa olsun çocuklarımız için ortaya koyduğunuz emek, sabır ve fedakarlık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Buğrahan Ayhan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bakan-tekin-siniflarin-ritmini-okullarin-nabzini-ve-sahanin-gercek-ihtiyaclarini-en-iyi-ogretmenler-biliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/bakan-tekin-siniflarin-ritmini-okullarin-nabzini-ve-sahanin-gercek-ihtiyaclarini-en-iyi-ogretmenler-biliyor.jpg" type="image/jpeg" length="42972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye hidroelektrikte Avrupa'nın ikinci büyük gücü oldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiye-hidroelektrikte-avrupanin-ikinci-buyuk-gucu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiye-hidroelektrikte-avrupanin-ikinci-buyuk-gucu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, geçen yıl hidroelektrikte toplam kurulu gücünü yaklaşık 32 bin 294 megavatlık seviyesine taşıyarak Avrupa kıtasında ikinci sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Türkiye, Avrupa kıtasında Norveç'in hemen ardından en büyük ikinci hidroelektrik kurulu güç kapasitesiyle, Fransa, İspanya ve İtalya gibi gelişmiş ekonomileri geride bırakarak yaklaşık 32 bin 294 megavatlık kapasiteyle dünyada ve Avrupa'da üst sıralardaki yerini sağlamlaştırdı.</p><p>AA muhabirinin Uluslararası Hidroelektrik Derneği (IHA) tarafından yayımlanan '2026 Dünya Hidroelektrik Görünümü' raporundan derlediği verilere göre, Türkiye, dünya genelindeki sıralamada ise Çin, Brezilya, ABD, Kanada, Hindistan, Rusya, Japonya ve Norveç'in ardından dünyanın en büyük 9'uncu hidroelektrik kapasitesine sahip ülkesi olarak kayıtlara geçti.</p><p>Rapora göre, geçen yıl dünya genelinde hidroelektrik kurulu gücü 1469 gigavata ulaşırken bunun 1269 gigavatını konvansiyonel hidroelektrik santraller, 201 gigavatını ise pompaj depolamalı hidroelektrik tesisleri oluşturdu. Geçen yıl toplam 28 gigavat yeni hidroelektrik kapasitesi devreye alınırken pompaj depolamalı santraller tarihindeki en yüksek yıllık kapasite artışını kaydetti.</p><p>Küresel hidroelektrik üretimi ise geçen yıl 4 bin 495 teravatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu miktar, dünya genelindeki rüzgar ve güneş enerjisi üretiminin toplamına yakın seviyeye ulaşarak hidroelektriğin halen dünyanın en büyük yenilenebilir elektrik kaynağı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>Pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımlarını hızlandırması gerekiyor<p>Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye'nin özellikle pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımlarını hızlandırması gerektiğini ifade etti.</p><p>Güven, artan elektrik talebi, enerji güvenliği endişeleri ve güneş ile rüzgar enerjisi kurulu gücündeki hızlı artışın hidroelektrik yatırımlarını yeniden ön plana çıkardığını söyledi.</p><p>Küresel ölçekte geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyüne dikkati çeken Güven, 'Dünya genelinde geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyü 1127 gigavata ulaştı. Bunun 621 gigavatını pompaj depolamalı hidroelektrik projeleri, 506 givagavatını ise konvansiyonel hidroelektrik projeleri oluşturuyor. Toplam proje portföyünün 390 gigavattan fazlası halihazırda inşaat aşamasında bulunuyor.' dedi.</p><p>Güven, enerji sistemlerinin yalnızca elektrik üretimine değil, aynı zamanda esneklik, dengeleme, rezerv kapasite ve şebeke güvenliğini sağlayacak teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirterek, hidroelektrik santrallerinin bu hizmetleri aynı anda sunabilen nadir üretim kaynakları arasında yer aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye açısından ise güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarındaki artışın rezervuarlı hidroelektrik santralleri ile pompaj depolamalı tesislerin önemini daha da artırdığına işaret eden Güven, 'Dünya hidroelektrik sektöründe başlayan yeni yatırım dalgası, Türkiye için de enerji dönüşümünü destekleyecek önemli fırsatlar sunuyor.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güven, Türkiye'de enerji depolama yatırımlarının uzun süreli depolama sağlayan pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Türkiye için yapılacak yatırım modelinde depolama tesisleri ile beraber sistemi destekleyecek ve uzun süreli depolama sağlayacak pompaj depolamalı santrallerin yatırım kararlarının en kısa sürede verilmesinin enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve depolama kapasitesinin yenilenebilir kaynaklar kanalıyla hayata geçirilmesi için çok önemli olduğunu düşünüyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hümeyra Ayaz</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiye-hidroelektrikte-avrupanin-ikinci-buyuk-gucu-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/turkiye-hidroelektrikte-avrupanin-ikinci-buyuk-gucu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="58201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin üç büyük kentinde sıcak hava dalgaları artıyor, soğuk hava dalgaları azalıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-uc-buyuk-kentinde-sicak-hava-dalgalari-artiyor-soguk-hava-dalgalari-azaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-uc-buyuk-kentinde-sicak-hava-dalgalari-artiyor-soguk-hava-dalgalari-azaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den 2, ABD'den bir üniversitenin ortak araştırması, İstanbul, Ankara ve İzmir'de sıcak hava dalgalarının belirgin şekilde arttığını, soğuk hava dalgalarının ise azaldığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Samsun Üniversitesi (SAMÜ) ve Missouri Üniversitesi'nden bilim insanları, Türkiye'nin en büyük üç metropolündeki sıcak ve soğuk hava dalgalarının uzun dönemli değişimini inceledi.</p><p>SAMÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Veli Yavuz ile Araştırma Görevlisi Yiğitalp Kara ve Ebrar Öztürk'ün yürüttüğü araştırmada, İstanbul, Ankara ve İzmir'de yaklaşık 60 ila 100 yıllık meteorolojik gözlem verileri analiz edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çalışmada, üç kentte bulunan toplam 15 meteoroloji istasyonunun günlük en yüksek ve en düşük sıcaklık verileri kullanıldı. İstasyonlara göre, başlangıç tarihleri değişen gözlem serileri 1926-2024 dönemini kapsarken, bazı istasyonlarda yaklaşık 100 yıllık ölçümler değerlendirildi.</p><p>Araştırmaya göre, incelenen 15 istasyonun 11'inde sıcak hava dalgalarının sayısı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttı. Hiçbir istasyonda ise sıcak hava dalgalarında anlamlı azalma tespit edilmedi.</p><p>İstanbul'daki beş istasyonun tamamında sıcak hava dalgası sıklığında anlamlı artış görüldü. En güçlü artışlardan bazıları Sarıyer ve Şile istasyonlarında belirlendi.</p><p>Ankara'da en güçlü artış Polatlı'da gözlenirken, bu istasyonu Nallıhan ve Esenboğa Havalimanı takip etti.</p><p>İzmir'de ise en yüksek artış Selçuk ve Bergama istasyonlarında kaydedildi. Ödemiş'te artış eğilimi görülmesine rağmen, bu değişim yüzde 95 güven düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.</p><p>Sıcak hava dalgalarının sayısındaki artışın istasyonlara göre her 10 yılda yaklaşık 0,14 ile 0,78 olay arasında değiştiği belirlendi.</p>Soğuk hava dalgaları istasyonların büyük bölümünde azalma eğilimi gösterdi<p>Buna karşılık soğuk hava dalgaları istasyonların büyük bölümünde azalma eğilimi gösterdi. İncelenen hiçbir istasyonda soğuk hava dalgası sayısında istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmadı.</p><p>Soğuk hava dalgalarındaki en belirgin azalmalar İstanbul'da Kadıköy Rıhtım ve Florya, İzmir'de ise Selçuk ve İzmir Bölge istasyonlarında görüldü.</p><p>Soğuk hava dalgalarının azalma hızının istasyonlara göre her 10 yılda yaklaşık 0,17 ile 0,59 olay arasında değiştiği hesaplandı.</p><p>Araştırmada ayrıca incelenen tüm istasyonlarda yıllık ortalama sıcaklıkların istatistiksel olarak anlamlı biçimde arttığı belirlendi.</p><p>Yıllık ortalama sıcaklıklardaki artışın her 10 yılda yaklaşık 0,20 ile 0,50 derece arasında değiştiği tespit edilirken, en güçlü ısınma eğilimleri Selçuk ve Polatlı'da ortaya çıktı.</p>Aşırı sıcaklar sonbahara doğru genişliyor<p>Çalışmaya göre, sıcak hava dalgaları büyük ölçüde yaz aylarında yoğunlaştı. Ancak özellikle sonbahar aylarında da sıcak hava dalgalarının görülmesi, aşırı sıcak döneminin geçiş mevsimlerine doğru genişleyebildiğini gözler önüne serdi.</p><p>Soğuk hava dalgalarının ise ağırlıklı olarak kış aylarında meydana geldiği, ilkbahar ve sonbaharda daha az sayıda olay görülmesinin soğuk hava riskinin azaldığını, ancak tamamen ortadan kalkmadığını gösterdiği belirtildi.</p><p>Araştırmada, sıcak ve soğuk hava dalgalarının büyük bölümünün 3 ila 7 gün sürdüğü, bununla birlikte 10 günü aşan, düşük olasılıklı ancak etkisi yüksek uzun süreli olayların da yaşandığı ortaya koyuldu.</p><p>Ankara'daki soğuk hava dalgalarının kıyı kentlerine göre daha uzun sürebildiği tespit edilirken, bu durumun karasal iklim, yükselti ve gece soğuması gibi etkenlerle ilişkili olduğu değerlendirildi.</p><p>İstanbul'da güney ve merkez kesimlerde gündüz sıcaklıklarının, kuzey ve kuzeydoğu kesimlerde ise soğuk hava koşullarının daha belirgin olduğu görüldü.</p><p>Ankara'da yükselti ve karasallığın sıcaklıkların mekansal dağılımını belirleyen başlıca faktörler arasında yer aldığı, Nallıhan çevresinin daha yüksek maksimum sıcaklıklarla, Kızılcahamam ve Esenboğa çevresinin ise daha düşük minimum sıcaklıklarla öne çıktığı belirlendi.</p><p>İzmir'de kıyıdan iç kesimlere doğru belirgin sıcaklık farkı gözlenirken, deniz etkisinin Çeşme gibi kıyı istasyonlarında sıcaklıkları dengelediği, Ödemiş ve Selçuk çevresindeki iç kesimlerde ise sıcak hava dalgalarının daha belirgin hale geldiği tespit edildi.</p><p>Araştırmada ayrıca, soğuk hava dalgaları arasındaki istasyon korelasyonlarının sıcak hava dalgalarına göre daha yüksek olduğu belirlendi. Bunun, soğuk hava girişlerinin geniş alanları aynı anda etkileyen büyük ölçekli hava sistemleriyle bağlantılı olmasından kaynaklandığı ifade edildi.</p>1997-1998 yılları ortak kırılma dönemi olarak öne çıktı<p>Araştırmaya göre, sıcaklık serilerindeki önemli değişim noktalarının büyük bölümü 1990'ların sonu ile 2000'li yılların başında yoğunlaştı.</p><p>Özellikle 1997 ve 1998 yılları birçok istasyonda ortak kırılma dönemi olarak öne çıktı.</p><p>Kırılma yıllarının farklı kentlerde ve çok sayıda istasyonda benzer dönemlerde görülmesi, değişimlerin yalnızca istasyon taşınması veya cihaz değişikliklerinden kaynaklanmadığını, daha geniş ölçekli bölgesel ısınma sinyalini yansıttığını ortaya koydu.</p>Kentleşme sıcaklık riskini artırıyor<p>Araştırmada, istasyonların yalnızca coğrafi konumları değil, çevrelerindeki yapılaşma ve arazi örtüsü özellikleri de değerlendirildi. Bu kapsamda istasyonlar Yerel İklim Bölgesi (Local Climate Zone) sınıflarına göre incelendi.</p><p>Yoğun yapılaşmış kent merkezlerinde, yüzeylerin gündüz depoladığı ısının gece boyunca atmosfere aktarılmasının minimum sıcaklıkların yükselmesine neden olduğu belirlendi. Bu durumun sıcak hava dalgalarının etkisini artırırken, soğuk hava dalgalarının görülme ihtimalini azalttığı tespit edildi.</p><p>Çalışmada İstanbul'da Kadıköy Rıhtım ve Florya gibi kıyı ve kentleşmenin yoğun olduğu istasyonlarda soğuk hava dalgalarının daha hızlı azalması da bu etkiyle ilişkilendirildi.</p><p>Araştırmada, kentleşmenin tek belirleyici olmadığı, denize yakınlık, yükselti, topoğrafya, bitki örtüsü ve karasallık gibi yerel özelliklerin de sıcaklık ekstremlerini önemli ölçüde değiştirdiği tespit edildi.</p><p>Araştırma sonucuna göre, üç kentte sıcak hava dalgalarının belirgin biçimde arttığı, soğuk hava dalgalarının ise genel olarak azaldığı belirlendi.</p>'Türkiye'nin en kalabalık üç kentinde sıcaklık rejiminin önemli ölçüde değiştiğini tespit ettik'<p>Çalışmayı AA muhabirine değerlendiren Araştırma Görevlisi Yiğitalp Kara, araştırma sonuçlarının iklim değişikliğinin kentlerdeki etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiğini ortaya koyduğunu belirtti.</p><p>Türkiye'nin en kalabalık üç kentinde sıcaklık rejiminin önemli ölçüde değiştiğini tespit ettiklerini ifade eden Kara, 'Analizlerimiz, ortalama sıcaklıkların yükseldiğini, buna bağlı olarak sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha etkili yaşandığını, soğuk hava dalgalarının ise azalma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu değişim, özellikle büyük kentlerde yaşayan milyonlarca insan açısından önemli sonuçlar doğurabilecek nitelikte.' dedi.</p><p>Kara, sıcak hava dalgalarının yalnızca meteorolojik bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, 'Artan sıcak hava dalgaları halk sağlığından enerji tüketimine, çalışma koşullarından ulaşıma, tarımsal üretimden kent altyapısına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve açık alanda çalışanlar bu süreçten daha fazla etkileniyor.' şeklinde konuştu.</p><p>Kentlerin iklim değişikliğine uyum politikalarında, sıcaklık riskinin öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirilmesi gerektiğini dile getiren Kara, şöyle devam etti:</p><p>'Kent ölçeğinde sıcak hava erken uyarı sistemlerinin kurulması, yeşil ve gölgelendirilmiş kamusal alanların artırılması, sağlık ve enerji sistemlerinin uzun süreli sıcak hava olaylarına hazırlanması, yeni yapılaşma kararlarında kent ikliminin dikkate alınması, serinleme merkezlerinin oluşturulması ve belediyelerin planlama süreçlerinde iklim dirençliliğini esas alması büyük önem taşıyor. Araştırma sıcak hava dalgalarının gelecekteki değişimini yalnızca ülke veya bölge ortalamalarıyla değerlendirmenin yeterli olmadığını da gösterdi. Kent, ilçe ve hatta meteoroloji istasyonu ölçeğindeki farklılıklar dikkate alınmadan yapılacak değerlendirmeler yerel risklerin gözden kaçmasına neden olabilir. Bu nedenle iklim değişikliğine uyum çalışmalarının yerel ölçekte planlanması gerekiyor.'</p><p>Yiğitalp Kara, 'Trend Analysis of Heat Waves and Cold Spells in Major Turkish Cities Under Climate Change' başlıklı çalışmalarının 22 Mart'ta uluslararası hakemli Atmosphere dergisinin klimatoloji bölümünde yayımlandığını belirterek, araştırmanın, Türkiye'de kent ölçeğinde sıcak ve soğuk hava dalgalarının uzun dönemli değişimini ortaya koyan çalışmalara katkı sağlamayı amaçladığını sözlerine ekledi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hikmet Faruk Başer</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-uc-buyuk-kentinde-sicak-hava-dalgalari-artiyor-soguk-hava-dalgalari-azaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/turkiyenin-uc-buyuk-kentinde-sicak-hava-dalgalari-artiyor-soguk-hava-dalgalari-azaliyor.jpg" type="image/jpeg" length="50303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının kültürümüze sahip çıkmasıdır]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-en-samimi-arzusu-turk-dunyasinin-kulturumuze-sahip-cikmasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-en-samimi-arzusu-turk-dunyasinin-kulturumuze-sahip-cikmasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BAKÜ (AA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümü vesilesiyle Bakü'de düzenlenen Türk Dünyası Haftası'nın açılışına mesaj gönderdi. Erdoğan'ın mesajını Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı okudu.</p><p>Mesajında etkinliğin başarılı geçmesini ve Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir asır önce Türk dünyasının farklı bölgelerinden münevverlerin Bakü'de ortak bir tarih ve medeniyet bilincini müspet ilimler temelinde güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.</p><p>Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı'na katılan aydınların yaptıkları istişareler ve aldıkları kararla, bugüne ışık tutan akademik çalışmalarla dirayetli bir irade ve vizyon ortaya koyduklarına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bakü Kurultayı'nın bizlere miras bıraktığı bu ülküyü gönül coğrafyamızın her köşesinde yaşatmak, güçlendirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Nitekim Türk dünyasındaki kurumsal işbirliğimizin tezahürleri olan Türk işbirliği teşkilatları bünyesindeki faaliyetlerimizi büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' şiarından da ilham alarak her geçen gün derinleştiriyor ve çeşitlendiriyoruz.'</p><p>Tüm bu süreçte Bakü Kurultayı'nın ortaya koyduğu vizyonu, yollarını aydınlatan bir fener olarak görmeye devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, 'Türkiye'nin en samimi arzusu Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir. Bu bağlamda önümüzdeki sonbaharda düzenleyeceğimiz ve dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacağımız Türk Devletleri Teşkilatı Ankara Zirvesi'ni, Türk dünyasını bütünleştirme hedefimize yön verecek bir dönem noktası haline getirmek için var gücümüzle çalışmaktayız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı gibi bu etkinliğin de Bakü'de yapılmasının tesadüf olmadığının altını çizerek, şu ifadelere yer verdi:</p><p>'Türk dünyasının birlik ve dayanışmasının en güçlü savunucularından biri olan Azerbaycan bugün de Türk devletlerinin ortak hedeflerine katkı sunmaya devam etmektedir. Bu düşüncelerle bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen can Azerbaycan'ın tüm kurum ve kuruluşlarını tebrik ediyorum. Kongre vesilesiyle Birinci Türkoloji Kurultayı'na katılan ecdadımızı rahmetle anıyor, Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin diyorum.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ruslan Rehimov</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-en-samimi-arzusu-turk-dunyasinin-kulturumuze-sahip-cikmasidir</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-en-samimi-arzusu-turk-dunyasinin-kulturumuze-sahip-cikmasidir.jpg" type="image/jpeg" length="27862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş'tan kreş ve gündüz bakımevlerine yönelik yeni düzenlemeye ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bakan-goktastan-kres-ve-gunduz-bakimevlerine-yonelik-yeni-duzenlemeye-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bakan-goktastan-kres-ve-gunduz-bakimevlerine-yonelik-yeni-duzenlemeye-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, 'Yürürlüğe giren Kreş ve Gündüz Bakımevleri Yönetmeliğimiz ile çocuklarımıza hizmet sunan merkezlerde karşılaştığımız yetki, standart ve süreç farklılıklarını ortadan kaldırıyoruz.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NSosyal hesabından, 27 Haziran'da Resmi Gazete'de yayımlanan 'Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik'e ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>0-6 yaş arası çocukların sevgi ve şefkat dolu ortamlarda büyümelerini, kendilerini güvende hissetmelerini ve sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini ve bu kapsamda öncü bir adım daha attıklarını belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Yürürlüğe giren Kreş ve Gündüz Bakımevleri Yönetmeliğimiz ile çocuklarımıza hizmet sunan merkezlerde karşılaştığımız yetki, standart ve süreç farklılıklarını ortadan kaldırıyoruz. 81 ilimizde, kamu kurum ve kuruluşlarınca faaliyet gösteren ve gösterecek tüm merkezler için ortak kurallar oluşturuyoruz ve uygulama birliği sağlıyoruz. Biricik çocuklarımıza ve kıymetli ailelerimize hayırlı olsun.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için kurumlara en fazla 1 ay süre tanınıyor'<p>Düzenlemeyle nelerin değiştiğine, denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceğine ve düzenlemenin hangi kurumları kapsayacağına dair görseller de paylaşan Göktaş, şunları kaydetti:</p><p>'Kreş ve gündüz bakımevlerinde fiziki ortam, metrekare, oda büyüklükleri, kapasite tespiti ve yaş grupları konuları standartlaşıyor. Görevli müdür, öğretmen, grup sorumlusu ve yardımcı personelin işe alım kriterleri netleşiyor, tüm personel kamu mevzuatına uygun şekilde istihdam ediliyor. Kreş ve gündüz bakımevleri yılda en az bir kez il müdürlüklerimiz tarafından idari, fiziki ve işleyiş yönünden denetleniyor. Uygulanan eğitim programlarının denetimi, Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülüyor. Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için kurumlara en fazla 1 ay süre tanınıyor. Çocukların güvenliğini, sağlığını ve gelişimini riske atan durumlar için kademeli yaptırımlar ve kapatma hükümleri devreye alınıyor. Büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinin halka açık olarak kurduğu tüm 0-6 yaş arası kreş ve gündüz bakımevleri artık bu yönetmeliğe tabi olacak. Düzenleme, kamu kurumlarının ve belediyelerin kendi personelinin çocukları için kurum içinde açılan kapalı devre çocuk bakımevlerini kapsamayacak.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Orhan Onur Gemici</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bakan-goktastan-kres-ve-gunduz-bakimevlerine-yonelik-yeni-duzenlemeye-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/bakan-goktastan-kres-ve-gunduz-bakimevlerine-yonelik-yeni-duzenlemeye-iliskin-paylasim.jpg" type="image/jpeg" length="51330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: İsrail'in saldırganlıklarının sona ermesi, dünya barışının garanti altına alınması demektir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-saldirganliklarinin-sona-ermesi-dunya-barisinin-garanti-altina-alinmasi-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-saldirganliklarinin-sona-ermesi-dunya-barisinin-garanti-altina-alinmasi-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi, sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil dünya barışının garanti altına alınması demektir.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, 'İttifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayi ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların, son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır.' dedi.</p><p>NATO Parlamenter Zirvesi, TBMM Başkanı Kurtulmuş'un ev sahipliğinde İstanbul'da başladı.</p><p>Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Kurtulmuş, NATO Parlamenter Zirvesi'nin üçüncüsünde müttefik ülkelerin meclis başkanlarını İstanbul'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>İstanbul'un tarih boyunca kültürlerin, medeniyetlerin, farklı din ve inanç mensuplarının yan yana yaşadığı önemli dünya merkezlerinden birisi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bugün de İstanbul'un bu özelliğiyle örnek bir şehir olarak dünya milletlerinin nezdinde, herkesin takdir ettiği bir büyük metropol halinde olduğunu belirtti.</p><p>NATO Parlamenter Zirvesi'nin ilkinin Washington'da, ikincisinin Brüksel'de gerçekleştirildiğini anımsatan Kurtulmuş, İstanbul'daki bu toplantıyla birlikte söz konusu zirvenin kalıcı hale gelmesi temennisinde bulundu.</p><p>NATO Parlamenter Zirvesi'nin hemen ardından 7-8 Temmuz'da Ankara'da liderler, hükümet ve devlet başkanlarının katılacağı NATO Liderler Zirvesi'nin yapılacağını hatırlatan Kurtulmuş, 'Bu toplantı, özellikle içinde bulunduğumuz dönemin şartları bakımından fevkalade önemlidir. Hem NATO'nun geleceğine ilişkin fikirlerin tartışılması hem de NATO ile ilgili stratejik konuların gündeme getirilmesi bakımından önemlidir.' diye konuştu.</p><p>İnsanlık tarihinin en zor, en büyük kırılmaların yaşandığı dönemlerinden birinin yaşandığını aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:</p><p>'Dünyada güç dengeleri değişiyor. Dünyada teknoloji büyük bir hızla değişiyor. Artık tek kutuplu dünyanın geride kaldığı, çok kutupluluğun, çok merkezliliğin hakim olmaya başladığı yeni bir evreye giriyoruz. Bu evrede çatışmaların, gerilimlerin, savaşların, iç savaşların fevkalade yoğun bir şekilde bizim de içinde bulunduğumuz bölgeyi tehdit ettiği aşikardır. Yeni dönemin önümüze çıkarmış olduğu sorunları eski dönemin alışkanlıklarıyla çözmenin mümkün olmadığı kanaatindeyiz. Öncelikle meselenin sadece güvenlik perspektifiyle ele alınmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz.</p><p>NATO hala dünyanın en önemli güvenlik şemsiyesidir. Ama NATO'nun da karşılaştığı, özellikle Avrupa kıtasının karşılaştığı sorunların çözülmesinde sadece askeri kapasitenin yeterli olmadığı, sadece silahların yeterli olamayacağı aşikardır. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde NATO bir taraftan savunma kapasitesini artırırken, üye ülkeler kendi aralarındaki dayanışmayı artırırken, aynı zamanda dünyanın bundan sonraki dönemde çatışmalarının nasıl çözülebileceğinin, Avrupa kıtası başta olmak üzere çevremizi, bizleri ilgilendiren güvenlik sorunlarının hangi barış perspektifiyle elimine edilebileceğinin üzerinde de yoğunlaşmamız lazım. Öyle görünüyor ki NATO'nun, sadece güvenlik doktrinleri değil, aynı zamanda barış doktrinlerini de geliştiren bir uluslararası kuruluş halinde yerini alması ve fonksiyon icra etmesi kaçınılmazdır.'</p><p> </p><p> </p>'Tavrımızı en zor sorunları bile diplomasi masasında çözebilme yeteneğinden yana kullanacağız'<p> </p><p>İçinde bulunulan dönemin diplomasiyi ne kadar önemli hale getirdiğine, karşılıklı müzakerelerin ne kadar hayati bir hal aldığının görüldüğüne işaret eden Kurtulmuş, Türkiye'nin, kendi dış politikasını da bu anlayışla inşa ettiğini vurguladı.</p><p>Kurtulmuş, 'Hiç şüphesiz saldırgana, zalime, uluslararası hukuku ihlal edene karşı en sert şekilde tavrımızı ortaya koyacağız ama aynı şekilde tavrımızı barıştan, karşılıklı müzakerelerden ve en zor sorunları bile diplomasi masasında çözebilme yeteneğinden yana kullanacağız.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında ortaya koyduğu tavra dikkati çeken Kurtulmuş, 'Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, Ukrayna'nın egemenliğine kayıtsız şartsız sonuna kadar destek vermiş ve destek vermeye devam ediyor. Aynı zamanda krizin başladığı andan itibaren her iki ülkeyle konuşabilen neredeyse dünyadaki tek ülke olarak, iki tarafla da barış müzakerelerinin yapılması için büyük bir emek sarf etti, bugüne kadar büyük merhaleler elde edildi.' bilgisini paylaştı.</p><p>Kurtulmuş, Dolmabahçe Sarayı'nda Rusya-Ukrayna arasındaki barış müzakeresi görüşmelerinin de yapıldığını anımsatarak, iki ülke arasında neredeyse bitme aşamasına gelen savaşın, o dönemin şartları içerisinde bazı ülkelerin istememesinden dolayı barışın sağlanamadığını hatırlattı.</p><p>Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına sonuna kadar saygı göstererek bu savaşın sonuçlandırılabilmesinin mümkün olması temennisini dile getiren Kurtulmuş, 'Bu müzakereler sonucunda asla sonuçsuz kaldı da diyemeyiz. Bazı konularda başarılar elde edildi. Hiç şüphesiz bunlardan birisi Karadeniz Tahıl Koridoru'nun açık tutulmasıdır. Karadeniz Tahıl Koridoru'nun açık tutulması vasıtasıyla uluslararası alanda özellikle Afrika kıtasında açlığın ve kıtlığın ortaya çıkması önlenmiş oldu ve böylece dünya büyük bir felaketten kurtarılmış oldu. Yine aynı şekilde Rusya-Ukrayna arasındaki müzakereler neticesinde defaatle esir takaslarının gerçekleştirilmesi mümkün oldu. Şimdi aynı perspektifin günümüzdeki meselelerde de bölgemizdeki ve küresel meselelerde de hakim olmasını arzu ederiz.' dedi.</p>ABD-İran müzakereleri<p> </p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, ABD-İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için olumlu bir adımın atılmış olmasının önemine de dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'İsviçre'de başlayan müzakerelerin sonuna kadar başarıyla sürdürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sadece ateşkesin değil, kalıcı, adil bir barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bizim içinde bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir. Ümit ederim ki bu barış çabaları, belli bir merhaleye ulaşmış olan bu olumlu adımlar, bazı provokasyonlarla akamete uğratılmaz. Bunun için uluslararası camianın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz.'</p>'Filistinliler özgür olmadan Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz'<p> </p><p>'Dünyayı küresel barış bakımından tehdit eden en önemli meselelerden birisi de Orta Doğu'da Filistin'deki yaşanan gelişmelerdir' diyen Kurtulmuş, İsrail'in bütün uluslararası hukuku hiçe sayarak, bütün uluslararası hukuk normlarına göre artık soykırım boyutlarına ulaşmış olan saldırganlıklarına son verilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p><p>'Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil; mesele, sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze'nin haritadan silinmiş olması değil; mesele, aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihai olarak bir sonuca ulaşılsın, başkenti Doğu Kudüs olan, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kuruluşu mümkün olsun, iki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın ve uygulansın. İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil, dünya barışının garanti altına alınması demektir.'</p><p>Orta Doğu'da barış olmadan dünyada barış olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, 'Filistinliler özgür olmadan Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz. Bu barışın sağlanması için NATO üyesi ülkeler olarak gerekli desteğin verilmesini arzu ediyoruz.' görüşüne yer verdi.</p>'Ambargoların tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır'<p>'Ulusal savunma kapasitelerinin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin, üye ülkelerimizin ve ittifakımızın geleceği için çok önemli olduğunun altını çizmek isterim' ifadesini kullanan Kurtulmuş, Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda özellikle çok büyük merhaleler katettiğini, büyük yenilikler içerisinde olduğunu, yüksek teknolojileri kullanabilme becerisinde ön plana çıktığını ve savunma alanında çok önemli ürünleri üretebildiğini anlattı.</p><p>Kurtulmuş, Türkiye'nin, bu kapasitesini üye ülkelerle paylaşmak ve bu çerçevede Türkiye'nin özellikle Lahey'de anlaşmasına varılan yüzde 5 savunma harcamaları konusundaki kararlılığının da bütün üye ülkeler tarafından benimsenmesini istediklerini belirtti.</p><p>Türkiye'nin savunma sanayisindeki bu gelişmelerinin üye ülkelerle de işbirliği içerisinde daha güçlü noktalara geleceğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Şunu bir kere daha açıklıkla ifade etmek isteriz ki ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayi ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların, son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayisinde işbirliğine hazırken aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye'ye karşı sergilenmesini ümit ederiz. Bu çerçevede özellikle son zamanlarda Orta Doğu'da artan tehditlere karşı bazı üye ülkelerimizin, başta İspanya olmak üzere Türkiye'nin hava savunma sistemine verdikleri destek dolayısıyla da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.'</p>'Parlamentoların öncelikli vazifelerinden birisi de halklarının endişelerini gidermek olmalıdır'<p> </p><p>Dünyanın ve NATO'nun tarihi bir dönemeçte olduğuna işaret eden Kurtulmuş, artık birlikte çalışmanın, birlikte hem riskleri elimine etmek hem de üye ülkelerin güvenliğini sağlamanın yanında dünya barışına da katkıda bulunmak gibi bir sorumluluğun olduğunu vurguladı.</p><p>'Özellikle parlamentolar sadece güvenlik doktrinleri ve savunmayla ilgili alanlarda kararların alındığı platformlar değildir' diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:</p><p>'Parlamentolar aynı zamanda halklarının endişelerini ortadan kaldıran en önemli siyasi kurumlardır. Bu çerçevede yaşadığımız çağın güvenlik risklerine karşı itiraf edelim ki hemen hepimizin ülkelerinde, halkların nezdinde ciddi bir güvenlik endişesi, geleceğe ait ciddi bir karamsarlık ve hatta zaman zaman son derece ciddi bir şekilde eleştiriler ortaya çıkmaktadır. Bunun için parlamentoların öncelikli vazifelerinden birisi de halklarının güvenliğini sağlamak olduğu kadar halklarının endişelerini de gidermek olmalıdır, bu yönde de hareket etmek durumundayız.'</p>'Gelin hep beraber adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması için çalışalım'<p> </p><p>Bu dönemde dünyanın yeniden yapılandığını, eski ezberlerin hiçbirisinin geçerli olmadığını belirten Kurtulmuş, şu görüşleri paylaştı:</p><p>'Yeni fikirlerin, yapıcı fikirlerin, yol gösterici fikirlerin her zamankinden daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Hele hele dünyada bütün küresel sistemin uluslararası kurumlarıyla çöküşe geçtiği, uluslararası kuralların hak ile yeksan olduğu, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojilerinin bile yok olduğu bir dönemde önümüzde yepyeni bir ödev olarak yeni, adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması durmaktadır. Bu vazife, hiçbirimizin kaçınamayacağı ortak bir vazife, ortak bir sorumluluktur. Onun için sözlerimi tamamlarken her birimize şu çağrıyı tekrarlıyorum. Gelin hep beraber NATO çerçevesindeki meselelerimizi konuşmakla birlikte adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması için, ulusların egemenlikte eşitliği, halkların da yaratılışta eşitliği prensibine oturan yeni bir dünyanın kurulması için hep beraber çalışalım, çalışmalarımızı ortaklaştıralım ve yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım.'</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından katılımcı meclis başkanlarına söz verdi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ali Kemal Akan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-saldirganliklarinin-sona-ermesi-dunya-barisinin-garanti-altina-alinmasi-demektir</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-saldirganliklarinin-sona-ermesi-dunya-barisinin-garanti-altina-alinmasi-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="14899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Defne İlçe Gençlik Kolları Başkanı Koçak: "Halkın İradesi Hedef Alınıyor"]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/chp-defne-ilce-genclik-kollari-baskani-kocak-halkin-iradesi-hedef-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/chp-defne-ilce-genclik-kollari-baskani-kocak-halkin-iradesi-hedef-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Defne İlçe Gençlik Kolları Başkanı Uğur Koçak, Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün'e yönelik eleştirilere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Başkan Özgün'e yönelik hakaret ve ithamlar kınanırken, çevre tartışmaları üzerinden siyasi algı oluşturulmaya çalışıldığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Defne İlçe Gençlik Kolları Başkanı Uğur Koçak, Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün'e yönelik son günlerde yapılan eleştiriler hakkında yazılı bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Koçak, açıklamasında çevre hassasiyeti üzerinden yürütülen tartışmalara değinerek, Asi Nehri kıyısında devlet eliyle gerçekleştirilen çalışmalar sırasında kesilen ağaçlara sessiz kalan çevrelerin bugün Defne Belediyesi'ni hedef aldığını savundu.</p>

<p>Açıklamada, çevreciliğin siyasi çıkarlara göre değişen bir tutum olamayacağı belirtilerek, "Bir yerde susup başka bir yerde bağırmak ilkesel duruş değil, siyasi fırsatçılıktır" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Başkan Halil İbrahim Özgün'e yönelik kullanılan hakaret içerikli söylemleri de eleştiren Koçak, siyasetin hizmet üretme ve proje geliştirme alanı olduğunu, hakaret dilinin ise siyasi tükenmişliğin göstergesi olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Defne halkını kutuplaştırmaya yönelik girişimlerin kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, kara propaganda ve provokatif söylemlerle kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı iddia edildi. Açıklamada, Defne halkının sağduyusuna güven duyulduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Defne İlçe Gençlik Kolları Başkanı Uğur Koçak, Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün'ün polemik yerine hizmet üretmeye devam ettiğini belirterek, belediyenin çalışmalarının süreceğini vurguladı.</p>

<p>Koçak açıklamasını, "Belediye Başkanımız Halil İbrahim Özgün yalnız değildir. Defne'nin onurlu insanları halkın iradesine, emeğine ve geleceğine sahip çıkmaya devam edecektir." sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semire Yılmaz</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/chp-defne-ilce-genclik-kollari-baskani-kocak-halkin-iradesi-hedef-aliniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/defne-14.webp" type="image/jpeg" length="14382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası Türkiye'nin Avrupa pazarındaki konumunu yeniden şekillendirebilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abnin-sanayi-hizlandirma-yasasi-turkiyenin-avrupa-pazarindaki-konumunu-yeniden-sekillendirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abnin-sanayi-hizlandirma-yasasi-turkiyenin-avrupa-pazarindaki-konumunu-yeniden-sekillendirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB) stratejik sektörlerde üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, Türkiye ile AB arasındaki güçlü üretim ve tedarik zinciri ilişkilerinin geleceği bakımından önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - AB'nin küresel tedarik zincirlerindeki bağımlılığını azaltmak, sanayinin rekabet gücünü artırmak ve stratejik sektörlerde üretimi Birlik içinde güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, kamu alımları, devlet destekleri ve çeşitli teşvik programlarında belirli oranlarda 'Made in EU' (Avrupa'da Üretim) şartı getirilmesini öngörüyor.</p><p>Düzenleme ile özellikle temiz teknolojiler, otomotiv, batarya, çelik, kimya ve kritik ham maddeler gibi stratejik sektörlerde Avrupa üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>AB'nin son dönemde Çin'e olan ekonomik bağımlılığı azaltma ve üretim kapasitesini güçlendirme çabalarının bir sonucu olarak hazırlanan düzenleme, Avrupa ile yoğun ticaret ilişkileri bulunan Türkiye açısından da önem taşıyor.</p>'Avrupa içeriği' tanımı<p>Düzenlemenin Türkiye üzerindeki etkisinin, Türkiye'de üretilen ürünlerin hangi ölçüde 'AB ürünü' veya 'Avrupa içeriği' olarak kabul edileceğine bağlı olması bekleniyor.</p><p>Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde otomotivden makineye, çelikten kimyaya kadar birçok sektörde Avrupa'nın üretim ve tedarik zincirlerine yüksek düzeyde entegre durumda bulunuyor. Çok sayıda Avrupalı şirket Türkiye'de üretim yaparken Türk sanayi ürünleri de AB pazarında önemli paya sahip bulunuyor.</p><p>AB Komisyonunun hazırladığı taslakta Türkiye kaynaklı üretim ve ürünlerin belirli koşullar altında 'Avrupa içeriği' kapsamında değerlendirilmesine yönelik bir yaklaşım yer alıyor. Ancak iş dünyası temsilcileri, bunun yeni bir avantajdan çok mevcut konumun korunması anlamına geldiğine işaret ediyor.</p><p>Bununla birlikte, AB üyesi ülkeler ile Avrupa Parlamentosu arasında yürütülecek müzakereler sonucunda taslağın değişmesi ihtimali bulunuyor.</p><p>'Avrupa içeriği' tanımının yalnızca AB üyesi ülkelerde gerçekleştirilen üretimle sınırlandırılması halinde Türk üreticilerin bazı teşviklerden ve kamu alımlarından dolaylı olarak olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor. Böyle bir durumda Türk şirketlerinin AB'nin sanayi teşviklerinden daha az yararlanabileceği ve bazı sektörlerde Avrupalı rakipleri karşısında rekabet dezavantajıyla karşılaşabileceği ifade ediliyor.</p><p>Uzmanlar, Türkiye'nin sistem dışında bırakılmasının yalnızca Türk üreticilerin değil, Türkiye'deki tedarikçilere bağımlı çok sayıdaki Avrupalı şirketin de maliyet artışlarıyla karşılaşmasına neden olacağını belirtiyor.</p>En büyük etki otomotivde hissedilebilir<p>Düzenlemenin etkisinin en yoğun hissedileceği alanların başında otomotiv sektörünün gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye, Avrupa'nın önemli araç üretim merkezlerinden biri konumunda bulunurken çok sayıda küresel otomotiv üreticisinin tedarik zincirinde kritik rol oynuyor.</p><p>Türkiye'nin 'Avrupa içeriği' kapsamı dışında bırakılması halinde, AB desteklerinden yararlanmak isteyen üreticilerin tedarik zincirlerini Birlik içine kaydırabileceği, bunun da Türk yan sanayi firmalarının rekabet gücünü zayıflatabileceği değerlendiriliyor.</p><p>Buna karşılık Türkiye'nin kapsam dahilinde tutulması durumunda mevcut üretim ağlarının korunacağı ve Avrupa'daki sanayi dönüşümünden Türk şirketlerinin de faydalanabileceği belirtiliyor.</p><p>Ayrıca Türkiye'nin Avrupa'nın yeşil dönüşüm ve temiz sanayi yatırımlarıyla bağlantılı projelerde daha güçlü konum elde edebileceği değerlendiriliyor.</p>'Türkiye'de üretilen ürünlerin Avrupa sanayi ekosistemi içinde değerlendirilmesi büyük önem taşıyor'<p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da Türkiye'nin yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği sayesinde Avrupa'nın tedarik ve değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, 'Made in EU' yaklaşımı kapsamında Türkiye'de üretilen ürünlerin Avrupa sanayi ekosistemi içinde değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Yalçındağ, otomotiv sektörünün bu tartışmanın etkilerinin en somut hissedileceği alanların başında geldiğine işaret ederek, otomotivin yalnızca araç üretiminden ibaret olmadığını, batarya teknolojileri, yarı iletkenler, kritik ham maddeler, yazılım, yapay zeka destekli üretim sistemleri ve enerji verimliliği gibi çok katmanlı değer zincirlerine dayandığını kaydetti.</p><p>Türkiye'nin güçlü otomotiv yan sanayisi, gelişmiş tedarikçi ağı, mühendislik kabiliyeti, elektrikli araç ekosistemi ve düşük karbonlu üretim yatırımlarıyla Avrupa'nın yeşil ve dijital dönüşümünün doğal ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Yalçındağ, 'Türkiye'de üretilen ürünlerin herhangi bir oran, engel veya ilave bariyere takılmadan Avrupa'nın sanayi ekosistemi içinde değerlendirilmesi, yalnızca Türk özel sektörü açısından değil, Avrupa'nın sanayi dönüşümü ve küresel rekabet gücü açısından da stratejik bir gereklilik.' diye konuştu.</p><p>Yalçındağ, şöyle devam etti:</p><p>'Böyle bir yaklaşım, Türk firmalarının yanı sıra Türkiye'de yatırım yapan AB şirketlerini, Türkiye'den tedarik sağlayan Avrupalı üreticileri ve Avrupa'nın rekabetçi üretim kapasitesini de olumsuz etkileyebilir. Otomotivden başlayarak makine, çelik, kimya, enerji, savunma, temiz teknolojiler, dijitalleşme ve kritik tedarik zincirleri gibi birçok alanda Türkiye ile AB arasında mevcut olan işbirliği imkanlarının daraltılması, maliyetleri artırır, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını azaltır ve Avrupa sanayisinin küresel rakipleri karşısındaki konumunu zayıflatır.'</p><p>AB'nin yeni sınırlar oluşturmak yerine mevcut ekonomik entegrasyonu daha ileri taşıyacak güncellenmiş bir Gümrük Birliği ve ortak sanayi politikalarına odaklanması gerektiğini ifade eden Yalçındağ, DEİK olarak Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosisteminin dışında bırakılmasına yönelik yaklaşımlara karşı olduklarını ve bu yöndeki görüşlerini ilgili platformlarda dile getirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ata Ufuk Şeker, Bahattin Gönültaş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abnin-sanayi-hizlandirma-yasasi-turkiyenin-avrupa-pazarindaki-konumunu-yeniden-sekillendirebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/abnin-sanayi-hizlandirma-yasasi-turkiyenin-avrupa-pazarindaki-konumunu-yeniden-sekillendirebilir.jpg" type="image/jpeg" length="11625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir'de çöplük yangını söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/balikesirde-copluk-yangini-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/balikesirde-copluk-yangini-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Gömeç ilçesinde çıkan ve yakındaki araziye de sıçrayan çöplük yangını, itfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dursunlu kırsal mahallesindeki çöplük alanında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.</p><p>Yangına, Gömeç İtfaiye Grup Amirliğinden 3 araç ve 7 personel ile Orman İşletme Şefliğinden 1 araç ve 3 personel olmak üzere toplam 4 araç ve 10 personel müdahale etti.</p><p>Kısa sürede büyüyerek yan taraftaki boş araziye de sıçrayan alevler, ekiplerin yoğun çalışmasıyla kontrol altına alındı.</p><p>Yangın tamamen söndürülürken, alanda soğutma çalışmaları tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/balikesirde-copluk-yangini-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/balikesirde-copluk-yangini-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="79460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da uluslararası karate şampiyonası yapılacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-uluslararasi-karate-sampiyonasi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-uluslararasi-karate-sampiyonasi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Shotokan Karate-Do Uluslararası Federasyonu (SKIF) tarafından düzenlenen 15. Dünya Şampiyonası, 9-15 Kasım'da Antalya'da gerçekleştirilecek. </p><p>SKIF Baş Antrenörü ve Uluslararası Direktörü Manabu Murakami, Belek Turizm Merkezi'nde organizasyonun düzenleneceği otelde incelemelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Murakami, AA muhabirine, 1978'de kurulan federasyonun, 135 ülkede faaliyet gösterdiğini ve şimdiye kadar 14 dünya şampiyonası düzenlediğini söyledi.</p><p>Antalya'da kasım ayında yapılacak 15. şampiyonayı beklediklerini belirten Murakami, 'Türkiye'de karate çok ciddi bir şekilde yapılıyor. Hem organizasyon hem de sporcular açısından başarı göstereceklerini düşünüyorum.' dedi.</p><p>SKIF Türkiye Temsilcisi Mikdat Kahraman ise dünya şampiyonasına federasyona bağlı 135 ülkenden katılım olması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti.</p><p>Antalya'nın dünyanın en iyi organizasyonlarına sahne olduğunu dile getiren Kahraman, 'Şampiyonanın çok renkli ve güzel geçeceğini düşünüyoruz. Bu şampiyona Türkiye'de ilk kez yapılacak. Ev sahibi olmaktan gurur duyuyoruz. Hem organizasyon hem de sporcu bazında umarım en güzel şekilde ülkemizi temsil edeceğiz. Takımımız ve sporcularımızla hazırlıklarımız sürüyor. Değişik bir sistemde dövüşecekleri için onların eğitimi ve maça hazırlanmaları için elimizden geleni yapacağız.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-uluslararasi-karate-sampiyonasi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/antalyada-uluslararasi-karate-sampiyonasi-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="51528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mola Evi engelli ailelerine nefes oluyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/mola-evi-engelli-ailelerine-nefes-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/mola-evi-engelli-ailelerine-nefes-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya'da Kepez Belediyesince hizmete açılan 'Bir Nefes Ver Hayatıma Mola Evi'nde özel gereksinimli bireyler uzman eğitmenler eşliğinde çeşitli etkinliklere katılıyor - Aileler, çocukları Mola Evi'ndeyken günlük işlerini rahatlıkla yapabiliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - YİĞİTHAN YILDIZ - Antalya'da Kepez Belediyesince hizmete açılan 'Bir Nefes Ver Hayatıma Mola Evi', özel gereksinimli bireylerin uzman eğitmenler eşliğinde çeşitli etkinliklere katılmasına imkan sağlarken bakım sorumluluğunu üstlenen ailelerin de günlük işlerini rahatlıkla yapabilmesine katkı sunuyor.</p><p>Kepez Belediyesi Engelli Hizmetleri Koordinasyon Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Mola Evi'nde çocuklar, spor, sanat, müzik, bilişsel gelişim, duyu bütünleme ve grup etkinliklerine katılıyor. Randevu sistemiyle hizmet veren merkez sayesinde aileler de çocuklarını güvenle emanet ederek hastane, resmi kurum işlemleri ya da sosyal yaşamlarına zaman ayırabiliyor.</p><p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, AA muhabirine, engelli bireyleri bulunan ailelerin günlük yaşamda önemli güçlüklerle karşılaştığını söyledi.</p><p>Ailelerin çoğu zaman çocuklarını bırakabilecek güvenli bir ortam bulamadığını belirten Kocagöz, 'Bu ailelerimiz, bırakın komşusuna gitmeyi, pazarına gidemiyor, hastaneye gidemiyor. Çocuklarını bırakabilecek bir yerleri yok. Biz de onların hayatlarına bir nefes olsun diye 'Bir Nefes Ver Hayatıma' projesini başlattık.' dedi.</p><p>Merkezin yalnızca bakım hizmeti sunmadığını vurgulayan Kocagöz, çocukların spor, sanat, kültür ve müzik gibi etkinliklerle gelişimlerinin desteklendiğini ifade etti.</p><p>Engelli ailelerinin kendilerini çoğu zaman yalnız hissettiğini dile getiren Kocagöz, engelli yaşam merkezlerini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirterek, ailelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak yeni projeler üretmeye devam edeceklerini kaydetti.</p><p>- Mola Evi'yle ayda yaklaşık 200 çocuğa hizmet veriliyor</p><p>Kepez Belediyesi Engelli Hizmetleri Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Gözde İleri ise merkezin temel amacının ailelere güvenli bir 'nefes alanı' oluşturmak olduğunu ifade etti.</p><p>Merkezin, 5 yaş ve üzerindeki özel gereksinimli bireylere hafta içi sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki grup halinde hizmet verdiğini anlatan İleri, çocukların uzman eğitmenler eşliğinde sportif, sanatsal ve eğitsel faaliyetlere katıldığını kaydetti.</p><p>İleri, Mola Evi'nde ayda yaklaşık 200 çocuğa hizmet verildiğini, spor salonu ve yüzme havuzundaki etkinliklerle birlikte aylık toplam hizmet sayısının 500'e ulaştığını belirtti.</p><p>- Çocukların gelişimi bireysel programlarla destekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mola Evi sorumlusu ve eğitmeni Hilal Arslan da her çocuk için yaşına ve ihtiyaçlarına uygun bireysel program hazırlandığını söyledi.</p><p>Çocukların bilişsel ve dil gelişiminin yanı sıra duyu bütünleme, grup etkinlikleri, masa tenisi ve dart gibi faaliyetlerle desteklendiğini aktaran Arslan, sevgi temelli eğitim anlayışıyla hem çocukların gelişimine katkı sunduklarını hem de ailelerin güvenle çocuklarını emanet edebildiğini ifade etti.</p><p>'Oğlum ve ben çok mutluyuz'</p><p>Down sendromlu oğlu Oğuzcan Ağırbaş'ı Mola Evi'ne getiren Alev Can, merkezin yaşamlarını kolaylaştırdığını anlattı.</p><p>Oğlunun merkeze isteyerek geldiğini belirten Can, 'Ben Oğuzcan'ı bıraktığım zaman dışarıda arkadaşlarımla buluşabiliyorum, işlerimi halledebiliyorum. Burada 3-4 saat güvenle vakit geçirmesi benim için bulunmaz bir fırsat.' diye konuştu.</p><p>Can, oğlunun merkezden mutlu ayrıldığını dile getirerek, 'Ben dışarıda güzel vakit geçiriyorum, oğlum da burada güzel vakit geçiriyor. Eve ikimiz de mutlu dönüyoruz.' dedi.</p><p>Otizmli oğlu Metehan Tatlı'yı yaklaşık üç aydır merkeze getiren Kader Tatlı ise Mola Evi'nin aileleri için büyük kolaylık sağladığını anlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/mola-evi-engelli-ailelerine-nefes-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/mola-evi-engelli-ailelerine-nefes-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="89481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köprülü Kanyon'da rafting, turizmin yanı sıra istihdamı da büyütüyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/koprulu-kanyonda-rafting-turizmin-yani-sira-istihdami-da-buyutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/koprulu-kanyonda-rafting-turizmin-yani-sira-istihdami-da-buyutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya'nın Manavgat ilçesinde faaliyet gösteren Beşkonak Karabük Turizmi Geliştirme Kooperatifinin Başkanı Ali Tırnaksız: - 'Bölgede yılda 3 milyon civarında turist ağırlıyoruz, bu yıl da aynı sayıyı yakalarız diye tahmin ediyoruz' - Somali'den gelen Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi Zezo Abikar: - 'Burada rafting için gelen misafirlere tercümanlık yapıyorum, ziplinede görev alıyorum. Hem harçlığımı çıkarıyorum hem de severek bu işi yapıyorum']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya'da 1990'lı yıllarda başlayan rafting, bugün yalnızca adrenalin tutkunlarının değil, yaz döneminde çalışarak eğitim masraflarını karşılamak isteyen öğrencilerin de vazgeçilmez gelir kaynaklarından biri haline geldi.</p><p>Türkiye'nin önemli rafting merkezlerinden Manavgat ilçesindeki Köprülü Kanyon Milli Parkı'nda yer alan Köprüçay'da yaz sezonuyla yoğunluk yaşanıyor.</p><p>Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu kentte yerli ve yabancı turistler, serin sularda yaklaşık 14 kilometrelik parkurda rafting yaparak hem eğleniyor hem de sıcak havadan uzaklaşıyor.</p><p>Sabahın erken saatlerinde bölgeye gelen ziyaretçiler, güvenlik bilgilendirmesinin ardından can yeleği ve kasklarını takarak bot ve kanolarla parkura çıkıyor.</p><p>1990'lı yıllarda yabancı bir firmanın Köprüçay'da başlattığı rafting faaliyetleri, Beşkonak Mahallesi'nin ekonomik yapısını da değiştirdi.</p><p>Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan mahalle sakinleri, zamanla rehberlikten ulaşıma, konaklamadan yeme içme hizmetlerine kadar turizmin birçok alanında çalışmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında hareketliliğin zirveye ulaştığı bölgede rafting sektörü, özellikle üniversite öğrencileri için önemli bir istihdam alanı oluşturuyor. Türk öğrencilerin yanı sıra eğitim için Türkiye'ye gelen yabancı öğrenciler de tatillerini bölgede çalışarak değerlendiriyor.</p><p>Beşkonak Karabük Turizmi Geliştirme Kooperatifi Başkanı Ali Tırnaksız, AA muhabirine, rafting sezonunun yaklaşık iki ay önce başladığını, okulların kapanmasıyla yoğunluğun arttığını söyledi.</p><p>Dünyanın birçok ülkesinden ziyaretçi ağırladıklarını belirten Tırnaksız, turistlerin büyük bölümünü Rusların oluşturduğunu, İngilizlerin yanı sıra Kuveyt ve diğer Arap ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısının da son yıllarda arttığını ifade etti.</p><p>Yerli turistlerin de raftinge ilgisinin her geçen yıl yükseldiğini dile getiren Tırnaksız, 'Bölgede yılda 3 milyon civarında turist ağırlıyoruz. Bu yıl da aynı sayıyı yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.' dedi.</p><p>Bölgede rafting alanında 80 işletmenin faaliyet gösterdiğini aktaran Tırnaksız, en yoğun dönemde yaklaşık 3 bin 200 kişinin istihdam edildiğini belirterek, 'Mahalle sakinlerinden 7'den 70'e herkes sektörde görev alıyor. Yabancı rehberler de çalışıyor. Öğrenciler yazın çalışıp harçlıklarını kazanıyor, kışın eğitimlerine devam ediyor.' diye konuştu.</p><p>Raftingin yanı sıra buggy, ATV, zipline ve cip safari gibi doğa sporlarının da bölge turizmine katkı sunduğunu ifade eden Tırnaksız, alternatif aktivitelerin ziyaretçi sayısını artırdığını söyledi.</p><p>Polonya'dan Antalya'ya tatile gelen Radoslaw Michalak ise otelde kendilerine önerilen rafting etkinliğine ailesiyle katıldıklarını belirterek, Antalya'nın doğal güzellikleri içinde adrenalin dolu unutulmaz bir deneyim yaşadıklarını dile getirdi.</p><p>Bartın Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Somalili Zezo Abikar da yaz aylarında Manavgat'ta çalıştığını anlatarak, 'Rafting için gelen misafirlere tercümanlık yapıyorum, zipline görevlisi olarak çalışıyorum. Hem harçlığımı çıkarıyorum hem de işimi severek yapıyorum.' dedi.</p><p>Kırklareli Üniversitesinden bu yıl mezun olan Somalili İsmail Abdullah Muhammed de Türk arkadaşları sayesinde rafting sektöründe çalışmaya başladığını belirterek, İngilizce, Arapça, İspanyolca ve Türkçe bildiği için tercümanlık yaptığını, çalışırken aynı zamanda eğlenceli bir ortamın parçası olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/koprulu-kanyonda-rafting-turizmin-yani-sira-istihdami-da-buyutuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/koprulu-kanyonda-rafting-turizmin-yani-sira-istihdami-da-buyutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="94246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kara akbaba 'Doruk' yuvasında yavrusuyla görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kara-akbaba-doruk-yuvasinda-yavrusuyla-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kara-akbaba-doruk-yuvasinda-yavrusuyla-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Bolu'da koloni halinde yaşayan kara akbabalardan biri ile bu yıl dünyaya gelen yavrusu, uzun süren gözlemler sonucu yuvalarında kayda alındı - Doğasever İbrahim Can Yıkılmaz: - 'Akbaba ve yavrusunu aynı anda yuvada görmek oldukça özel bir durum ancak bunu görüntüleyebilmek sabır ve uzun süreli takip gerektiriyor']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BOLU (AA) - ZAFER GÖDER/ÖMER ÜRER - Bolu'nun Kıbrıscık ilçesinde koloni halinde yaşayan ve Türkiye'nin en önemli yırtıcı kuş türlerinden biri olan kara akbaba ile yavrusu yuvalarında görüntülendi.</p><p>Sarp kayalıklar, derin vadiler ve geniş ormanlık alanları bulunan ilçenin yüksek kesimlerinde yaşayan kara akbabalar, üreme döneminin ardından yavrularını büyütme sürecine girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bölgedeki zorlu arazi koşullarına rağmen uzun süren takip ve gözlemler sonucu ulaşılan bir yuvada, kara akbaba yavrusu görüntülendi.</p><p>Ormanlık alanda yaklaşık 2 bin rakımlı bölgedeki yüksek bir ağacın tepesine kurulu yuvada yavrunun gelişimini sürdürdüğü, anne akbabanın düzenli olarak yiyecek getirip yavrusunu beslediği gözlendi.</p><p>Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve aynı zamanda çiftçilikle uğraşan 20 yaşındaki doğa tutkunu İbrahim Can Yıkılmaz, AA muhabirine, yıllardır bölgedeki yaban hayatını yakından takip ettiğini söyledi.</p><p>Kara akbabaların yaşam alanlarını, tünekleme noktalarını ve yuvalarını uzun süredir gözlemlediğini belirten Yıkılmaz, 4 yıldır takip ettiği bir kara akbabaya 'Doruk' adını verdiğini anlattı.</p><p>Yıkılmaz, yıllardır aynı yuvayı takip ettiğini ve 'Doruk'un bu yıl dördüncü yavrusunu büyüttüğünü görmenin kendisi içi büyük mutluluk olduğunu dile getirdi.</p><p>- 'Yaban hayvanlarını rahatsız etmeden koruyabilmek önemli'</p><p>Yuvayı yıllar önce tesadüfen keşfettiğini aktaran Yıkılmaz, '4 yıl önce ormanda yürüyüş yaparken bu yuvayla karşılaştım. İlk başta burada bir akbabanın yaşadığını düşünmedim. Daha sonra yaptığım araştırmalar sonucu bunun kara akbaba yuvası olduğunu öğrendim.' diye konuştu.</p><p>Anne akbabanın günlük davranışlarını da gözlemlediğini aktaran Yıkılmaz, sabah saatlerinde yuvadan ayrılan kuşun birkaç saat sonra geri dönerek yavrusunu beslediğini kaydetti.</p><p>Kara akbabaların son derece ürkek ve gizli yaşayan canlılar olduğuna işaret eden Yıkılmaz, 'Akbaba ve yavrusunu aynı anda yuvada görmek oldukça özel bir durum ancak bunu görüntüleyebilmek sabır ve uzun süreli takip gerektiriyor. Bir gün içinde sonuç alınabilecek bir çalışma değil. Hayvanın davranışlarını uzun süre gözlemlemek gerekiyor.' dedi.</p><p>Yıkılmaz, doğa fotoğrafçıları ve yaban hayatı gözlemcilerine de uyarılarda bulunarak, 'Bu hayvanları görmek isteyen çok sayıda insan var ancak onların yaşam alanlarına saygı göstermek gerekiyor. Ben gözlemlerimi çok uzak mesafeden yapıyorum. Doğayı sevmek kadar, yaban hayvanlarını rahatsız etmeden koruyabilmek de önemli.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-sanat, Bolu</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kara-akbaba-doruk-yuvasinda-yavrusuyla-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/kara-akbaba-doruk-yuvasinda-yavrusuyla-goruntulendi.jpg" type="image/jpeg" length="35992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü Ekspresi, yolcularına doğal güzellikleri keşfetme imkanı sunuyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/van-golu-ekspresi-yolcularina-dogal-guzellikleri-kesfetme-imkani-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/van-golu-ekspresi-yolcularina-dogal-guzellikleri-kesfetme-imkani-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara ile Bitlis'in Tatvan ilçesi arasında sefer yapan Van Gölü Ekspresi, katettiği 1267 kilometrelik güzergahında yolcularına eşsiz manzaralar eşliğinde seyahat etme imkanı sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BİNGÖL (AA) - Türkiye'nin en uzun tren rotalarından birinde hizmet veren Van Gölü Ekspresi, Ankara'dan başlayıp Kırıkkale, Kayseri, Sivas, Malatya, Elazığ, Bingöl ve Muş güzergahını takip ederek Tatvan'a ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tren, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki rotasında yer alan dağların yamacından, Murat Nehri'ndeki Aşağı Kaleköy Baraj Gölü ve Fırat Nehri'ndeki Keban Baraj Gölü'nün üzerinde yer alan köprüdeki raylardan ve tünellerden geçerken yolcularına farklı bir seyahat deneyimi yaşatıyor.</p><p>Fotoğraf meraklılarının da kadrajına yansıyan Van Gölü Ekspresi, Elazığ'dan Bingöl'e uzanan güzergahında tarım alanları, yeşil ovalar, tüneller ve nehirler üzerindeki seyrinde dronla görüntülendi.</p>'Doğa şahane'<p>Yolculardan 80 yaşındaki Sabahattin Korkut, AA muhabirine, Van Gölü Ekspresi'yle seyahatinin Ankara'dan başladığını söyledi.</p><p>Keyifli bir yolculuk geçirdiğini anlatan Korkut, 'Doğa şahane. Böyle bir yolculuğu herkese tavsiye ederim. Gayet manzaralı bir yolculuk oldu. En son 10 yıl önce buraya gelmiştim.' dedi.</p><p>- 'Devlet Demiryollarının bu ulaşım hizmeti gayet güzel'</p><p>Ömer Kılınç da manevi kızının Van'daki düğününe katılmak için Ankara'dan trene bindiğini belirtti.</p><p>Kılınç, 'Manevi kızımı Ankara Hacettepe'de tedavi ettirmiştim. Kendisi iyileşti. Onun düğününe katılmak için bu yolculuğu yapıyorum. Yolculuğum gayet güzel geçti, hiçbir sıkıntı yaşamadık. Devlet Demiryollarının bu ulaşım hizmeti gayet güzel.' diye konuştu.</p>'Eşsiz bir görüntü elde ettik'<p>Bingöl'de yaşayan fotoğraf tutkunu Bilal Kala, kentin her mevsim ayrı güzellikler sunduğunu anlatarak, Aşağı Kaleköy Baraj Gölü üzerindeki köprüden geçen treni görüntülemek için söz konusu bölgeye gittiğini söyledi.</p><p>Kala, 'Köprünün üzerinden Van Gölü Ekspresi geçerken eşsiz bir görüntü elde ettik. Trenin köprüden geçişi çok güzel manzara sunuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Aşağı Kaleköy Baraj Gölü'nün çevresinde hayvanlarını otlatan besici Mehmet Can Birgönül de kentteki en güzel manzaranın bu mevkide olduğunu dile getirerek, 'Burayı Bingöllüler de pek bilmiyor. En güzel manzara buradadır. Bu baraj yapıldıktan sonra daha da güzel bir manzara ortaya çıktı.' dedi.</p><p> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Rıdvan Korkulutaş, Suat Öztürk</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Bingöl</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/van-golu-ekspresi-yolcularina-dogal-guzellikleri-kesfetme-imkani-sunuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/van-golu-ekspresi-yolcularina-dogal-guzellikleri-kesfetme-imkani-sunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="57180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde hasar gören Tarihi Kapalı Çarşı yeniden esnafıyla buluştu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/depremde-hasar-goren-tarihi-kapali-carsi-yeniden-esnafiyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/depremde-hasar-goren-tarihi-kapali-carsi-yeniden-esnafiyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kahramanmaraş'taki yaklaşık 6 asırlık ticaret merkezi, 14 aylık restorasyonun ardından tarihi dokusu korunarak yeniden hizmet vermeye başladı - Kahramanmaraş Hazır Ayakkabıcılar Odası Başkanı İsmet Köfte: - 'Işıklandırmalar, havalandırmalar ve güvenlik kameraları aktif halde. İçerisi tertemiz, hijyenik ve ferah bir ortamda satış yapmaya devam edeceğiz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ (AA) - GÖKHAN ÇALI - Kahramanmaraş'ta, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde hasar gören Tarihi Kapalı Çarşı, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden esnafıyla buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Dulkadiroğlu ilçesindeki yaklaşık 6 asırlık ticaret merkezinde 14 ay süren restorasyon tamamlandı.</p><p>Bezirganlar, Kavaflar ve Alacacılar çarşılarından oluşan, yaklaşık 2 bin 700 metrekare kapalı alana sahip çarşıdaki 140 dükkandan 18'i rekonstrüksiyon yöntemiyle aslına uygun yeniden inşa edilirken, 122 dükkanda restorasyon uygulandı.</p><p>Çalışmalar kapsamında tarihi yapının özgün dokusu korunurken, ihtiyaç duyulan bölümlerde yöreye özgü taşlarla kısmi taş değişimleri gerçekleştirildi. Elektrik, aydınlatma, yangın algılama ve söndürme altyapısı ile yağmur suyu drenaj sistemi de tamamen yenilendi.<br></p><p>Restorasyonun tamamlanmasının ardından esnaf yeni iş yerlerine yerleşerek hazırlıklarını tamamladı ve çarşı yeniden ticari faaliyetlerine başladı.<br></p><p>- Restorasyonda tarihi dokuya özen gösterildi</p><p>TOKİ İnşaat Uzmanı Taha Selvi, AA muhabirine, restorasyon sürecinde tarihi kimliğin korunmasını ön planda tuttuklarını söyledi.</p><p>Çalışmalarda kullanılan taşların Kahramanmaraş'ın özgün yapı taşlarıyla uyumlu seçildiğini belirten Selvi, çarşının altyapısının da günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tamamen yenilendiğini ifade etti.</p><p>Selvi, çarşıdaki iş yerlerinin 3 ila 49 metrekare arasında değişen büyüklüklerde olduğunu kaydetti.</p><p>- Esnaf yeni iş yerlerinden memnun</p><p>Kahramanmaraş Hazır Ayakkabıcılar Odası Başkanı İsmet Köfte de depremden sonra faaliyetlerini konteyner çarşılarda sürdürdüklerini anımsatarak, tarihi çarşının modern imkanlarla yeniden hizmete açılmasından memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</p><p>Yeni iş yerlerinin daha ferah ve güvenli hale geldiğini belirten Köfte, 'Işıklandırmalar, havalandırmalar ve güvenlik kameraları aktif halde. İçerisi tertemiz, hijyenik ve ferah bir ortamda satış yapmaya devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Yaklaşık 30 yıldır Tarihi Kapalı Çarşı'da esnaflık yapan Hacı Köse ise restorasyonun beklentilerinin üzerinde sonuç verdiğini belirterek, 'Beklediğimizin üstünde bir iş yeri. Gerek düzeni gerek kalitesi gayet güzel yapılmış.' ifadelerini kullandı.</p><p>Yaklaşık 10 yıldır çarşıda esnaflık yapan Ömer Ergin de yapılan düzenlemelerle iş yerlerinin daha temiz ve düzenli bir görünüme kavuştuğunu belirterek, tarihi çarşının yeniden hizmete açılmasının hem esnaf hem de kent ekonomisi açısından önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kahramanmaraš</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/depremde-hasar-goren-tarihi-kapali-carsi-yeniden-esnafiyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/06/depremde-hasar-goren-tarihi-kapali-carsi-yeniden-esnafiyla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="89702"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
