<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 13:24:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde Annesini Kaybeden Hataylı Minik Çocuk Yaşam Savaşı Veriyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/depremde-annesini-kaybeden-hatayli-minik-cocuk-yasam-savasi-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/depremde-annesini-kaybeden-hatayli-minik-cocuk-yasam-savasi-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depremde annesini kaybeden, babasıyla birlikte Osmaniye’de yaşamını sürdüren 8 yaşındaki Hataylı Cebrail Çelik, beyin tümörüne karşı mücadele veriyor. Engelli ve şeker hastası baba Selamet Çelik, yurt dışından getirilen ilaçların karşılayamadığı katkı payı için yetkililere ve hayırseverlere seslendi: “Kızımı kaybettim, hiç değilse oğlum kurtulsun.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hataylı 8 yaşındaki Cebrail Çelik, küçücük yaşında hem deprem felaketinin acısıyla hem de beyin tümörüyle mücadele ediyor. Depremde annesini kaybeden Cebrail’in tedavisinin devam edebilmesi için gerekli ilaçların aile tarafından karşılanması gereken bölümü, geçim sıkıntısı yaşayan babasını çaresiz bıraktı.</p>

<p>6 Şubat depremlerinde annesini kaybeden Cebrail, engelli ve şeker hastası babası Selamet Çelik ile birlikte bugün Osmaniye’de yaşamını sürdürüyor. Ailenin yakınları mevsimlik tarım işçiliği yaparak baba ve oğluna destek olmaya çalışıyor.</p>

<p>Ancak ailenin sınırlı imkânları, Cebrail’in uzun ve masraflı tedavi sürecini karşılamaya yetmiyor.</p>

<p>KÜÇÜCÜK BEDENİYLE HAYATA TUTUNUYOR</p>

<p>Beyin tümörü teşhisi konulan Cebrail’in tedavisi kapsamında her ay yurt dışından getirilen bir ilacın uygulanması gerekiyor. Bugüne kadar 24 iğnesi yapılan küçük çocuğun tedavisinin tamamlanabilmesi için 20 iğneye daha ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>Ameliyat ve tedavi masraflarının önemli bir kısmının devlet tarafından karşılandığını belirten baba Selamet Çelik, yurt dışından getirilen ilaçlar için kendisine düşen katkı payını ödemekte zorlandığını söyledi.</p>

<p>Düzenli bir geliri ve sosyal güvencesi bulunmadığını anlatan Çelik, sağlık sorunları nedeniyle çalışmakta da güçlük çektiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Küçük Çocuk Yardım (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/08/kucuk-cocuk-yardim-1.webp" width="1200" /></p>

<p>“KIZIMI KAYBETTİM, HİÇ DEĞİLSE OĞLUM KURTULSUN”</p>

<p>Bir yandan depremde kaybettiği eşinin acısını taşıyan, diğer yandan oğlunun yaşama tutunabilmesi için mücadele eden baba Çelik, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Ne yapacağımı bilemiyorum. Çok zor durumdayım. Geçimimizi seralarda ve bahçelerde mevsimlik işçilik yapan yakınlarımızın desteğiyle sağlamaya çalışıyoruz. Sosyal güvencem yok. Oğlumun ameliyatını devlet karşılıyor ancak yurt dışından getirilen ilacın bize düşen bölümünü ödemekte zorlanıyorum. Kızımı da kaybettik, hiç değilse oğlum kurtulsun.”</p>

<p>HER AY YENİ BİR ENDİŞE</p>

<p>Cebrail’in tedavisinde kullanılan ilaçların düzenli olarak uygulanması gerektiğini belirten acılı baba, maddi imkânsızlıkların tedaviyi aksatmasından korkuyor.</p>

<p>Çelik, “Oğlum şimdiye kadar 24 iğne oldu. Tedavisinin tamamlanması için 20 iğneye daha ihtiyacı var. Her ay ilacını yaptırmamız gerekiyor. Oğlumun sağlığı benim için her şeyden önemli ancak bu masrafları tek başıma karşılayamıyorum” dedi.</p>

<p><img alt="Küçük Çocuk Yardım (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/08/kucuk-cocuk-yardim-3.webp" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“CEBRAİL’İN ELİNDEN TUTUN”</p>

<p>Yetkililere ve yardımseverlere çağrıda bulunan Selamet Çelik, tek isteğinin oğlunun sağlığına kavuştuğunu görmek olduğunu söyledi:</p>

<p>“Oğlumun sağlığı için ne gerekiyorsa yapmak istiyorum. Fakat imkânlarım yetmiyor. Tedavisi yarım kalırsa onu da kaybetmekten korkuyorum. Yetkililerden ve duyarlı vatandaşlardan oğlumun elinden tutmalarını istiyorum. Cebrail’in yaşaması için desteğe ihtiyacımız var.”</p>

<p>ANNESİNİ DEPREMDE KAYBETTİ, ŞİMDİ HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR</p>

<p>Depremde annesini kaybeden Cebrail’in küçücük omuzlarına bu kez ağır bir hastalığın yükü bindi. Osmaniye’de babasıyla birlikte zorlu şartlarda yaşayan 8 yaşındaki çocuk, tedavisinin tamamlanacağı ve yeniden sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Mersin, Osmaniye, Yaşam</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/depremde-annesini-kaybeden-hatayli-minik-cocuk-yasam-savasi-veriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/kucuk-cocuk-yardim-2.webp" type="image/jpeg" length="18355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rapor: Orta Doğu'daki istikrarsızlık Afrika'nın sürdürülebilir kalkınmasını zorlaştırıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/rapor-orta-dogudaki-istikrarsizlik-afrikanin-surdurulebilir-kalkinmasini-zorlastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rapor-orta-dogudaki-istikrarsizlik-afrikanin-surdurulebilir-kalkinmasini-zorlastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Afrika Sürdürülebilir Kalkınma Raporu'nda (ASDR 2026), Orta Doğu'daki istikrarsızlığın Afrika'nın sürdürülebilir kalkınmasını zorlaştırdığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler (BM), Afrika Birliği (AfB), Afrika Kalkınma Bankası (AfDB) ve BM Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayımlanan ASDR 2026, Orta Doğu'da süregelen istikrarsızlığın enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmayı artırarak ticaret yollarını aksattığını ve Afrika ekonomileri üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu ortaya koydu.</p><p>Raporda, Afrika ülkelerinin BM'nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile Afrika Birliği'nin 2063 Gündemi'nin son uygulama dönemine girdiği bir süreçte küresel ekonomide süregelen belirsizlik, parçalanan ekonomik yönetişim ile iklim, mali ve demografik baskıların kıtanın kalkınma sürecini zorlaştırdığı ifade edildi.</p><p>Orta Doğu'daki istikrarsızlığın enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklığı artırdığı, ticaret yollarını sekteye uğrattığı ve küresel belirsizliği derinleştirerek Afrika ekonomilerine doğrudan yansıdığı vurgulanan raporda, kıtanın artık yalnızca krizlere müdahale etmek yerine uzun vadeli, kapsayıcı, yenilikçi ve koordineli kalkınma politikalarına yönelmesi gerektiği vurgulandı.</p><p>Küresel belirsizliklere rağmen Afrika ekonomisinin 2025'te yüzde 4 büyüdüğü, 2026'da da yüzde 4 büyümesinin beklendiği kaydedilen raporda, aynı dönemde küresel ekonominin 2025'te yüzde 2,8, 2026'da ise yüzde 2,7 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi.</p><p>Raporda, Doğu Afrika'nın yüzde 5,8 ile kıtanın en hızlı büyüyen alt bölgesi olduğu, Batı Afrika'nın ise yüzde 4,4 büyümeyle ikinci sırada yer almasının beklendiği aktarıldı.</p><p>Ekonomik büyümeye rağmen sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik ilerlemenin eşit düzeyde olmadığına dikkati çekilen raporda, yoksulluk, gelir eşitsizliği ve kırılganlıkların düşük verimlilik, sınırlı yapısal dönüşüm, geniş kayıt dışı ekonomi ve dar mali imkanlar gibi yapısal sorunlardan kaynaklandığı ifade edildi.</p><p>Raporda, demografik baskılar, iklim riskleri ve iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu becerilerle mevcut insan kaynağı arasındaki uyumsuzluğun da bu sorunları derinleştirdiğinin altı çizildi.</p>Bölgesel entegrasyon ve finansman öne çıkıyor<p>Raporda, uluslararası kalkınma finansmanı sisteminin mevcut ihtiyaçlara cevap vermekte yetersiz kaldığı belirtilirken, Afrika Birliği'nin G20 üyeliğinin kıtanın borç sürdürülebilirliği, iklim finansmanı ve küresel ekonomik yönetişim alanlarında daha güçlü söz sahibi olması açısından yeni fırsatlar sunduğu vurgulandı.</p><p>Küresel ticarette yaşanan parçalanmanın Afrika açısından hem risk hem de fırsat oluşturduğu, Afrika'nın küresel ticaretteki payının 2018-2023 döneminde yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kaldığı aktarılan raporda, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı'nın (AfCFTA) güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve bölgesel altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının önemine işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Raporda, tüm bu zorluklara rağmen Afrika'nın önemli fırsatlara da sahip olduğu vurgulandı.</p><p>Dijital dönüşüm, teknolojik yenilikler ve bölgesel entegrasyonun gelecek dönemde üretkenliği ve ekonomik dayanıklılığı artırabilecek temel unsurlar olduğuna değinilen raporda, yeterli finansmanın sağlanması, politika uyumunun güçlendirilmesi ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile Afrika Birliği'nin 2063 Gündemi doğrultusunda daha koordineli adımlar atılması halinde kıtanın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma sürecinin hızlandırılabileceği kaydedildi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Adama Bamba</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/rapor-orta-dogudaki-istikrarsizlik-afrikanin-surdurulebilir-kalkinmasini-zorlastiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/rapor-orta-dogudaki-istikrarsizlik-afrikanin-surdurulebilir-kalkinmasini-zorlastiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="36829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de yaklaşık her 4 kişiden biri internet üzerinden eğitim aldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyede-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de internet üzerinden eğitim alan bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı bu yıl yüzde 92,3 olarak belirlendi. İnternetin genel kullanım oranı geçen yıla göre 1,4 puan arttı.</p><p>Bireylerin interneti kullanım amaçları incelendiğinde, internet üzerinden eğitim alanların oranında artış olduğu görüldü.</p><p>Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımının yaygınlaşması, çevrim içi eğitimlere her yerden kolayca ulaşılabilmesi, bu alandaki içeriklerin artması, öğrenme faaliyetini dijital mecralara taşıdı.</p><p>Kovid-19 salgı döneminde yüz yüze eğitimin sekteye uğraması da eğitimde dijitalleşmeyi hızlandıran unsurlardan biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu kapsamda, 'son 3 ay içinde internet üzerinden eğitim, mesleki ve özel amaçlar için yapılan öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı' 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a çıktı.</p><p>Böylece Türkiye'deki yaklaşık her 4 kişiden birinin internet üzerinden öğrenme faaliyetinde bulunduğu tespit edildi.</p><p>Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı.</p>Erkekler daha fazla çevrim içi kurs aldı<p>Öğrenme faaliyetinin detayları incelendiğinde, Türkiye genelinde çevrim içi kurs alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9'a çıktı.</p><p>Söz konusu faaliyeti gerçekleştiren erkeklerin oranı bu yıl yüzde 8,1, kadınların oranı yüzde 7,8 oldu.</p><p>Türkiye'de kurs dışındaki diğer çevrim içi öğrenme materyallerini kullananların oranı da 10 yıllık dönemde yüzde 4,4'ten yüzde 16,6'ya yükseldi. Bu öğrenme yöntemini kullananların oranı erkeklerde yüzde 16,1, kadınlarda yüzde 17,3 olarak belirlendi.</p><p>'Sesli veya görüntülü çevrim içi araçları kullanarak eğitimciler veya öğrencilerle iletişim kurma' oranı da 2017-2026 döneminde yüzde 3,1'den yüzde 11,5'e çıktı. Erkeklerde söz konusu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 10,6, kadınlarda yüzde 12,5 olarak hesaplandı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Mertkan Oruç</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/turkiyede-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="21500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Arktik seferine katılan yabancı bilim insanları iklimi, kuşları ve mikroplastikleri araştırdı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin düzenlediği TASE-VI'ya katılan yabancı araştırmacılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemleri üzerindeki etkilerinden kuş türlerinin dağılımına, bölgedeki mikroplastik kirliliğine kadar alanlarda araştırmalar gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SVALBARD (AA) - Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde gerçekleştirilen 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi (TASE-VI) sona erdi.</p><p>Oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer dinamikleri, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri alanlarında toplam 12 bilimsel proje ve çalışmanın hayata geçirildiği sefere 12 bilim insanı katıldı.</p><p>Gemiyle 82 derece kuzey enlemine kadar çıkan bilim ekibi, bu yıl da 'Ulusal Kutup Bilim Stratejisi' kapsamında küresel iklim değişikliği, tehdit altındaki ekosistemler ve insan kaynaklı etkiler gibi ulusal ve uluslararası öneme sahip öncelikli bilimsel temalar üzerine çalışmalarını sürdürdü.</p><p> </p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde incelemek ve kritik araştırmalara imza atmak amacıyla düzenlenen sefere Arjantin, Bulgaristan ve Uruguay'dan 3 yabancı araştırmacı da iştirak etti.</p><p>Yabancı katılımcılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemlerine etkileri, Arktik'e özgü kuş türlerinin dağılımı ve kutup bölgelerindeki mikroplastik kirliliği üzerine araştırmalar yürüttü.</p>Buzulların geri çekilmesinin ekosisteme etkisi araştırıldı<p>Uruguay Antarktika Enstitüsünü temsilen sefere katılan biyolog ve yer bilimleri yüksek lisans öğrencisi Paula Arbiza, Arktik'te buzulların etkilediği fiyort ekosistemlerini incelediklerini söyledi.</p><p>Elde ettikleri verileri Antarktika'daki çalışmalarla karşılaştıracaklarını dile getiren Arbiza, iklim değişikliği nedeniyle buzulların geri çekilmesinin ekosistemin sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçladıklarını anlattı.</p><p>Arbiza, bu kapsamda sediment örnekleri topladıklarını, ekosistem sağlığını değerlendirmek için küçük organizmaları biyolojik gösterge olarak değerlendirdiklerini ve çevresel değişkenleri analiz ettiklerini bildirdi.</p>'Yalnızca bu bölgede görülen türlerin coğrafi dağılımını araştırıyoruz'<p>Bulgaristan Bilimler Akademisinden Boyan Michev ise Arktik'teki kuş topluluklarının yapısını ve yalnızca bu bölgede görülen türlerin coğrafi dağılımını araştırdıklarını anlattı.</p><p>Açık denizde yaklaşık 30 ila 40 kuş türünün gözlemlenebildiğini dile getiren Michev, bu kuşların karada yuvalandığını, beslenmek için ise açık denize çıktığını söyledi.</p>Kutup bölgelerinin atmosferindeki mikroplastik kirlilik incelendi<p>Arjantin Antarktika Enstitüsünden Arturo Huber de sefer kapsamında kutup bölgelerinin atmosferindeki mikroplastik kirliliğini araştırdıklarını bildirdi.</p><p>Kullandıkları sistemin havadaki parçacıkları filtre üzerinde topladığını belirten Huber, laboratuvar analizleriyle kutup bölgelerindeki mikroplastik yoğunluğunu belirlemeyi hedeflediklerini ifade etti.</p><p>Daha önce aynı yöntemi Antarktika'da da uyguladıklarını aktaran Huber, Arktik'ten elde edecekleri verileri Antarktika'daki sonuçlarla karşılaştıracaklarını kaydetti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Muhammed Enes Yıldırım</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Bilim, Svalbard ve jan mayen</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/turkiyenin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi.jpg" type="image/jpeg" length="60712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa elektrik sistemi güneş tutulmasında 9,7 gigavatlık üretim düşüşüne hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/avrupa-elektrik-sistemi-gunes-tutulmasinda-97-gigavatlik-uretim-dususune-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/avrupa-elektrik-sistemi-gunes-tutulmasinda-97-gigavatlik-uretim-dususune-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'daki elektrik iletim sistemi operatörleri, 12 Ağustos'ta gerçekleşecek güneş tutulmasının fotovoltaik elektrik üretiminde 9,7 gigavata kadar geçici düşüşe yol açabileceği beklentisiyle sistem güvenliğine yönelik hazırlıklarını tamamladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı'nın (ENTSO-E) açıklamasından derlediği bilgilere göre, Ay'ın Güneş'in önünden geçmesiyle Avrupa'nın geniş bölümünde güneş enerjisinden elektrik üretimi geçici olarak azalacak.</p><p>Açık gökyüzü koşullarında Avrupa genelindeki PV üretiminde 9,7 gigavata kadar düşüş yaşanabileceği hesaplanırken, üretimdeki hızlı ancak öngörülebilir değişimin Orta Avrupa Yaz Saatiyle 19.15-21.30 arasında gerçekleşmesi bekleniyor.</p><p>Güneş kaynaklı elektrik üretiminde en yüksek etkinin İspanya ve Almanya'da görülmesi öngörülüyor.</p><p>Güneş tutulmasının elektrik sistemi açısından temel etkisini, üretimde yaşanacak geçici azalmanın yanı sıra bu değişimin kısa sürede gerçekleşmesi oluşturuyor. Elektrik sisteminde üretim ve tüketimin sürekli dengede tutulması gerektiğinden, güneş enerjisi üretimindeki hızlı değişimler sistem operatörlerinin gerçek zamanlı yönetiminde önem taşıyor.</p><p>Tutulmanın ilerlemesiyle güneş üretiminin azalması, ardından Ay'ın Güneş'in önünden çekilmesiyle üretimin yeniden yükselmesi bekleniyor. Böylece sistem operatörlerinin hem üretimdeki düşüşü hem de tutulma sonrasındaki hızlı toparlanmayı yönetmesi gerekecek.</p>Sistem operatörlerinden koordineli önlemler<p>ENTSO-E ve Avrupa'daki iletim sistemi operatörleri, tutulma sırasında elektrik sisteminin güvenli ve istikrarlı işletilmesi amacıyla bir dizi koordineli önlem aldı.</p><p>Bu kapsamda kontrol merkezlerindeki operatörler tutulmanın beklenen etkileri konusunda önceden bilgilendirildi. Elektrik piyasası katılımcılarına da güneş enerjisi üretiminde öngörülen düşüşe ilişkin bilgi verildi.</p><p>Yerel sistem operatörlerinin gerçek zamanlı karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla meteoroloji hizmet sağlayıcılarından ek ve güncellenmiş fotovoltaik üretim tahminleri sağlanıyor.</p><p>İletim sistemi operatörleri ayrıca tutulmanın yaşanacağı dönemde operasyonel esnekliği mümkün olan en yüksek seviyede tutmak amacıyla planlı şebeke kesintilerinden kaçınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ENTSO-E de hazırlıkları koordine etmek, gelişmeleri takip etmek ve tutulma öncesi ile sonrasında Avrupa'daki sistem operatörleri arasında bilgi alışverişini sağlamak üzere özel görev gücünü devreye aldı.</p>Güneş enerjisinin AB üretimindeki payı yüzde 13<p>ENTSO-E'ye göre, güneş enerjisi Avrupa elektrik üretim yapısının önemli unsurlarından biri haline gelirken, 2025'te Avrupa Birliği'nin toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturdu.</p><p>Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemindeki payının artmasıyla hava koşulları ve doğal olaylardan kaynaklanan kısa süreli üretim değişimlerinin önceden tahmin edilmesi ve yönetilmesi de şebeke güvenliği açısından daha önemli hale geliyor.</p><p>ENTSO-E, Avrupa'nın enerji dönüşümünü sürdürmesiyle yenilenebilir üretimdeki kısa vadeli dalgalanmalara hızlı yanıt verebilme kapasitesinin güvenli, güvenilir ve verimli elektrik sistemi işletiminin temel unsurlarından biri olacağını belirtiyor.</p><p>Ağ, bünyesindeki 40 iletim sistemi operatörü 36 ülkeyi temsil ederken, bu operatörler Avrupa'nın birbirine bağlı elektrik sisteminin güvenli ve koordineli işletilmesinden sorumlu bulunuyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Gökçe Topbaş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/avrupa-elektrik-sistemi-gunes-tutulmasinda-97-gigavatlik-uretim-dususune-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/avrupa-elektrik-sistemi-gunes-tutulmasinda-97-gigavatlik-uretim-dususune-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="48049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kentsel dönüşüme giren konut ve iş yeri sayısı 2,7 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kentsel-donusume-giren-konut-ve-is-yeri-sayisi-27-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kentsel-donusume-giren-konut-ve-is-yeri-sayisi-27-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde 2012'den bu yana kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 2 milyon 737 bine ulaşırken, bunların 368 bininde dönüşüm çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansının (AA) 'Kentsel Dönüşüm' başlıklı dosya haberinin ilk bölümünde, İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde kentsel dönüşüme giren bağımsız birim sayısı, dönüşümün en hızlı olduğu ilçe ve bölgeler ile kentsel dönüşüme en çok ihtiyacı olan yerler ele alındı.</p><p>Kamuoyunda 'Kentsel Dönüşüm Kanunu' olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye'de kentsel dönüşüm sürecinde yeni bir dönem başladı.</p><p>Kanunla birlikte yalnızca alan bazlı değil, bireysel yapıların da dönüşümünün önü açılırken, riskli yapı tespitinden yıkım ve yeniden inşa süreçlerine kadar birçok aşama hız kazandı. Böylece ekonomik ömrünü tamamlayan veya deprem riski taşıyan binaların yenilenmesi daha etkin ve sistematik şekilde yürütülmeye başlandı.</p><p>Türkiye genelinde 2012'den itibaren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından toplam 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 2 milyon 369 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerinde dönüşüm devam ediyor.</p>İstanbul'da dönüşüm kapsamındaki bağımsız bölüm sayısı 1,3 milyona yaklaştı<p>Kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısının yaklaşık yüzde 47'sinin İstanbul'da yer aldığı görüldü. 2012'den bu yana megakentte dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bine yükseldi.</p><p>Bunlardan 998 bininin dönüşümü tamamlanırken, 276 bin konut ve iş yerinde dönüşüm devam ediyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde 'Yarısı Bizden' kampanyasından yararlanan bağımsız bölüm sayısı ise 376 bin 212'ye ulaştı.</p>İstanbul, İzmir ve Ankara dönüşümde öne çıkıyor<p>Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda başta Kahramanmaraş merkezli olmak üzere yaşanan depremlerin kentsel dönüşüme ilgiyi artırdığını, sunulan desteklerin de burada önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün riskli yapı stoku içerisinde bulunduğunun, bunların 2 milyona yakınının acilen dönüştürülmesi gerektiğinin açıklandığını anlatan Ersen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'İstanbul'da ise 1,5 milyon riskli bağımsız birimden acil dönüşüm ihtiyacı olanların sayısı yaklaşık 600 bindi. Bunlardan ne kadarı şu ana kadar dönüşüm kapsamına alındı tam bilmiyoruz. Türkiye genelinde en çok dönüşüm yapılan iller İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ olarak sıralanıyor. İstanbul'da Bahçelievler, Küçükçekmece, Kadıköy, Kartal, Maltepe ve son zamanlarda Güngören ile Zeytinburnu ön plana çıkıyor.'</p><p>Haldun Ersen, kentsel dönüşümün daha çok hızlanması gerektiğine işaret ederek, bazı illerde ve bölgelerde henüz istenilen hızın yakalanamadığını söyledi.</p><p>Ersen, 'İstanbul, Adana, Bingöl, İzmir ve Yalova gibi illerde kentsel dönüşümü hızlandırmamız gerekiyor. İstanbul özelinde bakacak olursak özellikle Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih'te kentsel dönüşüme ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>Vatandaşların dönüşüm talebi arttı<p>Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da son yıllarda kentsel dönüşüm hızlansa da rakamların istenilen seviyelerde olmadığını belirterek, 'İstanbul başta olmak üzere İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli gibi illerde dönüşüm ihtiyacı hala oldukça yüksek. Her ilin kendine göre farklı bir sorunu var. Kimi yerde eski yapı stoku, kimi yerde deprem riski, kimi yerde ise hızlı ve plansız yapılaşmanın getirdiği sorunlar karşımıza çıkıyor.' dedi.</p><p>Vatandaşların dönüşüm talebinin eskiye nazaran daha yüksek olduğunu dile getiren Kılınçarslan, 'Özellikle eski yapıların fazla olduğu bölgelerde vatandaş artık binasının durumunu daha fazla sorguluyor. Bunun en önemli nedeni de deprem gerçeği. Çünkü insanlar artık 'bina eski ama bugüne kadar bir şey olmadı' düşüncesinin güvenli olmadığını daha iyi anlıyor.' diye konuştu.</p>'Terk edilmiş yapılar deprem yaşanmadan da tehlike oluşturabiliyor'<p>Hüseyin Kılınçarslan, kontrol edilmeyen, terk edilmiş ve zamanla yıpranmış yapıların deprem yaşanmadan da ciddi can güvenliği riski oluşturabileceğini, bu yapıların tespit edilip kayıt altına alınması ve teknik olarak incelenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir binanın tehlike oluşturması için mutlaka büyük bir deprem olması gerekmediğini vurgulayan Kılınçarslan, 'En ufak sarsıntıda, hatta sarsıntı olmadan da sıva, beton veya yapı parçalarının kopması ve kısmi çökmeler yaşanabilir. Boş, kullanılmayan veya terk edilmiş yapıları 'hayalet binalar' olarak nitelendiriyorum. Bu yapıların tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve gerekiyorsa çevresinde güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor.' dedi.</p><p>Kentsel dönüşümün yalnızca yeni bina yapmak olmadığını vurgulayan Kılınçarslan, sahada gözden kaçan ve kontrol edilmeyen yapıların da sisteme dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Kılınçarslan, 'Hangi binaların riskli olduğunu, hangilerinin kontrol edilmediğini bilmemiz gerekiyor. Bir binanın yıkılmasını beklemek yerine tehlikeyi önceden tespit edip müdahale etmeliyiz. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için artık zaman kaybetmeden kontrol edilmeyen yapıları da sisteme dahil etmeliyiz.' diye konuştu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Uğur Aslanhan, Mücahit Enes Sevinç</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kentsel-donusume-giren-konut-ve-is-yeri-sayisi-27-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/kentsel-donusume-giren-konut-ve-is-yeri-sayisi-27-milyonu-asti.jpg" type="image/jpeg" length="76359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Volt Teknoloji, KAAN ve HÜRKUŞ'un ardından HÜRJET ve GÖKBEY'in elektrik güç sistemlerini geliştirecek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/volt-teknoloji-kaan-ve-hurkusun-ardindan-hurjet-ve-gokbeyin-elektrik-guc-sistemlerini-gelistirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/volt-teknoloji-kaan-ve-hurkusun-ardindan-hurjet-ve-gokbeyin-elektrik-guc-sistemlerini-gelistirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın sayılı uçak ana güç üretim sistemi üreticilerinden İzmir merkezli Volt Teknoloji, milli muharip uçak KAAN için geliştirdiği ana güç üretim sistemini HÜRKUŞ'a uyarlarken, HÜRJET ve GÖKBEY platformlarına yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - ​​​​​​​Hava platformlarında elektrik enerjisinin kesintisiz ve güvenilir şekilde üretilmesini sağlayan ana güç üretim sistemleri, uçuş emniyeti ve görev başarısı açısından kritik teknolojiler arasında yer alıyor. Yüksek mühendislik altyapısı gerektiren alternatör, jeneratör ve kontrol ünitelerini kapsayan bu sistemler, dünyada yalnızca sınırlı sayıda firma tarafından geliştirilebiliyor.</p><p>İzmir'de faaliyet gösteren Volt Teknoloji de yaklaşık 4 yıl önce başlattığı çalışmalar kapsamında milli muharip uçak KAAN'ın ana güç üretim sistemini yerli ve özgün bir mühendislik yaklaşımıyla geliştirdi. Tasarım, analiz, prototip üretimi, doğrulama, çevresel ve fonksiyonel testler, elektromanyetik uyumluluk, entegrasyon ve sertifikasyon süreçlerinden geçen sistem, KAAN'ın taksi testleri ve ilk uçuş sürecinde görev aldı.</p><p> </p><p> </p><p>Mevcut bir ürünün kopyalanması ya da tersine mühendislik yöntemi kullanılmadan geliştirilen sistemin mimarisi, kontrol algoritmaları ve elektromanyetik tasarım çözümleri tamamen yerli bilgi birikimiyle oluşturuldu.</p><p>KAAN Projesi'nde kazanılan mühendislik kabiliyetini farklı hava platformlarına taşıyan şirket, ana güç üretim sistemini HÜRKUŞ'a uyarlayarak teslimata başladı.</p><p>Volt Teknoloji, farklı güç ve performans gereksinimlerine sahip HÜRJET ve GÖKBEY için ise yeni nesil ana güç üretim sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Volt Teknoloji Genel Müdürü Ulaş Tutan, AA muhabirine, şirketin ileri teknoloji ürün geliştirmek, bu ürünleri seri üretime dönüştürmek ve Türkiye'nin milli projelerine destek sağlamak amacıyla kurulduğunu söyledi.</p><p>Şirketin elektrik motorları, elektrik güç sistemleri, havacılık ürünleri, alternatör ve jeneratör alanlarında önemli yetkinlik kazandığını belirten Tutan, Türkiye'de daha önce üretilmeyen ürünlerin AR-GE çalışmalarını yürüttüklerini, geliştirdikleri sistemleri uçak, helikopter ve insansız hava araçları gibi platformlara entegre ederek milli projelere yerli çözümler sunduklarını ifade etti.</p><p>En önemli çalışmalarının, Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN için geliştirdikleri alternatör, jeneratör ve kontrol üniteleri olduğunu dile getiren Tutan, '2020'den itibaren süregelen AR-GE faaliyetlerimizin sonucunda KAAN uçağımız, ilk rule ve uçuş sürecinde bizim ürünlerimizle uçuşunu gerçekleştirdi. Ülkemizde daha önce hiç üretilmemiş, dünyada belki 5 firmanın yapabildiği bir ürünü mühendislik ekibimizle geliştirebildik. Teknolojik anlamda çok ileri bir seviyeye getirebildik. KAAN uçağımıza taktık ve ilk uçuşunu destekledik. Biz KAAN uçağının elektrik gücünü sağlayan jeneratörünü ve onun kontrol ünitesini üretiyoruz. Uçağın kalbi olan, tüm elektrik aksamlarını, elektrik güç ihtiyacına ihtiyaç duyan sistemlerini biz beslemekteyiz.' dedi.</p><p>Ulaş Tutan, Türkiye'de bu alanda daha önce çalışma yapan bir örnek veya mühendislik ekibi bulunmaması nedeniyle önemli zorluklarla karşılaştıklarını, bu süreçte öncelikle ekiplerini havacılık ve elektrik güç sistemleri alanlarında yetiştirdiklerini, yoğun çalışmaların ardından geliştirdikleri elektrik sistemleri ve jeneratörlerin KAAN'a entegre edilmesiyle emeğin karşılığını aldıklarını ifade etti.</p><p>Tutan, şöyle konuştu:</p><p>'Ürünümüz gerçekleştirilen testlerde beklenen görevleri başarıyla yerine getirmiştir. Ancak uçak üzerindeki testlerimiz devam ediyor. Yaptığımız ürün yüksek teknolojik bir ürün. Dünyada 5 firmanın yapabildiği bir ürün ve o teknolojide bu ürünü sağlayabilmek ciddi anlamda altyapı gerektiriyor. Bu altyapıları şu an için sağlayabilmiş durumdayız. Tüm hava platformlarının elektrik gücüne ihtiyacı vardır. İHA, helikopter ve uçak olsun fark etmiyor. Sivil ya da askeri havacılığa hizmet eden tüm ürünler için alternatör, jeneratörler kullanılmaktadır. Kullanılması gerekli olan bir üründür. Bu nedenle de o platformlar için farklı kilovatlarda ve boyutlarda ürün özelleştirebilme kabiliyetimiz vardır.'</p>HÜRJET ve GÖKBEY için süreç devam ediyor<p>HÜRKUŞ projesi kapsamında elektrik güç sistemini geliştirdiklerini, bu alandaki AR-GE çalışmalarını tamamladıklarını dile getiren Tutan, 'Ayrıca sistemimizi HÜRJET için bir geliştirme fazımızdayız. Yine GÖKBEY için de geliştirmelerimiz sürmektedir. İHA'larımızda, helikopterlerimizde, uçaklarımızda, Volt Teknoloji olarak geliştirdiğimiz ürünlerin yerli ve milli olarak orada kullanılmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Burada ana amacımız yurt dışına bağımlılığı sıfıra indirmektir. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Yurt dışına satılan hava platformlarımızda yine bizim geliştirdiğimiz ürünler kullanılarak yurt dışı bağımlılığı hem ortadan kaldırılmış oluyor hem ihracatın çok daha kolay şekilde yapılması sağlanabiliyor.' dedi.</p><p>Volt Teknoloji'nin birçok alandan mühendisi bünyesinde bulundurduğunu ve AR-GE süreçlerinde geliştirdiği sistemleri seri üretime dönüştürebildiğini belirten Tutan, genç mühendislere kendilerini geliştirip milli projelere katkı sunmaya odaklanmalarını tavsiye etti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Fırat Özdemir</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Izmir, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/volt-teknoloji-kaan-ve-hurkusun-ardindan-hurjet-ve-gokbeyin-elektrik-guc-sistemlerini-gelistirecek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/volt-teknoloji-kaan-ve-hurkusun-ardindan-hurjet-ve-gokbeyin-elektrik-guc-sistemlerini-gelistirecek.jpg" type="image/jpeg" length="51271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı 90 doları test ediyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/brent-petrolun-varil-fiyati-90-dolari-test-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/brent-petrolun-varil-fiyati-90-dolari-test-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 90 doları test etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Dün 87,93 dolara kadar yükselen Brent petrolün ekim vadeli varil fiyatı, günü 87,72 dolardan tamamladı.</p><p>Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 11.24 itibarıyla kapanışa göre yüzde 2,6 artarak 90 dolar oldu.</p><p>Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün eylül vadeli varil fiyatı da 84,36 dolar olarak belirlendi.</p>Hürmüz merkezli belirsizlikler fiyatları destekliyor<p>Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında hızlı bir anlaşmaya varılacağına yönelik beklentilerin zayıflaması ve Hürmüz Boğazı'nın normal deniz trafiğine açılmasına ilişkin belirsizliğin sürmesiyle yükselişini hızlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik olası geniş çaplı bir saldırı seçeneğini gündemde tutarken, Tahran'ın savaş tazminatı talebine karşılık İran'ın 'son 50 yılda Orta Doğu'ya verdiği zararlar' nedeniyle tazminat ödemesi gerektiğini savundu.</p><p>İran'ın ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını ve askerlerinin maaşlarını ödemekte zorlandığını öne süren Trump, buna karşın Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda askeri açıdan tehdit oluşturabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve ABD donanmasının kontrolünde bulunduğunu belirten Trump, yalnızca ABD'nin izin verdiği tankerlerin geçişine müsaade edildiğini, diğer gemilerin ise ablukayla karşı karşıya kaldığını söyledi.</p><p>Analistler, Hürmüz ve Bab el-Mendeb'deki güvenlik risklerinin enerji arzı ile tanker taşımacılığı üzerindeki baskıyı kısa vadede sürdürebileceğine işaret ediyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'daki Cizan rafinerisinin yeniden faaliyete geçişinin ertelenmesinin de bölgedeki petrol arzına ilişkin endişeleri artırdığı belirtiliyor.</p><p>ABD ile İran arasındaki müzakerelerde tarafların uzlaşmaya yanaşmaması halinde petrol piyasasında yüksek oynaklığın bir süre daha devam edebileceği öngörülürken, Brent petrolün varil fiyatının 75-95 dolar aralığında seyretmesi bekleniyor.</p><p>Brent petrolde teknik olarak 90,22 doların direnç, 88,64 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ebru Şengül Cevrioğlu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/brent-petrolun-varil-fiyati-90-dolari-test-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/brent-petrolun-varil-fiyati-90-dolari-test-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="23441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'in 7 aylık somon ihracatı 95,2 milyon doları aştı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/dogu-karadenizin-7-aylik-somon-ihracati-952-milyon-dolari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/dogu-karadenizin-7-aylik-somon-ihracati-952-milyon-dolari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz'den ocak-temmuz döneminde yapılan somon ihracatı 95 milyon 290 bin 222 dolara ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TRABZON (AA) - Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı Hasan Kuzuoğlu, AA muhabirine, bölgeden 15 ülkeye 14 bin 358 ton somon ihraç edildiğini söyledi.</p><p>Söz konusu dış satımdan 95 milyon 290 bin 222 dolar gelir sağlandığını belirten Kuzuoğlu, Rusya'nın somon dış satımında ilk sırada yer aldığını ifade etti.</p><p>Kuzuoğlu, Rusya'ya bu dönem 58 milyon 689 bin 208 dolarlık dış satım yapıldığını aktararak, 'Rusya'yı 26 milyon 829 bin 736 dolarla Belarus, 4 milyon 253 bin 305 dolarla Japonya takip etti. Bölgeden ayrıca Filipinler, Fransa, Litvanya ve Lübnan'a da bu dönemde ihracat yapıldı.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bölge ihracatının 68 milyon 449 bin 357 dolarının Trabzon'dan gerçekleştirildiğini vurgulayan Kuzuoğlu, kentten Rusya başta olmak üzere 14 ülkeye 10 bin 55 ton Türk somonu satıldığının altını çizdi.</p><p>Kuzuoğlu, bölge ve Trabzon açısından somon ihracatına ilişkin beklentilerinin yüksek olduğuna işaret ederek, yıl sonu ihracat rakamlarının çok daha iyi seviyelere ulaşacağına inandığını kaydetti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Meltem Yılmaz Karakurum</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/dogu-karadenizin-7-aylik-somon-ihracati-952-milyon-dolari-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/dogu-karadenizin-7-aylik-somon-ihracati-952-milyon-dolari-asti.jpg" type="image/jpeg" length="85855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tami ve Vendapp Pay'den otomat alışverişlerinde yeni entegrasyon]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tami-ve-vendapp-payden-otomat-alisverislerinde-yeni-entegrasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tami-ve-vendapp-payden-otomat-alisverislerinde-yeni-entegrasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tami Genel Müdürü Melda Çetin: - 'Kapalı devre cüzdanı yalnızca bir ödeme çözümü olarak değil, işletmelerin müşterileriyle daha güçlü ve sürdürülebilir ilişkiler kurmasını sağlayan stratejik bir araç olarak görüyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Garanti BBVA'nın ödeme ve elektronik para kuruluşu Tami, kapalı devre cüzdan çözümünü otomat sektörüne taşımak amacıyla Vendapp Pay uygulamasıyla işbirliği yaptı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yeni entegrasyon sayesinde kullanıcılar, Vendapp Pay uygulamasındaki Tami cüzdana para yükleyip ödeme yapabilirken, cüzdana özel kampanya ve avantajlardan da yararlanabiliyor.<br></p><p>Farklı sektörlerde dijital ödeme çözümlerini yaygınlaştırmayı hedefleyen Tami, entegrasyonla kapalı devre cüzdan altyapısını otomat ekosistemine taşıyarak, hem kullanıcı deneyimini güçlendiriyor hem de işletmelerin dijital dönüşümüne katkı sağlıyor.<br></p><p>Uygulama üzerinden sunulan çözüm sayesinde kullanıcılar, Masterpass'e kayıtlı kartlarıyla dijital cüzdanlarına bakiye yükleyebiliyor ve bu bakiyeyi otomat alışverişlerinde güvenle kullanabiliyor. Para yükleme, bakiye yönetimi ve otomat ödeme süreçlerinin tamamı, Tami'nin ödeme altyapısıyla tek bir uygulama üzerinden gerçekleştirilebiliyor.<br></p><p>Böylece kullanıcılar, her alışverişte yeniden kart bilgisi girmeye, nakit veya fiziksel kart taşımaya ihtiyaç duymadan Vendapp Pay uygulaması üzerinden dijital cüzdanlarıyla hızlı ve pratik bir ödeme deneyimi yaşayabiliyor.</p><p>Garanti BBVA'nın teknolojik altyapısıyla geliştirilen Tami, 'Açık Cüzdan', 'Kapalı Devre Cüzdan' ve 'Kurumsal Cüzdan' çözümlerinden oluşan esnek ödeme altyapısıyla işletmelerin farklı ihtiyaçlarına yanıt verirken, kolay entegre edilebilen kesintisiz hizmet sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Dijital ödemeler yeni kullanım alanlarına yayılıyor'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Tami Genel Müdürü Melda Çetin, dijital ödeme alışkanlıklarının her geçen gün farklı kullanım alanlarına yayıldığını, kullanıcıların günlük yaşamlarının her anında hızlı, güvenli ve kesintisiz bir ödeme deneyimi beklediğini belirtti.<br></p><p>Geliştirdikleri kapalı devre cüzdan çözümünü farklı sektörlere taşıyarak, söz konusu beklentilere yanıt verdiklerini vurgulayan Çetin, şunları kaydetti:</p><p>'Vendapp Pay ile gerçekleştirdiğimiz entegrasyon sayesinde müşterilerimiz, otomat alışverişlerini uygulama üzerinden saniyeler içinde tamamlayabiliyor, cüzdan deneyiminin sunduğu kampanya ve avantajlardan faydalanabiliyor. Kapalı devre cüzdanı yalnızca bir ödeme çözümü olarak değil, işletmelerin müşterileriyle daha güçlü ve sürdürülebilir ilişkiler kurmasını sağlayan stratejik bir araç olarak görüyoruz. Garanti BBVA'nın güçlü teknolojisi ve güvencesiyle geliştirdiğimiz cüzdan çözümlerimiz, işletmelere kolay entegre edilebilen, güvenli ve kesintisiz bir altyapı sunarken, kullanıcı deneyimini de zenginleştiriyor. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde hayata geçireceğimiz işbirlikleriyle dijital ödeme deneyimini geliştirmeye ve işletmelerin dijital dönüşümüne katkı sağlamaya devam edeceğiz.'</p><p>Vendapp Pay Üst Yöneticisi (CEO) Baran Sarısaltıkoğlu da hedeflerinin yalnızca otomatlarda kullanılan bir ödeme uygulaması olmak değil, self-servis ödeme ekosisteminin dijital altyapısını oluşturan bir teknoloji platformuna dönüşmek olduğunu kaydetti.</p><p>Tami ile gerçekleştirdikleri işbirliğini Vendapp Pay'in büyüme yolculuğunda önemli bir 'dönüm noktası' olarak niteleyen Sarısaltıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:<br></p><p>'Kullanıcılarımıza daha hızlı, güvenli ve avantajlı bir ödeme deneyimi sunarken, otomat sektöründeki dijital dönüşümü de birlikte hızlandırıyoruz. Vendapp'i yalnızca bir ödeme uygulaması değil, self-servis alışveriş deneyiminin dijital altyapısı olarak konumlandırıyoruz. Otomatlarla başlayan bu yolculuğu, önümüzdeki dönemde farklı self-servis cihazlara ve yeni nesil ödeme noktalarına taşıyacak olmanın heyecanını yaşıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tami-ve-vendapp-payden-otomat-alisverislerinde-yeni-entegrasyon</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/tami-ve-vendapp-payden-otomat-alisverislerinde-yeni-entegrasyon.jpg" type="image/jpeg" length="15593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Lig'in 'farklı' skorları]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/super-ligin-farkli-skorlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/super-ligin-farkli-skorlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu sezon 69 yaşına girecek, eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, şimdiki adıyla Süper Lig'de en farklı skorlu galibiyeti Beşiktaş elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - AA'nın, Trendyol Süper Lig 2026-2027 sezonu öncesi hazırladığı dosya haberde, organizasyon tarihinin en farklı skorları ele alındı.</p><p>Beşiktaş, 1989-1990'da Adana Demirspor'u İstanbul'da 10-0 yenerek tarihi bir galibiyetin altına imza atmayı başardı.</p><p>Lig tarihinde, 8 ve daha farklı skorlu sonuçlanan toplam 8 maç yapıldı. Bu galibiyetlerden ikisinde Galatasaray, diğerlerinde ise Beşiktaş, Göztepe, Sarıyer, MKE Ankaragücü, Konyaspor ve Bursaspor'un isimleri bulunuyor.</p><p>Öte yandan, ligde son 29 sezonda yapılan maçların hiçbirinde takımlar birbirlerine 8 ve daha farklı skorlu üstünlük kuramadı.</p><p> </p><p> </p>Tarihe geçen Beşiktaş-Adana Demirspor maçı<p>Türkiye'nin en üst kademe lig tarihinde en farklı skorlu maç, 15 Ekim 1989 Pazar günü İstanbul'da oynandı.</p><p>Ali Sami Yen Stadı'nda 1989-1990 sezonunun 6. hafta maçında Beşiktaş, İngiliz teknik adam Gordon Milne yönetiminde yabancı oyuncularından yoksun çıktığı karşılaşmada uzun yıllar unutulmayacak tarihi bir zafere imza attı.</p><p>Siyah-beyazlı takımın gollerini, bu maç sonrası Beşiktaş taraftarının adlarına beste yaptıkları Ali Gültiken (4), Feyyaz Uçar (3) ve Metin Tekin (3) kaydetti.</p><p>Beşiktaş ile Adana Demirspor arasında yapılan tarihi maçın tablosu şöyle:</p><p>Stat: Ali Sami Yen</p><p>Hakemler: Engin Kurt, Atilla Olkun, Yolcu Yılmaz</p><p>Beşiktaş: Engin İpekoğlu (Dk. 64 Metin Akçevre), Recep Çetin, Gökhan Keskin, Ulvi Güveneroğlu, Kadir Akbulut, Rıza Çalımbay, Şenol Fidan, Zeki Önatlı, Feyyaz Uçar, Metin Tekin, Ali Gültiken</p><p>Adana Demirspor: Mehmet Fatih Yılmaz (Dk. 46 Haluk Uğurludoğan), Mehmet Demirtaş, Ümit Özkalp, Muammer Birdal, Cengizhan Köksal, Sedat Varak (Dk. 46 Çetin Kahrıman), Murat Sönmez, İbrahim Uzunca, Erol Demirhan, İsmail Akbaşlı, İbrahim Çolak</p><p>Goller: Dk. 2, 57, 61 ve 82 Ali Gültiken, Dk. 12, 65 ve 85 Feyyaz Uçar, Dk. 24, 43 ve 76 Metin Tekin</p><p>Seyirci: 15 bin 227</p><p>Hasılat: 207 milyon 740 bin lira</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Fenerbahçe ve Trabzonspor 8 farka ulaşamadı<p>Sarı-lacivertli ekip ve Trabzonspor, lig tarihinde 8 farklı galibiyet elde edemedi.</p><p>Fenerbahçe, ligdeki en farklı galibiyetlerini, 1984-1985 ve 1996-1997 sezonlarında Denizlispor'u, 1997-1998'de Şekerspor'u, 2004-2005'te Kayserispor'u, 2008-2009'da Hacettepe'yi ve 2017-2018 sezonunda Kardemir Karabükspor'u 7-0'lık skorlarla, 1993-1994'te Samsunspor'u, 1994-1995'te de Kayserispor'u aynı sonuçla 8-1 yenerek aldı.</p><p>Trabzonspor ise 1994-1995 sezonunda Adana Demirspor'u, 2010-2011'de de Kasımpaşa'yı 7-0 yenerek, şimdiye kadarki en farklı skorlu galibiyetlerini elde etti.</p>MKE Ankaragücü'nden ilginç rekor<p>Başkentin sarı-lacivertli ekibi MKE Ankaragücü, lig tarihinde 8 farklı sonuçlanan maçlardan 3'üne imza atarken, aynı zamanda ilginç bir rekorun da sahibi oldu.</p><p>MKE Ankaragücü, aynı sezonda 8 farklı sonuçlarla hem galibiyet hem de yenilgi yaşayan tek takım olarak Türk futbol tarihine geçti.</p><p>Şimdilerde alt liglerde mücadele eden Ankara takımı, 1992-1993 sezonunda evinde Konyaspor'u 8-0 yenerken, sezonun son maçında yine sahasında, bu kez şampiyonluk için gol averajının çok önemli olduğu bir maçta Galatasaray'a 8-0 mağlup oldu.</p><p>Başkent temsilcisi ayrıca, 1995-1996 sezonunda deplasmanda Bursaspor'a 8-0 mağlup olarak, tarihindeki en farklı skorlu yenilgilerinden birini yaşamaktan kurtulamadı.</p>En farklı skorlu maçlar<p>Lig tarihinde 8 ve daha farklı skor elde edilen maçlar şöyle:</p><p><br> </p><p>Muhabir: Metin Arslancan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/super-ligin-farkli-skorlari</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/super-ligin-farkli-skorlari.jpg" type="image/jpeg" length="15410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuklu Mezarlığı'ndaki taşlar cerrahi titizlikle temizleniyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/selcuklu-mezarligindaki-taslar-cerrahi-titizlikle-temizleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/selcuklu-mezarligindaki-taslar-cerrahi-titizlikle-temizleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'ın Gevaş ilçesindeki tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda yıllarca toprak altında kalan ve yüzeyleri likenle kaplanan mezar taşları, cerrahi titizlikle yürütülen çalışma sonucu temizleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>VAN (AA) - Anadolu'nun en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan, yaklaşık 700 yıl önce yaptırılan Halime Hatun Kümbeti'nin de içinde bulunduğu tarihi alanda, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2022'de başlatılan kazı ve restorasyon çalışması devam ediyor.</p><p>'Geleceğe Miras' projesi kapsamında geçen yıl Cumhurbaşkanlığı kararıyla kazı statüsüne alınan Selçuklu Mezarlığı'nda, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış'ın başkanlığında sanat tarihi, arkeoloji, epigrafi, mimarlık ile restorasyon ve konservasyon alanlarından 15 kişilik uzman ekip görev yapıyor.</p><p>Her biri sanat eseri niteliği taşıyan, boyları 2,5 metreye varan, üzerlerindeki yazı ve geleneksel motiflerle ilgi çeken 1000'in üzerinde mezar taşının tespit edildiği 50 dönümlük alanda bu yıl gün yüzüne çıkarılan 35 mezar taşının blokaj işlemi tamamlandı.</p><p>Yüzeylerindeki biyolojik oluşumların tahribata neden olduğu 5 mezar taşındaki likenler temizlendi, 4 mezar taşı kayıt altına alındı.</p><p>Geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği ve Van Valiliğinin öncülüğünde yapılan çalışmayla yürüyüş yolundaki eskiyen ve bozulan traversler yenilendi, çevre düzenlemesi yapıldı.</p>Mezar taşları hassas dokunuşlarla temizleniyor<p>Çalışmaların en hassas aşamalarından birini, mezar taşlarının yüzeyini kaplayan likenlerin temizlenmesi oluşturuyor.</p><p>Tarihi dokuya zarar vermemek için cerrahi operasyonlarda kullanılan bisturilerden yararlanan uzmanlar, hassas dokunuşlarla taşların üzerindeki likenleri temizleyerek okunamayan kitabeleri, geometrik ve bitkisel desenleri yeniden görünür hale getiriyor.</p><p>Temizliği tamamlanan mezar taşlarındaki kitabeler, akademisyenlerce çözümlenerek kayıt altına alınıyor.</p><p>Doç. Dr. Ercan Çalış, AA muhabirine, 2022'de başlatılan restorasyon ve kazı çalışmalarının devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Projenin titizlikle yürütüldüğünü ve taşların özgün özelliklerinin korunduğunu belirten Çalış, şunları kaydetti:</p><p>'Kelimenin tam anlamıyla toprağın kalbine neşter vuruyoruz. Bir cerrahın yaptığı hassas çalışmayı biz burada sahada, toprak, tarih ve kültür üzerinde gerçekleştiriyoruz. Toprağın altında bulunan tarihimizi, kültürümüzü ve sanatımızı gün yüzüne çıkarıyoruz. Taşların üzerinde birikmiş çeşitli katmanlardan oluşan likenleri özenle temizliyoruz. Alana genel olarak bakıldığında burası adeta bir açık hava müzesi gibi. Biz de bu açık hava müzesini, daha görünür hale getirmeye, daha iyi anlamlandırmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz.'</p>'Burada hummalı bir çalışma söz konusu'<p>Bir yandan kazı ve restorasyon çalışmalarını yürütürken diğer yandan kitabeleri okuyup çözümlediklerini, motifleri de anlamlandırdıklarını ifade eden Çalış, kitabelerin yalnızca mezarda yatan kişinin kimliğine ilişkin bilgi vermediğini, aynı zamanda tarihi yansıtan önemli belgeler olduğunu belirtti.</p><p>Kitabelerin dönemin siyasi, dini ve kültürel yapısına ışık tutan kaynaklar olduğuna dikkati çeken Çalış, 'Biz bunları anlamlandırıyor ve gün yüzüne çıkarıyoruz. Aynı şekilde motifler de böyledir. Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nı diğer mezarlıklardan ayıran en önemli özelliklerden biri, çok zengin bir motif programına sahip olmasıdır. Burada hummalı bir çalışma söz konusu. Şu an arkeolog, epigraf, mimar, restoratör ve sanat tarihçilerinden oluşan 15 kişilik ekiple çalışma yürütüyoruz.' diye konuştu.</p><p>Çalış, bu yıl yapılan çalışmalarda alandaki 4 mezar taşının ilk kez kayıt altına alınmasının önemli gelişmelerden biri olduğunu vurguladı.</p><p>Toprağın altında bulunan taşları gün yüzüne çıkardıklarını dile getiren Çalış, şu bilgileri verdi:</p><p>'Bu taşlar çok erken dönemlerde tamamen toprağın altında kalmış ama özgün hallerini büyük ölçüde koruyordu. Bizim için çok önemli bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Ait oldukları dönemi pek çok açıdan analiz etmemize imkan sağlıyor. 2022'den bu yana yürüttüğümüz çalışmalarda ilk etapta yaklaşık 700 mezar taşı tespit etmiştik. Gelinen noktada ise bu sayı 1000'in üzerine çıktı. Burada önemli olan sadece sayı değildir çünkü Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nda birbirinin aynısı mezar taşlarına çok nadir rastlanmaktadır. Her taş farklı bir süsleme programına, kompozisyona ve kendine özgü özelliklere sahip. Dolayısıyla ayağa kaldırdığımız her bir taş aslında bir insandır. Ait olduğu dönemi bütün zenginliğiyle günümüze taşıdığımızı söyleyebiliriz.'</p>'Alan belirleme çalışmalarımızı ekibimizle büyük bir titizlikle sürdürüyoruz'<p>Kazı başkan yardımcısı ve Van YYÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Özbek ise alanda kazı çalışmalarına başlamadan önce karolaj ızgara sisteminin oluşturulduğunu anlattı.</p><p>Özbek, 'Karolaj sistemi sayesinde taşların belgelenme sürecinin doğruluğunu sağlayabiliyoruz. Alan belirleme çalışmalarımızı büyük bir titizlikle sürdürüyoruz. Zemindeki her taşı adeta bir doktorun hassasiyetiyle temizliyor, üzerlerindeki bilgileri ise cerrahi titizlikle ortaya çıkararak kayıt altına alıyoruz.' dedi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Emre Ilıkan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-sanat, Van</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/selcuklu-mezarligindaki-taslar-cerrahi-titizlikle-temizleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/selcuklu-mezarligindaki-taslar-cerrahi-titizlikle-temizleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="86644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Lig'de statlar yeni sezona hazır]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/super-ligde-statlar-yeni-sezona-hazir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/super-ligde-statlar-yeni-sezona-hazir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk futbolunun en üst seviye organizasyonu olan Süper Lig'de 69. sezonun başlamasına sayılı günler kala maçların oynanacağı statlar hazır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Süper Lig'in yeni sezonu, 14 Ağustos Cuma günü son şampiyon Galatasaray ile ligin yeni ekiplerinden Çorum FK arasında oynanacak karşılaşmayla başlayacak.</p><p>Ligde mücadele eden 18 takım, maçlarını 18 farklı statta oynayacak.</p><p>Yeni sezonda lig müsabakaları 13 ildeki statlarda gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de İstanbul'dan 6, Ankara, İzmir, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Samsun, Gaziantep, Rize, Erzurum, Diyarbakır ve Çorum'dan birer ekip mücadele edecek.</p><p> </p><p> </p>En fazla seyirci kapasitesine sahip statlar<p>Galatasaray'ın iç saha maçlarını oynadığı RAMS Park, Süper Lig'in 2026-2027 sezonunda en fazla seyirci kapasitesine sahip stadı konumunda bulunuyor.</p><p>2011 yılından bu yana hizmet veren RAMS Park, 53 bin 387 seyirci kapasitesiyle yeni sezonda da sarı-kırmızılıların maçlarına ev sahipliği yapacak.</p><p>Fenerbahçe'nin iç saha müsabakalarını oynadığı Chobani Stadı da ligin en fazla seyirci kapasitesine sahip ikinci stadı olarak dikkati çekiyor. Sarı-lacivertli ekibe ev sahipliği yapan stat, yeni sezondaki maçlarda 47 bin 911 taraftarı ağırlayabilecek.</p><p>Beşiktaş'ın rakiplerini konuk ettiği Tüpraş Stadı ise 42 bin 684 kişi kapasitesiyle yeni sezonda taraftarlarını bekleyecek.</p>En az seyirci kapasitesine sahip statlar<p>İstanbul'daki Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı, yeni sezonda maç yapılacak yerler arasında en az kapasiteye sahip stat oldu.</p><p>Süper Lig'de bu sezon Eyüpspor'un iç saha maçlarına ev sahipliği yapacak stadın 4 bin 274 seyirci kapasitesi bulunuyor.</p><p>Süper Lig'de 11. sezonuna hazırlanan Corendon Alanyaspor'un müsabakalarını yaptığı Alanya Oba Stadı 9 bin 785, ligin yeni takımlarından Çorum FK'nin rakiplerini konuk edeceği Çorum Şehir Stadı 13 bin 119, Kasımpaşa'ya ev sahipliği yapan Recep Tayyip Erdoğan Stadı da maçlarda 13 bin 797 seyirciyi ağırlayabilecek.</p>Modern statlar<p>Süper Lig maçları, 2026-2027 sezonunda son yıllarda yapılan ve yenilenen modern statlarda oynanacak.</p><p>RAMS Park, Tüpraş Stadı, Başakşehir Fatih Terim Stadı, Papara Park, Gürsel Aksel Stadı, Alanya Oba Stadı, Gaziantep Stadı, MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı, Samsun Yeni 19 Mayıs Stadı, Eryaman Stadı, Kocaeli Stadı, Çaykur Didi Stadı, Diyarbakır Stadı ve Çorum Şehir Stadı 2008 yılı sonrasında açılan tesisler olarak ön plana çıkıyor.</p><p>İstanbul'daki Chobani Stadı ve Recep Tayyip Erdoğan Stadı da son dönemde yapılan yenileme çalışmalarıyla Türk futboluna hizmet veriyor.</p>Statlar ve kapasiteleri<p>Türkiye Futbol Federasyonu verilerine göre, Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda oynanacak maçların yapılacağı statların seyirci kapasiteleri şu şekilde:</p><p> </p><p> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Metin Arslancan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/super-ligde-statlar-yeni-sezona-hazir-1</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/super-ligde-statlar-yeni-sezona-hazir.jpg" type="image/jpeg" length="75028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eray Elektronik Antakya’daki Yeni Mağazasını Açıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/eray-elektronik-antakyadaki-yeni-magazasini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/eray-elektronik-antakyadaki-yeni-magazasini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antakya’da faaliyet gösteren Eray Elektronik, yeni mağazasını 12 Ağustos Çarşamba günü düzenlenecek törenle hizmete açacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antakya’da mobil teknoloji ve akıllı yaşam alanında faaliyetlerini sürdüren <strong>Eray Elektronik</strong>, yeni mağazasını müşterileriyle buluşturmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Yeni mağazanın açılış töreni, 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 12.00’de gerçekleştirilecek. Eray Elektronik yönetimi, açılış heyecanını Antakyalılarla paylaşmak istediklerini belirterek vatandaşları törene davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mobil teknoloji ürünleri ile akıllı yaşam çözümlerini tüketicilerle buluşturan Eray Elektronik’in yeni mağazası, Atatürk Caddesi, Mahfel Çarşısı karşısı No:60 Antakya/Hatay adresinde hizmet verecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Asi Gazetesi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>ANTAKYA, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/eray-elektronik-antakyadaki-yeni-magazasini-aciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-11-at-124050.jpeg" type="image/jpeg" length="12714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türksat Uyardı: Televizyonunuzdaki Kanallar 3 Gün Sonra Kaybolacak!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turksat-uyardi-televizyonunuzdaki-kanallar-3-gun-sonra-kaybolacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turksat-uyardi-televizyonunuzdaki-kanallar-3-gun-sonra-kaybolacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türksat 3A’dan yapılan televizyon ve radyo yayınları 15 Ağustos’u 16 Ağustos’a bağlayan gece yeni uydulara taşınacak. Hatay’da çanak antenlerin yönü değişmeyecek ancak eski uydu alıcısı kullananların kanal taraması yapması gerekebilecek. TKGS destekli cihazlarda ise işlem otomatik gerçekleşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türksat, televizyon ve radyo yayınlarını yakından ilgilendiren önemli uydu değişikliği için tarih verdi. 15 Ağustos’u 16 Ağustos 2026’ya bağlayan gece Türksat 3A üzerinden sürdürülen yayınlar, filodaki yüksek kapasiteli diğer uydulara aktarılacak.</p>

<p>Hatay’da televizyon izleyen vatandaşların da yakından takip etmesi gereken değişiklik kapsamında, özellikle eski nesil uydu alıcısı kullananların bazı kanallara yeniden ulaşabilmek için kanal taraması yapması gerekebilecek.</p>

<p><img alt="Çanak" class="detail-photo img-fluid" height="1139" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/08/canak.png" width="760" /></p>

<h3><strong>Çanak Antenlerin Yönü Değişmeyecek</strong></h3>

<p>2008 yılında hizmete giren Türksat 3A’nın televizyon ve radyo yayınları açısından tasarım ve teknolojik ömrünün sonuna yaklaşması nedeniyle gerçekleştirilecek aktarımın, Türksat’ın yayın altyapısını güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yayınların taşınacağı uyduların Türksat 3A ile aynı yörünge konumunda bulunması nedeniyle Hatay’daki vatandaşların yeni bir çanak anten taktırmasına ya da mevcut antenlerinin yönünü değiştirmesine gerek olmayacak.</p>

<p>Aktarımın ardından SD ve HD televizyon yayınları mevcut formatlarıyla devam edecek.</p>

<h3><strong>TKGS’li Televizyonlarda İşlem Otomatik</strong></h3>

<p>Türksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS) özelliğine sahip televizyon ve uydu alıcılarında kanal listeleri otomatik olarak güncellenecek.</p>

<p>Bu özelliğe sahip cihazları kullanan Hataylıların herhangi bir ayar yapmasına veya manuel kanal araması gerçekleştirmesine gerek kalmayacak.</p>

<p>Ancak TKGS desteği bulunmayan eski nesil dahili veya harici uydu alıcılarında aktarım sonrasında kanal taraması yapılması gerekebilecek.</p>

<h3><strong>Bazı Kanallar Ekranda Çıkmayabilir</strong></h3>

<p>Kanal taraması yapılmaması halinde Türksat 3A’dan taşınan bazı televizyon ve radyo kanallarına erişimde sorun yaşanabilecek.</p>

<p>Bu nedenle özellikle uzun süredir kullanılan eski uydu alıcılarına sahip vatandaşların, aktarımın ardından cihazlarının kanal listesini kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Manuel Kanal Taraması Yapacaklar İçin Frekanslar</strong></h3>

<p>Hatay’da manuel veya şebeke taraması yapması gereken kullanıcılar, aşağıdaki yayın parametrelerini kullanabilecek:</p>

<p><strong>1. Frekans</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Frekans: 12380 MHz</li>
 <li>Polarizasyon: Dikey (V)</li>
 <li>Sembol Oranı: 27500</li>
 <li>FEC: 3/4</li>
</ul>

<p><strong>2. Frekans</strong></p>

<ul>
 <li>Frekans: 12423 MHz</li>
 <li>Polarizasyon: Yatay (H)</li>
 <li>Sembol Oranı: 30000</li>
 <li>FEC: 3/4</li>
</ul>

<h3><strong>4K Yayınların Yaygınlaşması Hedefleniyor</strong></h3>

<p>Türksat tarafından yapılan açıklamada, yeni nesil uyduların daha yüksek sinyal kapasitesi sayesinde televizyon yayınlarının olumsuz hava koşullarından daha az etkilenmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Değişiklikle birlikte 4K ve Ultra HD yayınların yaygınlaştırılması için de altyapının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Hatay’da televizyon izleyen vatandaşların 15 Ağustos’u 16 Ağustos’a bağlayan gecenin ardından kanal listelerini kontrol etmeleri, özellikle eski uydu alıcısı kullananların ise gerekmesi halinde yeniden kanal taraması yapmaları gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceylan Karataş Çetin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>ANTAKYA, Genel, Gündem, HATAY, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turksat-uyardi-televizyonunuzdaki-kanallar-3-gun-sonra-kaybolacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/t-u-r-k-s-a-t.png" type="image/jpeg" length="41895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa güne düşüşle başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/borsa-gune-dususle-basladi-93</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/borsa-gune-dususle-basladi-93" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,15 düşüşle 13.790,46 puandan başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,23 değer kazanarak 13.811,60 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 21,14 puan ve yüzde 0,15 azalışla 13.790,46 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,34, holding endeksi yüzde 0,75 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,60 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen ise yüzde 2,75 ile madencilik oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, Orta Doğu'da kalıcı barış arayışlarının henüz sonuç vermemesiyle güçlenen enflasyonist endişeler ve ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen şahin tonlu mesajlar risk iştahını törpülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Analistler, bugün yurt içinde perakende satışların, yurt dışında ise ABD'de ikinci el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.700 ve 13.600 puanın destek, 13.900 ve 14.000 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ali Canberk Özbuğutu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/borsa-gune-dususle-basladi-93</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/borsa-gune-dususle-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="19838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa ve İngiltere, şiddetli kuraklık nedeniyle artan ekonomik risklerle karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa ve İngiltere'de etkisini artıran aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarım, enerji ve taşımacılıkta aksamalara yol açarken, iş gücü verimliliğindeki düşüş nedeniyle ekonomik büyüme de tehdit altına girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>LONDRA (AA) - İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarını tetiklemeye devam ediyor.</p><p>Avrupa'da bu yıl mayıstan itibaren etkili olan sıcak hava dalgaları ve azalan yağışlar, kuraklık koşullarının şiddetlenmesine, nehirlerdeki su seviyelerinin tarihin en düşük düzeylerine gerilemesine ve orman yangınlarının geniş alanlara yayılmasına yol açıyor.</p><p>Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, normal şartlarda yeşil olarak bilinen Avrupa ve İngiltere'deki yeşil alanları gözle görülür şekilde çorak alanlara dönüştürdü.</p><p>Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa'da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.</p><p>Uzun süren yüksek sıcaklıklar toprağın daha fazla kurumasına yol açarken, topraktaki nem kaybı da sıcaklıkların daha da yükselmesi için elverişli ortam hazırlıyor. Böylece sıcak hava ve kuraklık birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.</p><p>Kuraklığın etkileri çevresel sorunlarla sınırlı kalmıyor. Tarım ve enerji başta olmak üzere sanayi ve ulaştırma gibi Avrupa ve İngiltere ekonomileri için kritik sektörlerde sıcaklıkların etkisi giderek daha fazla hissediliyor.</p>İngiltere en kötü hasat mevsimine hazırlanıyor<p>İngiltere'de oldukça kurak geçen nisan ayının ardından mayıs, haziran ve temmuz aylarında da eşi benzeri görülmemiş bir dizi sıcak hava dalgası yaşandı.</p><p>İngiltere Çevre Ajansı, temmuzda ülkede kayıtlardaki en kurak dönemin yaşandığını açıkladı. İngiltere'nin yarısı ile Galler'in tamamında ani ve şiddetli kuraklık ilan edildi.</p><p>Londra merkezli düşünce kuruluşu ECIU'nun analizine göre, söz konusu hava olayları İngiltere'de tarımın tüm sektörlerini etkisi altına aldı. Bu nedenle, 2026 hasat mevsiminin ülkede kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor.</p><p>Sıcakların tahıl mahsullerine ağır darbe vurarak tanelerin dolgunlaşması ve verimin artması için gereken nemi azaltması nedeniyle, özellikle buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretiminin 2,5 milyon ton azalabileceği ve mevcut fiyatlarla bu durumun İngiltere çiftçileri için 390 milyon sterlini bulan kayba yol açabileceği hesaplanıyor.</p><p>Ülkedeki çiftçi temsilcileri ise kuraklık nedeniyle raflardaki sebze fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.</p>Aşırı sıcakların AB'ye faturası 180 milyar avroya ulaşabilir<p>Kuraklık ve aşırı sıcaklığın Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de önemli boyutlara ulaşabileceği tahmin ediliyor.</p><p>Hollanda merkezli Triodos Bank'ın Avrupa'daki aşırı sıcakların ekonomik etkilerine ilişkin çalışmasına göre, 2026 yazındaki aşırı hava koşulları Avrupa Birliği'nin (AB) gayrisafi yurt içi hasılasını (GSYH) yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.</p><p>Bu kaybın yaklaşık 180 milyar avroya karşılık geldiği ve yıl için daha önce öngörülen AB ekonomik büyümesini büyük ölçüde ortadan kaldırabileceği hesaplanıyor.</p><p>Bankanın analizinde, ekonomik kaybın tarım ve gıda, enerji üretimi, ulaştırma ve lojistik ile iş gücü verimliliği olmak üzere dört ana kanaldan kaynaklandığı belirtiliyor.</p><p>Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin iş gücü verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.</p><p>Triodos Bank, sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6'lık kayba yol açabileceğini de hesaplıyor.</p>Ren Nehri'nde taşımacılık tehlikede<p>Kıtanın en önemli ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri'nde su seviyelerindeki rekor düşüş, yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor.</p><p>Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren'in kritik noktalarından Kaub'da su seviyesinin bu hafta tek haneli değerlere gerilemesinin beklendiğini bildirdi. Suyun bu seviyelere düşmesi halinde ticari yük taşımacılığı ile gezi ve kruvaziyer gemilerinin nehrin bazı bölümlerinde faaliyet göstermesi mümkün olmayabilir.</p><p>Düşük su seviyeleri nedeniyle gemilerin daha az yük taşıması, aynı miktardaki ürünün taşınması için daha fazla sefer yapılmasını gerektiriyor. Bu durum özellikle kimya, çelik, kömür, petrol ürünleri ve diğer ham maddelerin taşınma maliyetlerini yükselterek sanayinin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturuyor.</p><p>ING'nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri'nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018'de yaşanan aksamalar, Almanya'nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti. Bu yıl da Ren'deki taşımacılık sorunlarının tek başına Almanya'nın ekonomik büyümesini benzer ölçüde aşağı çekebileceği tahmin ediliyor.</p>Tuna Nehri'ndeki kuraklık enerji üretimini etkiledi<p>Kuraklığın ekonomik etkilerinin en belirgin hissedildiği diğer bölge ise Tuna Nehri havzası oldu.</p><p>Kuraklık nedeniyle Tuna'daki su seviyelerinin rekor düşük düzeylere gerilemesi, Orta ve Doğu Avrupa'da nehir taşımacılığının yanı sıra elektrik üretimini de olumsuz etkiliyor.</p><p>Macaristan'da Tuna'nın Budapeşte'deki su seviyesinin 10 santimetreye kadar gerilediği ve 2018'de kaydedilen 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin altına indiği bildirildi.</p><p>Düşük su seviyesi, soğutma amacıyla nehir suyundan yararlanan Paks Nükleer Santrali'nin üretimini de etkiledi. Santralin yaklaşık 2 bin megavat olan normal üretimi 240 megavata kadar geriledi.</p><p>Romanya'da da Tuna'nın debisinin normal seviyesinin üçte birinin altına düşmesi nedeniyle Cernavoda Nükleer Santrali'nin bir ünitesi devre dışı kalırken, diğer ünitenin kapasitesi düşürüldü.</p><p>Sırbistan'da ise ülkenin en büyük hidroelektrik santrali, kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'siyle faaliyet gösteriyor.</p><p>Kuraklığın elektrik üretimini azaltması, sıcak hava nedeniyle klima ve soğutma sistemlerinden kaynaklanan elektrik talebinin yükseldiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle kıtadaki elektrik fiyatları da normal seviyenin çok üzerinde seyrediyor.</p>Avrupa tarımında kayıplar<p>Aşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımı üzerinde de olumsuz etkiler doğuruyor.</p><p>Çeşitli bölgelerde aşırı yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinin veriminde ciddi düşüş yaşanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapılan çalışmalarda, bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.</p><p>Kuraklığın tarımsal üretimi azaltmasının, çiftçilerin gelir kayıplarına ilave olarak gıda fiyatlarında da artışa neden olması bekleniyor.</p><p>AB içinde en büyük tarım sektörüne sahip Fransa'da su sıkıntısı giderek daha geniş bir alana yayılıyor. Ağustos başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına ilişkin çeşitli gözetim veya kısıtlama önlemleri uygulanırken, bunların 67'sinde durum kriz seviyesine ulaştı.</p><p>Su kısıtlamaları tarımsal sulamadan sanayi faaliyetlerine ve hane halklarının kullanımına kadar farklı alanları etkiliyor.</p><p>Aşırı sıcakların Fransa'nın büyümesini ise yaklaşık 1,4 puan azaltabileceği hesaplanıyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Nuran Erkul Kaya, Ata Ufuk Şeker</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, London, city of</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya.jpg" type="image/jpeg" length="66725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Libya'ya resmi ziyarette bulunacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bakan-fidan-libyaya-resmi-ziyarette-bulunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bakan-fidan-libyaya-resmi-ziyarette-bulunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, bugün başlayacak ve 2 gün sürecek Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi'de görüşmelerde bulunacak.</p><p>Fidan'ın ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Türkiye-Libya ilişkilerinin, tarihi kardeşlik bağları temelinde, siyasi, ticari, enerji, askeri ve savunma boyutları başta olmak üzere her alanda karşılıklı yarar anlayışıyla güçlendirilmesine yönelik gündem maddelerini etraflıca ele alması bekleniyor.</p><p>Libya'daki siyasi süreç bağlamında yaşanan güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunması planlanan Fidan'ın, Libya'nın istikrarına atfedilen önemin altını çizerek ABD'nin girişimlerinin ve Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi Süreci'nin yakından takip edildiğini belirtmesi öngörülüyor.</p><p>Fidan'ın, Libya'da kalıcı barış sağlanması ve sükunetin korunması önceliği temelinde, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde atılacak adımlara Türkiye'nin sağlayabileceği katkılara dair istişarede bulunması bekleniyor.</p><p>Türkiye'nin 'Tek Libya' politikası çerçevesinde Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeyen yaklaşımının bir tezahürü olarak, Libyalı yetkililerle sürdürülen diyaloğun güçlendirilmesine yönelik iradeyi vurgulaması planlanan Fidan'ın, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki ortak hak ve çıkarlarının kazan-kazan anlayışı doğrultusunda korunmasının öneminin altını çizmesi öngörülüyor.</p><p>Fidan'ın, Türkiye'nin Libya ile enerji alanındaki mevcut işbirliğinin karşılıklı yarar temelinde daha da geliştirilmesinin ve yeni projelerin hayata geçirilmesinin arzu edildiğini belirtmesi bekleniyor.</p><p>Libya'da, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere kayda değer varlık gösteren Türk firmalarının faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir biçimde devamının, ekonomik ve ticari işbirliğinin daha ileri seviyeye taşınması ve derinleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etmesi öngörülen Fidan'ın Filistin meselesi ile Körfez ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum başta olmak üzere, bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili fikir alışverişinde bulunması planlanıyor.</p><p>Fidan'ın bölgesel meselelerin bölgesel sahiplenme ve ortak çabalar temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınmasının önemini vurgulayarak, bu kapsamda askeri ve savunma işbirliğinin stratejik rolüne işaret etmesi bekleniyor.</p><p>Bakan Fidan'ın Filistin'de sürdürülebilir barış için çabaların güçlendirilerek devam ettirilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda ilkeli, kararlı ve ortak bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.</p>Türkiye-Libya ilişkileri<p>Türkiye ile Libya arasında köklü tarihi, kültürel ve beşeri bağlar bulunuyor. İki ülke ilişkileri, Libya'da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin teminine katkı sağlanması hedefi doğrultusunda, karşılıklı yarar temelinde, mümkün olan tüm alanlarda geliştiriliyor.</p><p>Bu kapsamda, iki ülke arasında karşılıklı üst düzey ziyaretler ivme kazanarak devam ediyor.</p><p>Son olarak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe 18 Nisan 2026'da Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişti.</p><p>Türkiye, 'Tek Libya' politikası çerçevesinde Libya'nın birliği, bütünlüğü ve beraberliğinin korunmasına öncelik vererek, Libya'da kalıcı istikrarın tesisi ve sükunetin korunması için aktif çabalarını sürdürüyor. Bu yaklaşım temelinde Türkiye, Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeksizin, tüm taraflarla diyaloğu sürdürürken ilişkilerini her alanda daha ileri taşımak için Libyalılarla birlikte çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Libya'da muteber, adil ve şeffaf seçimlerin düzenlenmesi yönündeki BM çabalarına destek vererek tüm Libyalı paydaşlar ve uluslararası toplumla işbirliği sergileyen Türkiye, Libya halkının hak ettiği müreffeh ve birleşik bir Libya hedefi doğrultusundaki siyasi çabalar kapsamında atılacak adımların, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde yürütülmesinin önemini vurguluyor.</p><p>Türkiye ayrıca, 'Tek Libya' politikası çerçevesinde, askeri kurumların birleştirilmesi hedefine yönelik çabalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda, Libya'nın batısı ve doğusundan unsurların 11 Nisan-21 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen EFES 2026 tatbikatına aktif katılım sağlaması, 'bu yönde atılmış kayda değer bir adım' olarak değerlendiriliyor.</p>Ekonomik ilişkiler<p>İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025'te 3,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Libya, mevcut kırılgan koşullara rağmen Türk özel sektörü için önemli bir pazar olmayı sürdürüyor.</p><p>İkili ekonomik ilişkiler, başta müteahhitlik sektörü olmak üzere, çeşitli alanlarda da gelişmeye devam ediyor. Bu kapsamda, 24 Ocak 2026'da Libya'nın başkenti Trablus'ta 'Türkiye-Libya 22. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı' düzenlenmişti.</p><p>Türk müteahhitlik sektörü ilk yurt dışı projesini 1972'de Libya'da üstlenmişti. Türk şirketleri Libya'da bugüne kadar 31 milyar dolar değerinde 633 projeye imza attı.</p><p>Libya, Türkiye'nin bu bakımdan en çok proje üstlendiği dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türk şirketlerinin Libya'da devam eden proje sayısı 40'tan fazlayken, bunların toplam bedeli 2,3 milyar doları aşıyor.</p><p>Türkiye ile Libya arasında her geçen gün gelişen ilişkiler, enerji sektöründe de yeni fırsatlar yaratıyor. Nitekim, Şubat 2026'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya'da 17 yıl aradan sonra düzenlenen ilk ruhsatlandırma ihalesinde iki petrol sahasını ortak işletmeye hak kazanmıştı. Söz konusu sahalara dair anlaşma, 15 Haziran 2026'da Trablus'ta imzalanmıştı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Sercan İrkin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bakan-fidan-libyaya-resmi-ziyarette-bulunacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-fidan-libyaya-resmi-ziyarette-bulunacak.jpg" type="image/jpeg" length="97478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu tatile girdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM (AA) - TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu.</p><p>İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü.</p><p>AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda '12. Yargı Paketi' olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.</p><p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi.</p>Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleri<p>Genel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı.</p><p>Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi.</p><p>Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı.</p><p>Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı.</p><p>TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.</p><p><br> </p><p>Muhabir: İsa Toprak</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Tbmm</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi.jpg" type="image/jpeg" length="65799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'nın 5 büyük nehrinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri görüldü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/avrupanin-5-buyuk-nehrinde-son-34-yilin-en-dusuk-temmuz-debileri-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/avrupanin-5-buyuk-nehrinde-son-34-yilin-en-dusuk-temmuz-debileri-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle Ren, Thames, Tuna, Rhone ve Po nehirlerinin geniş kesimlerinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - Belga haber ajansının Avrupa Birliği'nin (AB) Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine dayandırdığı haberine göre, Avrupa'nın önde gelen nehirlerinde su akışları tarihi düşük seviyelere geriledi.</p><p>İngiltere'deki Thames Nehri'nin izlenen kesimlerinin yaklaşık yüzde 95'inde, Ren'in yüzde 85'inde ve Tuna'nın yüzde 65'inde 1992'den bu yana temmuz ayları için en düşük debiler belirlendi.</p><p>Fransa ve İsviçre'den geçen Rhone Nehri'nin yaklaşık yüzde 30'unda, İtalya'nın en büyük nehri Po'nun ise yaklaşık yüzde 40'ında aynı dönemin en düşük temmuz debileri ölçüldü.</p><p>Nehirlerdeki olağanüstü düşük debiler, Avrupa'nın geniş kesimlerini etkileyen uzun süreli kuraklık ve art arda sıcak hava dalgalarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.</p><p>Avrupa Kuraklık Gözlemevinin (EDO) yayımladığı hidrolojik kuraklık göstergeleri de Avrupa'daki nehirlerin düşük su ve akış koşullarını ortaya koydu.</p><p>Buna göre, Ren Nehri'nin İsviçre dağlarından Almanya'nın batısına kadar uzanan geniş bölümünde haziran başından bu yana hidrolojik kuraklık koşulları görüldü.</p><p>Tuna Nehri de özellikle Macaristan'dan geçen kesimlerinde uzun süre düşük akış koşullarından etkilendi.</p><p>Fransa'da Loire Nehri'nin Orleans'tan Atlas Okyanusu'na kadar uzanan bölümündeki debi, haziranın ikinci yarısından temmuz sonuna kadar 'aşırı düşük' seviyelerde seyretti.</p><p>Avrupa'nın büyük nehirleri, kıtanın su kaynaklarının yanı sıra tarım, enerji üretimi, sanayi ve yük taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.</p><p>Özellikle Ren ve Tuna, Avrupa'nın başlıca iç su yolu taşımacılığı güzergahları arasında bulunurken, nehirlerdeki düşük su seviyeleri gemilerin taşıyabileceği yük miktarının azalmasına ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Nehir debilerindeki düşüş, hidroelektrik üretimini, termik ve nükleer santrallerin soğutma suyu teminini de sıkıntıya sokabiliyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ata Ufuk Şeker</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/avrupanin-5-buyuk-nehrinde-son-34-yilin-en-dusuk-temmuz-debileri-goruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/08/avrupanin-5-buyuk-nehrinde-son-34-yilin-en-dusuk-temmuz-debileri-goruldu.jpg" type="image/jpeg" length="93791"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
