<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 15:39:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alanya'da yaz havası sahilleri doldurdu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/alanyada-yaz-havasi-sahilleri-doldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/alanyada-yaz-havasi-sahilleri-doldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaz havasının hakim olduğu Alanya ilçesinde güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler plajlara akın etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'da yaz havasının hakim olduğu Alanya ilçesinde güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler plajlara akın etti. </p><p>Bahar aylarının son günlerinde hava sıcaklığının 24 dereceye, deniz suyu sıcaklığının ise 22 dereceye ulaştığı ilçede, özellikle dünyaca ünlü Kleopatra Plajı yoğun ilgi gördü. Güneşli havanın tadını çıkaran turistler sahillerde vakit geçirirken, bazı tatilciler denize girerek serinledi, kimi de kumsalda güneşlenmeyi tercih etti. </p><p>Akdeniz'in berrak sularında tekne turuna çıkan turistler de keyifli anlar yaşadı. Kiralanan teknelerin güvertesinde güneşlenen tatilciler, denizin ve güneşin tadını çıkardı. Yazı aratmayan hava durumları ilçedeki turizm hareketliliğini artırdığı gözlenirken, sahillerde oluşan yoğunluk dikkat çekti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ankara'dan tatil için Alanya'ya gelen Behçet Çetin, 'Alanya'ya tatil için Ankara'dan geldim. Kleopatra plajı dünyaca ünlü. Şu an buralar sessiz sakin ve temiz. Doğası manzarası her şeyi çok güzel'' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/alanyada-yaz-havasi-sahilleri-doldurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:26:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/alanyada-yaz-havasi-sahilleri-doldurdu.jpg" type="image/jpeg" length="83362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası rezervleri 171,5 milyar dolar oldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 171 milyar 529 milyon dolar oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre, 8 Mayıs itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 3 milyar 964 milyon dolar artışla 60 milyar 564 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 1 Mayıs'ta 56 milyar 600 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Bu dönemde altın rezervleri de 2 milyar 82 milyon dolar artarak 108 milyar 883 milyon dolardan 110 milyar 965 milyon dolara yükseldi.</p><p>Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 165 milyar 483 milyon dolardan 171 milyar 529 milyon dolara çıktı.</p><p>TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Ali Canberk Özbuğutu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolar-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolar-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="28487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En İyi Türk Yemekleri Belli Oldu: İşte Listedeki Hatay Lezzeti!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/en-iyi-turk-yemekleri-belli-oldu-iste-listedeki-hatay-lezzeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/en-iyi-turk-yemekleri-belli-oldu-iste-listedeki-hatay-lezzeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en iyi yemekleri listesinde Antakya künefesi ilk üçe girdi. Hatay mutfağının simgesi olan künefe sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin en sevilen lezzetleriyle ilgili hazırlanan yeni listede birbirinden özel tatlar öne çıkarken, gastronomi dünyasının dikkatini en çok çeken detaylardan biri Antakya künefesinin ilk üçe girmesi oldu. Özellikle Hatay mutfağının simgesi haline gelen bu eşsiz tatlı, sosyal medyada ve gastronomi çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.</p>

<p>Listede ilk sırada kalamar tava yer alırken, ikinci sırayı Erzurum’un meşhur Oltu cağ kebabı aldı. Üçüncü sıraya yerleşen Antakya künefesi ise birçok kullanıcı tarafından “Türkiye’nin en özel tatlısı” yorumlarıyla gündeme taşındı.</p>

<h2><img alt="Künefe (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/05/kunefe-1.webp" width="1280" /></h2>

<h2>Hatay Mutfağının Gücü</h2>

<p>Deprem sonrası gastronomi kültürünün korunması adına yapılan çalışmalar sürerken, Antakya künefesinin yeniden ülke gündemine taşınması Hataylı işletmeciler tarafından da memnuniyetle karşılandı. Özellikle taş fırında pişirilen, tuzsuz peynir ve özel kadayıfla hazırlanan gerçek Antakya künefesi; kıvamı, şerbet dengesi ve çıtır dokusuyla dünya mutfaklarında da dikkat çekmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gastronomi uzmanları, künefenin yalnızca bir tatlı değil, aynı zamanda Hatay’ın kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.</p>

<blockquote>
<p>“Antakya künefesi sadece yenilen bir tatlı değil, Hatay’ın hafızasıdır.”</p>
</blockquote>

<h2>Sosyal Medyada Büyük İlgi</h2>

<p>Listenin paylaşılmasının ardından özellikle sosyal medya platformlarında binlerce kullanıcı Antakya künefesiyle ilgili yorum yaptı. Çok sayıda kullanıcı listenin zirvesinde yer alması gerektiğini savunurken, bazı gastronomi sayfaları ise künefeyi “Türkiye’nin en ikonik tatlısı” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Son yıllarda uluslararası yemek platformlarında da öne çıkan Antakya künefesi, yabancı turistlerin Türkiye’de en çok denemek istediği lezzetler arasında gösteriliyor.</p>

<h2><img alt="Künefe (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/05/kunefe-2.webp" width="1280" /></h2>

<h2>Listede Dikkat Çeken Lezzetler</h2>

<p>Hazırlanan listede Türkiye’nin farklı bölgelerinden birçok geleneksel lezzet yer aldı:</p>

<ul>
 <li>Kalamar tava</li>
 <li>Oltu cağ kebabı</li>
 <li>Antakya künefesi</li>
 <li>Beyran çorbası</li>
 <li>Afyon sucuğu</li>
 <li>Fıstıklı sarma</li>
 <li>Hünkarbeğendi</li>
 <li>Piliç Topkapı</li>
 <li>Mercimek çorbası</li>
 <li>Bal kaymak</li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre listenin en dikkat çeken yanı ise Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelen köklü mutfak kültürlerinin aynı sıralamada buluşması oldu.</p>

<h2>Gastronomi Turizmine Katkı Sağlıyor</h2>

<p>Hatay mutfağı son yıllarda UNESCO tescilli gastronomi şehirleri arasında anılırken, Antakya künefesinin yeniden gündem olması bölge turizmi açısından da önemli görülüyor. Kentte faaliyet gösteren işletmeler, künefenin dünya çapında daha güçlü tanıtılması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Özellikle yerli turistlerin gastronomi rotalarında Hatay’ın ilk sıralarda yer almaya başladığı belirtilirken, künefenin şehrin ekonomik ve kültürel tanıtımında büyük rol oynadığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY, Kültür &amp;amp; Sanat, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/en-iyi-turk-yemekleri-belli-oldu-iste-listedeki-hatay-lezzeti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/yemek-lezzet.webp" type="image/jpeg" length="32139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kumlucalı öğrenciler Sırbistan'daki gastronomi yarışmasından 8 ödülle döndü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kumlucali-ogrenciler-sirbistandaki-gastronomi-yarismasindan-8-odulle-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kumlucali-ogrenciler-sirbistandaki-gastronomi-yarismasindan-8-odulle-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Kumluca Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Sırbistan'da düzenlenen 'Gastro Fest 2026 Uluslararası Yemek' yarışmasında 8 ödül kazandı.</p><p>Sırbistan'ın Novi Pazar şehrinde 7-10 Mayıs'te gerçekleştirilen organizasyonda öğrenciler, farklı kategorilerde elde ettikleri derecelerle Türkiye'yi temsil etti. Yarışma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Novi Pazar Başkonsolosluğu'nda düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde hazırlanan 'Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı' kitabının tanıtımının yapıldığı etkinlikte Kumluca ekibi görev aldı.</p><p>Kumluca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan öğretmen ve öğrenciler, Türk mutfağından 40 çeşit yemeği davetlilere sundu. Yarışmada, öğrenciler 8 ödül kazandı.</p><p>Kumluca İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Tekdemir, Kumlucalı öğrencilerin elde ettikleri başarılardan dolayı gurur duyduklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mesleki eğitimin niteliğinin elde edilen başarılarla ortaya konulduğunu ifade eden Tekdemir, 'Öğrencilerimiz ilçemizi, Türk mutfağını uluslararası bir yarışmada en iyi şekilde temsil ederek, bizleri gururlandırmışlardır. Bu başarının altında ilçemizdeki eğitimin başarısı yatmaktadır. Bundan böyle daha fazla bir azimle çalışarak, başka başarılar elde etmek için mücadele edeceğiz.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kumlucali-ogrenciler-sirbistandaki-gastronomi-yarismasindan-8-odulle-dondu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/kumlucali-ogrenciler-sirbistandaki-gastronomi-yarismasindan-8-odulle-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="69405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan 3 yıllık enflasyon ara hedeflerini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-3-yillik-enflasyon-ara-hedeflerini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-3-yillik-enflasyon-ara-hedeflerini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan, 'Enflasyon ara hedefimizi, 2026 ve 2027 ve 2028 yılları için, sırasıyla yüzde 24, yüzde 15 ve yüzde 9 seviyesine yükselttik.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><p>Küresel büyüme görünümüne ilişkin beklentilerin jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıfladığını belirten Karahan, bu nedenle, 2026 yılı için dış talep varsayımlarını aşağı yönde güncellediklerini ifade etti.</p><p>İkinci güncellemelerinin petrol ve ithalat fiyatlarıyla ilgili olduğunu dile getiren Karahan, 'Jeopolitik gerilimin bir sonucu olarak petrol fiyatlarında kuvvetli artışlar gözlendi. Sürecin seyrine ilişkin belirsizlik devam etmekle birlikte petrol fiyatlarının yıl içinde kademeli olarak azalacağını varsaydık. ' diye konuştu.</p><p>Karahan, bu çerçevede, petrol fiyatlarıyla beraber ithalat fiyatlarına ilişkin varsayımlarını belirgin şekilde yukarı yönlü güncellediklerini söyledi.</p><p>Bunlara ek olarak, gıda fiyatları varsayımlarını gerçekleşme ve tarımsal emtia fiyatlarındaki görünüm kaynaklı olarak yükselttiklerini kaydeden Karahan, 'Tahminlerimizi oluştururken, para politikası duruşunun önceki rapor dönemine göre daha uzun süre daha sıkı kaldığı bir görünüm esas aldık. Ayrıca, ekonomi politikalarındaki eşgüdümün de devam edeceği varsayımını yansıttık. ' ifadelerini kullandı.</p><p>Geçen yılın üçüncü Enflasyon Raporu toplantısında, ara hedeflerin değiştirilmesinin ancak rapor dönemleri arasında olağanüstü güncellemeler olması halinde mümkün olacağının iletişimini yaptıklarını belirten Karahan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Mevcut rapor döneminde, yaşanan olağandışı jeopolitik gelişmelerin etkisiyle varsayım setimizde olağanüstü güncellemeler yapmış olduk. Dolayısıyla bu dönemde ara hedeflerimizde güncellemeye gitmek durumunda kaldık. Bu doğrultuda, 2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24'e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15'e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik.'</p><p>Karahan, savaş ve yüksek belirsizlik ortamının ara hedeflerdeki güncellemelerin yanı sıra 'tahmin belirsizliğinin iletişimine dair yeniden gözden geçirmeleri de beraberinde getirdiğini vurguladı.</p><p>Son yıllarda pandemiden savaşa kadar uzanan bir yelpazede yaşanan arz şoklarının sık ve derin nitelikleriyle yapısal kırılmalara ve artan belirsizliklere yol açtığını ifade eden Karahan, bunun ise tahmin aralıklarının mevcut ve gelecek belirsizlikleri ölçme yeterliliğine dair tartışmalara yol açtığını dile getirdi.</p><p>Karahan, içinden geçilen şokun savaş gibi uç bir olay olduğu da düşünüldüğünde, büyük ölçekli ve doğrusal olmayan etkilerin de resme girdiğini eklemek gerektiğini söyledi.</p><p>Geçen yıllara bakıldığında, böylesi karmaşık şok ortamlarında, birçok merkez bankasının iletişiminde tahmin aralığı yaklaşımına ara verdiğinin göze çarptığını belirten Karahan, şunları kaydetti:</p><p>'Pandemi sonrası dönemde 'betimsel risk anlatımı' ve 'senaryolara' yer veren merkez bankalarının sayısı artış göstermekte. Bu bağlamda biz de içinden geçtiğimiz yüksek belirsizlik ortamında 'tahmin aralığı iletişimine' ara vermenin yerinde bir yaklaşım olduğunu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu rapor döneminde bir iletişim revizyonu eşliğinde, baz senaryo altında nokta tahminlerimizi ve kurul tarafından öne çıktığı değerlendirilen risk unsurlarını paylaşıyoruz. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9'a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.'</p>'Petrol fiyatlarının yüksek kalması yukarı yönlü risklerin başında geliyor'<p>Karahan, savaşın gidişatına bağlı olarak petrol fiyatlarının temel varsayımlara göre daha uzun süre daha yüksek kalmasının yukarı yönlü risklerin başında geldiğini ifade etti.</p><p>Diğer taraftan, savaşın gidişatının daha ılımlı olması durumunda petrol fiyatlarının temel varsayımlardan düşük kalarak enflasyon üzerinde aşağı yönlü etki yapabileceğini ifade eden Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Doğal gazda enerji arz güvenliğine ve Avrupa LNG talebine ilişkin riskler fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Gıda fiyatları tarafında da uluslararası tarımsal emtia fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir. Diğer taraftan, arz yönlü şokların son dönemlerde daha sık ve art arda görülmesinin, fiyatlama davranışları ve enflasyon ataleti açısından riskler barındırdığını eklemek gerekir. Tedarik zincirlerinde olası aksaklıkların büyüyerek sürmesi durumunda maliyet baskılarının artabileceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, para politikası duruşumuzu oluştururken; risklerin yönünü ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeye devam edeceğiz.'</p><p>Karahan, son rapor döneminden bu yana yaşanan şok ve yarattığı sisin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de bu durumun fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılıklarını değiştirmeyeceğini vurguladı.</p><p>Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaların para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirten Karahan, 'Her vesileyle vurguladığım gibi; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul. Bu bağlamda, ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi yeniden belirtmek isterim.' ifadelerini kullandı.</p>'Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk'<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ABD/İsrail-İran Savaşı'yla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini belirterek, 'Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk.' dedi.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı'yla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini beklenmedik derecede ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini belirten Karahan, 'Merkez bankaları açısından zor bir döneme kapı araladı. Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk.' ifadesini kullandı.</p><p>Karahan, bölgedeki gerilimin ve enerji arzındaki baskıların ne kadar süreceğinin en temel soru olarak durduğunu, enflasyonist etkilerin de kısa vadede canlı kalacağını değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>Küresel beklentilerin, gerilimin ve sebep olduğu baskıların ağırlıklı olarak kısa vadeli olacağı senaryosu etrafında şekillense de bu sürecin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerinin izlenmesinin önem taşıyacağını dile getiren Karahan, 'Bu bağlamda dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü, yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Dolayısıyla savaşın bir belirsizlik bulutu eşliğinde dezenflasyon görünümünü etkilediği şu günlerde de kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum.' diye konuştu.</p><p>Karahan, yaşanan etkilerin orta vadede enflasyon görünümü üzerindeki yansımalarının para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirterek, fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçları kullanmaya devam edeceklerine vurgu yaptı.</p>'Hürmüz Boğazı'nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta'<p>Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmelerden kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini dile getiren Karahan, 'Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor.' açıklamasında bulundu.</p><p>Karahan, şubat ayı sonunda başlayan savaşla keskin bir şekilde artan enerji fiyatlarının yüksek düzeyini koruduğunu kaydetti.</p><p>Son dönemdeki azalışla birlikte petrol fiyatlarındaki oynaklığın tarihsel ortalamasının üzerinde olduğunu ifade eden Karahan, 'Enerji fiyatları kadar yüksek olmamakla birlikte endüstriyel metal ve tarımsal emtia kaynaklı olarak enerji dışı fiyatlar da artıyor.' dedi.</p>Büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz<p>Karahan, yüksek küresel belirsizliğin tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkilediğini söyleyerek, şunları kaydetti:</p><p>'Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. Bu yıl küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye'nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyon küresel ölçekte arttı. Bu artışın net enerji ithalatçısı ülkelerde daha belirgin olduğunu görüyoruz. Bu yıla ait enflasyon tahminleri de hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için yukarı yönlü güncellendi.</p><p>Çekirdek enflasyon oranları şimdilik daha ılımlı bir seyir izliyor. Bundan sonraki süreçte savaşın gelişimi, enerji nakliyatındaki aksamaların boyutu ve süresi belirleyici olacak. Savaşın başından bu yana küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisi sınırlı oldu. Buna karşın gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini ve bazılarında faiz artışı olasılıklarının da piyasa fiyatlamalarına yansıdığını görüyoruz. ABD Merkez Bankasının yüksek olasılıkla yıl boyunca politika faizini değiştirmeyeceği fiyatlanırken, Avrupa Merkez Bankasının ise yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor.'</p>'Gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası küresel risk iştahı üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor'<p>Karahan, enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebileceğini kaydetti.</p><p>Artan jeopolitik belirsizliğe bağlı olarak mart ayında gelişmekte olan ülke piyasalarından portföy çıkışlarının gözlendiğini ifade eden Karahan, 'Nisan ayında söz konusu piyasalara bir miktar portföy girişi gerçekleşti. Savaşın seyrinin yanı sıra bu yıl boyunca gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası da küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu kapsamda yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Karahan, 'Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte. Nitekim 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini görüyoruz. Küresel ticareti sınırlayıcı tarife ve korumacı önlemlerin etkisiyle 2025 yılında net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut.' diye konuştu.</p><p>Karahan, yılın ilk çeyreğine ilişkin göstergelere değinerek, 2025'in üçüncü çeyreğinde gerileyen sanayi üretiminin takip eden iki çeyrekte görece yatay bir seyir izlediğini, oynaklığı yüksek sektörler dışlandığında ise ilk çeyrekte sınırlı olarak gerilediğini söyledi.</p><p>Hizmet üretiminin şubat itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiğini izlediklerini belirten Karahan, bu dönemde ulaştırma ve konaklama gibi hane halkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığını kaydetti.</p><p> </p><p>Karahan, kapasite kullanım oranının yılın ilk çeyreğinde sınırlı olarak arttığını, nisanda ise yatay seyir izlediğini aktararak, bununla birlikte kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamasının altındaki seyrini sürdürdüğünü ifade etti.</p><p>İş gücü piyasasında ise ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini belirten Karahan, 'Buna göre, işsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir iş gücü piyasasına işaret ediyor. Örneğin, atıl iş gücü oranı ve ilan başına başvuru sayıları yüksek seyrediyor.' şeklinde konuştu.</p><p>Karahan, talep koşullarından da bahsederek, altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesinin bir önceki çeyreğin üzerinde gerçekleştiğini dile getirerek, trendinden arındırıp bakıldığında ise perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü söyledi.</p><p>Çeyreklik olarak yatay seyreden kart harcamalarının da talepteki yavaşlamayı teyit ettiğini anlatan Karahan, nisan ayına ilişkin verilerin kart harcamalarındaki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiğini söyledi.</p><p>Karahan, 'Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösteriyor.' dedi.</p><p>Farklı yöntemlerle hesapladıkları çıktı açığı göstergelerinin büyük çoğunluğunun ve ortalamasının ilk çeyrekte negatif düzeye işaret ettiğini belirten Karahan, 'Yılın geri kalanında dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz.' ifadesini kullandı.</p>'Nisanda ihracatta artış, ithalatta azalış gerçekleşti'<p>Fatih Karahan, iktisadi faaliyete ilişkin olarak dış ticaret gelişmelerinden de bahsederek, 'Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti. Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracat kısmen toparlanırken, Afrika, Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika ülkelerine ihracat arttı.' diye konuştu.</p><p>Yüksek fiyatlar nedeniyle enerji ithalatının artmasına karşın altın ve enerji hariç ithalatta düşüş gözlendiğini bildiren Karahan, 'Böylelikle dış ticaret açığı nisan ayında ilk çeyreğe kıyasla geriledi. Tüketim malı ithalatının da yıl başından bu yana gerilemekte olduğunu izliyoruz. Bu gerilemede büyük oranda binek otomobil ithalatındaki yavaşlama rol oynuyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Cari işlemler dengesi gelişmelerine de değinen Karahan, 'Cari açık yılın ilk çeyreğinde dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak artmakla birlikte, milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdü.' dedi.</p><p>Karahan, 'Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı ise cari açıktaki artışı sınırladı.' şeklinde konuştu.</p><p>Bununla birlikte korumacı önlemlerin küresel talep üzerinde oluşturduğu mevcut risklere, jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış kaynaklı risklerin de eklendiğini anlatan Karahan, 'Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Bütün bu gelişmelere rağmen 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor.' açıklamasında bulundu.</p>'Eşel mobil, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı'<p>TCMB Başkanı Karahan, enflasyon görünümüne ilişkin güncel değerlendirmelerini paylaşarak, nisan itibarıyla yıllık tüketici enflasyonun yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleştiğini, Mayıs 2024'te ulaşılan zirveyle kıyaslandığında enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmakla birlikte enflasyonun yüksek seyrini koruduğunu söyledi.</p><p>Karahan, Orta Doğu'daki gerilimin negatif arz şoklarına yol açarak yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur olduğunu vurgulayarak, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonunun son 2 ayda petrol ve doğal gaz fiyatları öncülüğünde 19 puan artarak yüzde 47'ye yükseldiğini dile getirdi.</p><p>Bu maliyet artışları sonucunda elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildiğini kaydeden Karahan, özellikle doğal gazda meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışının belirgin olduğunu aktardı.</p><p>Karahan, ham petrol fiyatlarındaki artışların hemen ardından akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sisteminin devreye alındığını anımsatarak, 'Bu sistem, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bununla birlikte eşel mobilin etkisinin petrol fiyatlarının seviyesine bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğini not etmek gerekir. Özellikle içinde bulunduğumuz dönem gibi şokların büyük olduğu dönemlerde, motorindeki fiyat artışları, küresel rafineri marjlarının seyriyle ham petrol fiyatlarının ima ettiği rakamlardan olumsuz yönde ayrışabiliyor.' değerlendirmesini yaptı.</p>'Göstergelerin son 3 aylık ortalamaları, enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor'<p>Fatih Karahan, son dönem enflasyon gelişmelerinde etkili olan bir diğer unsurun gıda fiyatları olduğunu belirterek, yılın ilk aylarında gıda grubunun enflasyona artırıcı yönde katkıda bulunduğunu, kasımda sert düşüş gösteren sebze fiyatlarının olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldiğini söyledi.</p><p>Gıda enflasyonunda son aylarda kaydedilen oynak seyirde sebze kaleminin rolünün oldukça belirgin olduğunun altını çizen Karahan, 'İlk 4 ayda taze meyve ve sebze fiyatları belirgin bir artış gösterdi. Öncü veriler, arz koşullarındaki normalleşmeyle birlikte mayıs ayında sebze grubunda fiyat düşüşlerinin başladığını gösteriyor. Bu görünümün önümüzdeki aylarda da devam ederek gıda enflasyonunu olumlu yönde etkilemesini bekliyoruz.' dedi.</p><p>'Şubat-mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti.' diyen Karahan, 'Söz konusu gelişmelerin yansımaları daha sınırlı olmakla birlikte ana eğilim göstergeleri üzerinde de hissediliyor. Nitekim göstergelerin son 3 aylık ortalamaları, enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Yılın ilk 4 ayındaki fiyat artışlarına bakıldığında, geçen yıla kıyasla gıda ve enerjide yükseliş gördüklerini aktaran Karahan, 'Buna karşın para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda enflasyon gerilemeye devam ediyor.' bilgisini paylaştı.</p><p>Karahan, 2025'te hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim hizmetlerinin önemli olduğunu, bu iki kalemde de geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin rolünün yüksek olduğunu belirtti.</p><p>Yılın ilk 4 ayında her iki kalemde de enflasyonda önemli düşüşler yaşandığının altını çizen Karahan, bu durumun hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber verdiğini kaydederek, şunları söyledi:</p><p>'Kira tarafında, gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor. Eğitim tarafında ise fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli buluyoruz. Bu değişikliklerin, geçmiş enflasyona endeksleme mekanizmasını görece zayıflatarak dezenflasyon sürecini desteklemesini bekliyoruz. Bu düzenleme değişikliğinin 2026 yılı için ima ettiği rakamlar, eğitim tarafında dezenflasyonda belirli bir alan olduğunu gösteriyor.'</p><p>Öte yandan Karahan, jeopolitik gelişmeler neticesinde akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışlarının güçlü seyretmeye devam ettiğini aktararak, öncü verilerin bu görünümün mayıs ayında da sürdüğüne işaret ettiğini dile getirdi.</p><p>Karahan, enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere de değinerek, 'Bir önceki rapor dönemiyle kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti. Sonraki dönemde ise Orta Doğu'daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu yıl ocak ayında para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ifade eden Karahan, politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine çektiklerini anımsattı.</p><p>Karahan, Orta Doğu'da başlayan gerilimlerden kaynaklanan belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkılaştırıcı bazı tedbirler aldıklarını bildirdi.</p><p>Bu süreçte sıkı politika duruşunu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuklarını anımsatan Karahan, '1 Mart'tan itibaren, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri dikkate alarak parasal duruşumuzu güçlendirmek amacıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdik. Bu dönemde, piyasanın likidite ihtiyacını üst banttan yapılan fonlama ile karşılayarak para piyasalarında gerçekleşen referans faiz oranının yüzde 40 seviyesine yükselmesini sağladık. Ayrıca, döviz karşılığı TL swap ihaleleriyle piyasaya fonlama sağlamaya başladık.' ifadelerini kullandı.</p><p>Karahan, Türk lirası mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini kaydetti.</p><p>Türk lirası mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguladıklarını ifade eden Karahan, kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullandıklarını bildirdi.</p><p>Karahan, son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikasıyla parasal aktarım mekanizmasını güçlendirdiklerini belirterek, '2025'in ikinci yarısından itibaren politika faizinde yapılan indirimler, şubat ayı sonundaki jeopolitik gelişmelere kadar olan dönemde mevduat ve kredi fiyatlamalarına beklentilerimiz ölçüsünde yansıdı. Bu dönemde politika faizinde 9 puan indirim yapılırken, kredi ve mevduat faizlerindeki düşüş 9-10 puan arasında gerçekleşti.' açıklamasında bulundu.</p>Kredi büyümesi bir miktar geriledi<p>Yaşanan jeopolitik gelişmeleri dikkate aldıklarını ve alınan politika kararları sonucunda ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin 3 puan arttığını bildiren Karahan, bu dönemde Türk lirası ticari kredi ve mevduat faizlerinin 3 puan, tüketici kredisi faizleri ise yaklaşık 4 puan yükseldiğini ifade etti.</p><p>Geçen yıldan itibaren kıymetli maden fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve artan jeopolitik riskler sonucunda Türk lirası payının zaman zaman dalgalandığını belirten Karahan, 'Sıkı para politikası duruşumuz yanında destekleyici makro ihtiyati araç setimiz, yurt içi yerleşiklerin Türk lirası mevduatı tercihinin korunmasında rol oynadı.' ifadelerini kullandı.</p><p>Karahan, Türk lirası mevduatın payının yüzde 59,7 ile güçlü seyrini koruduğunu, yatırım fonlarını da dahil ettiklerinde bu görünümün değişmediğini, kredi büyümesinde 2025'in kasım ayından itibaren artış görüldüğünü söyledi.</p><p>Mevsimsel etkilerin ortadan kalkması ve makroihtiyati tedbirlerle nisan ayından itibaren kredi büyümesinin bir miktar gerilediğini anlatan Karahan, şunları kaydetti:</p><p>'Ayrıca, kredi kompozisyonunda Türk lirası lehine gelişim korunuyor, ticari kredi büyümesi 2025 yılı son çeyreğinde hızlanmıştı. Ticari kredi büyümesinin dezenflasyon patikası ile uyumlu seyrini sağlamak amacıyla ocak ayında yabancı para kredi büyüme sınırını düşürdük, ayrıca mart ayında Türk lirası ticari kredilerde istisnaların kapsamını daralttık. Alınan bu önlemlerin etkisiyle ticari kredilerde büyümenin bir miktar hız kestiğini görüyoruz. 2025'te güçlü seyreden bireysel kredi büyümesi bu yıl atılan adımların etkisiyle bir miktar geriledi. Bireysel kredilerde kompozisyon da değişiyor. İhtiyaç ve kredi kartı büyümeleri gerilerken konut kredisi büyümesi hızlanıyor. Bu gelişme iç talepteki dengelenmeye ve finansal sistemde aktif kalitesi risklerinin yönetilmesine katkı verecektir. Yaşanan gelişmelerin etkisiyle tahvil faizlerinde tüm vadelerde yükseliş görüldü.'</p><p>Karahan, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler sırasında, döviz talebinin büyük ölçüde yurt dışı yerleşikler kaynaklı gerçekleştiğini ifade ederek, mart ayı sonunda altın fiyatlarındaki hızlı gerilemenin ise hanehalkı altın talebinde bir yükselişe sebep olduğunu kaydetti.</p><p>Söz konusu talebin ilerleyen haftalarda durduğunu, sonrasında başlayan hanehalkının altın ve döviz satışlarının devam ettiğini söyleyen Karahan, 'Bu dönemde, döviz piyasasının sağlıklı işleyişine ve şirketlerin döviz riski yönetimlerine katkı sağlamak amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. 13 Mayıs itibarıyla vadesi gelmemiş işlem tutarı 8,1 milyar dolardır.' diye konuştu.</p><p>Karahan, ülke kredi risk primi ve döviz kuru oynaklığında ateşkes görüşmeleri sonrasında gerileme yaşandığını belirterek, 'Jeopolitik gelişmeler sonucu 27 Mart'ta 155 milyar dolara gerileyen brüt rezervler, takip eden dönemde 17 milyar dolar artış göstererek 8 Mayıs'ta 172 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervler ise 20 milyar dolar artışla 39 milyar dolara yükseldi.' dedi.</p>'Enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız'<p>Fatih Karahan, bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları da yanıtladı.</p><p>Karahan, enflasyon raporuna ilişkin sunumda piyasa, hane halkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerine ilişkin detaylara ve enflasyon beklentilerindeki bozulmaya yeterince yer verilmediğine ilişkin bir yorum üzerine, sunumda hem piyasa katılımcılarının hem hane halkının hem de reel sektörün beklentilerine yer verdiklerini söyledi.</p><p>Beklentilerde en çok artışın da hane halkında yaşandığını dile getiren Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Burada 2,8 puanlık bir bozulma söz konusu. Reel sektörde daha sınırlı, 1 puanın altında, 0,8 puanlık bir artış enflasyon beklentilerinde. 12 aylık beklentilerden bahsediyorum. Piyasa katılımcılarında da 1,2 puanlık bozulma oldu. Bu gerçekleşmeler geçmiş deneyimlerle uyumlu. Özellikle hane halkı tarafında daha önce birçok kez de vurguladığımız gibi bu beklentiler daha çok gıda ve kira gibi çok hissedilen kalemlerdeki enflasyon üzerinden şekilleniyor. Son dönemde özellikle gıda fiyatlarında çok yüksek artışlar gördük. Sunumumda da gösterdiğim gibi sebze fiyatlarında son dönemde birçok ayda çift haneli aylık enflasyon gördük. İlk 4 ayda taze meyve sebze fiyatları yüzde 57'lik artış gösterdi.'</p><p>Karahan, bu artışın hissedilen enflasyona ve hane halkının beklentilerine yansıdığını kaydederek, bu doğrultuda beklentileri en çok bozulan kesimin hane halkı olmasının makul olduğunu bildirdi.</p><p>TCMB Başkanı Karahan, enflasyonist baskıların bir süre daha enerji fiyatları ve bir miktar da gıda kaynaklı devam edeceğini belirterek, beklentilerin bunu yansıttığını söyledi.</p><p>Kendileri için orta vadeli enflasyon görünümünün çok önemli olduğunu vurgulayan Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Burada da her zaman iki faktörün öne çıktığını vurguluyoruz. Bunlardan bir tanesi ve tüm iletişimlerimizde vurguladığımız enflasyon beklentileri. Enflasyon gerçekleşmeleri beklentilerin üzerinde olduğunda enflasyon beklentileri bozuluyor ve bu orta vadeli görünümü bozma potansiyeli taşıyan bir risk unsuru. Bu birinci etki orta vadeli görünüm üzerine. Diğeri ise son dönemde yaşanan gelişmelerin ekonomik aktivite üzerinden orta vadeli enflasyon görünümüne etkisi. Burada küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler var. Zaten büyüme tahminleri revize edilmiş durumda ama savaşın daha uzun sürmesi durumunda daha büyük revizyonların da olası olduğunu değerlendiriyoruz.'</p><p>Karahan, iç talepte sıkılaşan finansal koşullara binaen gevşemenin devam edeceğini değerlendirdiklerinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Bu görünüm doğrultusunda orta vadedeki enflasyon görünümünün ne yönde şekilleneceği henüz çok net değil. Bir taraftan beklentiler bozulurken bu yukarı yönlü etki yapacakken, aktivitede iç ve dış taraftaki olası zayıflama aşağı yönlü çekebilir. Burada politika kararlarımızı alırken bu dengeyi de gözeteceğiz ve enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız. Bu şekilde de dezenflasyonu tesis edeceğiz.'</p>'Enflasyonun tekrar düşüşe geçmesiyle beklentiler toparlanmaya başlayacak'<p>TCMB Başkanı Karahan, enflasyon beklentilerine ilişkin soru üzerine, beklenti vurgusunun Para Politikası Kurulu (PPK) metninde görülebileceğini belirterek, orada ikincil etkilerden bahsettiklerini, metinlerinde her zaman bunu vurguladıklarını bildirdi.</p><p>Enflasyonda üç kesimin beklentilerini takip ettiklerini dile getiren Karahan, piyasa beklentilerinin daha çok yakın dönem gerçekleşmeler, talep görünümü, para politikası iletişimi ve maliye politikası gibi birçok makro faktöre bakılarak oluşturulduğunu anlattı.</p><p>Karahan, burada enflasyon beklenenden yüksek geldiğinde beklentilerin yukarı yönlü revize edildiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:</p><p>'Son dönemde de bu doğrultuda bir miktar bozulma olması normal. Bunun uzun vadelere yayılmaması önemli. Biz de politika iletişimimizde sıkı duruş mesajımızı, dezenflasyon sürecine olan kararlılığımızı her fırsatta vurguluyoruz. Bunu da aksiyonlarımızla gösteriyoruz. Enflasyonun tekrar düşüşe geçmesiyle burada beklentilerin toparlanmaya başlayacağını değerlendiriyoruz. Önemli olan orta vadedeki beklentilerin bozulmaması.'</p><p>Karahan, hane halkı beklentilerinin biraz daha geçmiş enflasyon ile gıda ve kiraya göre şekillendiğini kaydederek, kira enflasyonunun en hızlı düşen kalemlerden biri olduğunu, ataletin net şekilde kırılmaya başladığını ancak gıda fiyatlarında yüksek oynaklıklar gördüklerini söyledi.</p><p>Fatih Karahan, '(Gıda fiyatları) Genelde seviye olarak manşet enflasyonunun her zaman çok üstünde seyretmese de dönem dönem çok hızlı hareket edebildiği için algıyı ve dolayısıyla beklentileri bozuyor. Reel sektör beklentileri de aslında biraz geçmiş enflasyona endeksleme davranışı sergiliyor. Dolayısıyla o da enflasyon gerçekleşmelerinden etkileniyor.' dedi.</p>'Para politikası tarafında ihtiyatlı duruşumuzu sürdürüyoruz'<p>Merkez Bankası Başkanı Karahan, petrol fiyatlarının barış sağlansa bile bir süre daha yüksek kalacak olmasının ikincil etkiler açısından hangi anlama geldiğine ilişkin soru üzerine, burada şokun büyüklüğünün ve süresinin henüz belirsizliğini koruduğunu, petrol fiyatlarının seyrine göre oldukça farklı etkiler görebileceklerini vurguladı.</p><p>Yüksek petrol fiyatlarının enerji ve ham madde ithalatı üzerinden yol açtığı olumsuz yansımalara işaret eden Karahan, şöyle devam etti:</p><p>'Burada devreye alınan eşel mobil sistemi, akaryakıt fiyatları üzerinden gelen etkiyi önemli ölçüde sınırlıyor. Örneğin petrol fiyatının 85 dolar olduğu bir senaryoda bir önceki varsayımlarımıza göre yaşanan şok 12 ayda enflasyonu 4,4 puan yükseltecekken eşel mobil sistemi sayesinde bu etki 1,3 puana kadar sınırlanabiliyor. Ama etki burada sadece petrol fiyatları üzerinden gerçekleşmiyor. Son dönemde küresel ölçekte doğal gaz fiyatları da arttı. Bu kanaldan da yukarı yönlü etki geliyor. Onun dışında alüminyum ve gübre gibi üretimi etkilenen birçok ürün söz konusu. Helyum arzında bir azalma var. Bu durum ileride çip konusunda arz yönlü sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla birçok yönlü riskin olduğu ve savaşın süresi uzadıkça ve petrol arzı etkilendikçe bu etkilerin gittikçe belirginleşeceği bir durum söz konusu.'</p>'Para politikası kararlarını tek bir değişkene bakarak almıyoruz'<p>Fatih Karahan, para politikası tarafında ihtiyatlı duruşu sürdürdüklerinin altını çizerek, 'Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı durmamız, ihtiyatımızı korumamız gerekiyor. Bu doğrultuda da aslında geçmişte biraz daha iç ekonomimizin dinamiklerine yönelik risklerle ilgilenirken son dönemde diğer merkez bankaları gibi yurt dışı gelişmeleri, jeopolitik riskleri ve bunların makroekonomik etkilerini yakından takip ediyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>Para politikası kararlarını tek bir değişkene bakarak almadıklarını ancak mevcut dönemde kısa vadede enflasyon üzerinde yukarı yönlü etkiler bulunduğu için buna daha fazla odaklanmaları gerektiğini vurgulayan Karahan, 'Enflasyon beklentilerinin yaratacağı orta vadeli görünümde bozulmaya engel olmamız gerekiyor. Bu oldukça önemli. Bu da nasıl olabilir? Ekonomik aktivitede orta vadede göreceğimiz iç ve dış talepte yavaşlama burada enflasyon görünümü üzerindeki riskleri dengeleyebilir.' ifadelerini kullandı.</p>'Cari açığın 2026 sonunda da tarihsel ortalamalarının altında kalacağını öngörüyoruz'<p>TCMB Başkanı Karahan, savaşın cari açığa etkisine ilişkin soru üzerine, 2025 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini belirterek, yılın ilk iki ayında özellikle dış ticaret dengesinden kaynaklanan bir bozulma gördüklerini, savaş öncesi dönemde de cari dengede bir miktar bozulma yaşandığını anlattı.</p><p>Burada enerji fiyatlarından kaynaklanan bir yükün daha geleceğini dile getiren Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Petrol fiyatlarında 10 dolarlık bir artışın cari denge üzerinde 3 ila 4 milyar dolar arasında bir etkide bulunacağını değerlendiriyoruz. Burada bir miktar enerji dengesi bozulurken diğer taraftan dış ticaret dengesi ekonomik aktiviteye bağlı olarak düzelebilir. Bu ikisinin dengesinde her 10 dolarlık petrol fiyatı artışı için 3-4 milyar dolar arasında bozulma öngörüyoruz. Buna rağmen iyi bir noktadan, yüzde 1,9'luk orandan başladığımız için cari açığın 2026 sonunda da tarihsel ortalamalarının altında kalacağını öngörüyoruz.'</p>'Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada'<p>Fatih Karahan, parasal duruşun daha uzun ve sıkı tutulduğu bir çerçeveden bahsettiğine ilişkin yorum ve bunun detaylarına ilişkin soru üzerine, borç verme ve politika faizi arasında 300 baz puanlık, borç alma faizi arasında da 150 baz puanlık bir makas bulunduğunu, asimetrik koridor uygulamasını bir süredir devam ettirdiklerini anlattı.</p><p>Hızla değişebilen bir ortamda bu tarz kullanımın doğru ve isabetli olduğunu dile getiren Karahan, 'Üst bandın geniş olması bize esneklik sağlıyor.' diye konuştu.</p><p>Karahan, repo ihalelerine 1 Mart'ta ara verdiklerini ve bu süreçte fonlama faizini 300 baz puan yükselterek yüzde 40'a çektiklerini anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu:</p><p>'Önümüzdeki döneme baktığımızda iki temel belirsizlik bulunuyor. Bunlardan bir tanesi savaşın gidişatına ve şiddetine yönelik belirsizlikler. İkincisi de beklentilerin bir taraftan enflasyon görünümünü yukarı çekme potansiyeli var. Diğeri de ekonomideki soğumanın enflasyon görünümüne yönelik etkileri. Burada net etkinin hangi yöne evirileceği oldukça önemli. Bu belirsizlik biraz daha azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada. O dönemki enflasyon görünümüne, veri ve haber akışına göre karar vereceğiz.'</p><p>Bir katılımcının, uzun dönemde kur dengesiyle alakalı öngörü sorusuna ilişkin Karahan, kur politikasında bir değişiklik öngörmediklerini söyledi.</p><p>Karahan, bir önceki katılımcının cari açık sorusuna verdiği cevaba ekleme yaparak, şöyle konuştu:</p><p>'Burada genelde reel değerlenme konuşulduğunda cari açığın seviyesi ve bunun sürdürülebilirliği üzerinden genelde değerlendiriliyor. Burada baktığımızda bizim çalışmalarımız, uluslararası çalışmalar, farklı merkez bankalarının çalışmaları ihracatta temel belirleyicinin reel kur değil, talep olduğunu gösteriyor. Reel kurun da tabii ki ihracat üzerinde etkisi var ama göreli olarak oldukça sınırlı. Geçen sene bundan örnek verebiliriz, reel kurun bir miktar değerlendiği bir dönem yaşadık, yüzde 7,5 oranında reel kur değerlendi geçen sene ama ihracatımız da aynı zamanda arttı, yüzde 4'ten fazla arttı ve 273 milyar dolar seviyesinde kapattık geçen seneyi. Bu sene için baktığımızda tabii geçen seneden gelen korumacı eğilimler var, bunlar ihracat üzerinde aşağı yönlü etkilerde bulunuyor. İkincisi de yurt dışı talebin bu sene biraz toparlamasını bekliyorduk, özellikle Avrupa'da büyümenin toparlamasını bekliyorduk. Bütün dünya savaşlardan etkilendiği için şu anda büyüme konusundaki, küresel büyüme konusundaki riskler bir miktar artmış durumda. Aşağı yönlü revizyonlar yapılmış durumda ve uzayacak olursa da daha fazla aşağı yönlü revizyon yapılabilir. Bu da dış ticaret kanalı üzerinden cari denge üzerinde bir risk oluşturuyor ama şu anki görünümde, ortadaki verilere ve enerji fiyatları üzerindeki belli varsayımlar üzerinden baktığımızda, yıl sonunda, daha önce de söylediğim gibi, cari dengenin tarihsel ortalamaların altında kalacağını, dolayısıyla sürdürülebilir olduğunu değerlendiriyoruz.'</p>'Önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk'<p>TCMB Başkanı Karahan, bir katılımcının, iç tarafta TL'nin cazibesinin devamı için faiz artırımı ya da mali taraftan bir stopaj indirimi talebinde bulunmayı düşünüp düşünmedikleri sorusuna yönelik kur politikası konusunda değişen bir yaklaşımlarının olmadığını vurgulayarak, son dönemde enerji fiyatları kaynaklı cari dengede bir miktar artış gördüklerini ve yıl sonuna kadar da enerji fiyatlarının seyrine göre biraz daha yüksek seviyeler göreceklerini öngördüklerini bildirdi.</p><p>Karahan, 'Buradan gelen bir miktar döviz talebi var ve olacak. Bunun dışında küresel risk iştahına dayalı sermaye girişleri ve çıkışları olabiliyor. Son dönemde biraz daha çıkışların daha fazla olduğu bir dönem yaşadık ama oynaklıklar da yüksek. Dolayısıyla döviz talebinin bir miktar arttığı durumda da kurdaki hızlanmanın artması oldukça normal.' diye konuştu.</p><p>Bir gazetecinin 'Burada bu büyük revizyonun yapılması sizin piyasalar tarafından daha güvercin algılanmanıza yol açabilir mi? Böyle bir endişe duyuyor musunuz ve ilerleyen dönemde bu revizyonu para politikası görünümü açısından nasıl görmeliyiz? Örneğin faiz artışları masada mı yoksa makro ihtiyati tedbirleri mi tercih edersiniz bu aşamada?' sorusuna yönelik Karahan, 2025 Ağustos'ta yayımladıkları çerçeve dokümanda, varsayım setinde olağanüstü güncellemeler olmadığı sürece hedeflerini revize etmeyeceklerini ve para politikası araçlarını en etkili şekilde kullanarak enflasyonu hedeflere ulaşacak şekilde para politikasını oluşturmaya çalışacaklarını söylediklerini anımsattı.</p><p>Karahan, son döneme bakıldığında olağanüstü şartların gerçekleştiğine işaret ederek, savaşı sadece birkaç aylık gelişme olarak değerlendirmenin doğru olmadığını, orta vadeli etkilerinin de olacağını ve bunu da dikkate alarak güncellemede bulunduklarını belirtti.</p><p>Yakın döneme bakıldığında enerji fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskıların öne çıktığını anlatan Karahan, şöyle devam etti:</p><p>'Küresel görünümde arz yönlü şokların çok daha sık, belirgin, yüksek olduğu bir döneme girdik. Bunu belki salgından bu yana bakarak söylemek lazım ama son bir yılda bu frekans oldukça artmış durumda. Bu durum enflasyonun ataletini artırma, enflasyon dinamiklerini değiştirme potansiyeline sahip. Optimal para politikası aslında arz yönlü şokları talep yönlü şoklar olduğu kadar sönümlemeye çalışmıyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak, bir de ülkemizin belli şartları, gıda enflasyonunu kastediyorum, onun da kendi içinde ciddi oynaklık arz edebildiğini göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk. Para politikası iletişimi açısından bir değişiklik içermiyor. Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi. İletişim olarak bakacak olursak hedefleri 24'e çekmiş olduk ama tahminimizi 26'da tutuyoruz ve iletişimimize bakacak olursanız yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin, sayıca daha fazla olduğunu ve etki ihtimali açısından da oldukça daha güçlü olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak.'</p>'Temel önceliğimiz en önemli, en etkili şekilde enflasyonu orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5'e düşürmek'<p>Karahan, ticari kredilerde, selektif kredilerde ve makro ihtiyati tedbirlerde ufak ayarlamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna ilişkin bu soruyu yüksek enflasyonun maliyeti çerçevesinde anlatmak istediğini ifade etti.</p><p>Dezenflasyonun maliyetinin dönem dönem konuşulduğunu ama enflasyonun kendisinin de çok yüksek bir maliyeti olduğunu kaydeden Karahan, bunun Türkiye açısından en temel ve en öncelikli konulardan biri olduğunu bildirdi.</p><p>Karahan, yüksek enflasyonun gelir dağılımında bozulmaya sebep olduğunu, ekonomideki kaynakların verimli şekilde dağılmasına engel olduğunu ve bu vesileyle ekonominin potansiyel büyümesini aşağı yönde etkilediğini belirtti.</p><p>Yüksek enflasyon ortamında birikimlerin yastık altında kaldığını ve yüksek dolarizasyon gördüklerini anlatan Karahan, şunları kaydetti:</p><p>'Bu da finansal sistemin gücünü, Merkez Bankası'nın rezervlerini zayıflatan ülkemizi dış şoklara karşı daha kırılgan yapan bir görünüme sokuyor. Yine yüksek enflasyon ortamında tasarrufların düştüğünü görüyoruz çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Düşen tasarruflar yüksek ve kronik cari açığa sebep oluyor. Cari açık risk primi kanalından yurt dışı borçlanma maliyetlerimizi artırıyor. Yurt dışı borçlanma maliyeti bankacılık sektörünü, en önemlisi bunun üzerinden reel sektörü ciddi anlamda etkiliyor. Dolayısıyla burada temel önceliğimiz her zaman en önemli, en etkili şekilde enflasyonu düşük seviyelere, önce tek hane daha orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5'e düşürmek. Bu süreçte eleştirilerin gelmesini anlıyorum çünkü uzun süren bir süreç ama enflasyonda katılığın yüksek olduğu bir dönemden geliyoruz. Yüzde 75'te sınırladık ve o günden bugüne de ciddi bir mesafe kat ettik. Tabii bu sürede ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde istediğimiz mesafeyi tam olarak alamadık ama burada yapmamız gereken enflasyonla mücadelede kararlılığımızı artırarak devam etmek ve en etkili şekilde enflasyonu tek haneli sayılara indirmeye gayret etmek.'</p>TCMB Başkan Yardımcıları Karahan, Kara ve Özkul soruları yanıtladı<p>TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısına, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile katıldı.</p><p>Soruları yanıtlayan Hatice Karahan, jeopolitik belirsizliklerin ve risklerin arttığı son dönemde yabancı para mevduat tercihinin sınırlı kaldığını gördüklerini belirterek, 'Bu aslında bizim için TL'ye olan güvenin devam ettiğini gösterdi.' diye konuştu.</p><p>Birkaç tarih ve veri açısından TL payına bakıldığında, şubat sonunda yüzde 58,4 civarında bir TL payı olduğunu kaydeden Karahan, bunun da mayıs ayı başı itibarıyla 1 puan artarak yüzde 59,5 seviyesine yükseldiğini dile getirdi.</p><p>Karahan, son dönemde piyasada yaşanan döviz talebinin bireysel tarafta çok az bir kısmının gerçekleştiğini gördüklerini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'O satışın da aslında altın fiyatlarının düştüğü dönemlere denk geldiğini görüyoruz. Bu da bize bu talebin kalıcı bir dolarizasyon olarak değil de anlık düşük fiyatlardan faydalanma saikiyle gerçekleşen bir hareket olduğunu gösteriyor. Zaten buradaki kilit unsur mevcut para politikası duruşumuz. Para politikası duruşumuzun Türk lirası enstrümanları destekleyici yönde kalmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz ve dolayısıyla dolarizasyon anlamında bir risk görmüyoruz.'</p>'Sadeleştirme adımlarına devam etmeyi düşünüyoruz'<p>Gazi İshak Kara ise makroihtiyati çerçevenin, bu alanda yapılan düzenlemelerin amacının para politikası faizini ikame değil, para politikası çerçevesini desteklemek olduğunu belirterek, 'Biz bu araçları temelde üç hedef doğrultusunda kullanıyoruz. Bunlardan birincisi TL mevduat payının artırılması, diğeri ise kredi büyümesinin dezenflasyon politikasıyla, patikasıyla uyumlu bir çerçevede gerçekleşmesi ve son olarak da likidite yönetimi ve finansal istikrar.' diye konuştu.</p><p>Bundan sonraki dönemde makroihtiyati düzenlemeler ve çerçevenin para politikasını destekleyici şekilde olmaya devam edeceğini bildiren Kara, şunları kaydetti:</p><p>'Biz bunu yaparken makroihtiyati çerçevede de zaman zaman sadeleştirme, basitleştirme yönüne gidiyoruz. Son dönemde kredi büyümesi ve TL payı hesaplamalarında hesaplama dönemini 4 haftadan 8 haftaya çıkardık, böylece hem operasyonel olarak sadeleşmeyi sağladık hem de bankalara ve finansal kuruluşlara, reel sektöre esneklik sağlamış olduk. Piyasa şartları elverdikçe bu tür sadeleştirme adımlarına da devam etmeyi düşünüyoruz.'</p>'Sterilizasyon işlemleri sonucunda faiz giderlerimizde bir artış söz konusu oldu'<p>Fatma Özkul da Merkez Bankası olarak bilançonun aktifinde menkul kıymetlerden, kullandırdıkları kredilerden ve fonlamalardan faiz geliri elde ettiklerini belirterek, 'Bunun yanında bilançomuzun pasifinde de TL zorunlu karşılıklardan ve piyasadaki fazla likiditeyi çektiğimiz için de bir faiz giderimiz söz konusu oluyor. Bununla birlikte Kur Korumalı Mevduat (KKM) ödemeleri ve diğer döviz kazandırıcı işlemler için de bir kur farkı giderimiz oluşuyor, bunları bilançomuzda raporluyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Son dönemde KKM uygulamasının sonlanmasıyla söz konusu kur farkının giderlerinde azalma meydana geldiğini söyleyen Özkul, hem KKM ödemeleri hem de rezerv biriktirme stratejileri sonucunda piyasada bir likidite fazlası oluştuğunu dile getirdi.</p><p>Özkul, bu likidite fazlasını çekmek için para politikası araçları ve TL zorunlu karşılık uygulamalarıyla fazla likiditeyi sterilize ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Sterilizasyon işlemleri sonucunda da faiz giderlerimizde bir artış söz konusu oldu. Bilançoda gördüğünüz o faiz gelirlerinden daha fazla faiz giderlerimiz söz konusu oldu ve 2025 yılında 1 trilyon 65 milyar liralık bir zarar açıkladık. Bu zarar aslında temel olarak parasal sıkılaşma ve sterilizasyon işlemlerinden kaynaklanan faiz giderlerindeki artışın bir sonucu. Biz oluşan bu zararı aslında politika setinin bütüncül etkileriyle birlikte değerlendiriyoruz. Burada önemli olan merkez bankalarının, Merkez Bankamızın kar veya zarar etmesi değil fiyat istikrarına yönelik uygulanan politikaların etkili bir şekilde uygulanması.'</p><p>Risk setleriyle ilgili yöneltilen soruyu cevaplayan Karahan, para politikasını oluştururken enflasyon görünümüne odaklandıklarını belirtti.</p><p>Karahan, enflasyon görünümünü oluştururken de hem enflasyon verileri, enflasyon beklentileri ve talep koşullarını çok genel bir çerçevede zengin bir veri setini bir araya getirerek yapılan değerlendirmelerle oluşturduklarını ifade ederek, 'Dolayısıyla enflasyon üzerinde risk oluşturabilecek tüm gelişmeleri politika yapımımızda kullanıyoruz. Bir süredir enflasyonun hedeflerimizden saptığını da görüyoruz. Bunun hakkında bir değerlendirme de yapmakta fayda var. Bizim aldığımız sıkılaştırıcı yönlü etkiler belli bir gecikmeyle enflasyon dinamiklerini etkiliyor. Burada aslında bütün dünyada benzer bir durum söz konusu ama bizde aktarım mekanizması biraz daha yavaş ve biraz daha sınırlı ilerledi özellikle başlarda.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Süreç uzadığı için de bu süreçte karşıdan esen rüzgarlar dönem dönem enflasyonun beklentilerini önemli ölçüde bozdu.' diyen Karahan şunların altını çizdi:</p><p>'Bu beklentilerdeki bozulmanın yanı sıra öne çıkan bir diğer unsur da kira gibi ataleti yüksek kalemlerde ilerlemenin, düşüşün sınırlı olması, oldukça geriden gelmesi. Burada birçok sebep var. Geçtiğimiz toplantılarda kira konusunda değerlendirme yaptığım için çok detaya girmek istemiyorum ama bu da öne çıkan unsurlardan bir tanesi. Yine bu süreçte yaşadığımız şoklardan birçoğu gıda kaynaklı. Bunu bu yılda da yaşadık. Yağışın yüksek olmasına rağmen baktığımızda sebze ve meyve grubunda sadece ilk 4 ayda yüzde 57'lik artış görüyoruz. Bu da oldukça yüksek. Özetlemek gerekirse aslında sadece dış şokları öne çıkarmıyoruz. Enflasyon dinamiğini etkileyen bütün gelişmeleri göz önünde bulunduruyoruz ve kendi modellememizde de bunları değerlendiriyoruz.'</p><p>Fatih Karahan, 'Topyekun enflasyonla mücadele programı oluşturulması konusunda bakanlıkların da katılacağı bir iletişime yönelik çalışma düşünülüyor mu?' sorusunu şu şekilde cevapladı:</p><p>'Özellikle enflasyonun yüksek olduğu seviyelerden tekrar tek hanelere giderken maliye ve para politikalarının eş güdüm içinde hareket etmesi ve bu sürece de yapısal iyileştirmelerin eşlik etmesi önemli. Eş güdümün birçok boyutu var. Son dönemde baktığımızda tabii enflasyon patikası biraz yukarı geldiği için elektrik ve doğalgaz konusunda biraz daha önceki öngörülerimizden daha yüksek artışlar gördük öte yandan hazine maliye bakanlığımızın uygulamaya almış olduğu eşel mobil sistemini oldukça önemli buluyoruz. Bu gerçekten akaryakıt fiyatları üzerinden tüketici fiyatlarına geçişi ciddi anlamda sınırlamış durumda. Bir diğer unsur da bütçe açığı, geçen sene faiz dışı sınırlı bir fazla olarak gerçekleşti. Bu senede yine benzer bir görünüm olabileceğini değerlendiriyoruz. Bu da enflasyon görünümü açısından önemli. Onun dışında yapısal unsurlarda birçok mekanizma var. Biz Merkez Bankası olarak bazen doğrudan temsil ediyoruz. Bazen de dışarıdan misafir olarak davet ediliyoruz ve katkılarımızı yapıyoruz. EKK bunlardan bir tanesi, Gıda Komitesi bunlardan bir tanesi. Çeşitli yapısal unsurları ve önerilerimizi burada sunuyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık repo ihalelerinin hangi şartlar altında yeniden başlayabileceğine ilişkin yöneltilen soruyu yanıtlayan Karahan, 'Biz bu üst bant kullanımını bir risk ortamında daha çok yapıyoruz. Çok uzun sürecek olduğu zamanda da bir normalleşmeye gidiyoruz. Çünkü çok uzun süre politika faiziyle fonlama faizinin birbirinden bu kadar ayrı kalması hem iletişim açısından doğru değil hem de para politikası uygulaması olarak doğru değil. Mevcut durumda iki belirsizlik var.' ifadelerini kullandı.</p><p>Karahan, gelecek dönemde bu belirsizliklerin azalması ve bunun ne yönünde azalacağının alınacak kararları belirleyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:</p><p>'Bu belirsizliklerden bir tanesi savaşın kendisinin gidişatı, süreci ve şiddeti. Dönem dönem aşağı yönlü riskler belirginleşirken dönem dönem çok hızlı değişebiliyor. İkincisi de bunların yol açacağı bir taraftan enflasyon beklentilerinde bozulma, diğer taraftan iç ve dış talepteki zayıflama, bu ikisinin dengesi aslında enflasyon görünümünü belirleyecek. Doğru para politikası kurgusu altında enflasyon görünümündeki bozulmanın sınırlanacağını daha sonra da iyileşeceğini değerlendiriyoruz. Mevcut durumda da bu belirsizlik biraz daha azalana kadar şu anki duruşumuzun isabetli olduğunu değerlendirdik ve dolayısıyla son toplantıda da bir değişiklik kararı almadık. Tekrar vurgulamak isterim ki bundan sonraki kararımızda tüm seçenekler masada o dönemki enflasyon görünümüne, veri akışına ve haber akışına bakarak karar vereceğiz.'</p><p>Karahan, ekonomideki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkısını da sorulan soru üzerine değerlendirdi.</p><p>Talep koşullarının dezenflasyonu destekleyecek seviyede olmasının oldukça önemli olduğunun altını çizen Karahan, epey süredir sıkı para politikasını uyguladıklarını ve bunun finansal koşullar üzerinden aktiviteye yansımasının biraz zaman alabildiğini kaydetti.</p>'Genel olarak asıl talep koşullarındaki yavaşlamanın belirginleştiğini görüyoruz'<p>Karahan, geçen sene altın fiyatlarında görülen artışın aslında talep yönetimi anlamında karşıdan esen bir rüzgar olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Dolayısıyla talepteki düşüşü sınırladı ve neticesinde de dezenflasyonun hızını yavaşlatmış oldu geçen sene. Ama son dönemdeki verilere baktığımızda özellikle ilk çeyrekte çok çeşitli verilere baktığımızda burada bir gevşeme görüyoruz talep koşullarında. Bu gittikçe de netleşiyor. Perakende satışların bir miktar dirençli olduğunu not etmek lazım. Orada farklı etkiler de var. Dayanıklı mal talebi ki bu tarz durumlarda çok hızlı artabilir. Enflasyonist risklerinin arttığı dönemlerde 2022 yılına benzer döneme gidecek olursanız dayanıklı mal talebinin, dayanıklı mal ithalatının çok hızlı arttığını görürsünüz. Şu anda onu görmüyoruz. Tam tersi otomobil ve beyaz eşya gibi ürünleri olan talep soğuyor sağlıklı bir şekilde. Kartla yapılan harcamalar biraz daha genel bakacak olursak onun da ilk çeyrekte yavaşladığını ve aylık verilere baktığımızda aslında ivmenin de doğru yönde olduğunu ve devam edeceğini öngörüyoruz. Anket bazlı göstergelere baktığımızda aktiviteye yönelik, beklentilere yönelik, PMI gibi bizim kendi anketlerimizle yaptığımız talep beklentileri gibi sorulara baktığınızda burada da yavaşlamayı görüyorsunuz. Genel olarak asıl talep koşullarındaki yavaşlamanın belirginleştiğini görüyoruz. Doğru politika kurgusu altında bunun devam edeceğini ve dezenflasyon sürecine destek vereceğini söylemek istiyorum.'</p><p>Fatih Karahan, bugün yapılan ara hedefteki değişikliklerin beklenti çıpalanmasını desteklemesi açısından para politikası toplantısında da benzer bir hamle gelip gelmeyeceğine dair yöneltilen soruya ise, 'Kararlar bağlamında bandın daha genişlemesini doğru bulmuyorum. Mevcut konjonktürde de asimetrik bandın devam etmesini daha sağlıklı değerlendiriyoruz. Dolayısıyla o konuda da bir değişiklik öngörmüyoruz. Bu toplantıda aslında üç temel revizyon yaptık. Hedef revizyonu, bunu sebeplerini kapsamlı bir şekilde anlattım. Değişen arz yönlü şokların belirginleşen etkisi, savaşın etkisi, gıda yönlü şokların biraz daha belirginleşmesi gibi. Diğeri tahmin revizyonuydu. Bunu burada muhasebeyi sene sonunda veriyoruz. Ana kaynaklarda zaten sunumunu da açıkladım ama üçüncü yaptığımız önemli bir değişiklik de burada bant iletişimine ara vermek. Burada belirsizliğin bir süredir yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz ve biz banda oluştururken enflasyonun geçmiş dönem oynaklığını, geçmiş dönem dinamiklerini göz önünde bulundurarak bandı oluşturuyoruz. Ama şokların doğasının, sıklığının ve büyüklüğünün değiştiği bir ortamda bu şekilde oluşturulan bantların, enflasyon üzerindeki belirsizliği çok karşılayamayacağını değerlendiriyoruz.' şeklinde cevap verdi.</p>'Bant iletişimine ara verirken senaryo analizi kullanmak yerine betimsel olarak riskleri tasvir etmeyi seçtik'<p>Fatih Karahan, bu nedenle bant iletişimine ara verdiklerini yineleyerek, böyle dönemlerde birçok merkez bankasının bu şekilde adımlar atabildiğini vurguladı.</p><p>Avrupa Merkez Bankasının (ECB) böyle bir adımı pandemi döneminde attığını anımsatan Karahan 'ECB şimdi tekrar yapıyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) da yine bant iletişimine ara verdi. Burada ama bazı merkez bankaları senaryo iletişimi yapıyor. Bazıları da en önemli risk faktörlerini listeleyerek buradaki risklerin yönü üzerinden yönlendirme yapıyor.' yorumunu yaptı.</p><p>'Biz senaryo analizi seçeneğini de değerlendirdik ama bunu çok doğru bulmadık iletişim açısından. Aslında kullanmamamızın ardında temel iki sebep var. ' diyen Karahan şöyle devam etti:</p><p>'Bir tanesi temel risk, şu anda evet savaşın gidişatı, süreci ve şiddeti. Ama bu sadece enerji fiyatları üzerinden etki etmiyor. Bu sürece göre gübre arzında yaşanabilecek sorunlar, tedarik zincirlerinde ortaya çıkabilecek sorunlar, bunlara yönelik de belirsizlikler var. Bunun ötesinde bizde enflasyonun kendisi yüksek olduğu için oynaklığı da yüksek ve dinamikleri daha belirsiz. Dolayısıyla belli senaryolar da verecek olsak bunun etrafında da bir belirsizlik vermemiz gerekirdi. Çünkü senaryonun bütün koşulları gerçekleşse bile enflasyon nokta olarak tahmin etmek bizde oldukça zor. Hem senaryo hem bant iletişimine oldukça karışık olacaktı. Bu nedenle bant iletişimine ara verirken senaryo analizi kullanmak yerine betimsel olarak riskleri tasvir etmeyi seçtik ve sunumda da gösterdiğim gibi mevcut dönemde en azından kısa vadede enflasyonun üzerindeki yukarı yönlü risklerin daha belirgin olduğunu göstermiş olduk.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ekip</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-3-yillik-enflasyon-ara-hedeflerini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/tcmb-baskani-karahan-3-yillik-enflasyon-ara-hedeflerini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="25451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı ekipleri Kurban Bayramı öncesi denetimleri artırdı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ticaret-bakanligi-ekipleri-kurban-bayrami-oncesi-denetimleri-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ticaret-bakanligi-ekipleri-kurban-bayrami-oncesi-denetimleri-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı ekipleri tarafından Kurban Bayramı öncesinde şehirler arası otobüs terminali ve sebze meyve hallerinde denetimler yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, yıllık yaklaşık 3 milyon ton sebze ve meyve ticaretinin, ortalama 90 milyar liralık işlem hacminin gerçekleştirildiği Bayrampaşa sebze ve meyve halinde, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi üreticiden gelen ve piyasaya dağıtılan ürünlerin kanun ve mevzuata uygunluğuna yönelik denetimler yapıldığını bildirdi.</p><p>Menteşe, Bayrampaşa sebze ve meyve halinde yapılan denetimler sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, vatandaşların mutfak alışverişlerini güven ve huzur içerisinde yapabilmelerini sağlamak, piyasada arz-talep dengesini korumak ve haksız fiyat artışlarının önüne geçmek amacıyla Bayrampaşa ve Ataşehir hallerinde toplam 12 ekip ve 30 uzman personelle eş zamanlı denetimler gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p>Piyasa denetimlerine devam ettiklerini belirten Menteşe, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bugün de Türkiye'nin en büyük sebze meyve hali Bayrampaşa sebze meyve halinde arkadaşlarımızla birlikte denetim gerçekleştiriyoruz. Halimiz yaklaşık günlük 20-25 bin esnafın ziyaret ettiği bir yer. Buraya günlük dışarıdan tonajlı araçlar ürün, sebze ve meyve getiriyor. Buradan İstanbullulara, perakendecilerimize, pazarcılarımıza ve esnafımıza yaklaşık 6 bin araba ürün çıkarır. Burada görev yapan arkadaşlarımızın günlük yaklaşık 2-3 bin araç-giriş çıkışıyla birlikte yaklaşık 10 bin civarında da araç girişi-çıkışı olmaktadır. Halimizde yıllık yaklaşık 3 milyon ton sebze-meyve ticareti gerçekleşiyor. Bunun da parasal karşılığı 90 milyar lira civarında. Üreticiden buraya gelen ürünler ve buradan piyasaya dağılan ürünlerin kanunumuza, mevzuatımıza uygun olup olmadığı noktasında kontroller gerçekleştiriyoruz.'</p><p> </p><p>Menteşe, denetimlerde ürünlerin künye bilgileri, fiyat ve belge denetimi, komisyon sınırı ve toptan satış miktarlarının kontrol edildiğini belirterek, 'Buradaki esnafımızın üçte ikisi komisyoncu arkadaşlarımızdan, üçte biri tüccar arkadaşlarımızdan oluşmaktadır. Burada künye bilgilerini kontrol ediyoruz. Ürünlerin üzerinde künye olup olmadığına birlikte baktık. Ürünün nereden geldiğine, kaça geldiğine ve gittiği yere kaç paraya gittiğine bakıyoruz. Üreticiden buraya gelişi ve buradan da son tüketiciye gidişi noktalarında fiyatı kontrol ediyoruz. Bu noktada idari işlemler gerçekleştiriyoruz.' diye konuştu.</p><p> </p><p>Denetimler sırasında Ticaret İl Müdürü Menteşe'ye eşlik eden İstanbul Halciler Derneği Başkanı Numan Dayan ise toplumda 'hal komisyoncusu' kavramının yanlış anlaşıldığını belirterek komisyoncuların ürün alıp satan taraf değil, üreticinin temsilcisi olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti.</p><p>Yasanın komisyoncuya mal alıp satma izni vermediğini vurgulayan Dayan şunları söyledi:</p><p>'5957 sayılı yasaya ve ticaret bakanlığına bağlıyız. Komisyoncu sadece üreticinin temsilcisi. Bütün masraflar dahil yüzde 8 komisyon bedelle çalışıyoruz. 100 liraya sattığımız bir üründen 8 liralık pay alıyoruz. Geri kalan 92 lira ise resmi kesintiler yapıldıktan sonra üreticinin hesabına havale yapılmaktadır. Hal içindeki tüccar ise kendi hesabına gidip bölgeden malı alıp burada kendi namına değerlendirmektedir. Biz de buradaki esnaf, pazarcı ve marketçi arkadaşlarımızla İstanbul'un günlük ihtiyaçlarını karşılamak için gece-gündüz demeden çalışmaktayız.'</p><p> </p>Yıl başından bu yana 450 firma denetlendi, 77 firmaya 8,5 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandı<p>İl Ticaret Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, 571 işletmenin faaliyet gösterdiği Bayrampaşa'daki hal ile 193 iş yerinin bulunduğu Ataşehir'deki halde yıl başından bu yana toplam 450 firma denetlendi.</p><p>İncelemeler neticesinde, ürünlerinde künye bulundurmayan 77 firmaya toplamda 8 milyon 567 bin 251 TL idari para cezası tutanağı düzenlenip gerekli yaptırımlar için hal müdürlüklerine iletildi.</p><p>Fatura incelemelerinde ise ikiz fatura veya bedeli düşük gösterme gibi usulsüzlük tespit edilen 20 firmaya detaylı inceleme yapılması için ilgili vergi dairelerine bildirim yapıldı.</p><p>İstanbul Esenler Otogarı'ndaki denetimlerde Bakanlığa bağlı ekipler, otobüs firmalarının bilet tarifeleri, fiyat listeleri ve yolcu bilgilendirmelerine yönelik inceleme yaptı.</p><p>Kurban Bayramı öncesi şehirler arası yolcu taşımacılığında yaşanabilecek haksız fiyat artışlarının önüne geçilmesi amacıyla denetimler sıklaştırıldı. İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, bu kapsamda Esenler Otogarı'nda otobüs firmalarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde bilet fiyat tarifelerinin vatandaşların görebileceği alanlarda bulundurulup bulundurulmadığı ile tarifelerin mevzuata uygunluğu incelendi.</p><p>Ekipler ayrıca firmaların bilet satış süreçleri, fiyat listeleri ve yolculara sunulan bilgilendirmelerini kontrol etti. Bayram döneminde artan yolcu yoğunluğu nedeniyle vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yapılan uygulamada, kurallara aykırı durumlarla ilgili gerekli işlemlerin uygulanacağı belirtildi. Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri denetimlerin bayram süreci boyunca farklı noktalarda devam edeceğini ifade etti. </p>Ankara<p>Ticaret Bakanlığı ekipleri, Ankara'da Kurban Bayramı öncesinde meyve-sebze hali ve şehirler arası otobüs terminalinde denetim gerçekleştirdi.</p><p>Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, bayram dönemi öncesinde meyve ve sebze ile şehirler arası otobüs bileti fiyatlarına ilişkin denetimlere ağırlık verdi.</p><p>Ekipler, halde, ürün künyelerini, meyve-sebze alış-satış fiyatlarını ve bu ürünlerde haksız fiyatlandırma olup olmadığını kontrol etti.</p><p>Ankara Şehirler Arası Otobüs Terminali'ndeki (AŞTİ) denetimler de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ekipleriyle koordineli gerçekleştirildi.</p><p>Bu denetimlerde, Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi'nde beyan edilen fiyat listesi ile yolcuya kesilen bilet fiyatları karşılaştırıldı.</p><p> </p><p>Ankara Ticaret İl Müdürü Elif Tan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, denetimler çerçevesinde bilet satış noktalarında, restoranlarda, kafeteryalarda ve büfelerde Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında kontrollerin gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Ankara Ticaret İl Müdürlüğü olarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Ankara'daki bölge müdürlüğü ekipleriyle birlikte Kurban Bayramı öncesi AŞTİ'de denetimler gerçekleştirdik. Denetimlerimizde, Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi'nde otobüs firmalarının beyan ettiği fiyat listesi ile yolcunun biletindeki fiyatın uyumlu olup olmadığının kontrolünü gerçekleştiriyoruz. Denetimlerimiz sonucunda herhangi bir uyumsuzluk durumunda idari yaptırım uyguluyoruz.'</p>İzmir<p>İzmir'de Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince Kurban Bayramı öncesinde şehirler arası otobüs terminali ve sebze meyve halinde denetim gerçekleştirildi.</p><p>Yapılan kontrollerde, vatandaşların ekonomik menfaatlerinin korunması, piyasada fiyat istikrarının sağlanması ve haksız uygulamaların önüne geçilmesi amaçlandı.</p><p>Sebze ve meyve halindeki denetimlerde ürünün hal kayıt sisteminde bildiriminin bulunup bulunmadığı, bildirim içeriği ile fiziki ürünün uyumlu olup olmadığı, ürün fiyat hareketleri, stokçuluk, kayıt dışı faaliyetler ve piyasa dengesini bozabilecek uygulamalar kontrol edildi.</p><p> </p><p>Otogarda da bilet kesilen yazıhaneleri denetleyen ekipler, bilet ücretlerinin görünürlüğünü, fiyatlarda haksız artış yapılıp yapılmadığını inceledi.</p><p>Denetimlerde tüketiciyi yanıltıcı işlem ve haksız rekabete yol açabilecek uygulamalar ile mevzuata aykırı durumları tespit edilen işletmelere idari yaptırım uygulandı.</p><p>Bayram tatili öncesi ve sürecinde vatandaşların mağduriyet yaşamaması için il genelindeki denetimlerin süreceği öğrenildi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ekip</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ticaret-bakanligi-ekipleri-kurban-bayrami-oncesi-denetimleri-artirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/ticaret-bakanligi-ekipleri-kurban-bayrami-oncesi-denetimleri-artirdi.jpg" type="image/jpeg" length="18729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de 2025 yılı sonu itibarıyla 12 milyon 708 bin 348 genç bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-2025-yili-sonu-itibariyla-12-milyon-708-bin-348-genc-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyede-2025-yili-sonu-itibariyla-12-milyon-708-bin-348-genc-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de geçen yıl itibarıyla 12 milyon 708 bin 348 genç bulunuyor, genç nüfus toplam nüfusun yüzde 14,8'ine karşılık geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Türkiye İstatistik Kurumunun 'İstatistiklerle Gençlik 2025' araştırmasına göre, nüfusun yüzde 14,8'ini 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturdu.</p><p>Ülke genelindeki genç sayısı 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplanırken bunun yüzde 51,2'si genç erkek, yüzde 48,8'i ise genç kadın nüfus olarak kayıtlara geçti.</p><p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,2, 2060'ta yüzde 10,3, 2080'de yüzde 8,8 ve 2100'de yüzde 9,6 olacağı öngörüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,4, 2060'ta yüzde 9,2, 2080'de yüzde 7,2, 2100'de yüzde 7,2 olacağı hesaplandı.</p><p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12, 2060'ta yüzde 11,1, 2080'de yüzde 9,8, 2100'de yüzde 11,4 olacağı varsayıldı.</p><p>Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 20 ile Hakkari ve yüzde 19,8 ile Siirt izledi.</p><p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 11,7 ile Balıkesir, yüzde 11,9 ile Ordu ve yüzde 12 ile Muğla olarak sıralandı.</p><p>Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu.</p><p>AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2'şer ile Hollanda ve Danimarka olduğu tespit edildi.</p><p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya olarak belirlendi. Türkiye'nin genç nüfus oranının, yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.</p><p>Genç nüfus oranının dünya ortalaması, 2025 yılında yüzde 15,6 olurken, Türkiye'nin genç nüfus oranının bu ortalamanın altında olduğu saptandı.</p><p> </p><p> </p>Yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl olarak kayıtlara geçti<p>Türkiye'de, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğu belirlendi.</p><p>Buna göre, yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025'te genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17, yüzde 20,4'ünün 18-19, yüzde 29,2'sinin 20-22 ve yüzde 20,1'inin 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü.</p><p>2022-2024 yıllarına ilişkin 'hayat tabloları' dikkate alındığında, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de, çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu belirlendi. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların, genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.</p><p>Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu. Genç erkek nüfusun 2025'te yüzde 96,8'inin hiç evlenmediği görülürken, yüzde 3,1'inin evli, yüzde 0,1'inin boşanmış olduğu kayıtlara geçti. Genç kadın nüfusun ise yüzde 88,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 10,7'sinin evli, yüzde 0,4'ünün ise boşanmış olduğu görüldü.</p><p>İç göç istatistiklerine göre, Türkiye'de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Gençlerin 448 bin 826'sının eğitim, 102 bin 660'ının işe başlamak veya iş bulmak, 79 bin 831'inin ise hane veya aile fertlerinden birine bağımlılık nedeniyle göç ettiği belirlendi.</p><p> </p>Kadınlarda yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 53<p>Türkiye'de, 2024-25 öğretim yılında yükseköğretim net okullaşma oranı, yüzde 46,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde yüzde 39,9, kadınlarda ise yüzde 53 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, gençlerde iş gücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 47,2 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 47,6'ya çıktı. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 59,5 iken geçen yıl yüzde 60,1, genç kadınlarda ise yüzde 34 iken 2025'te yüzde 34,3 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Gençlerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 16,3 iken, 2025'te yüzde 15,3 olarak hesaplandı. Genç erkeklerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 13,1 iken, 2025'te yüzde 11,7 oldu. Genç kadınlarda ise bu oran, 2024'te yüzde 22,3 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 22,1 oldu.</p><p>Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı, 2024'te yüzde 22,9 iken, geçen yıl yüzde 23,3 olarak belirlendi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 16,2 iken, 2025'te yüzde 16,3, genç kadınlarda ise yüzde 30,1 iken, geçen yıl yüzde 30,9 olduğu görüldü.</p><p>Genç nüfusun istihdam oranı, 2024'te yüzde 39,5 iken, 2025'te yüzde 40,3'e yükseldi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 51,7 iken 2025'te yüzde 53, genç kadınlarda yüzde 26,4 iken yüzde 26,7 oldu.</p><p> </p>İstihdamdaki gençlerin yüzde 57,9'u hizmet sektöründe yer aldı<p>Sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025'te yüzde 11,6'sının tarım, yüzde 30,5'inin sanayi ve yüzde 57,9'unun hizmet sektörlerinde yer aldığı tespit edildi.</p><p>İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 11'inin tarım, yüzde 36,6'sının sanayi ve yüzde 52,4'ünün hizmet sektöründe yer aldığı belirlendi. Genç kadınların yüzde 12,9'unun tarım, yüzde 17,7'sinin sanayi ve yüzde 69,5'inin hizmet sektöründe çalıştığı kayıtlara geçti.</p>Gençlerin yüzde 54,4'ü kendini mutlu hissediyor<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2025'te 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 53,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 13 oldu.</p><p>Geçen yıl, 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini beyan edenler yüzde 54,4 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 11,9 olarak belirlendi. Bu yaş grubundan kendini mutlu olarak hisseden erkekler yüzde 52,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 13,3 oldu. Genç kadınlarda mutlu hissedenler yüzde 56,7 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 10,4 olarak tespit edildi.</p><p>Gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,8 ile başarı ve yüzde 16,6 ile para izledi. Genç erkeklerde yüzde 33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 24,2 ile para ve yüzde 21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 23,8 ile başarı ve yüzde 20,1 ile sevgi takip etti.</p><p> </p>Gençlerin yüzde 75,5'i işinden memnun<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyeti, geçen yıl yüzde 68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyetinin, aynı dönemde yüzde 87,2 olduğu görüldü. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 88,2, genç kadınlarda ise yüzde 86,2 olarak belirlendi.</p><p>Aynı sonuçlara göre 2025'te, gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğunu tespit edildi.</p><p>Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet yüzde 77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet yüzde 54 olurken, genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 70,8 ve yüzde 47,5 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Gençlerin yüzde 73'ü, geçen yıl itibarıyla şimdiye kadar aldığı eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 72,3 iken, genç kadınlarda yüzde 73,7 oldu.</p><p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre, son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet, ilk sırayı aldı. Bunu yüzde 7,3 ile dijital, yüzde 5,8 ile ısrarlı takip, yüzde 4,6 ile ekonomik, yüzde 3,8 ile fiziksel ve yüzde 1,8 ile cinsel şiddet izledi.</p>Gençlerin yapay zeka kullanma oranı yüzde 39,4<p>Yapay Zeka İstatistiklerine göre, 2025'te internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı, yüzde 39,4 oldu. Bu oranın genç erkeklerde yüzde 38,3, genç kadınlarda ise yüzde 40,5 olduğu görüldü.</p><p>Yapay zeka kullanan gençler incelendiğinde yüzde 75,3'ünün özel, yüzde 53,9'unun örgün eğitim ve yüzde 19,7'sinin ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü.</p><p>Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin nedenlerinin, yüzde 80,7 ile ihtiyaç duyulmaması, yüzde 8,2 ile nasıl kullanılacağının bilinmemesi, yüzde 8,1 ile varlığından haberdar olunmaması ve yüzde 2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ayşe Böcüoğlu Bodur, Seda Tolmaç</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-2025-yili-sonu-itibariyla-12-milyon-708-bin-348-genc-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/turkiyede-2025-yili-sonu-itibariyla-12-milyon-708-bin-348-genc-bulunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="51617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuzeni tarafından bıçaklanarak öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kuzeni-tarafindan-bicaklanarak-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kuzeni-tarafindan-bicaklanarak-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da bir genç, tartıştığı kuzeni tarafından defalarca bıçaklanarak öldürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da bir genç, tartıştığı kuzeni tarafından defalarca bıçaklanarak öldürüldü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay, Seyhan ilçesi Fevzipaşa Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu Ahmet Zerzur (21), gece saatlerinde evde amcasının oğlu H.Z. ile tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında H.Z., Ahmet'i vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. H.Z. kaçarken, yakınları tarafından hastaneye kaldırılan Ahmet Zerzur yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kuzeni-tarafindan-bicaklanarak-olduruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:02:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/kuzeni-tarafindan-bicaklanarak-olduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="26017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de hızlı ticaretin favorisi hamburger ve atıştırmalıklar oldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-hizli-ticaretin-favorisi-hamburger-ve-atistirmaliklar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyede-hizli-ticaretin-favorisi-hamburger-ve-atistirmaliklar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de, anında ve randevulu teslimatların genellikle motokuryeler tarafından yapıldığı hızlı ticaret hacmi, geçen yıl 388,7 milyar liraya ulaşırken, hamburger, çikolata, gofret ve bisküvi en çok sipariş edilen ürünlerden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin, Ticaret Bakanlığının e-ticaret alanında yaşanan gelişmelere yer verdiği 'Türkiye'de e-Ticaretin Görünümü Raporu 2025'ten yaptığı derlemeye göre, e-ticaret ekosisteminde yaşanan gelişmeler tüketicilerin hız, erişilebilirlik, esneklik ve ürün çeşitliliği yönündeki beklentilerini her geçen gün artırıyor.</p><p>Bu kapsamda, teslimatın genellikle motokuryelerce gerçekleştirildiği hızlı ticaret, sipariş verilen ürünlerin çok kısa sürede tüketiciye ulaştırılmasıyla, sıkça tercih edilen e-ticaret modellerinden biri olarak öne çıkıyor. Söz konusu alan, karanlık mağazalar (sadece çevrim içi siparişlerin hazırlanıp, dağıtıma çıkarıldığı küçük depo benzeri merkezler), yerel işbirlikleri ve gelişmiş lojistik altyapıyla özellikle gıda, süpermarket ve yemek sektörlerinde güçlü bir büyüme gösteriyor.</p>Hızlı ticaretin e-ticaret içindeki payı yüzde 8,5 oldu<p>Bu doğrultuda, 2025 yılı itibarıyla anında ve randevulu teslimatları kapsayan hızlı ticaret hacmi, bir önceki yıla göre yüzde 55,6 artışla 388,7 milyar liraya ulaştı. Hacmin 2019-2025 yıllarında yıllık bileşik büyüme oranı, yüzde 138,7 oldu. Bu ticaretin, e-ticaret hacmi içindeki payı ise 2019 yılında yüzde 1,6 iken, geçen yıl yüzde 8,5'e yükseldi.</p>Yemek sektörü yüzde 69,5'lik payla hızlı ticarette öne çıktı<p>Söz konusu ticaret hacminin büyük kısmını, yemek sektörü ile gıda ve süpermarket sektörleri oluşturdu. Buna göre, yemek sektörü geçen yıl yüzde 69,5'lik payla hızlı ticarette öne çıkarken, gıda ve süpermarketin hacmi yüzde 30,5 seviyesinde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu kapsamda, tüketiciler geçen yıl hızlı ticarette gıda ve süpermarket kategorisinde en çok 4,64 milyar lirayla çikolata, gofret ve bisküvi gibi atıştırmalık ürünleri sipariş etti. Bunu, 3,96 milyar lirayla temizlik ve ev bakım ürünleri, 3,46 milyar lirayla piliç, tavuk ve hindi ürünleri izledi. Köfte ve işlenmiş et 3,43 milyar lirayla, süt 3,01 milyar lirayla, pet şişe su ise 2,88 milyar lirayla tüketicilerin hızlı ticarette en çok satın aldığı diğer ürünlerden oldu.</p>Pizza, tavuk döner ve lahmacun da hızlı ticarette talep gördü<p>Yoğun yaşam temposunun, vatandaşların yemek yeme alışkanlıklarını değiştirmesi de rakamlara yansıdı. Tüketicilerin, geçen yıl hızlı ticarette yemek kategorisinde en çok satın aldığı ürün, 26,74 milyar lirayla hamburger oldu. Bunu sırasıyla 17,03 milyar lirayla pizza, 12,56 milyar lirayla tavuk döner ve 6,67 milyar lirayla lahmacun izledi.</p><p>Izgara köfte ve et yemeği 5,08 milyar lirayla, çiğ köfte 4,18 milyar lirayla, tost ve sandviç ise 3,9 milyar lirayla tüketicilerin söz konusu kategoride en çok tercih ettiği diğer ürünler arasında yerini aldı.</p>Hızlı ticaretin kalbi İstanbul'da attı<p>Hızlı ticaretin işlem hacmi ve sayısının önemli bir bölümü ise büyükşehirlerde toplandı. Bu kapsamda, geçen yıl İstanbul, hızlı ticaret hacminin yüzde 55,4'ünü, ürün sayısının ise 57,7'sini oluşturdu. Bu ili, yüzde 8,1'lik işlem hacmi ve yüzde 7,4'lük ürün sayısıyla Ankara, yüzde 7'lik işlem hacmi ve yüzde 6,6'lık ürün sayısıyla İzmir takip etti.</p><p>Bursa, hızlı ticaret hacminin yüzde 3,7'sini, Antalya yüzde 3'ünü, Kocaeli ise yüzde 2'sini oluşturdu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Seda Tolmaç, Mertkan Oruç</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-hizli-ticaretin-favorisi-hamburger-ve-atistirmaliklar-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/turkiyede-hizli-ticaretin-favorisi-hamburger-ve-atistirmaliklar-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="39497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Geçen sene zirai don ve kuraklıkla düşen üretimimiz toparlanacak, bazı ürünlerde rekorlar kıracağız]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bakan-yumakli-gecen-sene-zirai-don-ve-kuraklikla-dusen-uretimimiz-toparlanacak-bazi-urunlerde-rekorlar-kiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bakan-yumakli-gecen-sene-zirai-don-ve-kuraklikla-dusen-uretimimiz-toparlanacak-bazi-urunlerde-rekorlar-kiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yıl tarımsal sulamayla ilgili bir problem olmayacağını belirterek, 'Geçen sene zirai don ve kuraklıkla düşen üretimimiz bu sene toparlanacak, hatta bazı ürünlerde rekorlar kıracağımızı söyleyebilirim.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın da katılımıyla bir otelde yapıldı.</p><p>Burada konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım sektörünün sadece bir üretim faaliyeti değil, strateji ve planlama işi olduğunu söyledi.</p><p>İklim değişikliği ve bölgesel gerilimlerin küresel üretim maliyetlerini ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğine işaret eden Yumaklı, 'Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tüm adımlarımızı bu gerçeklere göre planlı ve programlı şekilde atıyoruz. Tarımı teknolojiyle birleştirmek artık bir zorunluluktur.' diye konuştu.</p><p>Yumaklı, Türkiye'de tarım adına gelecek vizyonunu pekiştiren gelişmeler yaşandığını bildirerek, 7 aylık verilere bakıldığında son 66 yılın en yağışlı yılının yaşandığını, barajlardaki ortalama doluluk oranının yüzde 75'lerin üzerine çıktığını söyledi.</p><p> </p>'TMO 20 milyon tonluk depolama kapasitesiyle hazır'<p>Bu yıl sulamayla ilgili problemin olmayacağına dikkati çeken Yumaklı, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>'Geçen sene zirai don ve kuraklıkla düşen üretimimiz bu sene toparlanacak, hatta bazı ürünlerde rekorlar kıracağımızı söyleyebilirim. Toprak Mahsulleri Ofisimiz (TMO) de yeni hasat dönemine 20 milyon tonluk depolama kapasitesiyle hazır. İki yıl önce başlattığımız, meyvelerini almaya başladığımız üretim planlamamızı güçlendirerek devam ettiriyoruz. İki yıl önce başlattığımız hayvancılıkta yol haritamızı uygulamaya devam ediyoruz. Yeni destekleme modelimizi de kadınları ve gençleri ön plana alacak şekilde sisteme entegre ettik.'</p><p>Yumaklı, ziraat odalarıyla işbirliğini daha da ileriye götürmek için gayret ettiklerini belirterek, Çiftçi Kayıt Sistemi veri girişi ve kabul işlemlerinin yürütülmesine için TZOB ile bir protokol imzaladıklarını anımsattı.</p><p>İlk etapta uygulamanın üç ilde başladığını ve geçen yıl il sayısının 21'e çıktığını anlatan Yumaklı, bu yıl hazır olan odaları da sisteme dahil edeceklerini söyledi.</p><p>Yumaklı, IPARD kapsamında hayata geçirdikleri 'danışmanlık hizmetleri' ile ziraat odalarında görev yapan 600'ün üzerinde uzman danışmana eğitim desteği vermeye devam edeceklerini bildirdi.</p>'Algı operasyonlarının üreticilerimizin moralini bozmasına izin vermeyeceğiz'<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 'Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin sektörde yeni sayfa açtığını dile getiren Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>'Proje kapsamında krediye erişim sorunu yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulması konusunu uygulamaya başlayacağız. Yaklaşık 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturulacak. Öngörümüz 250 bin vatandaşımıza istihdam sağlanacak. Ancak birilerinin, 'tarım bitti' diyerek çiftçilerimizi moralini bozmaya ve tüketicimizi tedirgin etmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu algı operasyonlarının üreticilerimizin moralini bozmasına izin vermeyeceğiz. Dezenformasyonla moral bozmaya çalışanlara bu sektörün verdiği en büyük cevap, tarladaki üretim, stoklarımızdaki doluluk ve burada sergilediğimiz sarsılmaz birlikteliktir.'</p>'TMO'nun alım fiyatlarını açıklamasını bekliyoruz'<p>TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da üretim döneminin başladığı Ekim 2025'ten itibaren ülke genelinde yağışların normalin üzerinde gerçekleştiğini ve ekim alanlarındaki artışın, buğday ve arpa üretiminde bereketi beraberinde getirdiğini söyledi.</p><p> </p><p>Artan nem oranının, bazı bölgelerde pas hastalığının artmasına yol açtığını ve sahada üreticilerin bu hastalıkla mücadelesinin devam ettiğini anlatan Bayraktar, şunları söyledi:</p><p>'Öte yandan bölgemizde artan jeopolitik gerilim nedeniyle başta mazot ve gübre olmak üzere girdi maliyetlerimiz yükselmiştir. Üreticilerimizin bir sonraki sezon hazırlığında endişelerinin giderilmesi ve emeğinin korunması için TMO'nun, üretim maliyetlerindeki yüksek artışlar ve refah payını göz önünde bulundurarak alım fiyatlarını açıklamasını bekliyoruz.'</p><p>Açılış konuşmalarının ardından sektör temsilcilerinin de söz alacağı toplantı basına kapalı devam etti.</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Mehmet Can Toptaş, Hülya Ömür Uylaş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bakan-yumakli-gecen-sene-zirai-don-ve-kuraklikla-dusen-uretimimiz-toparlanacak-bazi-urunlerde-rekorlar-kiracagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/bakan-yumakli-gecen-sene-zirai-don-ve-kuraklikla-dusen-uretimimiz-toparlanacak-bazi-urunlerde-rekorlar-kiracagiz.jpg" type="image/jpeg" length="21041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize-Artvin Havalimanı 4 yılda 4,2 milyon yolcuya hizmet verdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/rize-artvin-havalimani-4-yilda-42-milyon-yolcuya-hizmet-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rize-artvin-havalimani-4-yilda-42-milyon-yolcuya-hizmet-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize-Artvin Havalimanı'nın 4 yılda 4,2 milyon yolcuya hizmet verdiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Uraloğlu, söz konusu havalimanının açılışının 4. yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.</p><p>Havalimanının deniz dolgusu üzerine inşa edildiğini ve hizmete açıldığı 14 Mayıs 2022'den bu yana bölgeye önemli katkı sağladığını belirten Uraloğlu, 'Havalimanımız, açıldığı günden bu yana 4,2 milyon yolcuya hizmet vererek Rize ve Artvin'in toplam nüfusunun 8 katı kadar yolcu ağırladı. Havalimanımız, çay bardağı temalı hava trafik kontrol kulesi, terminal binasındaki Çay Müzesi ve Karadeniz mimarisiyle sadece bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda bölgenin sembol yapılarından biridir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uraloğlu, Rize-Artvin Havalimanı'nın Türkiye'nin deniz üzerine inşa edilen 2'nci, dünyanın da 5'inci havalimanı olma özelliğini taşıdığını kaydetti.</p><p>Havalimanının, sahip olduğu altyapı, ulaşım kabiliyeti ve mimari kimliği ile bölge insanına, turizme ve ticarete uzun yıllar hizmet edecek önemli bir proje olduğuna da dikkati çeken Uraloğlu, '2026'nın ilk 4 ayında Rize-Artvin Havalimanı'nı kullanan yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artışla 392 bin 466'ya ulaştı.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'29 bini aşkın uçuşu başarıyla yönettik'<p>Uraloğlu, Rize'nin Pazar ilçesinde, 100 milyon ton deniz dolgusu üzerine inşa edilen havalimanının 3 bin metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde piste ve 7 uçak kapasiteli aprona sahip olduğuna işaret ederek, '2026'nın ocak-nisan döneminde havalimanımızda gerçekleşen toplam uçak trafiği, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 2 bin 810'a ulaştı. Son 4 yılda ise 29 bini aşkın uçuşu başarıyla yönettik.' bilgisini paylaştı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ayşe Böcüoğlu Bodur</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/rize-artvin-havalimani-4-yilda-42-milyon-yolcuya-hizmet-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/rize-artvin-havalimani-4-yilda-42-milyon-yolcuya-hizmet-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="73422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in huzurunda iki ülke arasında 13 anlaşma imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ASTANA (AA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Astana'daki Bağımsızlık Sarayı'nda Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile baş başa görüşmesi ve Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı'na katılmasının ardından iki ülke arasında çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi.</p><p> </p><p> </p><p>Bu kapsamda 'Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Ebedi Dostluk ve Ortaklık Bildirisi', Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından imzalandı.</p><p> </p><p> </p><p>Erdoğan ve Tokayev'in huzurunda iki ülke arasında imzalanan diğer anlaşmalar şöyle:</p><p>- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması,</p><p>- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kültür Merkezlerinin Kuruluşu, İşleyişi ve Faaliyetleri Hakkında Anlaşma,</p><p>- Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Protokol,</p><p>- Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kazakistan Cumhuriyeti Bilim ve Yüksek Öğretim Bakanlığı Arasında Ortak Burs Programına İlişkin Anlaşma,</p><p>- Kazakistan Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı Arasında, Kazakistan Cumhuriyeti'nde 2 Türk Maarif Vakfı Okulunun Açılmasına İlişkin Niyet Anlaşması,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti ile TAV Holding Arasında Almatı Uluslararası Havalimanı Yatırım Anlaşması,</p><p>- Samruk-Kazyna Anonim Şirketi ile YDA İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Arasında Hastane İnşaatlarının Finansmanına İlişkin İşbirliği Anlaşması,</p><p>- Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Ofisi'ne Bağlı Ekonomik Yönetim Yetkisine Sahip Devlet Kuruluşu 'Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı TV ve Radyo Kompleksi' ile TRT Arasında Radyo ve Televizyon Alanında Mutabakat Zaptı,</p><p>- KazMunayGas Milli Şirketi Anonim Ortaklığı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Arasında Petrol Sahası Hizmetine İlişkin İşbirliği Anlaşması,</p><p>- KazMunayGas Milli Şirketi Anonim Ortaklığı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Arasında Petrol ve Gaz Projelerinin Ortak Geliştirilmesi Konularına İlişkin Mutabakat Zaptı,</p><p>- Astana Uluslararası Finans Merkezi ile İstanbul Finans Merkezi Arasında Mutabakat Zaptı,</p><p>- ANKA İnsansız Hava Araçlarının Üretimi ve Bakımı için Ortak Girişim Kurulmasına İlişkin Anlaşma.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Özcan Yıldırım</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi.jpg" type="image/jpeg" length="51099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıkta sahte imza iddiasını Genç Sağlık Sendikası yargıya taşıdı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da sağlık çalışanlarının imzaları taklit edilerek başka bir sendikaya üye yapıldığı iddiaları üzerine Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, 'Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da sağlık çalışanlarının imzaları taklit edilerek başka bir sendikaya üye yapıldığı iddiaları üzerine Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, 'Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz' dedi. </p><p>İddiaya göre, Adana'daki çeşitli sağlık kuruluşlarında görev yapan kamu çalışanlarının, bilgileri ve onayları dışında, imzaları taklit edilerek usulsüz bir şekilde sendika üyesi yapıldıkları öne sürüldü. İddialar hakkında Genç Sağlık Sendikası, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. </p><p>Sendika üyeleri Adana Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yapıp konunun takipçisi olacaklarını duyurdu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu durum düştükleri çaresizliği ortaya koymaktadır' </p><p>Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, 120 üyelerinin sahte belgelerle başka sendikaya üye yapıldığını öne sürerek, 'Bu durum ne sendikal etikle ne de hukuk devleti ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Sendikal rekabet emekle, projeyle, alın teriyle ve üyeye sunulan hizmetle yapılır. Sahte belge düzenlemek, iradeleri manipüle etmek ve hukuka aykırı yöntemlere başvurmak açıkça suç teşkil etmektedir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, bazı çevrelerin kaybetme korkusunu ve içine düştükleri çaresizliği ortaya koymaktadır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Hedeflediğimiz tarihten bir hafta önce yetkiyi sizden alacağız' </p><p>e-Devlet sistemiyle sendika üyeliğinin yapılması gerektiğini savunan İlboğa, daha sonra şunları söyledi: </p><p>'Bu tür sahteciliklerin ve irade gaspının önüne geçmenin en etkili yolu, sendika üyelik ve çekilme işlemlerinin tamamen e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirilmesidir. Islak imza ile yürütülen süreçler maalesef suistimale açık bir zemin oluşturmaktadır. Çalışanların gerçek iradesinin korunması, sahte belgelerin önlenmesi ve sendikal güvenliğin sağlanması için üyelik işlemlerinin yalnızca e-Devlet üzerinden yapılması artık zorunluluktur. Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Bizler bugüne kadar kimsenin hakkına göz dikmedik. Hiç kimsenin emeğine el uzatmadık. Ancak kendi hakkımızın yenmesine de asla sessiz kalmayacağız. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ne yaparsanız yapın, sonuç değişmeyecek. Çünkü üyelerimizin iradesi satın alınamaz, baskıyla yönlendirilemez, sahte belgelerle gasp edilemez. Hedeflediğimiz tarihten bir hafta önce yetkiyi sizden alacağız.' </p><p>'Sahte evraklarla oluşturulan hiçbir üyelik meşru kabul edilemez' </p><p>Genç Sağlık Sendikası Adana Şube Başkanı Kadir Demirci ise, 'Bizler sağlık çalışanlarıyız. Gece gündüz demeden, insan hayatı için emek veren, fedakarlıkla görev yapan bir meslek grubuyuz. Ancak ne yazık ki bazı yapılar çalışanların haberi olmadan, açık rızasını almadan, hatta sahte imza ve usulsüz belgelerle sendikal üyelik süreçlerini manipüle etmeye çalıştığına yönelik son derece ciddi iddialar tarafımıza ulaşmaktadır. Sendikal özgürlük, anayasal bir haktır. Bir çalışanın hangi sendikaya üye olacağına yalnızca kendisi karar verir. Baskıyla, usulsüzlükle, habersiz üyeliklerle veya sahte evraklarla oluşturulan hiçbir üyelik meşru kabul edilemez' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:59:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi.jpg" type="image/jpeg" length="17992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da karla kaplı yayla yollarını açma çalışmaları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-karla-kapli-yayla-yollarini-acma-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-karla-kapli-yayla-yollarini-acma-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yüksekliği 6 metreyi aşan yayla yollarını açma çalışmalarına devam ediyor.<br></p><p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Antalyalılar ve turistlerin denize girdiği Konyaaltı sahil bandında soyunma kabinleri, duşlar, tuvaletlerde bakım ve onarım ile temizlik ve boya çalışmaları yapan ekipler, bir yandan da yaylalarda karla mücadele çalışması yürütüyor.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ekipler, Akseki'deki 2 bin 500 rakımlı Göktepe Yaylası ile Manavgat'ın bazı mahallelerine ait yayla yollarının ulaşıma açılması için çaba gösteriyor.</p><p>Hayvancılık ve arıcılıkla uğraşan Yörükler için önem taşıyan ve zaman zaman yüksekliği 6 metreyi bulan kar nedeniyle kapanan yayla yollarında iş makineleriyle çalışma yapılıyor.</p><p>Saraçlı Mahallesi Muhtarı Mehmet Doğru, son 20 yıldır ilk defa bu kadar yoğun kar yağışı olduğunu belirtti.<br></p><p>Yaylaya yaklaşık 10 Yörük ailenin çıktığını bildiren Doğru, çalışmalar nedeniyle ekiplere teşekkür etti.</p><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Akseki İlçe Hizmet Biriminde görevli Murat Özkaynak da 'Yayla yollarının açılması genellikle arıcılık ve hayvancılıkla uğraşan aileler için çok önemli. Yer yer 6-7 metreyi bulan kar var. Biz de yolu açabilmek için özveriyle çalışıyoruz. Yol açma çalışması bittikten sonra stabilize ve bakım onarım çalışmasına geçeceğiz.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-karla-kapli-yayla-yollarini-acma-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/antalyada-karla-kapli-yayla-yollarini-acma-calismalari-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="20863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eczacılık Ticaret Değil, Halk Sağlığının Son Kalesidir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/eczacilik-ticaret-degil-halk-sagliginin-son-kalesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/eczacilik-ticaret-degil-halk-sagliginin-son-kalesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla anlamlı bir tören düzenlendi. Hatay Eczacı Odası üyeleri, Antakya’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunarak bilimsel eczacılığın 187’nci yılını kutladı. Törenin ardından Hatay Eczacı Odası tarafından kapsamlı bir basın açıklaması yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay Eczacı Odası adına yapılan açıklamada, 14 Mayıs 1839’da ilk eczacılık dersinin verilmesiyle başlayan bilimsel eczacılık yolculuğunun bugün halk sağlığının en önemli yapı taşlarından biri haline geldiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye genelinde 30 bini aşkın toplum eczanesi ve 55 bin eczacının sağlık sisteminin en erişilebilir ve güvenilir noktaları arasında yer aldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Eczaneler yalnızca ilaç temin edilen yerler değil, aynı zamanda toplumun en hızlı ulaştığı birinci basamak sağlık merkezleridir. Koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık takibine, ilaç danışmanlığından halk sağlığının korunmasına kadar çok önemli görevler üstleniyoruz.”</p>

<p>Hatay Eczacı Odası, özellikle son yıllarda artan kronik hastalık yüküne dikkat çekerek eczacıların sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, Türkiye’de yılda yaklaşık 508 milyon reçetenin eczanelerde işlendiği hatırlatılarak bunun eczanelerin sağlık sistemindeki kritik rolünü açıkça ortaya koyduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>“HER 5 KİŞİDEN 3’Ü KRONİK HASTALIK RİSKİ ALTINDA”</strong></p>

<p>Basın açıklamasında Sağlık Bakanlığı ve TÜİK verilerine de yer verildi. Son bir yılda yaklaşık 30 milyon kişiye kronik hastalık taraması yapıldığı, milyonlarca kişiye obezite, diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler risk tanısı konduğu aktarıldı.</p>

<p>Hatay Eczacı Odası açıklamasında şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“Bu tablo, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Eczacılar; yaygın hizmet ağı, bilimsel danışmanlık kapasitesi ve ulaşılabilirliğiyle sağlık sisteminin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır.”</p>

<p><strong>GENÇ ECZACILAR İŞSİZLİK TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada eczacılık fakültelerindeki plansız artışın meslekte ciddi bir istihdam krizine yol açtığına da dikkat çekildi. 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e yükseldiği belirtilirken, her yıl yaklaşık 4 bine yakın eczacının mezun olduğu kaydedildi.</p>

<p>Hatay Eczacı Odası, yeni fakülte açılışlarının durdurulması, kontenjanların bilimsel verilere göre düzenlenmesi ve genç eczacılar için sürdürülebilir istihdam alanları oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>“ECZACILIK TİCARET DEĞİL HALK SAĞLIĞI GÖREVİDİR”</strong></p>

<p>Açıklamada, eczacılığın yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmesine karşı oldukları da sert ifadelerle dile getirildi.</p>

<p>“Eczacılığı basit bir ticaret faaliyeti haline getiren anlayışları kabul etmiyoruz. İlacı meta olarak gören yaklaşımlara karşı halk sağlığını ve mesleki bağımsızlığı savunmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>İLAÇ YOKLUKLARI VE EKONOMİK KRİZ VURGUSU</strong></p>

<p>Hatay Eczacı Odası, son dönemde artan ilaç yokluklarının temel nedeninin yanlış fiyatlandırma politikaları olduğuna dikkat çekerek, yerli ilaç üretiminin stratejik bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca sağlık harcamalarının vatandaşın omzuna yüklendiği belirtilerek, Türkiye’de kişi başı ilaç harcamasının OECD ortalamasının çok altında kaldığına işaret edildi.</p>

<p>Hatay Eczacı Odası açıklamasının sonunda tüm eczacıların 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü kutlanırken şu mesaj verildi:</p>

<p>“Bilimsel eczacılığa, halk sağlığına ve etik değerlere bağlılığımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Halkımızın güvenli ilaca erişimi için mücadelemizi sürdüreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mahmut Sivri</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/eczacilik-ticaret-degil-halk-sagliginin-son-kalesidir</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/eczacilik-ticaret-degil-halk-sagliginin-son-kalesidir-1.jpeg" type="image/jpeg" length="40812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurdun çeşitli bölgeleri için kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yurdun-cesitli-bolgeleri-icin-kuvvetli-saganak-ve-firtina-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yurdun-cesitli-bolgeleri-icin-kuvvetli-saganak-ve-firtina-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurdun çeşitli bölgeleri için kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısında bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bugün öğle saatlerinden itibaren Tunceli ve Bingöl çevrelerinde yerel kuvvetli ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Öğle saatlerinden sonra Osmaniye çevreleri, Mersin ve Adana'nın iç ve kuzey kesimleri ile Kahramanmaraş'ın batısında da aralıklı ve yerel kuvvetli sağanak ile gök gürültülü sağanak görüleceği tahmin ediliyor.</p><p>Yine öğle saatlerinden itibaren Antalya'nın iç kesimlerinde (Döşemealtı, Kepez ve İbradı ile Aksu, Serik ve Manavgat'ın iç kesimleri) yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p><p>Kuvvetli yağışların akşama kadar aralıklarla etkisini sürdürmesi beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına, hortum riski, ulaşımda aksama gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öte yandan, yarın öğle saatlerinde Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin çevrelerinde de yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak görüleceği tahmin ediliyor.</p><p>Doğu Karadeniz'in doğusunda rüzgarın, yarın sabah saatlerinden itibaren batıdan 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Fırtınanın, aynı gün öğle saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi bekleniyor.<br> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Fatma Sevinç Çetin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yurdun-cesitli-bolgeleri-icin-kuvvetli-saganak-ve-firtina-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/yurdun-cesitli-bolgeleri-icin-kuvvetli-saganak-ve-firtina-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="46009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay’da Yeni İşitme Merkezi Hizmete Açılıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-yeni-isitme-merkezi-hizmete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-yeni-isitme-merkezi-hizmete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da işitme sağlığı alanında önemli bir adım daha atılıyor. Emir Ali Çolak ve Ecenur Aydınlıoğlu yönetimindeki Sona İşitme Cihazları, Antakya’da düzenlenecek törenle kapılarını vatandaşlara açmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşitme kaybı yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen merkez, satış ve uygulama hizmetleriyle bölge halkına destek sunacak. Modern cihaz seçenekleri ve danışmanlık hizmetleriyle dikkat çeken merkezin açılışı, 16 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antakya Ekinci Mahallesi Çevreyolu Caddesi’nde, Sadık Karabulut Apartmanı’nda (Özcan Auto yanı) hizmet verecek olan Sona İşitme Cihazları’nın açılışına vatandaşlar da davet edildi.</p>

<p>Yetkililer, işitme sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, merkezin Hatay’da önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini belirtti.</p>

<p>Açılış töreninin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Asi Gazetesi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-yeni-isitme-merkezi-hizmete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/acilis-1.jpeg" type="image/jpeg" length="23805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Lig'de 34. ve son hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/super-ligde-34-ve-son-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/super-ligde-34-ve-son-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 34. ve son hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulundan (MHK) yapılan açıklamaya göre ligde bu hafta oynanacak iki müsabakada kadın hakemler düdük çalacak. Çaykur Rizespor-Beşiktaş maçını Asen Albayrak, Zecorner Kayserispor-TÜMOSAN Konyaspor maçını da Melek Dakan yönetecek.</p><p>Son hafta müsabakalarında düdük çalacak hakemler şunlar:</p><p>Yarın:</p><p>20.00 Çaykur Rizespor-Beşiktaş: Asen Albayrak</p><p>16 Mayıs Cumartesi:</p><p>17.00 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Corendon Alanyaspor: Oğuzhan Aksu</p><p>20.00 Gaziantep FK-RAMS Başakşehir: Ömer Faruk Turtay</p><p>20.00 Samsunspor-Göztepe: Ümit Öztürk</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>17 Mayıs Pazar:</p><p>17.00 Zecorner Kayserispor-TÜMOSAN Konyaspor: Melek Dakan</p><p>20.00 Fenerbahçe-ikas Eyüpspor: Mehmet Türkmen</p><p>20.00 Kasımpaşa-Galatasaray: Adnan Deniz Kayatepe</p><p>20.00 Hesap.com Antalyaspor-Kocaelispor: Halil Umut Meler</p><p>20.00 Trabzonspor-Natura Dünyası Gençlerbirliği: Atilla Karaoğlan<br> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Ceren Aydınonat</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/super-ligde-34-ve-son-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/super-ligde-34-ve-son-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi.jpg" type="image/jpeg" length="23067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da 6 yaşındaki otizmli öğrencinin hayalleri kitaba dönüştü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-6-yasindaki-otizmli-ogrencinin-hayalleri-kitaba-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-6-yasindaki-otizmli-ogrencinin-hayalleri-kitaba-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da Engelliler Haftası kapsamında, 6 yaşındaki otizmli anaokulu öğrencisi Ali Rıza Aydoğdu'nun hayal gücünden yola çıkarak hazırlanan kitabın tanıtımı yapıldı.</p><p>Aydoğdu'nun öğretmenlerinin desteğiyle kaleme aldığı 'Işık Muhafızı ve Kurtarma Operasyonu' adlı kitap, Kepez Özel Eğitim Anaokulu'nda düzenlenen etkinlikte tanıtıldı.</p><p>Okul öncesi öğretmeni Fatoş Safa, AA muhabirine, öğrencisinin kendisini çok iyi ifade edebilen ve geniş hayal dünyasına sahip biri olduğunu söyledi.</p><p>Kitap okuma etkinlikleri sırasında öğrencisinin yeteneğini fark ettiğini anlatan Safa, 'Bazen kitapları ona veriyordum ve görsellerden ne görüyorsan bana kitabı sen oku diyordum. Böylece hayal dünyasının çok zengin ve farklı olduğunu keşfettim.' dedi.</p><p>Projeyi, Maarif Modeli eğitim programı kapsamında yürütülen 'Dilimizin Zenginlikleri' çalışması çerçevesinde hazırladıklarını belirten Safa, öğrencinin yaşantısından ve hayal dünyasından yola çıkarak kitabı oluşturduklarını ifade etti.</p><p>Safa, 'Öğrencimizin yaşantısından feyz almasını ve onun yaşantısının hayal ürünlerini yansıtmak istedik. Hayvanlara karşı çok ilgisi olduğu için ailemizden rica ettik. Çekilen fotoğraflardan seçtiğimiz bir defter oluşturduk. Ali Rıza'ya orada ne yaşadığını, gördüğünü anlatmasını istedik, bunları kaleme aldık. Böylelikle kitabımızın farklılıkların da aslında ne kadar zengin, ne kadar dolu olduğunu gösteren bir mesaj vermesini sağladık.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Okul Müdürü Atika Havva Özçoban da engelli bireylerin topluma önemli katkılar sunduğunu, bu katkıların kapsayıcı eğitim anlayışıyla daha da güçleneceğini ifade etti.</p><p>Öğrencinin dedesi Ali Rıza Aydoğdu ise torununun gelişiminde öğretmenlerin büyük emeği olduğunu vurguladı.</p><p>Etkinlikte ayrıca Grup Down konseri, şiir dinletisi, dans ve ritim gösterileri de gerçekleştirildi.</p><p>Programa, Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kenan Yavuz, çok sayıda öğrenci ve veli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-6-yasindaki-otizmli-ogrencinin-hayalleri-kitaba-donustu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/antalyada-6-yasindaki-otizmli-ogrencinin-hayalleri-kitaba-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="96755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kumluca'da 'Okulum Temiz' belgesi alan okulların müdürlerine belgeleri verildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kumlucada-okulum-temiz-belgesi-alan-okullarin-mudurlerine-belgeleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kumlucada-okulum-temiz-belgesi-alan-okullarin-mudurlerine-belgeleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Kumluca İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Tekdemir, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) iş birliğinde yürütülen 'Okulum Temiz' programı kapsamında belge almaya hak kazanan okul müdürlerine belgelerini takdim etti.</p><p>Okulum Temiz Belgelendirme Programı kapsamında, eğitim kurumlarında hijyen şartlarının geliştirilmesi ve enfeksiyon önleme standartlarına uygunluğun belgelendirilmesi amacıyla yürütülen süreç tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Program kapsamında belge almaya hak kazanan okulların idarecileri düzenlenen törenle ödüllendirilirken, sürece katkı sunan öğretmen ve personellere de teşekkür edildi.</p><p>Yusuf Tekdemir, yaptığı açıklamada, öğrencilerin daha sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim görmesinin temel öncelikleri olduğunu belirterek, standartları en üst seviyede tutan tüm okulları tebrik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kumlucada-okulum-temiz-belgesi-alan-okullarin-mudurlerine-belgeleri-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/05/kumlucada-okulum-temiz-belgesi-alan-okullarin-mudurlerine-belgeleri-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="32354"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
