<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2026 13:39:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMO 1 milyon ton hububat alımını 21 günde yaparak rekor kırdı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/tmo-1-milyon-ton-hububat-alimini-21-gunde-yaparak-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/tmo-1-milyon-ton-hububat-alimini-21-gunde-yaparak-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 3 Haziran'da başlayan hububat alımlarının yoğun şekilde sürdüğünü ve 1 milyon ton alım eşiğinin 21 günde geçilerek rekor kırıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - TMO'dan yapılan açıklamada, hububat alımlarına ilişkin bilgi verildi.</p><p>Hububatta 3 Haziran'da başlayan alımların yoğun şekilde devam ettiği vurgulanan açıklamada, 'Ülkemizin dört bir yanında açtığımız alım noktalarımızla kıymetli üreticilerimize en iyi hizmeti sunuyoruz.' ifadesine yer verildi.</p><p>Açıklamada, kuruluş tarihinden bu yana 1 milyon ton alım eşiğinin bu yıl yeni bir rekorla sadece 21 günde geçildiğine işaret edilerek, 'Alın terini sermaye eden, ülkemiz için üreten tüm kıymetli üreticilerimize ve mesai mefhumu gözetmeksizin büyük bir özveriyle görev yapan personelimize teşekkür ediyoruz.' ifadesi kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Mert Davut</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/tmo-1-milyon-ton-hububat-alimini-21-gunde-yaparak-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/tmo-1-milyon-ton-hububat-alimini-21-gunde-yaparak-rekor-kirdi.jpg" type="image/jpeg" length="46729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Restoran ve kafelerde 'menülerde içerik belirtme' zorunluluğu başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/restoran-ve-kafelerde-menulerde-icerik-belirtme-zorunlulugu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/restoran-ve-kafelerde-menulerde-icerik-belirtme-zorunlulugu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketicilerin bilinçli seçim yapmasını ve gıdaların içerikleri ile kalori bilgilerine kolayca ulaşmasını amaçlayan, restoran ve kafelerde sunulan gıdaların içeriklerinin menülerde belirtilmesini zorunlu kılan uygulama başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Restoran, kafe ve kantin gibi işletmelerde gıdaların içerikleri ile kalori bilgilerinin menüler, dijital ekranlar veya karekod (QR) aracılığıyla müşterilere sunulması uygulaması başladı.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığından 28 Mart'ta yapılan açıklamada, güvenilir gıda süreçlerinde büyük bir yeniliğin hayata geçirildiği belirtilmiş, restoran, kafe ve kantin gibi işletmelerde, menülerin yanında gıdaların içeriklerini ve alerjen bilgilerini belirtme zorunluluğunun getirileceği bildirilmişti.</p><p>Restoran, kafe ve yemekhane gibi toplu tüketim yerlerinde gıdaların içerik ve enerji (kalori) değerlerinin tüketiciye sunulması temmuz ayı itibarıyla başladı.</p><p>Söz konusu içerikler, menülerde, duvar tahtalarında, broşürlerde, dijital ekranlarda veya karekod aracılığıyla sunulacak. Bilgiler karekod ile veriliyorsa işletmelerin görünür bir yerine, 'Bu bilgilere karekod ile ulaşabilirsiniz. Karekod kullanamayan tüketiciler talep ederse bilgi kendilerine ayrıca sunulur.' yazısının asılması gerekecek.</p><p>Uygulama, tüketicinin bilinçli seçim yapmasını sağlamak, alerjenlerden korumak, dini, sağlık veya kişisel tercihlere uygun seçimleri kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildi.</p>'Güvenli gıdaya erişim açısından önemli bir adım'<p>Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Sekreteri Rıdvan Turşak, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dün itibarıyla başlayan yeni süreci yakından takip ettiklerini ve aylardır üyelerini ve sektörü bilgilendirdiklerini söyledi.</p><p>Turşak, 'Bu düzenleme sadece bir mevzuat değişikliği değil, aynı zamanda tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve güvenli gıdaya erişimi açısından önemli bir adım. Özellikle gıda alerjisi bulunan vatandaşlarımız ile özel beslenme gereksinimi olan bireyler için menülerde yer alacak bilgiler büyük önem taşıyor.' dedi.</p><p>Rıdvan Turşak, menülerde yer alacak besin değerlerinin mutlaka uzmanlar tarafından hazırlanması gerektiğinin altını çizerek, işletmeleri yapay zeka ile hazırlanan analizlere güvenmemeleri konusunda uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapay zekanın her alanda büyük kolaylıklar sağlayabildiğini dile getiren Turşak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Yapay zekanın faydası da var ancak menülerde yer alacak besin değerleri ve alerjen bilgilerinin doğruluğu yapay zekayla değil uzman raporlarıyla belgelenmelidir. Diyetisyenler, gıda mühendisleri ve bu alanda yetkin kuruluşlardan profesyonel hizmet alınması hem işletmeler hem de tüketiciler açısından büyük önem taşımaktadır. Denetmen restorana geldiğinde ve bu değerleri neye göre hazırladınız dediğinde sorunun cevabı uzmanlardan alınan bir analiz raporu olmalıdır. Yapay zeka bu şekilde güvenilir bir rapor vermemektedir.'</p>'Menüde yer alan her bilgi işletmenin beyanıdır'<p>TÜRES Genel Sekreteri Turşak, konuya ilişkin değerlendirmelerin Tarım ve Orman İl Müdürlükleri tarafından yapılacağını belirterek, menülerde yer alan tüm bilgilerin 'işletmenin beyanı esastır' düsturuna göre değerlendirileceğini söyledi.</p><p>Bir ürünün alerjen içermediği belirtilmesine rağmen gerçekte farklı bir durumun ortaya çıkması halinde işletmelerin hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini vurgulayan Turşak, 'Bu nedenle hazırlanan tüm içeriklerin bilimsel verilere dayanması ve uzmanlar tarafından doğrulanması gerekiyor.' diye konuştu.</p><p>Turşak, işletmelere çağrıda bulunarak, 'Bu uygulama kapsamında menülerde içerik belirtme zorunluluğu bulunan tüm işletmelerimiz hazırlıklarını tamamlamalı. İhtiyaç duyan üyelerimiz TÜRES aracılığıyla alanında uzman kuruluşlara yönlendirilerek profesyonel destek alabilir.' ifadesini kullandı.</p><p>Sağlıklı ve güvenilir gıda sunumunun sektörün en önemli sorumluluklarından biri olduğuna dikkati çeken Turşak, 'Tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlayacak bu düzenlemeyi destekliyor, sektörümüzün de en doğru şekilde uygulayacağına inanıyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>Rıdvan Turşak, uygulamanın 1 Temmuz itibarıyla birden fazla şubesi bulunan restoran ve kafeler için, 2027 yıl başından itibaren de tüm yeme-içme işletmeleri için geçerli olacağını sözlerine ekledi.<br> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Uğur Aslanhan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/restoran-ve-kafelerde-menulerde-icerik-belirtme-zorunlulugu-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/restoran-ve-kafelerde-menulerde-icerik-belirtme-zorunlulugu-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="72471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş Bankası'ndan sürdürülebilir tarım için uluslararası kaynak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/is-bankasindan-surdurulebilir-tarim-icin-uluslararasi-kaynak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/is-bankasindan-surdurulebilir-tarim-icin-uluslararasi-kaynak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca: - 'Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye İş Bankası, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Güneydoğu Avrupa için Avrupa Fonu (EFSE) ile 20 milyon avro tutarında 6 yıl vadeli kaynak temini için anlaşma imzaladı.</p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, sağlanan 20 milyon avro tutarındaki kaynak, EFSE'nin sürdürülebilir tarım kriterleri ve İş Bankası'nın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi ile uyumlu olarak kullandırılacak.</p><p>Altı yıl vadeli söz konusu finansman, gıda güvenliği, modern sulama sistemleri, toprak sağlığını koruyan uygulamalar, yüksek verimli üretim yöntemleri, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir ekipman yatırımları başta olmak üzere tarımsal üretkenliği ve iyi tarım uygulamalarını artıran projelerin desteklenmesine yönlendirilecek.</p><p>- 'Tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacak'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, kaynağın, gıda güvenliği ve Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasında kritik öneme sahip tarım sektörünün gelişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inandığını belirtti.</p><p>Önceki senelerde ihraç ettikleri yeşil ve sürdürülebilir tahvillere 2026 yılının Ocak ayında 50 milyon doları tutarındaki ilk mavi tahvil ihracını eklediklerini aktaran Özşuca, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu kez, kalkınma odaklı bir fondan sürdürülebilir tarım faaliyetlerini desteklemek üzere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Ekonomimiz ve gıda güvenliğimiz açısından stratejik öneme sahip tarım sektöründe yenilikçi ve verimliliği artıran yöntemlerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz. Sağladığımız bu kaynakla çiftçilerimizin ve tarımsal işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken, gıda güvenliğini, tarımda verimi ve rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de ülkemize ve ekonomimize katkı sağlayacak şekilde bankamızın sürdürülebilir kaynaklarını çeşitlendirerek uluslararası işbirliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.'<br></p><p>EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert de Türkiye'de sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemenin özel bir önem taşıdığını belirterek, İş Bankası ile bu alanda işbirliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını aktardı.</p><p>Tarımın Türkiye ekonomisi, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından kritik rolüne dikkat çeken Begert, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği kapsamında daha sürdürülebilir, verimli ve dayanıklı üretim uygulamalarına yatırım yapan çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin uzun vadeli finansmana erişimini artırmayı hedefliyoruz. İşbirliği, tarımsal üreticilerin değişen piyasa koşullarına ve çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkıda bulunurken, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeye yönelik ortak vizyonumuzu da yansıtıyor.'</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/is-bankasindan-surdurulebilir-tarim-icin-uluslararasi-kaynak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/is-bankasindan-surdurulebilir-tarim-icin-uluslararasi-kaynak.jpg" type="image/jpeg" length="26620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile Hekimliği Sistemi Değişti: Vatandaşı Neler Bekliyor?]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/aile-hekimligi-sistemi-degisti-vatandasi-neler-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/aile-hekimligi-sistemi-degisti-vatandasi-neler-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı yeni Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ile hem vatandaşları hem de aile hekimlerini ilgilendiren önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Online sağlık hizmetinden aile hekimi değişikliğine, ASM'lerde kamera sisteminden hasta kayıtlarına kadar birçok konuda yeni uygulamalar başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Aile Hekimliğinde Yeni Dönem: Vatandaşı Neler Bekliyor?</h1>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği güncellendi. Yapılan düzenlemeler, sağlık hizmetlerinin işleyişinde önemli değişiklikler getirirken vatandaşların aile hekimlerinden alacağı hizmetlerde de yeni bir dönemi başlattı.</p>

<h2>1- Online sağlık hizmeti dönemi başlıyor</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle aile hekimleri uygun görülen durumlarda uzaktan (online) sağlık hizmeti sunabilecek. Böylece özellikle kronik hastalar, yaşlılar ve sağlık merkezine gitmekte zorlanan vatandaşlar bazı işlemler için uzaktan değerlendirme imkanına kavuşacak.</p>

<h2>2- Sağlık çalışanına şiddet uygulayanların aile hekimi değiştirilebilecek</h2>

<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçmek amacıyla yeni bir uygulama getirildi. Şiddet uyguladığı tespit edilen kişilerin aile hekimi kayıtları, idarenin değerlendirmesiyle başka bir aile hekimine aktarılabilecek.</p>

<h2>3- Aile Sağlığı Merkezlerinde güvenlik artırılıyor</h2>

<p>Yönetmelikle birlikte Aile Sağlığı Merkezlerinde güvenlik kamera sistemi kurulması zorunlu hale getirildi. Uygulamanın hem sağlık çalışanlarının hem de vatandaşların güvenliğine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>4- Hasta bilgileri artık sadece Bakanlık sistemlerinde tutulacak</h2>

<p>Vatandaşlara ait sağlık verileri yalnızca Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği bilgi sistemlerinde kayıt altına alınabilecek. Harici program veya kişisel veri kayıtlarına izin verilmeyecek.</p>

<h2>5- Doğum ve askerlik sonrası dönüş yapan personele öncelik</h2>

<p>Doğum izni veya askerlik nedeniyle görevinden ayrılan aile hekimleri ve sağlık personeli, görevlerine dönüşte öncelikli yerleştirme hakkından yararlanabilecek.</p>

<h2>6- Boş aile hekimliği kadroları daha hızlı doldurulacak</h2>

<p>Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamındaki hekimler, ihtiyaç bulunan aile sağlığı merkezlerine atanabilecek. Böylece boş kalan aile hekimliği pozisyonlarının daha kısa sürede doldurulması amaçlanıyor.</p>

<h2>7- Görev değişikliklerinde hizmet aksamayacak</h2>

<p>Vekalet veya geçici görevlendirme durumunda görevi devralan hekim, aile sağlığı biriminin tüm sorumluluğunu üstlenecek. Böylece vatandaşların sağlık hizmetine erişiminde aksama yaşanmaması hedefleniyor.</p>

<h2>8- Tıbbi malzemelerin temininde yeni uygulama</h2>

<p>Yönetmelikle birlikte aile sağlığı merkezlerinde kullanılacak bazı tıbbi cihaz, ekipman ve sarf malzemelerinin teminine ilişkin sorumluluklar yeniden düzenlendi. Bakanlığın belirlediği standartlara uygun şekilde malzeme temini sağlanacak.</p>

<h2>Vatandaşlar için en önemli değişiklikler</h2>

<ul>
 <li>✅ Bazı sağlık hizmetleri online alınabilecek.</li>
 <li>✅ ASM'lerde güvenlik kamerası bulunacak.</li>
 <li>✅ Sağlık verileri sadece Bakanlık sistemlerinde tutulacak.</li>
 <li>✅ Şiddet uygulayan hastaların aile hekimi değiştirilebilecek.</li>
 <li>✅ Aile hekimliği hizmetlerinin kesintisiz sürmesi için yeni görevlendirme sistemi uygulanacak.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Murat Şamlı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/aile-hekimligi-sistemi-degisti-vatandasi-neler-bekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/06/aile-hekimi-saglik-raporu-ucretjpg.png" type="image/jpeg" length="82264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EY'den yapay zeka ve tüketici ürünleri araştırması]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/eyden-yapay-zeka-ve-tuketici-urunleri-arastirmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/eyden-yapay-zeka-ve-tuketici-urunleri-arastirmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- EY Türkiye Şirket Ortağı, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Kaan Birdal: - 'Tüketici ürünleri şirketlerinin rekabet avantajı tüketiciye ulaşabilme kabiliyetlerinden çok, yapay zeka destekli ekosistemlerde ne ölçüde görünür ve tercih edilir olduklarıyla belirlenecek']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ernst & Young (EY), yapay zeka, dijital platformlar ve değişen tüketici davranışlarının tüketici ürünleri sektöründeki rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini ortaya koyan 'EY State of Consumer Products' araştırmasının sonuçlarını paylaştı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünya genelinde 850'den fazla üst düzey tüketici ürünleri yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, markaların yalnızca tüketicilerin dikkatini çekmek için değil, yapay zeka destekli öneri sistemleri tarafından tercih edilen seçenekler arasında yer alabilmek için de rekabet ettiğini gösterdi.</p><p>Araştırmaya katılan yöneticilerin yaklaşık 4'te 3'ü, sektörde yaşanan yapısal dönüşümün hızlı hareket etmeyi zorunlu kıldığını düşünüyor. Buna rağmen, şirketlerin önemli bir bölümünün bu dönüşüme tam anlamıyla hazır olmadığı görülüyor. Katılımcıların yüzde 47'si algoritmik ürün önerilerini etkileyebilmenin gelecek 5 yıl içinde rekabet avantajı açısından kritik önem taşıyacağını belirtirken, yalnızca yüzde 21'i bu alanda yeterli yetkinliğe sahip olduğunu ifade ediyor. Bu durum, şirketlerin gelecekteki büyüme hedefleri ile mevcut hazırlık seviyeleri arasında belirgin bir fark bulunduğunu gösteriyor.</p><p>Araştırma sonuçları, tüketici ürünleri şirketlerinin iş yapış biçimlerinde yapısal bir dönüşüm yaşandığına işaret ediyor. Katılımcıların 4'te 3'ünden fazlası perakendeciler, dijital platformlar ve çevrim içi satış kanallarıyla kurulan işbirliklerinin artık ticari stratejilerinin merkezinde yer aldığını belirtiyor. Arama motorları, öneri sistemleri ve perakende medya ağları tüketicilerin ürün keşif sürecinde daha belirleyici hale gelirken, markaların görünürlüğü de giderek daha fazla bu platformlardaki performanslarına bağlı olarak şekilleniyor. Araştırma, tüketicilerin ürün tercihlerini etkileyen mekanizmaların değişmesiyle şirketlerin de ticari büyüme modellerini yeniden tasarlaması gerektiğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araştırma bulguları, şirketlerin dönüşüm sürecindeki temel zorluklarının teknolojik eksikliklerden çok organizasyonel yapılarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık 10'da 1'i satış, pazarlama ve e-ticaret ekiplerinin entegre bir büyüme fonksiyonu olarak çalıştığını belirtirken, benzer oranda bir kesim fonksiyonlar arası karar alma süreçlerini destekleyen tam entegre ticari veri altyapısına sahip olduğunu ifade ediyor. Dönüşümün önündeki başlıca engeller arasında 'yönetişim karmaşıklığı ve karar alma yetkilerindeki belirsizlik' ilk sırada yer alırken, bunu 'liderlik uyumu ile teknoloji ve veri altyapılarına ilişkin eksiklikler' takip ediyor.</p><p>Yapay zekanın ticari karar alma süreçlerindeki etkisinin hızla arttığını ancak insan faktörünün önemini korumaya devam ettiğini ortaya koyan araştırmada, katılımcıların yüzde 61'i kuruluşlarında tamamen otomatik yapay zeka kararları yerine insan değerlendirmesine öncelik verildiğini belirtiyor. Bu sonuç, şirketlerin yapay zekayı karar alma süreçlerini güçlendiren önemli bir araç olarak gördüğünü ancak nihai karar ve sorumluluğun hala insanlarda olduğunu gösteriyor.</p><p>- 'Tüketici ürünleri sektöründe rekabetin tanımı değişti'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Şirket Ortağı, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Kaan Birdal, tüketici ürünleri sektöründe rekabetin tanımının değiştiğini belirtti.<br></p><p>Günümüzde markalar için başarının yalnızca tüketicinin karşısına çıkabilmekle değil, dijital platformlar ve yapay zeka destekli sistemler tarafından önerilen seçenekler arasında yer alabilmekle ölçüldüğünü aktaran Birdal, şunları kaydetti:<br></p><p>'Araştırma sonuçları, şirketlerin geleceğin ticaret modeline uyum sağlayabilmesi için veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirmesi, satış, pazarlama ve e-ticaret fonksiyonları arasında daha güçlü bir entegrasyon kurması gerektiğini gösteriyor. Teknoloji yatırımları dönüşümün önemli bir parçası olsa da sürdürülebilir başarı güçlü yönetişim yapıları, net sorumluluk alanları ve kurum genelinde ortak hareket edebilen ekiplerle mümkün olacak. Önümüzdeki dönemde, tüketici ürünleri şirketlerinin rekabet avantajı tüketiciye ulaşabilme kabiliyetlerinden çok, yapay zeka destekli ekosistemlerde ne ölçüde görünür ve tercih edilir olduklarıyla belirlenecek.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/eyden-yapay-zeka-ve-tuketici-urunleri-arastirmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/eyden-yapay-zeka-ve-tuketici-urunleri-arastirmasi.jpg" type="image/jpeg" length="58995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da Gazetecilik Ayakta Kalmaya Çalışıyor! TÜİK Verileri Endişelendirdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-gazetecilik-ayakta-kalmaya-calisiyor-tuik-verileri-endiselendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-gazetecilik-ayakta-kalmaya-calisiyor-tuik-verileri-endiselendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in 2025 Süreli Yayın İstatistikleri, Türkiye'de yazılı basının küçülmeye devam ettiğini ortaya koydu. Gazete sayısı ve çalışan sayısı azalırken internet haber siteleri büyümesini sürdürdü. Deprem sonrası yeniden ayağa kalkmaya çalışan Hatay'da ise yerel habercilik dijital mecralarda varlığını güçlendirmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Gazete Sayısı ve Çalışan Sayısı Azaldı</strong></h2>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Süreli Yayın İstatistikleri'ne göre resmi ilan yayımlayan gazete sayısı bir yılda <strong>753'ten 659'a gerileyerek yüzde 12,5 azaldı.</strong> Aynı dönemde gazetelerde çalışan sayısı da <strong>yüzde 13,9 düşüşle 3 bin 714'e</strong> indi. Gazetelerin yıllık toplam tirajı ise <strong>yüzde 15,1 azaldı.</strong></p>

<h2><strong>Dijital Haber Siteleri Büyümeye Devam Ediyor</strong></h2>

<p>Basılı yayınlarda yaşanan daralmaya rağmen internet haber siteleri büyümesini sürdürdü. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı <strong>349'dan 357'ye yükselirken</strong>, sektörde çalışan sayısı <strong>3 bin 690'a</strong> çıktı. İnternet haber siteleri 2025 yılında <strong>8,84 milyar tekil ziyaretçi</strong> ve <strong>45,3 milyar sayfa görüntülenmesi</strong> elde etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hatay'da Dijital Yayıncılık Ön Planda</strong></h2>

<p>Depremin ardından yerel medyanın büyük zorluklarla mücadele ettiği Hatay'da da dijital habercilik her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Basın İlan Kurumu'nun resmi ilan sistemine dahil olan internet haber siteleri, yerel haberciliğin sürdürülebilirliği açısından kritik rol üstlenirken, Hatay'daki yayın kuruluşları da dijital dönüşüme ağırlık veriyor.</p>

<h2><strong>Yerel Habercilik İçin Yeni Dönem</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre yazılı basındaki küçülme sürerken, yerel haber sitelerinin güçlü içerik, SEO çalışmaları ve dijital erişim kapasitesiyle ayakta kalması sektörün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Özellikle deprem bölgesi Hatay'da vatandaşın doğru bilgiye hızlı ulaşabilmesi için dijital yerel medyanın rolü her geçen gün artıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semire Yılmaz</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-gazetecilik-ayakta-kalmaya-calisiyor-tuik-verileri-endiselendirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/hatay-gazetecilik.webp" type="image/jpeg" length="29340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hataylı Ayşe Tokyaz Cinayeti Davasında Mütalaa Açıklandı!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayli-ayse-tokyaz-cinayeti-davasinda-mutalaa-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayli-ayse-tokyaz-cinayeti-davasinda-mutalaa-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Küçükçekmece'de üniversite öğrencisi olan Hataylı Ayşe Tokyaz'ı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan eski polis memuru Cemil Koç hakkında savcılık esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p>İstanbul Küçükçekmece'de 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. Eski polis memuru Cemil Koç hakkında yürütülen yargılamada savcılık, esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sundu.</p>

<p>Savcılık, sanık Cemil Koç'un "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçunu işlediği kanaatine vararak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.</p>

<h2>Şantaj ve Hürriyetten Yoksun Kılma Suçlarından da Ceza İstendi</h2>

<p>Esasa ilişkin mütalaada, Cemil Koç hakkında yalnızca cinayet suçundan değil, başka suçlardan da ceza talebinde bulunuldu.</p>

<p>Savcılık, sanığın;</p>

<ul>
 <li><strong>Şantaj</strong> suçundan <strong>1 yıldan 3 yıla kadar</strong>,</li>
 <li><strong>Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma</strong> suçundan ise <strong>2 yıldan 7 yıla kadar</strong> hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.</li>
</ul>

<h2>Olay Kamuoyunda Büyük Tepki Çekmişti</h2>

<p>Türkiye'nin gündemine oturan olayda, üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürüldüğü, ardından cesedinin bavula konularak yol kenarına bırakıldığı iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Cinayetin ardından tutuklanan eski polis memuru Cemil Koç hakkında açılan davada savcılığın açıkladığı mütalaa, yargılama sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkemenin, savcılık mütalaasına karşı sanık ve avukatlarının savunmalarını aldıktan sonra davaya ilişkin kararını ilerleyen duruşmalarda vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Gündem, HATAY, Istanbul, REYHANLI</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayli-ayse-tokyaz-cinayeti-davasinda-mutalaa-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/03/ayse-tokyaz-1.webp" type="image/jpeg" length="58584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AJet yurt içi seferlerde indirimli bilet kampanyası başlattı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ajet-yurt-ici-seferlerde-indirimli-bilet-kampanyasi-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ajet-yurt-ici-seferlerde-indirimli-bilet-kampanyasi-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AJet, yurt içi uçuşlarda geçerli yüzde 30 indirimli biletleri satışa sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Şirketten yapılan açıklamaya göre, yarın saat 23.59'a kadar satılacak indirimli biletler, 6 Ekim ile 31 Aralık'taki (26 Ekim ile 1 Kasım 2026 arasındaki tarihler hariç) tüm yurt içi uçuşlarda geçerli olacak.</p><p>İndirimli biletler, sadece 'AJet.com' ile şirketin mobil uygulamasından satın alınabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kampanya kapsamında koltuk seçimlerinde de yüzde 30 indirim uygulanacak.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Gökhan Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ajet-yurt-ici-seferlerde-indirimli-bilet-kampanyasi-baslatti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ajet-yurt-ici-seferlerde-indirimli-bilet-kampanyasi-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="60616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanadalı AtkinsRealis, CANDU teknolojisiyle Türkiye'de sürdürülebilir nükleer ekosistemi hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kanadali-atkinsrealis-candu-teknolojisiyle-turkiyede-surdurulebilir-nukleer-ekosistemi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kanadali-atkinsrealis-candu-teknolojisiyle-turkiyede-surdurulebilir-nukleer-ekosistemi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AtkinsRealis bünyesindeki CANDU International şirketi Başkanı Gary Rose, Türkiye ile nükleer enerji alanında '100 yıllık bir ortaklık' kurmayı ve sürdürülebilir nükleer ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - AtkinsRealis Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Rose, İstanbul'da düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) kapsamında AA muhabirine, Türkiye ile Kanada arasındaki nükleer işbirliği ve Kanada'da geliştirilen CANDU reaktör teknolojisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Rose, AtkinsRealis'in mart başında Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile imzaladığı mutabakat zaptı ile başlayan teknik bilgi paylaşımı ve bilgilendirme sürecini 'işbirliği ve ivme dönemi' olarak tanımlayarak, kısa sürede önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p><p>Kamu kurumları ve özel sektör temsilcileriyle çok sayıda görüşme yaptıklarını anlatan Rose, 'Birbirimizi tanıdığımız, tarafların ne sunduğunu ve potansiyel olarak nasıl birlikte çalışabileceğimizi anlamaya çalıştığımız, gerçek anlamda ilişkiler inşa ettiğimiz, benim '100 yıllık bir ortaklık' olarak tanımladığım sürecin erken aşamasındayız. Bizim için 100 yıllık bir ilişki, nihayetinde Türkiye'nin uzun vadede kararlarından fayda sağlayacağı sürdürülebilir bir nükleer ekosistem oluşturmak.' diye konuştu.</p>'Zenginleştirilmiş yakıt gerektirmiyor'<p>Rose, dünya genelinde kullanılan 6 büyük nükleer teknolojiden 5'inin zenginleştirilmiş yakıt gerektirdiğini belirterek, 'CANDU reaktörleri ise zenginleştirilmiş yakıt gerektirmiyor. Bu da CANDU teknolojisinin ayırt edici özelliği.' dedi.</p><p>CANDU teknolojisinin yaklaşık 70 yıl önce Kanada'da geliştirildiğini kaydeden Rose, ülkede 22 yılda 22 reaktörün devreye alındığını, bu teknolojinin Çin, Güney Kore, Arjantin ve Romanya gibi ülkelerde de kullanıldığını dile getirdi.</p><p>Rose, bu teknolojinin tercihinde enerji bağımsızlığının belirleyici olduğuna işaret ederek, 'Bizim teknolojimiz zenginleştirme gerektirmiyor. Uranyumu satın alabilir ve yakıtınızı kendi ülkenizde işleyebilirsiniz.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Romanya örneğini paylaşan Rose, 'Cernavoda-1 bu yıl 30 yılı aşkın işletme süresini tamamladı. Ülkede bir yakıt fabrikası var. Tam enerji bağımsızlığına sahipler. Nükleer bir ekosistem oluşturulmasından söz ediyorsak, bunu Romanya'da yaptık. Yakıtı kendileri üretiyorlar. Santrali bizim ve diğer Kanadalı tedarikçilerin desteğiyle işletiyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rose, ulusal güvenlik açısından enerji bağımsızlığı ve güvenliğinin önemine dikkati çekerek, 'Bu reaktörlerin tasarımı, saha etütleri ve inşası 5 ila 10 yıl sürüyor, ardından 60-70 yıl ya da daha uzun bir işletme ve işletmeden çıkarma süreci geliyor. Bu uzun vadeli bir süreç. Diğer ülkelerde yaptığımız gibi, teknolojimizle Türkiye içinde bu öz yeterliliği sağlayabilirsek, bence Türkiye bundan fayda sağlar, Türk halkı bundan fayda sağlar ve jeopolitik risklere maruz kalmazsınız.' diye konuştu.</p><p> </p>'Yüzde 60-70 yerlileştirme hedefiyle geliyoruz'<p>CANDU reaktörlerinin çevrim içi yakıt ikmali özelliğine de değinen Rose, 'Çevrim içi yakıt ikmali sayesinde reaktörlerimiz yüksek çalışma süresine sahip. Yani yüksek kapasite faktörüyle çalışıyorlar. Dünya genelinde işletmedeki 440 reaktör arasında Cernavoda-2 çevrim içi yakıt ikmali sayesinde en yüksek ömür boyu kapasite faktörüne sahip.' dedi.</p><p>Rose, bu reaktörlerin elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını belirterek, 'CANDU reaktörleri, elektrik üretirken aynı zamanda hayat kurtaran tıbbi nükleer izotoplar da üretebilen tek ticari reaktörlerdir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Reaktörlerin güvenlik performansına da değinen Rose, sahada 30'dan fazla CANDU reaktörünün bulunduğunu ve toplamda 1000 reaktör yılını aşan güvenli bir işletme deneyimine sahip olduklarını vurguladı.</p><p>Rose, teknoloji seçiminde ekonomik değer paylaşımının önemine dikkati çekerek kendi yaklaşımlarını '100 yıllık ortaklık' olarak tanımlayarak, 'Üniversitelerle çalışarak nükleer ekosistemi oluşturmak ve bu sayede ülkenin ekonomik değerini en üst düzeye çıkarmasını istediğimiz bir ilişki. Bu nedenle yüzde 60-70 yerlileştirme hedefiyle geliyoruz.' diye konuştu.</p>'Kazan-kazan fırsatı sunan uzun vadeli bir ortaklık'<p>NPPES kapsamında tedarik zinciri ekiplerinin 70'in üzerinde Türk tedarikçiyle görüşmeler yürüttüğünü aktaran Rose, şöyle devam etti:</p><p>'CANDU teknolojisinin tercih edilmesi halinde, Türkiye için doğrudan ekonomik değer yaratacak bir ortaklık kurarken, Türk şirketlerinin dünyanın başka yerlerinde de bizimle birlikte çalışabilmesi sayesinde dolaylı bir ekonomik katkı da söz konusu oluyor. Şunu tekrar tekrar vurgulamak istiyorum, burada kazan-kazan fırsatı sunan uzun vadeli bir ortaklık söz konusu. Ancak aynı zamanda Türk şirketlerinin ve Türk halkının bu tür bir teknoloji tercihinin ortaya çıkardığı ekonomik getiriden pay alabilmesi açısından da bir değer söz konusu.'</p><p>Rose, Türkiye'nin ikinci nükleer santralin sahibi ve işletmecisi olma yönündeki yaklaşımının CANDU santrallerinin dünyadaki uygulamalarıyla uyumlu olduğunu belirterek, 'Bizim rolümüz, tasarımın tamamlanmasını sağlamak olacak. Nükleer ada ve tesisin geri kalan kısmı için yüklenicilerle ortaklık kuracağız. Reaktörün başarılı ve güvenli performansı için kritik olan nükleer nitelikli malzeme ve bileşenlerin tarafımızca onaylandığından emin olacağız. İnşaatın bizim denetimimiz altında ve standartlarımıza uygun bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacağız çünkü işletmeci şirketle ilişkiyi biz yürüteceğiz ve işletme ömrü boyunca onlara hizmet ve destek sağlayacağız. Dolayısıyla, uçtan uca entegratör olmak istiyoruz. Amacımız santralin inşası için, umut ediyorum ki Türkiye'den, doğru ortaklar seçmek. Ayrıca karar aşamasından inşaat, devreye alma, 60-70 yıllık işletme ve devreden çıkarma sürecine kadar santralin güvenli ve işletme ömrü boyunca faaliyetini destekleyecek ortaklarla çalışmak.' diye konuştu.</p><p>Nihai kararın makul bir süre içinde alınacağı konusunda oldukça iyimser olduklarını belirten Rose, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Yaz sonuna kadar karar alıcılara ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri sunacağız. Bir sonraki adımın ne olacağı ve ne zaman atılacağına ilişkin değerlendirme ve karar verme süreci karar alıcıların olacak. Bu yılın ilerleyen dönemlerinde bir karar alınarak sürecin bir sonraki aşamaya geçmesini umut ediyoruz. Bu aşamaya tek bir teknolojinin mi yoksa birden fazla teknolojinin mi taşınacağı ise Türkiye'nin vereceği bir karar olacak. Bu sürecin her adımında destek vermeye devam edeceğiz ve Türk karar vericilerin kararlarını olabildiğince hızlı bir şekilde alabilmeleri için ihtiyaç duydukları tüm bilgileri sağlamak üzere elimizden geldiğince sorumlu, şeffaf ve açık olacağız. Dolayısıyla sürecin hızlı ilerleyeceğinden umutluyuz, ancak bunların büyük kararlar olduğunun da farkındayız. Bunlar 100 yıl sürecek kararlar.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Firdevs Yüksel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kanadali-atkinsrealis-candu-teknolojisiyle-turkiyede-surdurulebilir-nukleer-ekosistemi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/kanadali-atkinsrealis-candu-teknolojisiyle-turkiyede-surdurulebilir-nukleer-ekosistemi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="16903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'nin Google'a verdiği 4,1 milyar avroluk rekabet cezası kesinleşti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abnin-googlea-verdigi-41-milyar-avroluk-rekabet-cezasi-kesinlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abnin-googlea-verdigi-41-milyar-avroluk-rekabet-cezasi-kesinlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı, Google'ın Android mobil işletim sisteminde hakim konumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle verilen 4,1 milyar avroluk para cezasına karşı yaptığı temyiz başvurusunu reddederek cezayı kesinleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - Lüksemburg merkezli AB Adalet Divanı, Google ile çatı şirketi Alphabet'in, AB Genel Mahkemesi'nin 2022 yılında verdiği karara yönelik itirazını reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mahkeme kararında, Google'a Android işletim sistemi kapsamında hakim durumunu kötüye kullanmasına ilişkin verilen cezanın hukuka uygun olduğu belirtilerek, Google ve Alphabet'in temyiz başvurusunun reddedildiği bildirildi. Böylece Google'a uygulanan 4,1 milyar avroluk para cezası kesinleşti.</p><p>AB Komisyonu, 2018 yılında aldığı kararda Google'ın Android işletim sistemi kullanan mobil cihaz üreticilerini çeşitli sözleşmeler ve lisans koşullarıyla Google Arama ve Chrome tarayıcısını cihazlara önceden yüklemeye zorlayarak hakim konumunu kötüye kullandığı sonucuna varmıştı. Bu nedenle Komisyon, Google'a 4,34 milyar avro tutarında rekor para cezası kesmişti.</p><p>AB Genel Mahkemesi ise 2022 yılında Komisyonun bazı değerlendirmelerini kısmen iptal etmiş ancak Google'ın rekabet kurallarını ihlal ettiğine hükmederek para cezasını 4,1 milyar avroya indirmişti.</p><p>Son kararıyla AB Adalet Divanı, Genel Mahkeme'nin değerlendirmesini hukuka uygun bularak cezanın yeniden belirlenen tutarıyla yürürlükte kalmasına karar verdi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ata Ufuk Şeker</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abnin-googlea-verdigi-41-milyar-avroluk-rekabet-cezasi-kesinlesti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/abnin-googlea-verdigi-41-milyar-avroluk-rekabet-cezasi-kesinlesti.jpg" type="image/jpeg" length="81647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin küresel elektrifikasyon hedefine uluslararası aktörlerden güçlü destek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-kuresel-elektrifikasyon-hedefine-uluslararasi-aktorlerden-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-kuresel-elektrifikasyon-hedefine-uluslararasi-aktorlerden-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamında açıkladığı, küresel elektrifikasyon oranının 2035'e kadar mevcut yüzde 21 seviyesinden yüzde 35'e çıkarılması hedefi, uluslararası enerji ve iklim kuruluşlarından güçlü destek görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>LONDRA (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçen ay Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda, dünyada nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasını hedefleyen girişimi açıklamıştı.</p><p>Elektrifikasyon, insanların ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamak üzere elektrik sistemlerinin genişletilmesi ve fosil yakıt kullanımının, elektrifikasyona dayalı ulaşım, ısıtma, soğutma, yemek pişirme ve endüstriyel süreçlerle ikame edilmesi anlamına geliyor.</p><p>COP31 Başkanlığının bu kapsamda ortaya koyduğu hedefe yönelik küresel çapta yönelik girişimler hız kazandı.</p><p>İngiltere, Avrupa Komisyonu, Avustralya, Türkiye ve Etiyopya'nın desteklediği, dünya çapında 40 kurum ve kuruluşun liderliğinde, geçen hafta 'Electrify Now' (Şimdi Elektriklendir) girişimi başlatıldı. Bu girişim hükümetlerin ulusal ve yerel eylem planları, politikalar ve elektrik teknolojisinin yaygınlaştırmasını, artan elektrik talebinin yenilenebilir enerji ve yeni teknolojilerle karşılanmasını, büyük ölçekli yatırım ve finansmanı harekete geçirmesini talep ediyor.</p><p>Türkiye dahil 18 ülkede iş dünyasından yaklaşık 2,000 yöneticiyle yapılan güncel bir araştırmaya göre, iş dünyası liderlerinin yüzde 91'i elektrifikasyonun enerji güvenliğini artıracağını ve yüzde 79'u da enerji sektöründeki istikrarsızlıkların elektrifikasyona geçişi daha acil bir ihtiyaç haline getirdiğini düşünüyor.</p><p>Bu liderlerin 90'ı ülkelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı bir elektrik sistemine geçişin ekonomik büyümeyi hızlandıracağını, yüzde 88'i ise elektrifikasyonunun işletmelerinin rekabet gücünü artıracağını ifade ediyor. Ancak ankete katılanların yüzde 72'si, hükümet politikalarının bu konuda geride kaldığını belirtiyor.</p><p>Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in analizine göre, dünyadaki nihai enerji talebinin yüzde 75'i elektrikle karşılanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'İddialı ama ulaşılabilir bir hedef'<p>Dünyada halihazırda ise nihai enerji talebinin yüzde 21'i elektrikle karşılanıyor. Uluslararası sektör liderleri, Türkiye'nin açıkladığı '2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon' hedefinin iddialı ancak ulaşılabilir olduğunu belirterek, hükümetlerin bu hedefe yönelik uzun vadeli politikalar belirlemesi ve finansmanın harekete geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p><p>Global Renewables Alliance (Küresel Yenilenebilir Enerji İttifakı) Üst Yöneticisi Bruce Douglas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu hedefin 'gidişat için güçlü bir yön çizdiğini' vurgulayarak, 'COP31 Başkanlığının bu hedefini güçlü şekilde destekliyoruz. 2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefi iddialı ama ulaşılabilir bir hedef.' dedi.</p><p>Bu hedefi desteklemek için dünyada uzun vadeli ve çerçevesi net çizilmiş enerji politikalarının belirlenmesi gerektiğini dile getiren Douglas, bu politikalarla özel sektörün yatırımlarını artırabileceğini, yeni teknoloji ve altyapı inşa edebileceğini söyledi.</p><p>Douglas, ayrıca modern ve genişletilmiş şebeke ve depolama altyapısına da ihtiyaç olduğunun altını çizerek, 'Bu hedefi başarmak için bir diğer önemli nokta finansman. Birçok ülkede finansman açığı olduğunu görüyoruz. Aslında yeterince sermaye var ama sermayenin akışı yetersiz. Bu nedenle geniş ölçekte yatırım ve finansmanı harekete geçirmemiz gerekiyor.' diye konuştu.</p><p>Elektrifikasyonun özellikle verimlilikte büyük bir artış sağladığını kaydeden Douglas, 'Biz elbette ittifak olarak yenilenebilir enerji temelli elektrifikasyonu savunuyoruz ama burada ilerleme önemli. Elektrifikasyon doğrudan yenilenebilir kaynaklarla gerçekleştirilmese bile sistem verimliliği açısından fayda sağlar ve fosil yakıt talebini azaltarak emisyonları düşürür. Her halükarda bu bir kazançtır.' ifadesini kullandı.</p><p>Bruce Douglas, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının ve hükümetlerin elektrifikasyonun getireceği faydaları gördüğünü ve bu açıdan güçlü bir ivme olduğunu aktardı.</p><p>Elektrifikasyonun enerji güvenliği, uygun maliyet ve emisyon sorunları gibi birçok zorluğun üstesinden gelmek için önemli bir çözüm olduğunu vurgulayan Douglas, 'Dünya sadece 4 yıl içinde iki büyük enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. Doğal gaz maliyeti arttı, arz daraldı. Artık hükümetler, tüketiciler ve sanayi tarafında da belirgin bir farkındalık oluştu. Özellikle yenilenebilir enerji temelli elektrifikasyona geçmek için acil bir destek ve de fırsat var.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Elektrifikasyonu hızlandırmak için gerekli teknoloji ve ivme var'<p>Kar amacı gütmeyen küresel iklim kuruluşu We Mean Business Coalition Üst Yöneticisi Maria Mendiluce de 'elektrifikasyonu hızlandırmak için dünyada gerekli teknolojilerin bulunduğunu ve ivmenin yakalandığını' dile getirdi.</p><p>Ancak ulaştırma başta olmak üzere bazı sektörlerde elektrifikasyon oranının daha düşük olduğunu belirten Mendiluce, 'Elektrifikasyonu artırma hedefini başarmak için öncelikle politika setinin belirlenmesi lazım. Bir ülke küresel çapta bir hedefe katılıyorsa, bu hedefin başarılması için gerekli politika düzenlemelerini ve planlamaları yapmalı, özellikle yenilenebilir enerjide izin süreçleri hızlandırılmalı.' görüşünü paylaştı.</p><p>Mendiluce, ayrıca şebeke altyapısındaki yatırım eksikliğine dikkati çekerek, hükümetlerin bu alandaki yatırımları acilen hızlandırması gerektiğini söyledi.</p><p>Elektrifikasyonun artırılmasında yenilenebilir enerjinin öncelikli olması gerektiğini dile getiren Mendiluce, buna rağmen elektrifikasyonun kısa vadede mevcut kaynaklarla hızlandırılabileceğini ve yenilenebilir enerji tesislerinin bu süreçte geriden gelerek sisteme dahil olabileceğini anlattı.</p><p>Öte yandan Mendiluce, 'Gelecekte fosil yakıtlarla birlikte elektrifikasyonu asla düşünmemeliyiz' uyarısında bulunarak, ABD/İsrail-İran Savaşı sonrası petrol ve gaz fiyatlarındaki hızlı artış ve arz kısıtı sorunlarının elektrifikasyona geçiş sürecini hızlandırdığını sözlerine ekledi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Nuran Erkul Kaya</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, London, city of</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-kuresel-elektrifikasyon-hedefine-uluslararasi-aktorlerden-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/turkiyenin-kuresel-elektrifikasyon-hedefine-uluslararasi-aktorlerden-guclu-destek.jpg" type="image/jpeg" length="99709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsada yılın ilk yarısında 23 sektörden 21'i yatırımcısına kazandırdı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/borsada-yilin-ilk-yarisinda-23-sektorden-21i-yatirimcisina-kazandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/borsada-yilin-ilk-yarisinda-23-sektorden-21i-yatirimcisina-kazandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yılın ilk yarısında yatırımcısına yüzde 25,4 kazandırırken, 4 ana sektör endeksinin tamamı ile 23 alt sektör endeksinden 21'i yükseliş kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - AA muhabirinin derlediği verilere göre, geçen yılı 11.261,52 puandan tamamlayan BIST 100 endeksi, yılın ilk 6 ayında en düşük 11.296,52, en yüksek 15.204,92 puanı gördü. Endeks, 30 Haziran kapanışı itibarıyla 14.121,83 puana ulaşarak yatırımcısına 6 ayda yüzde 25,4 getiri sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aynı dönemde BIST 30 endeksi de yüzde 33,7 değer kazanarak 16.339,52 puana yükseldi. Böylece her iki gösterge endeks de yılın ilk yarısını yükselişle tamamladı.</p><p>BIST 100'ün dolar bazındaki değeri ise 30 Haziran itibarıyla geçen yıl sonuna göre yüzde 15,4 artarak 302,7 oldu. Endeks, 267,6 ile dolar bazlı en düşük seviyesini 2 Ocak'ta, 334,6 ile en yüksek seviyesini ise 11 Mayıs'ta gördü.</p><p>Bununla birlikte, 4 ana sektör endeksinin tamamı değer kazandı. En yüksek getiriyi yüzde 60,5 ile teknoloji endeksi sağlarken, bunu yüzde 28,4 ile mali, yüzde 26,3 ile sınai ve yüzde 19,4 ile hizmetler endeksi izledi.</p><p>Alt sektörlere bakıldığında, 23 endeksten 21'i kazandırırken, 2'si kaybettirdi.</p><p>Bu dönemde yatırımcısına en yüksek getiriyi yüzde 411,9 ile finansal kiralama faktoring endeksi sağladı. Bu endeksi, yüzde 91,8 ile bilişim, yüzde 52,2 ile metal ana sanayi, yüzde 33,5 ile gıda içecek ve yüzde 32,7 ile metal eşya makine takip etti.</p><p>Piyasalarda yakından izlenen alt sektör endekslerinden holding ve yatırım endeksi yılın ilk yarısında yüzde 8,9, bankacılık endeksi ise yüzde 8,6 değer kazandı.</p><p>Öte yandan, aynı dönemde yatırımcısına kaybettiren iki alt sektör endeksinden tekstil deri yüzde 14,4, spor endeksi ise yüzde 11,6 geriledi.</p>Piyasalara yön veren gelişmeler<p>Borsa İstanbul'da 2026'nın ilk yarısında fiyatlamaların yönü, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası, dezenflasyon beklentileri, Orta Doğu'daki gelişmeler, yabancı yatırımcı işlemleri ve şirketlere ilişkin haber akışıyla şekillendi.</p><p>Yıla güçlü başlangıç yapan BIST 100 endeksi, TCMB'nin ocak ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'ye çekmesi, ülke risk primindeki (CDS) gerileme ve faiz indirimlerinin süreceğine yönelik beklentilerle rekor seviyeleri test etti. Banka, mart, nisan ve haziran toplantılarında ise politika faizini sabit bıraktı.</p><p>Öte yandan, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlendiği martta 327 baz puana kadar yükselen Türkiye'nin 5 yıllık CDS'i, Orta Doğu'da barış ortamının tesis edileceğine yönelik beklentiler ve tahvil faizlerindeki gerilemenin etkisiyle 217 baz puana inerek 26 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesini gördü.</p><p>TCMB'nin öncü verilerin enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün haziranda da sürdüğüne işaret ettiğini bildirmesi, yılın ikinci yarısına ilişkin faiz indirimi beklentilerini canlı tuttu. ABD'de Halkbank aleyhindeki ceza davasının düşürülmesi ise bankacılık sektörü üzerindeki hukuki risk algısını azalttı.</p><p>Yılın ilk yarısında Borsa İstanbul'da gösterge endeksler ve sektörel bazda endeks performansları şöyle:</p><p><br> </p><p>Muhabir: Tunahan Kükürt, Bahar Yakar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/borsada-yilin-ilk-yarisinda-23-sektorden-21i-yatirimcisina-kazandirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/borsada-yilin-ilk-yarisinda-23-sektorden-21i-yatirimcisina-kazandirdi.jpg" type="image/jpeg" length="32254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin USMCA'yı yenilememe kararı yaklaşık 2 trilyon dolarlık ticaretin geleceğini gölgeliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abdnin-usmcayi-yenilememe-karari-yaklasik-2-trilyon-dolarlik-ticaretin-gelecegini-golgeliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abdnin-usmcayi-yenilememe-karari-yaklasik-2-trilyon-dolarlik-ticaretin-gelecegini-golgeliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nı (USMCA) mevcut haliyle yenilemeyi reddetmesi, Kuzey Amerika genelinde yaklaşık 2 trilyon dolarlık ticaretin geleceğine dair belirsizlikleri artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>WASHINGTON (AA) - Trump'ın ilk başkanlık dönemi olan 2020 yılında yürürlüğe giren ve o dönem 'tarihin en adil ve en dengeli ticaret anlaşması' olarak nitelendirdiği USMCA, ikinci başkanlık döneminde sert eleştirilerinin hedefi haline gelmişti.</p><p>Washington, Meksika ve Ottawa hattında son dönemde yürütülen görüşme trafiği artarken, anlaşmanın geleceğine yönelik uzun süredir beklenen karar, ortak gözden geçirme süreci için belirlenen son gün olan 1 Temmuz'da netleşti.</p><p>ABD Ticaret Temsilcisi (USTR) Jamieson Greer, Meksika Ekonomi Bakanı Marcelo Ebrard ve Kanada Ticaret Bakanı Dominic LeBlanc dün ortak gözden geçirme sürecinin son gününde çevrim içi toplantıda bir araya geldi.</p><p>Toplantının ardından Greer tarafından yapılan resmi açıklamayla, ABD'nin anlaşmayı mevcut haliyle yenilemeyi kabul etmediği kesinleşti.</p>Anlaşma yenilenmese de müzakerelere kapı açıldı<p>ABD Ticaret Temsilcisi Greer, yaptığı yazılı açıklamada, anlaşmanın 1 Temmuz'da ortak bir gözden geçirme yapılmasını gerektirdiğini anımsatarak, ABD, Meksika ve Kanada temsilcilerinin anlaşmanın işleyişini görüşmek üzere çevrim içi toplantı gerçekleştirdiğini aktardı.</p><p>Greer, 'ABD, USMCA'nın mevcut haliyle yenilenmesini kabul etmemiştir. Sonuç olarak USMCA yenilenmemiştir.' ifadelerini kullandı.</p><p>ABD'nin anlaşmadaki eksiklikleri ve söz konusu ülkelerle olan ticaret açıklarını ele almak üzere Meksika ve Kanada ile temaslarını sürdüreceğini belirten Greer, sorunlar çözülene veya anlaşma sona erene kadar USMCA'nın yürürlükte kalmaya devam edeceğini kaydetti.</p><p>Greer, ortak gözden geçirme süreci kapsamındaki ikili müzakerelerin üçüncü turu için ABD'nin 20 Temmuz haftasında Meksika ile bir araya geleceğini bildirdi.</p>10 yıl daha yürürlükte kalacak ancak her yıl gözden geçirilecek<p>ABD yönetiminin bu kararı, hiçbir üye ülke anlaşmadan çekilmediği sürece USMCA'nın 10 yıl daha yürürlükte kalacağı anlamına geliyor. Ancak bu adımın, anlaşmanın kritik bölümlerinin yeniden müzakere edilmesine yol açabilecek yıllık gözden geçirme süreçlerini başlatacağı belirtiliyor.</p><p>Bu süre boyunca taraflar, yeni kurallar üzerinde mutabakata varmaya çalışacak. Anlaşmada herhangi bir revizyon yapılmadan 10 yıllık süre dolarsa, USMCA 1 Temmuz 2036 tarihinde resmen yürürlükten kalkacak.</p><p>Uzmanlar, alınan bu radikal kararın arka planında, ABD'nin komşularına verdiği ticaret açığının günden güne büyümesi ve Çin'in Meksika'yı bir 'arka kapı' olarak kullanarak ABD gümrük vergilerini delme girişiminin yer aldığına dikkati çekiyor.</p><p>Trump yönetiminin Amerikan imalat sanayisindeki istihdamı korumak ve Çin menşeli girdilerin transit taşımacılıkla Kuzey Amerika pazarına sızmasını engellemek için anlaşmayı onaylamadığına işaret eden uzmanlar, ABD'nin bu hamleyle masada maksimum baskı unsuru oluşturmayı seçtiğini kaydediyor.</p>2020 yılında yürürlüğe girmişti<p>USMCA, temelde 1994 yılında yürürlüğe giren ve Kuzey Amerika'yı dünyanın en güçlü ekonomik bloklarından biri haline getiren Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) modernize edilmiş devamı niteliğindeydi.</p><p>Trump'ın 'şimdiye kadarki en kötü ticaret anlaşması' olarak nitelendirdiği NAFTA, ilk başkanlık dönemindeki yoğun baskıların ardından yeniden müzakere edilmiş ve yerini 2020 yılında yürürlüğe giren USMCA'ya bırakmıştı.</p><p>USMCA, otomotiv üretiminde daha fazla yerli parça zorunluluğu, işçi ücret standartları, dijital ticaret kuralları ve fikri mülkiyet korumaları gibi yeni nesil maddeleri beraberinde getirmişti.</p><p>Bugün 515 milyondan fazla nüfusa sahip ortak bir pazarı ve küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yaklaşık yüzde 30'unu temsil eden anlaşma, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ise eleştirilerle karşılaşmıştı.</p><p>Anlaşma uyarınca üç üye ülkenin de USMCA'yı 16 yıl daha uzatmak isteyip istemediklerini bu süreçte yazılı olarak bildirmeleri gerekiyordu.</p>USMCA, ABD'nin yaklaşık 2 trilyon dolarlık ticaretini düzenliyor<p>ABD Ticaret Bakanlığı'nın 2025 yılı verileri, mevcut haliyle yenilenmeyen anlaşmanın kıta ekonomisi için ne denli devasa bir ticaret hacmini kontrol ettiğini ortaya koyuyor.</p><p>Buna göre, geçen yıl ABD'nin Kanada ve Meksika'ya gerçekleştirdiği toplam ihracat 817 milyar dolara yaklaşırken, bu iki ülkeden yapılan ithalat 1 trilyon 34 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Böylelikle ABD, 190 milyar doları Meksika'ya karşı olmak üzere iki komşusuna toplamda 217,5 milyar dolarlık mal ve hizmet açığı verdi.</p><p>ABD'nin Kanada ve Meksika ile olan toplam dış ticaret hacmi ise 1 trilyon 851 milyar dolar olarak hesaplandı.</p>Masadaki temel sorunlar<p>ABD'li üst düzey bir yetkili düzenlediği telekonferansta basın mensuplarına, USMCA ile ilgili temel sorunun, ABD'nin Kanada ve Meksika ile olan ticaret açıklarından kaynaklandığını söyledi.</p><p>Müzakerelerin tıkanmasına yol açan diğer konular arasında da çeşitli temel kriz alanları bulunuyor.</p><p>ABD'nin gümrük avantajlarından yararlanabilmek için araçlardaki bölgesel parça oranının yüzde 75'ten yüzde 82'ye çıkarılmasını ve bunun yüzde 50'sinin doğrudan ABD menşeli olmasını talep ettiği belirtiliyor.</p><p>Washington, Çin'in Kuzey Amerika üzerinden ABD pazarına girmesini engellemek için ortak ihracat kontrolleri ve katı menşe kuralları dayatıyor.</p><p>Kanada'nın korumacı süt ürünleri pazarı, Meksika'nın enerji ve tarım politikaları ile ABD'nin ulusal güvenliği gerekçe göstererek uyguladığı çelik ve alüminyuma yönelik yüzde 50'ye varan ağır gümrük vergileri en büyük pürüzler olarak masada duruyor.</p>ABD üretimi ülkeye dönene kadar tarifeleri koz olarak kullanmakta kararlı<p>Anlaşmanın 16 yıl uzatılmasını isteyen Meksika, buna karşın uzlaşma olmaması senaryosuna da hazırlanıyor.</p><p>Meksika, gümrüksüz erişimi korumayı hedeflerken, otomotiv gümrük vergisi sisteminde iyileştirmeler için pazarlık yürütüyor.</p><p>Kanada ise Mart 2025'te göreve gelen Başbakan Mark Carney liderliğinde daha temkinli bir siyaset izliyor.</p><p>Carney, kötü bir anlaşmaya imza atmaya istekli olmadıklarını belirtirken, dijital hizmet vergisini iptal etmek gibi tavizler veren Kanada, USMCA'nın getirdiği gümrük muafiyetlerini korumaya çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dış ticaret açığını azaltmaya kararlı ABD ise gümrük vergilerini ticaret ortaklarına bir baskı aracı olarak kullanıyor.</p><p>ABD, üretim tamamen ülke sınırları içine dönene kadar gümrük vergisi tehdidini bir kaldıraç olarak kullanmaya kararlı görünüyor.</p>İş dünyasından 'yatırımların durabileceği' uyarısı<p>İş dünyası ve lobi grupları bu karardan endişe duyuyor. ABD Ticaret Odası, USMCA'nın Kuzey Amerika ticaretinin temel taşı olduğunu savunarak, Kongre'ye anlaşmanın üçlü yapısının korunması yönünde çağrıda bulunuyor.</p><p>USMCA'nın ABD genelinde 13 milyon istihdamı desteklediğini, tedarik zincirlerine güç kattığını ve ABD işletmelerinin rekabetçiliğini koruduğunu belirten Ticaret Odası, anlaşmanın süresinin uzatılmasının bu ekonomik büyümenin sürdürülmesi ve daha da ileriye taşınması açısından kritik öneme sahip olduğunu söylüyor.</p><p>İş dünyası temsilcileri, tedarik zincirlerinin en az 30 yıllık vizyonlarla inşa edildiğini vurgulayarak, ucu açık yıllık revizyon süreçlerinin yaratacağı belirsizliğin Kuzey Amerika genelindeki milyarlarca dolarlık sermaye yatırımlarını durdurabileceği uyarısını yapıyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Dilara Zengin Okay, Sevgi Ceren Gökkoyun</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Washington dc</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abdnin-usmcayi-yenilememe-karari-yaklasik-2-trilyon-dolarlik-ticaretin-gelecegini-golgeliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/abdnin-usmcayi-yenilememe-karari-yaklasik-2-trilyon-dolarlik-ticaretin-gelecegini-golgeliyor.jpg" type="image/jpeg" length="75454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD borsaları Orta Doğu'da jeopolitik tansiyonun gölgesinde ikinci çeyrekte ralli yaptı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abd-borsalari-orta-doguda-jeopolitik-tansiyonun-golgesinde-ikinci-ceyrekte-ralli-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abd-borsalari-orta-doguda-jeopolitik-tansiyonun-golgesinde-ikinci-ceyrekte-ralli-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılın ilk çeyreğinde Orta Doğu'daki gerilimlerle düşen ABD borsaları, haziran ayındaki ivme kaybına rağmen bu gerilimlerin devam ettiği ikinci çeyrekte çift haneli artışlarla güçlü bir performansa imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NEW YORK (AA) - ABD, İsrail ve İran üçgeninde tırmanan gerilim sonrasında Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin durması, arz kısıtlarıyla petrol fiyatlarının yükselmesi, enflasyona dair endişeler ve artan ekonomik belirsizliklerle ilk çeyrekte Wall Street'te sert satışlara neden olmuştu.</p><p>Risk iştahının azalmasıyla ocak-mart döneminde Dow Jones endeksi yüzde 3,6, S&P 500 endeksi yüzde 4,6 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 7,1 gerilemişti.</p><p>Ancak ikinci çeyreğin başında sağlanan ABD-İran ateşkesi, jeopolitik risk algısının azalmasına neden olurken, enerji maliyetlerindeki geri çekilme ve SpaceX'in halka arzının getirdiği coşku gibi etkenler piyasaları destekledi.</p><p>Analistler, Orta Doğu'daki barışa yönelik gelen çelişkili açıklamaların piyasalardaki oynaklıkları artırdığını belirterek, ABD-İran arasında varılacak kalıcı bir çözümün piyasalarda risk iştahını destekleyeceğini söyledi.</p><p>Öte yandan, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine yönelik beklentilerin artması ve yapay zeka şirketlerindeki aşırı değerlemelere dair yükselen endişeler, haziran ayında piyasalarda baskı unsuru oldu.</p>ABD-İran ateşkesi risk primini düşürdü<p>İlk çeyrekte ABD, İsrail ve İran ekseninde tırmanan jeopolitik gerilimle borsalarda yaşanan sert satışlar sonrasında, nisan ayında taraflar arasında sağlanan ateşkes, piyasaların üzerindeki kara bulutları dağıttı. Risk priminin düşmesiyle birlikte kurumsal yatırımcıların yeniden hisse senedi piyasalarına yönelmesi, nisan ayında S&P 500 ve Nasdaq endekslerinde çift haneli rallinin fitilini ateşledi.</p><p>Nisan ayında Dow Jones endeksi yüzde 7,1, S&P 500 endeksi yüzde 10,4 ve Nasdaq endeksi yüzde 15,3 değer kazandı.</p><p>Piyasalardaki bu pozitif seyir mayıs ayında da hız kesmedi. Jeopolitik risklerin azalmasına paralel olarak düşüşe geçen petrol fiyatları, enflasyonist baskıları hafifleterek yatırımcıların risk iştahını destekledi.</p><p>Çatışma öncesinde 70-80 dolar bandında seyreden ve daha sonra 120 dolar civarına kadar çıkan Brent petrol, mayıs sonunda 100 doların altını gördü.</p><p>Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de 26 Mayıs'ta 4,56 dolarla zirve yapan benzinin ortalama galon fiyatı da gerilemeye başladı. Ülkede 1 galon benzinin ortalama fiyatı çatışma öncesinde 3 doların altındaydı. ABD iç piyasasında benzin fiyatlarının düşüşe geçmesi şirketlerin lojistik ve üretim maliyetlerini hafifletirken, tüketici harcamalarına da pozitif yansıyarak mayıs ayındaki yükseliş trendini destekledi.</p><p>Mayıs ayında Dow Jones endeksi yüzde 2,8, S&P 500 yüzde 5,2 ve Nasdaq yüzde 8,4 kazanç kaydetti.</p>'Aşırı değerleme' endişeleri yeniden başladı<p>İkinci çeyrekte takip edilen önemli gelişmelerden biri, havacılık ve uzay taşımacılığı devi SpaceX'in merakla beklenen halka arz süreci oldu. Piyasaya devasa bir taze sermaye girişi sağlayan bu hamle, özellikle teknoloji ve sanayi yatırımcılarının risk iştahını artırdı.</p><p>SpaceX'in 12 Haziran'da Nasdaq borsasında işlem görmeye başlaması, piyasaya yeni bir dinamizm kazandırırken, yapay zeka ile ilişkili hisselerdeki 'aşırı değerleme' endişeleri ise bir baskı unsuru olarak öne çıktı.</p><p>Haziranda, nisan ve mayıs aylarındaki agresif yükselişin ardından, bazı teknoloji şirketlerinin hisselerinde kar satışları görüldü.</p><p>Satışlarda uzun süredir piyasayı domine eden yapay zeka şirketlerinin fiyat/kazanç oranlarının sürdürülemez seviyelere ulaştığına dair artan algı ve dev yapay zeka yatırımlarının geri dönüşüne dair endişeler etkili oldu.</p>Haziranda endekslerin performansı ayrıştı<p>Haziran ayında piyasaları etkileyen diğer bir unsur da Fed'in yeni başkanı Kevin Warsh'un ilk toplantısındaki fiyat istikrarı vurgusu ve bankanın projeksiyonlarında faiz artırımının sinyalini vermesi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düşen enerji fiyatlarına rağmen çekirdek enflasyonun inatçı yapısını koruması, Fed'in faiz indirimlerini öteleyeceği ve 'daha uzun süre yüksek faiz' politikası izleyeceği beklentilerini güçlendirdi.</p><p>Artan borçlanma maliyeti beklentileri, özellikle yatırımlarını kredilerle finanse eden teknoloji hisselerini baskıladı. Bu gelişmelerle haziran ayında Dow Jones endeksi yüzde 2,5 değer kazanırken, S&P 500 yüzde 1,1 ve Nasdaq yüzde 2,8 oranında düşüş kaydetti.</p>Endeksler yılın ilk yarısını da pozitif kapattı<p>Hazirandaki ivme kaybına karşın endeksler, yılın ikinci çeyreğini artışla tamamlarken, son yılların en iyi çeyreklik kazançlarından birine imza attı.</p><p>Jeopolitik zorluklara ve enflasyon endişelerine rağmen endekslerdeki çeyreklik artış Dow Jones için yüzde 12,9, S&P 500 için yüzde 14,9 ve Nasdaq için yüzde 21,4 olarak hesaplandı. S&P 500 ile Nasdaq endeksleri, 2020 Nisan-Haziran döneminden, Dow Jones endeksi de 2022 Ekim-Aralık döneminden bu yana en güçlü çeyreklik performansını gösterdi.</p><p>Yılın yarısında da pozitif performans sergileyerek piyasalardaki dayanıklılığı ortaya koyan endeksler, ocak-haziran döneminde sırasıyla yüzde 8,9, yüzde 9,6 ve yüzde 12,8 değer kazandı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Sevgi Ceren Gökkoyun</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, New york</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abd-borsalari-orta-doguda-jeopolitik-tansiyonun-golgesinde-ikinci-ceyrekte-ralli-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/abd-borsalari-orta-doguda-jeopolitik-tansiyonun-golgesinde-ikinci-ceyrekte-ralli-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="12121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'da yükselen sıcaklıklar Türk iklimlendirme ürünlerine talebi artırıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/avrupada-yukselen-sicakliklar-turk-iklimlendirme-urunlerine-talebi-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/avrupada-yukselen-sicakliklar-turk-iklimlendirme-urunlerine-talebi-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, 'Özellikle geleneksel olarak klima kullanımının yaygın olmadığı Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde dahi talebin belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Avrupa genelinde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgaları, yalnızca çevresel ve toplumsal sonuçlarıyla değil, ekonomik etkileriyle de gündemin üst sıralarında yer alıyor.</p><p>Son günlerde İtalya'da sıcaklığa bağlı ölümlerin artması ve İsviçre Alpleri'nde rekor düzeyde buzul erimesinin yaşanması sıcak hava olaylarının toplumsal ve çevresel boyutunu ortaya koyarken, Almanya'da Ren Nehri'ndeki su seviyesinin düşmesi nedeniyle ulaşımın aksaması ve Fransa'da aşırı sıcaklara karşı yeterli korumaya sahip olmayan konutların kiralarının askıya alınması için imza kampanyası başlatılması, sıcak hava dalgalarının ekonomik faaliyetler ve yaşam maliyetleri üzerindeki etkilerini de gözler önüne serdi.</p><p>Uzmanlar, Avrupa'da giderek daha sık görülen ve şiddeti her sezon artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir meteorolojik olay olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çekiyor. ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski'ye göre, Avrupa genelinde rekor kıran sıcak hava dalgaları yalnızca bir hava durumu olayı olmaktan çıkarak yapısal bir makroekonomik değişkene dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa'da son yıllardaki sıcak hava dalgalarının artık istisnai bir durum olmaktan çıktığını, iklim değişikliğinin kalıcı etkilerinden biri haline geldiğini söyledi.</p><p>Bu durumun iklimlendirme sistemlerini bir konfor unsurundan ziyade yaşamın ve üretimin sürdürülebilirliği açısından temel ihtiyaç haline getirdiğini belirten Baştaş, bunun sektörün uzun vadeli büyümesini destekleyeceğini dile getirdi.</p><p>Baştaş, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle geleneksel olarak klima kullanımının yaygın olmadığı Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde dahi talebin belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz. Sadece bireysel kullanıcılar değil, kamu kurumları, eğitim yapıları, sağlık tesisleri ve ticari işletmeler de iklimlendirme yatırımlarını hızlandırıyor. Ayrıca Avrupa'da mevcut klima sistemlerinin ortalama sıcaklıkların yükselmesi karşısında yetersiz kalması, sistemlerin yenilenme ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu durum ihracat potansiyelimizi artıracaktır. Biz bu artışı kısa vadeli, mevsimsel bir hareketlilik olarak değerlendirmiyoruz. Avrupa Birliği'nin iklim politikaları, enerji verimliliği hedefleri ve sürdürülebilir bina dönüşümüyle birlikte pazarın daha yüksek verimli, çevre dostu ve akıllı iklimlendirme sistemlerine yöneldiğini görüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda talebin sadece miktar olarak değil, teknoloji ve kalite açısından da dönüşerek büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.'</p><p> </p>'Hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan soğutma çözümlerine yönelik talep hızla artıyor'<p>İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Baştaş, iklimlendirmenin yalnızca konutlara yönelik bir konfor ve yatırım alanı olmadığını, ticari ve endüstriyel faaliyetler açısından da kritik önemi bulunduğunu belirtti.</p><p>Ticari binalar, üretim tesisleri, lojistik depolar ve hızla büyüyen veri merkezleri için kesintisiz ve yüksek verimli iklimlendirme sistemlerinin kritik bir altyapı unsuru haline geldiğini ifade eden Baştaş, şöyle konuştu:</p><p>'Veri merkezlerinde sunucuların güvenli çalışabilmesi için hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan soğutma çözümlerine yönelik talep hızla artıyor. Aynı şekilde ilaç, gıda, elektronik ve otomotiv gibi sektörlerde üretim kalitesinin korunması için gelişmiş iklimlendirme sistemleri büyük önem taşıyor. Avrupa pazarında yüksek enerji verimliliğine sahip inverter klimalar, ısı pompaları, değişken debili VRF sistemleri, havalandırma ve hava kalitesi çözümleri, ısı geri kazanım sistemleri, otomasyon destekli akıllı bina çözümleri ile çevre dostu soğutucu akışkan kullanan ürünler ön plana çıkıyor. Karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik politikalar, sektörümüzü daha çevreci ve daha dijital teknolojilere yönlendirmeye devam ediyor.'</p>'Avrupa Birliği, sektörümüzün en önemli ihracat pazarlarından biri olmayı sürdürüyor'<p>Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, geniş ürün yelpazesi, yüksek kalite standartları ve Avrupa'ya lojistik yakınlığı sayesinde bu kıtanın önemli tedarikçilerinden biri konumunda bulunduğunu belirten Baştaş, Türk iklimlendirme sektörünün bugün dünyanın birçok ülkesine ihracat yapan, uluslararası kalite standartlarını karşılayan ve küresel markalarla rekabet edebilen bir yapıya kavuştuğunu vurguladı.</p><p>Baştaş, Avrupa'da artan iklimlendirme talebinin sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Avrupa Birliği, sektörümüzün en önemli ihracat pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle enerji verimliliği yüksek ürünler, havalandırma sistemleri, ısı değiştiriciler, tesisat ekipmanları, soğutma sistemleri ve ticari iklimlendirme çözümlerinde Türk firmalarının rekabet gücü oldukça yüksektir. Bunun yanında Avrupa'da tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi eğilimi de Türkiye açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Hızlı teslimat kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve güçlü mühendislik altyapımız sayesinde Türk üreticiler Avrupa'nın güvenilir çözüm ortakları arasında yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, AR-GE çalışmaları ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla bu konumumuzu daha da güçlendireceğimize inanıyoruz.'</p><p>Baştaş, yaz aylarında Avrupa'da etkisini artıran sıcak hava dalgalarının kısa vadede klima ve iklimlendirme ürünlerine yönelik siparişleri desteklemesini beklediklerini bildirdi.</p><p>Avrupa'da mevcut stokların hızla tükenmesi, dağıtıcıların yeni siparişlere yönelmesi ve bazı ülkelerde kapasite artırımlarının gündeme gelmesinin Türk üreticiler açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğini belirten Baştaş, 'Ancak sektörümüz açısından sürdürülebilir büyümenin yalnızca hava koşullarına bağlı olmadığını da vurgulamak gerekir. Avrupa'da devam eden yeşil dönüşüm, enerji verimliliği yatırımları, eski sistemlerin yenilenmesi ve ısı pompası gibi çevreci teknolojilere geçiş, uzun vadede çok daha güçlü bir talep oluşturacaktır.' dedi.</p><p>Yılın ikinci yarısında Avrupa pazarından gelecek siparişlerde artış beklemekle birlikte küresel ekonomik gelişmeleri, finansman koşullarını ve jeopolitik riskleri yakından takip ettiklerini belirten Baştaş, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Buna rağmen Türk iklimlendirme sektörünün üretim kapasitesi, kalite seviyesi ve ihracat tecrübesi sayesinde oluşacak talebi karşılayabilecek güçlü bir yapıya sahip olduğuna inanıyoruz. İSİB olarak firmalarımızın uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artıracak tanıtım faaliyetleri, ticaret heyetleri, milli katılım organizasyonları ve sektörel işbirlikleriyle ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Fahri Aksüt</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/avrupada-yukselen-sicakliklar-turk-iklimlendirme-urunlerine-talebi-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/avrupada-yukselen-sicakliklar-turk-iklimlendirme-urunlerine-talebi-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="84662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye yapay zekada 'ortak akıl'la gelişecek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiye-yapay-zekada-ortak-akilla-gelisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiye-yapay-zekada-ortak-akilla-gelisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıklamasının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK'tan üniversitelere, araştırma merkezlerinden şirketlere kadar ekosistemdeki aktörler yeni projelere odaklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgiye göre Türkiye'nin yapay zeka alanında atılım yapması amacıyla oluşturulan yol haritası aşama aşama devreye alınacak.</p><p>Bu doğrultuda öncelikle devlet desteğiyle üzerinde çalışılan projeler ürüne dönüştürülecek. Bunun için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yanı sıra TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü, üniversiteler, araştırma merkezleri, ilgili kurum ve kuruluşlar çeşitli çağrılarla bir araya getirilecek.</p>Yeni projelere kapı açılıyor<p>Türkiye'nin yapay zeka yarışında ön safta yer alabilmesi için 'ortak akıl' kullanılacak.</p><p>TÜBİTAK, 'Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı'nın 2026 yılı başvurularını almaya başladı. Çağrıyla ihtiyaç sahibi şirketlerin, teknoloji sağlayıcı firmalar, üniversite veya kamu araştırma merkezleri ile TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsünün (YZE) yer aldığı konsorsiyumlarla desteklenmesi amaçlanıyor.</p><p>Böylece akıllı üretim sistemleri, gıda, tarım ve hayvancılık, finans teknolojileri, e-ticaret, iklim değişikliğiyle mücadele ve eğitim gibi öncelikli alanlarda yapay zeka çözümleri desteklenecek. Başvurulan projelerin bütçesi, genel gider, proje teşvik ikramiyesi ve kurum hissesi hariç en fazla 10 milyon lira olacak.</p><p>Proje başvuruları TEYDEB Proje Değerlendirme İzleme Sistemi üzerinden 18 Eylül'e kadar alınacak.</p>Kamunun yapay zeka talebi de karşılanacak<p>Diğer yandan Kamu Yapay Zeka Ekosistemi Çağrısı kapsamında da kamu kurum ve kuruluşlarının finans, e-ticaret, akıllı eğitim teknolojileri, akıllı üretim sistemleri, iklim değişikliği, akıllı tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi de sağlanacak.</p><p>Çağrı kapsamında AR-GE süresi en fazla 48 ay olan projelere, konusuna ve kapsamına göre değişen tutarlarda destek verilecek. Kurum ve kuruluşların başvuruları devam ediyor.</p>Projeler uluslararası işbirlikleriyle artırılacak<p>Ayrıca, Türkiye bu alanda uluslararası işbirliklerini de artırıyor. Son olarak yapay zeka destekli robotik projeleri için Almanya ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa ülkesi ve Japonya ile işbirliği için süreç başlatıldı.</p><p>'CONCERT Japan' platformunun açtığı çağrı üzerinden gerçekleşecek işbirliği kapsamında Avrupa ve Japonya'daki araştırmacılar, gerçek dünyadaki dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistemler ve akıllı robotiklerin geliştirilmesi için işbirliği yapacak. Program kapsamındaki başvurular bu ay alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>HIT-30 ile destek<p>Yapay zeka projelerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde başlatılan HIT-30 Programı kapsamında da destek verilecek.</p><p>Desteklerden yapay zekadan veri merkezlerine, çipten batarya teknolojisine kadar çeşitli alanlardaki projeler için yararlanılabilecek.</p><p>Kamu, sanayi, sağlık, finans, savunma ve akademi gibi stratejik sektörlerde dijital dönüşümü hedefleyen program kapsamında yapay zekaya yönelik çalışmalara 1,6 milyar dolar destek sağlanacak.</p><p>Ayrıca, yüzde 60'a varan vergi teşviki, yatırımın yüzde 40'ına kadar hibe desteği, yatırımın yüzde 70'ini bulan avantajlı finansman imkanı sunulacak. İstihdam desteğinin yanı sıra yatırımın yüzde 20'sine kadar pazar geliştirme destekleri de verilecek.</p>Yapay zekanın 'terminali' olacak<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 13 Haziran'da eylem planını açıklarken İstanbul'u yapay zeka alanında Türkiye'nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracaklarını ifade etmişti.</p><p>Bu kapsamda 'Terminal İstanbul' yapay zekanın parladığı adreslerden biri olacak.</p><p>Yapay zeka alanındaki girişimciler ile küresel yatırımcılar burada buluşturulacak. Erdoğan, bu sayede Türkiye'nin, OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin rol üstlenmeyi hedeflediğinin altını çizmişti.</p>10 milyar dolarlık kaynak harekete geçirilecek<p>Türkiye'nin yapay zeka kapasitesinin güvence altına alınması ve güçlendirilmesi için veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağın harekete geçirilmesi planlanıyor.</p><p>Yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları da kurulacak. Plan, kamu kurumlarının, özel sektörün, üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin ortak katkısıyla uygulanacak. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecek.</p><p>Çalışmaların finansmanı için Ulusal Yapay Zeka Büyüme Fonu da oluşturulacak.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgili tüm kurumlarla yakın işbirliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edecek.</p><p>Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçirilecek kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasının beklendiği belirtilmişti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Zeynep Duyar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiye-yapay-zekada-ortak-akilla-gelisecek</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/turkiye-yapay-zekada-ortak-akilla-gelisecek.jpg" type="image/jpeg" length="20364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni teknolojilerle 'temiz sanayi' için güçler birleşiyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yeni-teknolojilerle-temiz-sanayi-icin-gucler-birlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yeni-teknolojilerle-temiz-sanayi-icin-gucler-birlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB'nin sanayide yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmak amacıyla hayata geçirdiği Temiz Sanayi Mutabakatı kapsamında düzenlenen etkinlikte Türkiye'den 8 kurum ve kuruluş, geliştirdikleri proje ve ortaklık önerilerini uluslararası ekosisteme aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Avrupa'nın yeşil dönüşüm ve sanayide karbonsuzlaşma gündemi, son dönemde Avrupa Komisyonu tarafından ortaya konulan 'Temiz Sanayi Mutabakatı' yaklaşımı doğrultusunda yeni bir evreye girdi. Karbonsuzlaşma, artık yalnızca bir iklim hedefi olarak değil, aynı zamanda endüstriyel güç, teknolojik kapasite, ekonomik dayanıklılık, stratejik işbirlikleri ve küresel rekabetçilik meselesi olarak ele alınıyor. Bu doğrultuda Avrupa'nın sanayi politikaları, stratejik değer zincirleri ve üretim kapasitesi odağında yeniden şekilleniyor.</p><p>Bu çabaların bir parçası olarak TÜBİTAK koordinasyonunda, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Ufuk Avrupa'da Türkiye Teknik Destek Projesi desteğiyle 'Temiz Sanayi Mutabakatı' (Clean Industrial Deal) alanında Uluslararası Ağ Kurma Etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında kullanıma açılan eşleştirme platformu, AB'nin sanayide yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmak amacıyla hayata geçirdiği en yeni ve kritik stratejilerden biri olan Temiz Sanayi Mutabakatı kapsamında oluşturulan uluslararası bir işbirliği ve ortaklık arama platformu olarak dikkati çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çevrim içi etkinlik, Türk araştırma kuruluşlarını, üniversitelerini, KOBİ'lerini ve sanayi devlerini Avrupa'daki küresel ortaklarla bir araya getirdi.</p><p>TÜBİTAK Ufuk Avrupa Ulusal Koordinatörü Çağrı Yıldırım, etkinlikteki konuşmasında, karbonsuzlaşmanın artık yalnızca bir iklim hedefi değil, aynı zamanda endüstriyel rekabetçilik, teknolojik kapasite ve ekonomik dayanıklılığın temel kaynağı olduğunu vurguladı.</p><p>Etkinlikte Avrupa sanayisinin dönüşümüne yön verecek kritik fon fırsatları ve politika öncelikleri, davetli alan uzmanlarının sunumlarıyla detaylandırıldı.</p><p>A.SPIRE Danışma ve Programlama Grubu, Döngüsellikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Richard Heyn, 'Processes4Planet' ortaklığı perspektifiyle, Temiz Sanayi Mutabakatı kapsamında 2026-2027 yıllarında açılacak yatay çağrıları ve teknolojilerin TRL 6'dan TRL 8 seviyesine ölçeklendirilmesi sürecini aktardı.</p><p>Biyobazlı Sanayi Konsorsiyumu Programlama ve İnovasyon Yöneticisi Samuele Ambrosetti, Döngüsel Bio-Tabanlı Avrupa Ortak Girişimi (CBE JU) 2026 çağrısı altındaki Temiz Sanayi Mutabakatı ile ilgili konuları, biyobazlı endüstrilerdeki fon fırsatlarını ve stratejik işbirliğine giden süreçler hakkında bilgi verdi.</p>Türkiye'den ortaklık talepleri<p>Avrupa'nın yanı sıra Kanada, Brezilya ve Tunus'un da dahil olduğu toplam 37 ülkeden katılım sağlanan etkinliğe, organizasyon genelinde 611 paydaş kayıt yaptırdı.</p><p>Etkinlikte 10 farklı ülkeden 22 farklı kurum ve kuruluş proje ve ortaklık taleplerine yönelik sunumlarını gerçekleştirdi. Türkiye'den 8 farklı kurum ve kuruluş proje ve ortaklık taleplerini uluslararası ekosisteme sundu.</p><p>Baştaş Çimento sürdürülebilir çimento üretimi ve inşaat atıklarının geri dönüşümü, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) tekstil boyama tesislerinde yapay zeka destekli su geri kazanımı, İTÜ düşük karbonlu hidrojen üretimi ve karbondioksit yakalama teknolojileri, ABL Foods su ürünleri atıklarının biyoteknolojik yöntemlerle katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, NavAware yapay zeka tabanlı navigasyon ve sensör füzyon sistemleri, ODTÜ MEMS Merkezi endüstriyel süreçlerde atık yönetimi ve verimlilik artışı için hibrit mikro-sistemlerin geliştirilmesi, Alfa Kimya AŞ biyo-tabanlı reçineler ve sürdürülebilir kaplama teknolojileri, ODTÜ GÜNAM ise tarımsal fotovoltaik ve yüzer güneş enerji sistemleri alanlarındaki projelerini tanıttı.</p>Geleceğe yön verecek yenilikçi malzemeler<p>Etkinliğin ana temalarından biri olan 'ileri üretim yaklaşımları, yenilikçi malzemeler ve sürdürülebilir sanayi uygulamaları' kapsamında ise çok sayıda somut ve yenilikçi proje örneği paylaşıldı.</p><p>Yeşil hidrojen üretimindeki maliyetleri düşürmek ve büyük oranda AB dışındaki kaynaklardan temin edilen iridyum, platin ile nadir toprak metalleri gibi kritik ham maddelere olan dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla bu ham maddeleri içermeyen yenilikçi elektrot teknolojisinin laboratuvar ölçeğinden endüstriyel kullanıma taşınmasının hedeflendiği çalışmalar hakkında bilgi verildi. Havacılık, raylı sistemler ve inşaat gibi sektörlerde kullanılmak üzere fosil yakıt tabanlı malzemelerin yerini alabilecek yüksek performanslı biyo-tabanlı döngüsel malzemeler (termosetler ve reçineler) tanıtıldı.</p><p>Karmaşık üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırmak ve dekarbonizasyonu optimize etmek amacıyla süreç madenciliği ve yapay zeka destekli endüstriyel dijital ikiz uygulamalarından bahsedildi.</p><p>İnşaat ve yıkım atıklarının geri kazanılarak sürdürülebilir yapı malzemelerine dönüştürülmesi ile su ürünlerinin yan ürünlerinden biyo-gübre üretimi gibi döngüsel ekonomi örnekleri verildi.</p>⁠Fırsatlar sürüyor, yeni çağrılar açılacak<p>Bu alanlardaki işbirliği fırsatları ve ağ kurma süreci etkinlik sonrasında da aktif olarak devam ediyor.</p><p>Temiz Sanayi Mutabakatı kapsamında açılacak 2026 ve 2027 çağrıları ile paydaşlara fon fırsatları sunulacak. Ayrıca Döngüsel Bio-Tabanlı Avrupa Ortak Girişimi (CBE JU) 2026 çağrısı eylül ayına kadar açık kalacak.</p><p>Etkinliğe katılamayan kurumlar, B2Match platformu üzerinden kayıt yaptırabilecekler. Bu platform 2027 çağrı dönemlerinin sonuna kadar aktif tutulacak.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Firdevs Bulut Kartal</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yeni-teknolojilerle-temiz-sanayi-icin-gucler-birlesiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/yeni-teknolojilerle-temiz-sanayi-icin-gucler-birlesiyor.jpg" type="image/jpeg" length="65947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD/İsrail-İran savaşında 126 doları aşan Brent ilk yarıyı zirvesinin yüzde 42 altında kapattı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abdisrail-iran-savasinda-126-dolari-asan-brent-ilk-yariyi-zirvesinin-yuzde-42-altinda-kapatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abdisrail-iran-savasinda-126-dolari-asan-brent-ilk-yariyi-zirvesinin-yuzde-42-altinda-kapatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD/İsrail-İran savaşının yarattığı arz endişeleriyle nisan sonunda 126 doların üzerine çıkan Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı'nda normalleşme beklentileriyle haziran sonunda 73 dolara gerileyerek zirvesine göre yüzde 42 değer kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Brent petrol, 2026'nın ilk yarısında Orta Doğu'da yaşanan savaşın etkisiyle son yılların en sert fiyat hareketlerinden birini yaşadı. ABD/İsrail-İran savaşının yarattığı arz endişeleriyle nisan sonunda 126 doların üzerine çıkan Brent petrolün varil fiyatı, ABD ile İran arasında varılan mutabakat ve Hürmüz Boğazı'nda normalleşme beklentileriyle haziran sonunda yaklaşık 73 dolara gerileyerek zirvesine göre yüzde 42 değer kaybetti.</p><p>İlk yarıda petrol piyasalarının yönünü jeopolitik gelişmeler belirledi. Yıla yaklaşık 61 dolardan başlayan Brent petrol, savaşın küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı etkileyeceği endişesiyle nisan sonunda 126,41 dolara kadar yükselerek yıl başına göre yaklaşık yüzde 108 prim yaptı.</p><p>Ancak ABD ile İran'ın 14 Haziran'da savaşın sona erdirilmesine yönelik mutabakata vardıklarını açıklaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normale döneceği beklentileriyle risk primi hızla çözüldü. Brent petrol haziranı 72,95 dolardan kapatarak savaş öncesi seviyelerine döndü.</p><p> </p><p> </p>Ocakta jeopolitik riskler fiyatlanmaya başladı<p>Brent petrol, yıla yaklaşık 61 dolar seviyesinden başlarken, ocak boyunca arz endişelerinin etkisiyle yaklaşık yüzde 16 değer kazanarak ay sonunu 70,69 dolardan kapattı.</p><p>Ay boyunca fiyatlar üzerinde OPEC+ grubunun mevcut üretim politikasını koruyacağı beklentisi etkili olurken, ABD'nin Venezuela'ya yönelik adımları ve ülkenin petrol sektörüne ilişkin belirsizlikler de yakından takip edildi.</p><p>Bu dönemde Brent petrol, 7 Ocak'ta 59,96 dolardan kapanarak Aralık 2025'ten bu yana en düşük seviyesini gördü.</p><p>Ancak, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik olası askeri müdahaleye ilişkin açıklamaları ve Washington-Tahran hattında artan gerilim, Orta Doğu kaynaklı arz kesintisi risklerini yeniden gündeme taşıyarak petrol fiyatlarını yukarı çekti. Böylece Brent petrol, 13 Ocak'ta 65,47 dolardan kapanarak Kasım 2025'ten bu yana ilk kez 65 dolar seviyesinin üzerinde günü tamamladı.</p><p>Ayın son bölümünde yükselişini hızlandıran Brent petrol, 29 Ocak'ta 70,71 dolara çıkarak Eylül 2025'ten bu yana ilk kez 70 dolar bandını aştı. Böylece Brentin varil fiyatı ocakta ortalama 64,5 dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>Savaş petrol fiyatlarında tarihi sıçrama yarattı<p>Şubat boyunca 66-72 dolar bandında nispeten dengeli bir seyir izleyen Brent petrol, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından Tahran'ın misillemeleri ve artan jeopolitik risk primiyle sert yükseliş eğilimine girdi.</p><p>ABD/İsrail-İran savaşının 28 Şubat'ta başlamasının ardından piyasalar, küresel enerji ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamaları fiyatlamaya başladı.</p><p>28 Şubat ve 1 Mart'ta piyasaların kapalı olduğu saatlerde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırı düzenlediğine ilişkin haber akışı, fiyatların anlık tepki verememesine yol açtı. Ancak martın ilk işlem gününde biriken risk primi sert açılışla fiyatlara yansıdı.</p><p>Şubat sonunda 72,48 dolar seviyesinde bulunan Brent petrolün varil fiyatı, 2 Mart'ta yüzde 7,2 yükselerek 77,74 dolardan kapandı ve Ocak 2025'ten bu yana en yüksek kapanışını kaydetti.</p><p>Ay boyunca Hürmüz Boğazı'nın kapanabileceğine ilişkin endişeler, bölgedeki enerji altyapılarına yönelik saldırılar ve arz kesintisi riskleri fiyatları desteklerken, Trump'ın İran'la müzakerelere ilişkin zaman zaman iyimser mesajlar vermesi fiyatlarda günlük bazda yüzde 10'u aşan düşüşlere neden olsa da genel eğilim yukarı yönlü kaldı.</p><p>Bu doğrultuda Brent petrol martı 118,35 dolardan tamamlayarak, Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi kaydetti ve yıl başına göre yaklaşık yüzde 94 değer kazandı. Böylece, şubatta ortalama 69,2 dolar olan Brent petrolün varil fiyatı, savaşın etkisiyle martta ortalama 98,2 dolara yükseldi.</p>Nisanda Brent 126 dolarla zirveyi gördü<p>Nisanda piyasalar olası arz kesintilerini daha güçlü şekilde fiyatladı. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının sekteye uğrayabileceğine ilişkin endişeler ve bölgedeki çatışmaların sürmesiyle Brent petrol 30 Nisan'da 126,41 dolarla yılın en yüksek seviyesini gördü ve ayı 114,01 dolardan tamamladı.</p><p>Böylece Brent petrolün varil fiyatı nisanda ortalama 101,4 dolar seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Mayısta fiyatlar 100 doların üzerinde kalmaya devam etse de OPEC dışı ülkelerden gelen arz artışı beklentileri ve uluslararası kuruluşların küresel talep tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlara gitmesi, yükselişleri sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.</p><p>Buna rağmen savaşın yarattığı risk primiyle üç haneli seviyelerde kalmayı sürdüren Brent petrolün varil fiyatı mayısta ortalama 102,8 dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>Barış mutabakatıyla risk primi hızla çözüldü<p>Haziranda ise piyasalar, ABD ve İran arasında yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğine yönelik haberlerin Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normale döneceği beklentilerini artırmasıyla aylardır petrol fiyatlarına destek veren risk priminin önemli ölçüde çözülmesine tanıklık etti.</p><p>Bu kapsamda Brent petrol, 12 Haziran'da 10 Mart'tan bu yana ilk kez 90 doların altına gerileyerek günü 87,33 dolardan tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran ve ABD'nin Pakistan arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda 14 Haziran'da savaşın sona erdirilmesini ve sorunların müzakereler yoluyla çözülmesini öngören mutabakata vardıklarını duyurmasının ardından düşüş hızlandı.</p><p>Bu doğrultuda Brent petrol, 16 Haziran'da 2 Mart'tan bu yana ilk kez 80 doların altına inerek günü 78,67 dolardan tamamladı. Böylece Brentin varil fiyatı, 25 Haziran'da 72,42 doları test ederek savaş öncesi seviyelerine geri döndü. 26 Haziran'da ise 72,60 dolara gerileyerek savaş başlamadan önceki 27 Şubat'taki 72,48 dolarlık kapanıştan bu yana en düşük seviyesini kaydetti.</p><p>ABD-İran mutabakatının ardından Brent petrolün ortalama fiyatı haziranda 83,9 dolara geriledi. Ortalama fiyat ocaktaki 64,55 dolar seviyesinden mayısta 102,11 dolara kadar yükselirken, haziranı 72,95 dolardan kapatarak zirve seviyesine göre yaklaşık yüzde 42,3 değer kaybetti. ​​​​​​​</p><p>Böylece Brent petrol, yılın ilk yarısında savaş kaynaklı arz endişeleriyle 126 doların üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerini test ettikten sonra, diplomatik sürecin yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın normale döneceği beklentileriyle ilk yarıyı savaş öncesi seviyelere yakın tamamladı. Bu süreç, 2026'nın ilk altı ayını petrol piyasalarında son yılların en sert jeopolitik dalgalanmalarının yaşandığı dönemlerden biri olarak kayıtlara geçirdi.​​​​​​​</p><p><br> </p><p>Muhabir: Duygu Alhan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abdisrail-iran-savasinda-126-dolari-asan-brent-ilk-yariyi-zirvesinin-yuzde-42-altinda-kapatti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/abdisrail-iran-savasinda-126-dolari-asan-brent-ilk-yariyi-zirvesinin-yuzde-42-altinda-kapatti.jpg" type="image/jpeg" length="64856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk Evini Alacak Gençlere Devlet Destekli Konut Kredisi Geliyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ilk-evini-alacak-genclere-devlet-destekli-konut-kredisi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ilk-evini-alacak-genclere-devlet-destekli-konut-kredisi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'ye sunulan yeni kanun teklifi, ilk kez ev sahibi olmak isteyen 35 yaş altındaki gençler için dikkat çeken destekler içeriyor. Teklif yasalaşırsa 240 ay vadeli, 3 yıl geri ödemesiz ve devlet faiz destekli konut kredisi uygulaması hayata geçirilebilecek. Ancak düzenleme henüz kanunlaşmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ev sahibi olmayı planlayan milyonlarca gencin yakından takip ettiği yeni bir düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine geldi. "İlk Defa Konut Edinecek Gençlere Devlet Destekli Konut Finansmanı Sağlanmasına Dair Kanun Teklifi" kapsamında ilk kez konut alacak gençlere uzun vadeli ve devlet destekli kredi imkanı sunulması öngörülüyor.</p>

<p>Henüz teklif aşamasında bulunan düzenlemenin kabul edilmesi halinde gençler, uygun finansman koşullarıyla konut sahibi olabilecek.</p>

<h2>Devlet Destekli Konut Kredisinde Neler Var?</h2>

<p>Kanun teklifine göre ilk kez ev alacak gençlere sağlanması planlanan destekler arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li><strong>240 aya (20 yıl) kadar vade</strong></li>
 <li><strong>İlk 3 yıl geri ödemesiz dönem</strong></li>
 <li><strong>Devlet tarafından faiz desteği</strong></li>
 <li><strong>Uzun vadeli düşük maliyetli finansman</strong></li>
 <li><strong>İlk kez konut sahibi olacak gençlere özel kredi imkanı</strong></li>
</ul>

<p>Amaç, artan konut fiyatları ve yüksek kredi maliyetleri nedeniyle ev sahibi olmakta zorlanan genç vatandaşların konut edinmesini kolaylaştırmak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>3 Yıl Boyunca Kredi Taksiti Ödenmeyecek</h2>

<p>Teklifin en dikkat çeken maddelerinden biri geri ödemesiz dönem oldu.</p>

<p>Düzenleme yasalaşırsa destekten yararlanan gençler, <strong>ilk 3 yıl boyunca kredi taksiti ödemeyecek.</strong> Bu sürede ekonomik yükün hafifletilmesi ve yeni ev sahiplerinin bütçelerini daha rahat planlayabilmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Devlet Faiz Desteği Sağlayacak</h2>

<p>Teklif kapsamında kullanılacak konut kredilerinde faizin belirli bir bölümünün devlet tarafından karşılanması planlanıyor.</p>

<p>Faiz desteğinin oranı ise teklif yasalaştıktan sonra çıkarılacak yönetmelikle netleşecek.</p>

<h2>240 Ay Vadeyle Daha Düşük Taksit İmkanı</h2>

<p>Kanun teklifinde kredi vadesi <strong>240 ay</strong> olarak öngörülüyor.</p>

<p>20 yıla yayılan ödeme planı sayesinde aylık taksitlerin daha ulaşılabilir seviyelere düşmesi hedefleniyor.</p>

<h2>5 Yıl Satış Yasağı Şartı</h2>

<p>Destekten yararlanacak vatandaşlara önemli bir şart da getiriliyor.</p>

<p>Devlet destekli krediyle satın alınan konutun <strong>en az 5 yıl boyunca satılmaması</strong> isteniyor.</p>

<p>Bu düzenlemeyle yatırım amaçlı alımların önüne geçilmesi ve desteğin gerçekten ilk kez ev sahibi olacak vatandaşlara ulaşması amaçlanıyor.</p>

<h2>Kimler Başvurabilecek?</h2>

<p>Teklifte yer alan şartlara göre başvuru yapacak kişilerin şu kriterleri taşıması öngörülüyor:</p>

<ul>
 <li>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,</li>
 <li>18 yaşını doldurmuş olmak,</li>
 <li>35 yaşını aşmamış olmak,</li>
 <li>Kendisi, eşi veya velayeti altındaki çocukları adına kayıtlı konut bulunmaması,</li>
 <li>Son 5 yıl içinde konut sahibi olmamış olmak,</li>
 <li>Düzenli ve belgelenebilir gelire sahip olmak,</li>
 <li>Satın alınacak konutu ikamet amacıyla kullanacağını taahhüt etmek,</li>
 <li>İlgili kurumların belirleyeceği diğer şartları sağlamak.</li>
</ul>

<h2>Teklif Henüz Yasalaşmadı</h2>

<p>Söz konusu düzenleme <strong>şu an için yalnızca TBMM'ye sunulmuş bir kanun teklifidir.</strong></p>

<p>Teklifin önce komisyonlarda, ardından TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi gerekiyor. Yasalaşması halinde başvuru tarihleri, kredi limitleri, faiz desteği oranları ve uygulama esasları ilgili kurumlar tarafından ayrıca duyurulacak.</p>

<p>Bu nedenle şu aşamada <strong>başvuru süreci başlamış değil</strong> ve kesinleşmiş uygulama takvimi bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Murat Şamlı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Gündem, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ilk-evini-alacak-genclere-devlet-destekli-konut-kredisi-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/05/konut-kredisi-3.webp" type="image/jpeg" length="47878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye'de orman yangını tatbikatı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/osmaniyede-orman-yangini-tatbikati-yapildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/osmaniyede-orman-yangini-tatbikati-yapildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OSMANİYE (AA) - Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde orman yangını tatbikatı gerçekleştirildi.</p><p>Düziçi Orman İşletme Müdürlüğünce Nohut köyünde gerçekleştirilen tatbikat, ekiplerin arazözlerle geçiş yapmasıyla başladı.</p><p>Tatbikatta ekipler senaryo gereği çıkan bir yangına müdahale etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yangına ilk müdahale yarışmasının da gerçekleştirildiği tatbikatta, ekipler oluşturulan parkurda performanslarını sergiledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Osmaniye, Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/osmaniyede-orman-yangini-tatbikati-yapildi-1</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/osmaniyede-orman-yangini-tatbikati-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="47721"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
