<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 26 Oct 2026 14:36:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmenlere Yeşil Pasaport Verilecek Mi? Kanun Teklifi Sunuldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ogretmenlere-yesil-pasaport-verilecek-mi-kanun-teklifi-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ogretmenlere-yesil-pasaport-verilecek-mi-kanun-teklifi-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifi TBMM'ye sunuldu. Teklife göre bir veya birden fazla özel öğretim kurumunda toplam en az 10 yıl görev yaptığını belgeleyen öğretmenler, hususi damgalı pasaport alabilecek. Düzenleme henüz yasalaşmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özel sektörde görev yapan öğretmenlerin yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesine yönelik kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunuldu. Düzenlemeyle özel öğretim kurumlarında en az 10 yıl çalışan öğretmenlere hususi damgalı pasaport verilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) verilerine göre özel eğitim kurumlarında 1 milyon 485 bin öğretmen görev yapıyor. Ancak bu öğretmenlerden kaçının teklif kapsamında belirtilen 10 yıllık çalışma şartını karşıladığı bilinmiyor.</p>

<p><strong>Özel Okul Öğretmenlerine Yeşil Pasaport Şartı</strong></p>

<p>TBMM'ye sunulan kanun teklifinde, devlet okullarında görev yapan ve ilgili koşulları sağlayan öğretmenlere tanınan yeşil pasaport imkânının özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenleri de kapsaması öngörülüyor.</p>

<p>Teklife göre bir veya birden fazla özel öğretim kurumunda toplam en az 10 yıl öğretmenlik yaptığını belgeleyen kişiler, düzenlemenin yasalaşması halinde hususi damgalı pasaport alabilecek.</p>

<p>Böylece çalışma süresini tamamlayan özel sektör öğretmenlerinin de yeşil pasaport hakkından yararlanabilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>10 Yıllık Mesleki Deneyim Esas Alınacak</strong></p>

<p>Kanun teklifinin gerekçesinde, öğretmenlik mesleğinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın toplumsal bir görev olduğu vurgulandı.</p>

<p>Öğretmenlerin farklı ülkelerdeki eğitim sistemlerini tanımasının, uluslararası projelere ve değişim programlarına katılmasının eğitim süreçlerine katkı sağlayabileceği belirtildi.</p>

<p>Ayrıca vize ve pasaport maliyetlerinin düşük ücretle çalışan öğretmenler açısından ekonomik yük oluşturduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Teklifin gerekçesinde, 10 yıllık çalışma şartının uzun süreli mesleki emeğin karşılığı olarak belirlendiği ifade edildi.</p>

<p><strong>1 Milyon 485 Bin Öğretmen Görev Yapıyor</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığının verilerine göre özel eğitim kurumlarında 1 milyon 485 bin öğretmen çalışıyor.</p>

<p>Ancak bu öğretmenlerin kaçının en az 10 yıllık mesleki deneyime sahip olduğuna ilişkin veri paylaşılmadı.</p>

<p>Bu nedenle kanun teklifinin yasalaşması halinde yeşil pasaport hakkından doğrudan yararlanabilecek öğretmen sayısı henüz bilinmiyor.</p>

<p><strong>Yeşil Pasaport Kanun Teklifi Yasalaştı Mı?</strong></p>

<p>Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere yeşil pasaport verilmesini öngören düzenleme henüz kanunlaşmadı.</p>

<p>Teklifin yürürlüğe girebilmesi için TBMM'deki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Düzenlemenin kabul edilmesi durumunda, en az 10 yıllık çalışma süresini belgeleyen özel sektör öğretmenleri de yeşil pasaport hakkından yararlanabilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ogretmenlere-yesil-pasaport-verilecek-mi-kanun-teklifi-sunuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/04/hekim-yesil-pasaport.jpg" type="image/jpeg" length="74635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-otomotiv-sektorumuz-turk-sanayisinin-yuz-aki-olmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-otomotiv-sektorumuz-turk-sanayisinin-yuz-aki-olmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BURSA (AA) - Bursa'daki TOFAŞ Fabrikası'nda düzenlenen 'TOFAŞ K9 Projesi Üretim Başlangıç Töreni'nde konuşan Kacır, Koç Topluluğu ve Stellantis işbirliğiyle, toplam 300 milyon dolarlık yatırımla ülke sanayisinin kalbi Bursa'da hayata geçirilen projenin otomotiv sektörüne, ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni etti.</p><p>Kacır, rekabetçi üretim kabiliyetine, özgün teknolojiler geliştirme yetkinliğine ve yetişmiş insan kaynağına dayanan sanayileşmenin, bir ülkenin kalkınmasının en güçlü teminatı olduğunu vurguladı.</p><p>Pek çok ülkenin sanayi altyapılarını geliştirmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve üretimdeki rekabet avantajlarını korumak için yeni adımlar atmaya başladığını aktaran Kacır, şöyle konuştu:</p><p>'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tesis ettiğimiz siyasi ve ekonomik istikrarla, planlı sanayileşme modelimizle, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızla ve nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımlarla ülkemizi küresel ekonomideki fırtınalara kuvvetli şekilde hazırladık. İmalat sanayii katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardık, dünyadaki payımızı ikiye katladık.'</p><p>Kacır, Türkiye'yi pek çok sektörde Avrupa'nın ve dünyanın üretim üssü haline getirdiklerini vurgulayarak, 'Avrupa'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Asya'ya, Amerika'ya dünyanın dört bir yanında kurduğumuz yeni ticaret köprüleri ve çeşitlendirdiğimiz ihracat pazarlarıyla, 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı şimdi 283 milyar dolara yükselttik. Türkiye bugün Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçıdır.' ifadelerini kullandı.</p>'Sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor'<p>Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı odaklarına aldıkları daha müreffeh ve daha güçlü Türkiye yolculuğunda, otomotiv sanayisinin müstesna bir yerinin olduğunu dile getiren Kacır, 'Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor. Emekçilerimizin ve Türkiye'ye inanan, güvenen girişimcilerimizin ortak azmi ve gayretiyle sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor.' diye konuştu.</p><p>Kacır, Türk otomotiv sanayisinin geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bir önceki yılın rekorunu tazelemesinin ve ortak çabanın yeni başarı örneklerinin her yıl ortaya konmasının kendileri için iftihar vesilesi olduğunu aktardı.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün üretim kapasitesini artıracak, teknoloji geliştirme kabiliyetini destekleyecek uygulamaları hayata geçirdiklerini anlatan Kacır, 'Nitekim son 23 yılda otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1 trilyon 600 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 857 projesini yatırım teşviklerimizle destekledik.' dedi.</p><p>Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi için kıymetli gördükleri çalışmalara, uygun koşullarda finansman sağlayan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programlarına, otomotiv sektörü oyuncuları tarafından gerçekleştirilen toplam 61,6 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 7 projeyi dahil ettiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:</p><p>'TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 278 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 439 bilim insanı ve gencimize son 23 yılda 34 milyar lira kaynak sağladık. Arzumuz, Türk otomotiv sanayisini, geliştirdiği teknolojiler, mühendislik yetkinlikleri ve oluşturduğu yüksek katma değerle küresel arenada en üst lige taşıyabilmek. Bu hedefe yürürken sahip olduğumuz en önemli rekabet üstünlüklerimizden biri Avrupa'da lider konumda olduğumuz ticari araç üretimidir.'</p>K9 Projesi, 1000 kişiye yeni istihdam sunacak<p>TOFAŞ'ın tesislerinin, ilklerin, Türk otomotiv sanayisinin önemli kilometre taşlarının adresi olduğunu vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:</p><p>'1971'de üretimine başlanan efsanevi Murat 124 modeli, Türkiye'de sac karoserli modern otomobil üretiminin miladı olmuştu. Geniş kitlelerin otomobile erişiminin önünü açmıştı. 2 milyonu aşan üretim, 1,5 milyona yakın ihracatla 2000'li yılların başarı hikayesinde büyük payı olan Fiat Doblo'nun 2010 yılında üretimine başlanan ve 12 yıl boyunca üretimde kalan ikinci neslinde, Tofaş mühendislerinin emekleri ve TÜBİTAK'ın da destekleriyle mühendislik geliştirme süreçleri tamamen burada TOFAŞ AR-GE Merkezi'nde sağlandı, bu da otomotiv sanayimiz için büyük bir kazanım oldu.'</p><p>Kacır, bugün, 5 bine yakın çalışanı ve yıllık 500 bin araç üretim kapasitesiyle sanayinin öncü kuruluşları arasında yer alan TOFAŞ'ın zamanla adları adeta birer simgeye dönüşen modelleriyle milletin hafızasında ve gönlünde ayrı bir yer edindiğini belirterek, '300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 Projesi, TOFAŞ'ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. TOFAŞ'ın AR-GE birikiminden üst düzeyde yararlanılan bu projeyle, Stellantis çatısı altındaki markaların hafif ticari araçları ve yolcu taşımacılığına yönelik Combi versiyonları Bursa'daki üretim hatlarında hayat buluyor.' diye konuştu.</p><p>Kacır, 2000 yılında Bursa'da üretim yolculuğuna başlayan Doblo'nun, şimdi Stellantis ailesinin diğer modelleriyle birlikte, daha modern, daha güçlü ve daha rekabetçi bir kimlikle doğduğu topraklara yeniden döndüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'K9 Projesi, TOFAŞ'a yıllık 100 bin araçlık ilave üretim kapasitesi kazandırırken inşallah 1000 çalışma arkadaşımıza da yeni istihdam sunacak. Üretim sürecine katılan 100'e yakın yerli tedarikçi firmamız için de yeni iş fırsatları oluşturarak otomotiv sanayimizin gelişimine katkı sağlayacak. Proje kapsamında çoklu enerji platformuna uygun olarak kurulan üretim hattı, TOFAŞ'a üretim esnekliği kazandıracak. Gelecekte elektrikli hafif ticari araçların Bursa'da üretilmesinin inşallah önünü açacak.'</p><p>Burada hayata geçirilen yatırım kazanımlarının, daha büyük hedefler için başlangıç noktası olacağının altını çizen Kacır, şunları ifade etti:</p><p>'Adeta kabuk değiştiren küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri, Türk otomotiv sanayisi için bir fırsata dönüştürmeye kararlıyız. Ülkemiz, son 23 yılda adeta sıfırdan inşa ettiği AR-GE ve inovasyon altyapısı ile köklü sanayi birikimi ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde küresel otomotiv sanayisinin geleceğine yön verecek iddiaya, iradeye ve kabiliyete sahiptir. Bakınız yeni nesil sanayi politikamızın somut örneği, elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg'la milletimizin 60 yıllık milli otomobil hayalini gerçek kıldık. Halihazırda ülkemizde üretim yapan küresel otomotiv firmaları mevcut üretim altyapılarını elektrikli ve hibrit araç teknolojileriyle geliştiriyor, yeni nesil modellerin üretimine yönelik yatırımlarını ülkemizde hayata geçiriyor.'</p>'300 bin aracın satıldığı Türkiye'de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor'<p>Kacır, 2002 yılından bu yana ülkeye yönelen uluslararası doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 60'ının Avrupa Birliği'nden geldiğini vurgulayarak, 'Geçtiğimiz yıl ülkemizde 1,5 milyon motorlu araç üretildi. Bu araçların yüzde 80'e yakını, Avrupa Birliği'nin önde gelen otomotiv üreticilerinin doğrudan yatırımlarıyla veya yerli ortaklıklarıyla faaliyet gösteren tesislerin üretim bantlarından indi. Otomotiv yan sanayimizin ihracatının yüzde 64'ünü Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Otomotiv parça ve aksam ithalatımızın yüzde 56'sını Avrupa Birliği'nden karşılıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bakan Kacır, Türkiye'nin, köklü sanayi birikimi, nitelikli insan kaynağı ve Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş üretim altyapısıyla, Avrupa Birliği'nin ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü ve ekonomik dinamizmi bir arada sunacak yegane ülke olduğunu vurguladı.</p><p>'Küresel rakipleriyle yarışta Avrupa'nın ihtiyacı ölçek ekonomisi oluşturabilmektir.' diyen Bakan Kacır, 'Bunun yolu 86 milyonluk, hızlı büyüyen Türkiye ile iş birliğini artırmaktan geçer. Hatırlamakta fayda var, 2002'den bu yana Avrupa ekonomisi yılda sadece yüzde 1,4 büyürken, Türkiye'miz yüzde 5,3 büyüdü. 2000'lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye'de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor.' ifadesini kullandı.</p>'AR-GE harcamalarımızı daha da artıracağız'<p>Kacır, her durumda Türkiye'de yatırım yapan, istihdam sağlayan, üreten, ihracat gerçekleştiren müteşebbislerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>'23 yılda 17 misline çıkardığımız AR-GE harcamalarımızı daha da artıracağız. Elektrikli araçlar, sürücüsüz araçlar ve paylaşım ekonomisi devrimlerine Türk otomotiv sanayisini hazırlamaya devam edeceğiz. Geleneksel bileşenlerin katma değerdeki payı azalırken, otonom ve elektrikli araç bileşenleri, yapay zeka, veri bağlantı hizmetleri ile yazılım gibi unsurların paylarının artmakta olduğunun bilinciyle sektörümüzün katma değerini yükseltecek yatırımlara güçlü teşvikler sunacağız. Yeşil dönüşümü hızlandıracak, araç filomuzun yaşını gençleştirirken emisyonları azaltacağız. Alacağımız tedbirlerle üretimi ve filomuzu daha da büyütecek, pazarımızın yılda 2 milyonu aşmasını sağlayacağız.'</p>Bursa'da 'TOFAŞ K9 Projesi Üretim Başlangıç Töreni' düzenlendi<p>Bursa'daki TOFAŞ Fabrikası'nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla düzenlenen törende konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, TOFAŞ'ın yeni üretim hattının otomotiv endüstrisine hayırlı olmasını diledi.</p><p>TOFAŞ'ın Bursa'nın tarihinde çok özel bir yerinin olduğunu dile getiren Varank, kentin AR-GE ve üretim kabiliyetlerinin tüm dünyaya buradan taşındığını söyledi.</p><p>Varank, Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, 'Sanayi Hızlandırma Yasası' ve 'Made in EU' yaklaşımıyla net bir şekilde görebildiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p>'Böyle bir dönemde 5 farklı yeni modelin burada üretilmesi kararının alınması, aslında bu ülkeye, bu ülkenin insanına, üretim kabiliyetine duyulan güvenin bir göstergesi ve aynı zamanda karşılıklı kazan-kazan anlayışının somut bir göstergesi. Bu sebeple de Stellantis'in markalarının Bursa'da üretilecek olmasını çok kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bu karar otomotivin geleceğinde Türkiye'nin daha da sorumluluk üstlenecek güce ve yetkinliğe sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor.'</p><p>Türkiye'nin global bir yatırımcının bütün ihtiyaçlarına aynı anda cevap verebilen güçlü bir yatırım ekosistemine sahip olduğunun altını çizen Varank, Türkiye'nin yatırımcı açısından uzun vadeli güvenilir bir ortak haline geldiğini dile getirdi.</p><p>Mustafa Varank, yatırımın değerini yalnızca üretilecek araç sayısıyla ölçmediklerini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>'Bu üretim hattının arkasında yıllar içinde kazanılmış ve her yeni projeyle gelişen bir mühendislik gücü var. Mühendislerimizin tasarımdan ürün yerlileştirme, performans testlerinden güvenlik doğrulamalarına kadar bu işin kaptan köşkünde olması, yerli tedarikçilerimizin ürün geliştirme süreçlerine dahil olmaları bizim için gerçekten çok kıymetli. Sıfırdan komple araç geliştirme yetkinliğine sahip bu birikim, inşallah TOFAŞ'ın gelecekte çok daha büyük projeleri hayata geçirmesine vesile olacaktır.'</p>'K9 projesi kapsamında yıllık 150 bin üretim hedefleniyor'<p>Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç ise geçen yıl üretimine başlanan K0 modelinden sonra K9 modelinin de banttan indirileceğini aktardı.</p><p>Koç, otomotiv sektöründeki kuralların tüm dünyada yeniden yazıldığını anlatarak, 'Ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim. Geçmişte pek çok zorluğun sınavından yüz akıyla geçmiş, karşılıklı güvene dayalı 56 yıllık örnek bir uluslararası ortaklık olan TOFAŞ, otomotiv sanayimizin önemli projelerini yürütmeye devam ediyor.' dedi.</p><p>Ömer Koç, Stellantis'in Türkiye'deki tüm faaliyetlerinin 2025 itibarıyla TOFAŞ'ın yönetimine devredilmesinin ve alınan ortak yatırım kararlarının, Koç Holding ve Stellantis'in TOFAŞ'a olan inancının en güçlü göstergesi olduğunu ifade etti.</p><p>Bu yıl Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşını kutladığını belirten Koç, 'Bir asır boyunca ülkemizin iktisadi ve toplumsal kalkınma hamlelerine katkı sunmayı milli bir vazife telakki ettik. Sanayileşmede gerçek başarıyı memleketimizin üretim ve mühendislik kapasitesine nitelik ve nicelik olarak güçlendirmekte gördük. Ülkemizin ve şirketlerimizin uluslararası alanda söz sahibi olabilmesi için en zor zamanlarda dahi yatırımlarımıza devam ettik. Bundan sonra da devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Koç, TOFAŞ'ın yarım asır boyunca 7,5 milyon araç üreterek hem otomotiv sanayisine hem de topluluğun tarihine damgasını vurduğunu, gelecekte de çok önemli roller üstleneceğine inandıklarını vurguladı.</p><p>Son 5 yılda yaptıkları yatırım miktarının 1 milyar dolara ulaştığını ifade eden Koç, 'Bu yatırımın yarısı AR-GE ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz Stellantis'in önde gelen üretim ve AR-GE merkezleri arasındadır. Yeni model yatırımlarımıza da devam ediyoruz. Biliyorsunuz K0 başarıyla devreye alındı. K9 modelimiz de sizlerin huzuruna çıkacak. 300 milyon dolar yatırım yaptığımız K9 projesi kapsamında yıllık 150 bin üretim hedefleniyor.' ifadesini kullandı.</p><p>Koç, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Otomotivde uluslararası yatırım ve ticaret rekabetinin hiç olmadığı kadar kızıştığı bu dönemde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla ilerlettiğimiz ve nihayetinde devletimizin cömert destekleriyle hayata geçirilen K9 modeli, Türk otomotiv sanayisinin Avrupa'daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendirecektir. TOFAŞ'ın yetkinliklerini ve kapasitesini azami şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cari dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz.'</p>Türkiye'ye duyulan güvenin göstergesi<p>Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise Bursa'nın köklü üretim ve ticaret kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu hatırlattı.</p><p>TOFAŞ'ın yatırımları, istihdamı ve güçlü tedarikçi ekosistemiyle bu sanayi birikiminin Bursa'da en önemli temsilcilerinden biri olduğunu dile getiren Ayyıldız, 1971'den bu yana 7,5 milyon araç üreten TOFAŞ'ın, istihdam, teknoloji ve tedarik sanayisinin gelişimine de önemli katkılar sunduğunu kaydetti.</p><p>Ayyıldız, K9 model grubunun üretimine başlanmasının Türkiye'ye duyulan güvenin ve sanayinin üretim gücünün önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.</p>'Fiat Doblo ve Opel Combo modelleri, K9 projesi kapsamında yeniden Bursa'ya dönmüş oluyorlar'<p>TOFAŞ CEO'su Cengiz Eroldu da banttan inen her aracın yeni bir başlangıç ve ayrı bir heyecan olduğunu dile getirdi.</p><p>Eroldu, 55 yıldır otomotiv sanayisine öncülük eden birçok projenin burada gerçekleştirildiğinin altını çizdi.</p><p>Türk otomotiv sanayisinin Avrupa pazarlarına yaptığı ilk seri otomobil ihracatının Tempra modeliyle bu bantlardan başladığını​​​​​​​ anımsatan Eroldu, şunları paylaştı: </p><p>'Hafif ticari araç segmentine damga vuran Doblo modelimiz, üretim ömrü boyunca üst üste 10 yıl Türkiye'de en çok tercih edilen otomobil olma başarısını gösteren gururumuz Egea hatlarımızda üretildi. Stellantis ve TOFAŞ'ın Eylül 2025'te imzaladığı stratejik anlaşma kapsamında, Citroen, Fiat, Opel ve Peugeot markalarımız için üreteceğimiz K9 hafif ticari araç modellerimizi bugün törenle bantlarımızdan indirmenin gururunu yaşıyoruz. 2000-2023 yılları arasında TOFAŞ'ta üretilen ve uzun yıllar en çok tercih edilen hafif ticari araç olma unvanını taşıyan Fiat Doblo ve Opel Combo modelleri, K9 projesi kapsamında yeniden Bursa'ya dönmüş oluyorlar.'</p><p>Eroldu, K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edileceğini belirterek, 'Yakın zaman önce fabrikamızın kapasitesini 500 bin adede yükselttik. En önemli hedefimiz yeni projelerle bu kapasiteyi en yüksek seviyede kullanmak ve ülkemiz için daha fazla değer yaratmaktır. K9 projesinin ülkemizi Avrupa'da ticari araç üretim liderliğine yeniden taşıyacak olmasından da ayrıca gurur duyuyoruz.' diye konuştu.</p>'Güveniniz ve ortaklığınız için teşekkür ederim'<p>Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan ise 2000'den 2023'e kadar Doblo'nun Bursa'da üretildiğini, 600 binden fazla müşteri tarafından tercih edildiğini anımsattı</p><p>Cherfan, K9'un Türkiye için anlamına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'5 model, 4 marka. Fiat Doblo, Citroen Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner. Elektrikli hafif ticari araçlar için de hazır, çoklu enerji platformu. Hiçbiri Koç'la olan partnerliğimiz olmadan mümkün olmazdı. 50 yıllık bir sürede kurulan bir ortaklık bu. Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşmayla bu birlikteliği yenilemiş olduk. Stellantis'in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini Koç liderliği ve TOFAŞ'ın üretim ve mühendislik mükemmelliğiyle bir araya getiriyoruz. Bugün TOFAŞ, Stellantis'in en önemli üretim ve AR-GE merkezlerinden biri haline gelmiştir. Güveniniz ve ortaklığınız için teşekkür ederim.'</p><p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da Bursa'nın sanayi hayatında yeni bir üretim döneminin başlangıcına tanıklık ettiklerini söyledi.</p><p>Konuşmaların ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve beraberindeki protokol üyeleri, banttan indirilen yeni araca binerek fabrika sahasını gezdi.</p><p>Programa, Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Rahmi Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, AK Parti Bursa milletvekilleri Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Refik Özen, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özer Matlı ile sektör temsilcileri katıldı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Elif Özlem Çelikler, Saliha Nur Köksal,Burcu İnanır Karagöz</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Bursa</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-otomotiv-sektorumuz-turk-sanayisinin-yuz-aki-olmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-otomotiv-sektorumuz-turk-sanayisinin-yuz-aki-olmaya-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="87624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hava ve deniz ambulanslarıyla 121 bin 832 vatandaşa sağlık hizmeti sunuldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hava-ve-deniz-ambulanslariyla-121-bin-832-vatandasa-saglik-hizmeti-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hava-ve-deniz-ambulanslariyla-121-bin-832-vatandasa-saglik-hizmeti-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bugüne kadar hava ambulanslarıyla 76 bin 414, deniz ambulanslarıyla ise 45 bin 418 vatandaşa sağlık hizmeti sunduklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli'yle sağlığın her alanında olduğu gibi acil sağlık hizmetleri alanında da güçlü bir ivmeyle hareket ettiklerini belirtti.</p><p>3 bin 633 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu, yaklaşık 6 bin 300 kara ambulansı, 17 hava ve 6 deniz ambulansıyla her yıl 7 milyonun üzerinde vatandaşa 'şifa kapısı' olduklarını ifade eden Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Bugüne kadar hava ambulanslarımızla 76 bin 414, deniz ambulanslarımızla 45 bin 418 vatandaşımıza sağlık hizmeti sunduk, hastalarımızın naklini gerçekleştirdik. Kesintisiz hizmet anlayışımızı ileri teknolojiyle güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz Elektronik Vaka Sistemi ile müdahale sürelerimizi hızlandırıyoruz. Akıllı Bileklik uygulamamızla çoklu yaralanmalarda takip süreçlerini anlık ve etkin şekilde yürütüyoruz. Yerli ve milli gururumuz GÖKBEY'i ambulans filomuza dahil ederek gücümüze güç katıyoruz. Gece gündüz demeden, zorlu şartlarda vatandaşlarımıza hizmet eden tüm acil sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.'</p><p>Bakan Memişoğlu, 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' hedefleri doğrultusunda durmadan ve duraksamadan gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Buğrahan Ayhan</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hava-ve-deniz-ambulanslariyla-121-bin-832-vatandasa-saglik-hizmeti-sunuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/hava-ve-deniz-ambulanslariyla-121-bin-832-vatandasa-saglik-hizmeti-sunuldu.jpg" type="image/jpeg" length="44110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mullaoğlu'ndan Meclise Teklif: TRT Gelirleri Emeklilere Aktarılsın]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/mullaoglundan-meclise-teklif-trt-gelirleri-emeklilere-aktarilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/mullaoglundan-meclise-teklif-trt-gelirleri-emeklilere-aktarilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, elektronik cihazlardan alınan TRT bandrol gelirlerinin emeklilerin ekonomik koşullarını iyileştirmek amacıyla kullanılmasını öngören kanun teklifini TBMM'ye sundu. Mullaoğlu, 2024 yılında 25,8 milyar lirayı aşan bandrol gelirlerinin emeklilerin refahına katkı sağlaması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, televizyon, cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi elektronik cihazlardan alınan TRT bandrol bedellerinin emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla kullanılmasını önerdi.</p>

<p>Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) Gelirleri Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunan Mullaoğlu, vatandaşlardan toplanan bu gelirlerin ekonomik sıkıntı yaşayan emekliler için değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>TRT Bandrol Gelirleri 25,8 Milyar Lirayı Aştı</strong></p>

<p>Elektronik cihazlardan alınan TRT bandrol bedellerinin yıllar içerisinde önemli bir gelir kaynağına dönüştüğünü belirten Mullaoğlu, 2016 yılında yaklaşık 1 milyar lira olan bandrol gelirlerinin 2024 yılında 25,8 milyar lirayı aştığını açıkladı.</p>

<p>Bu gelirlerin toplumun geniş kesimlerinin yararına kullanılması gerektiğini ifade eden Mullaoğlu, özellikle artan hayat pahalılığı karşısında geçim sıkıntısı yaşayan emeklilere dikkat çekti.</p>

<p>Mullaoğlu, vatandaşlardan alınan bandrol bedellerinin emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamasını istediklerini belirtti.</p>

<p><strong>Emeklilerin Ekonomik Sorunlarına Dikkat Çekti</strong></p>

<p>Emeklilerin uzun yıllar çalışarak, üreterek ve prim ödeyerek ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu vurgulayan Mullaoğlu, milyonlarca emeklinin bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etti.</p>

<p>Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların sosyal devlet ilkesi doğrultusunda ele alınması gerektiğini savunan Mullaoğlu, yaşam koşullarının iyileştirilmesinin bir ayrıcalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Emeklilerin insanca yaşayabilecekleri ekonomik koşullara kavuşmasının toplumsal adalet açısından önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Kamu Gelirlerinin Kullanımına Vurgu Yaptı</strong></p>

<p>Kamu kaynaklarının yalnızca nasıl toplandığının değil, hangi alanlarda ve kimlerin yararına kullanıldığının da önemli olduğunu belirten Mullaoğlu, TRT bandrol gelirlerinin değerlendirilme biçimine dikkat çekti.</p>

<p>Vatandaşlardan tahsil edilen bedellerin ekonomik açıdan zor durumda bulunan kesimlere destek sağlayacak şekilde kullanılmasını isteyen Mullaoğlu, bu yaklaşımın toplumsal adaleti güçlendireceğini savundu.</p>

<p>Kanun teklifinin temel amacının, emeklilerin refah düzeyinin artırılmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Mullaoğlu'ndan Siyasi Partilere Destek Çağrısı</strong></p>

<p>CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinin değerlendirilmesi ve yasalaşması için siyasi partilere çağrıda bulundu.</p>

<p>İktidar partisi ve diğer muhalefet partilerinden destek isteyen Mullaoğlu, TRT bandrol gelirlerinin emeklilerin ekonomik koşullarını iyileştirmek amacıyla kullanılmasının önemini vurguladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/mullaoglundan-meclise-teklif-trt-gelirleri-emeklilere-aktarilsin</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/servet-mullaoglu.jpg" type="image/jpeg" length="78077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu: LNG'nin payı 2055'te yüzde 64'e ulaşacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/gaz-ihrac-eden-ulkeler-forumu-lngnin-payi-2055te-yuzde-64e-ulasacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/gaz-ihrac-eden-ulkeler-forumu-lngnin-payi-2055te-yuzde-64e-ulasacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) Genel Sekreteri Philip Mshelbila, sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) küresel doğal gaz ticaretindeki payının 2055'e kadar yüzde 64'e ulaşmasının beklendiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MOSKOVA (AA) - Mshelbila, Moskova'da düzenlenen GECF Bakanlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel doğal gaz piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>LNG'nin farklı bölgelerdeki doğal gaz piyasalarının entegrasyonunu güçlendirdiğini belirten Mshelbila, 'LNG, talep artışının temel itici gücü konumunda. Tahminlere göre 2055'e kadar uluslararası doğal gaz ticaretinin yüzde 64'ünü LNG oluşturacak.' dedi.</p><p>Mshelbila, küresel doğal gaz talebinin 2055'te yıllık 5,2 trilyon metreküpe ulaşmasının beklendiğini belirterek, söz konusu tarihte dünya doğal gaz üretiminin yüzde 86'sının henüz geliştirilmemiş sahalardan karşılanacağını kaydetti.</p><p>GECF'nin üye sayısını artırmayı planladığını da bildiren Mshelbila, örgütün genişlemesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Emre Gürkan Abay</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Moskova</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/gaz-ihrac-eden-ulkeler-forumu-lngnin-payi-2055te-yuzde-64e-ulasacak</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/gaz-ihrac-eden-ulkeler-forumu-lngnin-payi-2055te-yuzde-64e-ulasacak.jpg" type="image/jpeg" length="50779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Yeni Havalimanı Projesi'nde şantiye çalışmaları başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-santiye-calismalari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-santiye-calismalari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Yeni Havalimanı Projesi'nde şantiye çalışmalarının başladığını belirterek, 'Yeni havalimanımızın altyapısı için denize 100 milyon ton dolgu yapacağız.' ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Uraloğlu, yazılı açıklamasında, proje kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p><p>Trabzon Yeni Havalimanı'nın, Türkiye'nin deniz üzerine inşa edilecek üçüncü havalimanı olacağını vurgulayan Uraloğlu, projede altyapı için şantiye kurulum çalışmalarına başlandığını bildirdi.</p><p>Bakan Uraloğlu, Trabzon'un artan yolcu ve yük trafiğini karşılamak amacıyla bu çalışmalara başladıklarına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Mevcut havalimanımızın 2 bin 640 metre uzunluğundaki tek pisti ve tesisleri, artan yolcu ve yük trafiğinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu nedenle Trabzon'a daha yüksek kapasiteli, modern ve uluslararası standartlara uygun yeni bir havalimanı kazandıracağız. Yeni havalimanımızın altyapısı için denize 100 milyon ton dolgu yapacağız. Dolgu alanını deniz etkilerinden korumak amacıyla 6 bin metre uzunluğunda koruyucu mendirek inşa edeceğiz. Böylece yeni havalimanımızın pist, taksi yolu ve apron alanları için gerekli altyapıyı oluşturacağız.'</p>'Trabzon'un hava ulaşımı ihtiyacına uzun vadeli çözüm'<p>Uraloğlu, Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanlarının ardından Türkiye'nin deniz üzerine inşa edilen üçüncü havalimanını Trabzon'da hayata geçireceklerini belirterek, yeni havalimanında 3 bin metre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde pist inşa edeceklerini, piste paralel olarak yine 3 bin metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde taksi yolu oluşturacaklarını, ayrıca 1370 metre uzunluğunda, 155 metre genişliğinde apronla 400 metre uzunluğunda, 120 metre genişliğinde emniyet apronu yapacaklarını aktardı.</p><p>Yeni pist ve apron alanlarıyla Trabzon'un hava ulaşım altyapısını güçlendireceklerini, yolcu ve yük taşımacılığı operasyonlarının daha emniyetli ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacaklarını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Yeni havalimanında yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli, 110 bin metrekare büyüklüğünde yeni terminal binası yapacağız. Bunun yanı sıra toplam 65 bin metrekarelik teknik blok, hava trafik kontrol kulesi ve destek binalarını da hayata geçireceğiz. Yeni havalimanımızla Trabzon'un artan hava ulaşımı ihtiyacına uzun vadeli çözüm sunacağız.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ayşe Böcüoğlu Bodur</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-santiye-calismalari-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-santiye-calismalari-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="33555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GSS Prim Borçlarına Yeni Düzenleme: Kimlerin Borcu Silinecek?]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/gss-prim-borclarina-yeni-duzenleme-kimlerin-borcu-silinecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/gss-prim-borclarina-yeni-duzenleme-kimlerin-borcu-silinecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarına yönelik hazırlanan düzenlemenin yaklaşık 1 milyon kişiyi kapsaması bekleniyor. Teklifin yasalaşması halinde 2016 yılına ait ödenmemiş prim borçları, gecikme cezası ve zamlarıyla birlikte silinecek. Ancak borçların silinmesi, özel hastanelerden yararlanmak için tek başına yeterli olmayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarına ilişkin yeni bir yasal düzenleme hazırlanıyor. Yaklaşık 1 milyon kişiyi ilgilendirmesi beklenen çalışmayla, 1 Ocak 2017 tarihinden önce oluşan ve henüz ödenmemiş prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmesi planlanıyor.</p>

<p>AKP tarafından hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulması beklenen kanun teklifi, 2016 yılına ait prim borçlarının yanı sıra gecikme cezası ve gecikme zamlarını da kapsayacak.</p>

<p>Düzenlemenin yılbaşından önce yasalaşması ve 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanması öngörülüyor. Ancak teklif henüz yasalaşmadığı için kapsamı ve yürürlük tarihi kesinleşmiş değil.</p>

<p><strong>GSS Borçları Kimler İçin Silinecek?</strong></p>

<p>Hazırlanan düzenleme, herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmayan, eşi veya anne babası üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlanamayan ve GSS primlerini kendisi ödemekle yükümlü olan kişileri ilgilendiriyor.</p>

<p>Teklifin kabul edilmesi durumunda, bu kişilerin 2016 yılına ait ödenmemiş prim borçlarının gecikme cezası ve zamlarıyla birlikte silinmesi bekleniyor.</p>

<p>Daha önce yapılan yasal düzenlemelerle 2012-2015 dönemine ait GSS prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmişti. Yeni çalışmayla bu kapsama 2016 yılı borçlarının da eklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ancak geçmişte prim borcunun tamamını veya bir bölümünü ödemiş olan kişilere para iadesi yapılması öngörülmüyor.</p>

<p><strong>2017 Ve Sonrasına Ait GSS Borçları Silinecek Mi?</strong></p>

<p>Yeni düzenleme yalnızca 1 Ocak 2017 tarihinden önce oluşan ve ödenmemiş prim borçlarını kapsayacak.</p>

<p>Bu nedenle 2017 ve sonraki yıllara ait GSS prim borçları mevcut düzenleme kapsamında silinmeyecek.</p>

<p>Söz konusu borçların kaldırılması için ayrıca yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Şu aşamada 2017 ve sonrasına ait borçların silinmesine yönelik kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.</p>

<p><strong>GSS Borcu Silinenler Özel Hastaneye Gidebilecek Mi?</strong></p>

<p>2016 yılına ait GSS prim borcunun silinmesi, kişilere otomatik olarak SGK anlaşmalı özel hastanelerden yararlanma hakkı sağlamayacak.</p>

<p>GSS primini kendisi ödemekle yükümlü olanlar ve Bağ-Kur kapsamındaki sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için genel olarak son bir yıl içerisinde en az 30 günlük prim ödeme koşulunu karşılaması ve 60 günden fazla prim borcunun bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Borçların tecil edilmesi veya taksitlendirilmesi gibi bazı istisnalar da bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle 2016 yılına ait borcu silinen ancak sonraki yıllardan prim borcu bulunan kişiler, gerekli şartları karşılamadıkları takdirde SGK kapsamında özel hastanelerden yararlanamayacak.</p>

<p>Ayrıca sağlık hizmeti alınacak özel hastanenin SGK ile sözleşmeli olması gerekiyor. Bu hastanelerde ilave ücret ve katılım payı alınabiliyor.</p>

<p><strong>GSS Borcu Olanlar Devlet Hastanesine Gidebilir Mi?</strong></p>

<p>GSS prim borcu bulunan kişilerin kamu hastanelerinden sağlık hizmeti alabilmesini sağlayan uygulama 2026 yılı sonuna kadar uzatılmıştı.</p>

<p>7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, ilgili GSS ve Bağ-Kur kapsamındaki kişiler prim borçları bulunsa bile 31 Aralık 2026'ya kadar Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler ile devlet üniversitesi hastanelerinden yararlanabilecek.</p>

<p>Ancak bu uygulama SGK anlaşmalı özel hastaneleri kapsamıyor.</p>

<p>Yıl sonunda sürenin yeniden uzatılmaması durumunda, prim borcu bulunan ve normal sigortalılık şartlarını karşılamayan kişilerin sağlık hizmetlerine erişiminde yeniden kısıtlamalar yaşanabilecek.</p>

<p><strong>2026 Yılında GSS Primi Ne Kadar?</strong></p>

<p>Sosyal güvencesi bulunmayan ve Genel Sağlık Sigortası primini kendisi ödemek zorunda olan kişiler için 2026 yılında aylık prim tutarı 1.981,80 TL olarak uygulanıyor.</p>

<p>Aralık 2025'te yapılan düzenlemeyle GSS prim oranı, brüt asgari ücretin yüzde 3'ünden yüzde 6'sına çıkarılmıştı.</p>

<p>Ancak hane içinde kişi başına düşen aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden düşük olan kişilerin GSS primleri devlet tarafından karşılanıyor.</p>

<p>SGK verilerine dayandırılan bilgilere göre ilgili GSS kategorilerinde toplam 9 milyon 503 bin 348 kişi bulunuyor. Bunların 2 milyon 51 bin 75'i primlerini kendisi ödemekle yükümlüyken yaklaşık 7,45 milyon kişinin primi devlet tarafından karşılanıyor.</p>

<p>Bu rakamlar, GSS prim borcu bulunan kişilerin toplam sayısını değil, ilgili sigortalılık kategorilerindeki kişi sayısını gösteriyor.</p>

<p><strong>GSS Prim Borcu Nasıl Sorgulanır?</strong></p>

<p>GSS prim borcu bulunan kişiler, e-Devlet üzerinden "Genel Sağlık Sigortası Tescil ve Prim Borcu Sorgulama" hizmetini kullanarak mevcut borçlarını ve sigortalılık durumlarını öğrenebiliyor.</p>

<p>Gelirinin prim ödemeye yeterli olmadığını düşünen kişiler ise ikamet ettikleri yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurarak gelir testi yaptırabiliyor.</p>

<p>Yaklaşık 1 milyon kişiyi ilgilendiren yeni düzenlemenin kapsamı ve uygulama takvimi, kanun teklifinin TBMM'deki görüşmelerinin ardından netleşecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/gss-prim-borclarina-yeni-duzenleme-kimlerin-borcu-silinecek</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/06/sgk-4.png" type="image/jpeg" length="19122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da '5. Balkan Ülkeleri Başsavcıları Çalışma Forumu' başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-5-balkan-ulkeleri-bassavcilari-calisma-forumu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-5-balkan-ulkeleri-bassavcilari-calisma-forumu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk: - 'Etkili bir hukuk düzeni, ülkeler arasında güvene, iletişime ve hukuka uygun işbirliğine de ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası işbirliğinin anlamlı ve kalıcı olabilmesi, ortak hukuki ilkelere bağlılıkla mümkündür' - 'Bugün sınır aşan suçların giderek karmaşıklaştığı, suç gelirlerinin farklı ülkeler ve finansal sistemler üzerinden dolaşıma sokulabildiği, teknolojik gelişmelerin suç yöntemlerini sürekli değiştirdiği dünyada yaşıyoruz. Bu gelişmeler, suçla mücadelenin ve adaletin tesisinin yalnızca ulusal sınırlar içinde ele alınamayacağını göstermektedir']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, etkili hukuk düzeninin, ülkeler arasında güvene, iletişime ve hukuka uygun işbirliğine de ihtiyaç duyduğunu belirterek, 'Uluslararası işbirliğinin anlamlı ve kalıcı olabilmesi, ortak hukuki ilkelere bağlılıkla mümkündür.' dedi.</p><p>Şentürk, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ev sahipliğinde Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi'nde düzenlenen '5. Balkan Ülkeleri Başsavcıları Çalışma Forumu'nda yaptığı konuşmada, bölgenin ortak meselelerini, mesleki deneyimlerini ve adaletin tesisi konusundaki sorumlulukları birlikte değerlendireceklerini söyledi.</p><p>Şentürk, 2019'da İzmir'de Türkiye ile Bulgaristan'ın öncülüğünde başlayan bu girişimin, yıllar içinde gelişerek bölgesel ölçekte anlamlı ve kalıcı işbirliği zeminine dönüştüğünü vurguladı.</p><p>Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki ilişkilerin, ortak coğrafyada ve tarih boyunca gelişen insani, kültürel ve toplumsal bağları şekillendiren köklü geçmişe dayandığına dikkati çeken Şentürk, 'Yüzyıllar boyunca oluşan bu ortak birikim, dillerimizde, geleneklerimizde, kültürel mirasımızda ve halklarımız arasındaki insani ilişkilerde izlerini bugün de sürdürmektedir. Bu yakınlık, yalnızca geçmişten devraldığımız bir miras değil geleceğe yönelik ilişkilerimizi güçlendiren değerli bir imkandır. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dostane ilişkilerin ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesi, bölgemizde barışın, istikrarın ve refahın güçlendirilmesi bakımından da önem taşımaktadır.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>Forumda Balkan ülkelerinin başsavcılarının yanı sıra Gürcistan'dan gelen misafirleri onur konuğu olarak ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Şentürk, Balkanlar ile Kafkaslar arasında mesleki diyaloğun geliştirilmesinin, farklı kurumsal deneyimlerin paylaşılmasının ve ortak sorunların karşılıklı anlayış içinde değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirtti.</p><p>Şentürk, adaletin, hukuk kurallarının varlığından ibaret olmadığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>'İnsan onurunun korunması, hakkaniyetin gözetilmesi ve herkesin hukuk önünde eşit olmasıyla anlam kazanır. Hukukun gücü, yalnızca kurallar koyabilmesinden değil bu kuralları ayrım gözetmeksizin uygulayabilmesinden doğar. Adaletin zedelendiği yerde güven de zedelenir. Güvenin zayıfladığı yerde ise toplumsal barışın ve uluslararası istikrarın kalıcı biçimde korunması güçleşir. Bu nedenle adalet, yalnızca bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin bir ilke değil toplumların huzurunun ve devletler arasındaki barışın da temel dayanaklarından biridir.'</p><p>- 'Uluslararası işbirliğinin anlamlı ve kalıcı olabilmesi, ortak hukuki ilkelere bağlılıkla mümkündür'</p><p>Şentürk, diyaloğun farklı görüşlerin yalnızca dile getirildiği süreç olmadığını, karşılıklı anlayışın geliştirildiği, ortak sorumlulukların değerlendirildiği ve hukuka dayalı çözümler için imkanların arandığı bir zemin olduğunu söyledi.</p><p>Devletler ve kurumlar arasındaki güvenin, açık iletişimin ve sürdürülebilir işbirliğinin geliştirilmesiyle güçlendiğini ifade eden Şentürk, şunları kaydetti:</p><p>'Bugün sınır aşan suçların giderek karmaşıklaştığı, suç gelirlerinin farklı ülkeler ve finansal sistemler üzerinden dolaşıma sokulabildiği, teknolojik gelişmelerin suç yöntemlerini sürekli değiştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu gelişmeler, suçla mücadelenin ve adaletin tesisinin yalnızca ulusal sınırlar içinde ele alınamayacağını göstermektedir. Etkili bir hukuk düzeni, ülkeler arasında güvene, iletişime ve hukuka uygun işbirliğine de ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası işbirliğinin anlamlı ve kalıcı olabilmesi, ortak hukuki ilkelere bağlılıkla mümkündür. Uluslararası hukuka riayet edilmesi, hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve yargı kararlarına saygı gösterilmesi, devletler arasındaki güvenin temel unsurlarıdır. Uluslararası mahkeme kararlarının uygulanması da bu anlayışın ayrılmaz parçasıdır.'</p><p>Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani trajedilerin, bu sorumluluğun önemini bir kez daha hatırlattığına dikkati çeken Şentürk, Gazze'de yaşananların da sivillerin korunması, insan onuruna saygı gösterilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve uluslararası insancıl hukukun gereklerinin yerine getirilmesi bakımından uluslararası toplumun karşı karşıya bulunduğu ciddi sınavlardan biri olduğunu söyledi.</p><p>Adaletin tesisinin tek bir kurumun veya ülkenin çabasıyla tamamlanabilecek bir görev olmadığına işaret eden Şentürk, şunları dile getirdi:</p><p>'Bu hedef, güçlü kurumlar, hukuka bağlılık, karşılıklı güven ve sürdürülebilir bir mesleki diyalog gerektirir. Birbirimizin deneyimlerini dinlemek, farklı yaklaşımları anlamak ve ortak sorunlara hukukun sınırları içinde çözüm aramak, bu hedefe ulaşmamıza önemli katkılar sunacaktır. Savcılık makamları arasındaki ilişkilerin değeri, yalnızca belirli toplantılarda kurulan temaslarla ölçülmez. Asıl önemli olan, bu temasların zaman içinde karşılıklı güvene, açık iletişime ve sürdürülebilir bir mesleki diyaloğa dönüşmesidir. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel yakınlığın, yargı kurumlarımız arasındaki diyaloğa sağlam bir temel oluşturduğuna inanıyoruz. Bölgemizde barışın ve istikrarın korunması, kurumlarımızın kendi görev alanlarında hukuka bağlılıkla hareket etmelerinin yanı sıra ortak meseleler karşısında birbirlerini anlayabilmelerini ve gerektiğinde deneyimlerini paylaşabilmelerini de gerektirmektedir.'</p><p>- 'Devlet idaresinin temelinde adalet yatıyor'</p><p>Antalya Valisi Hulusi Şahin de kentin, Türkiye'nin misafir odası ve vitrini olduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 17 milyon yabancı turisti ağırladıklarını söyledi.</p><p>Pek çok uluslararası organizasyona da ev sahipliği yaptıklarını vurgulayan Şahin, 'Önümüzdeki günlerde de dünyanın en büyük uluslararası organizasyonu olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (COP31) ev sahipliğini yine bu bölgede yapacağız. Adalet, yapmış olduğumuz işin olmazsa olmazı, devlet idaresinin temelinde adalet yatıyor. Aslında insan hayatının temelinde adalet yatıyor.' dedi.</p><p>Forum, 28 Ekim'de sona erecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-5-balkan-ulkeleri-bassavcilari-calisma-forumu-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/antalyada-5-balkan-ulkeleri-bassavcilari-calisma-forumu-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="78990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hepsiburada Efsane Kasım'da net indirimlerin yanında Hepsitaksit avantajı sunuyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hepsiburada-efsane-kasimda-net-indirimlerin-yaninda-hepsitaksit-avantaji-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hepsiburada-efsane-kasimda-net-indirimlerin-yaninda-hepsitaksit-avantaji-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Hepsiburada CEO'su Ender Özgün: - 'Müşterilerimizin uzun zamandır bekledikleri ürünlere, gerçekten avantajlı fiyatlarla ve kolay ödeme seçenekleriyle ulaşabilmelerini hedefliyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Hepsiburada, 11. Efsane Kasım'da mevcut kampanyalara ek net indirimler, ilk kez sunduğu finansman seçeneği Hepsitaksit ve hızlı teslimat imkanlarını müşterilere sunuyor.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Hepsiburada, 11. Efsane Kasım dönemini bugün Efsane Premium Günleri ile başlattı.</p><p>Hepsiburada, tüketicilerin ödeme kolaylığı beklentisine Hepsitaksit ile yanıt vermeyi hedefliyor. Kredi kartı limitinden bağımsız ve bankadan bağımsız çalışan Hepsitaksit ile müşteriler, ödeme adımında kredi skorlarına göre kullanabilecekleri limiti öğrenebiliyor.</p><p>Bu limit 150 bin liraya kadar ulaşabilirken, bu sayede müşteriler, uygun ürün gruplarında peşin fiyatına 3 taksitle alışveriş yapabiliyor.</p><p>Hepsiburada, bu yıl hedeflediği 1,1 milyar ürün görüntülemesinin yüzde 90'ının iş ortaklarının ürünlerine yönelmesini bekliyor. Hızlı gönderim yapan satıcılara yönelik 0-1 gün kargo destek kampanyası da kasım boyunca devam ediyor.</p><p>Efsane Kasım'a 3 binden fazla çalışanı, 10 binden fazla lojistik ve çağrı merkezi personeli, 6 bine yakın taşıyıcı aracı ve 175 bin metrekarelik depolama alanıyla hazırlanan Hepsiburada, siparişlerinin yüzde 90'ından fazlasını iki günden kısa sürede müşterilerine ulaştırıyor. Şirket, bu hizmet seviyesini kasım boyunca da sürdürmeyi hedefliyor.</p><p>Teknolojiden modaya, kozmetikten ev yaşamına kadar geniş bir ürün yelpazesinde fırsatlar sunan Hepsiburada, Efsane Kasım boyunca mevcut kampanyalara ek yüzde 10 ve yüzde 15, belirli günlerde ise yüzde 20'ye varan net indirimlerle müşterilerini buluşturuyor.</p><p>- Tüketicilerin kasım alışveriş bütçesi 28 bin lira oldu</p><p>Kasım indirimlerinde alışveriş yapmayı planlayan 18-55 yaş aralığındaki 2 bin 422 kişiyle çevrim içi olarak Efsane Kasım 2026 Araştırması'nı gerçekleştiren şirket, tüketicilerin alışverişlerini nasıl planladığına ilişkin verileri de paylaştı.</p><p>Buna göre, katılımcıların yüzde 69'u kasımda kesin alışveriş yapmayı planlarken, yüzde 51'i uzun süredir almak istediği yüksek fiyatlı ürünleri, yüzde 49'u ise günlük ihtiyaçları için indirimleri bekliyor. Kasım alışverişlerine ayrılan ortalama bütçe ise 28 bin lira olarak tespit edildi. </p><p>Ayrıca tüketicilerin yüzde 86'sı yılbaşı alışverişleri, yüzde 48'i ise kaban ve mont gibi kışlık ürünler için kasım indirimlerini bekliyor.</p><p>Her 10 kişiden 6'sı satın almayı planladığı en az bir ürünü özellikle bu döneme erteliyor. İndirim döneminde satın alınmak üzere bekletilen ürünler arasında yüzde 20 ile cep telefonları, yüzde 16 ile giyim ürünleri öne çıkıyor.</p><p>Kasım ayı alışveriş planlarında ise yüzde 66 ile moda ilk sırada yer alırken, onu yüzde 46 ile kişisel bakım, yüzde 39 ile cilt bakımı ve yüzde 37 ile küçük ev aletleri takip ediyor.</p><p>Tüketicilerin yüzde 61'i avantajlı bir fiyat gördüğünde beklemeden alışveriş yaparken, yüzde 57'si '11.11'de, yüzde 43'ü ise Efsane Cuma'da indirimleri mutlaka incelemeyi planlıyor.</p><p>Tüketicilerin yüzde 76'sı da alışveriş kredisi ve taksit seçeneklerine sıcak bakıyor. Özellikle vade farksız taksit imkanı ve taksit sınırlaması bulunan ürün gruplarında alternatif finansman seçenekleri öne çıkarken, kredi kullanımının en çok değerlendirildiği kategoriler arasında cep telefonu, bilgisayar ve tablet yer alıyor.</p><p>- Efsane Kasım'da 1,1 milyar ürün görüntülemesi ve 30 milyon satış hedefi</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Hepsiburada Üst Yöneticisi (CEO) Ender Özgün, Türkiye'yi 11 yıl önce Efsane Kasım ile tanıştırdıklarını ve o günden bugüne kasım ayının, milyonlarca insanın alışverişini önceden planladığı, almak istediği ürünler için beklediği bir döneme dönüştüğünü belirtti.</p><p>Müşterilerin artık ne almak istediklerini bildiğini, fiyatları takip ettiğini ve doğru zamanı beklediklerini vurgulayan Özgün, bu yıl 'Efsane Kasım Beklediğine Değecek' sloganıyla ilerlerdiklerini kaydetti.</p><p>Özgün, 'Müşterilerimizin uzun zamandır bekledikleri ürünlere, gerçekten avantajlı fiyatlarla ve kolay ödeme seçenekleriyle ulaşabilmelerini hedefliyoruz. Aylar önce bu hedefle çalışmalarımıza başlıyoruz. Bu yıl net indirimlerimiz, Efsane Kasım'da ilk kez sunduğumuz Hepsitaksit ve hızlı teslimat gücümüzle bu beklentinin karşılığını vermek istiyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Özgün, geçen yıl 960 milyon ürün görüntülemesiyle rekor kırdıklarına dikkati çekerek, bu yıl 1,1 milyar ürün görüntülemesi ve 30 milyon adet ürün satışı hedeflediklerini anlattı.</p><p>Efsane Kasım'ın büyümesinin, iş ortakları için de önemli fırsatlar yarattığını vurgulayan Özgün, 'Milyonlarca müşteriyi binlerce satıcıyla buluştururken, iş ortaklarımızın daha fazla müşteriye ulaşmasını ve satışlarını artırmasını destekliyoruz. Türkiye'ye kazandırdığımız Efsane Kasım'ı, 11. yılında da müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte büyütmeye hazırız.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hepsiburada-efsane-kasimda-net-indirimlerin-yaninda-hepsitaksit-avantaji-sunuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/hepsiburada-efsane-kasimda-net-indirimlerin-yaninda-hepsitaksit-avantaji-sunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="91120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektrik Sayaçları Değişiyor: 7 Milyon Abone İçin Yeni Sistem]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/elektrik-sayaclari-degisiyor-7-milyon-abone-icin-yeni-sistem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/elektrik-sayaclari-degisiyor-7-milyon-abone-icin-yeni-sistem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2027 sonuna kadar yaklaşık 2,7 milyon Akıllı Sayaç PRO kurulmasını planlıyor. Dönüşüm kapsamında iki yılda 7 milyon abonenin sayacı uzaktan okunabilecek, 15 milyon abonenin ise elektrik kesintileri ve teknik kalite verileri izlenebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de elektrik sayaçlarının akıllı sistemlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, 2027 yılı sonuna kadar milyonlarca elektrik abonesini kapsayacak yeni hedefleri açıkladı.</p>

<p>EPDK ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) işbirliğiyle düzenlenen "Elektrik Dağıtım Sektöründe 1. İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimcilik Günleri" etkinliğinde konuşan Yılmaz, akıllı sayaç dönüşümünün mevcut durumuna ve önümüzdeki dönemin yatırım planlarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p><strong>7 Milyon Abonenin Elektrik Sayacı Uzaktan Okunacak</strong></p>

<p>EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, Milli Akıllı Sayaç Sistemi (MASS) kapsamında yürütülen dönüşümle 2027 sonuna kadar yaklaşık 2,7 milyon Akıllı Sayaç PRO modelinin kurulmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Yılmaz'ın açıklamasına göre iki yıllık süreçte yaklaşık 7 milyon abonenin sayacı uzaktan okuma kapsamına alınacak.</p>

<p>Akıllı sayaçların yaygınlaştırılmasında temel hedefin mümkün olan en düşük maliyetle en fazla sayacın dönüştürülmesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>4 Milyon Akıllı Sayaç EKO Kuruldu</strong></p>

<p>Milli Akıllı Sayaç Sistemi'nin EPDK tarafından desteklenen araştırma ve geliştirme çalışmaları kapsamında geliştirildiğini belirten Yılmaz, dönüşümün 1 Mart 2026 tarihinde başladığını açıkladı.</p>

<p>Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre eylül ayına kadar 4 milyon Akıllı Sayaç EKO ile 70 bin Akıllı Sayaç PRO'nun kurulumu tamamlandı.</p>

<p>2027 sonuna kadar Akıllı Sayaç PRO kurulumlarının artırılmasıyla uzaktan okuma sisteminin daha fazla aboneye ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>15 Milyon Abonenin Elektrik Kesintileri İzlenecek</strong></p>

<p>Akıllı sayaç dönüşümü yalnızca elektrik tüketiminin uzaktan okunmasıyla sınırlı kalmayacak.</p>

<p>EPDK'nin planlamasına göre şebeke izleme çalışmaları kapsamında 15 milyon abonenin bağlantı noktasındaki elektrik kesintileri ve teknik kalite verileri de takip edilebilecek.</p>

<p>Bu sistemle elektrik şebekesindeki kesintilere ve teknik kaliteye ilişkin verilerin izlenmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Elektrik Aboneleri Tüketim Ve Kesinti Bilgilerini Görebilecek</strong></p>

<p>EPDK Başkanı Yılmaz, akıllı sayaç dönüşümüyle eş zamanlı olarak MASS kullanıcı mobil uygulamasının test sürümünün hizmete sunulduğunu da açıkladı.</p>

<p>Uygulama aracılığıyla elektrik abonelerinin tüketim ve üretim verilerine, kesinti kayıtlarına, tazminat bilgilerine ve planlı kesinti bildirimlerine erişebilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yılmaz, akıllı sayaç dönüşümünün farklı haberleşme yöntemlerinin devreye alınmasıyla devam edeceğini belirtti.</p>

<p><strong>EPDK'den Dağıtım Şirketlerine Uyarı</strong></p>

<p>EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, sayaç değişimlerinin kurum tarafından yakından takip edileceğini bildirdi.</p>

<p>Dönüşüm çalışmalarında belirlenen planlamanın gerisinde kalan elektrik dağıtım şirketleri hakkında gerekli tedbirlerin alınacağını ifade etti.</p>

<p>Yılmaz ayrıca 2026-2030 yıllarını kapsayan beşinci uygulama döneminde yatırım tavanının önceki döneme göre reel olarak yaklaşık 1,5 katına, planlı bakım kaynaklarının ise 2,1 katına çıkarıldığını açıkladı.</p>

<p>Akıllı sayaç dönüşümünün 2027 sonuna kadar belirlenen hedefler doğrultusunda sürdürülmesi planlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/elektrik-sayaclari-degisiyor-7-milyon-abone-icin-yeni-sistem</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/elektrik-fatura-sayac-1.webp" type="image/jpeg" length="18469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Benzin Ve Motorine Büyük Zam Bekleniyor: İşte Yeni Artış Tutarları]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/benzin-ve-motorine-buyuk-zam-bekleniyor-iste-yeni-artis-tutarlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/benzin-ve-motorine-buyuk-zam-bekleniyor-iste-yeni-artis-tutarlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında 1 Kasım itibarıyla yeni bir artış bekleniyor. Sektör kaynaklarına göre ÖTV düzenlemesi ve Eşel Mobil Sistemi'nin devreden çıkmasıyla benzine 4,15 TL, motorine ise 3,60 TL zam yapılabileceği belirtiliyor. Artışların pompa fiyatlarına ne zaman yansıyacağı ise henüz netleşmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Benzin ve motorin fiyatlarında kasım ayının başlamasıyla birlikte yeni bir zam beklentisi gündeme geldi. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesi ve Eşel Mobil Sistemi'nin devreden çıkması nedeniyle akaryakıt fiyatlarında artış yaşanabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>1 Kasım Pazar günü itibarıyla benzinin litre fiyatına 4,15 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,60 TL zam yapılması bekleniyor. Ancak söz konusu artışlar henüz kesinleşmedi.</p>

<p><strong>Benzine 4,15 TL, Motorine 3,60 TL Zam Bekleniyor</strong></p>

<p>Sektör kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, akaryakıt fiyatlarında beklenen artışın ÖTV kaynaklı düzenleme kapsamında gerçekleşmesi öngörülüyor.</p>

<p>Bu doğrultuda benzinin litre fiyatında 4,15 TL, motorinin litre fiyatında ise 3,60 TL artış yaşanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Beklenen zamların uygulanması halinde benzin ve motorin fiyatlarında önemli bir yükseliş yaşanacak.</p>

<p><strong>ÖTV Düzenlemesi Ve Eşel Mobil Sistemi Etkili Olacak</strong></p>

<p>Akaryakıt fiyatlarında gündeme gelen artış beklentisinin temelinde ÖTV düzenlemesi ve Eşel Mobil Sistemi'nin devreden çıkması bulunuyor.</p>

<p>Sektör kaynakları, söz konusu gelişmelerin akaryakıt fiyatlarına doğrudan yansıyabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak zam oranlarının kesinleşmesi ve uygulanacağı tarihin belirlenmesi için yeni düzenlemeye ilişkin gelişmelerin netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Zamlar Pompa Fiyatlarına Ne Zaman Yansıyacak?</strong></p>

<p>Akaryakıt fiyatlarında beklenen artışın 1 Kasım Pazar gününe denk gelmesi, zamların pompa fiyatlarına hangi tarihte yansıtılacağı konusunda belirsizlik oluşturdu.</p>

<p>Sektör kaynakları, geçmiş uygulamalarda hafta sonu piyasaların kapalı olması nedeniyle cuma günü hesaplanan fiyat artışlarının hafta başında pompa fiyatlarına yansıtıldığını hatırlattı.</p>

<p>Bu uygulamanın devam edip etmeyeceği ise henüz bilinmiyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/benzin-ve-motorine-buyuk-zam-bekleniyor-iste-yeni-artis-tutarlari</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/benzin-zam-1-1.webp" type="image/jpeg" length="48025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deprem Sonrası Dayanışma Seferberliği Türkiye’nin Dört Bir Yanına Uzandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/deprem-sonrasi-dayanisma-seferberligi-turkiyenin-dort-bir-yanina-uzandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/deprem-sonrasi-dayanisma-seferberligi-turkiyenin-dort-bir-yanina-uzandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinin ardından ekonomik zorluklarla mücadele eden Hataylı esnaf için dayanışma çalışmalarını sürdüren Hatay Gastronomi Kültürleri Yaşatma ve Koruma Derneği Başkanı Ertuğrul Cuma Temel, fuar organizasyonlarıyla esnafın emeğini Türkiye’nin dört bir yanına taşımaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerin ardından Hatay’da hayatın yeniden normale dönmesi için büyük bir mücadele veriliyor. Bu mücadelenin önemli ayaklarından birini ise ekonomik hayatın canlanması ve depremden etkilenen esnafın yeniden güç kazanması oluşturuyor.</p>

<p>Bu noktada çalışmalarını sürdüren Ertuğrul Cuma Temel, Hataylı esnafın yalnızca zor günlerinde değil, yeniden ayağa kalkma mücadelesinde de yanında olmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>HATAYLI ESNAFIN EMEĞİNİ TÜRKİYE’YE TAŞIYOR</strong></p>

<p>Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilen fuar organizasyonlarıyla Hataylı esnafı bir araya getiren Temel, esnafın ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmasına ve yeni ticari fırsatlar yakalamasına katkı sunuyor.</p>

<p>Deprem sonrasında iş yerlerini yeniden ayağa kaldırmaya çalışan, ekonomik sıkıntılarla mücadele eden ve emeğini yeniden kazanca dönüştürmek isteyen Hataylı esnaf için bu tür organizasyonlar büyük önem taşıyor.</p>

<p>Temel’in yürüttüğü çalışmalar, Hatay’ın ekonomik ve sosyal anlamda yeniden güçlenmesi için dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>HATAY İÇİN DAYANIŞMA, ESNAF İÇİN UMUT!</strong></p>

<p>Hatay’ın tarihi ve kültürel değerlerini yaşatmayı amaçlayan dernek çalışmalarıyla da öne çıkan Ertuğrul Cuma Temel, esnaf odaklı organizasyonlarıyla Hatay’ın yeniden kalkınma mücadelesine katkı sunuyor.</p>

<p>Çünkü Hatay’ın yeniden ayağa kalkması, yalnızca binaların yapılmasıyla değil; esnafın işini büyütmesi, üretimin devam etmesi ve emeğin yeniden değer kazanmasıyla mümkün.</p>

<p>Hataylı esnafı Türkiye’nin farklı noktalarında destekleyen, fuar organizasyonlarıyla yeni kapılar açan ve dayanışmayı büyütmeye devam eden Ertuğrul Cuma Temel’in çalışmaları, deprem sonrası toparlanma sürecinde esnafın yanında olmanın önemini gözler önüne seriyor.</p>

<p>Hatay’ın yeniden ayağa kalkma mücadelesinde esnafın yanında duran her destek, geleceğe atılan güçlü bir adımdır.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/deprem-sonrasi-dayanisma-seferberligi-turkiyenin-dort-bir-yanina-uzandi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/dernek-yardimlasma.jpeg" type="image/jpeg" length="45906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kasım indirimleriyle aylık e-ticaret hacminin 600 milyar liraya ulaşması bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kasim-indirimleriyle-aylik-e-ticaret-hacminin-600-milyar-liraya-ulasmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kasim-indirimleriyle-aylik-e-ticaret-hacminin-600-milyar-liraya-ulasmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayında düzenlenecek alışveriş kampanyalarıyla e-ticaret hacminin bu dönemde 600 milyar liraya ulaşması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kasım ayının e-ticaret sektörünün en hareketli dönemlerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirtti.</p><p>Kasım 2025'te e-ticaret hacminin, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,5 artış gösterdiğini anımsatan Çevikoğlu, 'E-ticaretin genel ticaret içindeki payı 2025'te ortalama yüzde 19,3 seviyesindeyken kasımda yüzde 22,4'e yükseldi. Bu tablo, kasım kampanyalarının e-ticaret sektöründeki hareketliliği artıran önemli dönemlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. 2026 yılında da benzer bir alışveriş hareketliliği bekliyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Çevikoğlu, son yıllarda indirim kampanyalarının yalnızca belirli günlerle sınırlı kalmayarak kasım ayının geneline yayıldığını aktararak, 'Özellikle 11 Kasım Bekarlar Günü (11.11), 24 Kasım Öğretmenler Günü, 27 Kasım Alışveriş Cuması ve 30 Kasım Siber Pazartesi gibi özel tarihlerde kampanyaların yoğunlaşmasını öngörüyoruz.' diye konuştu.</p><p>Hakan Çevikoğlu, bu dönemde e-ticaret platformlarının yalnızca ürün bazlı indirimlerle değil, sepette ek indirimler, kupon uygulamaları, bankalarla gerçekleştirilen işbirlikleri, taksit imkanları, ücretsiz kargo, hızlı teslimat ve sadakat programlarına özel avantajlarla da tüketicilerin alışverişlerini teşvik edeceğini söyledi.</p><p>Ertelenen alışverişlerin kasım ayına yönlendirilebileceğini kaydeden Çevikoğlu, 'Elektronik, giyim, kozmetik, kişisel bakım ve ev yaşam ürünleri başta olmak üzere birçok kategoride düzenlenecek kampanyaların, tüketicilerin yıl içerisinde erteledikleri veya önceden planladıkları alışverişlerini kasım ayına yönlendirmesini bekliyoruz. Kasım 2026'da e-ticaret hacminin 600 milyar lira seviyesine ulaşabileceğini değerlendiriyoruz.' dedi.</p>'Ortalama sepet tutarı 7 bin-7 bin 500 lira bandında gerçekleşebilir'<p>ETİD Başkanı Çevikoğlu, bu dönemde ortalama sepet tutarlarının ürün kategorilerine göre farklılık göstereceğini belirterek, beyaz eşya, küçük ev aletleri, mobilya ve ev yaşam ürünleri gibi yüksek tutarlı alışverişlerin gerçekleştirildiği kategorilerin ortalama sepet tutarını yukarı taşımasını beklediklerini dile getirdi.</p><p>Giyim, kozmetik, kişisel bakım ve günlük tüketim ürünlerinde daha düşük tutarlı ancak daha sık alışverişlerin öne çıkacağını aktaran Çevikoğlu, 'Bu doğrultuda, kasımda ortalama sepet tutarının 7 bin-7 bin 500 lira bandında gerçekleşebileceğini öngörüyoruz.' bilgisini paylaştı.</p><p>Çevikoğlu, kasımda giyim, ayakkabı ve aksesuar, elektronik, beyaz eşya ve küçük ev aletleri, kozmetik ve kişisel bakım ile ev ve yaşam kategorilerinde yoğun bir alışveriş hareketliliği beklediklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Ürün bazında cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar, televizyonlar ve oyun konsolları gibi teknoloji ürünlerinin yanı sıra elektrikli süpürgeler, robot süpürgeler, kahve makineleri ve mutfak ekipmanlarının öne çıkacağını düşünüyoruz. Giyim ve ayakkabı kategorisinde ise mevsimsel ihtiyaçların etkisiyle mont, bot, kazak ve diğer sonbahar-kış ürünlerine yönelik talebin artmasını bekliyoruz. Kozmetik, parfüm ve kişisel bakım ürünlerinin de tüketicilerin yoğun ilgi göstereceği ürün grupları arasında yer alacağını değerlendiriyoruz. Bunun yanında, günlük tüketim ürünleri, gıda ve süpermarket alışverişlerinin de kasım kampanyalarında önemli bir yer tutmasını bekliyoruz.'</p><p>Kasım ayı indirimlerinin e-ticaret sektörünün yılın son çeyreğindeki performansını ve yıllık büyümesini destekleyen en önemli dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Çevikoğlu, 'Kasım indirimlerinin işletmelerin satış performanslarına ve sektörün yıllık büyümesine önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Bu dönemde oluşan alışveriş hareketliliğinin aralık ayına da yansıyarak e-ticaret sektörünün yılı güçlü bir performansla tamamlamasını destekleyeceğini değerlendiriyoruz.' sözlerini sarf etti.</p>'Kasımda toplam sipariş sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10-15 artabilir'<p>Hakan Çevikoğlu, geçen yıl kasımda satılan ürün ve hizmet sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,6 arttığını anımsatarak, bu durumun kampanya döneminde yalnızca harcama tutarlarının değil, satın alınan ürün ve hizmet miktarının da arttığını ortaya koyduğunu aktardı.</p><p>Kampanyaların kasım ayının geneline yayılmasıyla birlikte tüketicilerin alışverişlerini tek bir güne yoğunlaştırmak yerine farklı indirim fırsatlarını değerlendirerek ay içerisinde birden fazla alışveriş gerçekleştireceğini ifade eden Çevikoğlu, 'Bu doğrultuda, kasım ayında toplam sipariş sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10-15 oranında artabileceğini değerlendiriyoruz.' diye konuştu.</p><p>Çevikoğlu, kasım ayının, tüketicilerin geniş ürün çeşitliliğine ve farklı kampanya avantajlarına ulaşabildiği önemli bir alışveriş dönemi olduğunu belirterek, 'Bu dönemde tüketicilerimizin sunulan fırsatlardan yararlanırken güvenli ve bilinçli alışveriş yapmalarını önemsiyoruz. Bizim için önemli olan kasım kampanyalarının yalnızca alışveriş hareketliliği yaratması değil, tüketicilerin güvenle alışveriş yaptığı ve memnuniyetle tamamladığı bir deneyim sunmasıdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Aylin Rana Aydin Kuş</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kasim-indirimleriyle-aylik-e-ticaret-hacminin-600-milyar-liraya-ulasmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/kasim-indirimleriyle-aylik-e-ticaret-hacminin-600-milyar-liraya-ulasmasi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="59874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brezilya'da Lula da Silva dördüncü kez devlet başkanı seçildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/brezilyada-lula-da-silva-dorduncu-kez-devlet-baskani-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/brezilyada-lula-da-silva-dorduncu-kez-devlet-baskani-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, yeniden göreve seçilerek iktidarını dördüncü döneme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>WASHİNGTON (AA) - Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesinin (TSE) verilerine göre seçimin ikinci turunda sandıkların yüzde 99,98'i açıldı, Lula da Silva geçerli oyların yüzde 51,78'ini, rakibi Flavio Bolsonaro ise yüzde 48,22'sini aldı.</p><p>İşçi Partisinin (PT) adayı Lula da Silva, 4 Ekim'deki ilk turda geçerli oyların yüzde 45,16'sını almış, Senatör Bolsonaro ise yüzde 47,03'lük oy oranıyla turu birinci sırada tamamlamıştı.</p><p> </p><p> </p><p>Lula da Silva, Brezilya'da 1985'ten bu yana ilk turda ikinci sırada yer alıp ikinci turda seçimi kazanan ilk aday oldu.</p><p>80 yaşındaki Lula da Silva, Sao Paulo'daki zafer konuşmasında, ülkedeki siyasi bölünmeye rağmen tüm Brezilyalılar için görev yapacağını söyledi.</p><p>Lula da Silva, Anayasa'ya saygının önemini vurgulayarak, 'Hiç kimse, seçilmiş devlet başkanını sevmek zorunda değil ancak o, herkes için yönetmek üzere seçildi.' ifadesini kullandı.</p><p>Seçim kampanyasına geçim maliyeti, kamu güvenliği, yolsuzluk ve Brezilya'nın dış politikası damga vurdu, özellikle ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimiyle gerilen ilişkiler gündemde yer aldı.</p>Fabrika işçisinden devlet başkanlığına<p>Ülkenin kuzeydoğusundaki Pernambuco eyaletinde 27 Ekim 1945'te dünyaya gelen Lula da Silva, yoksulluk içinde büyüdü, ailesiyle Sao Paulo'ya taşındı ve küçük yaşta çalışmaya başladı.</p><p>Metal işçiliği alanında mesleki eğitim alan Lula da Silva, iş kazasında parmağını kaybetti.</p><p>Lula da Silva, askeri diktatörlük döneminde sendikal harekete katıldı ve bir süre sonra Sao Paulo yakınlarındaki sanayi merkezi Sao Bernardo do Campo'da metal işçileri sendikasının başına geçti.</p><p>1970'lerin sonunda büyük grevlere önderlik etmesiyle ulusal düzeyde tanınan deneyimli siyasetçi Lula da Silva, sendika üyeleri, sol görüşlü entelektüeller ve askeri yönetime karşı çıkan kesimleri bir araya getirerek 1980'de İşçi Partisini kurdu.</p><p>1986'da Kongreye seçilen Lula da Silva, 1989, 1994 ve 1998'de devlet başkanlığına aday olup kazanamadı ancak 2002'deki seçimden zaferle çıkarak Ocak 2003'te göreve başladı.</p><p>Brezilya'da Lula da Silva'nın başkanlığının ilk iki döneminde ihracat ve ekonomik büyüme artarken Bolsa Familia gibi sosyal programlarla milyonlarca düşük gelirli haneye maddi destek sağlandı. Yoksulluk önemli ölçüde azaldı ancak yönetim, üst düzey yetkililer ve milletvekillerinin karıştığı yolsuzluk skandallarıyla da karşılaştı.</p><p>Brezilya Anayasası'nın devlet başkanının üst üste en fazla iki dönem seçilme kuralına takılan Lula da Silva'dan 2010'daki seçimlerin ardından görevi kendi başkanlığı döneminde Enerji Bakanlığı ve ardından Kabine Genel Sekreterliği görevini üstlenen siyasi müttefiki Dilma Rousseff devraldı.</p>Hapis cezası ve siyasete dönüş<p>Lula da Silva'nın siyasi kariyeri, siyasetçi ve iş insanlarının rüşvet ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılandığı geniş çaplı Lava Jato (Araba Yıkama) yolsuzluk soruşturması sırasında sekteye uğradı.</p><p>Yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarından mahkum edilen Lula da Silva, Nisan 2018'de cezaevine girdi ve aynı yıl yapılan devlet başkanı seçimine katılamadı.</p><p>Cezaevinde 580 gün geçiren Lula da Silva, Kasım 2019'da tahliye edildi.</p><p>Brezilya Yüksek Mahkemesi, 2021'de davalara bakan mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle Lula da Silva'nın mahkumiyetini bozdu. Mahkeme, dönemin hakimi Sergio Moro'nun yargılamalardan birinde yanlı davrandığına da hükmetti. Bu kararlarla Lula da Silva'nın siyasi haklarına yeniden kavuşması sağlandı.</p><p>Lula da Silva, 2022'deki seçimde dönemin Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'yu geçerli oyların yaklaşık yüzde 50,9'unu alarak az farkla geçti ve üçüncü kez ülke yönetimini devraldı.</p><p>Ocak 2023'teki yemin töreninden bir hafta sonra Bolsonaro destekçileri, seçim sonucunu değiştirmek amacıyla Kongreye, Yüksek Mahkemeye ve Devlet Başkanlığı Sarayına saldırdı.</p>Üçüncü dönem ve iç politika gündemi<p>Lula da Silva, üçüncü döneminde yoksulluğun azaltılması, sosyal harcamalar, kamu yatırımları ve çevre koruma alanlarına öncelik verirken mali istikrarı da korumaya çalıştı.</p><p>Hükümet, sosyal yardım programlarını genişletti, ücretleri ve istihdamı güçlendirmeye yönelik adımlar attı ancak geçim maliyeti, hükümet harcamaları ve şiddet suçlarına ilişkin kaygılar, Lula da Silva'nın popülaritesini olumsuz etkiledi.</p><p>Merkez ve muhafazakar partilerin etkili olduğu Kongrede yasa çıkarmakta zorlanan hükümet, bu alanda güçlüklerle karşılaştı.</p><p>Lula da Silva, dördüncü dönem kampanyasında Bolsa Familia'yı sürdürme, uygun fiyatlı konut sayısını artırma, kamu sağlığını ve eğitimini güçlendirme sözü verdi.</p><p>Deneyimli siyasetçinin ekonomik vaatleri arasında yüksek gelirlerin daha fazla vergilendirilmesi, altyapı yatırımlarının sürdürülmesi, yerli üretimin desteklenmesi ve asgari ücretin artırılmaya devam edilmesi yer aldı.</p><p>Lula da Silva, haftalık çalışma süresinin ücretlerde kesinti yapılmadan 44 saatten 40 saate düşürülmesine ilişkin yasa için de çaba harcarken bu düzenleme, 16 Ekim'de anayasa değişikliği olarak yürürlüğe girdi ve 14 ay içinde kademeli uygulanacak.</p><p>Çevrenin korunması da öncelikleri arasında yer alan Lula da Silva, 2030'a kadar ormansızlaşmanın sona erdirileceği, petrol ve doğal gaz geliştirme faaliyetlerinin destekleneceği sözünü verdi.</p><p>Öte yandan, seçim zaferi Kongrenin kontrolü anlamına gelmiyor. Vergi reformları, sosyal harcamalar, kamu güvenliği tedbirleri ve çevre mevzuatına ilişkin vaatlerini yerine getirmek için Lula da Silva hükümeti, diğer partilerle müzakere yapmak durumunda kalabilir.</p>Dış politika ve bölgesel etkiler<p>Lula da Silva, BRICS aracılığıyla yükselen ekonomilerle yakın işbirliğine yönelirken Çin ile ilişkileri güçlendirdi ve Brezilya'nın uluslararası alanda daha etkin diplomatik rol üstlenmesini savundu.</p><p>İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren, Filistin Devletini destekleyen Lula da Silva, uluslararası çatışmaların müzakereyle çözülmesi için çağrı yapıyor.</p><p>Trump'ın Brezilya mallarına gümrük vergisi uygulaması ve eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'yu açıkça desteklemesiyle Washington ile ilişkiler gerildi.</p><p>Lula da Silva, ABD'nin Brezilya'nın iç işlerine müdahale ettiği görüşünü dile getirerek ulusal egemenliği seçim kampanyasının ana temalarından biri yaptı.</p><p>Lula da Silva'nın zaferinin, Latin Amerika'da Şili, Kolombiya ve Peru dahil birçok ülkede muhafazakar hükümetlerin iktidar olduğu ve bazılarının Trump'la yakın ilişki aradığı dönemde gelmesi dikkat çekti. </p><p>Deneyimli siyasetçinin yeni 4 yıllık görev süresi 5 Ocak 2027'de başlayacak.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Nuri Aydın, Ahmet Salih Alacaci</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/brezilyada-lula-da-silva-dorduncu-kez-devlet-baskani-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/brezilyada-lula-da-silva-dorduncu-kez-devlet-baskani-secildi.jpg" type="image/jpeg" length="77611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yanan Kırklar Mescidi yeniden inşa ediliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yanan-kirklar-mescidi-yeniden-insa-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yanan-kirklar-mescidi-yeniden-insa-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon-Bayburt sınırında 3 bin 180 metre rakımda bulunan ve geçen yıl kasımda çıkan yangında kül olan Kırklar Mescidi, Büyükşehir Belediyesi, hayırseverler ve gönüllülerin desteğiyle yeniden ibadete açılmaya hazırlanıyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TRABZON (AA) - Trabzon'un Çaykara ilçesindeki Şekersu Yaylası'nda, üç tarafı uçurumlarla çevrili kayalık zirvede yer alan Kırklar Mescidi, aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor.</p><p>Trabzon-Bayburt sınırında 3 bin 180 metre rakımda bulunan mescit, geçen yıl kasımda çıkan yangında kül oldu.</p><p>Mescidin yeniden ibadete açılması için Trabzon Büyükşehir Belediyesinin desteği ve Kırklar Dağı Mescidi Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği gönüllülerinin katkılarıyla başlatılan çalışmaların sonuna yaklaşıldı.</p><p>Ahşap mimariyle yeniden inşa edilen mescitte, hava şartlarının zorluğuna rağmen çalışmalar sürdürülüyor.</p><p> </p><p> </p>'Hayırseverlerimizin de katkılarıyla mescidi büyük ölçüde tamamladık'<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AA muhabirine, manevi değeri yüksek olan mescidin aslına uygun şekilde yeniden yapılması için gereken desteği sağladıklarını söyledi.</p><p>Milli ve manevi değerlerin korunmasına önem verdiklerini belirten Genç, Anadolu geleneğinde üçler, yediler ve kırklar olarak bilinen manevi merkezlerin önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p><p>Genç, mescidin Karadeniz ile Doğu Anadolu'nun kesişim noktasında bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Burası, kara sınırımızdaki en yüksek noktada yer alan ibadethane. Derneğimiz, burayı sahiplenen kıymetli hocalarımız ve muhtarımız var. Büyükşehir Belediyesi olarak inisiyatif aldık. Hayırseverlerimizin de katkılarıyla mescidi büyük ölçüde tamamladık.'</p>'Özgün yapısının korunmasına özen gösterdik'<p>Mescidin yeniden inşasında özgün yapısının korunmasına özen gösterdiklerini vurgulayan Genç, 'Aslına uygun hareket etmeyi düşündük. Tamamen ahşap ama içinde mihraba konulan bir taş vardı. Orijinali korumaya çalıştık. Çok rahat bir şekilde erkeklerin de kadınların ayrı ayrı ibadet edebileceği mekanlar oluşturduk.' dedi.</p><p>Genç, eklenen iki küçük minarenin yapıya estetik bir görünüm kazandırdığını söyledi.</p><p>Mescidin çok sayıda ziyaretçi ağırladığını belirten Genç, ziyaretçilerin kullanımını kolaylaştırmak amacıyla otopark alanı oluşturduklarını, yolunun da iyileştirileceğini bildirdi.</p>Gönüllüler zorlu şartlara rağmen mescidi yeniden inşa ediyor<p>Kırklar Dağı Mescidi Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği kurucusu, 83 yaşındaki emekli imam Muhammet Yaşar Sezgin de mescidin kendisi için büyük manevi değer taşıdığını anlattı.</p><p>Yangının ardından yapıyı yeniden inşa etmek için harekete geçtiklerini, çalışmaların gönüllüler tarafından yürütüldüğünü dile getiren Sezgin, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Buranın yanması beni çok üzdü. İnsanlar da buraya gelip gidiyor. Yeniden böyle bir eser yapalım istedik. Yaklaşık iki aydır buradayım. Burası eskiden iki katlı değildi. Kadınlar için ayrı bir giriş yaptık. Üst katta namaz kılabilecekler.'</p><p>Mescidin uçurum kenarındaki istinat duvarının yapımında görev alan 60 yaşındaki Mustafa Sezgin de çalışmaları Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla sürdürdüğünü kaydetti.</p><p>İnşaatta çalışan Mehmet Kaya da mescidin yeniden yapılmasına çok sayıda kişinin katkı sunmak istediğini belirterek, maddi destek sağlayan hayırseverlerin bulunduğunu söyledi.</p><p>İnşaatın tamamlanması için yaklaşık 20 günlük çalışmalarının kaldığını ifade eden Kaya, olumsuz hava şartlarına rağmen mescidi bitirmeden bölgeden ayrılmak istemediklerini vurguladı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hatice Diler</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Trabzon</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yanan-kirklar-mescidi-yeniden-insa-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/yanan-kirklar-mescidi-yeniden-insa-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="14389"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Usta yönetmen Derviş Zaim, yapay zeka çağında etik eğitiminin önemini anlattı:]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/usta-yonetmen-dervis-zaim-yapay-zeka-caginda-etik-egitiminin-onemini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/usta-yonetmen-dervis-zaim-yapay-zeka-caginda-etik-egitiminin-onemini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Teknoloji, yapay zeka gelişiyor. Olumsuz özellikleri de var ama onu hayatımızı daha da zenginleştirecek bir araç olarak görmemiz gerekiyor' - 'Bu anlamda etik önem kazanıyor. Yeni başlayanlara, özellikle gençlere, yapay zeka konusunda daha donanımlı olabilmeleri için etik eğitimi gerekiyor. Bunun üzerine düşünmemiz, bir yapay zeka külliyatı geliştirmemiz gerekiyor']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Yönetmenliğini yaptığı 'Tabutta Rövaşata' filmi ile 1996'da 33. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sinemadaki ilk ödülünü kazanan usta yönetmen Derviş Zaim, gençlerin yapay zeka konusunda daha donanımlı olabilmesi için etik eğitiminin önemine dikkati çekti.</p><p>Senarist ve yazar kimliğiyle de öne çıkan, kendine has anlatım dili ve sinemaya getirdiği farklı bakış açısıyla tanınan Zaim, filmlerinde kültürel miras, kimlik, gelenek ve modernleşme gibi temaları ele alıyor.</p><p>Filmlerinin senaryolarını kaleme almasının yanı sıra çoğu filminin yapımcılığını da üstlenen Zaim, sinemanın yanı sıra edebiyat alanında da üretimlerini sürdürüyor.</p><p>Yönetmenlik kariyerine 1990'lı yıllarda adım atan Zaim, ödül aldığı ve Türk sinemasında iz bırakan ilk uzun metraj filmi 'Tabutta Rövaşata' ile sinema dünyasında dikkati çekti.</p><p>'Filler ve Çimen' ve 'Cenneti Beklerken' gibi ödüllü filmlerin de yönetmeni olan Zaim, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanlığı görevini üstleniyor.</p><p>- 'Festivaller kültür ocağıdır'</p><p>Yönetmen ve yazar Derviş Zaim, AA muhabirine, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 63. yılına ulaşmış, köklü bir festival olduğunu söyledi.</p><p>Kültür sanat alanında köklü bir festivalin sürdürülebilmesinin, Türkiye açısından önemli olduğunu belirten Zaim, 'Bunun bir parçası olduğum için mutluyum. Festivaller kültür ocağıdır. İnsanların konuştuğu, hislerini, duygularını birbirlerine aktardıkları, yeni meseleler varsa bunların etrafında konuştukları, kendilerini anlamaya ve anlatmaya çalıştıkları yerlerdir. O yüzden festivaller ocakbaşıdır. Böyle bir ocakbaşının kıymetini bilmemiz gerekiyor.' diye konuştu.</p><p>Zaim, festivallerin insan ruhunu tazelediğini, adeta birer oksijen çadırı ve şenlik yeri olduğunu dile getirdi.</p><p>Festivalin güzel geçmesini dileyen Zaim, 'Taş taş üzerine koymak bizim amacımız olmalı. Bu festival hepimizin. Farklı görüşlere sahip olabiliriz ama festivalin sürdürülmesi hepimizin faydasınadır.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Yapay zekayı hayatımızı daha da zenginleştirecek bir araç olarak görmeliyiz'</p><p>Yapay zeka üretimlerinin de yer aldığı festivalde jüri başkanlığı yapan Zaim, artık teknolojinin hayatın her alanında var olduğunu ve her geçen gün geliştiğini hatırlattı.</p><p>Teknolojiden kaçılamayacağını dile getiren Zaim, şunları kaydetti:</p><p>'Devekuşu gibi başımızı toprağa gömüp ondan habersiz davranmamız insanlığın aleyhine olur. Teknoloji, yapay zeka gelişiyor. Olumsuz özellikleri de var ama onu hayatımızı daha da zenginleştirecek bir araç olarak görmemiz gerekiyor. Ancak bu sınırlar muğlak. Ne zaman bir araç olarak kendisini bize gösteriyor ne zaman kendisi bir amaca dönüşüyor bu sınırlar muğlaklaşmaya başlıyor.'</p><p>Zaim, etik olarak insanı daha ön plana alan bir yaklaşımla yapay zekanın kullanılması gerektiğini düşündüğünü belirterek, 'Aksi takdirde ayağımıza kurşun sıkarız. Bu anlamda etik önem kazanıyor. Yeni başlayanlara özellikle gençlere yapay zeka konusunda daha donanımlı olabilmeleri için bir etik eğitimi gerekiyor. Bunun üzerine düşünmemiz, bir yapay zeka külliyatı geliştirmemiz gerekiyor. 'Nasıl kullanmalı, ne için kullanmalı?' diye insanların kendi düşüncelerini döktükleri bir külliyatın oluşması hepimizin hayrına olacaktır.' diye konuştu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/usta-yonetmen-dervis-zaim-yapay-zeka-caginda-etik-egitiminin-onemini-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/usta-yonetmen-dervis-zaim-yapay-zeka-caginda-etik-egitiminin-onemini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="44249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AJet'ten KKTC uçuşlarında indirimli bilet kampanyası]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ajetten-kktc-ucuslarinda-indirimli-bilet-kampanyasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ajetten-kktc-ucuslarinda-indirimli-bilet-kampanyasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AJet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) uçuşlarında vergiler hariç yüzde 30 indirimli biletleri satışa sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Şirketten yapılan açıklamaya göre, yarın saat 23.59'a kadar satın alınabilecek indirimli biletler, 23 Kasım 2026-21 Ocak 2027 arasındaki (25 Aralık 2026-3 Ocak 2027 arası hariç) KKTC seyahatlerinde kullanılabilecek.</p><p>Sadece 'ajet.com' ve AJet Mobil uygulaması üzerinden satışta olan indirimli biletler, '30KIBRIS' kodunu kullanarak alınabilecek.</p><p>Kampanya boyunca kabin ve uçak altı bagajı satın almak isteyen yolcular, bagaj seçimlerinde de yüzde 30 indirimden yararlanabilecek.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Gökhan Yılmaz</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ajetten-kktc-ucuslarinda-indirimli-bilet-kampanyasi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/ajetten-kktc-ucuslarinda-indirimli-bilet-kampanyasi.jpg" type="image/jpeg" length="89396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[STM NETA 300, TURNAs-2026 Tatbikatı'nda mayın tehditlerini otonom olarak tespit etti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/stm-neta-300-turnas-2026-tatbikatinda-mayin-tehditlerini-otonom-olarak-tespit-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/stm-neta-300-turnas-2026-tatbikatinda-mayin-tehditlerini-otonom-olarak-tespit-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisi şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin geliştirdiği insansız otonom sistemler, TURNAs-2026 İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı'nda çeşitli görevlerde kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Şirketten yapılan açıklamaya göre, tatbikat kapsamında gerçekleştirilen ön kuvvet harekatında görev alan STM NETA 300 Hafif İnsansız Otonom Sualtı Aracı (HOSA), gelişmiş sonar sistemleri ve yüksek çözünürlüklü sensörleriyle intikal rotası üzerindeki mayın ve mayın benzeri sualtı tehditlerini otonom olarak tespit ve teşhis etti.</p><p>Ana deniz unsurlarının seyir güvenliğine katkı sağlayan NETA 300, kendisine verilen görevi başarıyla tamamladı.</p><p>Tatbikatta STM'nin geliştirdiği diğer milli insansız sistemler de farklı operasyonel kabiliyetlerini sergiledi.</p><p>Mühimmat Bırakan İHA BOYGA, belirlenen hedefi tam isabetle vururken Gözcü İHA TOGAN, amfibi çıkarma harekatı sırasında komuta merkezine gerçek zamanlı görüntü aktarımı gerçekleştirdi.</p><p>Beş KARGU Vurucu İHA'dan oluşan sürü, tatbikat kapsamında görevini başarıyla yerine getirdi. Avcı İHA sistemi TUNGA-X ise düşman İHA hedefini etkisiz hale getirdi.</p>NETA 300, 24 saate kadar görev yapabiliyor<p>Adını denizcilikte 'düzgün, emniyetli ve her zaman hazır' anlamlarında kullanılan NETA tabirinden alan STM NETA 300, kompakt ve modüler tasarımı sayesinde iki kişi tarafından taşınabiliyor.</p><p>300 metre derinlikte 24 saate kadar görev yapabilen ve 5 knot sürate ulaşabilen araç, gelişmiş sonar sistemleriyle mayın ve mayın benzeri nesnelerin tespit, sınıflandırma ve teşhisini destekliyor.</p><p>Modüler yapısıyla farklı görev ihtiyaçlarına uyarlanabilen NETA 300, askeri alanda istihbarat, keşif, gözetleme, mayın karşı tedbirleri ve liman savunması görevlerinde kullanılabiliyor.</p><p>Araç ayrıca deniz tabanı araştırmaları, boru hatlarının incelenmesi, yenilenebilir enerji tesislerinin denetimi ve deniz arkeolojisi gibi sivil uygulamalarda da kullanılabilecek şekilde tasarlandı.</p><p>İlk yurt içi satış sözleşmesi imzalanan STM NETA 300'ün Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde görev yapması planlanıyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Firdevs Bulut Kartal</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/stm-neta-300-turnas-2026-tatbikatinda-mayin-tehditlerini-otonom-olarak-tespit-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/stm-neta-300-turnas-2026-tatbikatinda-mayin-tehditlerini-otonom-olarak-tespit-etti.jpg" type="image/jpeg" length="72220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaklaşık 7 milyon abonenin sayacı 2027 sonuna kadar uzaktan okuma kapsamına alınacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yaklasik-7-milyon-abonenin-sayaci-2027-sonuna-kadar-uzaktan-okuma-kapsamina-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yaklasik-7-milyon-abonenin-sayaci-2027-sonuna-kadar-uzaktan-okuma-kapsamina-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Milli Akıllı Sayaç Sistemi (MASS) kapsamında 2027'nin sonuna kadar yaklaşık 7 milyon abonenin sayaçlarının uzaktan okuma kapsamına alınmasının hedeflendiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Yılmaz, EPDK ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) işbirliğinde düzenlenen 'Elektrik Dağıtım Sektöründe 1.İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimcilik Günleri' etkinliğinde yaptığı konuşmada, enerji sektörünün büyük bir dönüşümden geçtiğini, yenilenebilir enerji, elektrikli ulaşım, depolama ve dağıtık üretimin elektriğin üretim biçiminin yanı sıra dağıtım şebekelerinin işleyişini de değiştirdiğini söyledi.</p><p>Bu dönüşümde temel hedeflerinin daha güçlü şebekeler, daha kaliteli hizmet ve geleceğin ihtiyaçlarına hazır bir enerji altyapısı olduğunu vurgulayan Yılmaz, yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı artarken dağıtım şebekelerinin de yeni ihtiyaçlara hazırlanmasının önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Yılmaz, ülke geneline yayılan elektrik dağıtım hizmetinin sürekli yatırım ve bakım gerektiren kritik bir altyapı olduğuna işaret ederek, 21 dağıtım şirketinin farklı coğrafi ve iklim koşullarında hizmetlerini sürdürebilmesi için güçlü bir yatırım ortamına ve etkin bir işletme anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti.</p><p>Bu kapsamda 2026-2030 dönemine ilişkin düzenlemeler hakkında bilgi veren Yılmaz, 'EPDK olarak 2026-2030 yıllarını kapsayan beşinci uygulama döneminde yatırım tavanını önceki döneme göre reel olarak yaklaşık bir buçuk katına, planlı bakım kaynaklarını ise 2,1 katına yükselttik.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Dağıtım hizmetinin kalitesinin yalnızca ayrılan kaynakların büyüklüğüyle değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, yatırımların doğru alanlara yönlendirilmesi, şebeke varlıklarının etkin yönetilmesi ve planlı bakım faaliyetlerinin somut sonuçlar üretmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p> </p><p>Yılmaz, 'Zira önemli olan yalnızca ne kadar yatırım yaptığınız değil, bu yatırımın vatandaşımıza hizmet ve kaliteye nasıl yansıdığıdır.' ifadesini kullandı.</p><p>Nisan 2026'da yayımlanan kalite faktörü düzenlemesiyle kesintilerin süresi ve sıklığı, teknik kalite, kullanıcı memnuniyeti ile iş sağlığı ve güvenliği göstergelerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Yılmaz, bu göstergelerin dağıtım şirketlerinin gelir tavanlarını da etkilediğini kaydetti.</p><p>Yılmaz, 'Amacımız, yatırımların, bakım faaliyetlerinin ve teknolojik gelişmelerin somut hizmet kalitesi artışına dönüşmesini sağlamaktır.' dedi.</p>EPDK, 724 AR-GE projesini kabul etti<p>Yılmaz, elektrik ve doğal gaz dağıtımına yönelik AR-GE desteklerine de değinerek, Temmuz 2014 AR-GE proje döneminden itibaren toplam 2 bin 85 proje başvurusu yapıldığını, bunlardan 724'ünün kabul edildiğini bildirdi.</p><p>Projelerin 619'unun elektrik, 105'inin doğal gaz dağıtımı alanında gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, 'Bu tablo, dağıtım şirketlerimizin artık yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştirme süreçlerine de doğrudan katılan kuruluşlar haline geldiğini göstermektedir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yılmaz, 5 Eylül'de yayımlanan düzenlemelerle AR-GE ve yenilik faaliyetlerine ilişkin usul ve esasların güncellendiğini aktararak, 'Seri üretim öncesi prototip geliştirme, doğrulama testleri, pilot uygulamalar, saha gösterimleri, siber güvenlik testleri ve yerlileştirme faaliyetlerini, belirli şartlarda destek kapsamına aldık. Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin düzenlemeleri de bu çerçevenin bir parçası haline getirdik.' diye konuştu.</p><p>Laboratuvarda başarılı olan bir ürünün sahada da aynı performansı göstermesi, yeni bir yazılımın ise güvenli ve mevcut sistemlerle uyumlu çalışması gerektiğini ifade eden Yılmaz, AR-GE'nin ÜR-GE ile tamamlanmasının araştırma sonuçlarını uygulanabilir teknolojiye dönüştürmenin temel adımlarından biri olduğunu vurguladı.</p><p>Yılmaz, 'Önemli olan kamu kaynaklarıyla desteklenen çalışmaların somut ürünlere, yerli çözümlere ve güçlü bir teknoloji ekosistemine dönüşmesini sağlamaktır.' dedi.</p>Yerli yazılım projelerine düzenleyici teşvik<p>Elektrik dağıtımında dijitalleşmenin şebeke yönetimi, arıza tespiti ve bakım süreçlerini yeniden şekillendirdiğine işaret eden Yılmaz, sistemler arası uyum, hizmet sürekliliği ve siber güvenliğin sektör açısından hayati önem kazandığını belirtti.</p><p>Ocak 2023 AR-GE proje döneminden itibaren başvuruları alınmaya başlanan 'Yerli Yazılım Ekosistemi Çağrısı' kapsamında 72 yazılım projesi başvurusu yapıldığını, bunlardan 26'sının kabul edildiğini aktaran Yılmaz, 'Ayrıca 2026-2030 döneminde yerli yazılım kullanan dağıtım şirketlerine yönelik ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti oranındaki yüzde 5'lik artış da mevcut düzenleyici teşvikler arasında yer almaktadır.' ifadesini kullandı.</p><p>Milli Akıllı Sayaç Sistemi'nin bir AR-GE projesi kapsamında geliştirildiğini belirten Yılmaz, sistemin EPDK tarafından desteklenen AR-GE çalışmalarının somut çıktılarından biri olduğunu söyledi.</p><p>MASS'ın uzaktan haberleşme ve şebekeden veri elde etme imkanlarını geliştirerek arıza tahmini, risk bazlı bakım, kayıp-kaçakla mücadele ve afetlere karşı şebeke dayanıklılığı açısından yeni fırsatlar sunduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>'MASS kapsamında geliştirilen sayaçlar ile akıllı sayaç dönüşümü 1 Mart 2026 tarihi itibarıyla başlamıştır ve Eylül ayına kadar 4 milyon Akıllı Sayaç EKO ile 70 bin adet Akıllı Sayaç PRO'nun tesisi tamamlanmıştır. Akıllı sayaçların yaygınlaştırılmasında, mümkün olan en düşük maliyetle en fazla sayacın dönüşümünün sağlanması temel prensiptir.'</p><p>Yılmaz, 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 2,7 milyon Akıllı Sayaç PRO modelinin kurulmasının planlandığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Bu kapsamda, 2027 sonuna kadar, yaklaşık 2,7 milyon adet Akıllı Sayaç PRO modelinin tesis edilmesi planlanmaktadır. Böylelikle iki yıllık süreçte yaklaşık 7 milyon abonenin sayacının uzaktan okuma kapsamına alınması, ayrıca şebeke izleme kapsamında da 15 milyon abonenin bağlantı noktasındaki kesinti ve teknik kalite verilerinin izlenmesi sağlanacaktır.'</p><p>Akıllı sayaç dönüşümüyle eş zamanlı olarak Türkiye'deki tüm elektrik abonelerinin tüketim ve üretim verileri, kesinti kayıtları, tazminat bilgileri ve planlı kesinti bildirimlerini alabileceği MASS kullanıcı mobil uygulamasının test sürümünün hizmete sunulduğunu bildiren Yılmaz, dönüşüm sürecinin farklı haberleşme yöntemlerinin de devreye alınmasıyla sürdürüleceğini ifade etti.</p><p>Sayaç değişimlerinin EPDK tarafından yakından takip edileceğini belirten Yılmaz, 'Akıllı sayaç dönüşümünde planlamanın gerisinde kalan şirketler ile ilgili gerekli tedbirlerin alınacağını da özellikle vurgulamak isterim.' dedi.</p>AR-GE çalışmalarının yerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor<p>Yılmaz, EPDK ile Elder işbirliğinde düzenlenen etkinliğin 21 dağıtım şirketinin bilgi ve tecrübesini araştırmacılar, teknoloji geliştiriciler ve girişimcilerle bir araya getirdiğini belirtti.</p><p>Yeni AR-GE ve ÜR-GE düzenlemeleri kapsamında kuluçka merkezleri, hızlandırma programları, eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetlerine yönelik giderlerin de belirlenen şartlarla desteklendiğini aktaran Yılmaz, kurumun önceliklerinin daha güvenilir şebekeler, daha etkin yatırım ve bakım kararları, çalışanlar için daha güvenli koşullar ve tüketiciler için daha kaliteli hizmet olduğunu kaydetti.</p><p>Yılmaz, 'Kurum olarak düzenlemelerimizle yatırım ve hizmet kalitesini güçlendirmeye, AR-GE sonuçlarını uygulanabilir ürünlere dönüştürmeye ve yerli teknoloji ekosistemini desteklemeye devam edeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Gökçe Topbaş</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yaklasik-7-milyon-abonenin-sayaci-2027-sonuna-kadar-uzaktan-okuma-kapsamina-alinacak</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/yaklasik-7-milyon-abonenin-sayaci-2027-sonuna-kadar-uzaktan-okuma-kapsamina-alinacak.jpg" type="image/jpeg" length="52773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin elektrik serüveni Tarsus'tan ulusal şebekeye uzandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-elektrik-seruveni-tarsustan-ulusal-sebekeye-uzandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-elektrik-seruveni-tarsustan-ulusal-sebekeye-uzandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin elektrik serüveni, Osmanlı döneminde yerel ölçekte başlayan üretimden Cumhuriyet yıllarında kurulan santrallere ve ulusal şebekeye uzanarak ülkenin ekonomik, teknolojik ve toplumsal dönüşümünün önemli parçalarından biri haline geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Anadolu Ajansının (AA), Cumhuriyet'in 103. yıl dönümüne özel hazırladığı, Türkiye'nin elektrik serüveninin aktarıldığı 'Karanlıktan Şebekeye' dosyasının bu bölümünde, 1902'de Osmanlı döneminde Tarsus'ta başlayan elektrik yolculuğunun Cumhuriyet dönemindeki dönüşümü ele alındı.</p><p>AA muhabirinin arşiv belgeleri, tarihi kongre tutanakları ve mevzuat kayıtlarından derlediği bilgilere göre, Türkiye sınırları içindeki ilk elektrik üretimi, 15 Eylül 1902'de Tarsus'ta, Berdan Nehri üzerindeki Bentbaşı mevkisinde yapıldı. Tarsus'ta bir su değirmenine kayışla bağlanan bu düzenek, kentin sokaklarını ve birkaç konutu aydınlatmaya yetiyordu.</p><p>İstanbul'un elektriğe kavuşması için ilk büyük adım ise 1910'da atıldı. Bankaların desteğiyle 1911'de kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi, 50 yıllık üretim imtiyazı aldı. Kentte hidroelektrik için uygun su kaynağı bulunamayınca kömürle çalışan termik santral kurulmasına karar verildi.</p><p>Silahtarağa Elektrik Santrali, 11 Şubat 1914'te hizmete girdi. Elektrik önce tramvaylara, birkaç gün sonra da şehre verildi. Yaklaşık 15 megavat gücündeki tesis, Osmanlı'nın ilk kent ölçekli santrali oldu. 1914'te abone sayısı 2 bin 55 olarak kayıtlara geçti.</p>Cumhuriyet'in ilk yıllarında kentler elektrikle buluştu<p>Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923'te Türkiye'de 38 elektrik santrali bulunurken toplam kurulu güç 32,8 megavat seviyesindeydi. Yıllık toplam üretim 44,5 milyon kilovatsaat, kişi başına elektrik tüketimi ise yaklaşık 3 kilovatsaat olarak hesaplandı.</p><p>Elektriğin yaygınlaştırılması Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki kalkınma hedefleri arasında yer aldı. 1925'te Adana, Artvin, İnebolu, Akşehir, Mersin ve Trabzon'un da aralarında bulunduğu kentler elektrikle buluştu. 1926'da Aksaray, Ayvalık, Bursa, İzmit, Konya, Kütahya, Malatya ve Sivas'ta elektrik kullanılmaya başlandı.</p><p>Ankara'nın ilk elektrik santrali 1925'te Bentderesi'nde, 35 kilovatlık doğru akım dinamosuyla kuruldu. Elektrik öncelikle belediye binası ve birkaç evde kullanıldı.</p><p>Başkentte üretim ve tüketim de arttı. Ankara Elektrik Türk Anonim Şirketinin elektrik üretimi 1929'da 4,34 milyon kilovatsaatten 1931'de 6,07 milyon kilovatsaate yükseldi, abone sayısı 2 bin 709'dan 4 bin 766'ya çıktı.</p>Silahtarağa fabrikası şehrin kaderini belirledi<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Enerji Müzesi Müdürü Amed Gökçen, Silahtarağa'nın bir şehrin kaderini de belirleyen bir fabrikaya dönüştüğünü anlattı.</p><p> </p><p>Elektriğin kente gelişinin yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığını belirten Gökçen, 'İstanbul'da elektriğin gelmesi sadece bir teknolojik gelişme olarak değil, şehrin altyapısının, üst yapısının, mimarisinin, şehre gelip giden insanların, şehirde çalışan kitlenin bir bütün olarak değişimini doğurdu.' dedi.</p><p>Gökçen, Silahtarağa'nın yalnızca sokakları aydınlatmakla sınırlı bir girişim olmadığını vurgulayarak, 'En başından beri bu fabrikanın uluslararası sermayeyi buraya çekebilmesi, teknolojik altyapıları buraya dönüştürebilmesi, Osmanlı'nın Avrupa'da geç kalınmış teknolojik yapılara, ev aletlerine ve cihazlarına ulaşabilmesi ve daha da önemlisi bunun sadece devlete değil vatandaşa da verilebilmesi üzerine dev bir politik altyapısı var.' ifadelerini kullandı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hümeyra Ayaz</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-elektrik-seruveni-tarsustan-ulusal-sebekeye-uzandi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/10/turkiyenin-elektrik-seruveni-tarsustan-ulusal-sebekeye-uzandi.jpg" type="image/jpeg" length="68336"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
