<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 16:46:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte Türkiye’de 2026 Yazının En Çok Dinlenen Şarkı Listesi!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/iste-turkiyede-2026-yazinin-en-cok-dinlenen-sarki-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/iste-turkiyede-2026-yazinin-en-cok-dinlenen-sarki-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spotify, Türkiye’de 2026 yaz aylarında en çok dinlenen şarkıları açıkladı. Listenin zirvesine Ajda Pekkan ve manifest’in seslendirdiği “Hileli” yerleşirken BLOK3 ile manifest, ilk 10’a damga vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en popüler dijital müzik platformlarından Spotify, 2026 yazında Türkiye’de en çok dinlenen şarkıları paylaştı. Haziran, temmuz ve ağustos aylarını kapsayan listede yerli sanatçıların ağırlığı dikkat çekti.</p>

<p>Yaz aylarının en çok dinlenen şarkısı, Ajda Pekkan ve manifest’i buluşturan <strong>“Hileli”</strong> oldu. Listenin ikinci sırasında BLOK3’ün <strong>“Sebebi Yar”</strong>, üçüncü sırasında ise manifest’in <strong>“Toz Pembe”</strong> adlı şarkısı yer aldı.</p>

<h3>BLOK3 ve manifest listeye damga vurdu</h3>

<p>Spotify’ın açıkladığı ilk 10’a BLOK3 ve manifest üçer şarkıyla girmeyi başardı. BLOK3; “Sebebi Yar”, “Kayıp Kalp” ve “Kırgınım” şarkılarıyla listede yer alırken manifest; “Hileli”, “Toz Pembe” ve “Daha İyi” ile yazın en fazla dinlenen sanatçıları arasına girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hadise’nin “Ara Beni” şarkısı yedinci sıraya yerleşirken Elif Buse Doğan’ın “Yangın Yeri” adlı eseri dokuzuncu oldu. Listenin onuncu sırasında ise Serkan Nişancı’nın “Eller Üzer” şarkısı bulunuyor.</p>

<h3>Spotify Türkiye 2026 yaz hitleri listesi</h3>

<p>Spotify verilerine göre Türkiye’de yaz aylarında en çok dinlenen 10 şarkı şöyle sıralandı:</p>

<ol>
 <li><strong>Hileli</strong> – Ajda Pekkan, manifest</li>
 <li><strong>Sebebi Yar</strong> – BLOK3</li>
 <li><strong>Toz Pembe</strong> – manifest</li>
 <li><strong>Kayıp Kalp</strong> – BLOK3</li>
 <li><strong>Çok Güzel Gülüyorsun</strong> – BLOK3, Poizi</li>
 <li><strong>Daha İyi</strong> – manifest</li>
 <li><strong>Ara Beni</strong> – Hadise</li>
 <li><strong>Kırgınım</strong> – BLOK3</li>
 <li><strong>Yangın Yeri</strong> – Elif Buse Doğan</li>
 <li><strong>Eller Üzer</strong> – Serkan Nişancı</li>
</ol>

<p>Açıklanan liste, 2026 yazında Türkiye’de pop ve rap müziğin dinleyici tercihlerindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, HATAY, Magazin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/iste-turkiyede-2026-yazinin-en-cok-dinlenen-sarki-listesi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/muzik.png" type="image/jpeg" length="89421"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz ilçesinde yıpranan yollarda yenileme çalışması yapıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/akdeniz-ilcesinde-yipranan-yollarda-yenileme-calismasi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/akdeniz-ilcesinde-yipranan-yollarda-yenileme-calismasi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin'in Akdeniz ilçesinde yıpranan yollarda yenileme çalışması yürütüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akdeniz Belediyesinin açıklamasına göre, Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Kazanlı Mahallesi'ndeki yollarda çalışma başlattı.</p><p>Ekipler, iş makineleriyle düzelttikleri yolların temizliğini yaptı.</p><p>Çalışma kapsamında mahalledeki sokakları daraltan çalı ve bitkiler de budandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mersin, Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/akdeniz-ilcesinde-yipranan-yollarda-yenileme-calismasi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/akdeniz-ilcesinde-yipranan-yollarda-yenileme-calismasi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="38665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı rekor seviyeye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/almanyada-elektrik-uretiminde-yenilenebilir-enerjinin-payi-rekor-seviyeye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/almanyada-elektrik-uretiminde-yenilenebilir-enerjinin-payi-rekor-seviyeye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimi içindeki payı yılın ilk yarısında yüzde 59,1 ile tarihi en yüksek seviyeye ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BERLİN (AA) - Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre, ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik miktarı yüzde 6,5 artarak 136,4 milyar kilovatsaate ulaştı.</p><p>Böylece, ülkede yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi yılın ilk yarısında rekor kırdı. Şebekeye verilen elektriğin yüzde 59,1'i temiz enerjiden sağlandı.</p><p>Bu dönemde şebekeye verilen toplam elektrik miktarı ise yüzde 4,5 artışla 230,6 milyar kilovatsaat oldu. Konvansiyonel kaynaklardan elektrik üretimi ise yüzde 1,7 ile sınırlı bir yükseliş kaydetti.</p><p>Rüzgar enerjisi, toplam üretimin yüzde 29,4'ünü tek başına karşılayarak ülkenin en önemli elektrik kaynağı olmayı sürdürdü.</p><p>Söz konusu dönemde rüzgardan elde edilen elektrik yüzde 12,3 artarak 67,7 milyar kilovatsaate ulaştı. Kömürden elektrik üretimi de yüzde 0,5'lik düşüşe rağmen yüzde 21,4'lük payla ikinci sırada kaldı.</p><p>Yenilenebilir enerjideki güçlü seyir, ülkenin elektrik ithalatına bağımlılığını düşürdü. Bu dönemde elektrik ithalatı yüzde 8,7 azalırken, ihracat yüzde 14,9 yükseldi.</p><p>Almanya'da 2018'den bu yana yenilenebilir enerji üretimi yüzde 25'ten fazla artarken, fosil kaynaklardan üretilen elektrik hacmi neredeyse yarı yarıya azaldı.<br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Bahattin Gönültaş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Berlin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/almanyada-elektrik-uretiminde-yenilenebilir-enerjinin-payi-rekor-seviyeye-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/almanyada-elektrik-uretiminde-yenilenebilir-enerjinin-payi-rekor-seviyeye-ulasti.jpg" type="image/jpeg" length="82881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Canik 'MSPO 2026'da yeni savunma çözümlerini sergiledi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/canik-mspo-2026da-yeni-savunma-cozumlerini-sergiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/canik-mspo-2026da-yeni-savunma-cozumlerini-sergiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Canik CEO'su Cahit Utku Aral: - 'Yalnızca tekil ürünler değil, silahı, silah sistemini, optiği, atış kontrolünü ve platform entegrasyonunu bir arada sunulan çözüm setleriyle ihtiyaç makamlarının karşısına çıkıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Canik, Avrupa'nın değişen güvenlik ihtiyaçlarına yönelik çözümleriyle Polonya'da düzenlenen 34. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda (MSPO) yer aldı.<br></p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, bu yıl rekor katılımla düzenlenen 'MSPO 2026', Polonya'nın Kielce kentinde 40'tan fazla ülkeden 1000'in üzerinde katılımcı firmayı ağırladı.<br></p><p>Fuarda, insansız hava, kara ve deniz sistemleri, karşı insanısız hava aracı (İHA) çözümleri, yapay zeka, çift kullanımlı teknolojiler ve elektronik harp gibi başlıklar dikkati çekti. NATO'nun doğu kanadındaki aktörlerden Polonya başta olmak üzere, bölge ve Avrupa ülkelerinin modernizasyon, tedarik, yatırım ve üretim ihtiyaçları, fuarın önemini ve fuara gösterilen ilgiyi artırdı.</p><p>Türk savunma sanayisinin global temsilcilerinden Canik de uzun vadeli işbirlikleri için MSPO 2026'ya katıldı. Şirket, hava platformlarının yüksek ateş gücü gereksinimlerini karşılamak üzere özel olarak geliştirilen M3 FALCON ağır makineli tüfeğini fuarda ilk kez sergiledi. Açık sürgü mekanizmasına sahip 12,7x99 milimetre ağır makineli tüfek, dakikada 1200 atıma ulaşan atış hızıyla hava araçlarının savunma ve taarruz kabiliyetlerini yeni bir seviyeye çıkarıyor.<br></p><p>Helikopterler başta olmak üzere farklı hava platformlarının kapı, pencere, rampa ve harici bağlantı noktalarında kullanılabilecek özel entegrasyon çözümleriyle tanıtılan M3 FALCON, şirketin M2 QCB, M2F ve M3 modelleriyle oluşturduğu ağır makineli tüfek ailesini hava platformlarına özel varyantla tamamlıyor.</p><p>Şirketi fuarda öne çıkaran bir diğer proje de paletli araçların modernizasyonu kapsamında gerçekleştirilen Trakon 30 entegrasyonu oldu. Söz konusu entegrasyon, kuvvetlerin envanterinde bulunan platformların günümüz isterlerine göre şirket tarafından projelendirilmesine örnek oluşturuyor.<br></p><p>Canik UK (AEI Systems) tarafından Birleşik Krallık'ta üretilen düşük geri tepmeli VENOM LR 30x113 milimetre orta kalibre top, kompakt yapısı, ayarlanabilir atış hızı ve geniş platform uyumluluğuyla mevcut kara ve deniz araçlarının modernizasyonunda ve yeni nesil projelerde dikkati çekiyor.</p><p>Şirketin robotik iştiraki UNIROBOTICS tarafından geliştirilen uzaktan komutalı silah sistemleri, stabilize yapısı, elektro-optik çözümleri, otomatik hedef takibi ve gelişmiş balistik hesaplama kabiliyetleriyle silahları tam entegre göreve hazır sistemlere dönüştürüyor.</p><p>Fuar kapsamında şirket, orta kalibre silah sistemlerinin yanında hafif silahlarını da sergiledi. Canik ile ABD merkezli Radian'ın stratejik işbirliğiyle geliştirilen mikro kompakt tabanca PRIME RADIAN, ABD'deki lansmanının ardından kontrol ve atış performansıyla Avrupa'daki profesyonel ve sportif kullanıcıların beğenisine sunuldu.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Canik kendi bünyesinde çok güçlü bir ekosisteme sahip'<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Canik Üst Yöneticisi (CEO) Cahit Utku Aral, Avrupa'da son dönemde değişen güvenlik yaklaşımının MSPO 2026'ya ilgiyi artırdığını belirtti.</p><p>Canik şirketleriyle Avrupa'daki ihtiyaçları yakından takip ederek, bunlara en iyi şekilde yanıt veren çözümler oluşturduklarına değinen Aral, fuarda gördükleri yüksek ilginin de bunun kanıtı olduğunu aktardı.<br></p><p>MSPO 2026'da kara araçlarının 30 milimetre toplarla modernizasyonunun yanı sıra hava platformlarının yüksek ateş gücü ihtiyacına yanıt vermek amacıyla geliştirdikleri ve mühendislik seviyelerinin geldiği noktayı ortaya koyan M3 FALCON'u önemli bir yenilik olarak sunduklarını ifade eden Aral, şunları kaydetti:<br></p><p>'Ürünlerimizin başarılarıyla yetinmiyoruz. Her zaman vurguluyoruz, Canik kendi bünyesinde çok güçlü bir ekosisteme sahip. Kullanıcılarımıza da bunu en güçlü şekilde hissettirmek ve bunun sağladığı faydalardan iyi şekilde yararlanmasını sağlamak istiyoruz. Yalnızca tekil ürünler değil, silahı, silah sistemini, optiği, atış kontrolünü ve platform entegrasyonunu bir arada sunulan çözüm setleriyle ihtiyaç makamlarının karşısına çıkıyoruz. MSPO 2026'da da bu yaklaşımımız karşılık buldu. Gerçekleştirdiğimiz yoğun görüşmelerde bu doğrultuda kalıcı işbirlikleri için güçlü adımlar atmayı başardık.'<br></p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/canik-mspo-2026da-yeni-savunma-cozumlerini-sergiledi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/canik-mspo-2026da-yeni-savunma-cozumlerini-sergiledi.jpg" type="image/jpeg" length="93807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İskenderun’da 7 Gün Sergilendi: Aynısını Yapan 8 Bin 687 TL Ödeyecek!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/iskenderunda-7-gun-sergilendi-aynisini-yapan-8-bin-687-tl-odeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/iskenderunda-7-gun-sergilendi-aynisini-yapan-8-bin-687-tl-odeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İskenderun sahilinde çevreye atılan çöplerden oluşturulan ve 7 gün boyunca sergilenen “sanat eseri” kaldırıldı. Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, çevreyi kirlettiği belirlenen kişilere 8 bin 687 TL idari para cezası uygulandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>İskenderun’da Çevreyi Kirletenlere 8 Bin 687 TL Ceza!</h1>

<p>İskenderun Belediyesi tarafından çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla sahilde oluşturulan “sanat eseri”nin sergisi sona erdi. Vatandaşların çevreye attığı atıklardan meydana getirilen alan belediye ekiplerince temizlenirken, çevreyi kirletenlere yönelik cezai işlemlerin devam edeceği açıklandı.</p>

<p>İskenderun Belediyesi, çevre temizliği konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla dikkat çekici bir çalışmaya imza attı. Sahile bırakılan çeşitli atıklardan oluşturulan alan, “sanat eseri” göndermesiyle 7 gün boyunca vatandaşların dikkatine sunuldu.</p>

<h2>YEDİ GÜNLÜK SERGİNİN ARDINDAN ALAN TEMİZLENDİ</h2>

<p>Çevreye gelişigüzel bırakılan atıkların yol açtığı görüntü kirliliğini gözler önüne seren çalışma, yedi günlük serginin ardından sona erdi. Söz konusu alan belediye ekipleri tarafından temizlenerek yeniden vatandaşların kullanımına açıldı.</p>

<h2><img alt="Iskenderun Temizlik (1)" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/iskenderun-temizlik-1.webp" width="1200" /></h2>

<h2>“UYARILARIMIZ BURADA BİTMİYOR”</h2>

<p>İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, çalışmanın çevre kirliliğine dikkat çekmeyi ve toplumda çevre bilinci oluşturmayı amaçladığını belirtti.</p>

<p>Farkındalık çalışmasının sona ermesinin denetimlerin biteceği anlamına gelmediğini vurgulayan Başkan Dönmez, çevreyi kirletenlere yönelik kontrollerin kent genelinde kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<h2>ÇEVREYİ KİRLETENLERE 8 BİN 687 TL CEZA</h2>

<p>Başkan Dönmez, gerçekleştirilen denetimlerde çevreyi kirlettiği tespit edilen vatandaşlara ilgili mevzuat kapsamında 8 bin 687 TL idari para cezası uygulandığını açıkladı.</p>

<p>İskenderun’un ortak yaşam alanlarının korunmasının herkesin sorumluluğunda olduğunu belirten Dönmez, çevre temizliği konusunda taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlara duyarlılık çağrısı yapan Başkan Dönmez, “İskenderun hepimizin. Çöpünü çöpe at, şehrine değer kat.” mesajını paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşe Yöney</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, İSKENDERUN, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/iskenderunda-7-gun-sergilendi-aynisini-yapan-8-bin-687-tl-odeyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/7c1ab60c-4622-42c6-9484-f354efc406f7.png" type="image/jpeg" length="96886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2023'te yaklaşık 1,7 milyon kişi pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/2023te-yaklasik-17-milyon-kisi-pasif-icicilik-nedeniyle-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/2023te-yaklasik-17-milyon-kisi-pasif-icicilik-nedeniyle-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1,7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - 'The Lancet' dergisinde yayımlanan araştırmada, 204 ülke ve bölgedeki pasif içicilik yaygınlığı ile buna bağlı hastalık yükü incelendi.</p><p>Araştırmada, 2023'te dünya genelinde yaklaşık 767 milyonu çocuk olmak üzere 2,7 milyardan fazla kişinin pasif içiciliğe maruz kaldığı ve bu durumun yaklaşık 1,7 milyon kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yetişkin ölümlerinin en başta 'iskemik kalp hastalığından', çocuk ölümlerinin ise 'alt solunum yolu enfeksiyonundan' kaynaklandığı aktarıldı.</p><p>Araştırmada, pasif içiciliğin küresel ölçekte önemli bir sağlık riski olmaya devam ettiği belirtilerek özellikle kadın ve çocukların korunması için daha güçlü tütün kontrol önlemleri alınması çağrısında bulunuldu.</p><p>Pasif içicilik, tütün ürünü kullanan kişilerin çevresindekilerin dumana istemeden maruz kalması olarak tanımlanıyor ve kalp hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ile kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.<br> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Ahmet Furkan Mercan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/2023te-yaklasik-17-milyon-kisi-pasif-icicilik-nedeniyle-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/2023te-yaklasik-17-milyon-kisi-pasif-icicilik-nedeniyle-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="66422"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Corendon Tennis Club Kemer TTF Başkanı Müderrisgil'i ağırladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/corendon-tennis-club-kemer-ttf-baskani-muderrisgili-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/corendon-tennis-club-kemer-ttf-baskani-muderrisgili-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Tenis Federasyonu (TTF) Başkanı Şafak Müderrisgil, Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan ve Kemer İlçe Gençlik ve Spor Müdürü İlkay Kaya ile Corendon Tennis Club Kemer'i ziyaret etti.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Bolu'nun Göynük ilçesinde 14 toprak kortuyla hizmet veren kulübün tesislerini inceleyen heyete, Corendon Tennis Club Kemer'in mevcut yapısı ve faaliyetlerinin yanı sıra hayata geçirilmesi planlanan 'Padel ve Spor Tesisi' projesi hakkında bilgi verildi.</p><p>Ziyaretin ardından düzenlenen toplantıya Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Belediye Meclis Üyesi Cansın Efir ve Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen de katıldı.</p><p>Toplantının ana gündemini, gelecek yıl hayata geçirilmesi hedeflenen 'Haydi Tenise' ve 'Göynük'te Tenis Ortaokulu' projeleri oluşturdu.</p><p>- Çocukların tenise erişimi hedefleniyor<br></p><p>TTF tarafından yürütülen Haydi Tenise projesi kapsamında, ilk aşamada Kemer ve çevresinde yetenek taraması yapılması planlanıyor. Tarama sonucunda belirlenecek çocukların tesis ve kort kapasitesi doğrultusunda Corendon Tennis Club Kemer'de tenisle buluşturulması ve düzenli eğitimlerle gelişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>Projelerin Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Kemer Belediyesi ve Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle yürütülmesi, kurumların sağlayacağı katkılar ve uygulama sürecine ilişkin yol haritası da toplantıda istişare edildi.</p><p>Göynük'te Tenis Ortaokulu projesiyle Göynük Ortaokulu'nda Eylül 2027'ye kadar bir tenis sınıfı açılması hedefleniyor. Projeye seçilecek öğrenci ve sporcuların, Corendon Tennis Club Kemer'in tesislerinde düzenli tenis eğitimi alması planlanıyor. Her iki projeyle çocukların erken yaşta tenisle tanıştırılması, yetenekli sporcuların keşfedilmesi ve bölgedeki tenis altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p>Buluşmada, Corendon'un turizm sezonu öncesinde ve sonrasında Kemer'de düzenlemeyi planladığı uluslararası tenis organizasyonları da gündeme gelirken, TTF'nin desteğiyle gerçekleştirilebilecek organizasyonlar ve yeni işbirliği fırsatları üzerine odaklanıldı.</p><p>Şafak Müderrisgil ve beraberindeki heyet, 19-23 Ekim tarihleri arasında Corendon Tennis Club Kemer'de düzenlenecek 'Corendon Tennis Weekend' etkinliğine ve kulübün ev sahipliği yapacağı 'TEN-PRO' organizasyonlarına da davet edildi.</p><p>Corendon Tennis Club Kemer, kamu kurumları, yerel yönetim ve TTF ile geliştirilecek işbirlikleriyle çocukların ve gençlerin tenise erişimini artırmayı, yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamayı ve Kemer'i uluslararası tenis organizasyonlarının önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/corendon-tennis-club-kemer-ttf-baskani-muderrisgili-agirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/corendon-tennis-club-kemer-ttf-baskani-muderrisgili-agirladi.jpg" type="image/jpeg" length="44176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PISA'da fen bilimlerinde en fazla puan artışı Türkiye'de]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/pisada-fen-bilimlerinde-en-fazla-puan-artisi-turkiyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/pisada-fen-bilimlerinde-en-fazla-puan-artisi-turkiyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına göre Türkiye, 494 puanla fen bilimlerinde en fazla puan artışı gösteren ülke oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BRATİSLAVA (AA) - OECD tarafından 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir gerçekleştirilen PISA 2025 sonuçları, dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı.</p><p>Toplam 91 ülkenin katıldığı PISA 2025'te OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke olan Türkiye, fen bilimleri alanında da dikkat çekici bir başarıya imza attı.</p><p> </p><p>PISA araştırmasında her döngüde farklı bir alan 'ağırlıklı alan' olarak değerlendiriliyor. Bu yılın 'ağırlıklı alanı' fen bilimleri olarak belirlendi. Türkiye, PISA araştırmasında fen bilimleri alanında istikrarlı artış gösteren ülkeler arasında yer aldı.</p><p>PISA 2018 ve PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında, OECD ülkeleri ve tüm ülkelerin fen bilimleri alanı ortalama puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında 2022'ye kıyasla 18 puan, 2018'e kıyasla 26 puan artış görüldü.</p><p> </p><p> </p><p>PISA 2025'te fen bilimleri alanı performansında OECD ortalaması 482, tüm ülkeler ortalaması 443, Türkiye ortalaması ise 494 puan oldu. Türkiye, bu puanla tüm ülkelere ve OECD üyesi ülkelere ait ortalamanın üstünde yer aldı.</p><p>Öte yandan PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleriyle arasındaki puan farkını kapatan Türkiye, bu puan farkını kendi lehine 12 puan yükseltti.</p> Okuma becerilerinde Türkiye'nin puanı, ortalamanın 52 puan üzerinde<p>PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD üyesi ülkeler ve tüm ülkelerin okuma becerileri alanı ortalama puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında 2022'ye kıyasla 16 puan artış görüldü.</p><p>PISA 2025'te okuma becerileri alanında OECD ortalaması 461, tüm ülkeler ortalaması 420, Türkiye ortalaması ise 472 puan oldu. Türkiye, elde ettiği bu puanla tüm ülkelere ve OECD ülkelerine ait ortalamanın üstünde yer aldı.</p><p>Raporda, PISA döngülerinde okuma becerileri alanındaki performans değişimi konusunda, 'PISA 2018 ve PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD ülkeleri ve tüm ülkelerin okuma becerileri puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında artış görülmüştür.' ifadesine yer verildi.</p><p>Okuma becerilerinde 2018'de OECD üyesi ülkelerin ortalamasının 21 puan gerisinde olan Türkiye, PISA 2025'te bu farkı kapatarak 11 puan öne geçti. Türkiye ile tüm ülkelerin ortalaması arasındaki fark, 2018'de 13 puanken 2025'te 52 puana yükseldi.</p>Matematik alanında tüm ülkeler ortalamasının üzerinde<p>PISA 2022 ile kıyaslandığında PISA 2025 uygulamasında OECD üyesi ülkeler ve tüm ülkelerin matematik alanı ortalama puanlarında düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye'nin ortalama puanında 2022'ye kıyasla 9 puan artış görüldü.</p><p>Matematik alanında PISA 2025'te OECD ortalaması 463, tüm ülkeler ortalaması 429 olurken, Türkiye ortalaması ise 462 puana ulaştı ve Türkiye bu puanla tüm ülkeler ortalamasının üstünde yer aldı.</p><p>Matematikte OECD üyesi ülkeler ve tüm ülkelerin ortalama puanları ile Türkiye'nin ortalama puanı arasındaki farka bakıldığında ülkenin her döngüde, OECD üyesi ülkelerin puan ortalamasıyla arasındaki farkı kapattığı belirlendi. 2025 sonuçlarına göre Türkiye, OECD üyesi ülkeler ortalamasını yakalarken, tüm ülkeler ortalamasının 33 puan üzerine çıkmış oldu.</p>Üst düzey öğrencilerin oranı, PISA tarihindeki en yüksek seviyede<p>PISA'da asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranındaki artış, eğitim sisteminin tüm öğrencilere temel becerileri kazandırmadaki başarısını, üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranındaki artış ise öğrencilerin hızla değişen, karmaşık ve belirsiz bir geleceğe hazırlanma düzeyini gösteriyor.</p><p>PISA 2025 verilerine göre Türkiye, fen bilimlerinde üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranında ilk kez OECD ortalamasını geride bıraktı. 2022'de yüzde 4 olan bu oran, 2025'te yüzde 7,4'e yükselerek OECD ortalaması olan yüzde 7,2'nin üzerine çıktı.</p><p>Okuma becerilerinde de önemli bir yükseliş kaydedildi. Üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 1,9'dan 2025'te yüzde 4,2'ye yükseldi. Matematikte ise üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı yüzde 5,4'ten yüzde 7,9'a yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye, 2025'te fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranını artırdı. Aynı zamanda Türkiye'de üç alanda da hem asgari hem de üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı, PISA tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı.</p>Fiziki ve sosyal öğrenme ortamı OECD'den daha iyi<p>Raporda, 'Ayrıca PISA'da fiziksel ve sosyal öğrenme ortamlarına ilişkin anketlerden elde edilen veriler, Türkiye'deki fiziki ve sosyal öğrenme ortamının OECD'den daha iyi olduğunu gösterdi. Bu da 2003 yılından itibaren eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve öğrenme ortamlarının iyileştirilmesi yönünde atılan adımların olumlu sonuç verdiğinin bir göstergesidir.' değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Türkiye'de eğitim personeli eksikliği ve niteliğindeki iyileşme oranlarının OECD ortalamasından daha yüksek olduğu görüldü. Bu sebeple OECD'ye kıyasla Türkiye'de eğitim personeli yetersizliği ve niteliğinden dolayı eğitimin daha az düzeyde etkilendiği rapora yansıdı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Buğrahan Ayhan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/pisada-fen-bilimlerinde-en-fazla-puan-artisi-turkiyede</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/pisada-fen-bilimlerinde-en-fazla-puan-artisi-turkiyede.jpg" type="image/jpeg" length="53323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En ücra köylere kadar götürülen sağlık hizmeti erken teşhise katkı sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/en-ucra-koylere-kadar-goturulen-saglik-hizmeti-erken-teshise-katki-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/en-ucra-koylere-kadar-goturulen-saglik-hizmeti-erken-teshise-katki-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'da Sağlıklı Hayat Merkezi ekipleri, bir ayda yaklaşık 3 bin kişiye ulaşıp 6 kişide kanserin erken teşhis edilmesine katkı sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ERZİNCAN (AA) - ​​​​​​​Kentte görevli sağlık ekipleri, kırsalda yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi için en ücra köylere kadar ulaşarak çalışmalarını özveriyle sürdürüyor.</p><p>Belirlenen program kapsamında köyleri ziyaret eden ekipler, temel sağlık kontrollerini gerçekleştirmenin yanı sıra vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmelerde bulunuyor.</p><p> </p><p>Özellikle yaşlı, engelli ve sağlık kuruluşlarına ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlara yönelik hizmet veren ekipler, tansiyon ve kan şekeri ölçümleri ile ağız ve diş sağlığı kontrolleri yapıyor.</p><p>Psikolog ve sosyal çalışmacıların da yer aldığı ekipler, vatandaşların ihtiyaç ve taleplerini dinleyerek gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendiriyor.</p><p> </p><p>Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi ekiplerinin desteğiyle gerçekleştirilen çalışmalarda vatandaşlara kanser taramalarının önemi anlatılarak, erken teşhis konusunda bilgilendirme yapılıyor.</p><p>Ekiplerin bir ay içerisinde yaklaşık 3 bin kişiye ulaştığı çalışmalarda, 6 kişide kanserin erken teşhis edilmesine katkı sağlandı.</p><p>Çalışmalar kapsamında 365 kişinin diş muayenesi yapılırken, 100 kişi diş polikliniklerine yönlendirildi. Fizyoterapistler tarafından 385 kişinin muayenesi gerçekleştirilirken, psikologlar da yaklaşık 400 kişiye hizmet verdi.</p><p>Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Sedat Korul, AA muhabirine, köylerdeki muhtarlıklarda kurulan noktalarda mobil araçlarla poliklinik hizmeti sunduklarını söyledi.</p><p>Köylerde sunulan sağlık hizmetlerine değinen Korul, şöyle konuştu:</p><p>'Sağlıklı Hayat Merkezi çalışanları olarak bir ay içerisinde yaklaşık 3 bin kişiye ulaştık. Bu 3 bin kişinin içinde 6 meme kanseri teşhisinde bulunduk. 365 adet diş muayenesi içinden 100 kişinin diş polikliniğine gönderimi sağlandı. Fizyoterapistimiz tarafından 385 muayene sağlandı. Psikoloğumuz tarafından toplamda 400'e yakın kişinin muayenesi sağlandı. Bu 400 kişiden 15 tanesi ilaç başlanması düşünüldüğü için psikiyatri polikliniğine sevki sağlandı. Sağlık demek, ruhen ve bedenen iyilik hali demek. Tüm halkımızın ruhen ve bedenen iyilik halinde bulunması için elimizden gelen en büyük çabayı göstererek tüm çalışanlarımızla en ücra köşeye kadar devletimizin hizmetini götürmek için çalışıyoruz.'</p>'Tüm poliklinik hizmetlerimize teker teker ulaşmasını sağladık'<p>Korul, vatandaşların sağlık hizmetinden yoksun kalmaması için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, 'Başvuran her kişinin diyetisyenimizden ve kan şeker ölçümünden başlatarak tüm poliklinik hizmetlerimize teker teker ulaşmalarını sağladık, onlara gerekli ilgi ve alakayı gösterdik. Halkımız tarafından geri dönüşler çok iyi. Özellikle bunu köylerde ve muhtarlıklarda yaptığımızdan dolayı muhtarlarımızın da merkezimize gelip 'Lütfen bizim mahallemizde ve köyümüzde de yapın.' diye talepleri olmakta. Böylelikle poliklinik hizmetlerini sunduğumuz merkezde halkın katılımı daha etkili ve etkin şekilde olmaktadır. Genelde 150'nin üzerinde katılımla hizmetlerimize devam ediyoruz.' dedi.</p>Yöre halkı sunulan sağlık hizmetlerinden memnun<p>Aydoğdu köyü muhtarı Mevlüt Bülent Özyürek ise köyde yaşayan yaşlılara ve doktora gidemeyen engellilere sağlık hizmeti verildiğini anlattı.</p><p>Köy halkının hizmetten çok memnun kaldığını söyleyen Özyürek, 'Zaten zaman zaman aile hekimimiz köyümüzün nüfusuna göre geliyor, gerekli işlemleri yapıyor. Ayrıca, köyümüzde sağlık memuru da var. Yaşlı ve engelli olanlara evde bakım hizmeti veriliyor. Bundan da memnunuz. 'Alo' dediğimiz zaman ambulans 10 dakika içerisinde hizmet veriyor. Ben bugün burada yapılan programdan dolayı hocalarımıza, doktorlarımıza, sağlık memurlarımıza teşekkür ediyorum.' diye konuştu.</p><p>Köy sakinlerinden 79 yaşındaki Gülperi Balcı da tekerlekli sandalyeye bağımlı kaldığı için il merkezine gitmekte zorlandığını dile getirerek, 'Artık her ay sağlıkçı geliyor çok şükür. Buraya geldi, her ay gelse yeter bize. Sağlıkçılara ve muhtarımıza teşekkür ederim.' ifadelerini kullandı.</p><p>Yöre halkından 68 yaşındaki Fadime Keleş ise kent merkezine gitmeden doktorların gerekeni yaptığını belirterek, şunları söyledi:</p><p>'Biz de bu işten çok memnun kaldık. Sağ olsunlar sağlığımızı düşünüyorlar. Yaşlı olduğumuz için gidemiyoruz, devlet bizim ayağımıza geldi. Allah razı olsun devletimizden.'</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Emin Ferhat Sevilir, Özgür İlhan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Erzincan</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/en-ucra-koylere-kadar-goturulen-saglik-hizmeti-erken-teshise-katki-sagliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/en-ucra-koylere-kadar-goturulen-saglik-hizmeti-erken-teshise-katki-sagliyor.jpg" type="image/jpeg" length="73832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Okuryazarlık Seferberliği' ile 8 yılda 450 binden fazla kadın okuma yazma öğrendi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/okuryazarlik-seferberligi-ile-8-yilda-450-binden-fazla-kadin-okuma-yazma-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/okuryazarlik-seferberligi-ile-8-yilda-450-binden-fazla-kadin-okuma-yazma-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan 'Okuryazarlık Seferberliği' kapsamında 2018'den bugüne kadar açılan kurslarda 471 bin 734 kadın okuma yazma öğrendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) aldığı kararla 1967'den bu yana her yıl 8 Eylül, 'Uluslararası Okuryazarlık Günü' olarak kutlanıyor.</p><p>Gün kapsamında okuryazarlığın temel bir insan hakları meselesi olduğunu vurgulayan UNESCO, karşılıklı anlayışı, sosyal uyumu ve barışı teşvik etmek için okuryazarlığın önemine dikkati çekiyor.</p><p>Türkiye'de de okuryazarlık oranlarının artırılmasına yönelik yetişkinleri merkeze alan çalışmalar yürütülüyor.</p><p>AA muhabirinin Milli Eğitim Bakanlığından aldığı bilgiye göre, halk eğitim merkezlerinde rutin olarak yürütülen yetişkin okuma yazma çalışmaları 5 Şubat 2018'de yayımlanan Okuryazarlık Seferberliği Genelgesi ile hız kazandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Okuryazarlık Seferberliği ile okuma yazma bilmeyen vatandaşların okuryazar hale getirilmesi ve ilkokul düzeyinde öğrenim görmelerini sağlayacak İkinci Kademe Yetişkin Okuma Yazma Kurslarına yönlendirilmesi hedeflendi.</p><p>Kursiyerlerin Türkçeyi iyi konuşur hale getirilmeleri, temel aritmetik ve yurttaşlık bilgisini öğrenmeleri, günlük yaşamla ilgili temel bilgi, beceri ve davranışları kazanmaları da amaçlanıyor.</p>Bu yıl 100 bin kadın kurslara katıldı<p>Okuryazarlık Seferberliği kapsamında, 2018'den itibaren açılan kurslara 1 milyon 965 bin 802 kişi katılırken, bu kursiyerlerden 1 milyon 17 bin 631'i kursu başarıyla tamamlayarak okuma yazma kurslarından belge almaya hak kazandı.</p><p>Bu kişilerden 744 bin 303'ü 'Yetişkinler 1. Kademe Okuma Yazma Öğretimi ve Temel Eğitimi' ile okuryazarlık belgesi, 273 bin 328'i de 'Yetişkinler 2. Kademe Temel Eğitimi' başarı belgesini alarak ilkokul eğitim seviyesine ulaştı.</p><p>Yetişkin okuma yazma kurslarına son bir yılda 100 bin 3'ü kadın, 41 bin 526'sı erkek olmak üzere 141 bin 529 kursiyer katıldı.</p><p>Seferberliğin başladığı 2018'de Türkiye'de 15 yaş üstü okuma yazma bilmeyen kadın sayısı 1 milyon 872 bin 141 olarak tespit edildi. 2018'den bu yana 471 bin 734 kadının okuma yazma öğrenmesiyle, bu sayı 1 milyon 400 bin 407'ye geriledi.</p><p>Seferberliğin başlamasından bir yıl önce Türkiye'de 2 milyon 330 bin 640 olan 15 yaş üstü okuma yazma bilmeyenlerin sayısı, seferberliğin başlatıldığı 2018'de 2 milyon 197 bin 257'ye düştü.</p><p>Seferberlik sürecinde MEB tarafından 65 bölüm okuma yazma ders videosu çekildi, 3 okuma yazma öğretim programı ve 6 okuma yazma eğitim materyali geliştirilerek kursiyerlere ücretsiz dağıtıldı.</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Şeyma Güven</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/okuryazarlik-seferberligi-ile-8-yilda-450-binden-fazla-kadin-okuma-yazma-ogrendi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/okuryazarlik-seferberligi-ile-8-yilda-450-binden-fazla-kadin-okuma-yazma-ogrendi.jpg" type="image/jpeg" length="36991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'daki tarihi hamam satışları hissedarlar arası uyuşmazlıklarla arttı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/istanbuldaki-tarihi-hamam-satislari-hissedarlar-arasi-uyusmazliklarla-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/istanbuldaki-tarihi-hamam-satislari-hissedarlar-arasi-uyusmazliklarla-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da aktif olarak hizmet veren tarihi hamamların sayısı zaman içinde azalırken, son yıllarda satışa çıkarılan birçok hamam, hissedarlar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle alıcı bulamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Beden temizliğinin yanında sosyal hayat ve geleneklerin kesiştiği mekan olarak da değerlendirilen, kültürü ve özgün mimarisiyle dünya literatürüne giren Türk hamamları, her yıl yerli ve yabancı yüz binlerce misafiri ağırlıyor.</p><p>Tarihi ve kültürel dokusuyla hamam meraklıları için dünyanın en zengin şehirlerinden olan İstanbul, asırlık yüzlerce hamamı içinde bulunduruyor.</p><p>Fetihle birlikte inşa edilen ve bugün varlığını sürdüren asırlık hamamlar, 'hamam sefası' isteyenlerin uğrak mekanı olarak hizmet veriyor.</p><p>Ancak nüfus ve turist sayısındaki artışla birlikte müşteri sayısı da artan birçok tarihi hamam, hissedarlar arasındaki anlaşmazlıklar, çağa ayak uyduramama ve işletmeci bulunamaması sebebiyle kapanma noktasına geldi.</p>'Satılık hamam ilanları hissedar sayısının fazlalığından kaynaklanıyor'<p>İstanbul Hamam, Sıhhi Banyo, Kaplıca, Sauna ve Masaj Salonu İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Kalyon, AA muhabirine, Türk hamam kültürünü, tarihi hamamların özelliklerini ve şehirdeki hamamların durumunu anlattı.</p><p>Kalyon, insanlık tarihinde temizliğin önemini anlatarak, hamamların temizlik alışkanlığına kültür katarak katkı sağladığını söyledi.</p><p>İstanbul'un fethinin ardından bölgede hamam sayılarının önceki dönemlere göre hızla arttığını belirten Kalyon, tarihi hamamların çoğunlukla Fatih'in Suriçi bölgesinde bulunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kalyon, tarihi hamamların genellikle kubbeli olduğunu ve akustiğinin modernlerden farklı olduğunu dile getirdi.</p><p>İstanbul'da son yıllarda özellikle tarihi hamamların satışa çıkarıldığına dikkati çeken Kalyon, 'satılık hamam' ilanları ya da afişlerine sıkça rastlanılmasının hissedar sayısının fazlalığından kaynaklandığını vurguladı.</p><p>Hissedarı fazla olan hamamlarda anlaşmazlıkların yaşanabildiğini ve bu gibi yerlerin işletmeci bulmakta zorlandığını aktaran Kalyon, 'Satılık hamam sayısının artmasının sebebi, ailelerin anlaşamaması. Artık nesilden gelen bu tarihi hamamların hissedarları çoğalıyor, hissedarlar da işletmeci bulamıyor. Hissedarlardan ölenler oluyor. Bu sefer de satmak istiyorlar.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kalyon, kentte 2 bine yakın hamam bulunduğunun altını çizerek, şunları söyledi:</p><p>'İstanbul'da şu an tarihi hamamlardan 20-25, modern hamamlardan 150'ye yakın üyemiz bulunmaktadır. Aslında üyelerimizin az olmasının sebebi, şirketlerin odamıza kayıt olmamasından dolayı. Genel manada İstanbul'da otellerde hamamlar, modern hamamlar, SPA'lar var. Bu şekilde 1500-2 bine kadar İstanbul'da çalışan mevcut hamam var. Bazı tarihi hamamlar da süreç içinde yok oldu. İstanbul'da 200'e yakın tarihi hamam statüsünde mekan gözükmektedir ama zamanla yol geçmiştir, yıkılmıştır, terk edilmiştir. Hamam sayısı bu şekilde azalmıştır.'</p><p> </p>'Son zamanlarda Çinliler, Koreliler merak salmaya başladı'<p>Hem tarihi hem de modern hamamlarda müşteri sayılarının her geçen yıl arttığını aktaran Kalyon, turizme yönelik çalışan hamamların müşteri sayılarının daha fazla olduğunu anlattı.</p><p>Hamam tercihinde belirgin şekilde rol oynayan öncelikli başlıklara dikkati çeken Kalyon, konum, büyüklük ve yapı şeklinin müşterilerin tercihine etki ettiğini vurguladı.</p><p>Kalyon, hamamı 'sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından' şeklinde tanımlayarak, 'Hamam şifadır. Hamama gelen müşteri dinlenmeye geliyor, kesesini, masajını yaptırıyor, saunada terliyor, rahatlıyor, havuzda yüzüyor. Memnun olarak buradan gidiyor.' dedi.</p><p>Hamamların ülke ekonomisine ciddi katkı sunduğunu dile getiren Kalyon, 'Tarihi hamamlar turistlere hizmet ediyor. Ruslar, Almanlar, İngilizler, Yunanlar, Mısırlılar, Suudi Arabistanlılar geliyor. Son zamanlarda Çinliler, Koreliler merak salmaya başladı. Yerli vatandaşlarımız da havuz, kese ve masaj için tercih ediyor. Vatandaşımız 'şifa' dediğimiz olayı evde bulamıyor.' diye konuştu.</p><p>Kalyon, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği verilerine göre İstanbul Hamam, Sıhhi Banyo, Kaplıca, Sauna ve Masaj Salonu İşletmecileri Esnaf Odasının üye sayısı en hızlı azalan ve halihazırda en az üyesi bulunan odaların başında geldiğini kaydetti.</p><p>Bunun çeşitli sebeplerinin bulunduğunu aktaran Kalyon, 'Vergi mükellefiyetindeki konulardan dolayı şirket olanlar Ticaret Odasına kayıt oluyor, şirket olanlar bize kaydolmuyor. Şu anda genellikle şirketlerin açmış oldukları hamamlar turizme yatkın şirketler, oteller, müesseseler... 3-5 ortak yan yana gelip şirket kuruyor. Onlar da bize üye olmuyorlar.' bilgisini verdi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Kaan Bozdoğan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/istanbuldaki-tarihi-hamam-satislari-hissedarlar-arasi-uyusmazliklarla-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/istanbuldaki-tarihi-hamam-satislari-hissedarlar-arasi-uyusmazliklarla-artti.jpg" type="image/jpeg" length="41392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasanlar Barajı'nda doluluk yaklaşık 5 kat arttı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hasanlar-barajinda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hasanlar-barajinda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce'deki tarım arazilerinin sulanmasında önemli bir yere sahip olan ve İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan Hasanlar Barajı'nda doluluk geçen yılın 8 aylık dönemine göre bu sene yaklaşık 5 kat arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DÜZCE (AA) - Yığılca ilçesinden geçen Küçük Melen Çayı üzerine 1975'te hizmete alınan baraj, yörede su kaynakları yönetimi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi ile taşkın kontrolü için büyük önem taşıyor.</p><p> </p><p> </p><p>80 metre yüksekliği ve 100 milyon metreküp su tutma kapasitesiyle Düzce'de bulunan diğer iki aktif barajdan daha büyük olan Hasanlar, 10 bin 500 hektarlık alanın sulama ihtiyacını karşılayarak bölgedeki tarım faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlıyor.</p><p>Melen Havzası'nda konumlanması dolayısıyla da İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan barajda, geçen yıl 8 aylık periyodun sonunda yüzde 10,03 olarak ölçülen doluluk, bu yıl mevsimsel yağışların düzenliliği sayesinde yüzde 48,29'a yükseldi.</p>'Su bilinci konusunda çalışmalarımızı yapmalıyız'<p>Düzce Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız, AA muhabirine, bu yıl yağışların geçen seneye oranla düzenli olmasının özellikle barajlarda su seviyesini yükselttiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Su seviyelerinin yüksek oluşunun sevindirici olduğunu ancak su tasarrufu konusunda bilinçli davranmak gerektiğini belirten Yıldız, 'Önümüzdeki 3 veya 6 aylık dönemlerde yağış olmaması durumunu göz önünde bulundurmamız lazım. Bunun için su bilinci konusunda çalışmalarımızı yapmalıyız.' dedi.</p><p>Yıldız, şöyle devam etti:</p><p>'Toplumun suyu doğru kullanma, kıt suyla yaşamı sürdürebilme alışkanlığı edinmesi lazım. Çevre bilincinin oluşması lazım. Dolayısıyla ilkokullardan, anaokullarından başlayarak su sıkıntısı çeken bir ülke olduğumuzu anlatmak, çevre bilincini geliştirmek lazım. Su kaynaklarımızı nasıl sürdürülebilir halde kullanırızın bilincini yerleştirmemiz lazım.'</p>'Bu küresel sorunu bölgesel uyum tedbirleriyle hafifletmeliyiz'<p>'Suyu sadece bizim yaşamımızı, ekolojik döngüleri sağlayan değil, diğer canlıların da ihtiyacı olarak düşünmemiz lazım.' diyen Yıldız, sadece insan merkezli düşünüldüğünde ekolojik sıkıntı çekileceğinin altını çizdi.</p><p>Yıldız, ekosistem merkezli düşünerek suyun insan ve doğadaki diğer canlıların ortak ihtiyacı olarak düşünülmesi gerektiğini dile getirerek, 'Diğer canlıların haklarını gözetmeliyiz. Bu suyu ortak kullanmamız gerek. Sadece insan olarak bakamayız.' diye konuştu.</p><p>Doğanın iklim değişikliğine karşı verebileceği tepkilerden önce 'proaktif önlemler' (geleceği öngörerek alınacak önlemler) alınması gerektiğini belirten Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Su kıtlığı ve iklim değişikliklerinin etkilerini önlemler alıp daha hafif atlatma yollarını bulmamız lazım. Dolayısıyla bu mevsimsel kuraklığın iklimsel kuraklığa dönmemesi için çalışmalar yapmalı, mevsimsel kuraklığın etkilerini nasıl azaltabilirizin önlemlerini almalıyız. Bu küresel sorunu biz bölgesel uyum tedbirleriyle kendi bölgemiz açısından hafifletmeye çalışmamız lazım.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ömer Ürer</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Düzce</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hasanlar-barajinda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/hasanlar-barajinda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti.jpg" type="image/jpeg" length="35913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan okul alışverişinde 'ambalajsız ürünlerden kaçının' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-okul-alisverisinde-ambalajsiz-urunlerden-kacinin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-okul-alisverisinde-ambalajsiz-urunlerden-kacinin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, çocukların okul döneminde yoğun şekilde kullandığı kırtasiye ürünlerinin seçiminde sağlık açısından dikkatli olunması, kaynağı ve markası belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılması gerektiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Nihan Bayram, AA muhabirine, kırtasiye ürünlerinin oluşturabileceği risklerin, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyiyle yakından ilişkili olduğunu söyledi.</p><p>Özellikle okul öncesi dönemde çocukların çevrelerini nesneleri ağızlarına götürerek de keşfettiklerini, küçük yaşlarda bir nesnenin yiyecek olmadığını ayırt etme ve dürtü kontrolünün henüz tam gelişmediğini belirteren Bayram, 'Renkli, kokulu, şeker veya başka bir yiyecek görünümündeki bir silgi ya da oyun hamuru, küçük bir çocuk tarafından ağza alınabilir, ısırılabilir hatta yutulabilir. Bu nedenle risk değerlendirilirken yalnızca ürünün içeriğine değil, hangi yaş grubundaki çocuğun o ürünü nasıl kullanabileceğine de bakmak gerekir.' diye konuştu.</p><p>Bayram, küçük çocuklarda ağza alma davranışının hem küçük parçaların yutulması ve boğulma riskini hem de ürünün içerdiği kimyasal maddelere ağız yoluyla maruziyeti artırabileceğini, bu nedenle özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar için ürün seçiminde daha hassas davranılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Bazı kırtasiye ürünlerinde kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin, ftalatların, PAH adı verilen maddelerin veya nikelin bulunabileceğine işaret eden Bayram, söz konusu maddelerin oluşturabileceği riskin ürünün yapısına ve maruziyet şekline göre değiştiğini kaydetti.</p><p>Bayram, kurşun ve kadmiyumun bazı boya ve pigmentlerde bulunabileceğini dile getirerek, 'Kurşun içeren boyalı bir yüzeye kısa süre dokunulmasıyla kurşun zehirlenmesi beklemeyiz. Burada özellikle çocuklarda önemli olan maruziyet yolu, ürünü ağza alma, emme veya çiğneme ya da ele bulaşan maddenin el ve ağız yoluyla alınmasıdır.' diye konuştu.</p><p>Kurşunun yeterli miktarda ve tekrarlayan şekilde vücuda alınması halinde gelişmekte olan sinir sistemi ve kan yapımı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini aktaran Bayram, bazı ftalatların ise hormon sistemi ile üreme ve gelişim sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle sınırlandırıldığını ifade etti.</p>'Markası, kaynağı ve üreticisi belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı'<p>Bayram, yumuşak plastik silgiler, kalem kaplamaları, kalemlikler ve benzeri aksesuarlarda ftalatların gündeme gelebildiğini, burada temel kaygının tek seferlik cilt temasından ziyade özellikle küçük çocukların ürünleri ağızlarında tutması veya çiğnemesiyle oluşabilecek tekrarlayan maruziyet olduğunu belirtti.</p><p>Bayram, kauçuk, lastik ve bazı plastik materyallerde PAH'ların, kalemtıraş, pergel ve makas gibi ürünlerin metal bölümlerinde ise nikelin bulunabileceğini aktararak, nikele duyarlı çocuklarda tekrarlayan temasın alerjik kontakt dermatite, kaşıntı ve egzamaya yol açabileceğini kaydetti.</p><p>Bir ürünün yalnızca üretildiği ülkeye bakılarak güvenli veya güvensiz kabul edilmesinin doğru olmadığının altını çizen Bayram, 'Aynı ülkede hem uluslararası güvenlik standartlarına uygun üretim yapan firmalar hem de standart dışı üretimler bulunabilir. Dolayısıyla 'ithal ürün' veya 'Çin malı' olmak tek başına bir sağlık riski göstergesi değildir.' diye konuştu.</p><p>Tüketiciler açısından daha önemli unsurun ürünün izlenebilirliği olduğuna dikkati çeken Bayram, 'Veliler, üreticisi veya ithalatçısı belli, güvenilir satış noktalarından temin edilen ve gerekli ürün bilgilerini taşıyan ürünleri tercih etmeli. Markası, kaynağı ve üreticisi belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı, ürünün etiket ve güvenlik bilgileri mutlaka kontrol etmeli.' ifadelerini kullandı.</p>'Ürünün mevzuata uygunluğu değerlendirilirken hangi kategoriye girdiği de önem taşıyor'<p>Türkiye'de kimyasal maddelerin kullanımına ilişkin çeşitli düzenlemelerin bulunduğunu belirten Bayram, bazı ftalatların oyuncak ve çocuk bakım ürünlerinin plastik materyallerinde belirli sınırların üzerinde kullanılmasının yasaklandığını söyledi.</p><p>Bayram, kırtasiye ürünleri ile oyuncaklar arasında ayrım olduğunu, her kırtasiye ürününün oyuncak olarak değerlendirilmediğini, ancak oyun amacı taşıyan veya oyuncak niteliği bulunan bazı kırtasiye ürünlerinin oyuncaklara ilişkin özel güvenlik kurallarının kapsamına girebildiğini anlattı.</p><p>Bu nedenle uygulanacak güvenlik kurallarının ürünün niteliğine göre değişebildiğini ifade eden Bayram, 'Bir ürünün mevzuata uygunluğu değerlendirilirken ürünün hangi kategoriye girdiği de önem taşıyor.' dedi.</p><p>Bayram, bir kırtasiye ürününün yalnızca görüntüsüne veya kokusuna bakılarak kanserojen ya da sağlığa zararlı olduğunun söylenemeyeceğini belirterek, ürünlerin taşıdığı risklere göre laboratuvar analizlerinden geçirildiğini kaydetti.</p><p>Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzının yasaklanabildiğini, toplatılabildiğini ve sorumlu üretici veya ithalatçıya idari yaptırım uygulanabildiğini kaydeden Bayram, tüketicilerin de Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden güvensiz ürünlere ilişkin bildirimleri takip edebileceğini dile getirdi.</p>'CE işareti her kırtasiye ürününde aranması gerekiyor'<p>Bayram, okul alışverişinde velilerin yalnızca ürünün fiyatına veya çocukların ilgisini çeken görünümüne odaklanmaması gerektiğini vurgulayarak, üreticisi veya ithalatçısı belli, Türkçe kullanım ve güvenlik uyarılarını içeren, gerekli yaş sınırlamalarının belirtildiği ve izlenebilir ürünlerin tercih edilmesini önerdi.</p><p>Özellikle küçük çocuklarda küçük parça ve boğulma uyarılarının önem taşıdığını, keskin ve rahatsız edici kimyasal kokusu bulunan ürünlere karşı da temkinli olunması gerektiğinin altını çizen Bayram, şunları kaydetti:</p><p>'CE işareti her kırtasiye ürününde aranması gerekiyor. CE, bir ürünün genel anlamda kaliteli olduğunu gösteren bir kalite belgesi değildir. Ürünün tabi olduğu teknik mevzuatın temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygunluğunu gösteren bir işarettir. Çocuğun yaşına uygun, üreticisi veya ithalatçısı belli, Türkçe etiketi ve gerekli güvenlik uyarıları bulunan, izlenebilir ürünleri güvenilir satış noktalarından tercih edin. Özellikle küçük çocuklarda güvenli ürün seçiminin yanında kırtasiye malzemelerini ağıza götürmeme alışkanlığının kazandırılması ve kullanım sırasında gözetim de önemlidir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'Yumuşak plastik ürünlere, boyalara, oyun hamurlarına ve yapıştırıcılara dikkat edilmeli'<p>Memorial Bahçelievler Hastanesi Pediatri Bölümünden Uzm. Dr. Pınar Karadeniz ise kırtasiye ürünlerinde yalnızca kimyasal içeriğin değil, ürünlerin fiziksel özelliklerinin de çocuk sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini, küçük parçaların yutulması, solunum yoluna kaçması ile ürünlerin göz ve ciltle temasının da risk oluşturabileceğini belirtti.</p><p>Çocukların vücut ağırlıklarının daha düşük olması ve sinir ile hormonal sistemlerinin gelişimini sürdürmesi nedeniyle bazı kimyasallara karşı erişkinlerden daha hassas olabildiğini vurgulayan Karadeniz, kırtasiye ürünlerinde kurşun gibi toksik metaller, bazı ftalatlar, boya maddeleri ve çözücülerin önem taşıdığını dile getirdi.</p><p>Kurşun maruziyetinin çocuklar açısından özellikle önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, 'Kurşun maruziyetinde çocuklar için güvenli kabul edilen bir düzey yok. Uzun süreli maruziyet gelişmekte olan sinir sistemini etkileyebilir, öğrenme, dikkat, davranış ve bilişsel gelişim üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabilir.' dedi.</p><p>Karadeniz, 'Bazı ftalatlar ise hormonal sistem ve üreme sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle önem taşıyor. Bazı boya maddelerinden açığa çıkabilen aromatik aminler arasında kanserojen olarak sınıflandırılan maddeler de bulunuyor. Burada aileleri gereksiz yere endişelendirmemek de önemli. Bir ürünle temas etmek doğrudan kanser ya da başka bir hastalık gelişeceği anlamına gelmez. Risk, hangi maddeye, ne miktarda ve ne kadar süre maruz kalındığıyla ilişkilidir.' diye konuştu.</p><p>Küçük çocuklarda kokulu ve yiyeceğe benzeyen silgiler, kalem kapakları ve küçük parçalar konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Karadeniz, şunlar kaydetti:</p><p>'Yumuşak plastik ürünlere, boyalara, oyun hamurlarına ve yapıştırıcılara dikkat edilmeli. Çocuklara kırtasiye malzemelerini ağızlarına götürmemeleri öğretilmeli, boya ve oyun hamuru kullanımından sonra eller mutlaka yıkanmalı. Ailelere en önemli önerim, çocuğun yaşına uygun ürünleri seçmeleri ve gereksiz kimyasal maruziyeti mümkün olduğunca azaltmaları. Özellikle küçük çocuklarda çok yoğun kokulu, yiyeceğe benzeyen veya ağıza götürmeyi teşvik eden ürünlerden uzak durmak basit ama önemli bir koruyucu önlem.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hikmet Faruk Başer</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uzmanlardan-okul-alisverisinde-ambalajsiz-urunlerden-kacinin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/uzmanlardan-okul-alisverisinde-ambalajsiz-urunlerden-kacinin-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="17118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van'ın şehir hastanesi depreme dayanıklı teknolojiyle yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/vanin-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/vanin-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deprem riski yüksek Van'da Sağlık Bakanlığınca yapımına başlanan ve depreme dayanıklı teknolojiyle projelendirilen şehir hastanesinin inşaatı sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VAN (AA) - Edremit ilçesinde 1,5 yıl önce yapımına başlanan hastanede 210 ek poliklinik, 40 ameliyathane ve 168 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kentte sağlık hizmeti kapasitesinin artırılması amacıyla inşa edilen Van Şehir Hastanesi, depreme karşı dayanıklı olması için sismik izolatör teknolojisiyle projelendirildi.</p><p>Temelinde 516 sismik izolatörün kullanılacağı hastanenin kaba inşaatı hızla yükselirken, yeni hastane binasının kentteki 1500 yataklı mevcut hastane binasıyla birleştirilerek şehir hastanesi statüsüne kavuşturulması planlanıyor.</p><p>Toplam 410 bin metrekare kapalı alana ve 2 bin 300 yatak kapasitesine sahip olacak şehir hastanesinde, Van'ın yanı sıra çevre illerden gelecek hastalara sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.</p><p>İl Sağlık Müdürü Muhammed Tosun, AA muhabirine, hastanenin inşaat çalışmalarının yaklaşık yüzde 40'ının tamamlandığını söyledi.</p><p>Çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü belirten Tosun, şunları kaydetti:</p><p>'Hastane bittiğinde 410 bin metrekare kapalı alana sahip olarak halkımıza ve bölgemize hizmet edecek. Yeni hastane içerisinde 230 çiftli ve 570 tekli hasta odamız mevcut. Olağanüstü durumlarda tekli hasta odalarının hepsi çiftli hale gelebilecek şekilde dizayn edildi. Onun dışında 40 ameliyathane, 5 anjiyo odası, 168 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi inşa edilmekte. Bunların yanında kentte olmayan 50 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri binası inşa ediliyor. Böylelikle bu bina bittikten sonra ilimiz artık çevre illerden sevk alan sağlık merkezi haline gelecek. Bunun yanında çok az yaptığımız sevkleri de il dışına göndermeden halkımızı tamamen Van'da tedavi etmeyi amaçlıyoruz.'</p>'Şehir hastanesinin bitiş tarihi 2028'<p>Van'ın deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan Tosun, 'Bina, olabilecek depremlere karşı sismik izolatörlerle donatılacak. Sahada sismik izolatörlerin takılma işlemleri yapılıyor. Toplam 516 sismik izolatör kullanılacak. Deprem anında izolatörlerle binanın esneme katsayısı artarak bina herhangi bir zarar görmeden sağlık hizmetine devam edebilecek şekilde tasarlanıyor. Yüksek dereceli depremlere dayanıklı bir şekilde hastane dizayn ediliyor.' dedi.</p><p>İl ve ilçelerde önemli sağlık yatırımlarının yapıldığını dile getiren Tosun, 'Şehir hastanesinin bitiş tarihi 2028 yılı içerisinde ama hem yüklenici firma hem de Bakanlığımız daha erken teslim edebilmek için çalışmaları hızlı bir şekilde devam ettiriyor. Herhangi bir aksama olmazsa belirlenen tarihlerde hastaneyi halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz.' diye konuştu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Orhan Sağlam</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/vanin-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/vanin-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor.jpg" type="image/jpeg" length="46877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, PISA 2025'te OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiye-pisa-2025te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiye-pisa-2025te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına göre, Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında puanını en fazla yükselten ülke oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BRATİSLAVA (AA) - 91 ülkenin katılımıyla yapılan PISA 2025 sonuçları, tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı.</p><p>OECD tarafından 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye 2003'ten bu yana katılıyor. PISA araştırmasında 2003'te 41, 2006'da 57, 2009 ve 2012 yıllarında 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022'de ise 81 ülke yer aldı.</p><p>PISA 2025 nihai uygulaması, Türkiye'de 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te 12 bölgeden 56 ilde bulunan 203 okul ve 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi.</p><p> </p><p> </p><p>PISA sonuçlarına ilişkin kamuoyuna iki ayrı rapor sunuldu. Bunlardan biri MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan ülke raporu, diğeri ise OECD tarafından kaleme alınan ve 'www.oecd.org/pisa' adresinde yayımlanan rapor oldu.</p><p> </p><p> </p><p>Genel Müdürlükçe açıklanan ülke raporuna göre Türkiye, PISA 2025'te her üç alanda da 2022'den daha yüksek puan elde etti.</p><p>Türkiye'nin sıralaması, tüm ülkeler arasındaki sıralamada fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi.</p>Türkiye'nin ortalama puanı yükseldi<p>PISA araştırmasına Türkiye'nin katıldığı ilk uygulama olan 2003'e kıyasla, tüm dünyada ve OECD genelinde eğitim performansları belirgin bir şekilde düşerken Türkiye, fen bilimleri alanında 2003'te 434 olan puanını 60 puan artırarak 494'e yükseltti.</p><p>Türkiye, okuma becerilerinde 2003'te 441 olan puanını 31 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 423 olan puanını 39 puan artırarak 462'ye yükseltti.</p>Türkiye'nin her üç alanda da başarı sıralaması, yüzde 50'nin üzerinde yükseldi<p>PISA 2003'te 41 ülke yer alırken, PISA 2025'te katılımcı ülke sayısı 91 oldu. Ülke sayısındaki bu değişiklik nedeniyle Türkiye'nin uzun vadeli performansı, göreli sıralamayı gösteren yüzdelik dilim üzerinden karşılaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p> </p><p>Türkiye, PISA 2003'ten 2025'e üç alanda da göreli sıralamasını yükseltti. Fen bilimlerinde 2003'te 35'inci sırada bulunan Türkiye, bu araştırmada 19'uncu sıraya yükseldi. Böylece göreli sıralama konumunu yüzde 64 oranında iyileştirdi. Okuma becerilerinde 33'üncü sıradan 18'inci sıraya yükselen Türkiye, göreli sıralamasını yüzde 60 oranında iyileştirdi. Matematikte ise Türkiye, 34'üncü sıradan 28'inci sıraya yükseldi. Bu alanda göreli sıralama konumu yüzde 52 oranında iyileşti.</p>Türkiye, OECD ülkeleri arasındaki sıralamasını üst sıralara taşıdı<p>38 OECD üyesi arasında başarı grafiğini üst sıralara taşıyan Türkiye, fen bilimlerinde 14, okuma becerilerinde 13, matematik alanında ise 23'üncü sırada yer aldı. Böylece Türkiye, uzun vadede fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde de göreli sıralamasını yüzde 50'nin üzerinde yükseltmiş oldu.</p><p>Ayrıca OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülke oldu. Türkiye, aynı zamanda 2022 sonuçlarına kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Buğrahan Ayhan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiye-pisa-2025te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-pisa-2025te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="59981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Türkiye, PISA 2025'te fen bilimleri, okuma becerileri ve matematikte puanını artıran tek OECD üyesi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bakan-tekin-turkiye-pisa-2025te-fen-bilimleri-okuma-becerileri-ve-matematikte-puanini-artiran-tek-oecd-uyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bakan-tekin-turkiye-pisa-2025te-fen-bilimleri-okuma-becerileri-ve-matematikte-puanini-artiran-tek-oecd-uyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına göre fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülkenin Türkiye olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA/BRATİSLAVA (AA) - Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen 'PISA 2025 Bölgesel Toplantısı'na katıldı.</p><p>Burada konuşan Tekin, toplantı kapsamında PISA 2025 döngüsüyle ilgili Türkiye'nin tecrübelerini paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Slovakya Eğitim Bakanı Tomas Drucker'a da ev sahipliği için teşekkürlerini iletti.</p><p> </p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaklaşık 15 gün önce OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ile toplantı yaptıklarını anımsatan Tekin, Schleicher'in kendisinden PISA 2025 döngüsünde Türkiye'nin son 10 yılda attığı adımlar ve hangi adımlar neticesinde bu başarının elde edildiğine dair bir konuşma yapmasını istediğini belirtti.</p><p>Türkiye'de eğitimde son 10 yılda atılan adımların ne tür sonuçlar doğurduğuna dair tecrübelerini paylaşmak istediğini aktaran Tekin, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Frantisek Ruzicka ve Schleicher'in 2015'ten sonra Türkiye'nin PISA döngülerinde 'olağanüstü bir performans sergilediğine' dair ifadeler kullandığını söyledi.</p><p> </p><p> </p><p>Bilhassa 2000'li yılların başında üzerinde odaklandıkları ana konulardan birinin, eğitim için genel bütçeden ayrılan payın sıralamadaki düşüklüğü olduğunu vurgulayan Tekin, bu anlamda eğitime ayrılan kaynağın söz konusu yıllarda gerilerde olduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'de 2000'li yılların başında başta savunma ve güvenlik olmak üzere farklı sektörlere kaynak ayrıldığına işaret eden Tekin, 'Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olarak göreve başladığı 2002'den itibaren Türkiye'de genel bütçeden en yüksek pay eğitime ayrılmaya başlandı. Bunun önemli problemlerimizin çözümü için çok ciddi bir adım olarak literatüre geçmesini isterim. Çünkü bu gerçekten hem siyasal önceleme anlamında hem de ekonomik kaynak ayırma anlamında çok önemli bir adımdı.' dedi.</p><p> </p><p> </p>'Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının üzerine çıkmış durumdayız'<p>Bakan Tekin, 2000'li yılların başında eğitimde fırsat eşitliğinin temini noktasında atılması gereken adımlar olduğunu belirterek, o yıllarda Türkiye'nin coğrafi koşulları itibarıyla etnik, dini, politik ya da benzeri sebeplerle dünyanın her tarafında olduğu gibi eğitime erişme konusunda da sorunlar yaşandığını, bunun sonucunda fırsat eşitsizliğinin beraberinde geldiğini söyledi.</p><p>Bu kapsamda birtakım adımlar attıklarını ifade eden Tekin, 'Biz bu süreç içerisinde öğrencilerin kamu kaynaklarıyla merkezdeki okullara her gün taşınmasından öğretmenlerin eğitimde erişim sıkıntısı yaşanan okullara taşınmasına kadar, bölge yatılı okullar kurmaktan bilhassa özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın evinde, hastanede, ailesinin yanında eğitim imkanına erişmesine kadar sosyal eşitsizlikleri giderebilecek çok ciddi tedbirler aldık. Şu an ülke içerisinde özel servisler dışında her gün yaklaşık kamu kaynaklı beslenen 90 bin servis aracıyla çocuklarımızı eğitim öğretime eriştirmeye çaba sarf ediyoruz.' dedi.</p><p>Son 20 yılda derslik sayısındaki artışa değinen Tekin, bu dersliklerin hem fiziki kapasiteyi rahatlatma hem de daha nitelikli ortamlarda eğitim öğretim imkanının sunulması anlamında önemli bir adım olduğunu vurguladı.</p><p>Türkiye'de yaklaşık olarak 750 bin sınıfta 18 milyon öğrenciye eğitim öğretim hizmeti verdiklerinin altını çizen Tekin, şöyle devam etti:</p><p>'Bu anlamda attığımız önemli adımlardan bir tanesi öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının çok gerisindeydik. Şu anda hem derslik başına düşen öğrenci sayısı hem de öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamasının üzerine çıkmış durumdayız. Bu da bizim açımızdan önemli bir yenilik.'</p><p>Bakan Tekin, 2013 sonrası başlatılan FATİH Projesi ile 750 bin dersliğin tamamına internet erişiminin sağlandığını ve milyonlarca eğitim içeriğinin bulunduğu bir eğitim içerik portalı oluşturduklarını belirtti.</p>'Programlarımızda insan hakları, demokrasi ve adaletin tesisi gibi konuların eğitimin asıl meselesi olduğunu yerleştirmeye çalıştık'<p>Milli Eğitim Bakanı Tekin, dünyada şu anda temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, can güvenliği başta olmak üzere birçok bölgede insanların yaşama ve düşüncesini yayma gibi birçok konuda sorun yaşandığına dikkati çekti.</p><p>PISA ve OECD sayesinde dünyanın her tarafında eğitimin niteliğinin nasıl artırılabileceğine dair tedbirlerin ve örnek uygulamaların paylaşıldığını aktaran Tekin, şunları kaydetti:</p><p>'Ancak beni endişelendiren, endişeye sevk eden şöyle bir husus var; eğitimin niteliğini artırıp fen bilimlerinde, matematikte daha nitelikli gençler, çocuklar yetiştirip dünyada savaşların, insan hakları ihlallerinin, saldırıların yaygınlaştığı bir dünyayı hep beraber ortaya çıkarma riskimiz var. Dolayısıyla biz Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptığımız çok önemli bir iş var. 2024'te son adımını da attık. 12 yıllık zorunlu eğitim müfredatı içerisindeki programlarımızda insan hakları, demokrasi, dünyada barış ve adaletin tesisi gibi konuların eğitimin asıl meselesi olduğunu müfredatımızın içerisine kalın çizgilerle, önemle yerleştirmeye çalıştık.</p><p>Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda bizi teşvik ediyor. Bu konuda atılması gereken adımları, dünyaya barışı eğitimcilerin getireceğini, dünyada insan hakları ihlallerini öğretmenlerin ve okulların durduracağını burada hepimiz biliyoruz. O yüzden müfredatımızda bu değişiklikleri de yakın zamanda yaptık. Bunların neticesinde 2015 sonrasında hem matematik hem fen bilimlerinde performansını istikrarla artırabilen az sayıdaki ülkelerden biri olarak OECD raporlarında ifade edilen noktaya getirmiş olduk.'</p>'10 yıllık süreçte her üç alanda performansını yükseltebilen tek OECD ülkesi yine Türkiye oldu'<p>Bakan Tekin, 2003'ten itibaren katılmaya başladıkları PISA döngülerinde özellikle 2018 ve 2022 döngüleriyle güçlendiklerini, 2025 döngüsüyle de çok daha iyi bir noktaya geldiklerini bildirdi.</p><p>Türkiye'nin PISA 2025 döngüsünde ilk defa fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamalarının üzerine çıktığını vurgulayan Tekin, matematikte de bu ortalamaları yakaladıklarını söyledi.</p><p>Tekin, şöyle devam etti:</p><p>'Küresel ölçekte belirgin gerilemelerin yaşandığı bu 2022-2025 döneminde her üç alanda da performansını anlamlı biçimde yükselten tek OECD ülkesi Türkiye oldu. Bu yükselişi asıl kıymetli kılan taraf ise onun yalnızca bir ortalamanın artışından ibaret kalmamasıdır. Türkiye aynı dönemde hem en başarılı öğrencilerin oranını artıran hem de asgari düzeyin altındaki öğrencilerin oranını aynı şekilde azaltan iki OECD ülkesinden biri oldu. Yani hem zirvedeki öğrencilerimizi daha yukarıya taşıma çabası içerisinde olduk hem de en geride kalan çocuklarımızın ellerinden tutup onların yukarıya doğru taşınmasına yardımcı olduk. Bu tablonun bizim için çok ayrı bir anlamı var. OECD'nin uzun dönem analizlerine göre 2015'ten 2025'e uzanan bu 10 yıllık süreçte her üç alanda birden performansını anlamlı biçimde yükseltebilen tek OECD ülkesi yine Türkiye oldu.'</p>'Eğitimlere katılmayı zorunlu hale getirdik'<p>Tekin, 2023'ün yaz aylarından itibaren okullarda telefon kullanımını yasakladıklarını anımsatarak, aynı şekilde bu yıl öğretmenlerin de ders ortamında telefonla zaman geçirmemeleri gerektiğini kendilerine hatırlattıklarını ifade etti.</p><p>Ailelerin çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine pozitif katkı vereceklerini gördüklerini aktaran Tekin, 2023 yazından itibaren Türkiye'deki yaklaşık 18 milyon öğrencinin tamamının ailesine yönelik ebeveyn eğitimleri sürecini başlattıklarını dile getirerek, 'Bu yıl itibarıyla da okul öncesine, ilkokula ve ortaokula yeni başlayan çocuklarımızın ailelerine bu eğitimlere katılmayı zorunlu hale getirdik.' diye konuştu.</p><p>OECD ve PISA yöneticilerine teşekkürlerini ileten Tekin, 'Türkiye'de bugün burada konuştuğumuz güzel atmosferin oluşmasına sebebiyet veren Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu anlamda bizim her daim destekçimiz olan öğretmen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.' dedi.</p><p>Öte yandan, toplantıya katılan bakanlar aile fotoğrafı çektirdi.</p>'PISA 2025'te tarihi bir başarıya imza attık'<p>Tekin, NSosyal hesabından OECD tarafından uygulanan PISA 2025 sonuçlarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p><p>Paylaşımında PISA 2025 için hazırlanan videoya da yer veren Tekin, şunları kaydetti:</p><p>'PISA 2025'te tarihi bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık. Eğitimde attığımız kararlı adımların karşılığını almaya devam ediyoruz. Hedefimiz açık, eğitimde daha güçlü, başarılarıyla dünyada söz sahibi bir Türkiye.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Buğrahan Ayhan, Semih Erdoğdu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bakan-tekin-turkiye-pisa-2025te-fen-bilimleri-okuma-becerileri-ve-matematikte-puanini-artiran-tek-oecd-uyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-tekin-turkiye-pisa-2025te-fen-bilimleri-okuma-becerileri-ve-matematikte-puanini-artiran-tek-oecd-uyesi.jpg" type="image/jpeg" length="46353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan: Öğrendiği ilk kelimenin sevincini yaşayan her insanımız, verilen emeğin en güzel karşılığıdır]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/emine-erdogan-ogrendigi-ilk-kelimenin-sevincini-yasayan-her-insanimiz-verilen-emegin-en-guzel-karsiligidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/emine-erdogan-ogrendigi-ilk-kelimenin-sevincini-yasayan-her-insanimiz-verilen-emegin-en-guzel-karsiligidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 8 Eylül 'Dünya Okuma Yazma Günü' dolayısıyla paylaşımda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - - ''Haydi Kızlar Okula' çağrısıyla nice kız çocuğumuz okuluna kavuştu. 'Ana Kız Okuldayız' kampanyası, öğrenmenin yaşı olmadığını gösterdi. 'Okuryazarlık Seferberliği' binlerce vatandaşımızı harflerle buluşturdu. 'Nerede Kalmıştık' projesi ise yarım kalan öğrenim yolculuklarına devam etme imkanı sundu'</p><p>- 'Bugün kalem tutan her el, okula dönen her kızımız ve öğrendiği ilk kelimenin sevincini yaşayan her insanımız, verilen emeğin en güzel karşılığıdır'</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p>Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:</p><p>''Haydi Kızlar Okula' çağrısıyla nice kız çocuğumuz okuluna kavuştu. 'Ana Kız Okuldayız' kampanyası, öğrenmenin yaşı olmadığını gösterdi. 'Okuryazarlık Seferberliği' binlerce vatandaşımızı harflerle buluşturdu. 'Nerede Kalmıştık' projesi ise yarım kalan öğrenim yolculuklarına devam etme imkanı sundu. Ne mutlu ki hiçbir hayal imkansızlıklar yüzünden yarım kalmasın diye attığımız bu adımlar, yıllar içinde sayısız hayatı değiştirdi.</p><p>Bugün kalem tutan her el, okula dönen her kızımız ve öğrendiği ilk kelimenin sevincini yaşayan her insanımız, verilen emeğin en güzel karşılığıdır. Her birini gönülden tebrik ediyor, öğrenmenin gücünün ve bilginin bereketinin nice yüreğe ilham olmasını diliyorum.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Orhan Onur Gemici</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/emine-erdogan-ogrendigi-ilk-kelimenin-sevincini-yasayan-her-insanimiz-verilen-emegin-en-guzel-karsiligidir</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/emine-erdogan-ogrendigi-ilk-kelimenin-sevincini-yasayan-her-insanimiz-verilen-emegin-en-guzel-karsiligidir.jpg" type="image/jpeg" length="56272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikey Geçiş Sınavı yerleştirme sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/dikey-gecis-sinavi-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/dikey-gecis-sinavi-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, ön lisans eğitimlerini lisans programlarına tamamlamak isteyen adaylar için düzenlenen 2026 Dikey Geçiş Sınavı (2026-DGS) yerleştirme sonuçları açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 27 Ağustos-3 Eylül 2026 tarihlerinde tercihleri alınan 2026-DGS yerleştirme işlemleri tamamlandı.</p><p>Adaylar, yerleştirme sonuçlarına, ÖSYM'nin 'https://sonuc.osym.gov.tr' adresinden, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek.</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Betül Bilsel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/dikey-gecis-sinavi-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/dikey-gecis-sinavi-yerlestirme-sonuclari-aciklandi.jpg" type="image/jpeg" length="19897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, gönüllülük çalışmalarını 'İyilik Var' ile dijital ortama taşıyacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-gonulluluk-calismalarini-iyilik-var-ile-dijital-ortama-tasiyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-gonulluluk-calismalarini-iyilik-var-ile-dijital-ortama-tasiyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca 12 Eylül'de lansmanı yapılacak 'İyilik Var' dijital gönüllülük platformuyla, gönüllülük faaliyetlerine katılımın artırılması ve bireylerle kurumların toplumsal dayanışmaya katkı sunmasının sağlanması amaçlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, sosyal hizmet alanındaki çalışmalara gönüllü katkısının artırılması ve gönüllülüğün sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Bu kapsamda Bakanlıkça hayata geçirilecek 'İyilik Var' adlı dijital gönüllülük platformunun lansmanının 12 Eylül'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p><p>Platform aracılığıyla bireysel ve kurumsal gönüllülerin, Bakanlığın bağlı kuruluşları ve il müdürlükleri tarafından belirlenen ihtiyaç alanlarına yönelik etkinliklere katılması sağlanacak.</p>Çocuk, yaşlı ve kadınlar için faaliyetler düzenlenecek<p>Türkiye genelindeki ihtiyaçların analiz edilmesiyle oluşturulan tematik etkinlik havuzunda çocuklardan yaşlılara, kadınlardan engelli bireylere, şehit yakınları ve gazilerden sosyal yardım alan vatandaşlara kadar farklı gruplara yönelik gönüllülük faaliyetleri yer alacak.</p><p>Bu kapsamda Çocuk Evleri'nde kalan gençlerin üniversiteye hazırlık süreçlerine destek verilmesi, yaşlılara yönelik sanat, müzik ve ebru gibi kültürel etkinliklerin düzenlenmesi, kadınlara finansal okuryazarlık, kişisel gelişim ve mesleki eğitimler gibi yüzlerce farklı gönüllülük faaliyetinin sunulması planlanıyor.</p><p>Ayrıca platformda şehit yakınları ve gazilerle sosyal paydaşlık etkinlikleri düzenlenmesi, engelli bireylerin sosyal hayata katılımını destekleyecek erişilebilirlik, sanat ve sosyal etkinliklerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</p>Gönüllülere yönelik eğitimler verilecek<p>Gönüllüler, platform üzerinden ilgi alanları ve sahip oldukları yetkinliklere uygun etkinlikleri görüntüleyerek katılım sağlayabilecek. Faaliyetlerin daha nitelikli ve güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla platformda çeşitli eğitim modülleri de bulunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu kapsamda gönüllülere, engelli bireylerle iletişim, ilk yardım, kadın hakları ve yaşlı mahremiyeti gibi konularda eğitimler verilecek.</p><p>Bakanlığın il müdürlükleri ve bağlı kuruluşları da platforma entegre edilerek, etkinliklerin planlanması, gönüllülerin yönlendirilmesi ve faaliyetlerin takibine ilişkin süreçlerin koordinasyonu sağlanacak.</p>'İyilik Kapısı' ile esnaf ve meslek erbabı da sisteme dahil olacak<p>Öte yandan platformun önemli bileşenlerinden biri olan 'İyilik Kapısı' ile ülke genelindeki tüm ilçelerde esnaf ve serbest meslek erbabının ayni mal ve hizmet desteğinde bulunabilmesine imkan sunulacak.</p><p>Bakkal, terzi, tamirci, diş hekimi ve psikolojik danışman gibi farklı meslek gruplarından gönüllüler, sahip oldukları imkan ve uzmanlıkları ihtiyaç sahibi vatandaşların hizmetine sunabilecek. İhtiyaç sahibi vatandaşlar ise kendilerine tanımlanan tek kullanımlık dijital kodu kullanarak sunulan hizmetlerden yararlanabilecek.</p><p>Bu uygulamayla esnaf ve meslek erbabının desteğiyle ihtiyaç sahibi vatandaşların doğrudan buluşturulması ve geleneksel ahilik anlayışının dijital imkanlarla gönüllülük sistemine taşınması amaçlanıyor.</p>Düzenli gönüllülük teşvik edilecek<p>Platformda düzenli gönüllülüğü teşvik etmek amacıyla kademeli bir ödüllendirme sistemi de uygulanacak.</p><p>Gönüllülerin katıldıkları faaliyetlerin takip edilebildiği sistem sayesinde gönüllülük çalışmalarının daha planlı, izlenebilir ve ölçülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p><p>Web sitesi ve mobil uygulama üzerinden hizmet verecek platformla, Türkiye'nin farklı illerindeki gönüllülük imkanlarının tek bir dijital altyapıda buluşturulması ve vatandaşların ihtiyaç duyulan alanlarda gönüllü faaliyetlere daha kolay erişebilmesi sağlanacak.</p><p>Bakanlık, platform aracılığıyla gönüllülük kültürünün toplumun farklı kesimlerine yaygınlaştırılmasını ve bireylerin yanı sıra kurumların da sosyal sorumluluk çalışmalarına daha etkin şekilde dahil edilmesini amaçlıyor.</p><p>Ayrıca platforma ilişkin bilgilere 'www.iyilikvar.gov.tr' adresinden ulaşılabilecek. İnternet sitesinde, 12 Eylül'de gerçekleştirilecek lansman için geri sayım başlatıldı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Eylül Aşkın Akçay</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-gonulluluk-calismalarini-iyilik-var-ile-dijital-ortama-tasiyacak</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-gonulluluk-calismalarini-iyilik-var-ile-dijital-ortama-tasiyacak.jpg" type="image/jpeg" length="24674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ailelere okul çağındaki çocukları için boy-kilo takibi ve beslenme uyarısı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim öğretim dönemi yaklaşırken uzmanlar, çocukların boy ve kilo gelişiminin düzenli izlenmesi, okul döneminde ise yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra uyku ve fiziksel aktivite düzeninin korunmasının önem taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Fatih Gürbüz ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit, AA muhabirine, çocuklarda büyüme ve gelişmenin düzenli takibi ve sağlıklı beslenme konusunda ailelerin dikkat etmesi gerekenleri değerlendirdi.</p><p>Okul çağının çocukların fiziksel gelişiminin yakından izlenmesi gereken dönemlerden biri olduğuna işaret eden Gürbüz, büyümenin yalnızca mevcut boy ve kilo değerleri üzerinden değil, zaman içerisindeki değişim dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Gürbüz, tek bir ölçüm üzerinden çocuğun yaşıtlarına göre kısa ya da uzun olduğuna karar vermenin doğru olmadığını, büyümenin sağlıklı değerlendirilebilmesi için boy ve kilo ölçümlerinin zaman içindeki seyrinin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>''Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak' demek doğru değildir'<p>Ergenlik öncesindeki okul çağındaki çocuklarda yıllık uzama hızının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Gürbüz, 'Ergenlik çağına ulaşmamış okul çağındaki çocuklarda yıllık uzamanın en az 5-6 santimetre olması gerekiyor. Ailelerin en az 3 ila 6 aylık aralıklarla çocuklarının boy ve kilo takiplerini yaptırmaları, uzama hızlarının nasıl olduğunu hesaplatmaları çok önemli.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gürbüz, ailelerin büyümedeki yavaşlamayı günlük yaşamda bazı işaretlerden de fark edebileceğini, çocuğun uzun süre aynı kıyafetleri giymesi, ayakkabı numarasının değişmemesi, küçük kardeşiyle arasındaki boy farkının kapanması veya sınıf arkadaşlarıyla arasındaki boy farkının giderek açılmasının dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p><p>Anne ve babanın kısa olmasının, çocukta görülen boy kısalığının göz ardı edilmesi için gerekçe olmadığına işaret eden Gürbüz, 'Anne babanın kısa olması çocuğun illa ki kısa olması anlamına gelmiyor. Uzama hızında problem yoksa her şey yolunda denilebilir. Ancak uzaması yetersizse 'Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak.' demek doğru değildir.' dedi.</p><p>Büyüme geriliğinin altında farklı nedenlerin bulunabileceğini anlatan Gürbüz, en sık karşılaşılan nedenlerden birinin beslenme yetersizliği olduğunu, yeterli protein, vitamin ve mineral alamayan çocuklarda boy kısalığının görülebildiğini belirtti.</p><p>Gürbüz, tiroit ve çölyak hastalıkları, büyüme hormonu eksikliği ile kronik karaciğer ve böbrek hastalıklarının da büyümeyi etkileyebileceğine dikkati çekerek, boy uzamasında sorun olduğu düşünülen çocukların öncelikle çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde çocuk endokrinoloji uzmanına yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde yapılacak kontrollerin önemine işaret eden Gürbüz, 'Okullar açılmadan önce ailelerin mutlaka bir hekime başvurarak çocuklarının boy ve kilo takiplerini, ölçümlerini ve ergenlik muayenelerini yaptırmaları önemli. Erken ergenlik gibi bulguları varsa ileri tetkiklerin yapılması gerekiyor.' dedi.</p><p>Her çocuğun en az bir spor dalıyla uğraşmasının önemli olduğunu belirten Gürbüz, 'Erken yatmak çok önemli. Geç saate kadar ayakta durmak büyüme hormonu salınımını etkileyebildiği için çocukların erken yatması gerekiyor. Düzenli ve dengeli beslenme de çocukların büyümesi açısından gerçekten önem taşıyor.' diye konuştu.</p>'Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyor'<p>Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit de okul çağındaki çocuklarda beslenmenin hem içerik hem çeşit hem de miktar açısından dengeli olması gerektiğini söyledi.</p><p>Ailelerin beslenme çantası hazırlarken hassas gramaj hesapları yapmasına gerek olmadığını, çocuğun kendi el ölçülerinden yararlanılabileceğini belirten Yiğit, 'Parmakları saymadan bir avuç içi kadar protein, çocuğun o öğünü için yeterli olabilir. Kendi el ayası kadar tam tahıllı ekmek, bir avuç kadar çiğ badem, fındık veya ceviz ve yumruğu büyüklüğünde bir meyveyle dengeli bir öğün oluşturulabilir.' şeklinde konuştu.</p><p>Çocuğun okulda geçirdiği sürenin de beslenme planında dikkate alınması gerektiğini dile getiren Yiğit, tam gün okulda kalan çocukların beslenmesine meyve ve kuru yemiş gibi ara öğünlerin eklenebileceğini kaydetti.</p><p>Yiğit, serbest şeker içeriği yüksek ürünlerin çocuklarda kan şekeri ve insülin dengesini etkileyerek açlık-tokluk düzenini bozabildiğinin altını çizerek, 'Serbest şeker içeriği yüksek olan gıdalar, özellikle hazır meyve suları, kolalar, paketli gıdalar, kekler ve bisküviler sadece okul çantasında değil, çocuğun günlük beslenmesinde de olmamalı. Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p>'Çocuğun kahvaltısını yapıp okula gitmesi önemli'<p>Gereğinden fazla kalori alımının çocuklarda obezite, karaciğer yağlanması, kan şekeri ve lipid bozukluklarına yol açabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Yiğit, fazla yemenin boy uzamasını artırmadığını, çocukların ihtiyaçları kadar ve dengeli beslenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Yiğit, çocukların okula kahvaltı yaparak gitmesinin önemine değinerek, 'Okula gitmeden önce kahvaltısını yapmadığı zaman çocuk bir süre sonra acıkmaya başlıyor. Bu kez açlığını bastırmak için bisküvi, meyve suyu gibi serbest şeker içeriği yüksek ürünlere yönelebiliyor. Çocuğun hem akademik başarısı hem de vücut sağlığı için kahvaltısını yapıp okula gitmesi önemli.' şeklinde konuştu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Dilhan Türker Yıldız</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="12919"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
