<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2026 21:27:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-sekreteri-guterres-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-sekreteri-guterres-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurul Salonu'nda BM'nin 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından Guterres ile görüştü.</p><p>BM Genel Merkezi'ndeki görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na ilişkin hazırlanan defteri de imzaladı.</p><p>Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye tarafından BM Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktörlüğüne aday gösterilen Mehdi Eker ile Türkiye'nin New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal da yer aldı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Antonio Guterres ile görüşmesinde bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Zafer Fatih Beyaz</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-sekreteri-guterres-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-sekreteri-guterres-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="49045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-riza-gostermeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-riza-gostermeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu'ndaki 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Annalena Baerbock'a teşekkür etti, başkanlık görevini devralan Khalilur Rahman'a da başarılar diledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres'e de çabalarından dolayı teşekkür etti.</p><p>Bir üzüntüsünü dile getiren Erdoğan, şunları ifade etti:</p><p>'Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.</p><p>26 Haziran 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: 'Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.' demişlerdi. Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.'</p><p><br></p><p><br></p><p>'Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor'</p><p>Öyle çok uzağa gitmeye gerek olmadığını, sadece son bir yıldaki tabloya göz atmanın kafi olacağını belirten Erdoğan, 'Bakınız geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.' dedi.</p><p>Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, 'Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor.' diye konuştu.</p><p>İsrail'in saldırılarında ellerini ve ayaklarını kaybeden masum çocukların tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalıştığına dikkati çeken Erdoğan, Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>'Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan (Donald) Trump'ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1500'ü aşmıştır. Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail Hükümeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor.'</p><p><br></p><p>'Karşımızda öldürmeye doyamayan bir zihniyet var'</p><p>Kudüs'te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişiminin engellendiğini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor. Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.</p><p>Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur; bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar, derin bir hayal kırıklığı içindedir.'</p><p>Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Erdoğan, 'Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir'</p><p>Konuşmasında, BM Genel Sekreteri'nin BM80 Girişimi dahil bu yönde sarf ettiği samimi çabaları desteklediklerini belirten Erdoğan, bu reform iradesinin müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini beklediklerini söyledi.</p><p>Birleşmiş Milletler'e olan güvenin gerçekten artırılmak istenmesi durumunda yapılması gerekenlerin belli olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>'Gazze'de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA'ları, SİHA'ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan'da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. Birleşmiş Milletler'e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir. 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.'</p><p>'Mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz'</p><p>Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmaları gerekirken, diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum: Evvela uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz. Unutulmasın ki yapanın yanına kar kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur. İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız. Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk. Üçüncü olarak, işbirliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz. Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir. Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz. Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz. Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir. Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hakim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz. Bilinmelidir ki tekno-kutuplaşma ve dijital-hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.'</p><p>'Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğiz'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmadıklarını, attıkları her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurduğumuz Savunma İttifakı hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyor. Körfez'de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor. Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum. Gazze'de ise bir yıl evvel Şarm El-Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin: Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz.'</p><p>'Kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz'</p><p>Suriye'nin 14 yıllık zulmün ardından 8 Aralık Devrimi ile yeni bir yola girdiğini dile getiren Erdoğan, 'Cumhurbaşkanı (Ahmed) Şara'nın liderliğinde Suriye'nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Irak'la ilişkilere de değinen Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>'Bir diğer komşumuz Irak'ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır. Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak'la işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur. Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.'</p><p>'Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyon son bulmalı'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inandıklarını dile getirerek, 'Ege ve Doğu Akdeniz'de mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz. Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır. Bu vesileyle Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında istikrar adası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, 'Ülkemiz, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olarak kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir.' dedi.</p><p>Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur. Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir. Avrupa Birliği ile geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu AB'den de bekliyoruz. Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir. Balkan Barış Platformu'nda işbirliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz. Güney Kafkasya'ya bakışımız da son derece nettir: Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz. Sayın (İlham) Aliyev ile Sayın (Nikol) Paşinyan'ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor, destekliyoruz. Ermenistan ile yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.'</p><p>'Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimiz'</p><p>Türk Devletleri Teşkilatının yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel işbirliği modeli haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, 30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13'üncü Liderler Zirvesi'nin Teşkilatın önünde yeni kapılar, yeni ufuklar açacağını söyledi.</p><p>Erdoğan, aralık ayında Libya'da düzenleyecekleri 4'üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'nin 20 yılı aşkın süredir geliştirdikleri kurumsal ortaklıklarının sembolü olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Güney Asya'da Keşmir meselesi dahil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler Şartı ve kararları çerçevesinde diyalogla ele alınması önemlidir. Yapıcı hareket edildiği takdirde her türlü sorunun çözümü mümkündür. Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir. Sudan'da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına, Somali'de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır. Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir. Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir. Biz de Türkiye olarak bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz. Öte yandan, Yeniden Asya Girişimi'mizle, Asya-Pasifik'teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. ASEAN ile ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.'</p><p>'Sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin rızkını, yaşam kaynağını tabiattan aldığını ancak dünyanın çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunduğunu belirtti.</p><p>Hava, su ve toprağın yanında birçok canlının iklim değişikliğinden etkilendiğini ifade eden Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin ve Pasifik bölgesinin iklim krizini iliklerine kadar yaşarken, ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaştıklarına dikkati çekti.</p><p>Bu yıl kasım ayında Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacaklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>'Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız. Avustralya ile geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir 'Uygulama COP'u, özellikle COP31'i bizler için tüm dünyada birleştiğimiz bir birliktelik haline getirecektir. Bu fırsattan istifadeyle sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum. </p><p>Eşim Emine Erdoğan'ın 2017'de 'Dünya ortak evimizdir' diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü. Şurası bir gerçek ki iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum.'</p><p>'İsrafın önlenmesine katkı yapmaya hazırız'</p><p>Erdoğan, iklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlikenin de tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşması olduğunu söyledi.</p><p>Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğin çöpe gittiğine, 2 milyar tonun üzerinde gıdanın israf edildiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez. Türkiye olarak gerek israfın önlenmesi çalışmalarına gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Bu anlayışla Dr. Mehmet Mehdi Eker'i Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğüne aday gösterdik. Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya hızla değişirken insanlığın da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başladığını belirterek, Batı'da veba gibi yayılan İslam düşmanlığının bunların en başında geldiğini söyledi.</p><p>Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocuklarının son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kaldığına işaret eden Erdoğan, 'Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.' diye konuştu.</p><p>'Gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek'</p><p>Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmin de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlar olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>'Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür. Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz. Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir. Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir. Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir. Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekada da karşılaşıyoruz. Yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.'</p><p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi'nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesinin önemine vurgu yapan Erdoğan, 'Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir. Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna başvuracaklarını da çok iyi biliyorum.' dedi.</p><p>'Haksızlık karşısında susmayız'</p><p>Şair merhum Sezai Karakoç'un 'Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.' şiirini seslendiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.</p><p>Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir, ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz. Şüphesiz, karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir. Rabb'im yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun. Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 81'inci Genel Kulunu'na hitabının tam metni</p><p>BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 81'İNCİ GENEL KURULU HİTABI</p><p>(22 EYLÜL 2026, NEW YORK)</p><p>Sayın Başkan,</p><p>Değerli Devlet ve Hükümet Başkanları,</p><p>Sayın Genel Sekreter,</p><p>Kıymetli Delegeler,</p><p>Sizleri, şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyor, bu kürsüden sizlere bir kere daha hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum.</p><p>Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu'nun, başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbim'den niyaz ediyorum.</p><p>Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Sayın Baerbock'a teşekkür ediyor; Başkanlığı devralan Sayın Rahman'a da başarılar diliyorum.</p><p>10 yıla yakın süredir Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini tarafsızlıkla, hepsinden önemlisi cesaretle yürüten Kıymetli Dostum Sayın Guterres'e çabalarından dolayı tebriklerimizi, teşekkürlerimi iletiyorum.</p><p>Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim:</p><p>Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor.</p><p>Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır.</p><p>Bilinmesini isterim ki, Sayın ABBAS bizzat burada bulunamasa da, bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. </p><p>Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum. </p><p>Sayın Başkan, Değerli Üyeler:</p><p>26 Haziran 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken, üye ülkeler, büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi:</p><p>'Biz Birleşmiş Milletler halkları; bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.' demişlerdi.</p><p>Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti; ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.</p><p>Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok:</p><p>Sadece son bir yıldaki tabloya göz atmak kâfidir.</p><p>Bakınız: Geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p><p>Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a, 250 bin insan hayatını kaybetti.</p><p>Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.</p><p>Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı.</p><p>Yalnızca Gazze'de son 3 yılda, çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu.</p><p>Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor; eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor.</p><p>İsrail'in saldırılarında ellerini-ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor.</p><p>Gazze'deki hastanelerde, yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası şu anda hizmet veremiyor.</p><p>Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım:</p><p>Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir:</p><p>Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir.</p><p>Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.</p><p>Başkan Trump'ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500'ü aşmıştır.</p><p>Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail hükümeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor.</p><p>Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. </p><p>Kudüs'te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor.</p><p>Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor. </p><p>Şimdi değerli dostlarım:</p><p>Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim:</p><p>Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın.</p><p>Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir:</p><p>Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.</p><p>Karşımızda; öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var.</p><p>Karşımızda son derece vahim bir tablo var.</p><p>Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan; insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.</p><p>Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur:</p><p>Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hale gelmiş; daha doğrusu getirilmiştir. </p><p>Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir.</p><p>Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar, derin bir hayal kırıklığı içindedir.</p><p>Ama hatırlatmak isterim ki, bir gün herkes, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır.</p><p>Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz.</p><p>Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz.</p><p>Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz.</p><p>Bunun için, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum.</p><p>Sayın Genel Sekreterin, BM80 Girişimi dahil, bu yönde sarf ettiği samimi çabaları destekliyoruz.</p><p>Bu reform iradesinin, müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini bekliyoruz. </p><p>Tabii burada şu hakikati de çok net ifade etmek istiyorum:</p><p>Eğer Birleşmiş Milletler'e olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa, yapılması gerekenler bellidir:</p><p>Gazze'de çocuklar, güven içinde olacak.</p><p>Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA'ları, SİHA'ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek.</p><p>Lübnan'da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.</p><p>Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.</p><p>Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.</p><p>Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.</p><p>190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki, ne âdildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.</p><p>Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.</p><p>Değerli Dostlarım:</p><p>Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken, diğer yandan daha âdil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. </p><p>Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum:</p><p>Evvela uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz. </p><p>Unutulmasın ki; yapanın yanına kar kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur.</p><p>İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız. </p><p>Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi, her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk. </p><p>Üçüncü olarak, işbirliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz. </p><p>Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını, tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir. </p><p>Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.</p><p>Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz. </p><p>Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir.</p><p>Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.</p><p>Bilinmelidir ki; tekno-kutuplaşma ve dijital-hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin, ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır. </p><p>Kıymetli Delegeler:</p><p>Türkiye olarak, bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmıyoruz. </p><p>Attığımız her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışındayız.</p><p>Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan'la kurduğumuz Savunma İttifakı ile, hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz. </p><p>Körfez'de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için, ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor. </p><p>Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum. </p><p>Gazze'de ise bir yıl evvel Şarm El Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz. </p><p>Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor.</p><p>Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum.</p><p>Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin:</p><p>Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. </p><p>1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri, inşallah göreceğiz.</p><p>Dostlarım:</p><p>14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık Devrimiyle birlikte yeni bir yola girdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Şara'nın liderliğinde, Suriye'nin, her türlü iç ve dış tahrike rağmen, güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz.</p><p>Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.</p><p>Bir diğer komşumuz Irak'ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır. </p><p>Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere, bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak'la işbirliği içinde çalışıyoruz.</p><p>Rusya-Ukrayna savaşının ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur. </p><p>Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz.</p><p>Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.</p><p>Hürmüz Boğazında seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inanıyoruz.</p><p>Ege ve Doğu Akdeniz'de, mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz.</p><p>Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır.</p><p>Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum: </p><p>Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.</p><p>Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.</p><p>Kıymetli delegeler:</p><p>Türkiye; gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir. </p><p>Ülkemiz, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olarak, kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir.</p><p>Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur.</p><p>Türkiye'nin, güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir.</p><p>Biz, Avrupa Birliği'yle geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu Birlik'ten de bekliyoruz. </p><p>Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir.</p><p>Balkan Barış Platformu'nda işbirliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz.</p><p>Güney Kafkasya'ya bakışımız da son derece nettir:</p><p>Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz.</p><p>Sayın Aliyev ile Sayın Paşinyan'ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor; destekliyoruz.</p><p>Ermenistan'la yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.</p><p>Şunu da memnuniyetle ifade etmek isterim:</p><p>Türk Devletleri Teşkilatı, yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel işbirliği modeli haline gelmiştir.</p><p>30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13'üncü Liderler Zirvesi, Teşkilatın önünde inşallah yeni kapılar, yeni ufuklar açacaktır.</p><p>Aralık ayında Libya'da düzenleyeceğimiz 4'üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi ise 20 yılı aşkın süredir geliştirdiğimiz kurumsal ortaklığımızın sembolüdür.</p><p>Güney Asya'da Keşmir meselesi dâhil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler şartı ve kararları çerçevesinde, diyalogla ele alınması önemlidir.</p><p>Yapıcı hareket edildiği takdirde, her türlü sorunun çözümü mümkündür.</p><p>Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir.</p><p>Sudan'da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına; Somali'de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır. </p><p>Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir.</p><p>Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir. </p><p>Biz de, Türkiye olarak, bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz. </p><p>Öte yandan, Yeniden Asya Girişimimizle, Asya-Pasifik'teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.</p><p>ASEAN'la ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz.</p><p>Aynı şekilde, Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.</p><p>Değerli Üyeler: </p><p>Hepimiz rızkımızı, yaşam kaynağımızı tabiattan alıyoruz.</p><p>Ancak dünyamız, çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunuyor. </p><p>Hava, su, toprak, bunun yanında birçok canlı iklim değişikliğinden etkileniyor.</p><p>Gelişmekte olan ülkeler ve pasifik bölgesi iklim krizini iliklerine kadar yaşarken; maalesef ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaşıyor.</p><p>Bu yıl Kasım ayında Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağız.</p><p>Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız.</p><p>Avustralya'yla geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir 'Uygulama COP'u' haline getirmeyi hedefliyoruz. </p><p>Bu fırsattan istifadeyle, sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum.</p><p>Eşim Emine Erdoğan'ın 2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi, o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü.</p><p>Şurası bir gerçek ki; iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır.</p><p>Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür.</p><p>Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum.</p><p>Burada şu gerçeği de dikkatinize getiriyorum:</p><p>İklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlike, tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşmasıdır.</p><p>Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemek çöpe gitmekte, yani 2 milyar tonun üzerinde gıda israf edilmektedir.</p><p>Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada, adaletten bahsedilemez.</p><p>Türkiye olarak, gerek israfın önlenmesi çalışmalarına, gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız.</p><p>Bu anlayışla, Doktor Mehmet Mehdi Eker'i, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü'ne aday gösterdik. </p><p>Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.</p><p>Şunun da bilinmesinde fayda vardır:</p><p>Dünyamız hızla değişirken, insanlık da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başlamıştır.</p><p>Batıda veba gibi yayılan İslam düşmanlığı, bunların en başında geliyor.</p><p>Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocukları son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kalıyor.</p><p>Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.</p><p>Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizm de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlardır.</p><p>Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür.</p><p>Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz.</p><p>Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir.</p><p>Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir.</p><p>Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir.</p><p>Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekada da karşılaşıyoruz.</p><p>Yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.</p><p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi'nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesi mühimdir.</p><p>Değerli delegeler, çok kıymetli dostlarım:</p><p>Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir.</p><p>Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna baş vuracaklarını da çok iyi biliyorum.</p><p>Merhum bir şairimizin ifadeleriyle*:</p><p>'Onlar sanıyorlar ki,</p><p>Biz sussak mesele kalmayacak.</p><p>Halbuki biz sussak, tarih susmayacak.</p><p>Tarih sussa, hakikat susmayacak.</p><p>Onlar sanıyorlar ki,</p><p>Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.</p><p>Halbuki bizden kurtulsalar,</p><p>Vicdan azabından kurtulamayacaklar.</p><p>Vicdan azabından kurtulsalar, </p><p>Tarihin azabından kurtulamayacaklar.</p><p>Tarihin azabından kurtulsalar,</p><p>Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.'</p><p>Tayyip Erdoğan olarak; vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim.</p><p>Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.</p><p>Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:</p><p>Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz:</p><p>Ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.</p><p>Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır.</p><p>Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.</p><p>Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.</p><p>Rabbim yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun, diyorum.</p><p>Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum.</p><p>Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. </p><p>Kalın sağlıcakla:</p><p>*Şiir, Rahmetli Sezai Karakoç'a aittir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, New york</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-riza-gostermeyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-riza-gostermeyiz.jpg" type="image/jpeg" length="74946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi Genişletilmiş Meclis Toplantısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/imeak-deniz-ticaret-odasi-antalya-subesi-genisletilmis-meclis-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/imeak-deniz-ticaret-odasi-antalya-subesi-genisletilmis-meclis-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANTALYA (AA) - İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası (DTO) Antalya Şubesi Genişletilmiş Meclis Toplantısı gerçekleştirildi.İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, kentte bir otelde düzenlenen toplantıda, İMEAK'ın Antalya dahil deniz turizminin yoğun...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası (DTO) Antalya Şubesi Genişletilmiş Meclis Toplantısı gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, kentte bir otelde düzenlenen toplantıda, İMEAK'ın Antalya dahil deniz turizminin yoğun yaşandığı şubelerde çok iyi çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.</p><p>Dünyanın ve Türkiye'nin özellikle savaşlar nedeniyle farklı bir düzene evrildiğini dile getiren Kıran, bütün normların 2016'da özellikle Donald Trump'ın ABD başkanı seçilmesiyle değiştiğini ifade etti.</p><p>Savaşlardan ve salgından dünya deniz yolu ticaretinin etkilendiğini belirten Kıran, kurum olarak aksaklık olmasın diye yoğun bir şekilde çalıştıklarını vurguladı.</p><p>Göreve geldikleri günden beri sektörün genel ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Kıran, 8 yıllık süreçte ellerinden geldiğince üyelerin önünü açan ve sektörü daha ileriye taşıyacak işbirlikleri ve hizmetler gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p>İMEAK DTO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin de yetki verilirse bir dönem daha başkanlığa adaylığını koyacağını belirterek, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı şekilde hizmetlerine devam edeceğini anlattı.</p><p>Toplantıya, İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit, İMEAK DTO Antalya Şubesi Meclis Başkanı Berna Küner Vanmannekes ve üyeler katıldı.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/imeak-deniz-ticaret-odasi-antalya-subesi-genisletilmis-meclis-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/imeak-deniz-ticaret-odasi-antalya-subesi-genisletilmis-meclis-toplantisi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="34739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa günü düşüşle tamamladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/borsa-gunu-dususle-tamamladi-206</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/borsa-gunu-dususle-tamamladi-206" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,04 değer kaybederek 13.198,84 puandan tamamladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 138,85 puan azalırken, toplam işlem hacmi 147,5 milyar lira oldu.</p><p>Bankacılık endeksi yüzde 0,27 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 1,77 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,64 ile ulaştırma, en fazla kaybettiren ise yüzde 9,22 ile finansal kiralama faktoring oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açabileceğine ilişkin açıklamalar ve Suudi Arabistan'ın yeni petrol hatlarını devreye almasıyla petrol fiyatlarının 100 doların altına gerilemesi enflasyon endişelerini hafifletirken, yapay zeka hisselerine yönelik alımlar da fiyatlamaları desteklemeye devam ediyor.</p><p>Yurt içinde Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi ise gün içinde dalgalı bir seyir izlerken, 13.169,06 ile 13.370,03 puan aralığında hareket ederek günü satıcılı bir seyirle tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Analistler, yarın yurt içinde sektörel enflasyon beklentilerinin, finansal hizmetler güven endeksi ve hanehalkı beklenti anketinin, yurt dışında ise dünya genelinde Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.000 puanın destek, 13.400 ve 13.500 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Tunahan Kükürt</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/borsa-gunu-dususle-tamamladi-206</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/borsa-gunu-dususle-tamamladi.jpg" type="image/jpeg" length="96928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aleyna Çakır'ın ölümüne ilişkin davada karar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/aleyna-cakirin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/aleyna-cakirin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda 'Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin sanık Ümitcan Uygun'un 'intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme' ve 'eziyet etme' suçlarından yargılandığı davada karar açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, taraf avukatları, maktul Esen'in ailesi ve başka bir davada tutuklu yargılanan sanık Uygun hazır bulundu.</p><p>Mahkeme Başkanı, önceki celse esasa ilişkin mütalaanın açıklandığını hatırlatarak, son savunmasını yapmak üzere sanık Uygun'a söz verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uygun, maktul Esen'le tanıştıklarında ailesiyle görüşmediğini, kendisinin barıştırdığını anlatarak, 'Sürekli ortada bir cinayet varmış gibi konuşuluyor. Onu memleketime bile götürdüm, herkesle tanıştırdım. Sema için ailemi silmiştim. Onunla yeni bir hayat kurmuştum. Beraber yaşıyorduk.' dedi.</p><p>Esen'e sadece bir kez tokat attığını ve başına gelmeyenin kalmadığını öne süren Uygun, şu beyanda bulundu:</p><p>'Bütün bilgileri savcıya ben verdim. Sema'nın telefon şifresi, kendi telefonum, hesap şifreleri... Ben korksam, suçlu olsam bu bilgileri niye vereyim. Alnım ak, vicdanım rahat. Hiçbir kadının ölümüne sebep olmadım, hiçbir kadını öldürmedim. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum. Ben zaten Sema ile evlenmek niyetindeydim. Seviyordum, hala seviyorum. Deseler ki bugün yine aynı şeyler başına gelecek, ben yine aynı sevdaya razı olurdum.'</p><p>Söz alan maktul Esen'in annesi Hatun Esen ise şikayetinin devam ettiğini belirterek, 'Şikayetçiyim, ömür boyu müebbet almasını istiyorum. Benim çocuğum toprakta çürüyorsa, o da içeride çürüsün.' diye konuştu.</p><p>Müşteki avukatı Umur Yıldırım, gece saat 01.00'e kadar yaşanan olayları değerlendirerek, sanık Uygun'un maktulün evine gidip gitmediğinin bilinmediğini, asıl çözülmesi gereken konunun bu olduğunu savundu.</p><p>Avukat Yıldırım, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasını, hükümle beraber tutuklanmasını ve fuhuş suçundan da hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.</p><p>Söz alan sanık avukatı da dosyanın gündüz kuşağına uygun iddialar dile getirildiğini öne sürerek, 'Müvekkilimin Sema Esen'i intihara teşvik ettiği tek bir mesaj yoktur. Olay her yönüyle aydınlanmış ve müvekkilimin beraatini gerektiren her husus ortaya çıkmıştır.' beyanında bulundu.</p><p>Kararını açıklayan mahkeme, sanık Ümitcan Uygun'un 'intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme' suçundan 4 yıl hapisle cezalandırılmasına, 'eziyet etme' suçundan ise beraatine karar verdi.</p>Olayın geçmişi<p>Ümitcan Uygun, 3 Haziran 2020'de Ankara'nın Keçiören ilçesi Yükseltepe Mahallesi'nde yaşayan ve 'Aleyna Çakır' ismini kullanan kız arkadaşı Sema Esen'in evine gitmiş, kapıyı açmaması üzerine çilingir çağrılması sonrası kadının cesediyle karşılaşmıştı.</p><p>Olayla ilgili soruşturma başlatılmış, sosyal medyada erkek arkadaşının darbetmesi sonucu öldüğü iddiasıyla paylaşılan Çakır'a ait görüntülerin olaydan 1,5 ay önce çekildiği belirlenmişti.</p><p>Hazırlanan iddianamede, Esen'in ölümüne ilişkin sanık Uygun'un 'intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme' ve 'eziyet etme' suçlarından cezalandırılması istenmişti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Efsa Çağla Yavuz</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/aleyna-cakirin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/aleyna-cakirin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi.jpg" type="image/jpeg" length="72746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[WMO'ya göre El Nino'nun hızla güçlendiği son 2 ayda en yüksek sıcaklıklar kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/wmoya-gore-el-ninonun-hizla-guclendigi-son-2-ayda-en-yuksek-sicakliklar-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/wmoya-gore-el-ninonun-hizla-guclendigi-son-2-ayda-en-yuksek-sicakliklar-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Ekstrem Sıcaklık Hizmetleri Teknik Danışmanı Armel Castellan, sıcaklık artışına neden olan El Nino hava olayının hızla güçlendiğini ve kayıtlara geçen en sıcak 2 ayın geride bırakıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CENEVRE (AA) - Castellan ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) İnsani Yardım, Afet Eylemi ve Sağlık Acil Durumları Müdahaleleri Birimi Başkanı Teresa Zakaria, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında El Nino hava olayının sağlık ve iklim üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>'El Nino hızla güçleniyor ve kayıtlara geçen en sıcak 2 ayı geride bıraktık.' diyen Castellan, deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyelerde seyrettiğine işaret etti.</p><p>Castellan, El Nino'nun etkilerinin iklime duyarlı sektörlerde görüldüğünü ve giderek artacağını söyleyerek, '(El Nino) Bu olayın yıl sonuna doğru zirve yapmasını bekliyoruz ancak bu zirve noktası bir bitiş çizgisi değil, yalnızca öngörülen bir tarihtir. Etkileri bu tarihin çok ötesine uzanıyor.' diye konuştu.</p><p>El Nino'nun yalnızca sıcaklıkla ilgili bir mesele olmadığına değinen Castellan, WMO'nun eylül-kasım dönemi öngörülerinde, bazı bölgelerde normalin üzerinde yağış, diğerlerinde ise kuraklık riski yaşanacağına işaret edildiğini belirtti.</p><p>Castellan, 'Bu durum, sıcaklık faktörünün yanı sıra su güvenliği, beslenme ve vektör kaynaklı hastalıklar gibi konuları da gündeme getiriyor.' dedi.</p><p>WMO'nun 'sağlık için iklim hizmetleri' olarak adlandırdığı çalışmaları güçlendirmek adına ortaklarıyla işbirliği yaptığına da değinen Castellan, bu sayede tahminlerin sağlık yetkililerine doğru zaman ve formatta ulaşmasını sağlamak amacıyla sağlık ve meteoroloji camiaları arasında gerekli köprülerin kurulmasını hedeflediklerini söyledi.</p><p>Castellan, şunları kaydetti:</p><p>'Her El Nino olayı birbirinden farklıdır. Etkisi bölgeye ve mevsime göre değişir. Ayrıca diğer iklim etkenleriyle de etkileşime giriyor. Ancak bu El Nino, halihazırda rekor kıran sıcaklıklarla birleşmiş durumda. Bu olay 2026'nın sonlarında zirveye ulaştığında Güney Yarımküre'nin büyük bir kısmı ile Güney Afrika, Güney Amerika ve Avustralya, 2027'nin ilk aylarında en sıcak mevsimlerine girmiş olacak. Mevsimsel sıcaklıkların El Nino'nun etkisine eklenmesi, kuraklık, orman yangınları, duman ve bunların yol açtığı hava kirliliği risklerini artıracak. El Nino küresel bir sinyaldir ancak etkileri her zaman yerel düzeyde hissedilir. Bu olayın dünya genelinde süreceğinin neredeyse kesin olması, belirli bir bölge veya hastane üzerindeki etkilerinin de kesin olarak bilindiği anlamına gelmez.'</p>'El Nino, çeşitli hastalıklara yakalanma riskini de değiştirebilir'<p>DSÖ yetkilisi Zakaria ise El Nino'nun iklim olgusu dışında önemli bir halk sağlığı tehdidi olduğunu vurguladı.</p><p>Zakaria, 'El Nino, aşırı hava koşullarının artmasına katkıda bulunabildiği gibi hava koşullarındaki değişimler yoluyla çeşitli hastalıklara yakalanma riskini de değiştirebilir. Bu durum bir risk çarpanı görevi görür ve dünya genelinde sağlık üzerindeki etkilerinin görülmesi bekleniyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sıcaklığa maruz kalmanın insan vücudunun işleyişini doğrudan etkilediğine dikkati çeken Zakaria, bu durumun kalp ve damar, solunum, böbrek, metabolizma ve ruh sağlığı sorunlarını şiddetlendirerek ölümlere ve ciddi hastalıklara yol açabileceğine değindi.</p><p>Zakaria, 'Dünyanın pek çok yerinde sıcaklığa bağlı rahatsızlıkların yanı sıra orman yangını dumanı ve kötü hava kalitesiyle ilişkili solunum yolu hastalıkları da endişe kaynağı olacak. Kuraklık ve seller evleri ve geçim kaynaklarını yok edebilir, insanların yerinden edilmesine ve gıdaya, temiz suya ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin azalmasına neden olabilir. Sağlık tesisleri ve bunların kritik altyapıları sıklıkla sel ve kuraklıktan zarar görür.' diye konuştu.</p><p>El Nino'nun sağlık üzerindeki etkilerinin öngörülebilir olduğunun altını çizen Zakaria, bu risklerin birer krize dönüşmeden önce harekete geçmek adına ellerinde bir fırsat penceresi olduğunu söyledi.</p><p>Zakaria, '(El Nino'nun etkilerine karşı) DSÖ, hükümetleri, ortakları ve toplumları, hazırlık çalışmalarına şimdiden yatırım yapmaya ve hayat kurtarmak ile sağlık hizmetlerini korumak amacıyla erken harekete geçmeye çağırıyor.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Muhammet İkbal Arslan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Cenevre</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/wmoya-gore-el-ninonun-hizla-guclendigi-son-2-ayda-en-yuksek-sicakliklar-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/wmoya-gore-el-ninonun-hizla-guclendigi-son-2-ayda-en-yuksek-sicakliklar-kaydedildi.jpg" type="image/jpeg" length="15593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da Netanyahu'yu eleştiren siyasetçi Elif Eralp'e karşı 'antisemitizm suçlaması' kampanyası yürütülüyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/almanyada-netanyahuyu-elestiren-siyasetci-elif-eralpe-karsi-antisemitizm-suclamasi-kampanyasi-yurutuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/almanyada-netanyahuyu-elestiren-siyasetci-elif-eralpe-karsi-antisemitizm-suclamasi-kampanyasi-yurutuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de 20 Eylül'de yapılan eyalet meclisi seçiminde ilk sırayı alan Sol Partinin başbakan adayı Elif Eralp'e karşı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu eleştirdiği gerekçesiyle 'Yahudi karşıtlığı' suçlamaları yöneltiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BERLİN (AA) - Almanya Yahudiler Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, seçimden bir gün sonra Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşillere Sol Parti ile hükümet kurmamaları çağrısında bulundu.</p><p>Schuster'in gerekçesi, partinin seçim kampanyası sırasında antisemitik sloganlar atılması ve parti içerisinde Yahudi düşmanlığıyla yeterince kararlı mücadele edilmediği yönündeki değerlendirmesiydi.</p><p> </p><p> </p><p>İsrail'in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor da Alman medyasına yaptığı açıklamada, Sol Partinin seçim başarısının Yahudi toplumu açısından ciddi endişe yaratması gerektiğini savundu.</p><p>Prosor, partideki antisemitizmin artık yeni bir siyasi boyut kazandığını ileri sürdü ve Berlin'deki Yahudi yaşamı için 'doğrudan varoluşsal tehlike' ifadesini kullandı.</p><p>SPD ve Yeşiller de Sol Partinin antisemitizm konusundaki tutumunu koalisyon görüşmelerinin şartlarından biri haline getirdi.</p><p> </p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada da İsrail'i destekleyen birçok kullanıcı Sol Partinin Yahudi düşmanı olduğunu ileri süren paylaşımlar yaparak eyalet hükümetinde görev almaması gerektiğini savundu.</p><p>Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı olan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Serap Güler de seçimlerin ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Sol Partinin aldığı oy oranına ilişkin tartışmalı paylaşım yaptı.</p><p>Güler paylaşımında, Sol Partili seçmeni Yahudi karşıtı olmakla suçladı ve 'Berlinlilerin en az yüzde 24,5'inin antisemitizmle bir sorunu yok. Çok yazık. En azından diğer merkez partilerin bununla bir sorunu olmalı ve bu partiyi sorumluluk makamına getirmemeli.' ifadelerini kullandı.</p><p> </p><p> </p><p>Almanya'da Yeşiller Federal Eş Genel Başkanı Felix Banaszak da Berlin'de Sol Parti ve SPD ile kurulabilecek üçlü koalisyona açık olduklarını belirterek, Sol Partiden antisemitizmle mücadele konusunda net tutum beklediklerini söyledi.</p><p>Banaszak, 'Antisemitizmle mücadele konusunda açık bir taahhüde ihtiyacımız var. Aksi halde bizimle olmaz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Alman medyasında da Eralp ve partisini Yahudi karşıtı olmakla itham eden haberler dikkati çekiyor.</p><p> </p><p> </p><p>Welt gazetesi seçim sonrası 'İsrail karşıtı yoldaşlar, hükümetin planlarının önünde engel teşkil edebilir' başlığıyla parti içindeki İsrail karşıtı unsurları koalisyonun önündeki sorun olarak sunuyor.</p><p>Ayrıca Sol kesim de 'antisemitizm' başlığını koalisyon tartışmasının merkezine yerleştiriyor.</p><p>Kamu yayıncısı ZDF'te 'Sol Partinin Antisemitizm Sorunu' başlıklı bölüm yayımlanmıştı.</p><p>Ayrıca kanal, Sol gençliği içindeki antisemitik içeriklere yönelik iddialar hakkında da haber yaptı.</p>Sol Parti ve Elif Eralp Yahudi karşıtlığı suçlamasını reddetti<p>Sol Parti ise antisemitizm suçlamasının siyasi rakipleri susturmak veya damgalamak amacıyla kullanılmasına karşı çıktığını belirtiyor.</p><p>Sol Parti Eş Genel Başkanı Ines Schwerdtner, Yahudi karşıtlığı ile İsrail hükümetine yönelik eleştirinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.</p><p>Schwerdtner, CDU'nun Sol Partiye yönelik antisemitizm suçlamalarını siyasi amaçlarla kullandığını ifade ederek, bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı ve CDU'nun izlediği politikanın sonuçlarını sorgulaması gerektiğini belirtti.</p><p>Bununla birlikte İsrail hükümeti ve ordusuna yönelik eleştirinin antisemitizm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Schwerdtner, 'İsrail hükümetine yönelik eleştiriyle İsrail ordusuna yönelik eleştiriyi dikkatlice ayırmak gerekli. Bu, Yahudi karşıtlığıyla eşdeğer değildir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Sol Partinin Berlin eyalet başbakan adayı Elif Eralp, Yahudi karşıtı olduğu yönündeki suçlamaları reddederek İsrail hükümetine yönelik eleştirilerin araçsallaştırılmaması gerektiğini söyledi.</p><p>Eralp, 'İsrail hükümetine yönelik eleştirinin bir araç olarak kullanılmasına açıkça karşı çıkıyoruz. Ayrıca her türlü antisemitizme de karşı çıkıyoruz. Bence bu iki konuyu birbirinden net şekilde ayırmaya devam etmek gerekiyor.' dedi.</p><p>Federal Meclis'teki Sol Parti Grup Başkanı Heidi Reichinnek de partisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddetti.</p><p>Reichinnek, Deutschlandfunk radyosuna verdiği demeçte, bu konuda Sol Partinin net bir tutumu olduğunu belirterek, 'Kırmızı bir sınır var. Bu sınırı aşanların bu partide yeri yoktur.' dedi.</p><p>Berlin halkının hem eyalet hükümetinin hem de federal hükümetin politikalarını reddederek oy kullandığına işaret eden Reichinnek, 'Bir politika değişikliği istiyorlar. Uygun fiyatlı kiralar sunan güçlü bir sosyal parti istiyorlar ve bunu ancak Sol Parti sağlayabilir.' dedi. Reichinnek, 'Elif Eralp'in yeri, Başbakanlık binası.' diye konuştu.</p><p>Federal Meclis Başkan Yardımcısı Bodo Ramelow da Yahudiler Merkez Konseyinden gelen 'antisemitizm' iddialarına 'anlayış gösteremeyeceğini' belirtti.</p><p>Elif Eralp seçim kampanyası sırasında Yahudi yaşamının Berlin'de korunması amacıyla beş maddelik plan açıklamıştı.</p><p>Planda Yahudi kurumlarının korunması, Yahudi yaşamının görünürlüğünün artırılması ve antisemitizmle mücadele gibi başlıklar bulunuyordu.</p><p>Seçimde Sol Parti Berlin'de ilk sırayı alsa da eyalet parlamentosundaki sandalye sayısı, tek başına hükümet kurması için yeterli değil.</p><p>Sol Parti, Sosyal Demokratlar ve Yeşiller ile koalisyon hükümeti kurmak istiyor.</p>Berlin eyalet seçimleri<p>Almanya'da 20 Eylül'de yapılan Berlin eyalet meclisi seçimlerinde, başbakanlığa Elif Eralp'i aday gösteren Sol Parti, oylarını bir önceki seçime göre 13,4 puan artırarak yüzde 25,7 ile ilk sırayı almıştı. Eyalette ve federal hükümette iktidarın büyük ortağı olan Hristiyan Demokratlar ise 9,5 puan kaybederek yüzde 18,8 ile ikinci sıraya gerilemişti.</p><p>Berlin seçimlerinde oylarını 7,2 puan artıran Almanya için Alternatif Partisi (AfD) yüzde 16,3 ile üçüncü sıraya yerleşirken 4,1 puan kaybeden Yeşiller yüzde 14,3 ile dördüncü ve 6,3 puan kaybeden Sosyal Demokratlar yüzde 12,1 ile beşinci olmuştu.</p><p>Bu sonuçlara göre Sol Parti, eyalet meclisindeki 158 sandalyeden 47'sinin sahibi olurken kalan koltuklar Hristiyan Demokratlar 34, AfD 29, Yeşiller 26 ve Sosyal Demokratlar 22 şeklinde paylaşıldı.</p><p>Berlin'de hükümeti kurabilmek için 80 sandalye gerekirken diğer partiler AfD'yi koalisyon pazarlıklarına dahil etmek istemediklerini açıklamıştı. Sol Partinin de Yahudi karşıtlığı suçlamasıyla kenarda bırakılması halinde geriye tek seçenek, diğer üç partinin koalisyon kurması kalıyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Cüneyt Karadağ</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Berlin</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/almanyada-netanyahuyu-elestiren-siyasetci-elif-eralpe-karsi-antisemitizm-suclamasi-kampanyasi-yurutuluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/almanyada-netanyahuyu-elestiren-siyasetci-elif-eralpe-karsi-antisemitizm-suclamasi-kampanyasi-yurutuluyor.jpg" type="image/jpeg" length="69923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, rüzgar enerjisinde uluslararası işbirliğini artırmayı hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiye-ruzgar-enerjisinde-uluslararasi-isbirligini-artirmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiye-ruzgar-enerjisinde-uluslararasi-isbirligini-artirmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, rüzgar enerjisinde dayanıklı tedarik zincirleri ve güçlü sanayi kapasitesi için uluslararası işbirliğinin önemli olduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAMBURG (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, jeopolitik gerilimler, bölgesel çatışmalar ve küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıkların enerji güvenliği anlayışını değiştirdiğini belirterek, rüzgar enerjisinde dayanıklı tedarik zincirleri ve güçlü sanayi kapasitesi için uluslararası işbirliğinin önemli olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Demircan, WindEnergy Hamburg etkinliğinin açılış konuşmasında, son yıllarda yaşanan gelişmelerin kamu ve özel sektörün krizlere yanıt verme kapasitesinin yanı sıra enerji güvenliğine ilişkin yaklaşımları da sınadığını söyledi.</p><p> </p><p> </p><p>Enerji güvenliğinin yalnızca yeterli kaynağa sahip olmak anlamına gelmediğini ifade eden Demircan, 'Dayanıklı altyapı, güvenilir tedarik zincirleri, güçlü sanayi kapasitesi ve güvenilir uluslararası ortaklıklar da enerji güvenliğinin temel unsurları haline geldi.' diye konuştu.</p><p>Demircan, rüzgar enerjisinin Türkiye ve diğer ülkelerin enerji güvenliği stratejilerinde önemli bir yere sahip olduğunu, rüzgar enerjisinin yalnızca temiz elektrik üretiminde büyüyen bir kaynak değil, aynı zamanda önemli bir sanayi fırsatı sunduğunu dile getirdi.</p><p> </p><p>Türkiye'nin yıllar içinde deneyimli iş gücü, gelişmiş sanayi ekosistemi ve Avrupa piyasalarıyla yakın entegrasyon sayesinde güçlü rüzgar enerjisi üretim kapasitesi geliştirdiğini aktaran Demircan, 'Bu altyapının daha da güçlendirilerek ülkenin yeni teknolojiler için bölgesel bir üretim merkezi konumunun pekiştirilmesi hedefleniyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Rekabetçilik yalnızca emtialarla sağlanamaz'<p>Demircan, küresel ölçekte rekabetçiliğin yalnızca emtia ticaretiyle sağlanamayacağını, ekipman üreticileri arasındaki küresel işbirliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.</p><p>Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve dayanıklı hale getirilmesinin küresel rüzgar enerjisi kapasitesinin artırılması açısından önem taşıdığını kaydeden Demircan, bu nedenle uluslararası ortaklıkların kritik olduğunu vurguladı.</p><p>Demircan, Türkiye'nin kapılarının teknoloji sağlayıcıları, komponent üreticileri ve enerji yatırımcılarına açık olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:</p><p>'Hükümetler, sektör ve yatırımcıların birlikte hareket etmesi halinde yeni rüzgar enerjisi yatırımları hızlandırılabilir, küresel tedarik zincirleri güçlendirilebilir, daha rekabetçi ve dayanıklı bir sektör oluşturulabilir. Türkiye, yerleşik ve gelişmekte olan piyasalar arasında bağlantı kurarak sanayi kapasitesini ve büyüyen iç pazarını ortak hedeflere katkı sunmak için kullanmaya hazır. Uluslararası paydaşları somut işbirliği fırsatlarını değerlendirmeye davet ediyoruz.'</p><p>WindEnergy Hamburg'un ilk gününde Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Kamu-Özel İş Birliği Dairesi Başkanı Ali Kamil Özmen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya'nın yanı sıra çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla TÜREB Pavilyonu'nun açılışı gerçekleştirildi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Gülşen Çağatay</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiye-ruzgar-enerjisinde-uluslararasi-isbirligini-artirmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-ruzgar-enerjisinde-uluslararasi-isbirligini-artirmayi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="97534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Veliler Dikkat: Çocuğunuzu Bu Akımdan Koruyun!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/veliler-dikkat-cocugunuzu-bu-akimdan-koruyun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/veliler-dikkat-cocugunuzu-bu-akimdan-koruyun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada “Fire Challenge” adıyla yayılan kolonya yakma videoları, çocuklarda ağır yanıklara ve ölüme yol açabiliyor. Geçmişte 12 çocuğun hastanelik olduğu tehlikeli akım nedeniyle ailelere, öğretmenlere ve okul yönetimlerine önemli uyarılar yapılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Sosyal medya platformlarında paylaşılan tehlikeli akımlar, çocukların sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Bu içerikler arasında yer alan ve Türkiye’de “kolonya yakma akımı” olarak bilinen “Fire Challenge”, yanıcı maddelerin vücuda veya kıyafetlere sürülerek ateşe verilmesini içeriyor.</p>

<p dir="auto">Çocukların görüntü çekmek, arkadaşları arasında kabul görmek veya meydan okumaya katılmak amacıyla deneyebildiği bu davranış; ağır yanıklara, kalıcı izlere, sakatlığa ve ölüme neden olabiliyor.</p>

<h2 dir="auto">12 çocuk hastaneye kaldırılmıştı</h2>

<p dir="auto">Bursa Şehir Hastanesi Yanık Merkezi yetkililerinin 2023 yılında kamuoyuna yansıyan açıklamalarına göre, sosyal medyada gördükleri kolonya yakma akımını deneyen 12 çocuk yanık nedeniyle hastaneye başvurdu. Uzmanlar, bazı çocukların birbirlerini bu tehlikeli davranışa davet ettiğini bildirdi.</p>

<p dir="auto">Alkol içeren kolonya son derece kolay tutuşuyor. Alevler saniyeler içinde kıyafetlere ve vücudun geniş bölgelerine yayılabildiği için başlangıçta “oyun” veya “deney” olarak görülen davranış, kontrol edilemeyen sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<h2 dir="auto">İzmir’de bir çocuk yaşamını yitirdi</h2>

<p dir="auto">Tehlikeli akımın yol açabileceği sonuçları gösteren en acı olaylardan biri İzmir’in Bornova ilçesinde yaşandı.</p>

<p dir="auto">Basına yansıyan bilgilere göre Mert Yetiştiren, 17 Aralık 2024’te sosyal medyada gördüğü kolonya yakma videolarını taklit ederken ağır yaralandı. Hastanede tedavi altına alınan çocuk, günler süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Haber kaynaklarında çocuğun yaşı 10 veya 11 olarak farklı şekilde aktarıldı.</p>

<h2 dir="auto">Bilimsel araştırmalar ciddi yanık riskini gösteriyor</h2>

<p dir="auto">“Fire Challenge” üzerine yayımlanan bilimsel çalışmalar da bu tür sosyal medya meydan okumalarının ağır yaralanmalara neden olabileceğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Tıp literatüründe yer alan vaka incelemelerinde, yanıcı maddelerin vücuda sürülerek ateşe verilmesi sonucunda derin ve geniş alanları etkileyen yanıkların oluşabildiği bildiriliyor. Araştırmacılar, dikkat çekme ve sosyal medyada izlenme isteğinin çocuklarla gençleri tehlikeli davranışları taklit etmeye yöneltebildiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2 dir="auto">Aileler ve öğretmenler nelere dikkat etmeli?</h2>

<p dir="auto">Uzmanların uyarıları doğrultusunda ailelerin çocukların izlediği sosyal medya içeriklerini takip etmesi ve tehlikeli akımların sonuçlarını yaşlarına uygun bir dille anlatması gerekiyor.</p>

<p dir="auto">Kolonya, dezenfektan, çakmak ve benzeri yanıcı ürünler çocukların kolayca ulaşamayacağı yerlerde tutulmalı. Okullarda ise öğrencilerin bu tür meydan okumalara katılmasını önlemek amacıyla dijital güvenlik ve medya okuryazarlığı çalışmalarına ağırlık verilmeli.</p>

<p dir="auto">Herhangi bir yanık vakasında gecikmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verilmesi ve sağlık ekiplerinin yönlendirmelerine uyulması büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Gündem, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/veliler-dikkat-cocugunuzu-bu-akimdan-koruyun</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/kolonya-akim.png" type="image/jpeg" length="48741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19. Türkiye Yatırım Konferansı'nın ilk gününde yatırım fırsatları ele alındı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/19-turkiye-yatirim-konferansinin-ilk-gununde-yatirim-firsatlari-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/19-turkiye-yatirim-konferansinin-ilk-gununde-yatirim-firsatlari-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorlu küresel koşullara ve bölgede yaşanan savaşa rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü ve dayanıklı olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulundan (DEİK) yapılan açıklamaya göre, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından, 19'uncu Türkiye Yatırım Konferansı 21-23 Eylül'de New York'ta düzenleniyor.</p><p>Konferansın ilk günü kapsamında, Citi işbirliğinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın katılımlarıyla 'Türkiye'nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları Toplantısı' gerçekleştirildi.</p><p>Konferansta ayrıca, Concordia ile işbirliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla 'Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı', Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TCMB Başkanı Fatih Karahan ile Türk ve Amerikan iş dünyasının önde gelen 400'den fazla iş insanının bir araya geldiği 'Türkiye Yatırım Konferansı Akşam Resepsiyonu' gerçekleştirildi.</p><p>Bakan Şimşek ve TCMB Başkanı Karahan'ın katıldığı Türkiye'nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları Toplantısında eylül ayı başında açıklanan Orta Vadeli Program'ın (OVP) yol haritası ve Türkiye'nin yatırım ortamı ile öne çıkan sektörel fırsatlara yer verildi. Toplantıda, TCMB Başkanı Karahan, para politikası ve makroekonomik görünüme dair değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Toplantıda Türkiye ekonomisinin orta ve uzun vadeli görünümü ele alındı. Ayrıca, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, stratejik coğrafi konumu, gelişmiş ulaşım ve lojistik bağlantıları ile bölgesel pazarlara erişim imkanları, yeşil ve dijital dönüşüm, ileri imalat, savunma ve havacılık, sağlık ve sağlık turizmi, lojistik-ulaştırma ve dijital teknolojiler başta olmak üzere yüksek katma değerli yatırımlar açısından sunduğu fırsatlara değinildi.</p><p>Bakan Şimşek, toplantıda ABD'li doğrudan yatırımcılarla bir araya geldi.</p><p>Açıklamada toplantıdaki görüşlerine yer verilen Şimşek, zorlu küresel koşullara ve bölgede yaşanan savaşa rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü ve dayanıklı olduğunu vurgulayarak, 'Ekonomimiz şoklara karşı dayanıklı. Toplam borçluluk oranımızın düşüklüğü, kamu maliyesindeki hareket alanımız, azalan dış kırılganlıklar, artan uluslararası rezervler ve KKM'den çıkış da ekonomimizin dayanıklılığını artırdı.' ifadelerini kullandı.</p><p>Şimşek, Türkiye'nin yatırımcılara sunduğu fırsatlara değinerek, şunları kaydetti:</p><p>'Türkiye, büyük ve emsallerine kıyasla güçlü büyüyen bir ekonomi. Stratejik konumumuz, gelişmiş imalat ve hizmet sektörümüz, güçlü altyapımız ve nitelikli iş gücümüz sayesinde güvenilir bir tedarikçiyiz. Yeşil ve dijital dönüşümü, sanayide dönüşümü ve üretken altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Son açıkladığımız vergi teşvikleriyle de yatırım ve ihracat ortamını güçlendiriyoruz. Sektörel açıdan bakıldığında savunma sanayisi, turizm, sağlık turizmi, televizyon dizileri ve mobil oyunlar başta olmak üzere dijital hizmet ihracatında önemli fırsatlar görüyoruz. Savunma sanayisi, imalat sanayimizin dönüşümünde de önemli bir itici güç.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'Geleceğe yönelik net bir yol haritasına sahip olmayı önemsiyoruz'<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır'ın katıldığı 'Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı'nda ise Türkiye'nin yüksek teknoloji üretimi ve inovasyonda küresel bir merkez olma potansiyeli değerlendirildi.</p><p>Küresel üretim, tedarik zinciri ve ticaret dinamiklerinin dönüştüğü bu dönemde, Türkiye'nin yarı iletkenler, mobilite, yeşil enerji, ileri imalat, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, iletişim ve uzay gibi stratejik alanlardaki avantajları ile değer zincirinin farklı halkalarında tamamlayıcı yatırımlar kurma potansiyelinin ele alındığı toplantıda ayrıca yatırımcılara HIT30 Yatırım Teşvik Programı tanıtıldı.</p><p>DEİK Başkanı Nail Olpak ise sanayi ve yüksek teknolojide Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çekerek, 'Türkiye'nin 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, değer zincirinde yükselmek için net bir yön çiziyor. ABD'nin yapay zeka, yarı iletkenler ve yazılım alanlarındaki öncülüğüyle birlikte değerlendirildiğinde, ortak çalışmalar için önemli fırsatlar bulunuyor.' açıklamasında bulundu.</p><p>Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde önceliklerinin güven temelinde rekabet etmek ve işbirliği geliştirmek olduğunu ifade eden Olpak, şunları kaydetti:</p><p>'DEİK olarak 153 ülke bazlı İş Konseyimiz aracılığıyla Türkiye'nin potansiyelini dünyaya tanıtıyor, şirketleri doğru ortaklarla buluşturuyor ve iş dünyası, kamu kurumları ile yatırımcılar arasında köprü kuruyoruz. İş dünyası olarak en temel beklentilerimizden biri öngörülebilirlik. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı bir dönemde, geleceğe yönelik net bir yol haritasına sahip olmayı önemsiyoruz.'</p><p>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin de Türkiye'nin küresel ve bölgesel ölçekte giderek zorlaşan jeopolitik ve ekonomik koşullara rağmen dezenflasyon sürecindeki kararlılığını ve politika yönünü koruduğunu belirterek, 'OVP ve yatırım çerçevesi, ekonomik programın sürekliliğini ve Türkiye ekonomisinin verimlilik ve rekabet gücünü artırmaya yönelik reform iradesini ortaya koyuyor. Özellikle teknoloji transferi ve nitelikli istihdam sağlayan uzun vadeli doğrudan yatırımların Türkiye'ye kazandırılması, iş dünyamızın önümüzdeki dönemin önemli öncelikleri arasında yer alıyor.' ifadelerini kullandı.</p>Türkiye Yatırım Konferansı Akşam Resepsiyonu düzenlendi<p>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK), American Turkish Business Roundtable (ATBR) işbirliğinde, Türkiye Yatırım Konferansı Akşam Resepsiyonu, Ticaret Bakanı Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, TCMB Başkanı Karahan, DEİK Başkanı Olpak, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Özyeğin, Türk ve Amerikan iş dünyasından 400'den fazla temsilcinin katılımlarıyla New York'un tarihi yapısı Halk Kütüphanesinde gerçekleştirildi.</p><p>Geleneksel olarak her yıl düzenlenen resepsiyonda, Türk ve ABD'li iş dünyasına networking ortamı sunularak, iki ülkeden üst düzey kamu ve iş dünyası temsilcileri arasında yatırım ve işbirliği fırsatları değerlendirildi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Aylin Rana Aydin Kuş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/19-turkiye-yatirim-konferansinin-ilk-gununde-yatirim-firsatlari-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/19-turkiye-yatirim-konferansinin-ilk-gununde-yatirim-firsatlari-ele-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="55102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Uluslararası 21. Adli Tıp Günleri'nde ikinci gün oturumları gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uluslararasi-21-adli-tip-gunlerinde-ikinci-gun-oturumlari-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uluslararasi-21-adli-tip-gunlerinde-ikinci-gun-oturumlari-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Muhammet Şimşek: - 'Bağımlılığı sadece sağlık açısından değil, hukuki ve toplumsal yönleriyle de ele alıyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da bu yıl 21'incisi düzenlenen 'Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi'nde ikinci gün oturumları sona erdi.<br></p><p>Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi'nde düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) 'Global İletişim Ortağı' olduğu ve adli tıp başkanları, akademisyenler, yargı mensupları, ceza hukukçuları, avukatlar ile kriminal uzmanlarının katıldığı kongrenin oturumları gerçekleştirildi.</p><p>Kongrenin ikinci gününde 'Dünyada İnsan Hakları ve Bilirkişilik', 'Adli Travmatoloji ve Bilirkişilik', 'Adli Trafik ve Bilirkişilik' ve 'Dünyada Adli Tıp / Adli Bilimler ve Bilirkişilik' başlıklarında 4 oturum yapıldı.</p><p>Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Muhammet Şimşek, AA muhabirine, bu yıl kongrenin çok canlı geçtiğini ve 1150 kişiyi misafir ettiklerini söyledi.</p><p>Kongrede 40 ülkeden 175 katılımcının yer aldığını belirten Şimşek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kongremiz şu ana kadar çok iyi geçiyor. Aynı zamanda paralel salonlarda workshoplarımız devam ediyor. Bu yıl kongremizin ana temasını bağımlılık olarak belirledik. Bağımlılığı sadece sağlık açısından değil, hukuki ve toplumsal yönleriyle de ele alıyoruz. Özellikle uyuşturucu ve yeni nesil psikoaktif maddeleri, bağımlılıkla mücadele ve bilirkişilik kapsamında değerlendiriyoruz. Bu anlamda çok geniş bir katılımcı kitlemiz var. Bunlar güncel konuları bizlere aktarıyor. Türkiye'den yüksek katılımımız var ve üniversitelerden çok seçkin konuklarımız var. Detaylıca bağımlılık görüşünü ele aldılar.'</p><p>Şimşek, ana temanın yanı sıra yapay zeka, yapay zekanın adli bilimlerde kullanımı ve güncel gelişmeler konusunda detaylı sunumların oturumlarda görüşüldüğünü ifade etti.</p><p>Kongre 27 Eylül'de sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uluslararasi-21-adli-tip-gunlerinde-ikinci-gun-oturumlari-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-21-adli-tip-gunlerinde-ikinci-gun-oturumlari-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="71725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burdur'da boya yaptığı sırada fenalaşan kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/burdurda-boya-yaptigi-sirada-fenalasan-kisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/burdurda-boya-yaptigi-sirada-fenalasan-kisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURDUR (AA) - Burdur'da boya yaptığı sırada fenalaşan kişi hayatını kaybetti.Boya yapmak için Emek Mahallesi Yahya Kemal Caddesinde bir eve giden Mehmet Mutlu (55) burada fenalaştı.İhbar üzerine eve 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Sağlık ekibince yapılan kontrolde, Mutlu'un hayatını ka...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BURDUR (AA) - Burdur'da boya yaptığı sırada fenalaşan kişi hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Boya yapmak için Emek Mahallesi Yahya Kemal Caddesinde bir eve giden Mehmet Mutlu (55) burada fenalaştı.</p><p>İhbar üzerine eve 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><p>Sağlık ekibince yapılan kontrolde, Mutlu'un hayatını kaybettiği belirlendi.</p><p>Mutlu'nun cenazesi, incelemenin ardından otopsi için Burdur Devlet Hastanesi morguna götürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Burdur</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/burdurda-boya-yaptigi-sirada-fenalasan-kisi-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/burdurda-boya-yaptigi-sirada-fenalasan-kisi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="33876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay’da Eğitimin Yeni Tablosu: 254 Okul Tamamlandı, 47’sinde İnşaat Sürüyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-egitimin-yeni-tablosu-254-okul-tamamlandi-47sinde-insaat-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-egitimin-yeni-tablosu-254-okul-tamamlandi-47sinde-insaat-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Gülderen Anadolu Lisesi'nin öğretmenleri ve öğrencileriyle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Masatlı, yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması dolayısıyla merkez Antakya ilçesindeki liseyi ziyaret etti.</p>

<p>Sınıfları gezen Masatlı, eğitimcilerle görüştü, sohbet ettiği öğrencilere hediye verdi.</p>

<p>Masatlı, yaptığı açıklamada, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından kente 254 yeni okul kazandırıldığını, 47 okulun inşaatının devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim kurumlarından 145'inin güçlendirildiğini, 944'ünün de onarımdan geçirildiğini belirten Masatlı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biz eğitime yalnızca okul ve derslik sayısı açısından bakmıyoruz. Çocuklarımızın akademik başarılarının yanında onların güvenli ortamda eğitim alması, bilim, teknoloji, üretim ve yenilikçi düşünceyle buluşmalarını da son derece önemsiyoruz."</p>

<p>Masatlı, öğrencileri daha nitelikli eğitim ortamlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Asi Gazetesi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-egitimin-yeni-tablosu-254-okul-tamamlandi-47sinde-insaat-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260922-42538273-42538271-h-a-t-a-y-v-a-l-i-s-i-m-u-s-t-a-f-a-m-a-s-a-t-l-i-o-g-r-e-t-m-e-n-l-e-r-v-e-o-g-r-e-n-c-i-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="91656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haliç Üniversitesi'nden deprem bölgesine 3 bin 500 fidan]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/halic-universitesinden-deprem-bolgesine-3-bin-500-fidan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/halic-universitesinden-deprem-bolgesine-3-bin-500-fidan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın: - 'Öğrencilerimizin yalnızca kendi geleceğini değil, ortak geleceğimizi de düşünerek yetişmesini önemsiyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Haliç Üniversitesi, 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeni kayıt yaptıran 3 bin 500 öğrencisinin her biri adına deprem bölgesine birer fidan bağışladı.<br></p><p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, fidan bağışı çalışması Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği işbirliğinde gerçekleştirildi.</p><p>Yeni öğrencilerin üniversite yolculuğunu doğaya yapılan katkıyla bir araya getiren çalışma kapsamında, bağışlanan fidanların depremden etkilenen bölgelerde toprakla buluşturulması hedefleniyor. <br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üniversite, söz konusu adımla yeni öğrencilerinin katılımını yalnızca akademik bir başlangıç olarak değil, topluma ve geleceğe yönelik bir katkının parçası olarak ele alıyor.</p><p>Bilim, sanat, spor ve teknoloji alanlarındaki akademik çalışmalarını toplumsal fayda odaklı projelerle desteklemeyi önemseyen Haliç Üniversitesi, gerçekleştirilen fidan bağışıyla gençlerin üniversite yolculuğunu çevresel ve toplumsal sorumluluk bilinciyle buluşturuyor.<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın, çalışmanın üniversitenin sürdürülebilirlik anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti.</p><p>Aydın, gerçekleştirdikleri bağışla öğrencilerin üniversiteye attıkları ilk adımın anlamlı bir karşılığı olmasını istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Bir yandan depremden etkilenen bölgelerin yeniden yeşillendirilmesine katkı sunarken, diğer yandan öğrencilerimizin çevre ve toplumsal sorumluluk konusunda farkındalık kazanmasını amaçladık. Eğitim de, tıpkı bir fidan gibi, geleceğe yapılan bir yatırım. Attığımız küçük bir adımın yıllar sonra büyüyerek, topluma ve doğaya değer katacağına inanıyoruz. Öğrencilerimizin yalnızca kendi geleceğini değil, ortak geleceğimizi de düşünerek yetişmesini önemsiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/halic-universitesinden-deprem-bolgesine-3-bin-500-fidan</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/halic-universitesinden-deprem-bolgesine-3-bin-500-fidan.jpg" type="image/jpeg" length="34082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump, mühimmat stokunun azaldığına yönelik iddiaları reddetti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abd-baskani-trump-muhimmat-stokunun-azaldigina-yonelik-iddialari-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abd-baskani-trump-muhimmat-stokunun-azaldigina-yonelik-iddialari-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin mühimmat stokunun azaldığına yönelik iddiaların doğru olmadığını ve 'daha önce görülmemiş seviyelerde üretim yaptıklarını' savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Başkan Trump, sosyal medya hesabından, ABD'nin mühimmat deposunun düşük seviyelere indiğine yönelik iddialara ilişkin paylaşım yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İddiaların doğru olmadığını savunan Trump, 'Korkaklar ve hainler, Amerika Birleşik Devletleri'nin mühimmatının azaldığını söylemeye bayılıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Trump, 'Kullanacağımızı düşündüğümüzden çok daha fazla mühimmatımız var ve şu anda daha önce görmediğimiz seviyelerde üretiyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Son günlerde medyada, ABD'nin İran'a karşı İsrail ile ortaklaşa düzenlediği saldırılarla başlayan savaş nedeniyle ülkede mühimmat stokunun azaldığı yönünde haberler çıkmıştı.</p><p>ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) denetçisi tarafından 14 Eylül'de yayımlanan raporda da savaşın ABD'de mühimmat açığına ve tedarik zincirlerinde 'darboğaza' neden olduğu kaydedilmişti.</p><br><p>Muhabir: Emirhan Demir</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abd-baskani-trump-muhimmat-stokunun-azaldigina-yonelik-iddialari-reddetti</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/abd-baskani-trump-muhimmat-stokunun-azaldigina-yonelik-iddialari-reddetti.jpg" type="image/jpeg" length="90149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu, kendisine 'savaş suçlusu' diyen New York Belediye Başkanı Mamdani'yi tehdit etti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/netanyahu-kendisine-savas-suclusu-diyen-new-york-belediye-baskani-mamdaniyi-tehdit-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/netanyahu-kendisine-savas-suclusu-diyen-new-york-belediye-baskani-mamdaniyi-tehdit-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için ABD'ye gidecek olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kendisine 'savaş suçlusu' dediği için New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'yi tehdit etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KUDÜS (AA) - Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, 'Mamdani, BM'ye seni ifşa etmeye geliyorum' tehdidiyle bir video mesaj yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hamas'ı desteklediği iddiasıyla eleştirdiği Mamdani'nin New York'taki Yahudilere karşı isyanları ve kargaşayı kışkırttığını ileri süren Netanyahu, 'BM'ye geliyorum. Senin hakkında gerçekleri söyleyeceğim.' tehdidinde bulundu.</p><p><p>'Soykırım mimarı ve savaş suçlusu'<p>Mamdani, Netanyahu'nun BM Genel Kurulu toplantıları için New York'a gelmesi halinde Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) tutuklama kararını uygulayıp uygulamayacaklarına ilişkin, tutuklamaya yönelik bağımsız yasal yetkileri bulunmadığını ancak federal hükümetin bu adımı atması gerektiğini vurgulamıştı.</p><p>Netanyahu'yu 'soykırım mimarı' şeklinde niteleyerek New York'ta yerinin olmadığını kaydeden New York Belediye Başkanı, 'Netanyahu'nun yerinin Lahey olduğunu düşünüyorum. O, UCM tarafından suçlanmış bir savaş suçlusu.' değerlendirmesinde bulunmuştu.</p><p> </p><br><p>Muhabir: Faruk Hanedar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Kudüs</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/netanyahu-kendisine-savas-suclusu-diyen-new-york-belediye-baskani-mamdaniyi-tehdit-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/netanyahu-kendisine-savas-suclusu-diyen-new-york-belediye-baskani-mamdaniyi-tehdit-etti.jpg" type="image/jpeg" length="54856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli boksör Busenaz Sürmeneli, Avrupa Şampiyonası'nda 4. madalyasını garantiledi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/milli-boksor-busenaz-surmeneli-avrupa-sampiyonasinda-4-madalyasini-garantiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/milli-boksor-busenaz-surmeneli-avrupa-sampiyonasinda-4-madalyasini-garantiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgaristan'da devam eden 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda milli boksör Busenaz Sürmeneli, yarı finale yükselerek madalya kazanmayı garantiledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SOFYA (AA) - Başkent Sofya'daki Asics Arena'da düzenlenen organizasyonun gündüz seansında Busenaz Sürmeneli, kadınlar 70 kiloda ringe çıktı.</p><p>Son 3 dünya şampiyonasında altın madalya kazanan milli sporcu, Almanya'dan Leonie Müller ile çeyrek finalde karşılaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rakibine karşı üstün bir mücadele ortaya koyan Busenaz, müsabakayı 5-0 kazanarak adını yarı finale yazdırdı ve Avrupa'daki 4. madalyasını garantiledi.</p><p>Avrupa şampiyonalarında da 1 altın ve 2 bronz madalya kazanan Busenaz Sürmeneli'nin kariyerinde Tokyo 2020'de altın madalyanın yanı sıra 3 dünya şampiyonluğu bulunuyor.</p><p>Busenaz Sürmeneli, yarı finalde yarın Rus sporcu Nadezhda Golubeva ile karşılaşacak.</p>Busenaz Sürmeneli: 'Mutluyum, stresliydim çünkü yeni şeyler denedim'<p>Yarı finale yükseldiği için mutlu olduğunu belirten Busenaz Sürmeneli, sıklet değişikliği sürecinde zorlu bir hazırlık dönemi geçirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Mutluyum, stresliydim çünkü yeni şeyler denedim. 65'e düştüm. 66'da oynadım. Zaman geçtikçe kilo düşmek daha çok zorlaştı. Yeni bir 'challenge' başlattık, Buse ile beraber. Buse de 64'e çıktı, ben 70'e çıktım. Burada güzel bir çıkış yakalamak istiyoruz gerçekten. Çok iyi çalıştık. Kastamonu'da koşu bandında çok ağladım. Hocalar, 'Onun karşılığını burada alacaksın.' dedi. Öyle de oluyor, sağ olsunlar. Bize çok inanıyorlar, bize çok güveniyorlar. Ülkemizin desteğini, dualarını her zaman arkamızda hissediyoruz. İnşallah burada da altın madalyayla taçlandırmak istiyoruz. Bir sonraki maçlarımız daha zor olacak. Ama kazanmak istiyoruz. Gününde olan kazanacak.'</p><p>Sofya'da tribünlerden gördüğü desteğe de değinen Busenaz Sürmeneli, 'Çok güzel. Ülkede böyle gurbetçi abilerimiz, ablalarımız bizi geliyorlar, destekliyorlar. Dernekler var. Bunların daha çok olması lazım. Bugün ev sahibiydim, öyle diyeyim. Çünkü tribünler hep bana çalıştı. Pankartlarımızı bile yapmışlar. Çok sağ olsunlar. Her zaman böyle iletişimde olup milli takımlarımızı desteklememiz gerektiğini düşünüyorum. Sizler aracılığıyla tabii ki. Siz medyada bizi dahil ederseniz böyle ev sahibi gibi dövüşürüz.' diye konuştu.</p><p>Kilo düşürme sürecinin psikolojik açıdan da kendisini zorladığını vurgulayan Busenaz, yeni sıkletinin kendisine iyi geldiğini belirterek, 'Çok zorlandım, çok yıprandım psikolojik olarak. Hala her gün tartıya çıkıyorum. O psikolojiden hala çıkamadım, 1 sene geçti. Mehmet abi var burada, sağ olsun. Diyorum ki 'Mehmet abi yağlandım, yağlandım birazcık.' Diyorum ki 'Ne kadar güzel bir şeymiş ya.' Gerçekten çok zor. Arka planda görünmeyen çok şey var. Kilo düşen kardeşlerime Allah yardımcısı olsun. Ben bile 70'e kadar kilo düşüyorum. Siz düşünün. 65'e düşerken çok zorlanıyordum. Ama şimdi iyiyiz. Bu sıkletin bana iyi geldiğini düşünüyorum. İnşallah olimpiyatlara kadar elimden ne geliyorsa inişli çıkışlı devam etmeye çalışacağım.' ifadelerini kullandı.</p><p>Öte yandan şampiyonayı takip eden Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, karşılaşmadan sonra Busenaz Sürmeneli'yi tebrik etti.</p><br><p>Muhabir: Salih Ulaş Şahan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Sofya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/milli-boksor-busenaz-surmeneli-avrupa-sampiyonasinda-4-madalyasini-garantiledi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/milli-boksor-busenaz-surmeneli-avrupa-sampiyonasinda-4-madalyasini-garantiledi.jpg" type="image/jpeg" length="99932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli boksör Hatice Akbaş, Avrupa Şampiyonası'nda madalyayı garantiledi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-sampiyonasinda-madalyayi-garantiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-sampiyonasinda-madalyayi-garantiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgaristan'da devam eden 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda milli boksör Hatice Akbaş, yarı finale yükselerek madalya kazanmayı garantiledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SOFYA (AA) - Başkent Sofya'daki Asics Arena'da düzenlenen organizasyonun gündüz seansında Hatice Akbaş, 51 kiloda ringe çıktı.</p><p>Dünya ve olimpiyat madalyalı milli sporcu, İngiliz Ruby White karşısında ilk raundu kaybetmesine rağmen ikinci ve üçüncü raundu kazanarak müsabakayı 3-2 galip bitirdi ve adını yarı finale yazdırdı.</p><p>Kariyerinde ilk kez 51 kiloda mücadele veren Hatice, bu galibiyetle bronz madalya kazanmayı garantiledi ve kariyerinde eksik olan Avrupa madalyasına da ulaşmış oldu.</p><p>Milli sporcunun kariyerinde 1 olimpiyat gümüş madalyasının yanı sıra dünya şampiyonalarında birer altın ve gümüş madalyası bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hatice'nin mağlup ettiği 19 yaşındaki İngiliz boksör White ise gençler ve büyükler kategorisinde çıktığı 60. müsabakasında ikinci yenilgisini milli sporcu karşısında yaşadı.</p><p>Hatice Akbaş yarı finalde yarın Polonyalı Natalia Kuczewska ile karşılaşacak.</p>Hatice Akbaş'ın hedefi altın madalya<p>Yarı finale çıktığı için mutluluğunu dile getiren Hatice Akbaş, 'Biraz baskı ve heyecanım vardı. 1,5 yıla aşkın Esra (Yıldız) ablam, babam, Onur abim, Seyfullah hocamla birlikte Avrupa Şampiyonası için çalışıyoruz. Elimizden gelen mücadeleyi burada vermek istedik. Kariyerimde 22 yaş altında Avrupa şampiyonluğu var ama büyüklerde de bu başarıyı göstermek istiyorum. Şu an madalyayı garantiledik. Babama çok teşekkür ediyorum. Antrenörüm babam biliyorsunuz. Şu an o da gözyaşları içinde beni izliyor. Güzel bir mücadele verdim. Esra ablamla birlikte gerçekten yol arkadaşlığı yapıyoruz ve buradan altın almak istiyoruz. Onu da çok seviyorum. İnşallah birlikte İstiklal Marşı'mızı okutacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Rakibine 60 maçta ikinci yenilgisini yaşatan milli boksör, yarı finalde Polonyalı Natalia Kuczewska ile karşılaşacağını belirterek, 'Rakibim için bu skoru bilmiyordum. Bayağı güzel bir başarıymış o zaman kendim için de şu an gayet mutluyum. Polonyalı rakibimle de daha önce 'sparring' yaptık. Alacağımı düşünüyorum, inşallah. Rahat bir şekilde finale çıkacağız. Finalde de inşallah altın madalyayı alırız. Bronz yeterli değil, altın istiyoruz.' diye konuştu.</p><br><p>Muhabir: Salih Ulaş Şahan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Sofya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-sampiyonasinda-madalyayi-garantiledi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-sampiyonasinda-madalyayi-garantiledi.jpg" type="image/jpeg" length="98775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Ocağına Gidecek Olan Hataylılar Dikkat: Doktorlar İş Bırakıyor!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/saglik-ocagina-gidecek-olan-hataylilar-dikkat-doktorlar-is-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/saglik-ocagina-gidecek-olan-hataylilar-dikkat-doktorlar-is-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası, 28, 29 ve 30 Eylül 2026 tarihlerinde üç gün sürecek sendikal eylem kararı aldı. Eyleme katılan hekimlerin, acil durumlar dışında MHRS üzerinden randevu verilmeyen hastalara poliklinik hizmeti sunmayacağı açıklandı. Hataylı vatandaşların sağlık kuruluşlarına gitmeden önce randevularını kontrol etmeleri istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Hekim Birliği Sendikası, hekimlerin ekonomik, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ile sağlık kuruluşlarında güvenlik önlemlerinin artırılması talebiyle üç günlük eylem kararı aldığını duyurdu.</p>

<p dir="auto">Sendikanın açıklamasına göre eylem, <strong>28-29-30 Eylül 2026 tarihlerinde mesai saatleri içerisinde</strong> gerçekleştirilecek. Eyleme katılan hekimler, bu tarihlerde <strong>MHRS üzerinden randevu verilmemiş hastalara poliklinik hizmeti sunmayacak</strong>. Acil ve kesintisiz yürütülmesi gereken sağlık hizmetleri ise uygulamanın dışında tutulacak.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Hataylılar Gitmeden Önce Randevusunu Kontrol Etmeli</strong></h2>

<p dir="auto">Hatay’da aile sağlığı merkezleri ile diğer sağlık kuruluşlarına başvurmayı planlayan vatandaşların, mağduriyet yaşamamak için gitmeden önce MHRS kayıtlarını kontrol etmeleri ve ilgili sağlık merkeziyle iletişime geçmeleri tavsiye ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Eylem kararının <strong>bütün aile hekimlerinin çalışmayı tamamen bırakacağı anlamına gelmediği</strong>, uygulamanın eyleme katılan hekimlerle sınırlı olabileceği belirtiliyor. Hatay’daki hangi sağlık merkezlerinin ve hekimlerin eyleme katılacağına ilişkin yerel kapsam henüz netleşmedi.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Randevu Süreleri de Değişecek</strong></h2>

<p dir="auto">Sendika kararında, eylem süresince normal polikliniklerde randevu sürelerinin en az 10 dakika, diş hekimliği polikliniklerinde ise en az 30 dakika olacak şekilde düzenlenmesi de yer aldı.</p>

<p dir="auto">Vatandaşların <strong>MHRS mobil uygulaması, MHRS internet sitesi veya Alo 182</strong> üzerinden randevu bilgilerini kontrol etmeleri önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Murat Şamlı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Sağlık</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/saglik-ocagina-gidecek-olan-hataylilar-dikkat-doktorlar-is-birakiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2025/06/yunanistanda-2010dan-bu-yana-yaklasik-20-bin-doktor-yurt-disina-goc-etti.jpg" type="image/jpeg" length="51259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da 'Kadeş Barış Yolu Kültür Rotası' tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/adanada-kades-baris-yolu-kultur-rotasi-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/adanada-kades-baris-yolu-kultur-rotasi-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ADANA (AA) - Adana'da tarihi ve kültürel mirasın korunması amacıyla hayata geçirilen 'Kadeş Barış Yolu Kültür Rotası' projesinin tanıtımı yapıldı.Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığınca turizme katkı sunmak ve kentin tarihi hafızasını yaşatma hedefiyle başlatılan pro...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ADANA (AA) - Adana'da tarihi ve kültürel mirasın korunması amacıyla hayata geçirilen 'Kadeş Barış Yolu Kültür Rotası' projesinin tanıtımı yapıldı.</p><p>Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığınca turizme katkı sunmak ve kentin tarihi hafızasını yaşatma hedefiyle başlatılan projenin tanıtımı için Seyhan Çırçır Sanat Merkezi'nde etkinlik düzenlendi.</p><p>Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, programda, binlerce yıllık tarihi yeniden görünür kılacak bir proje hazırlandığını ifade etti.</p><p>Projede emeği geçenlere teşekkür eden Geçer, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kadeş Barış Yolu Kültür Rotası, Hititlerden Roma'ya, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan medeniyetlerin izlerini Adana'mızın doğal güzellikleri ve geleneksel yaşam kültürüyle buluşturmaktadır. Bu projeyle amacımız tarihi ve kültürel mirasımızı korumak, gelecek nesillere aktarmak, kırsal turizmi desteklemek, bölgemizin sahip olduğu değerleri dünyaya tanıtmak ve Türkiye'nin potansiyeline de değerli bir katkı sunmaktır.'</p><p>Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanı İlhan Taş ve Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kazım Serdar Girginer, katılımcılara rota hakkında bilgi verdi.</p><p>Ceyhan ilçesinden Tufanbeyli'ye uzanan ve 'Kadeş Barış Yolu Kültür Rotası' adı verilen 370 kilometrelik güzergahta, Misis, Sirkeli ve Tatarlı höyükleriyle Yılankale, Kozan, Feke ve Saimbeyli kaleleri, Anavarza ve Şar antik kentleri gibi çok sayıda tarihi yapı yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/adanada-kades-baris-yolu-kultur-rotasi-tanitildi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/adanada-kades-baris-yolu-kultur-rotasi-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="56026"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
