<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 25 Sep 2026 13:20:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay’ın Yeşil Altınında Hasat Başladı!]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayin-yesil-altininda-hasat-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayin-yesil-altininda-hasat-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da 2026 zeytin sezonunun ilk hasadı Altınözü’nde başladı. Karşı Mahallesi’nde zeytin toplanmaya başlandı. Sofralık zeytinle açılan hasat dönemi, yağlık zeytinin olgunlaşmasıyla sonbahar boyunca genişleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay’da zeytin hasadı için bekleyiş bazı ilçelerde sona erdi. Hasat zamanı zeytinin çeşidine, sofralık ya da yağlık olarak değerlendirilecek olmasına ve meyvenin olgunluğuna göre değişiyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><img alt="Zeytinyağı Denetim (3)" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/08/zeytinyagi-denetim-3.webp" width="640" /></h1>

<h1><strong>Hatay’da Zeytin Ne Zaman Toplanır?</strong></h1>

<p>Yeşil sofralık zeytinde ilk hasat eylül ayında başlıyor. Başta Altınözü olmak üzere diğer ilçelerde de bu yıl zeytinde hareketlilik yaşanıyor. Yağlık zeytinde ise hasat daha geç yoğunlaşıyor; Tarım ve Orman Bakanlığının yetiştiricilik bilgilendirmesinde yağlık zeytin için genel dönem kasım–aralık olarak belirtiliyor. Üreticinin toplama kararında takvim kadar meyvenin olgunluğu da belirleyici oluyor. </p>

<h1><img alt="88 Yaşındaki Emine Nine Zeytin Hasadında" class="detail-photo img-fluid" height="undefined" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2025/11/88-yasindaki-emine-nine-zeytin-hasadinda.jpg" width="undefined" /></h1>

<p>Hatay için önemli olan zeytin, Hatay’da binlerce ailenin gelirini ve yerel gıda üretimini ilgilendiriyor. Hatay Valiliğinin <strong>2025 sezonu için açıkladığı beklenti</strong>, yaklaşık <strong>570 bin dekar alanda 201 bin ton zeytindi</strong>. Bu rakam geçen yıla ait bir rekolte beklentisiyken bu sene yani <strong>2026 hasadının gerçekleşmiş üretiminin artması bekleniyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALTINÖZÜ, Genel, Gündem, HATAY, Tarım</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayin-yesil-altininda-hasat-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/03/kahramanmarasta-zeytin-ureticilerine-budama-ve-gubreleme-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="96746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karmod'un plastik depoları Fransa'da endüstriyel tarımda kullanılacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/karmodun-plastik-depolari-fransada-endustriyel-tarimda-kullanilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/karmodun-plastik-depolari-fransada-endustriyel-tarimda-kullanilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSTANBUL (AA) - Karmod, endüstriyel tarım alanında kullanılması amacıyla Fransa'da faaliyet gösteren bir firmaya polietilen plastik su depoları ihraç etti.Şirketten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karmod Plastik Grubu Genel Müdürü Talay Öztürk, damla sulama ve gübrelemede kullanılmak üzer...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Karmod, endüstriyel tarım alanında kullanılması amacıyla Fransa'da faaliyet gösteren bir firmaya polietilen plastik su depoları ihraç etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şirketten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karmod Plastik Grubu Genel Müdürü Talay Öztürk, damla sulama ve gübrelemede kullanılmak üzere 75 adetten oluşan plastik depoların Fransa'nın Puy-de-Dome şehrindeki tarım alanına sevk edildiğini belirtti.</p><p>Plastik depoların dayanım ve pratik kullanımıyla tarım üretim sahalarında tercih edildiğini vurgulayan Öztürk, polietilen depolama tanklarının konutlarda, su depolamada ve kimya sektöründe özel sıvıların muhafazası gibi birçok alanda kullanıldığını kaydetti.</p><p>Öztürk, tarım sektörünün de bu kullanım yerleri arasında olduğunu vurgulayarak, plastik depoların endüstriyel tarımda, gübre ve ilaç depolamasında, damla sulama sisteminde ve yağmur hasadında yoğun olarak tercih edildiğini anlattı.</p><p>Bu depoların dayanımlı olduğunu, bakımının da çok kolay şekilde yapılabildiğini ifade eden Öztürk, ayrıca depoların yer değiştiren sulama sisteminde pratikliğiyle kolay çözüm içerdiğini aktardı.</p><p>Öztürk, ölçü çeşitliliğiyle plastik depoların, tarım alanlarındaki farklı bitkilere özel kullanım alternatifi sunduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:</p><p>'Polietilen plastik depolarda 50 litreden başlayarak 40 ton kapasiteye kadar yatay, dikey, silindirik ve dikdörtgen ölçülerde tek gövde üretimlerimiz bulunuyor. Tarım alanlarında ağaçtan küçük bitkilere gübreleme ve damla sulama için en ideal ölçüleri bulmak mümkün. Fransa'nın Puy-de-Dome şehrinde bulunan endüstriyel tarım çiftliği için 70 adet 50 litre dikey, 5 adet 10 ton kapasiteli plastik depo üretimini gerçekleştirerek sevk ettik. Depolar damla sulama ve gübreleme uygulamalarında kullanılacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/karmodun-plastik-depolari-fransada-endustriyel-tarimda-kullanilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/karmodun-plastik-depolari-fransada-endustriyel-tarimda-kullanilacak.jpg" type="image/jpeg" length="31902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reflü nedeniyle ağıza ulaşan mide asidi diş minesine zarar verebilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/reflu-nedeniyle-agiza-ulasan-mide-asidi-dis-minesine-zarar-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/reflu-nedeniyle-agiza-ulasan-mide-asidi-dis-minesine-zarar-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Naime Bilinç Bulucu: - 'Diş minesinin uzun süre veya tekrarlayan biçimde asitle temas etmesi yüzeyde önce yumuşamaya, süreç devam ettikçe de geri dönüşü olmayan madde kaybına yol açabilir']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Naime Bilinç Bulucu, mide asidinin ağız ortamına ulaşmasının zamanla diş minesinde erozyona neden olabileceğini belirtti. </p><p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Bulucu, dişlerde incelme, yüzeylerin düzleşmesi ve hassasiyet gibi bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Bulucu, diş erozyonunun bakterilerden bağımsız olarak asitlerin etkisiyle dişin sert dokularında meydana gelen madde kaybı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Diş minesinin uzun süre veya tekrarlayan biçimde asitle temas etmesi yüzeyde önce yumuşamaya, süreç devam ettikçe de geri dönüşü olmayan madde kaybına yol açabilir. Bu asit yalnızca yiyecek ve içeceklerden kaynaklanmaz. Reflü nedeniyle ağıza ulaşan mide asidi de diş yüzeylerinde erozyona neden olabilen etkenlerden biridir.' </p><p>Gastroözofageal reflüde mide içeriğinin yemek borusuna, bazı durumlarda ise ağız boşluğuna kadar ulaşabildiğini aktaran Bulucu, tekrarlayan asit temasının özellikle diş minesinin mineral yapısını etkileyebildiğini belirtti.</p><p>Bulucu, mine dokusunun vücuttaki en sert yapılardan biri olmasına rağmen aside karşı tamamen dayanıklı olmadığını vurgulayarak, 'Tekrarlayan asit maruziyetiyle diş yüzeyinde parlaklaşma, düzleşme, çukurlaşma ve incelme görülebilir. Mine kaybı ilerledikçe alttaki dentin dokusu açığa çıkabilir ve sıcak, soğuk ya da tatlı yiyeceklere karşı hassasiyet artabilir.' ifadelerini kullandı. </p><p>- 'Kaybedilen mine dokusu kendiliğinden yeniden oluşmuyor'</p><p>Dişlerde görülen aşınmanın tek başına reflü tanısı koydurmayacağını aktaran Bulucu, asitli ve gazlı içeceklerin sık tüketimi, bazı beslenme alışkanlıkları, ağız kuruluğu ve mekanik etkenlerin de diş yüzeyindeki kayıplarda rol oynayabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bulucu, erozyonun başlangıç döneminde ağrıya neden olmadan ilerleyebileceğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Burada önemli olan aşınmanın nerede ve nasıl oluştuğunu değerlendirmektir. Diş hekimi yalnızca mevcut madde kaybına değil, aşınmanın dağılımına ve kişinin beslenme ile genel sağlık öyküsüne de bakar. Nedeni açıklanamayan veya ilerleyen erozyonlarda reflü ihtimali de değerlendirilerek gerekli durumlarda hasta ilgili tıp branşına yönlendirilebilir. Dişlerin şeklinde değişiklik, mine yüzeyinde incelme, sararmanın belirginleşmesi, kesici kenarlarda şeffaflaşma ya da sıcak-soğuk hassasiyeti fark edildiğinde diş hekimi kontrolü önem taşıyor. Çünkü kaybedilen mine dokusu kendiliğinden yeniden oluşmuyor. Ama neden erken dönemde belirlenirse ilerlemenin önüne geçmek için koruyucu uygulamalar planlanabiliyor.'</p><p>Asitle temas eden diş yüzeyinin geçici olarak daha hassas hale gelebileceğini vurgulayan Bulucu, reflü veya ağıza asit gelmesi sonrasında dişlerin hemen sert şekilde fırçalanmaması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Bulucu, asit maruziyetinin ardından ağzın suyla çalkalanabileceğini aktararak, 'Diş bakımında yumuşak kıllı fırça ve florür içeren diş macunlarının tercih edilmesi, asitli yiyecek ve içeceklerin tüketim sıklığının azaltılması da önemlidir. Ancak dişlerde mevcut bir erozyon varsa yalnızca evde alınacak önlemlerle yetinilmemeli. Erozyonun nedeni ve düzeyi diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/reflu-nedeniyle-agiza-ulasan-mide-asidi-dis-minesine-zarar-verebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/reflu-nedeniyle-agiza-ulasan-mide-asidi-dis-minesine-zarar-verebilir.jpg" type="image/jpeg" length="87658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayati Yazıcı Hatay’da: Deprem Sonrası Çalışmalar Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hayati-yazici-hatayda-deprem-sonrasi-calismalar-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hayati-yazici-hatayda-deprem-sonrasi-calismalar-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Hatay’daki temasları kapsamında Vali Mustafa Masatlı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ile görüştü. Görüşmelerde kentin yeniden inşası, kamu yatırımları ve belediye hizmetleri ele alındı. Hemen ardından Partililerle bir araya gelen Yazıcı önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><strong>Hatay Valiliğine Ziyaret</strong></h1>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” programı kapsamında Hatay’a geldi. Yazıcı, Vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret ederek 6 Şubat depremlerinin ardından kentte sürdürülen çalışmalar ve kamu yatırımları hakkında bilgi aldı. Görüşmede Hatay’ın ihtiyaçları da değerlendirildi. </p>

<h1><img alt="817624887 18109280540230943 1660338581658310240 N" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/817624887-18109280540230943-1660338581658310240-n.jpg" width="813" /></h1>

<p><img alt="821671335 2334164090748272 5158995693413649161 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/821671335-2334164090748272-5158995693413649161-n.jpg" width="1440" /></p>

<h1><strong>Büyükşehir Belediyesinde Altyapı ve Yollar Konuşuldu</strong></h1>

<p>Yazıcı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ile de bir araya geldi. Belediyenin yeniden inşa çalışmaları ve il genelindeki hizmetlerine ilişkin sunum yapıldı. Öntürk, <strong>20 farklı noktada asfalt çalışması yürütüldüğünü</strong>, ekiplerin <strong>en az 10 ilçede</strong> sahada olduğunu söyledi. Bu rakamlar belediyenin açıklamasına dayanıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><img alt="Hayati Yazıcı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/hayati-yazici-1.jpeg" width="2048" /></h1>

<h1><strong>Yazıcı, Partililer ile Bir Araya Geldi</strong></h1>

<p>Yazıcı ziyaretleri ardından, basın toplantısı, teşkilat buluşması, depremzede vatandaşlara ziyaret ve sivil toplum temsilcileriyle görüşme fırsatı buldu. </p>

<p><img alt="Hayati Yazıcı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="912" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/hayati-yazici-4.jpeg" width="2040" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İsmet Gültekin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Gündem, HATAY, Siyaset</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hayati-yazici-hatayda-deprem-sonrasi-calismalar-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/hayati-yazici-2.jpeg" type="image/jpeg" length="54661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocukluk çağı kanserlerinde erken farkındalık hayati önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-farkindalik-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-farkindalik-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medicana Sağlık Grubu Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülyüz Öztürk: - 'Çocukluk çağı kanserlerinin bazı belirtileri enfeksiyonlarla benzerlik gösterebildiği için beklenenden uzun süren veya giderek belirginleşen yakınmalarda hekime başvurmak önemlidir']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülyüz Öztürk, çocukluk çağı kanserlerinde erken farkındalığın büyük önem taşıdığını belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Öztürk, çocukluk çağında hastalık belirtilerinin değerlendirilmesinin yetişkinlere göre farklılık gösterebildiğini aktardı. </p><p>Öztürk, çocuklarda morluk görülmesinin özellikle hareketli ve oyun çağındakilerde oldukça sık karşılaşılan bir durum olduğunu, burada morluğun varlığından ziyade nasıl ortaya çıktığının önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Travma hatırlanmadığı halde vücudun farklı bölgelerinde giderek artan morluklara burun veya diş eti kanaması, ciltte küçük kırmızı-mor noktalarla solukluğun eşlik etmesi halinde kan hücreleri açısından değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, her morluğun, burun kanamasının veya halsizliğin de kanser anlamına gelmediğini kaydetti. <br></p><p>Öztürk, 'Çocuklarda bu şikayetlerin çok sayıda farklı ve daha sık görülen nedeni olabilir. Önemli olan açıklanamayan ve tekrarlayan bulguların göz ardı edilmemesidir.' ifadelerini kullandı.</p><p>- Geçmeyen ateş ve halsizliğe dikkat </p><p>Öztürk, özellikle okulların açıldığı dönemde, çocukların birbirleriyle daha fazla temas etmesinin üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına neden olacağını, tek başına birkaç kez ateşlenme veya bir kış döneminde sık hastalanmanın ciddi bir hastalık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini anlattı.</p><p>Ateşin nedeninin açıklanamaması, beklenen sürede düzelmemesi veya çocuğun genel durumunda belirgin bir değişiklik oluşturması halinde değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Burada yalnızca ateşin derecesine değil, çocuğun ateş dışında genel durumuna, günlük aktivasyonuna, beslenmesine, kilo kaybı olup olmadığına, solukluk, gece terlemesi veya kolay morarma gibi başka bulguların bulunup bulunmadığına da bakılmalıdır. Çocukluk çağı kanserlerinin bazı belirtileri enfeksiyonlarla benzerlik gösterebildiği için beklenenden uzun süren veya giderek belirginleşen yakınmalarda hekime başvurmak önemlidir.'</p><p>Öztürk, çocukluk çağı lösemilerinde kemik ve eklem ağrılarının görülebildiğini ancak tek bir belirti üzerinden sonuca gidilmemesi gerektiğine işaret ederek, muayenede ağrının yeri, süresi, hareketle ilişkisi ve eşlik eden diğer bulguların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. </p><p>- Lenf bezlerinde büyüme her zaman hastalık anlamına gelmiyor</p><p>Prof. Dr. Öztürk, çocuklarda boyunda ele gelen lenf bezlerinin özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında oldukça sık görülebildiğini anlatarak, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara verdiği yanıt nedeniyle lenf bezlerinin bir süre büyüyüp ve daha sonra küçülebildiğini belirtti.</p><p>Çocuğun boynunda bir lenf bezinin fark edilmesinin tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini aktaran Öztürk, şu bilgileri verdi:<br></p><p>'Büyümenin devam etmesi, giderek belirginleşmesi, ağrısız olması veya ateş, kilo kaybı, gece terlemesi ve belirgin halsizlik gibi başka bulgularla birlikte görülmesi halinde doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. Muayene sırasında yalnızca lenf bezinin boyutuna değil, bulunduğu bölgeye, kıvamına, hareketliliğine, ne zamandır var olduğuna ve çocuğun genel durumuna birlikte bakılmalıdır. Çocukluk çağında lenf bezi büyümesi çok sık karşılaştığımız bir bulgudur. Önemli olan bunun hangi klinik tablo içerisinde ortaya çıktığını doğru değerlendirmektir.'</p><p>Öztürk, anne ve babaların çocuklarıyla ilgili gözlemlerinin değerlendirme sürecinde önemli bilgiler sağlayabildiğini vurguladı. </p><p>Böyle durumlarda paniğe kapılmadan çocuk doktoruna başvurulması gerektiğine dikkati çeken Öztürk, 'Yapılan değerlendirmeler çoğu zaman aileyi rahatlatacak sonuçlarla da tamamlanabiliyor. Bununla birlikte gerçekten araştırılması gereken bir durum varsa bunun zamanında fark edilmesi çok önemlidir.' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-farkindalik-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-farkindalik-hayati-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="17673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 170 yıllık demir yolu yolculuğu yeni yatırımlarla geleceğe taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-170-yillik-demir-yolu-yolculugu-yeni-yatirimlarla-gelecege-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-170-yillik-demir-yolu-yolculugu-yeni-yatirimlarla-gelecege-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Demir yolu yolculuğunun, Türkiye'nin 2053 ulaştırma hedefleri doğrultusunda çok daha geniş bir ağ üzerinden sürdürülmesini amaçlıyoruz.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Uraloğlu, AA muhabirine, 'Demiryolları Haftası' dolayısıyla açıklamada bulundu.</p><p>Anadolu topraklarında demir yolu serüveninin, 23 Eylül 1856'da İzmir-Aydın hattının inşasıyla başladığını anlatan Uraloğlu, demir yollarının Osmanlı döneminin ardından Cumhuriyet'in kuruluşuyla ülkenin ekonomik, sosyal ve coğrafi bütünleşmesinin temel araçlarından biri olarak değerlendirildiğini belirtti.</p><p>İzmir-Aydın Demiryolu Hattı'nın imtiyazının verilmesiyle başlayan demir yolu gelişiminin, bugün yüksek hızlı tren hatları, modernize edilen konvansiyonel demir yolları ve Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında birbirine bağlayan uluslararası demir yolu koridorlarıyla yeni bir döneme taşındığına işaret eden Uraloğlu, 170 yıl önce başlayan yolculuğun Türkiye'nin lojistik kapasitesini ve uluslararası ticaret bağlantılarını doğrudan etkileyen büyük bir ulaşım ağına dönüştüğünü vurguladı.</p>'2028 demir yolu ağı hedefi 17 bin 287 kilometre'<p>Uraloğlu, Türkiye'nin son 25 yılda demir yolu alanında gerçekleştirdiği dönüşüme dikkati çekerek, demir yolu ağının 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye yükseltildiğini bildirdi.</p><p>Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildiğini dile getiren Uraloğlu, 'Demir yollarını, Türkiye'nin ulaşım sisteminde yeniden güçlü bir unsur haline getirdik. Yalnızca yeni hatlar yapmadık, mevcut demir yolu altyapısını da yenileyerek modernize ettik. Hatların yüzde 61'ini sinyalli, yarısından fazlasını ise elektrikli hale getirdik.' ifadelerini kullandı.</p><p>Hızlı tren ağları genişletilmesinin, Türkiye'nin gelecek dönemdeki demir yolu yatırımlarının merkezinde olduğunun, doğrudan hızlı trenle bağlantılı il sayısının 2028'e kadar 11'den 27'ye çıkarılmasının hedeflendiğinin altını çizen Uraloğlu, bu kapsamda Ankara-İzmir, Halkalı-Kapıkule, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum ve Karaman-Ulukışla hatlarında çalışmaların devam ettiğini vurguladı.</p><p>Uraloğlu, 2053 hedefleri doğrultusunda 4 bin 158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarının sürdüğünü, 2028'de toplam demir yolu ağının 17 bin 287 kilometreye, lojistik merkez sayısının da 12'den 25'e çıkarılmasının planlandığını belirtti.</p><p>Demir yollarının devlet politikası olduğuna işaret eden Uraloğlu, 'Cumhuriyet'in ilk yılları ile birlikte başlayan demir yolu seferberliğine yıllarca verilen arayı kapatmak ve demir yollarının tekrar hak ettiği yeri alabilmesi için Bakanlığımız, demir yollarını öncelikli iyileştirilmesi gereken sektör olarak belirledi. Yeni bir demir yolu seferberliğine dönüşen bu tercih sonucunda yılda ortalama 134 kilometreden 18 kilometreye düşen demir yolu yapımını, yılda ortalama 135 kilometre ulaştırdık.' bilgisini paylaştı.</p>'Orta Koridor'un Türkiye bağlantısı daha da güçlenecek'<p>Planlanan çalışmalar tamamlandıkça Türkiye'nin demir yolu alanında uluslararası ve bölgesel çapta öneminin büyük oranda artacağına dikkati çeken Uraloğlu, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki yaklaşık 75 milyar dolarlık taşımacılık hacminden çok daha büyük pay alacağını ve demir yolu taşımacılığının kalbi durumuna geleceğini anlattı.</p><p>Uraloğlu, Türkiye'nin Orta Koridor üzerindeki konumunu güçlendirmeye yönelik yatırımların da sürdüğünü vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Deniz yolu ile 45 güne kadar çıkabilen kıtalararası taşıma süreleri, Türkiye üzerinden demir yoluyla 18 güne indirilebiliyor. Marmaray'ın devreye girmesiyle, Asya ile Avrupa arasında demir yolu bağlantısı güçlendi. Kars-Iğdır-Dilucu Demiryolu Hattı'nın tamamlanmasıyla, Orta Koridor'un Türkiye bağlantısı daha da güçlenecek. Bu kapsamda demir yolu yatırımlarımızı yalnızca Türkiye'nin şehirlerini birbirine bağlayan ulaşım projeleri olarak değil Türkiye'yi uluslararası yük taşımacılığında önemli bir merkez haline getirmeyi amaçlayan daha geniş bir lojistik stratejinin parçası olarak ele alıyoruz.'</p>'Demir yolu araçlarının yerli imkanlarla geliştirilmesi çalışmaları sürüyor'<p>Uraloğlu, demir yolu alanında yatırım yaparken yerliliğe çok önem verdiklerini vurguladı.</p><p>TÜRASAŞ tesislerinin yenilendiğini ve üretim kapasitesinin artırıldığını, E5000 Milli Elektrikli Lokomotifi, Milli Elektrikli Tren ve banliyö tren setlerinin seri üretime alındığını, Milli Hızlı Tren Seti üretiminin başladığını anlatan Uraloğlu, demir yolu altyapısındaki büyümeye paralel olarak demir yolu araçlarının da yerli imkanlarla geliştirilmesine yönelik çalışmaların hızla sürdüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bugünün demir yolu politikasının, bir yandan Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Kayseri, Çorum, Gaziantep ve diğer kentleri hızlı tren ağlarıyla birbirine bağlamayı, diğer yandan da Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ve planlanan yeni hatlarla Türkiye'nin Asya-Avrupa arasındaki demir yolu bağlantısını güçlendirmeyi hedeflediğine dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Türkiye'nin demir yolu ağının, 1856'dan bugüne uzanan serüveninde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandı. Cumhuriyet'in ilk dönemindeki demir yolu seferberliğinden yüksek hızlı tren hatlarına, Marmaray'dan uluslararası demir yolu koridorlarına uzanan yatırımlarla sektörün ulaşım sistemindeki ağırlığını yeniden artırdık. Demir yollarımızı, Türkiye'nin ulaşım sisteminin yeniden güçlü bir parçası haline getirdik. Demir yolu yolculuğunun, Türkiye'nin 2053 ulaştırma hedefleri doğrultusunda çok daha geniş bir ağ üzerinden sürdürülmesini amaçlıyoruz.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ayşe Böcüoğlu Bodur</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyenin-170-yillik-demir-yolu-yolculugu-yeni-yatirimlarla-gelecege-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/turkiyenin-170-yillik-demir-yolu-yolculugu-yeni-yatirimlarla-gelecege-tasiniyor.jpg" type="image/jpeg" length="20936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Gıda arz güvenliği için tarım diplomasisi şart]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MOSKOVA (AA) - Yumaklı, Rusya'da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların gıda ve tarım güvenliğine etkileri hakkında soruları yanıtlayan Yumaklı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin tedariki için farklı ülkelerle görüştüğünü, gıda ihtiyacı bulunan ülkelere sağlayabileceği ürünler konusunda da temas yürüttüğünü anlattı.</p><p>Yumaklı, 'Tarım diplomasisi artık bildiğimiz, herkesin kafasında oluşmuş imajıyla klasik bir diplomasi olmaktan çıktı. Ülkelerin gıda arz güvenliği, milli güvenlik meselesi olarak artık gündeminde. Dolayısıyla bizim bunu yapmamız gerekiyor.' dedi.</p><p>Geçen yıl Çin'e, bugün de Rusya'ya birer günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yumaklı, 'Önemli olan burada zaman değil. Önemli olan bunun doğru planlamasını yapıp muhataplarınızla mutabakata varabilmeniz.' diye konuştu.</p><p>Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası diplomasideki ağırlığının bu temaslarda kolaylaştırıcı bir etken olduğunun altını çizdi.</p>Rusya sınırında bekleyen domateslerin Rusya'ya girişi başladı<p>Moskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu'na katıldıktan sonra Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüştüklerini bildiren Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunları ele aldıklarını söyledi.</p><p>Görüşülen konuların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını belirten Yumaklı, 'Şu an sınırda bekleyen domatesler konusu vardı. Bunun çözülmesiyle ilgili mutabakat sağlandı ve girişler başladı.' dedi.</p><p>Bitki sağlığı ve karantina işlemleriyle ilgili sorunlarda da iki ülkenin ekiplerinin iletişim içinde hareket etmesi konusunda anlaştıklarına dikkati çeken Yumaklı, bunun, karşılıklı ithalat ve ihracatta ortaya çıkan sorunların ticareti durdurmadan çözülmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p><p>Görüşmelerin, Türkiye ile Rusya'nın ilişkilerini daha ileri taşıma iradesini teyit ettiğini dile getiren Yumaklı, mevcut sorunların kısa sürede çözülmesi bakımından temasların olumlu sonuçlar doğurduğunu anlattı.</p>Gübre için Türkiye'de görüşme planlanıyor<p>Rusya ile gübre tedarikini de ele aldıklarını belirten Yumaklı, Türkiye'ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladıklarını anımsattı.</p><p>Yumaklı, iki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre konusunu görüşmek üzere 25 Ekim'de Türkiye'de bir araya gelmesinin planlandığını bildirdi.</p><p>'Bütün amacımız dünyadaki konjonktürün Türkiye'deki bitkisel üretimi herhangi bir şekilde olumsuz etkilememesi.' diyen Yumaklı, gübrenin üretim açısından önemine işaret etti.</p><p>Yumaklı, 'Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da üreticilerimizin gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerde herhangi bir problem yaşamaması için gayret içerisindeyiz. Ülkelerle çok sıkı diyaloğumuz var.' ifadelerini kullandı.</p>⁠'12 Gün Savaşı bize ilk sinyali vermişti'<p>Geçen yıl yaşanan '12 Gün Savaşı'nın tedarik riskleri konusunda ilk sinyali verdiğini söyleyen Yumaklı, körfez bölgesindeki gelişmelerin başta enerji olmak üzere tarımsal girdileri etkilediğini anlattı. Yumaklı, gübre konusunda ilk adımlarının ihracata ilişkin dış ticaret tedbirleri almak olduğunu belirtti.</p><p>Yumaklı, daha sonra antrepolardaki ürünlerin Türkiye'deki üreticilerin kullanımına sunulması için Ticaret Bakanlığı ile birlikte tedbirler aldıklarını dile getirdi.</p><p>Bölgedeki sorunların uzamasının ülkeler arasındaki ticareti ve stratejik ürünlerle girdilerin dolaşımını zorlaştırdığına işaret eden Yumaklı, taşıma maliyetlerinin de ciddi biçimde arttığına dikkati çekti.</p><p>Yumaklı, bölgenin petrol ve doğal gaz üretimi ile tedarikindeki ağırlığının bu etkileri artırdığını kaydetti.</p><p>Türkiye'nin hangi alanlarda darboğazla karşılaşabileceğini sürekli gözden geçirdiklerini anlatan Yumaklı, 'Böyle bir şeyin olmaması için bütün tedbirlerimizi aylar öncesinden alıyoruz. Farklı ülkelerle tedarik konusunda görüşmeler yapıyor, anlaşmalar ve mutabakatlar sağlıyoruz. Buna devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Yumaklı, bu tedbirleri alma imkanı bulunmayan, özellikle temel gıda ürünlerine ihtiyaç duyan ülkelerin daha zor durumda kalabileceğine dikkati çekerek, Türkiye'nin tedarik edebileceği ürünler konusunda ihtiyaç sahibi ülkelerle görüşmeyi sürdüreceğini belirtti.</p>'Hayvan hastalıkları sınır tanımıyor'<p>Veteriner Güvenliği Forumu'nu da değerlendiren Yumaklı, geçen yılki foruma davet edildiğini ancak katılma imkanı bulamadığını, bu yıl ise Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla mücadeledeki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşabildiklerini anlattı.</p><p>Hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların ülkeler için büyük sorun haline geldiğini belirten Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi zararlara yol açtığını, hastalıkların ülkeler arasında hızla yayılabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'de geçen yıl SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülmesini örnek gösteren Yumaklı, 'Bu konularda çok ciddi bir tedbir düzeyi oluşturmak gerekiyor. Bu da sadece ulusal tedbirlerle olabilecek bir şey değil. Uluslararası tedbirlerin ülkelerin dayanışmasıyla birlikte alınması gerekir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Forumun ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunun altını çizen Yumaklı, diğer katılımcıların da hayvan hastalıklarına karşı yapılması gerekenleri kendi deneyimleri doğrultusunda anlattığını kaydetti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Emre Gürkan Abay</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Moskova</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart.jpg" type="image/jpeg" length="56918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekanın viral 80'ler akımı elektrik, su ve diğer kaynak ihtiyacını gündeme taşıdı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yapay-zekanin-viral-80ler-akimi-elektrik-su-ve-diger-kaynak-ihtiyacini-gundeme-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yapay-zekanin-viral-80ler-akimi-elektrik-su-ve-diger-kaynak-ihtiyacini-gundeme-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tipik bir yapay zeka görseli, metin sınıflandırma işleminden yaklaşık 1450 kat daha fazla enerji gerektiriyor. Yapay zeka ile oluşturulan tek görsel için yaklaşık iki yemek kaşığı, yaklaşık 1 milyar görsel için ise 29 milyon litre su harcanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Sosyal medyada kullanıcıların kendi fotoğraflarını yapay zeka araçlarıyla 1980'lerin saç, kıyafet ve fotoğraf estetiğine dönüştürdüğü '80'lerde nasıl görünürdüm?' akımı, birkaç saniyede oluşturulan görüntülerin arkasındaki elektrik, su ve diğer kaynak ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı.</p><p>AA muhabirinin Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsünün 'Çevre ve Sağlık: Karbon, Su ve Arazi Ayak İzleri' çalışmasından yaptığı derlemeye göre, yapay zekayla oluşturulan tipik bir görsel için harcanan enerji, 10 vatlık bir LED ampulü yaklaşık 17 dakika çalıştırmaya yetiyor.</p><p>Bir yapay zeka görselinin üretimi için tüketilen elektriğin su ayak izi yaklaşık 29 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar tek görsel için yaklaşık iki yemek kaşığı suya karşılık gelse de, yaklaşık 1 milyar görsel üretiminde 29 milyon litreye ulaşıyor.</p><p>Google Trends verilerine göre '80'ler akımı' ifadesine yönelik aramalar geçen hafta bir önceki haftaya göre yüzde 5 bin artarken, Instagram'da ilgili yapay zeka görselinin milyonlarca kullanıcı tarafından paylaşıldığı görüldü.</p><p>Yapay zekanın çevresel maliyeti yalnızca görsel üretimi sırasında tüketilen elektrikten oluşmuyor. Veri merkezlerinin çalışması için gereken elektriğin üretimi, sunucuların soğutulması, altyapının kurulması ve kullanılan donanımın üretimi de toplam çevresel ayak izinin unsurları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Üretimin ölçeği büyüdükçe kaynak ihtiyacı da artıyor<p>Çalışmada yapılan hesaplamaya göre, küresel veri merkezleri 2025'te yaklaşık 448 teravatsaat elektrik tüketti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise veri merkezlerinin toplam elektrik tüketiminin 2030'da yaklaşık 950 teravatsaate yükselmesini bekliyor. IEA, bu artışın en önemli itici güçlerinden birinin yapay zekanın yaygınlaşması olduğunu belirtiyor.</p><p>Çalışmaya göre, yapay zekayı destekleyen veri merkezlerinin 2030'daki elektrik tüketimiyle bağlantılı su ayak izinin 9,3 trilyon litreye, arazi ayak izinin ise 14 bin 500 kilometrekarenin üzerine çıkabileceği öngörülüyor. Bu rakamlar doğrudan '80'ler' akımına ait olmayıp yapay zeka altyapısının küresel ölçekte büyümesine ilişkin tahminleri ifade ediyor.</p><p>Yapay zekanın enerji tüketiminin büyük bölümü eğitimden sonra gerçekleşiyor. Araştırmaya göre, kullanıcıların modele gönderdiği günlük taleplerin işlenmesi, toplam yapay zeka enerji kullanımının yaklaşık yüzde 80 ila 90'ını oluşturuyor.</p><p>Araştırmada tipik bir yapay zeka görselinin temel metin sınıflandırma işleminden yaklaşık 1450 kat daha fazla enerji gerektirdiği hesaplanırken, aynı çalışmaya göre tipik bir görsel üretimi yaklaşık 2,9 vatsaat enerji tüketiyor.</p>Görsel üretiminde modele göre enerji tüketimi değişiyor<p>Yapay zeka modellerinin ve veri setlerinin paylaşıldığı bir açık kaynak platformu olan Hugging Face ile Carnegie Mellon Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre, görsel üretiminde bin istem başına ortalama yaklaşık 2,9 kilovatsaat elektrik tüketiliyor.</p><p>Çalışmada, yapay zeka görevlerinin enerji ihtiyacının kullanılan modele ve göreve göre önemli ölçüde değiştiği de ortaya konuluyor.</p><p>Bu nedenle tek yapay zeka görseli için sabit bir elektrik tüketimi değeri vermek yerine, kullanılan model ve hesaplama koşullarının dikkate alınması gerekiyor.</p><p>Kaynak ihtiyacı donanım tarafında da devam ediyor. Yapay zeka kaynaklı elektronik atığın 2030'da yıllık 2,5 milyon tona ulaşabileceği öngörülüyor.</p><p>Böylece sosyal medyada birkaç saniyede oluşturulan bir retro fotoğraf, tek başına büyük bir kaynak tüketimi anlamına gelmese de milyarlarca yapay zeka işleminin parçası olarak elektrik, su, arazi ve donanım ihtiyacını kapsayan daha geniş bir kaynak zincirine ekleniyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Hümeyra Ayaz</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yapay-zekanin-viral-80ler-akimi-elektrik-su-ve-diger-kaynak-ihtiyacini-gundeme-tasidi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/yapay-zekanin-viral-80ler-akimi-elektrik-su-ve-diger-kaynak-ihtiyacini-gundeme-tasidi.jpg" type="image/jpeg" length="97573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da konut tercihinde metrekare küçülürken ihtiyaçlar çeşitleniyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/istanbulda-konut-tercihinde-metrekare-kuculurken-ihtiyaclar-cesitleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/istanbulda-konut-tercihinde-metrekare-kuculurken-ihtiyaclar-cesitleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da konut talebi, değişen hane yapısı, alım gücü, finansman koşulları ve yaşam biçimlerinin etkisiyle farklılaşırken, sektör temsilcileri özellikle 1+1 ve 2+1 gibi kompakt konutlara yönelik ihtiyacın arttığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ziya Yılmaz ve Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, Anadolu Ajansına (AA) İstanbul'daki konut talebinin mevcut durumunu ve gelecek dönemde öne çıkabilecek konut tiplerini değerlendirdi.</p><p>İNDER Başkanı Keçeli, konut alıcılarının son dönemde oda sayısından vazgeçmeden daha küçük metrekareli evlere yöneldiğini söyledi.</p><p>Özellikle 2+1 ve 3+1 konutların tercih edildiğini belirten Keçeli, satın alma gücündeki değişimin konutların metrekarelerine yansıdığını ifade ederek, 'Metrekareler biraz daha küçüldü ama oda sayısından, bağımsız bölümün içindeki oda sayısından pek feragat etmek istemiyorlar.' dedi.</p><p>Eskiden 3+1 konutların 120-130 metrekare civarında olduğunu, bugün ise 90-100 metrekarelik 3+1 dairelerin de tercih edildiğini aktaran Keçeli, İstanbul'da konut satın alanların öncelikli olarak deprem güvenliği, ihtiyaç duydukları oda sayısı ve yaşam tarzlarına uygunluğu dikkate aldığını dile getirdi.</p><p>Keçeli, konut piyasasındaki talebin ağırlıklı oturum amaçlı olduğunu anlatarak, 'İhtiyaç için mal satın alınıyor. Yatırımcı şu anda yok çünkü alternatif yatırım araçlarının getirisi çok daha yüksek.' ifadelerini kullandı.</p>'İstanbul'da artık çeper kalmadı'<p>İstanbul'da ulaşım, iletişim ve sağlık hizmetlerindeki gelişmelerin kent dışındaki bölgelerde yaşamayı kolaylaştırdığını ifade eden Keçeli, şöyle konuştu:</p><p>'Bölgesel fiyat farklılıkları olsa da İstanbul'da artık çeper kalmadı. Eskiden insanlar şehrin dışına taşınırken 'Okul, ulaşım, iletişim var mı?' diye sorarlardı. Artık dünyanın her yeriyle anında görüntülü iletişim kurmak mümkün. Ulaşım altyapısı ise sadece İstanbul'da değil, Türkiye genelinde büyük ölçüde çözüldü, son yıllarda her yere çok rahat ulaşılabiliyor. Tüm bu gelişmeler sayesinde artık şehrin dışında yaşamak da tamamen mümkün.'</p><p>Konut üretiminde yalnızca dairelerin değil, sosyal donatı, otopark, spor, yürüyüş ve dinlenme alanlarının da planlanması gerektiğini belirten Keçeli, İNDER olarak 2026'yı 'kentsel gelişim yılı' ilan ettiklerini söyledi.</p><p>Keçeli, 'Kentsel gelişim dediğimiz şey, sosyal donatısıyla ve otoparkıyla yaşanabilir konut alanlarıdır. Evleri sadece içindeki iki yatak odasından ibaret sanmak yanlıştır. Eskiden mahallelerimiz vardı, bugün ise siteler mahalle boyutuna ulaştı. Bir siteye girdiğinizde 30 yıl önceki mahallenin nüfusuyla karşılaşıyorsunuz. Bu sitelerdeki spor, yürüyüş ve dinlenme alanları ile kuruldukları yerler büyük önem taşıyor. Eskiden 'ne yaparsan satar' mantığı vardı, artık o devir bitti. Doğru yerde ve talebe göre ürün üretmek gerekiyor. Talep 2+1 ise onu, 4+1 ise onu üreteceğiz. Bugün yapacağımız tek iş mevcut arsaları kirletmemek, kirli olanı temizlemek, temiz olanı ise bozmamaktır.' ifadelerini kullandı.</p><p>Keçeli, yüksek kiralar nedeniyle 1+0 ve 1+1 dairelerin tercih edildiğine dikkati çekerek, 'Türk toplumuna ve yaşam kalitesine uygun en azından 1+1, hatta 2+1 modeller gerekiyor. İnsanlar sadece yaşadıkları yerde uyumamalı, yaşam, uyuma, yemek yeme ve dinlenme alanları birbirinden farklı olmalı. Küçük bile olsa birkaç değişik mekanda hareket etmeleri, hem akıl hem de vücut sağlığı için son derece önemlidir.' dedi.</p>Hane yapısı konut tercihlerine yansıyor<p>KONUTDER Başkanı Yılmaz da İstanbul'da tek tip bir konut talebinden söz etmenin doğru olmayacağını belirterek, tercihlerin bölgeye, konuma ve projenin hedef kitlesine göre değiştiğini söyledi.</p><p>Bazı bölgelerde 3+1 ve daha büyük konutların, bazı bölgelerde ise 1+1 ve 2+1 gibi daha kompakt konutların öne çıktığını aktaran Yılmaz, hane yapısındaki değişimin de konut büyüklüğüne yönelik talebi etkilediğini ifade etti.</p><p>Türkiye'de ortalama hane halkı büyüklüğünün 2025'te 3,08 kişiye gerilediğini, tek kişilik hane sayısının 5 milyon 523 bin 321'e ulaştığını aktaran Yılmaz, 'Diğer bir ifadeyle, tek kişilik hanelerin toplam içindeki payı yaklaşık yüzde 20,5 seviyesine ulaşmış durumda. Bu da bugün Türkiye'de yaklaşık her 5 haneden birinin tek kişiden oluştuğunu gösteriyor. Hane yapısındaki bu değişim, özellikle uygun lokasyon ve proje tiplerinde stüdyo ve 1+1 gibi daha küçük ve fonksiyonel konutlara yönelik ihtiyacı destekliyor.' diye konuştu.</p><p>Buna karşın çocuklu aileler, evden çalışanlar ve daha geniş yaşam alanına ihtiyaç duyan haneler için 2+1, 3+1 ve daha büyük konutların önemini koruduğunu anlatan Yılmaz, konut tercihlerinin demografik yapının yanı sıra yaşam biçimi, gelir seviyesi ve lokasyondan da etkilendiğini kaydetti.</p><p>Yılmaz, küçük konutlara yönelik talebin yatırım amaçlı alımlarla da desteklenebildiğini belirterek, özellikle 1+0 ve 1+1 konutların daha düşük yatırım tutarı, kiralama kolaylığı ve gerektiğinde daha hızlı nakde çevrilebilmesi nedeniyle tercih edilebildiğini aktardı.</p><p>Mevcut resmi konut satış istatistiklerinde satışların oda sayısına göre düzenli şekilde ayrıştırılmadığını dile getiren Yılmaz, bu nedenle 1+0, 1+1, 2+1 veya 3+1 konutların satışlarındaki değişimin net oranlarla ortaya konulmasının mümkün olmadığını ifade etti.</p><p>Yılmaz, 'Sektör açısından mesele küçük ya da büyük konut üretmek değil, doğru lokasyonda, projenin hedef kitlesine ve ihtiyaca uygun konut çeşitliliğini sağlayabilmek.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Finansman koşulları belirleyici'<p>GYODER Başkanı Çekici ise İstanbul'da konut ihtiyacının devam ettiğini ancak bu ihtiyacın satın alma kararına dönüşmesinde finansman koşullarının önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Türkiye genelinde ağustosta konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 gerilediğini, ipotekli konut satışlarının ise yüzde 7,2 arttığını belirten Çekici, 'Piyasayı değerlendirirken satış adetleriyle birlikte finansman koşullarını ve hane halkının alım gücünü de dikkate almak gerekiyor.' dedi.</p><p>Çekici, konut talebinin hane yapısı ve alım gücüne bağlı olarak çeşitlendiğini anlatarak, şunları kaydetti:</p><p>'Konut talebinde daha çeşitli bir yapı görüyoruz. Hane halkı büyüklüğündeki değişim, tek kişilik hanelerin artması ve kent yaşamındaki farklılaşma, özellikle 1+1 ve 2+1 gibi daha kompakt konutlara olan ihtiyacı destekliyor. Erişilebilirlik de bu tercihte önemli bir unsur. Toplam konut bedeli ve ihtiyaç duyulan finansman miktarı dikkate alındığında, daha küçük metrekareli konutlar farklı gelir grupları açısından daha ulaşılabilir seçenekler sunabiliyor. Bununla birlikte daha geniş konutlara yönelik talep de aile yapısı, yaşam alanı ihtiyacı ve uzun vadeli kullanım beklentileri doğrultusunda devam ediyor. Dolayısıyla konut talebinde tek bir büyüklüğün ağırlık kazandığı bir yapıdan ziyade, hane yapısı ve alım gücüne göre çeşitlenen bir görünüm mevcut.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>​​​​​​​Çekici, gelecek dönemde konut tercihlerinde hane yapısı, yaşam ve çalışma biçimleri, finansmana erişim ile konutun toplam maliyetinin birlikte etkili olacağını belirterek, 'Konut piyasasında farklı gelir gruplarına ve yaşam dönemlerine uygun seçeneklere duyulan ihtiyacın daha görünür hale geleceğini düşünüyoruz.' dedi.</p><p>Daha kompakt ve işlevsel konutların yanı sıra ailelerin uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap veren geniş yaşam alanlarının da önemini koruyacağını ifade eden Çekici, 'Projelerin lokasyon, ulaşım, güvenlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi açısından sunduğu değer de tercihlerin şekillenmesinde daha fazla rol oynayacaktır.' şeklinde konuştu.</p><p>Çekici, değişen talebe uygun arz geliştirilmesinin önemine işaret ederek, 'Önümüzdeki dönemin temel konusu, değişen talep yapısına uygun arzı geliştirebilmek. GYODER olarak finansman, arsa ve üretim koşullarının birlikte ele alındığı, satın alma ve kiralama alternatiflerinin geliştiği, güvenli, dayanıklı ve erişilebilir konut üretimini destekleyen modellerin piyasanın sağlıklı gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ümit Türk</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/istanbulda-konut-tercihinde-metrekare-kuculurken-ihtiyaclar-cesitleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/istanbulda-konut-tercihinde-metrekare-kuculurken-ihtiyaclar-cesitleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="83670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de geçen yıl 22 bin 113 mali aracı kuruluş faaliyet gösterdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-gecen-yil-22-bin-113-mali-araci-kurulus-faaliyet-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turkiyede-gecen-yil-22-bin-113-mali-araci-kurulus-faaliyet-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de mali aracı kuruluşlar sektöründe faaliyet gösteren girişim sayısı geçen yıl 22 bin 113 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin mali aracı kuruluş istatistiklerini yayımladı.</p><p>Buna göre, mali aracı kuruluşlar sektöründe 2025 yılında 22 bin 113 girişim faaliyette bulundu. Finansal hizmet faaliyetlerinde 273, sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında 74, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde ise 21 bin 766 girişim hizmet verdi.</p><p>Söz konusu kuruluşların faktör maliyetiyle katma değeri 2 trilyon 993 milyar lira, üretim değeri de 4 trilyon 610 milyar lira oldu.</p><p>Mali aracı kuruluşlarda toplam katma değerin yüzde 80'i finansal hizmetler, yüzde 11,1'i sigorta, reasürans ve emeklilik fonları, yüzde 8,9'u da finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerden oluştu.</p><p>Üretim değerinin de yüzde 74,9'unu finansal hizmetler, yüzde 17,3'ünü sigorta, reasürans ve emeklilik fonları, yüzde 7,8'ini finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetler oluşturdu.</p>Faktör maliyetiyle katma değer arttı<p>Bir önceki yıla göre faktör maliyetiyle katma değer yüzde 70,9, üretim değeri yüzde 61,2 artış gösterdi.</p><p>Faktör maliyetiyle katma değer 2025'te bir önceki yıla göre finansal hizmet faaliyetlerinde yüzde 69,3, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde yüzde 64,1, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde yüzde 89,7 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üretim değeri de aynı dönemde finansal hizmet faaliyet​​​​​​​lerinde yüzde 62,7, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde yüzde 57,1, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde yüzde 56,5 artış gösterdi.</p><p>Mali aracı kuruluşlarda 2024'te 352 bin 597 olan yıllık ortalama çalışan sayısı, 2025'te 360 bin 745'e çıktı. Toplam istihdamın yüzde 65,9'unu finansal hizmet faaliyetleri, yüzde 7,7'sini sigorta, reasürans ve emeklilik fonları, yüzde 26,4'ünü finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde çalışanlar oluşturdu.</p><p>Personel maliyeti, söz konusu yılda 712 milyar 175 milyon lira olarak hesaplandı.</p><p>Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin yüzde 77'si finansal hizmet faaliyetlerinde, yüzde 9,8'i sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında, yüzde 13,2'si ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde gerçekleşti. Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin yüzde 84,8'i maaş ve ücretlerden, yüzde 15,2'si sosyal güvenlik masraflarından oluştu.</p><p>Mali aracı kuruluşlarda 2025'te ücretli olarak istihdam edilen kadın personel sayısı 174 bin 949 iken, erkek personel sayısı 176 bin 328 olarak kayıtlara geçti. Ücretli kadın çalışan oranı yüzde 49,8, ücretli erkek çalışan oranı ise yüzde 50,2 oldu.</p><p>Söz konusu kuruluşlarda sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değeri, 157 milyar 495 milyon lira olarak hesaplandı.</p><p>Mali aracı kuruluşlarda sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değerinde en yüksek pay, yüzde 78,8 ile finansal hizmet faaliyetlerinde gerçekleşti. Sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında bu pay yüzde 7 iken, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde yüzde 14,2 olarak belirlendi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Serhat Tutak</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turkiyede-gecen-yil-22-bin-113-mali-araci-kurulus-faaliyet-gosterdi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/turkiyede-gecen-yil-22-bin-113-mali-araci-kurulus-faaliyet-gosterdi.jpg" type="image/jpeg" length="96861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emlak Katılım'dan Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası açıklaması]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/emlak-katilimdan-katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilim-bankasi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/emlak-katilimdan-katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilim-bankasi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Emlak Katılım Bankası AŞ, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemlerinde ilerleme kaydedildiğini, resmi izin ve onaya ilişkin başvuruların yapıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Emlak Katılım Bankası AŞ tarafından, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemlerine ilişkin Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden açıklama yapıldı.</p><p>Açıklamada, bankanın daha önce 17 Eylül'de yaptığı özel durum açıklamasını takiben, adı geçen şirketlerin satın alınmasına yönelik gerekli resmi izin ve onaya ilişkin başvuruların yapıldığı ve pay devir işlemlerinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi.</p><p>Söz konusu açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>'Bankamız ve taraflar arasında yürütülen görüşmeler neticesinde ilerleme kaydedilmiş olup Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemleri kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde ilgili mevzuat uyarınca gerekli resmi izin ve onaya ilişkin başvurular yapılmıştır. İlgili düzenleyici ve denetleyici kurumlardan gerekli izin ve onayların alınmasını takiben pay devir işlemlerinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması hedeflenmektedir.'</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Ali Canberk Özbuğutu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/emlak-katilimdan-katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilim-bankasi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/emlak-katilimdan-katilimevim-birevim-ve-iktisat-katilim-bankasi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="11011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da üretilen zeytinde yüksek rekolte bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-uretilen-zeytinde-yuksek-rekolte-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-uretilen-zeytinde-yuksek-rekolte-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır: - 'Antalya'da yaklaşık 70 bin ton civarında zeytin hasat edeceğiz. 70 bin tondan yaklaşık 13-14 bin ton zeytinyağı, 10-15 bin ton civarında da salamura bekliyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Zeytin üretimi ve ticaretinde köklü bir geçmişe sahip Antalya'da, bu yıl zeytinde yüksek rekolte bekleniyor.</p><p>Kepez ilçesindeki Lyrboton Kome Antik Kenti kazılarında gün yüzüne çıkarılan zeytinyağı tesisleri ve bölgedeki zeytin ağaçlarına göre üretimin 2 bin 200 yıl öncesine dayandığı kentte, 180 bin 920 dekarlık alanda zeytin üretiliyor.</p><p>Bölgede, özellikle coğrafi işaretli 'Tavşan Yüreği' ve tescil çalışmaları devam eden 'Beylik' zeytin üretimi yaygınlaştırılıyor.</p><p>Kentte Zeytinpark başta olmak üzere üretimin yapıldığı alanlarda 15 Eylül itibarıyla zeytin hasadı başladı. Bahçelerden toplanan zeytinler, hem satışa sunuluyor hem de sıkım için fabrikalara götürülüyor. Zeytinyağı için ayrılan zeytinler fabrikada yıkama, kırma, pres işlemlerini gördükten sonra suyu ve yağı birbirinden ayrıştırılıyor.</p><p>- Zeytinde bereketli yıl</p><p>Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, AA muhabirine, Antalya'nın tarımda zengin ürün çeşitliliğine sahip olduğunu ancak zeytinin kent açısından daha önemli olduğunu belirtti.</p><p>Kentte zeytinin 2 bin 200 yıl öncesinde de var olduğunu aktaran Çandır, Borsa olarak zeytinde üretimin ve kalitenin artması için önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.</p><p>Antalya Ticaret Borsası olarak suyun bilinçli kullanımına ilişkin önemli çalışmalara imza attıklarını aktaran Çandır, zeytinin de suyun verimli kullanılması, iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir üretim açısından önemli ürünlerden biri olduğunun altını çizdi.</p><p>Bölgeye özgü 'Tavşan Yüreği' zeytininin coğrafi işaret tescilini gerçekleştirdiklerini, AB tescili için başvurduklarını dile getiren Çandır, 'Beylik' zeytini ile ilgili ise coğrafi işaret tescil çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geçen yıl 55 bin ton civarında üretim olduğunu kaydeden Çandır, 'Bu yıl zeytinde yaklaşık yüzde 30 rekolte artışı var. Buna göre bu yıl zeytinde 'var yılımız' diyebiliriz. Antalya'da yaklaşık 70 bin ton civarında zeytin hasat edeceğiz. 70 bin tondan yaklaşık 13-14 bin ton zeytinyağı, 10-15 bin ton civarında da salamura bekliyoruz.' dedi.</p><p>Çandır, üreticinin emeğinin karşılığını almasını ve kaliteli ürünün hak ettiği değeri görmesini temenni ettiklerini dile getirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-uretilen-zeytinde-yuksek-rekolte-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/antalyada-uretilen-zeytinde-yuksek-rekolte-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="11219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı uzmanlar Türkiye'deki adli tıp kongresini değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/yabanci-uzmanlar-turkiyedeki-adli-tip-kongresini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/yabanci-uzmanlar-turkiyedeki-adli-tip-kongresini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Amerikan Adli Bilimler Akademisi Başkanı Uzman Dr. James Caruso: - 'Adli tıp alanında çok ünlü bilim insanlarıyla görüşme imkanım oldu. Birçok konferansa ve uluslararası etkinliğe katılıyorum, katıldığım organizasyonlar içerisinde en iyilerinden biri bu organizasyon' - Kosova Adli Tıp Kurumu Başkan vekili Agro Thaqı: - 'Organizasyonu kurumlar arası ve ülkeler arası işbirliği içinde önemli bir adım olarak görüyorum' - Zürih Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Michael Josef Thali: - 'Burada olmaktan büyük keyif duyuyorum']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - SİNAN ÖZMÜŞ - Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansının 'Global İletişim Ortağı' olduğu 21. Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi, farklı ülkelerden uzmanları bir araya getirdi.</p><p>Antalya'daki Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Tesisleri'nde düzenlenen kongreye Türkiye'nin yanı sıra 40 ülkeden adli tıp ve adli bilimler alanında uzmanlar, akademisyenler, yargı mensupları, kamu kurumlarının üst düzey temsilcileri ve uluslararası kuruluşların yöneticileri katılıyor.</p><p>Oturumların yoğun ilgi gördüğü kongrede, adli tıp ve adli bilimler alanındaki güncel gelişmeler ele alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Amerikan Adli Bilimler Akademisi (AAFS) Başkanı Uzman Dr. James Caruso, AA muhabirine, kongreye ikinci kez katıldığını belirterek organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin kongre düzenleme konusunda başarılı olduğunu ifade eden Caruso, şöyle konuştu:</p><p>'Adli tıp alanında çok ünlü bilim insanlarıyla görüşme imkanım oldu. Birçok konferansa ve uluslararası etkinliğe katılıyorum. Şimdiye kadar katıldığım organizasyonlar içerisinde en iyilerinden biri bu organizasyon. Bu bağlamda Adli Tıp Kurumuna ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Son derece birinci sınıf bir kongre organize etmişler. Burada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.'</p><p>- 'Görüşlerimi yapılan çalışmalara aktaracağım'</p><p>İsviçre'deki Zürih Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Michael Josef Thali de Adli Tıp Kurumunun kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirdiğini söyledi.</p><p>Kongreye ikinci kez katıldığını belirten Thali, sunumlarında özellikle sanal otopsi ve yapay zekanın otopsi süreçlerinde kullanılması konularında görüşlerini aktardığını kaydetti.</p><p>Thali, 'Özellikle sanal otopside kullanılan yeni teknolojiler ve yapay zekanın otopsiye girmesi konularında ben de görüşlerimi yapılan çalışmalara aktaracağım. Burada olmaktan da büyük bir keyif duyuyorum.' dedi.​​​​​​​</p><p>- Kurumlar ve ülkeler arası iş birliği açısından önemli bir adım</p><p>Kosova Adli Tıp Kurumu Başkan Vekili Agro Thaqı ise organizasyonun kapsamlı ve başarılı şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.</p><p>Türkiye'den olumlu izlenimlerle ayrılacağını ifade eden Thaqı, 'Buraya gelirken kişisel beklentim, alanında uzman kişilerle bir arada olmak, bağlantı ve iş birliğini geliştirmekti. Buna da haiz oldum. Organizasyonu kurumlar arası ve ülkeler arası işbirliği içinde önemli bir adım olarak görüyorum.' diye konuştu.</p><p>​​​​​​​- Farklı projeler için insan ağına ulaşmış olmaktan mutluyum</p><p>İtalya'daki Molise Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Roberto Cameriere de Adli Tıp Günleri'nin önemli bir kongre olduğunu söyledi.</p><p>Farklı ülkelerden bilim insanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cameriere, kongre kuruluna teşekkür etti.</p><p>Cameriere, 'Kendi meslektaşlarımla birlikte çalışma imkanı buldum. Bundan sonra yapacağım farklı projeler için bir insan ağına ulaşmış olmaktan dolayı mutluyum.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/yabanci-uzmanlar-turkiyedeki-adli-tip-kongresini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/yabanci-uzmanlar-turkiyedeki-adli-tip-kongresini-degerlendirdi.jpg" type="image/jpeg" length="75085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom'dan dijital geleceğe yeşil finansman gücü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turk-telekomdan-dijital-gelecege-yesil-finansman-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turk-telekomdan-dijital-gelecege-yesil-finansman-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir: - 'Türkiye'nin ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştiren şirket olmamızın yanı sıra ulaştığımız 1,1 milyar dolar seviyesindeki yeşil finansman hacmi ile sektörümüzde bu alanda lider konumdayız']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türk Telekom, ABD'de gerçekleştirilen New York İklim Haftası kapsamında sürdürülebilir finans stratejisini paylaştı. </p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom, gelecek nesillere daha yaşanabilir dünya bırakmak amacıyla çevreci teknoloji ve yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdürüyor. </p><p>Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olan şirket, New York İklim Haftası kapsamında sürdürülebilir finans stratejisini anlattı. <br></p><p>Fiber altyapıdan 5G ve ötesi mobil altyapıya, veri merkezlerinin güçlendirilmesinden yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar geniş bir alanda sürdürdüğü faaliyetler için yatırım kapasitesini sürekli artıran Türk Telekom, sermaye piyasalarındaki konumu sayesinde finansman kaynaklarını çeşitlendirerek dijital gelecek yatırımlarını güvence altına alıyor. </p><p>Şirket, finans sektörü dışında Türkiye'deki ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştirerek 500 milyon dolar kaynak sağladı. <br></p><p>Ekim 2025'te ise 7 yıl vadeli 600 milyon dolar tutarındaki yeşil eurobond ihracıyla toplam yeşil finansman hacmini 1,1 milyar dolara yükselten Türk Telekom, sektöründeki en büyük yeşil finansman hacmine ulaştı.</p><p>- Dijital dönüşüm yatırımları sürdürülebilirlik ilkeleriyle destekleniyor</p><p>Açıklamada, etkinlik kapsamında gerçekleştirilen 'Sürdürülebilir Finans 2.0: Sermaye Piyasalarında Sürdürülebilirlik Gündeminin Gelişimi' başlıklı paneldeki konuşmasına yer verilen Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, Türkiye'yi geleceğe taşıyan dijital dönüşüm yatırımlarına hızla devam ettiklerini belirtti. <br></p><p>Karademir, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerini belirterek, geleceğe daha yeşil bir dünya bırakmak amacıyla altyapılarını en yeni çevreci teknolojilerle geliştirirken, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını da kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>COP31'in Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji destekçisi olarak bu vizyonu küresel ölçekte ortaya koyduklarını vurgulayan Karademir, 'Yarına Sözümüz Var' yaklaşımıyla da sürdürülebilir finansman anlayışlarını desteklediklerini anlattı.<br></p><p>Karademir, uzun vadeli yatırımları ve finansman kaynaklarını çeşitlendirmeye devam ettiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Finans sektörü dışındaki şirketler arasında Türkiye'nin ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştiren şirket olmamızın yanı sıra ulaştığımız 1,1 milyar dolar seviyesindeki yeşil finansman hacmi ile sektörümüzde bu alanda lider konumdayız. Sürdürülebilirlik ilkeleriyle entegre, şeffaf ve sorumlu bir finansman anlayışını benimserken, uluslararası sermaye piyasalarında elde ettiğimiz güven ve farklı finansman kaynaklarına erişim kapasitemiz stratejik yatırımlarımızı destekleyen önemli bir güç oluşturuyor. Elde ettiğimiz kaynaklar ile yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği sağlayan yatırımlar başta olmak üzere birçok yeşil projenin yanında, dijital kapsayıcılığımızı artıracak yatırımlarımızın finansmanını sağlayacağız.'<br></p><p>Finansal performans, yatırım kapasitesi ve risk yönetimi yaklaşımlarını şeffaf biçimde paylaşmaya devam edeceklerini aktaran Karademir, Türkiye'nin dijital geleceğine uzun vadeli değer yaratacak yatırımları da aynı kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turk-telekomdan-dijital-gelecege-yesil-finansman-gucu</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/turk-telekomdan-dijital-gelecege-yesil-finansman-gucu.jpg" type="image/jpeg" length="96580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtfaiyeci baba oğul alevlere birlikte göğüs geriyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/itfaiyeci-baba-ogul-alevlere-birlikte-gogus-geriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/itfaiyeci-baba-ogul-alevlere-birlikte-gogus-geriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Hatay'da 57 yaşındaki itfaiye çavuşu Ahmet Ufuk Keleş, aynı istasyonda çalışan oğluyla omuz omuza görev yapıyor - Baba Keleş: - 'Arkamda bir iz bıraktığımı düşünüyor ve onunla gurur duyuyorum']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HATAY (AA) - MEHMET BAYRAK - Hatay'da 29 yıldır itfaiyecilik yapan baba ile 12 yıldır meslektaşı olan oğlu, yangın, trafik kazası ve su baskını gibi olaylarda birlikte görev alıyor.</p><p>Çocukluğundan itibaren itfaiye çavuşu babasının mesleğine ilgi duyan 33 yaşındaki Mehmet Burak Keleş, babasıyla aynı yolda ilerlemeye karar verdi.</p><p>Gaziantep Üniversitesi Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı'nı bitiren Keleş, 12 yıl önce Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nda işe başladı.</p><p>İtfaiye çavuşu Keleş, babası Ahmet Ufuk Keleş'in çalıştığı istasyonda görevlendirildi.</p><p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin yanı sıra yangın, trafik kazası ve su baskını gibi çok sayıda olayda görev alan baba oğul, can ve mal güvenliğinin sağlanması için omuz omuza mesai harcıyor.</p><p>- 'Oğlum beni aratmayacak şekilde elinden geleni yapıyor'</p><p>Meslekte 29 yılı geride bırakan 57 yaşındaki Ahmet Ufuk Keleş, AA muhabirine, olaylara oğluyla müdahale etmenin her zaman kendisine güç verdiğini söyledi.</p><p>Depremlerden sele, yangınlardan kurtarma çalışmalarına kadar çok sayıda görevde yer aldığını dile getiren Keleş, şöyle konuştu:</p><p>'Mesleğimi ve insanlara yardım etmeyi seviyorum. İnsanları zor durumdan kurtarmak benim için sevinç kaynağı. Yıllar boyunca zor durumda kalan insanları kurtarmak için elimizden geleni yaptık, tehlikelere girdik, nefessiz kaldık ve çok kazalar atlattık ama Allah'a şükür birçok dua aldık.'</p><p>Keleş, geçmişte öğretmenlik yapmasını istediği oğlunun itfaiyeci olmaya karar verdiğini belirterek, 'Oğlum beni aratmayacak şekilde elinden geleni yapıyor. Bir yandan personel eğitiyor, diğer yandan yangınlara ve vakalara müdahale ediyor. Arkamda bir iz bıraktığımı düşünüyor ve onunla gurur duyuyorum.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Benim kahramanım babamdı'</p><p>Mehmet Burak Keleş de insanlara yardımcı olmak için babasının izinden gittiğini anlattı.</p><p>Görevden gelen babasının yaşadıklarını dinleyerek büyüdüğünü ifade eden Keleş, 'Herkesin küçükken bir çizgi film kahramanı vardır, benim kahramanım ise babamdı.' diye konuştu.</p><p>Keleş, 12 yıldır çalışmasına rağmen hala babasından yeni şeyler öğrendiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Deprem döneminde ya da büyük yangınlara gittiğimizde babam dışarı çıkmamı dört gözle bekliyordu. Ben de aynı şekilde babamın yangında veya enkazda çalışması sırasında bir an önce çıkmasını beklerdim. Depremde babamla sürekli sahadaydık. Sayısını bilmiyoruz ama binlerce insan kurtardık.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY, Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/itfaiyeci-baba-ogul-alevlere-birlikte-gogus-geriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/itfaiyeci-baba-ogul-alevlere-birlikte-gogus-geriyor.jpg" type="image/jpeg" length="79538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay İl Emniyet Müdürü Nihat Özen Göreve Başladı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatay-il-emniyet-muduru-nihat-ozen-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatay-il-emniyet-muduru-nihat-ozen-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Hatay İl Emniyet Müdürlüğüne getirilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü Nihat Özen görevine başladı. Özen, kentteki güvenlik ve asayiş çalışmalarının koordinasyonunu yürütecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay İl Emniyet Müdürlüğünde görev değişimi yaşandı. Polis Başmüfettişi Nihat Özen, Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla getirildiği Hatay İl Emniyet Müdürlüğü görevine başladı. Atama kararına ilişkin haberlerde Özen’in adı Nihat olarak yer alıyor; gönderdiğiniz metindeki “Necdet” adını bu nedenle düzelttim. </p>

<p><img alt="Emniyet (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/emniyet-2-1.jpeg" width="1440" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hatay’da Güvenlik Çalışmalarını Koordine Edecek</strong></h3>

<p>Yeni görevinde Özen, emniyet teşkilatının kent genelindeki güvenlik ve asayiş çalışmalarını koordine edecek. Vatandaşların huzur ve güvenliğine yönelik uygulamalar, Hatay İl Emniyet Müdürlüğünün çalışmaları kapsamında sürdürülecek.</p>

<p><img alt="Emniyet (3)-1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/09/emniyet-3-1.jpeg" width="1440" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hasan Sarp</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Gündem, HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatay-il-emniyet-muduru-nihat-ozen-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/emniyet-1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="29037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da tur otobüsüyle çarpışan servis midibüsündeki 6 otel çalışanı yaralandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-tur-otobusuyle-carpisan-servis-midibusundeki-6-otel-calisani-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-tur-otobusuyle-carpisan-servis-midibusundeki-6-otel-calisani-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANTALYA (AA) - Antalya'nın Serik ilçesinde tur otobüsü ile servis midibüsünün çarpıştığı kazada 1'i ağır 6 kişi yaralandı.Ahmet A'nın kullandığı 07 CEJ 917 plakalı servis midibüsü ile önünde seyreden Alparslan K. idaresindeki 07 CDN 349 plakalı tur otobüsü, Antalya-Alanya D400 kara yolunda çarpıştı....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'nın Serik ilçesinde tur otobüsü ile servis midibüsünün çarpıştığı kazada 1'i ağır 6 kişi yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ahmet A'nın kullandığı 07 CEJ 917 plakalı servis midibüsü ile önünde seyreden Alparslan K. idaresindeki 07 CDN 349 plakalı tur otobüsü, Antalya-Alanya D400 kara yolunda çarpıştı.</p><p>Kazada servis midibüsündeki 6 otel çalışanı yaralandı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi.</p><p>Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Serik Devlet Hastanesi ile ilçedeki özel hastanelere kaldırılan yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.</p><p>Polis ekiplerinin kazayla ilgili incelemesi sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-tur-otobusuyle-carpisan-servis-midibusundeki-6-otel-calisani-yaralandi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/antalyada-tur-otobusuyle-carpisan-servis-midibusundeki-6-otel-calisani-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="89739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vodafone Türkiye'den sonbahar kampanyası]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/vodafone-turkiyeden-sonbahar-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/vodafone-turkiyeden-sonbahar-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin: - 'Kampanyayla müşterilerimize giyimden yeme-içmeye, e-ticaretten ulaşıma kadar farklı alanlarda avantajlar sunuyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Vodafone, yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve Faturana Yansıt müşterileri için sonbahara özel kampanya başlattı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, kampanya kapsamında, Faturana Yansıt ve Vodafone Pay müşterileri, gerçekleştirecekleri alışverişlerde anlaşmalı markalara özel indirim ve nakit iade fırsatlarından faydalanabilecek.</p><p>Kampanya kapsamında kullanıcılara toplam 2 bin 300 liraya varan avantaj sunuluyor. Şirket, ürün ailesini yeni işbirlikleriyle geliştirmeye de devam ediyor. Faturana Yansıt ile gerçekleştirilen harcamalarda Kitapyurdu'nda 300 lira, Enuygun'da 400 lira, Starbucks'ta 500 lira indirim sağlanırken, Vodafone Pay Kart ile gerçekleştirilen harcamalarda Yemeksepeti'nde 400 liraya varan, e-ticaret harcamalarında 400 lira ve akaryakıt harcamalarında 300 lira nakit iade veriliyor.<br></p><p>Vodafone, toplam 10 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşan Vodafone Pay'in alternatif ödeme çözümü Faturana Yansıt ve Vodafone Pay Kart ile ulaşım, yeme-içme, oyun, uygulama mağazaları ve daha birçok alanda alışveriş yapma imkanı sağlıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, Vodafone Pay olarak müşterilerin günlük hayatındaki farklı ihtiyaçlara tek bir ekosistem üzerinden çözüm sunmayı hedeflediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şahin, 'Sonbahara özel olarak hayata geçirdiğimiz kampanyayla müşterilerimize giyimden yeme-içmeye, e-ticaretten ulaşıma kadar farklı alanlarda avantajlar sunuyoruz. Faturana Yansıt ve Vodafone Pay Kart'ı güçlü marka işbirlikleriyle destekleyerek, müşterilerimizin alışveriş deneyimini zenginleştirmeye ve mobil finansal hizmetler alanındaki ekosistemimizi büyütmeye devam edeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/vodafone-turkiyeden-sonbahar-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/vodafone-turkiyeden-sonbahar-kampanyasi.jpg" type="image/jpeg" length="41698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HATSU Daire Başkanı Bestami Sancaktar Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatsu-daire-baskani-bestami-sancaktar-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatsu-daire-baskani-bestami-sancaktar-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HATSU Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Bestami Sancaktar’ın vefat ettiği bildirildi. Sancaktar’ın cenazesi, 26 Eylül Cumartesi günü öğle namazının ardından Çamsarı Köyü Yusuflu Mezarlığı’na defnedilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi, Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi (HATSU) Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Bestami Sancaktar’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Belediyenin paylaştığı bilgilendirmeye göre Sancaktar’ın cenazesi, 26 Eylül 2026 Cumartesi günü öğle namazını müteakip Çamsarı Köyü Yusuflu Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Sancaktar’ın ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Asi Gazetesi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatsu-daire-baskani-bestami-sancaktar-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/hatsu-daire-baskani-bestami-sancaktar-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="73180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanlara göre, dijital dünyada 'iyi' örnekleri bulamayan gençler 'kötüleri' idol kabul edebiliyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/uzmanlara-gore-dijital-dunyada-iyi-ornekleri-bulamayan-gencler-kotuleri-idol-kabul-edebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/uzmanlara-gore-dijital-dunyada-iyi-ornekleri-bulamayan-gencler-kotuleri-idol-kabul-edebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Klinik psikolog Aybeniz Yıldırım: - 'Dijital dünyada özellikle kötünün idealize edilmesi, çocuklar tarafından ya da ergenlik sürecindeki bireyler tarafından da çok çabuk kabul edilebiliyor ve kendi hayatlarında da bu idealize ettiği kişiler olma noktasında ilerlemeye çalışıyorlar' - 'Sosyal medyada ya da dizi ve filmlerde çok fazla kötünün normalleştirilmesinden söz edebiliyoruz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - MEHMET KARA - Uzmanlara göre, dizi ve filmler ile sosyal medyada şiddetin normalleştirilmesi, iyi rol modellerin geri planda kalması ve kötü karakterlerin karizmatik gösterilmesi, çocuk ve ergenlerin şiddeti sıradanlaştırmasına ve kötü karakterleri kendilerine rol model olarak benimsemesine yol açabiliyor.</p><p>Dijital dünyada kimi zaman reyting, kimi zaman da izlenme hedefiyle şiddet uygulayan veya güç gösterisinde bulunan karakterlerin güçlü, kabul gören ya da idealize edilen kişiler olarak sunulması, çocuk ve gençlerin kimlik gelişimini etkileyebiliyor.</p><p>Bunun temelinde çocuk ve ergenlerin bir davranışın iyi ya da kötü olmasından ziyade nasıl sunulduğundan etkilenmeleri yatıyor. Şiddetin güçlü, çekici veya toplum tarafından kabul gören bir davranış olarak gösterilmesi, bu hareketlerin zamanla normalleşmesine yol açabiliyor.</p><p>Klinik psikolog Saadet Aybeniz Yıldırım, AA muhabirine, kötünün idealize edilmesinin ve dijital dünyada ekranlarda model olarak sunulmasının gençler üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Kötünün idealize edilmesi, gençleri etkiliyor ve yönlendiriyor'</p><p>Yıldırım, içerikleri psikolog olarak incelediğinde dijital dünyada iyi olanın değil kötü olanın öne çıkarıldığını fark ettiğini söyledi.</p><p>'Dijital dünyada özellikle kötünün idealize edilmesi, çocuklar tarafından ya da ergenlik sürecindeki bireyler tarafından da çok çabuk kabul edilebiliyor ve kendi hayatlarında da bu idealize ettiği kişiler olma noktasında ilerlemeye çalışıyorlar. Son zamanlarda şunu söyleyebiliyoruz: Özellikle gençler, idol olacakları noktasında çok fazla iyi bir modelle karşı karşıya kalamıyorlar ne yazık ki.' diyen Yıldırım, akran zorbalığında ve şiddet vakalarında bunun çok net şekilde okunabileceğine dikkati çekti.</p><p>Çocukların ve ergenlerin dijital dünyada iyi örnekler bulmakta zorlanabildiklerinin altını çizen Yıldırım, 'Sosyal medyada ya da dizi ve filmlerde çok fazla kötünün normalleştirilmesinden söz edebiliyoruz. Daha güçlü ya da kabul edilebilirlik noktasında bu kişilerin olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Daha fazla şiddet ya da güç üzerinden bu kişiler, aslında bir kabul görünürlük sağlayabiliyorlar. Tabii ki ergenlerin dünyasında kabul görmek çok çok kıymetli olduğu için kendilerini davranışsal olarak bu şekilde ifade etme noktasında bulunabiliyorlar.' ifadelerini kullandı.</p><p>Son dönemde gençlerde öfke ve davranış sorunlarıyla daha fazla karşılaştıklarına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:</p><p>'Son zamanlarda danışan başvurularımızda çok ciddi bir şekilde öfke ve davranış sorunları yaşayan gençlerimizle rastlıyoruz. Bunların nedenlerini araştırdığımızda aslında tabii ki hem bireysel hem de çevresel nedenleri fark edebiliyoruz. Bireysel nedenlerin en büyük etmenlerinden biri, kendi içlerinde yaşadıkları o duyguları doğru şekilde aktaramıyor olmaları. Bunu yaparken de doğru kişileri örnek almıyor olmaları, idol diyebilecekleri kişilerin ne yazık ki çok fazla yoğunlukta şiddete meyilli kişiler olması onları etkiliyor.'</p><p>- 'Ailelerin, çocukların üye olduğu grupları ve ideolojileri bilmeleri şart'</p><p>Yıldırım, çocukların ve ergenlerin dijital dünyadaki içeriklerden olumsuz etkilenmemeleri için ailelere de önemli görevler ve sorumluluklar düştüğüne dikkati çekti.</p><p>Ailelerin, çocuklarıyla daha anlamlı ilişkiler kurmaları gerektiğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:</p><p>'Çevresel etmenlere bakacak olursak da belki aileleriyle aslında doğru bir iletişim sağlayamamaları, aileleriyle sorunların çözümü noktasında beraber çözüm üretemiyor olmaları olabiliyor. Çocukların kötü örneklerden etkilenmelerinin önüne aileler geçebilir. Çocuklarının hangi gruplara üye olduklarını, hangi grupları ve ne gibi ideolojileri takip ettiklerini bilmeleri gerekiyor. Bunlar ancak sağlıklı iletişim kanallarıyla desteklenirse mümkün olabilir.'</p><p>Her çocuğun yalnızca izlediği içerikler nedeniyle davranış sorunu geliştirmediğine işaret eden Yıldırım, 'Yani tabii ki her çocuk ya da ergen, sadece gördüğünden yola çıkarak bir davranışsal sorun noktasında olmuyor ama aslında bu şekilde sorun çözülebileceği de zihinlerinde canlanabiliyor.' diye konuştu.</p><p>Yıldırım, ergenlerin daha kolay etkilenerek dürtüsel davranabildiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p><p>'Aslında özellikle ergenlerle çalışırken şunu fark ediyoruz: Daha dürtü odaklı hareket ettikleri için davranışlarının, sonrasında ne gibi sonuçlara yol açacağını her zaman öngöremeyebiliyorlar. O anda duygu durumlarındaki değişkenlikle birlikte bazı davranışsal sorunlar gözlemleyebiliyoruz. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde bir kimlik arayışıyla beraber kendilerini daha farklı görme, farklı gruplara aidiyet hissetme ya da farklılıkların üzerine gitme eğilimi görülebiliyor. Dolayısıyla araştırmaları da bu yönde olabiliyor.'</p><p>- 'Dijital dünyada farklı arkadaşlık modelleri gelişiyor'</p><p>Yıldırım, son dönemde dijital dünyada farklı ideolojik ve arkadaşlık modellerinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, 'Çocuklar ve özellikle ergenler, kendilerini farklı gruplara ait hissedecek şekilde araştırmalar yapabiliyorlar ya da bu gruplara ait olmak için bazı şeyler yapabiliyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Dijital ortamın çocukların kimlerden etkilendiğini takip etmeyi zorlaştırdığına dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Geçmiş zamanlarda biz çocuklarımızın aslında kimlerle arkadaşlık ettiğini ya da kimleri örnek aldığını çok rahat fark edebilirken şimdi hızlı bir şekilde herhangi bir gruba üye olduklarını görebiliyoruz ya da bu grubun içerisinde kimlerin olduğunu çok fazla fark edemeyebiliyoruz. Kimlerden etkilendiğini aslında çok fazla fark edemeyebiliyoruz.</p><p>Psikoloji alanında kendi gözlemlerimiz de şunu gösteriyor ki daha olumsuz, daha böyle, daha kötü olan, kötü atfettiğimiz noktaları özellikle çocuk ve ergenler daha çabuk kabullenebiliyorlar. O yüzden daha dikkatli olmalıyız.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/uzmanlara-gore-dijital-dunyada-iyi-ornekleri-bulamayan-gencler-kotuleri-idol-kabul-edebiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/09/uzmanlara-gore-dijital-dunyada-iyi-ornekleri-bulamayan-gencler-kotuleri-idol-kabul-edebiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="71063"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
