<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 17:39:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da ÇOGEP kapsamında öğrencilere havacılık tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-cogep-kapsaminda-ogrencilere-havacilik-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-cogep-kapsaminda-ogrencilere-havacilik-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da Çocuk ve Gençleri Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında yürütülen 'Birlikte Güvenli Ellerle Büyüyen Hayaller' Projesi çerçevesinde öğrencilere yönelik 'Rol Model' etkinliği düzenlendi.</p><p>Valilikten yapılan açıklamaya göre, çocuk ve gençlerin kişisel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlanması, toplumsal açıdan korunmaları ve sosyal desteklerle topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerini amaçlayan proje kapsamında Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünce etkinlik gerçekleştirildi.</p><p>Etkinliğe, Aksu Gençlik Merkezi, Aksu Fen Lisesi, Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile Türk Hava Kurumu (THK) Antalya Şubesi Genç Kanatlar Topluluğu üyelerinden oluşan 100 öğrenci katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Programda öğrencilere Havacılık Şube Müdürlüğünün görev alanları, kullanılan hava araçları ve havacılığın emniyet hizmetlerine sağladığı katkılar hakkında bilgi verildi.</p><p>Görevli personelin mesleki deneyimlerini de paylaştığı etkinlikte, öğrencilerin meslek seçimi ve gelecek planlamalarına katkı sunulması amaçlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-cogep-kapsaminda-ogrencilere-havacilik-tanitildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/antalyada-cogep-kapsaminda-ogrencilere-havacilik-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="82723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaynakçı anneler sanayide işbaşı yapacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kaynakci-anneler-sanayide-isbasi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kaynakci-anneler-sanayide-isbasi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da 'Anneler Sanayide Projesi' kapsamında Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) istihdam garantili çelik kaynakçılık kursunu tamamlayan kadınlara sertifikaları verildi.</p><p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ortaklığı, İŞKUR, Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD) iş birliği ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) finansman desteğiyle 'Anneler Sanayide Projesi' kapsamında yaklaşık 5 ay süren Çelik Kaynakçılığı Kursu sona erdi.</p><p>Antalya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hasanali Gönen, Antalya OSB Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen sertifika töreninde yaptığı konuşmada, bugün geleceğin inşa edildiğini, Antalya'ya kazandırılan bu projenin kadın istihdamının güçlendirilmesi hedefi etrafında birleştiğini söyledi. </p><p>Kadın üretimde varsa ekonomi ve sanayinin güçlü olduğunu vurgulayan Gönen, 'Bizim için kadının emeği sadece istihdam değildir. Kadının emeği inovasyondur, kadının emeği sürdürülebilir kalkınmadır, kalitedir. Artık asıl mesele kadınların önündeki görünen ve görünmeyen engelleri kaldırmaktır. Bu engelleri birlikte kaldıracağız. Bunun için de çalışmaya hep birlikte devam edeceğiz.' diye konuştu.</p><p>OSİAD Başkanı Mehmet Atılgan, projenin kadın istihdamını destekleyen çok değerli bir çalışma olduğunu söyledi.</p><p>Kadınların çalışma hayatında yer almasının aile ekonomisini ve ülkenin geleceğini güçlendirdiğini belirten Atılgan, projenin parçası olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yayla da projenin kadınların üretip hayatlarına daha güçlü ve donanımlı şekilde katılımını destekleyen çok kıymetli bir çalışma olduğunu belirtti.</p><p>BAKA Bölge Koordinatörü Jale Akhundova da kadınların bu istihdam sayesinde sadece yeni meslek dalına kavuşmadığını, sanayinin de ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışana kavuştuğunu ifade etti.</p><p>Kadınlara proje kapsamında aynı bölgede çocuklarını emanet edebileceği kreş imkanı da sunulduğuna işaret eden Akhundova, bu imkandan babaların da faydalanabileceğini söyledi.</p><p>İŞKUR İl Müdür Yardımcısı Zekeriya İşler ise iş hayatına atılacak yeni adayları işverenlerle buluşturulmasının, bu çalışmanın eğitim ve istihdamı bir araya getiren başarılı bir proje olduğunu gösterdiğini belirtti.</p><p>Program kapsamında, 'Kadınların Gözünden Projemiz' adlı panel düzenlendi.</p><p>Konuşmaların ardından, projeye destek veren kurum yöneticilerine plaket, kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. Program kapsamında, istihdam talep eden firmalar ve kadın çelik kaynakçıları arasında 'İstihdam Buluşmaları' gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kaynakci-anneler-sanayide-isbasi-yapacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/kaynakci-anneler-sanayide-isbasi-yapacak.jpg" type="image/jpeg" length="67389"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da sahte kimlikle gayrimenkul satışı iddiasıyla 3 zanlı tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/antalyada-sahte-kimlikle-gayrimenkul-satisi-iddiasiyla-3-zanli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/antalyada-sahte-kimlikle-gayrimenkul-satisi-iddiasiyla-3-zanli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde sahte kimlik düzenleyerek 6 milyon lira değerindeki gayrimenkulün satışını gerçekleştirdikleri iddia edilen 3 şüpheli tutuklandı.<br></p><p>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 'nitelikli dolandırıcılık' suçuna yönelik yürüttükleri çalışmada, yurt dışında yaşayan M.E.Ö. adına sahte kimlik düzenlenerek, Döşemealtı ilçesindeki taşınmazının bilgisi dışında satışa çıkarıldığını belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şüphelilerin, e-Devlet üzerinden tapu işlemlerine başvurduğu, emlakçı aracılığıyla alıcı A.K'nin taşınmazı Döşemealtı Tapu Müdürlüğünde 6 milyon lira karşılığında satın aldığı ve satış bedelinin şüphelilerin hesabına havale edildiği tespit edildi.</p><p>Parayı alan şüphelilerin daha sonra İstanbul'da bir kuyumcudan ziynet eşyası almaya çalıştıkları belirlendi.</p><p>Düzenlenen operasyonda, taşınmazı satan, olayı organize ettiği değerlendirilen ve kuyumcudan alışveriş yapmaya çalışan 3 şüpheli yakalandı.</p><p>Ekipler, banka görevlileriyle irtibata geçerek alıcı tarafından havale edilen 6 milyon liraya bloke koydu.</p><p>Operasyonda şüphelilerden ele geçirilen 3 cep telefonu, SIM kartları ile gayrimenkul sahibinin adına düzenlenmiş sahte kimlik kartına el konuldu.</p><p>Adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/antalyada-sahte-kimlikle-gayrimenkul-satisi-iddiasiyla-3-zanli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/antalyada-sahte-kimlikle-gayrimenkul-satisi-iddiasiyla-3-zanli-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="50333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da makilik alana sıçrayan anız yangını söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-makilik-alana-sicrayan-aniz-yangini-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-makilik-alana-sicrayan-aniz-yangini-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HATAY (AA) - Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde makilik alana sıçrayan anız yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.</p><p>Kamberlikaya ve İncirli mahalleri arasında Suriye sınırına yakın alanda çıkan anız yangını kısa sürede makilik alana sıçradı.</p><p>İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ekiplerin havadan ve karadan çalışması sonucu yangın söndürüldü.</p><p>Bölgede soğutma çalışması sürüyor.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY, Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-makilik-alana-sicrayan-aniz-yangini-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/hatayda-makilik-alana-sicrayan-aniz-yangini-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="64304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 Şubat depreminde ampute edilen anne TOGEM-DER'in desteğiyle biyonik koluna kavuştu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/6-subat-depreminde-ampute-edilen-anne-togem-derin-destegiyle-biyonik-koluna-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/6-subat-depreminde-ampute-edilen-anne-togem-derin-destegiyle-biyonik-koluna-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay'da yakalanan Halime Nuray Tunç: - 'Bana bir telefon geldi. 'TOGEM-DER'den arıyoruz. Emine Erdoğan Hanım arattırıyor, ilgilenmemizi istiyorlar.' dediler. Protezin tamamlanacağını söylediklerinde çok şaşırdık, çok duygulandık, ne yapacağımızı bilemedik, çok mutlu olduk. Şu an çok değişik hissediyorum, ifade edemiyorum açıkçası, o kadar mutluyum ki' - TOGEM-DER Başkanı Mihrimah Belma Sekmen: - 'Derneğimizin Onursal Başkanı, Cumhurbaşkanımızın değerli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, Halime Hanım'ı televizyon programlarında izlemiş. Kendisiyle irtibata geçmemizi, ne eksikse, ne yapılması gerekiyorsa, maddi ve manevi iletişim halinde olmamızı tavsiye ettiler, bizi talimatlandırdılar. Biz de o günden itibaren arkadaşımızla irtibat halindeyiz']]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde enkazda kaldıkları 3 çocuğun ikisini kaybeden ve sol kolu ampute edilen anne Halime Nuray Tunç, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneğinin (TOGEM-DER) desteğiyle biyonik kol protezine kavuştu.</p><p>'Asrın felaketi' olarak bilinen 6 Şubat 2023'teki depremleri yaşadığı Hatay'da 3 çocuğuyla enkaz altında kalan anne Tunç'un 2 kızı depremde hayatını kaybetti.</p><p>Depremde bir kolunu da kaybeden Tunç'un omuriliği de zarar gördü. Anne Tunç'un enkazdan sağ çıkarılan büyük kızı İrem de sol bacağının dizden aşağısını kaybetti.</p><p>Kızıyla kurduğu hayalleri yaşayabilmek için myoelektrik kontrollü dirsek üstü biyonik kol protezi ihtiyacı bulunan Tunç'un, bu proteze sahip olabilmesi için çeşitli yardım kampanyaları düzenlendi. Bu kampanyalarda ihtiyaç duyulan paranın bir kısmı toplanarak protez sisteminin mikro işlemcili beş parmaklı el bileşeni temin edildi.</p><p>Protezin 2 milyon 100 bin lira tutarındaki biyonik dirsek modülünün temini için ise Onursal Başkanlığını Emine Erdoğan'ın yaptığı TOGEM-DER devreye girdi. Gerekli para dernek tarafından karşılanarak dirsek modülünün siparişi verildi.</p><p>Eksik parçanın birkaç gün içinde temin edilmesinin ardından Tunç, hayal ettiği protez kola kavuştu.</p><p>- 'Bundan sonraki hayatında daha sağlıklı bir ömür diliyoruz'</p><p>Derneğin Üsküdar'daki merkezinde konuşan TOGEM-DER Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, 6 Şubat depremlerinde Türkiye'nin 'asrın afeti'yle karşılaştığını, çok canların kaybedildiğini ve mağduriyetlerin yaşandığını söyledi.</p><p>Sekmen, Halime Nuray Tunç'un da depreme 3 çocuğuyla yakalandığını, depremde iki evladını ve sol kolunu kaybettiğini, bir çocuğunun da ampute olduğunu anlattı.</p><p>TOGEM-DER'in sosyal fayda yaratan bir kamu derneği olduğunu dile getiren Sekmen, şöyle konuştu:</p><p>'Derneğimizin Onursal Başkanı, Cumhurbaşkanımızın değerli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, Halime Hanım'ı televizyon programlarında izlemiş. Kendisiyle irtibata geçmemizi, ne eksikse, ne yapılması gerekiyorsa, maddi ve manevi iletişim halinde olmamızı tavsiye ettiler, bizi talimatlandırdılar. Biz de o günden itibaren arkadaşımızla irtibat halindeyiz. Aramızda fizyoterapistler, Hataylı misafirlerimiz var, onlar vasıtasıyla Halime Hanım'la görüştük. Daha evvel yapılan birtakım sağlık yardımlarının dışında yapılması gereken teknik olarak en üst seviyedeki desteği de sağladık.'</p><p>Sekmen, Tunç'un hayat hikayesi, yaşadıkları ve güçlü profili itibarıyla ilham kaynağı olduğunu, kendisiyle gurur duyduklarını ifade ederek, 'Halime Hanım'a fizyoterapistlerin ve doktorların tavsiye ettiği ekipmanları temin ettik, satın aldık, bağlantıları yapıldı. Bu anlamda kendisine bundan sonraki hayatında daha sağlıklı, daha üretebileceği bir ömür diliyoruz.' dedi.</p><p>TOGEM-DER olarak depremin ardından bölgede çalışma yürüttüklerini, amputelerle ilgili deprem bölgesinde çalışan vakıflar ve derneklerle işbirliği yaparak hizmetleri verdiklerini anlatan Sekmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın talimatıyla çalışmalar başlattıklarını söyledi.</p><p>- 'Protezin tamamlanacağını söylediklerinde çok duygulandık'</p><p>Depremzede Halime Nuray Tunç da depreme 3 kızıyla Sarımazı'da yakalandığını, 2 kızını kaybettiğini, 18 saat enkazda kaldığını ve beyin kanaması geçirdiği için kendinde olmadığını anlattı.</p><p>Üzerinde 4 kolonun bulunduğunu ve bu kolonları teker teker kırarlarken hepsini hissettiğini ifade eden Tunç, yaşadıklarını şöyle aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Enkazdan çıkarıldıktan sonra direkt hastaneye kaldırıldım. Hiçbir şeyi hatırlamıyordum, çocukları dahi hatırlayamıyordum. Hastane sürecim başladı. 5 gün boyunca oradaydım ve tek başınaydım, hiç kimse yanımda yoktu. İsmimi bile hatırlamıyormuşum. Herkes soruyormuş bana 'Kimsin, necisin, kimin var?' Hiç kimseyi hatırlayamadığım için cevap veremiyordum. Kolum kesilecekti. Oradaki hastanede yapamadılar müdahaleyi, başka bir hastaneye sevk ediyorlardı. O esnada da alt katta hemşireler deprem haberlerini izliyorlardı. 5'inci gündü, hiç unutmuyorum. 'İrem Bağrıaçık 132 saat sonra çıktı.' dediler ve kızımın çıktığını orada öğrendim, bilincim orada kendine geldi. Böyle bir şok oldum, 'Telefon getirin.' dedim ve kendime o zaman geldim. Eski çalıştığım yeri arayıp kızımın sağlığını sordum ve iyi olduğunu söylediler. Kızım hastaneye gönderildiğinde ben başka bir hastaneye gönderildim. Yani bu süreçte de kızımla ayrı düştük. 18 gün sonra kavuştuk. Kızım yanıma geldiğinde tek söylediği 'Anne, benim ayağım kesildi. Senin de elin yok. Ben senin elin olacağım, sen de benim ayağım olacaksınız.' dedi.'</p><p>Tunç, sonraki süreçte kızının sayesinde başarabileceğine inandığını ve fizik tedavisine umutla devam ettiğini, o günden beri de birbirlerine tutunarak hayatlarını sürdürdüklerini söyledi.</p><p>Bilgi yarışmasına katıldığını ve sonrasında kendisine telefon geldiğini aktaran Tunç, 'Bana bir telefon geldi. 'TOGEM-DER'den arıyoruz. Emine Erdoğan Hanım arattırıyor, ilgilenmemizi istiyorlar.' dediler. Protezin tamamlanacağını söylediklerinde çok şaşırdık, çok duygulandık, ne yapacağımızı bilemedik, çok mutlu olduk. Şu an çok değişik hissediyorum, ifade edemiyorum açıkçası, o kadar mutluyum ki.' dedi.</p><p>Tunç, kendi mutfağında, pastalarını, yemeklerini yaparak, bunları insanlarla buluşturma hayali olduğunu, bir diğer hayalinin ise biyonik koluyla kızının saçlarını tarayabilmek olduğunu dile getirdi.</p><p>TOGEM-DER Başkanı Sekmen, Tunç'un 10 yaşındaki kızı İrem'e bilgisayar hediye etti.</p><p>- TOGEM-DER, eğitim ve sosyal dayanışma alanındaki çalışmalarını sürdürüyor</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde 2005 yılında Üsküdar'da kurulan Toplumsal Gelişim Merkezi (TOGEM), 2012 yılı itibarıyla faaliyetlerini dernek çatısı altında sürdürmeye başlayarak Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) adını aldı.</p><p>TOGEM-DER, toplumda ailenin ve bireylerin gelişimine katkı sağlamak, gençlere ve öğrencilere destek olmak, eğitim projelerini hayata geçirmek ve eğitim alanında kalıcı çalışmalar yürütmek amacıyla faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Dernek, özellikle öğrencilere yönelik sağladığı burs destekleriyle eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunarken, ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitim hayatlarını kesintisiz sürdürebilmeleri için maddi destek sağlıyor. Bunun yanı sıra eğitim programları, sosyal projeler ve mesleki gelişim faaliyetleriyle gençlerin hem akademik hem de kişisel gelişimlerini desteklemeye yönelik çalışmalar yürütüyor.</p><p>Kurulduğu günden bu yana birçok başarılı projeyi hayata geçiren TOGEM-DER, 'Öğrenerek İyileşiyoruz', 'Skolyoz Tarama Projesi', 'Kadın Eli ile Ekoturizm', 'Gençlik Değişim Projesi', 'Bir Çocuk Bin Umut', 'Tekstil Konservasyonu ve Restorasyonu', 'Azerbaycan Şehit ve Gazi Ailelerini Güçlendirme' ve 'Biz Geleceğiz' projeleriyle farklı alanlarda toplumsal fayda sağlıyor.</p><p>Söz konusu projeler aracılığıyla bireylerin sağlık, eğitim ve sosyal gelişimleri desteklenirken, dezavantajlı gruplara yönelik önemli katkılar sunuyor. Eğitimden sağlığa, kültürel mirastan sosyal dayanışmaya kadar farklı alanlarda yürütülen çalışmalarla toplumun çeşitli kesimlerine ulaşan TOGEM-DER, sosyal sorumluluk alanındaki faaliyetlerini her geçen gün daha da genişletiyor.</p><p>TOGEM-DER, günümüzde de geniş kapsamlı projeler geliştirerek eğitim, sosyal dayanışma ve toplumsal kalkınma alanlarında çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/6-subat-depreminde-ampute-edilen-anne-togem-derin-destegiyle-biyonik-koluna-kavustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/6-subat-depreminde-ampute-edilen-anne-togem-derin-destegiyle-biyonik-koluna-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="45618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çukurova Uluslararası Havalimanı'nda 10 milyonuncu yolcu karşılandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cukurova-uluslararasi-havalimaninda-10-milyonuncu-yolcu-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cukurova-uluslararasi-havalimaninda-10-milyonuncu-yolcu-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin'deki Çukurova Uluslararası Havalimanı'na gelen 10 milyonuncu yolcuya sürpriz yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Havalimanından yapılan açıklamaya göre, havalimanının 10 milyonuncu yolcusu olarak kayıtlara geçen aileye sürpriz etkinlik düzenlendi.</p><p>Etkinlikte, İstanbul'dan Çukurova Uluslararası Havalimanı'na gelen Demirbilek ailesine çiçek ve plaket takdim edildi. <br></p><p>Kendileri için hazırlanan organizasyon karşısında mutluluk yaşayan aileyi, diğer yolcular da alkışlarla kutladı. </p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Çukurova Uluslararası Havalimanı Direktörü Oğuz Oflaz, yaklaşık 2 yıldır yolculara güvenli, konforlu ve kaliteli seyahat deneyimi sunmak için çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Bugün ulaştığımız 10 milyon yolcu, sadece sayısal başarı değil, bölgemize duyulan güvenin, iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü işbirliklerinin ve ekip arkadaşlarımızın özverili çalışmalarının ortak sonucudur. Çukurova Uluslararası Havalimanı olarak önümüzdeki dönemde de hizmet kalitemizi artırmaya, uçuş ağımızı genişletmeye ve bölgemizin dünyaya açılan kapısı olma misyonumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz.' </p><p>Sürpriz yapılan aile üyelerinden Beyza Demirbilek de bu anlamlı anın bir parçası olmaktan dolayı mutlu olduklarını ifade etti.</p><p>Programın sonunda aileye gidiş-dönüş uçak biletleri hediye edildi.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin, Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cukurova-uluslararasi-havalimaninda-10-milyonuncu-yolcu-karsilandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/cukurova-uluslararasi-havalimaninda-10-milyonuncu-yolcu-karsilandi.jpg" type="image/jpeg" length="69948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi kapsamında Ankara Esenboğa Havalimanı'nda hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacak]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/nato-zirvesi-kapsaminda-ankara-esenboga-havalimaninda-hava-trafigine-gecici-kisitlama-uygulanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/nato-zirvesi-kapsaminda-ankara-esenboga-havalimaninda-hava-trafigine-gecici-kisitlama-uygulanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünce, NATO Zirvesi kapsamında Ankara Esenboğa Havalimanı'nda, belirlenen tarih ve saatlerde hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacağı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - DHMİ'den konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p>NATO Zirvesi nedeniyle yayımlanan NOTAM'a (havacılara bildiri) işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>'Ankara Esenboğa Havalimanı'nda, 7 Temmuz Salı günü 10.00-18.00 ile 8 Temmuz Çarşamba günü 14.00-21.00 saatlerinde hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacak. Yabancı devlet başkanları ile beraberlerindeki resmi heyetleri taşıyan sivil ve askeri hava araçları, söz konusu uygulamadan muaf tutulacak. Muafiyet kapsamında, Esenboğa Havalimanı'nı kullanacak uçuşların, uçuş planlarının (Flight Plan) 18. alanına, 'STS/ATFMX' ibaresini işlemeleri zorunludur. Yolcularımızın uçuşlarına ilişkin güncel bilgi ve düzenlemeleri, ilgili hava yolu işletmelerinden takip etmeleri önem arz etmektedir.'<br> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Seda Tolmaç</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/nato-zirvesi-kapsaminda-ankara-esenboga-havalimaninda-hava-trafigine-gecici-kisitlama-uygulanacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/nato-zirvesi-kapsaminda-ankara-esenboga-havalimaninda-hava-trafigine-gecici-kisitlama-uygulanacak.jpg" type="image/jpeg" length="55001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadirli'de aşure etkinliği yapıldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/kadirlide-asure-etkinligi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/kadirlide-asure-etkinligi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OSMANİYE (AA) - Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde muharrem ayı dolayısıyla geleneksel aşure etkinliği düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kadirli Belediyesi tarafından Çamlıkahve Bahçesi'nde gerçekleşen etkinlikte Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından katılımcılara aşure dağıtıldı. <br></p><p>Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, aşure günlerinin birlik, beraberlik ve dayanışmanın arttığı günler olduğunu belirtti. <br></p><p>Etkinliğe, kurum müdürleri, belediye meclis üyeleri, sivil topum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Osmaniye, Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/kadirlide-asure-etkinligi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/kadirlide-asure-etkinligi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="88810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski BM Raportörü Lynk, Batılı güçlerin Gazze'deki soykırımı durdurmamayı tercih ettiğini söyledi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/eski-bm-raportoru-lynk-batili-guclerin-gazzedeki-soykirimi-durdurmamayi-tercih-ettigini-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/eski-bm-raportoru-lynk-batili-guclerin-gazzedeki-soykirimi-durdurmamayi-tercih-ettigini-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Michael Lynk, Gazze'deki yıkımı durdurma gücüne sahip aktörlerin bunu yapmamayı bilinçli olarak tercih ettiğini belirterek, yaşananları 'ikinci bir Nekbe ya da Nekbe'nin devamı' olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AMSTERDAM (AA) - Lynk, İsrail'in Gazze'de Ekim 2023'te başlattığı soykırım 1000. gününe girmesine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede insani ve siyasi boyutlara dikkati çekerek, bölgedeki hesap sorulmazlığın Lübnan, Katar ve İran'a kadar uzandığını dile getirdi.</p><p>Gazze'de yaşananları 'ikinci bir Nekbe ya da Nekbe'nin devamı' olarak nitelendiren Lynk, Filistin Sağlık Bakanlığının derlediği verilere göre 72 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğine, bu rakamın bile 'fazlasıyla ihtiyatlı' olduğuna ve gerçek rakamın çok daha büyük olabileceğine dikkati çekti.</p><p>Sivil altyapının tamamen yerle bir edilişini 'Gazze'yi yaşanmaz kılmak üzere tasarlanmış' bir yıkım olarak tanımlayan Lynk, İsrail'in Filistin Devleti'ni reddetmenin ötesine geçerek artık 'Filistinlilerin kendi vatanlarında yaşama hakkını dahi reddetmeye' başladığını söyledi.</p><p>Lynk, bu tablonun İsrail siyasi düzeninde giderek belirginleşen faşizan eğilimlerin yükselişiyle 'el ele' ilerlediğini belirterek, Filistinlilerin sürülmesini savunan isimlerin Başbakan, Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, Maliye Bakanı ve Ulusal Güvenlik Bakanı dahil İsrail hükümetinin kilit karar alma pozisyonlarında yer aldığını ifade etti.</p>Küresel Kuzey, soykırımı durdurmamayı seçti<p>Batılı ülkelerin İsrail'i eleştirse dahi bunu anlamsız açıklamalar ya da sınırlı sayıda bakana yönelik cılız yaptırımlarla sınırlı tuttuğuna işaret eden Lynk, bunun, İsrail'in Filistinlilerin büyük bölümünü topraklarından koparma hedefini durdurmaya yetmediğinin altını çizdi.</p><p>Gazze'deki soykırımı sona erdirebilme gücü olanların bunu yapmadığını vurgulayan Lynk, 'Bu, Küresel Kuzey'in siyasi liderliği arasında açık bir tercihtir.' dedi.</p><p>İsrail'in küresel ticaretinin yaklaşık yüzde 70'ini Avrupa ve ABD ile gerçekleştirdiğini hatırlatan Lynk, İsrail'in siyasi destek ve diplomatik ilişkiler bakımından da bu ülkelere büyük ölçüde bağımlı olduğunu söyledi.</p><p>Bu bağımlılığa rağmen Avrupa ve ABD'nin, İsrail'in neredeyse üç yıldır ciddi bir bedel ödemeden soykırımı sürdürmesine imkan tanıdığını belirten Lynk, bu dönemin Batı'nın Orta Doğu, İsrail ve Filistin'e yönelik diplomasisi açısından 'karanlık bir bölüm olarak hatırlanacağını' dile getirdi.</p>Bölgesel yayılma: Lübnan, Katar ve İran<p>Hesap sorulmazlığın soykırımı Filistinlilerle sınırlı bırakmadığını, Katar ve Lübnan'daki Hamas liderlerinin hedef alınmasından, Lübnan'ın güneyinin yarısının işgaline ve İran'a uzanan bir tabloya yol açtığını anlatan Lynk, 'Eğer uluslararası hukuka ve BM kararlarına uygun kararlı bir tepki gösterilseydi, İsrail Gazze'deki saldırılarını birkaç hafta içinde durdurmak zorunda kalırdı.' diye konuştu.</p><p>Lübnan'ın güneyinde 1 milyondan fazla kişinin yaşadığı köy ve yerleşimlerin İsrail tarafından bilinçli biçimde boşaltılıp yıkıldığını aktaran Lynk, ABD'nin gözetiminde imzalanan anlaşmayı 'Lübnan'a dayatılan bir Versay ya da Vichy Antlaşması' olarak nitelendirdi.</p><p>Anlaşmanın, Hizbullah konusundaki sorumluluğu Lübnan hükümetine yüklerken İsrail'e Lübnan'ın güneyinden çekilme yükümlülüğü getirmediğini, üstelik Lübnan devleti, kurumları ya da bireylerinin savaş sırasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle ulusal ya da uluslararası mahkemelerde dava açmasını dahi engellediğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Avrupa'nın çekingenliği<p>Avrupa'nın İsrail'i sınırlamak için siyasi nüfuzunu kullanmaktaki isteksizliğine değinen Lynk, İsrail ve Filistin meselesinde bugün dünyada anlamlı denetim ve yönlendirme gücüne sahip 'üç güç merkezi' bulunduğunu; bunların ABD, Avrupa ve Arap devletleri olduğunu söyledi.</p><p>Bu üç merkezin hiçbirinin soykırımı erken sona erdirmek ya da ABD'yi İsrail'e verdiği askeri yardımı ve diplomatik desteği önemli ölçüde azaltmaya zorlamak için harekete geçmediğini belirten Lynk, bunun, Filistinlilerin 'tamamen kendi başlarına' bırakıldığını gösterdiğinin altını çizdi.</p><p>Avrupa'nın diplomatik ilişkileri kesmek, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nı sona erdirmek, İsrail'e silah akışını durdurmak ya da Filistin Devleti'nin tanınmasını çok daha erken açıklamak gibi orantılı adımlar atmaktan ABD'den gelecek tepkiler nedeniyle çekindiğini aktaran Lynk, bu tabloda Hristiyan Siyonist örgütler ile AIPAC gibi İsrail yanlısı grupların ABD siyasetindeki baskın rolünün de payı olduğunu ifade etti.</p><p>Buna karşın son bin günün bir sonucunun da ABD, Avrupa ve diğer yerlerde İsrail'in eylemlerine karşı geniş bir toplumsal tepki doğurması olduğuna işaret eden Lynk, AIPAC'ın ABD'de 'ilk kez bu denli savunmaya çekildiğini' sözlerine ekledi.</p>Gelecek 1000 gün için çağrı<p>Gelecek 1000 güne ilişkin değerlendirmesinde, geçen dönemin olumlu gelişmesinin dünya genelindeki toplumsal protestolar olduğunu vurgulayan Lynk, sokaktaki seslerin İsrail'in işlediklerinin uluslararası hukuka ve BM kararlarına aykırı olduğunun bilincinde olduğunu belirtti.</p><p>Lynk, 'Güce hizmet eden hukuka karşı, adaletin hizmetindeki hukuk mücadelesi sürüyor ve umarım artık kazanan taraf oluyor.' dedi.</p><p>Gelecek dönemde Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) ABD'nin uyguladığı yaptırımlara karşı, İsrailli liderlere yönelik yeni tutuklama kararları çıkarması ve Filistin soruşturmasını ilerletmesi için desteklenmesi, bunun yanı sıra Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail'e açtığı soykırım davasının arkasında durulması ve İsrail ile İsrailli liderlere yönelik ciddi yaptırımların hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Lynk, 'Bu, birkaç bakan ve yerleşimci liderinin değil, bizzat devletin kendisinin yaptırıma uğraması gereken bir tablo.' diye konuştu.</p><br><p>Muhabir: Selman Aksünger</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Hollanda</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/eski-bm-raportoru-lynk-batili-guclerin-gazzedeki-soykirimi-durdurmamayi-tercih-ettigini-soyledi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/eski-bm-raportoru-lynk-batili-guclerin-gazzedeki-soykirimi-durdurmamayi-tercih-ettigini-soyledi.jpg" type="image/jpeg" length="88309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM Filistin Soruşturma Komisyonu Başkanı Muralidhar: (Gazze'de) Hayat cehennem gibi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bm-filistin-sorusturma-komisyonu-baskani-muralidhar-gazzede-hayat-cehennem-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bm-filistin-sorusturma-komisyonu-baskani-muralidhar-gazzede-hayat-cehennem-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletlerin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana soykırımı sürdürdüğü Gazze'de hayatın 'cehennem gibi' olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CENEVRE (AA) - Muralidhar, İsrail'in saldırıları ve ablukası altında bulunan Gazze'de yaşanan soykırım 1000. gününe girerken, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p><p>Durumun çok vahim olduğunu vurgulayan Muralidhar, 'Gazze'de altyapıda büyük bir yıkım yaşandı. Elektrik yok, sanitasyon yok. Birçok insan zorla yer değiştirmeye maruz kalıyor ve birçoğu Gazze'nin güneyine kaçmak zorunda kalıyor. Refah'ta sağlıksız koşullarda devasa mülteci kampları var. Yani durum çok vahim. Çocuklar özellikle hedef alınıyor. Gazze'de kimse güvende değil. İnsansız hava araçları özellikle çocukları hedef alıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Muralidhar, Gazze'de çok sayıda yetişkinin de hayatını kaybettiğini, sağlık çalışanları, tesisleri, yetimhaneler ve okullara saldırılar düzenlendiğini anlattı.</p><p>Gazetecilerin de hedef alındığına işaret eden Muralidhar, '(Gazze'de) Hayat cehennem gibi. Bundan hiç şüphe yok. Bu mülteci kamplarında çocuklar lağım suyunda oynuyor. 700 kişi bir tuvaleti paylaşıyor. Mahremiyet yok ve bu korkunç bir deneyim. Birçoğu acil tıbbi yardım için tahliyeyi bekliyor. Refah Sınır Kapısı'ndan tahliyeye izin verildiği iddia edilse de hepimiz bunun çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinin farkındayız.' dedi.</p><p>Ürdün, Mısır ve çevredeki tüm ülkelerin bu hastaları tedavi için kabul etmeye istekli olduğuna değinen Muralidhar, İsrail'in ihtiyaç duyulan tıbbi tahliye sayısına izin vermediğini ve insani yardım girişini aktif olarak engellediğini vurguladı.</p><p>Muralidhar, bir konu veya olay hakkında rapor hazırladıklarında hem Filistin makamlarına hem de İsrail'e, BM'deki Daimi Temsilcilikleri aracılığıyla önceden bir kopyasını gönderdiklerini aktararak İsrail'in, bunlara hiçbir zaman yanıt vermediğini belirtti.</p><p>'(İşgal altındaki Filistin topraklarına) İsrail bizi o topraklara girmekten alıkoyuyor. Bu yüzden çabalarımız sonuçsuz kalıyor.' diyen Muralidhar, İsrail'in buralara görev için izin almış doktor ve tıbbi malzemelerin dahi girişine izin vermediğini dile getirdi.</p>'Gazze'de yaşanan kesinlikle bir ateşkes değil'<p>Gazze'de gerçek bir ateşkes var mı sorusuna yanıt veren Muralidhar, 'Hayır, kesinlikle değil. Bunu raporumuzda da belirttik ve bu Mart 2026'ya kadar olan olayları kapsıyor. Ancak bugün dahi hava saldırılarının devam ettiğini göreceksiniz. Çocuklar hedef alınıyor, sağlık tesisleri hedef alınıyor, ambulanslar hedef alınıyor ve gazeteciler hedef alınıyor. Sahadaki durum değişmedi. İsrail, sözde ateşkesi kasten görmezden geliyor. Bu Komisyon, Eylül 2025'te Gazze'de soykırımın gerçekleştiğine inanmak için elimizdeki tüm kanıtları listeleyen ayrıntılı bir rapor yayımladı. Çocuklarla ilgili (son) mevcut rapor, Komisyonun bu bulgusunu daha da doğruluyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazzeli çocuklarla ilgili son raporlarında, İsrailli parlamenterler ve politikacıların 'her Gazzeli çocuğun düşman, Filistin'de doğan her çocuğun terörist olduğuna ve hepsinin ortadan kaldırılması gerektiğine' yönelik açıklamaları olduğuna değindiklerini aktaran Muralidhar, bu durumun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine işaret etti.</p>'Raporda çocukların nasıl sistematik bir şekilde hedef alındığından bahsettik'<p>Muralidhar, Komisyonun raporuna ilişkin şunları kaydetti:</p><p>'Raporda, çocukların nasıl sistematik bir şekilde hedef alındığından bahsettik. Dolayısıyla soykırımı oluşturan unsurlardan biri de o grubun doğumlarının engellenmesidir. Çocukların özel hedefler olduğunu görüyoruz çünkü yetişkin, bebeği tutarken bebek öldürülüyor. Hatta 10 günlük emzirilen bir bebek, bir helikopterden açılan ateş sonucu başından vuruluyor ve yetişkin kurtuluyor. Bir çocuk beyaz bayrak taşıyor. Bunlar herhangi bir çatışmaya karışmış çocuklar değil. Gerçekten beyaz bayrak taşıyorlar ve çocuklar öldürülüyor. Sonra çocuklar odun toplarken veya yardım kamyonunu kovalarken öldürülüyor. İsrail, dünyanın Hamas'ın çocukları kalkan olarak kullandığına inanmasını ne kadar istese de bahsettiğimiz örnekler, çocukların evlerinin dışında oynamak ve yolda yürümek gibi rutin faaliyetlerde bulundukları örneklerdir.'</p><p>Filistinlilerin bir grup olarak devamlılığının olmaması gerektiğine dair açık bir niyet olduğuna işaret eden Muralidhar, Filistin halkının biyolojik ve sosyal sürekliliğini oluşturan ve gelecekteki kimliğinin taşıyıcıları olan çocukların hedef alındığını vurguladı.</p><p>Muralidhar, 'Bu rapordaki bulgular, Eylül 2025'te zaten söylediğimiz şeyi doğruluyor. Bu, Gazze'de devam eden çok sistematik, planlı ve kasıtlı bir soykırım eylemidir.' dedi.</p><p>Bu yıl Avrupa Birliği (AB), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve hatta BM Güvenlik Konseyine yaptıkları sunumlarda, çeşitli ülkeleri temsil eden birçok diplomatın derinden rahatsız olduğunu gördüklerini hatırlatan Muralidhar, onlardan adım atmalarını beklediklerini dile getirdi.</p>'Şimdi harekete geçme zamanı, ellerimizi ovuşturup bekleyemeyiz'<p>Muralidhar, sahadaki ruh halinin değiştiğini belirterek 'Birçok büyükelçi bize, kendi ülkelerinde insanların artık 'Tamam, Filistinlilerle empati kurarsam bir şekilde Yahudi karşıtı olurum' şeklindeki ikili düşünceye inanmadıklarını söyledi. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, kimse bu mantığa inanmıyor. İnsanlar bu düzeyde vahşetin yaşanmasına ve kimsenin bir şey yapmamasına öfkeleniyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Son raporlarında, İsrail ordusunda belirli savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi eylemlere karışan tabur, tümen ve birliklerini açıkladıklarını anımsatan Muralidhar, ülkelerin bu suçlara karışan ve kendi topraklarında yer alan İsraillilere karşı hukuki süreci başlatabileceğini söyledi.</p><p>Muralidhar, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Savaş zamanında hiçbir çocuk açlıktan ölmemeli, ki bu bugün Filistin'de gerçekten yaşanıyor. Savaş zamanında hiçbir çocuk tıbbi yardım ve yardım eksikliğinden ölmemeli, bu da bugün yine Filistin'de oluyor. Eğer tüm ülkeler bu temel ilkeler üzerinde anlaşamaz ve İsrail'i insani yardıma izin vermeye ikna edemezlerse o zaman uluslararası hukuk düzenine olan inancımızı yeniden teyit etmemeliyiz. Şimdi harekete geçme zamanı, ellerimizi ovuşturup bekleyemeyiz. Çaresizlik oluşturamayız. (Komisyonun Gazze'deki çocuklarla ilgili) Bence bu rapor, ülke genelinde ve dünya genelinde ülkeleri harekete geçme zamanının geldiğine ikna etmek için yeterli ve hatta daha fazla kanıt içeriyor.'</p>Komisyonun son raporu, Filistinli çocukları kasten hedef alındığını ortaya koydu<p>BM'nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, 23 Haziran'da BM İnsan Hakları Konseyinin 62. Oturumu'nda son raporunu açıklamıştı.</p><p>Raporda, İsrail'in, Filistinli çocukları kasten hedef alarak soykırım ve diğer vahşet suçlarını işlemeye devam ettiği bildirilmişti.</p><p>Filistinli çocukların, İsrail hapishanelerinde ve gözaltı tesislerinde tutuklanıp işkenceye ve diğer ağır kötü muamele biçimlerine maruz bırakıldığı ve nerede olduklarına dair hiçbir bilgi verilmediği kaydedilen raporda, 'Çocukların kasten hedef alınmasının, İsrail yetkilileri ve güvenlik güçlerinin Gazze'deki Filistinlileri tamamen veya kısmen yok etme yönündeki soykırım niyetini ortaya koyan temel unsurlardan biri olduğunu yineliyoruz.' ifadelerine yer verilmişti.</p><br><p>Muhabir: Muhammet İkbal Arslan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Cenevre</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bm-filistin-sorusturma-komisyonu-baskani-muralidhar-gazzede-hayat-cehennem-gibi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/bm-filistin-sorusturma-komisyonu-baskani-muralidhar-gazzede-hayat-cehennem-gibi.jpg" type="image/jpeg" length="99988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da aşırı sıcakların yaz boyu devam etmesi bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ispanyada-asiri-sicaklarin-yaz-boyu-devam-etmesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ispanyada-asiri-sicaklarin-yaz-boyu-devam-etmesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihinin en sıcak ilk 6 ayını geçiren İspanya'da aşırı sıcakların rekorlar kırarak yaz boyu devam etmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MADRİD (AA) - İspanya Meteoroloji Enstitüsü (AEMET), yeni bir sıcak hava dalgasının 3 Temmuz'dan itibaren ülkeyi etkisi altına alacağını, 40 derecenin üzerine çıkacak hava sıcaklıklarından dolayı güneydeki Endülüs ve Extremadura bölgeleri başta olmak üzere birçok yerde ikinci derecede önemli olan 'turuncu alarm'a geçileceğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>AEMET Sözcüsü Ruben Del Campo, basına yaptığı açıklamada, İspanya'da meteoroloji istatistiklerinin resmi olarak düzenli tutulmaya başlandığı 1961'den bu yana en sıcak ilk 6 ayın, 2026'da tespit edildiğini hatırlattı.</p><p>Del Campo, İspanya'da 1975'ten bu yana haziran aylarında 12 sıcak hava dalgası yaşandığını ancak bunların yarısının 2015'ten sonra gerçekleşmesinin önemli bir istatistik olduğunu söyledi.</p><p>'Sıcak hava dalgalarının süresi her 10 yılda bir yaklaşık üç gün daha artıp, sıcaklıklar da her 10 yılda 0,3 derece yükseldi.' diyen İspanyol meteoroloji uzmanı, 'İspanya geçen yaz her üç günden birinde aşırı sıcaklara maruz kaldı. Tüm bunların altında, henüz derinlemesine incelenmemiş olan atmosferik örüntülerdeki bir değişimin, özellikle de ısıyı birkaç gün boyunca hapseden kalıcı antisiklonik sırtların yatıyor olabileceğini düşünüyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Del Campo, 'İnsan kaynaklı iklim değişikliği, bu aşırı sıcaklık değerlerinin temel nedenini oluşturuyor. Bu durum, hem atmosferin hem de İspanya'yı çevreleyen deniz ve okyanusların ısınmasına yol açtı. Bundan dolayı daha şiddetli yüksek sıcaklıklar oluşuyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Diğer yandan 3 Temmuz'dan itibaren yeniden yükselecek sıcak havanın İspanya'da birçok yerde 'Sahra Çölü benzeri koşulları beraberinde getireceği' uyarısında bulunan Sivil Koruma kurumu yetkilileri de özellikle kronik hastalığı olanların ve yaşlıların günün en sıcak saatlerinde sokağa çıkmamaları, gölge ve serin yerlerde olmaları ve bol su tüketmeleri hususunda uyardı.</p>Madrid'de vatandaşlar sıcaktan serinlemek için büyük parklara gidiyor<p>Başkent Madrid'de ise vatandaşlar serinlemek için daha çok ağaçlıklı büyük park alanları tercih ediyor.</p><p>Madrid'in sembol yerlerinden olan Retiro Park'ta büfe işleten Alfredo, AA muhabirine, sıcaklardan dolayı artan su satışları için 'Peynir ekmek gibi çok fazla su satıyoruz.' dedi.</p><p>Küçük bir büfe içinde çalışmanın zor olduğunu ancak parktaki göl ve çeşmeler sayesinde serinlediğini anlatan Alfredo, 'Yapacak bir şey yok. Bir yandan sıcaklarla, bir yandan su içerek yazı atlatacağız.' şeklinde konuştu.</p><p>Park alanında görev yapan atlı polis memuru Guillermo da 'Günün en sıcak saatlerinden kaçınmak için bizim özel çalışma saatlerimiz var. Güneş çarpması veya diğer durumlarda yardıma ihtiyacı olan birini gördüğümüzde hemen sağlık görevlilerine haber veriyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Ailesi ile biraz olsun serinlemek için parkta yürüyüşe çıkan 82 yaşındaki İspanyol vatandaşı Carmen ise soğuktan daha çok sıcağı tercih ettiğini, güneşi sevdiğini söyleyerek, sadece su içerek ve yelpaze kullanarak sıcaklardan kendini koruduğunu dile getirdi.</p><p>Carmen'e eşlik eden torunu Noelia da sıcak havayı sevdiğini ancak aşırı sıcak olduğu dönemlerde uygun saatlerde dışarıya çıkarak ve günde iki litre su tüketerek önlemini aldığını belirtti.</p><p>Eşi ile turist olarak Madrid'e gelen Diego, Arjantin'de yaşadıkları bölgede nemden dolayı yaz aylarının çok daha sıcak ve bunaltıcı geçtiğini aktardı.</p><p>Bir yıl önce Türkiye'yi dolaştıklarını ve orada da aşırı sıcaklara denk geldiklerini anlatan Diego, 'Her yıl daha sıcak oluyor ama biz sıcağa alışığız. Şimdilik sıcaklara karşı kendimizi idare ettiğimizi söyleyebilirim.' dedi.</p><br><p>Muhabir: Şenhan Bolelli</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Madrid</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ispanyada-asiri-sicaklarin-yaz-boyu-devam-etmesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ispanyada-asiri-sicaklarin-yaz-boyu-devam-etmesi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="70560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamaney için düzenlenecek geniş katılımlı cenaze töreni akıllara Humeyni'nin cenaze töreninde yaşananları getirdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hamaney-icin-duzenlenecek-genis-katilimli-cenaze-toreni-akillara-humeyninin-cenaze-toreninde-yasananlari-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hamaney-icin-duzenlenecek-genis-katilimli-cenaze-toreni-akillara-humeyninin-cenaze-toreninde-yasananlari-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenecek cenaze töreni, İran İslam Devrimi'nin ilk lideri olan ve 3 Haziran 1989 tarihinde hayatını kaybeden Ruhullah Humeyni'nin cenaze töreninde yaşananları akla getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAHRAN (AA) - Humeyni'nin vefatından sonra naaşı, vade töreni için 5 Haziran 1989 tarihinde Tahran Musallası'na getirilmiş ve burada cam bir korumanın içerisine yerleştirilen soğutucunun içerisine konulmuştu.</p><p>Humeyni'nin ilk cenaze namazı 6 Haziran'da Ayetullah Muhammed Rıza Gülpayegani tarafından kıldırılmış ve daha sonra cenazenin bir araç ile Tahran Musallasına 20 kilometre mesafedeki Beheşti Zehra mezarlığına götürülmesi kararlaştırılmıştı.</p><p>Ancak tabuta eşlik eden milyonlarca insanın yoğun ilgisi nedeniyle cenazeyi taşıyan araç kontrolden çıkarak ilerleyememiş ve halk tabuta erişme imkanı bulmuştu.</p><p>Kamyondan düşme tehlikesi olan tabuta ulaşan onlarca insan Humeyni'nin kefeninden bir parça koparabilmek için adete birbirleri ile yarışmış ve kefenin bir bölümü parçalanarak Humeyni'nin naaşı görünür hale gelmişti.</p><p>Yaşanan bu gelişmelerin üzerine cenaze törenini takip eden bir helikopter tabutun bulunduğu alana iniş yaparak cenazeyi almak zorunda kalmış ve cenaze ancak ertesi gün defnedilebilmişti.</p><p>Humeyni'nin cenaze törenine katılanlardan birisi olan Abbas Perverdeh, AA muhabirine o gün şahit olduklarını şu sözlerle anlattı:</p><p>'Ayetullah Humeyni'nin hayatını kaybettiği dönemde ben üniversite öğrencisiydim ve ölümünü radyodan öğrendim. Cenazenin Tahran Musallası'na getirileceğini söylediler ve naaş, halkın ziyaret edip veda edebilmesi amacıyla buraya getirildi. Soğutmalı, vitrin şeklinde camları olan bir konteynere yerleştirilmişti. Halk sırayla gelip son görevini yerine getiriyordu. Biz de gittik ve aşırı kalabalıktan dolayı o an cenazeye yaklaşamadık. Daha sonra defin işlemi için Ayetullah Humeyni'nin naaşı halkın eşliğinde mezarlığa götürülmek üzere bir kamyona yerleştirildi.'</p><p>Perverdeh, 'Cenazenin yerleştirildiği kamyon yoğun kalabalık nedeniyle ilerleyemedi ve yaşanan izdiham nedeniyle tabut zarar görerek açıldı'. dedi.</p><p>Yaşanan izdiham sırasında Humeyni'nin kefenin bir kısmının yırtıldığını belirten Perverdeh, helikopterin cenazeyi alarak izdiham yaşanan bölgeden uzaklaştırdığını ve Humeyni'nin daha sonra tekrar kefenlenmek zorunda kalındığını ve kalabalıktan uzak şekilde defnedildiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Perverdeh, cenaze töreninin ardından bile Tahran'da halkın bir hafta boyunca sokaklarda olduğunu ve hatta bazılarının Humeyni'nin naaşının konulduğu konteynerin üzerine çıkmaya devam ettiğini söyledi.</p><p>Humeyni'nin kefeninin bir kısmının halk tarafından parçalanmasına ilişkinde konuşan Perverdeh, tabutu tutmanın veya dokunmanın İran kültüründeki yerini şu sözlerle aktardı:</p><p>'Bu anlayış İran toplumunda ve Şii kültüründe önemli bir yere sahip. Özellikle Ayetullah Humeyni toplum nezdinde önemli bir yere sahipti. Hem siyasi hem dini yönden oldukça önemliydi ve halk cenaze törenine katılıp tabuta veya cenazenin taşındığı kamyona dokunmayı kendisi için manevi bir görev sayıyordu. Herkes buna ulaşmak istediği için de izdiham yaşandı.'</p><p>Perverdeh, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenecek cenaze törenin de benzer olayların yaşanıp yaşanmayacağı sorusuna ilişkin ise, ülkenin dini ve siyasi önderlerinin cenazesinde artık bu tarz olayların yaşanmadığını ve tabutun korumasız şekilde halk arasında dolaştırılmadığını ve genel olarak tırların için de yüksek bir konumda tutulduğunu söyledi.</p><br><p>Muhabir: Tolga Akbaba</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Iran</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hamaney-icin-duzenlenecek-genis-katilimli-cenaze-toreni-akillara-humeyninin-cenaze-toreninde-yasananlari-getirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/hamaney-icin-duzenlenecek-genis-katilimli-cenaze-toreni-akillara-humeyninin-cenaze-toreninde-yasananlari-getirdi.jpg" type="image/jpeg" length="29407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'nın Novorossiysk şehrinde benzinin bittiği bildirildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/rusyanin-novorossiysk-sehrinde-benzinin-bittigi-bildirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rusyanin-novorossiysk-sehrinde-benzinin-bittigi-bildirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Novorossiysk şehrindeki akaryakıt istasyonlarında benzinin tükendiği ve yakıt satışının durdurulduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MOSKOVA (AA) - Novorossiysk Belediyesinden yapılan açıklamada, şehirdeki istasyonlarda benzin kalmadığı, motorinin ise 8 istasyonda sınırlı miktarda bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araçlara yalnızca akaryakıt kartıyla yakıt alınabildiği aktarılan açıklamada, söz konusu imkandan sadece şirket araçlarının yararlanabildiği kaydedildi.</p><p>Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla Rusya'daki petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar nedeniyle ülkede çok sayıda tesis bakıma alınırken Rus hükümeti akaryakıt piyasasında istikrarı sağlamak amacıyla zaman zaman satış ve ihracat kısıtlamalarına başvuruyor.</p><p>Öte yandan, ülkede Moskova ve St. Petersburg dahil olmak üzere yaklaşık 40 bölgede akaryakıt satışında kısıtlamalar uygulanıyor.</p><br><p>Muhabir: Emre Gürkan Abay</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Moskova</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/rusyanin-novorossiysk-sehrinde-benzinin-bittigi-bildirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/rusyanin-novorossiysk-sehrinde-benzinin-bittigi-bildirildi.jpg" type="image/jpeg" length="81733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'daki 3 vilayette orman yangınları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/fransadaki-3-vilayette-orman-yanginlari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/fransadaki-3-vilayette-orman-yanginlari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın güneyindeki 3 vilayette önceki gün başlayan orman yangınlarının devam ettiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Yerel basında yer alan haberlere göre ülke, bir yandan sıcak hava dalgasıyla diğer yandan da orman yangınlarıyla mücadeleyi sürdürüyor.</p><p>Yetkililer, 1 Temmuz'da başlayan ve ülkenin güneyini etkisi altına alan orman yangınlarının Gard, Pyrenees-Orientales ve Herault vilayetlerinde devam ettiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Pyrenees-Orientales'de yer alan Canet-en-Roussillon tatil beldesindeki yangına müdahale sırasında biri çocuk, 6'sı itfaiye görevlisi 12 kişi hafif şekilde yaralandı.</p><p>Canet-en-Roussillon'da dün alevlerin şiddetini artırması sonucu 280 bungalovun yandığı ve yaklaşık 3 bin tatilcinin tahliye edildiği bölgedeki söndürme çalışmaları sürüyor.</p><p>Öte yandan çoğunluğu güneyde bulunan 6 vilayet, yüksek yangın riski nedeniyle kırmızı alarm durumunda.</p><p>Başbakan Sebastien Lecornu, dün yaptığı açıklamada, Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgasından en çok etkilenen ülkelerin başında gelen Fransa'da yaz sezonunda şu ana kadar 8 bin 700 hektar alanın yandığını bildirmişti.</p><p>Lecornu, 10 yangından 9'unun insan faaliyetlerinden kaynaklandığını açıklamıştı.</p><br><p>Muhabir: Şeyma Yiğit</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/fransadaki-3-vilayette-orman-yanginlari-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/fransadaki-3-vilayette-orman-yanginlari-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="60882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Meclis Başkanı Kalibaf: ABD'nin Hürmüz Boğazı'na herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/iran-meclis-baskani-kalibaf-abdnin-hurmuz-bogazina-herhangi-bir-mudahalesine-izin-vermeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/iran-meclis-baskani-kalibaf-abdnin-hurmuz-bogazina-herhangi-bir-mudahalesine-izin-vermeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunda kararlı olduklarını ve ABD'nin müdahalesine izin vermeyeceklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAHRAN (AA) - Meclis Başkanı'nın resmi Telegram hesabına göre, Kalibaf, İran'ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenine katılmak için Tahran'a gelen Çin heyeti ile görüştü.</p><p>Görüşmede Kalibaf, İran ile Çin arasındaki stratejik işbirliğinin yükseltilmesi ve iki ülkenin daha yakın ilişkiler kurması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çin'in, İran'ın zor zamanlarında yanında olduğunu İran'ın da savaş ve ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak olan Çin gemilerine kolaylık sağladığını kaydeden Kalibaf, 'ABD'nin tek yönlü politikaları karşısında İran ile Çin arasında siyasi ve ekonomik alanlarda yakın ilişki oldukça önemlidir.' dedi.</p><p>Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Kalibaf, 'ABD'nin Hürmüz Boğazı'na herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceğiz.' dedi.</p><p>Kalibaf son olarak, İsrail'in, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptını bozmak için faaliyet yürüttüğüne dikkati çekerek, İran'ın askeri gücünün caydırıcı bir nitelik taşıdığını söyledi.</p><br><p>Muhabir: Tolga Akbaba</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Iran</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/iran-meclis-baskani-kalibaf-abdnin-hurmuz-bogazina-herhangi-bir-mudahalesine-izin-vermeyecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/iran-meclis-baskani-kalibaf-abdnin-hurmuz-bogazina-herhangi-bir-mudahalesine-izin-vermeyecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="18384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da '2.0' anlayışını pekiştiren NATO, Ankara'da '3.0' vizyonunu şekillendirmeye hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/istanbulda-20-anlayisini-pekistiren-nato-ankarada-30-vizyonunu-sekillendirmeye-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/istanbulda-20-anlayisini-pekistiren-nato-ankarada-30-vizyonunu-sekillendirmeye-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 2004'te düzenlenen zirvede Soğuk Savaş Sonrası dönemde oluşan '2.0' anlayışını kurumsallaştıran ve pekiştiren NATO, yeni güvenlik sınamalarına karşı bu yıl '3.0' versiyonuna dönüşümünü Ankara Zirvesi'nde şekillendirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - Anadolu Ajansının (AA) 'Brüksel'den NATO Ankara Zirvesi'ne' başlıklı dosya haberinin üçüncü bölümünde NATO'nun kuruluşundan bu yana geçirdiği dönüşüm süreçleri kapsamında Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı 2004 İstanbul Zirvesi ile 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nin İttifak açısından taşıdığı stratejik önem incelendi.</p><p>1949'da kuruluşundan bu yana NATO'nun evrimsel dönüşümlerini Soğuk Savaş Dönemi (1.0), Soğuk Savaş Sonrası ve 11 Eylül dönemi (2.0) ve şimdi Rus tehdidinin yeniden belirginleştiği ve kolektif savunma ile büyük güç rekabetine dönüş dönemi (3.0) olarak tanımlamak mümkün.</p><p>İstanbul Zirvesi, İttifak'ın 'NATO 2.0' olarak tanımlanan dönüşümünü kurumsallaştırdı, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi'nin ise 'NATO 3.0' olarak nitelendirilen yeni dönemin şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.</p>NATO '1.0', savunma odaklı Soğuk Savaş Dönemi<p>Kuruluşunun ardından NATO '1.0' versiyonunda İttifak'ın temel odağı savunmaydı.</p><p>Bu dönemde NATO, büyük ve sabit konuşlu askeri güçlere sahip, tek ve açık bir tehdide karşı konumlanmış bir yapı niteliği taşıyordu.</p><p>Sovyetler Birliği'nin İttifak üyelerine askeri saldırganlığı ihtimal olarak dahi görmesini engelleyen bu dönem, Avrupa'da Soğuk Savaş'ın sıcak savaşa dönüşmesini engellemişti.</p>NATO '2.0' İstanbul'da pekişti<p>Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla tehdit algısı kökten değişen NATO, bu dönemde kolektif savunmanın yanı sıra kriz yönetimi, barışı destekleme operasyonları ve ortaklıklarını geliştirmeye yöneldi.</p><p>Boğazın iki yakasında 26 üyeyi ağırlayan İstanbul Zirvesi bildirisinde 'İttifak'ın geleneksel savunmadan küresel güvenlik ve kriz yönetimi kapasitesine evrildiği' teyit edildi.</p><p>11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında oluşan güvenlik ortamında '5'inci maddeyi' ilk kez işletmiş olan NATO'nun o dönemdeki en önemli önceliklerinden biri terörle mücadeleydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul Zirvesi'nde Afganistan'daki istikrar misyonunun genişletilmesi ön plana çıkarken zirvede Irak'taki güvenlik güçlerine eğitim desteği fikri de olgunlaşmıştı.</p><p>Böylelikle 2004 İstanbul Zirvesi, '2.0' versiyonunun pekişmesi ve kurumsallaşmasına vesile olmuştu.</p>NATO '3.0'a dönüşüm, Ankara'da gerçekleşecek<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Brüksel'de AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ankara Zirvesi'nde temel önceliklerden birinin 'NATO 3.0'ı inşa etmek olacağını belirterek, zirvenin yeni vizyonun şekillenmesine vesile olacağını teyit etti.</p><p>Yeni sınama ve güvenlik dengelerine göre sürekli dönüşerek tarihin en uzun ömürlü ittifakı olmayı başaran NATO, '3.0' versiyonuyla bir nevi 'fabrika ayarlarına' dönmeye hazırlanıyor.</p><p>Bu kavram son dönemde daha sık gündeme gelse de temelini oluşturan külfet paylaşımının daha adil dağıtılması talebi, ABD'nin uzun yıllardır dile getirdiği öncelikler arasında yer alıyor.</p><p>ABD yönetimi tarafından ortaya atılan bu vizyon, en basit şekliyle Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesi ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının gözden geçirilmesi ile Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarının artmasını sağlayarak 'bedavacılığa' son verilmesi olarak tanımlanıyor.</p><p>'NATO 3.0', ABD'nin nükleer şemsiye güvenliğinin ve 'stratejik liderliğinin' devamını, Avrupa'nın konvansiyonel savunma yükünü ise kendisinin taşımasını öngörüyor.</p><p>ABD, 'NATO 3.0' çerçevesinde Avrupa'ya sağladığı kuvvet ve yeteneklerde azalmaya gitmeyi değerlendiriyor ve Avrupalı müttefiklerin 'külfet aktarımı' çerçevesinde daha fazla sorumluluk almasını talep ediyor.</p><p>Soğuk Savaş'ta İttifak topraklarını saldırılarından koruyan 'NATO 1.0' modelini esas alan yeni vizyon, İttifak'ın yeniden kolektif savunmaya odaklanmasını öngörüyor.</p>22 yılda Türkiye'nin rolü değişti, önemi azalmadı<p>İttifak'ın en önemli üyelerinden Türkiye'nin, 2004 İstanbul Zirvesi döneminde üstlendiği rollerle NATO içinde kilit bir konum edindiği, 2026 Ankara Zirvesi'ne gelindiğinde rolü değişse de stratejik öneminin azalmadığı, aksine daha da arttığı görülüyor.</p><p>Türkiye'nin, 2004'te İttifak içinde ağırlıklı olarak coğrafi konumu ve terörle mücadeledeki rolüyle ön plana çıktığı değerlendiriliyor.</p><p>İstanbul Zirvesi'ne damga vuran Afganistan operasyonları için kritik lojistik merkez ve Irak Savaşı'nın ardından Orta Doğu'ya komşu tek NATO ülkesi olması, terörle mücadelede ön cephe müttefiki görülmesi ve Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu'yu birbirine bağlayan stratejik konumu, bu dönemde Türkiye'yi ön plana çıkaran hususlar arasında yer alıyor.</p><p>Ankara Zirvesi'ne doğru Türkiye'nin öneminin çok daha geniş güvenlik çerçevesinde değerlendirildiği görülüyor.</p><p>İttifak'ın Karadeniz'e açılan en önemli ülkesi olmanın yanı sıra Türkiye, halihazırda arabuluculuk ve liderlik kapasitesiyle de dikkati çekiyor.</p><p>Türkiye, Avrupa'nın güney kanadının güvenliğine katkı sağlayan kilit aktörlerden biri olmaya devam ederken aynı zamanda hızla gelişen savunma sanayisi sayesinde NATO'nun savunma üretim kapasitesi ve kolektif güvenliğine katkı sağlayan önemli üreticilerden biri konumuna ulaşmış bulunuyor.</p><p>Ev sahipliğini üstlendiği iki zirve arasında Türkiye'nin NATO içindeki rolünün 'bölgesel güvenlik sağlayıcısından' 'Avrupa-Atlantik güvenliğinin birçok başlığında belirleyici rol oynayan çok boyutlu stratejik müttefike' evrildiği değerlendiriliyor.</p><p>2004 İstanbul ve 2026 Ankara zirveleri, NATO'nun farklı dönüşüm evrelerine yön veren kilometre taşları olarak öne çıkarken Türkiye'nin de İttifak'ın değişen güvenlik önceliklerine uyum sağlayan ve bu dönüşüme katkı sunan kilit müttefiklerden biri olmayı sürdürdüğü görülüyor.</p><br><p>Muhabir: Şerife Çetin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/istanbulda-20-anlayisini-pekistiren-nato-ankarada-30-vizyonunu-sekillendirmeye-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/istanbulda-20-anlayisini-pekistiren-nato-ankarada-30-vizyonunu-sekillendirmeye-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="72407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika Savunma Bakanı Francken: Türkiye'nin teknolojisinden öğreneceğimiz çok şey var]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/belcika-savunma-bakani-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/belcika-savunma-bakani-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye'nin NATO için önemli bir müttefik olduğunu, savunma üretimi alanında Türk teknolojisinden faydalanılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ZEEBRUGGE (AA) - Francken, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p><p>Bunun çok önemli bir zirve olacağını belirten Francken, son dönemdeki uluslararası gelişmeler karşısında NATO'nun zorlu dönemlerden geçtiğini dile getirdi.</p><p>Francken, 'Orta Doğu konusunda, İran rejimine karşı yürütülen savaş konusunda tartışmalar oldu. Amerikan uçakları için askeri üslerin kullanıma açılması konusunda bazı gerginlikler yaşadık. Savunma harcamalarının artırılması konusunda da bazı görüş ayrılıkları oldu. Dolayısıyla NATO açısından 'en kolay yıl' olmadı.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bu nedenle birlik olunmasının her zamankinden daha büyük önem taşıdığını vurgulayan Francken, savunma yatırımları, NATO Kuvvet Modeli, üretimin artırılması, hava savunması ve yeni teknolojiler konusunda birlikte çalışılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Francken, zirveden beklentilerinin sorulması üzerine, 'Ankara'ya gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Çünkü Türk halkının sıcak misafirperverliği gerçekten çok güzel. Ayrıca NATO Savunma Sanayisi Forumu için de orada olacağım. Dolayısıyla gelecek pazartesiden çarşamba akşamına kadar Ankara'da bulunacağım.' ifadelerini kullandı.</p><p>Zirvede, müttefiklerin birlikte durduklarını göstermesinin önemli olduğunu vurgulayan Francken, 'Birlikte ayakta kalırız, ayrışırsak düşeriz. En önemli konu bu, birlik göstermek. İkinci olarak teknoloji, hava savunması ve savunma sanayisi üretiminin artırılması üzerinde çalışmamız gerekiyor. Üçüncü olarak ise elbette Ukrayna'nın Rusya'nın saldırganlığına karşı desteklenmesi önemli.' dedi.</p><p>Francken, Ankara zirvesinde somutlaşması beklenen 'NATO 3.0' vizyonuyla ilgili, 'Bu, Belçika'nın ve Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi, savunmaya daha fazla yatırım yapması ve Avrupa kıtasının güvenlik mimarisini kendi ellerine alması anlamına geliyor. Asıl mesele bu ve yapmamız gereken de budur.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD'nin Avrupa'daki askeri katkılarını azaltması ve Avrupa'nın oluşacak boşlukları doldurmasına ilişkin Francken, şunları kaydetti:</p><p>'Yapmamız gereken şey iyi bir NATO planlamasına sahip olmak. Bunu NATO Müttefik Kuvvetler Avrupa Yüksek Komutanı (SACEUR) yürütüyor. Bu planlamayı gerçekten hayata geçirmemiz, sağlam planlar hazırlamamız ve bu planlara uymamız gerekiyor. Bu da hedeflerimizi yerine getirmemiz ve tüm kabiliyet eksikliklerini gidermemiz anlamına geliyor. Çünkü ABD, birliklerini ve bazı askeri kabiliyetlerini Avrupa'dan çekerek dikkatini Asya-Pasifik bölgesine yönlendirecek. Bu nedenle bizim daha fazla sorumluluk üstlenmemiz, eksiklerimizi tamamlamamız ve üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor.'</p><p>Francken, 'Belçika olarak NATO Kuvvet Modeli kapsamında havada yakıt ikmal uçakları, F-16 savaş uçakları, MQ-9B SkyGuardian insansız hava araçları ile istihbarat, keşif ve gözetleme (ISR) kabiliyetlerini tahsis edeceğiz. Böylece Belçika Savunması olarak NATO için daha fazla katkıyı derhal sağlamaya hazır olacağız.' ifadelerini kullandı.</p>'Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin SAFE-2 programında yer alması gerekiyor'<p>Bakan Francken, ev sahibi ülke Türkiye'nin NATO'ya katkılarına da değinerek, 'Türkiye çok önemli bir müttefik. Uzun yıllardır NATO üyesi olan ve İttifak içinde önemli yere sahip bir ülke. NATO'nun Türkiye'ye ihtiyacı var ve birlikte çok iyi çalışabileceğimizi umuyorum. Zirvenin son derece iyi şekilde organize edileceğini duydum. Türk halkının sıcak misafirperverliğini yeniden görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Evet, Ankara'yı seviyorum, Türkiye'yi seviyorum. Orada bulunmayı gerçekten dört gözle bekliyorum.' dedi.</p><p>Türkiye'nin Avrupa'nın savunma programlarına katılması gerektiğini vurgulayan Francken, 'Bana göre Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin (AB) SAFE-2 programında yer alması gerekiyor. AB kredilerine dayanan SAFE-2 paketinde Türkiye'nin mutlaka bulunması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin SAFE-1'e dahil edilmemiş olması bir hataydı. Türkiye'nin teknolojisinden öğreneceğimiz çok şey var.' diye konuştu.</p><p>Belçika'nın 'Navy Days 2026' etkinliği için halihazırda Belçika'nın Zeebrugge Deniz Üssü'nde demirleyen 'TCG Burgazada'yı ziyaretine atıfta bulunan Francken, 'Korvetinizi gördüm, gerçekten çok etkileyici, ileri teknolojiye sahip ve yüksek standartlarda bir platform.' dedi.</p><p>Francken, 'Türkiye'nin bu sürecin içinde olması gerekiyor çünkü çok önemli bir müttefik. Birlikte çalışmalıyız. Her geçen gün güçlenen rakiplerimiz ve düşmanlarımız var. Bu nedenle güçlü kalmak ve değerlerimizi savunmak için birlikte hareket etmeliyiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Ülkesinin Türkiye ile birçok alanda işbirliği içinde olduğunu belirten Francken, 'Birlikte çok sayıda eğitim faaliyeti yürütüyoruz. NATO çatısı altında çalışıyoruz ve bu kapsamda ortak eğitimler gerçekleştiriyoruz. Ayrıca ortak tedarik ve savunma sanayisi alanında daha fazla işbirliği yapabileceğimizi düşünüyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>Francken, ülkesinin geçen ay Türkiye'ye düzenlediği kapsamlı Ekonomik Misyon'a değinerek, 'Türkiye'ye gerçekleştirdiğimiz ekonomik misyonun ardından işbirlikleri sürüyor ve yeni sözleşmeler imzalanmaya devam ediyor. Aradan aylar geçmiş olmasına rağmen ekonomik misyonun somut sonuçlar verdiğini görüyoruz. Bu çok olumlu bir gelişme ve bu doğrultuda ilerlemeye devam edeceğiz.' dedi.</p><br><p>Muhabir: Selen Valente Rasquinho</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/belcika-savunma-bakani-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-savunma-bakani-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var.jpg" type="image/jpeg" length="98484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski NATO Genel Sekreteri Scheffer: Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/eski-nato-genel-sekreteri-scheffer-turkiyenin-ev-sahibi-rolunu-yeniden-ustlenmesinin-vakti-coktan-gelmisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/eski-nato-genel-sekreteri-scheffer-turkiyenin-ev-sahibi-rolunu-yeniden-ustlenmesinin-vakti-coktan-gelmisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'ne Ankara'nın ev sahipliği yapmasının altında ülkenin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının yattığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>LAHEY (AA) - De Hoop Scheffer, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği ve Hollanda merkezli Clingendael Enstitüsünün ortaklaşa düzenlediği 'Lahey'den Ankara Zirvesi'ne: Dönüşen Küresel Güvenlik Ortamında NATO'nun Geleceği' panelinin ardından, AA'nın aylık gündem ve strateji dergisi AA Brifing için AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p><p>NATO'nun kuruluşundan bu yana köklü dönüşümlerden geçtiğini ifade eden de Hoop Scheffer, İttifak'ın Soğuk Savaş boyunca ABD'nin şemsiyesi altında Avrupa'yı koruduğunu, ardından Berlin Duvarı'nın yıkıldığını ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünün geldiğini hatırlattı.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun 'sınır ötesi operasyon kabiliyetine sahip' anlamına gelen, 'seferi' diye nitelendirdiği yapıya dönüştüğünü belirterek, Afganistan'a yapılan müdahalenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı kapsamında Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) adıyla komutası NATO'da olan bir misyon halini aldığını anımsattı.</p><p>Eski NATO Genel Sekreteri, 'Bugün NATO, hibrit savaşlarda yapay zeka ortamında faaliyet gösteriyor, hibrit savaşlara hazırlanmalı. Dolayısıyla şu anda NATO 3.0'a doğru ilerliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Ankara Zirvesi, birçok konuda mutabakat sağlamalıdır ve inanıyorum ki sağlayacaktır'<p>De Hoop Scheffer, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nden beklentilerini de dile getirdi.</p><p>'Ankara Zirvesi, birçok konuda mutabakat sağlamalıdır ve inanıyorum ki sağlayacaktır.' görüşünü paylaşan de Hoop Scheffer, bunlardan birinin, İttifak üyelerinin mali yükümlülüklerini yerine getirmeleri olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>De Hoop Scheffer, geçen sene Lahey'de yapılan NATO Zirvesi'nde savunma harcamalarının yüzde 5'e çıkarılması taahhüdünü anımsatarak, Ankara'daki zirvede de bu yükümlülüğün gözden geçirileceğini vurguladı.</p><p>Zirvede mali konuların yanı sıra Ukrayna'da devam eden savaşın ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de ele alınacağını anlatan de Hoop Scheffer, 'Orta Doğu'ya doğrudan müdahale etmek, NATO'nun görev tanımında yer almıyor ancak küresel güvenliğin bölünmez bir bütün olduğu gerçeği de yadsınamaz.' ifadesini kullandı.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun dağılacağı iddialarına ilişkin de şunları kaydetti:</p><p>'NATO, dağılmayacak. NATO, tarihi boyunca pek çok kez ağır hasta ya da ölü ilan edildi. NATO, elbette Çin veya Hint-Pasifik dahil dünyada olup bitenlerle siyasi olarak ilgileniyor. Bu durum, NATO'nun bu bölgelerde harekete geçeceği anlamına gelmez ancak güvenlik bölünmez bir kavramdır. Bana kalırsa NATO, Avrupalı müttefiklerin İttifak'ın savunma harcamaları konusunda çok büyük bir sorumluluk üstlenmesi şartıyla hayatta ve aktif olmaya devam edecek. Bu konuda nereden bakarsanız bakın, (ABD) Başkan (Donald) Trump haklı.'</p><p>De Hoop Scheffer, NATO için en büyük önceliğin Doğu kanadı olduğunu ancak İttifak'ın Güney kanadının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Eski Genel Sekreter, 'Güney kanadı, Türkiye açısından önemli ve dolayısıyla NATO açısından da önem taşıyor.' ifadesini kullandı.</p>'(NATO Ankara Zirvesi) Türkiye'nin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının bir kabulüdür'<p>Türkiye'nin 80 milyonu aşkın nüfusuna, daimi ordusuna ve NATO için sağladığı büyük katma değeriyle zirveye ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu vurgulayan de Hoop Scheffer, 'İstanbul'da, Türkiye'de katıldığım ilk zirve olan NATO 2004'ten sonra Türkiye'nin (NATO Zirvesi'ne) ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti. Bu, Türkiye'nin sahip olduğu ciddiyetin, siyasi ve askeri ağırlığının bir kabulüdür.' dedi.</p><p>De Hoop Scheffer, NATO'nun Doğu kanadını ve genelde tüm kanatlarını savunma konusundaki kararlılığın artırılması gerektiğini belirterek 'Bu konuda Türkiye, önemli bir rol oynuyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>NATO'nun geleceğine ilişkin görüşlerini de paylaşan de Hoop Scheffer, şunları kaydetti:</p><p>'NATO'daki senaryo, uzlaşmaya dayalı, Avrupa'daki NATO müttefiklerinin daha fazla sorumluluk üstlendiği bir senaryo olmalı. Başkan Trump, bu konuda haklı. Avrupalı müttefikler olarak çok daha fazlasını yapmalıyız. Dolayısıyla, NATO'nun komuta yapısında bir Avrupalılaşma görüyorum. Daha fazla Avrupalı göreceğiz. Avrupa, doğrudan ABD askeri desteği olmadan da kendini savunmak zorundadır, savunabilmelidir. Bu, ancak İttifak'ın sağladığı nihai nükleer garantinin yürürlükte kalmasıyla mümkündür. Bu garantinin devam edeceğine güvenim tam.'</p><br><p>Muhabir: Nazlı Yüzbaşıoğlu, Salih Okuroğlu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Hollanda</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/eski-nato-genel-sekreteri-scheffer-turkiyenin-ev-sahibi-rolunu-yeniden-ustlenmesinin-vakti-coktan-gelmisti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/eski-nato-genel-sekreteri-scheffer-turkiyenin-ev-sahibi-rolunu-yeniden-ustlenmesinin-vakti-coktan-gelmisti.jpg" type="image/jpeg" length="15711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in Gazze'de yapay zekayı kullanarak sürdürdüğü saldırılar 'dijital bir kıyıma' dönüştü]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israilin-gazzede-yapay-zekayi-kullanarak-surdurdugu-saldirilar-dijital-bir-kiyima-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israilin-gazzede-yapay-zekayi-kullanarak-surdurdugu-saldirilar-dijital-bir-kiyima-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Gazze'deki katliam ve soykırım eylemlerinde ileri teknoloji, siber veriler ve yapay zeka araçlarından yararlanması, insanlığa fayda sağlaması beklenen bu teknolojilerin 'dijital kıyım araçlarına' dönüştürülebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Filistin'de Ekim 2023'te başlattığı soykırımın hemen ardından Gazze Şeridi'ne yoğun saldırılara başlayan İsrail ordusu, Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Katar topraklarını hedef aldı. Konvansiyonel savaş metotlarının yanında son dönemde yaygınlaşan yapay zeka algoritmaları başta olmak üzere her çeşit 'büyük veriyi' işlemesi katliamın daha büyük boyutlara ulaşmasına neden oldu.</p><p>Anadolu Ajansı (AA), İsrail ordusunun Filistin topraklarında yürüttüğü askeri faaliyetlerde yapay zekayı nasıl bir kitle imha ve gözetim silahına dönüştürdüğünü, bu süreçte rol oynayan sistemlerin işleyiş mekanizmasını derledi.</p>Kodlar silaha dönüşüyor<p>Gazze sınırına yakın bir konumda kurulan ABD destekli Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi, İsrail ordusunun saha operasyonları ile dijital istihbarat ağlarını birbirine bağlıyor.</p><p>Bu merkezde, uydu görüntüleri, biyometrik veriler, insansız hava aracı (İHA) sinyalleri ve telekomünikasyon kayıtları gibi anlık veriler yapay zeka sistemleriyle tek bir havuzda işlenerek doğrudan askeri unsurlara aktarılıyor.</p><p>Süreçte aktif rol oynayan ABD merkezli Palantir firmasının 'Maven' platformu, farklı kaynaklardan gelen istihbaratı birleştirerek hedefleme süreçlerini otomatik hale getiriyor. Diğer yandan ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) destekli Dataminr şirketi ise sosyal medya verileri üzerinden gerçek zamanlı risk analizleri sunuyor.</p><p>Karmaşık saha bilgileri bu sayede dış kaynak ve veri merkezleri tarafından işlenerek İsrail unsurlarına eş zamanlı somut bilgi ve analiz olarak aktarılıyor. İsrail, Palantir ve Dataminr gibi küresel şirketlerin sağladığı veriler sayesinde katliamını başka bir boyuta taşıyor.</p>'Algoritma hatası' denilen sivil katliamlar<p>İsrail'in Gazze'deki katliamlarında 'Lavender' ve 'Where's Daddy' gibi yapay zeka tabanlı hedef tespit sistemlerini etkin şekilde kullandığı biliniyor. İsimleri her ne kadar sempatik ve sivil bir uygulama çağrışımında bulunsa da bu uygulamalar binlerce Filistinlinin takip ve tarassudunda kullanılıyor.</p><p>'Where's Daddy? (Babam nerede?)' adlı sistem Filistin'de insanları ev ve iş yerlerine kadar düzenli şekilde takip ediyor ve eve girdiklerinde İsrail unsurlarını bilgilendiriyor. Bu yazılım sayesinde hedef alınan kişilerin evlerinin içinde kim olduğuna bakılmaksızın bombalanıyor, sivillerin varlığı umursanmıyor.</p><p>'Lavender (Lavanta)' adlı sistem de Filistinlilerin Hamas ve diğer gruplarla olası bağlantıları üzerine tahminler yürüterek analizlerde bulunuyor, bu analizler üzerinden İsrail'in bir kanaat oluşturmasını destekliyor. Bu sistemlerin arkasında ise 'İsrail'e en açık şekilde destek veren CEO benim' diyen Alex Karp'ın kurucu ortağı olduğu Palantir olduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Savunma Bakanlığı yetkilileriyle Ocak 2024'te stratejik ortaklık anlaşması imzalayan Palantir, savaşla ilgili görevlerde kullanılmak üzere İsrail ordusuna hedef belirleme odaklı destek sağladığını kabul ediyor.</p><p>Yapay zekanın silahlaştırılması, İsrail'in sivil ölümlerini 'algoritma hatası' diyerek geçiştirmesine ve hukuki sorumluluktan kaçmasına imkan tanıdığı gerekçesiyle eleştiriliyor.</p><p>İsrail, sınır denetimi ve Filistinlilerin kimlik tespiti için ABD'li Easy Aerial firmasının dronları ile İsrail merkezli Elbit Systems şirketinin yüz tanıma teknolojilerini kullanıyor. ABD'nin sağladığı bu sistem sayesinde Filistinlilerin önce kimlikleri tespit ediliyor sonrasında da her hareketi izlenmeye başlıyor.</p><p>Sistem topladığı bu bilgileri düzenli şekilde bireyin kim olduğuna bakmaksızın İsrail ordusuna sağlıyor bu da İsrail'in askeri ve operasyonel altyapısını besliyor. Aynı zamanda 'büyük veri' için de arşiv oluşturuyor.</p>Palantir'in Ekim 2023 sonrası İsrail'e kararlı desteği<p>Palantir'in kurucu ortakları Alex Karp ile Peter Thiel'in, Ocak 2024'te İsrail'e ziyaretiyle şirket ve Tel Aviv işbirliği daha da somutlaştı.</p><p>İsrail ordusuyla anlaşma imzalayan Palantir, orduya hedef belirleme ve veri analizi sağlayan yapay zeka teknolojileri sunacağını duyurdu, ancak anlaşmaya ilişkin detay vermedi.</p><p>Şirketin yöneticisi Karp, Ekim 2023 sonrası İsrail'in teknoloji talebinin artmasıyla ülkeye daha önce vermedikleri farklı ürünler sağlamaya başladıklarını belirtti.</p>Biri sizi gözetliyor ve yargılıyor<p>Google ve Amazon'un Tel Aviv hükümetiyle Nisan 2021'de imzaladığı 1,2 milyar dolar değerindeki 'Nimbus Projesi', İsrail'in yapay zekayı askeri amaçlarla kullanmasındaki projelerin başında geliyor.</p><p>Proje kapsamında İsrail'in sınırları içinde verilerin fiziksel bilgisayarlar yerine internetten erişilebilen sunucularda saklanmasını sağlayan bulut depolama merkezleri kuruldu. Ayrıca devlet kurumlarına ve orduya gelişmiş yapay zeka ve makine öğrenimi hizmetleri sunuldu. İsrail bu sayede topladığı tüm verileri kendi altyapısında toplayıp işleyebilme kapasitesini artırdı.</p><p>Sızdırılan belgelere göre Google Cloud platformu, İsrail'e yüz tanıma, görüntüleri otomatik sınıflandırma, nesne takibi ile ses ve fotoğraflar üzerinden duygu analizi yapabilme imkanı sağlıyor. Bu sayede kişiler yalnızca görüntülerinden değil, davranış ve mimikleri üzerinden de analiz ediliyor.</p><p>Sistemde yer alan 'AutoML' adlı yapay zeka aracı ise Filistinli tutuklu kayıtları, saldırı planları ve keşif raporları gibi çok sayıda veriyi aynı anda inceleyerek senaryo ve hedef koordinatları oluşturabiliyor. Bu sayede farklı kaynaklardan gelen bilgi ve senaryolar bir araya getirilerek karar alma süreçleri destekleniyor.</p><p>Sistem yazılı belgeleri de analiz ederek 'İsrail karşıtı' olarak tanımladığı ifadeleri kullananları tespit edip fişliyor. Sokak kameraları ile İHA'lardan gelen canlı görüntüleri anlık inceleyerek kişi ve nesne takibi yapabiliyor.</p><p>Bu özellikler, İsrail'in bulut teknolojisini yalnızca veri depolamak için değil, çok büyük miktardaki bilgiyi yapay zekayla analiz ederek askeri operasyonların planlama ve karar alma süreçlerinde aktif şekilde kullandığını ortaya koyuyor.</p>İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım ve işgali<p>Ekim 2023'ten bu yana devam eden ve 1000. gününe ulaşan İsrail saldırıları, Gazze Şeridi'nde 2,4 milyondan fazla insanı doğrudan etkileyen ağır bir etnik temizlik ve soykırıma dönüştü.</p><p>Filistin topraklarının yüzde 80'inden fazlasının işgal edildiği bu süreçte, 223 bin tondan fazla patlayıcı kullanılarak bölgenin yüzde 90'ında toplu yıkım gerçekleşti.</p><p>Hastanelere ulaştırılan cenaze sayısı 73 bin 66'yı bulurken, Filistin'de hayatını kaybedenlerin yüzde 55'ini başta 21 bin 500'ü aşkın çocuk ve 12 bin 500'den fazla kadın olmak üzere savunmasız siviller oluşturuyor.</p><p>Filistin'de tüm fertleri katledilerek nüfus sicilinden tamamen silinen binlerce ailenin yanı sıra geride kalan 173 bin 514 yaralı, çöken sağlık sistemi ve felç olan eğitim altyapısı bölgedeki insani dramın boyutunu gözler önüne seriyor.</p><br><p>Muhabir: Yasin Yorgancı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israilin-gazzede-yapay-zekayi-kullanarak-surdurdugu-saldirilar-dijital-bir-kiyima-donustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israilin-gazzede-yapay-zekayi-kullanarak-surdurdugu-saldirilar-dijital-bir-kiyima-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="20574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan'da yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlandığı kazada 40 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/pakistanda-yolcu-otobusunun-ucuruma-yuvarlandigi-kazada-40-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/pakistanda-yolcu-otobusunun-ucuruma-yuvarlandigi-kazada-40-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan'ın Belucistan eyaletinde yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu ilk belirlemelere göre 40 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Dawn gazetesinin haberine göre otobüs, Belucistan'ın Şerani bölgesinden ayrıldıktan sonra Hayber-Pahtunhva eyaletinin Dera İsmail Han bölgesinde seyir halindeyken uçuruma devrildi.</p><p>Bölge yetkilileri, kazada ilk belirlemelere göre 40 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yetkililer, arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin olay yerine sevk edildiğini, kazanın nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatılacağını bildirdi.</p><br><p>Muhabir: Damla Delialioğlu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/pakistanda-yolcu-otobusunun-ucuruma-yuvarlandigi-kazada-40-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/pakistanda-yolcu-otobusunun-ucuruma-yuvarlandigi-kazada-40-kisi-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="94551"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
