<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hatay Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.asigazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 15:52:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay'da Ambulans Kaza Yaptı! Çevreyolu'nda Zincirleme Kaza]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/hatayda-ambulans-kaza-yapti-cevreyolunda-zincirleme-kaza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/hatayda-ambulans-kaza-yapti-cevreyolunda-zincirleme-kaza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasta taşıyan ambulansın karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 araç hasar gördü. Kazada can kaybı yaşanmazken, ambulanstaki hasta başka bir ambulansla hastaneye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay'ın Antakya ilçesi Akasya Mahallesi sınırlarında bulunan Antakya-Defne Çevreyolu'nda hasta taşıyan bir ambulansın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, hastayı hastaneye ulaştırmak üzere seyir halinde olan ambulans, henüz belirlenemeyen bir nedenle önünde ilerleyen araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle toplam 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası yaşandı.</p>

<p><img alt="Ambulans" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://asigazetesicom.teimg.com/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ambulans.jpeg" width="2048" /></p>

<p>İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve trafik ekibi ile ambulans sevk edildi. Kazada can kaybı yaşanmazken, kaza yapan ambulansta bulunan hasta, olay yerine gelen başka bir ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazada 4 araçta maddi hasar oluşurken, ekipler olay yerinde güvenlik önlemi alarak trafik akışını kontrollü şekilde sağladı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semire Yılmaz</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>HATAY</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/hatayda-ambulans-kaza-yapti-cevreyolunda-zincirleme-kaza</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/a-m-b-u-l-a-n-s33.webp" type="image/jpeg" length="34405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bankacılık sektörünün mevduatı geçen hafta azaldı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-azaldi-7</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-azaldi-7" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 3 Temmuz ile biten haftada bir önceki haftaya göre 261 milyar 883 milyon 754 bin lira azalışla 31 trilyon 372 milyar 270 milyon 922 bin liraya geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 3 Temmuz ile biten haftada yüzde 0,82 ve 261 milyar 883 milyon 754 bin lira azalışla 31 trilyon 634 milyar 154 milyon 676 bin liradan, 31 trilyon 372 milyar 270 milyon 922 bin liraya geriledi.</p><p>Aynı dönemde bankalardaki Türk lirası cinsi mevduat yüzde 2,4 azalarak 17 trilyon 97 milyar 105 milyon 688 bin lira, yabancı para (YP) cinsinden mevduat yüzde 0,02 yükselişle 10 trilyon 130 milyar 698 milyon 747 bin lira oldu.</p><p>Bankalarda bulunan toplam YP mevduatı geçen hafta 256 milyar 867 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 217 milyar 688 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı.</p><p>Yurt içi yerleşiklerin toplam YP mevduatında parite etkisinden arındırılmış veriler dikkate alındığında, 3 Temmuz itibarıyla 3 milyar 251 milyon dolarlık azalış görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri azaldı<p>Bankacılık sektöründe yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri, geçen hafta yüzde 1,4 artışla 6 trilyon 672 milyar 836 milyon 316 bin liraya çıktı.</p><p>Söz konusu kredilerin 803 milyar 644 milyon 379 bin lirası konut, 42 milyar 570 milyon 782 bin lirası taşıt, 2 trilyon 536 milyar 192 milyon 573 bin lirası ihtiyaç kredileri, 3 trilyon 290 milyar 428 milyon 582 bin lirası ise bireysel kredi kartlarından oluştu.</p><p>Bankacılık sektörünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil toplam kredi hacmi de 3 Temmuz ile biten haftada 163 milyar 697 milyon 836 bin lira artarak 25 trilyon 887 milyar 422 milyon 891 bin liradan, 26 trilyon 51 milyar 120 milyon 727 bin liraya yükseldi.</p><br><p>Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-azaldi-7</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-azaldi.jpg" type="image/jpeg" length="35145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk ve Amerikan savunma sanayisinin önde gelen kuruluşlarının temsilcileri Ankara'da bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/turk-ve-amerikan-savunma-sanayisinin-onde-gelen-kuruluslarinin-temsilcileri-ankarada-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/turk-ve-amerikan-savunma-sanayisinin-onde-gelen-kuruluslarinin-temsilcileri-ankarada-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK), Amcham Türkiye ve ATBR iş birliğinde 36. NATO Zirvesi vesilesiyle düzenlenen Türkiye-ABD Savunma Sanayi İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı 7 Temmuz tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Toplantı, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, ABD Savaş Bakanlığı Tedarik ve Askeri Satın Alımlardan Sorumlu Müsteşarı Michael P. Duffey, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin, AmCham Türkiye Başkanı Emre Karter, ATBR Başkanı General James L. Jones ile Türk ve Amerikan savunma sanayi firmalarının temsilcileri katılımlarıyla düzenlendi.</p><p>Toplantının sponsorları ise Lockheed Martin, Alp Havacılık, Canik, Havelsan, Kale Havacılık ve TEİ oldu.</p><p>Toplantıda, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerde son dönemde güç kazanan yapıcı, stratejik ve ileriye dönük yaklaşımın ekonomik ve ticari iş birliğine de önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Bu çerçevede, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra savunma sanayi ve ileri teknoloji gibi stratejik sektörlerde geliştirilecek sürdürülebilir ortaklıkların, ikili ilişkilerin ekonomik ve endüstriyel boyutunu daha da güçlendireceği ifade edildi.</p><p>Toplantıda, savunma sanayi alanında yürütülen temaslarda ortak tasarım, geliştirme ve üretim, tedarik zinciri entegrasyonu, üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirilmesi ve yeni nesil teknolojiler alanındaki iş birliği imkanlarının giderek daha somut bir zemine oturmasının memnuniyet verici olduğu belirtildi.</p><p>Türkiye ile ABD arasında üst düzeyde sürdürülen yapıcı diyalog ve stratejik iş birliği anlayışının, başta savunma sanayi olmak üzere yüksek katma değerli sektörlerde yeni ortaklıklara zemin hazırlayacağı ifade edilirken, bu gelişmelerin iki ülke liderleri tarafından 2019 yılında ortaya konulan 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına da önemli katkı sağlayacağı değerlendirildi.</p>'Türk savunma sanayii, küresel ölçekte güçlü bir üretim ve teknoloji ekosistemi haline gelmiştir'<p>Açıklamada toplantıda yaptığı konuşmaya yer verilen Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında tesis edilen yapıcı diyaloğun Türkiye-ABD ilişkilerine yeni bir ivme kazandırdığını belirterek, bu stratejik ortaklığın yalnızca iki ülkenin çıkarlarına değil, NATO'nun caydırıcılığına ve ortak güvenlik mimarisinin güçlendirilmesine de katkı sağlamakta olduğunu ifade etti.</p><p>Savunma sanayiinin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın en güçlü sütunlarından biri olduğuna işaret eden Ayhan, 'Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaşan, 3 bin 500'den fazla şirketi ve 100 bini aşkın nitelikli çalışanıyla Türk savunma sanayii, küresel ölçekte güçlü bir üretim ve teknoloji ekosistemi haline gelmiştir.' açıklamasını yaptı.</p><p>Ayhan, ortak üretim, AR-GE ve ileri teknoloji alanlarında Amerikan şirketleriyle iş birliğini daha ileri taşımaya hazır olduklarını aktararak, 'Bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi için ikili savunma sanayii ve ticaret iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması büyük önem taşımaktadır. Düzenleyici kısıtlamaların azaltılması ve karşılıklı ticaretin önünün açılması, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından yeni fırsatlar oluşturacak; iki ülkenin stratejik ortaklığını daha güçlü ve sürdürülebilir bir zemine taşıyacaktır.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Ortaklıkların önündeki engelleri azaltmanın zamanı gelmiştir'<p>ABD Savaş Bakanlığı Bakan Yardımcısı Michael P. Duffey de müttefiklerin ve sektör liderlerinin buluşmasının ortaklıkları açısından kritik bir dönemde gerçekleştiğini ifade ederek, 'Bugün burada iş konuşmak için bulunuyoruz ancak daha da önemlisi, ortak güvenliğimizi konuşmak için bir aradayız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bugün yeniden büyük güç rekabeti dönemine geri dönmüş durumda olunduğunu ifade eden Duffey, 'Devam eden çatışmalar ve değişen güvenlik ortamı, yeniden canlandırılmış ve bu da entegre bir transatlantik savunma ile savunma sanayi altyapısını gerekli kılıyor. Karşı karşıya olduğumuz temel zorluk hız ve ölçektir.' açıklamasını yaptı.</p><p>Duffey, kritik kabiliyetlerin üretiminin hızlandırılması ve bunların vakit kaybetmeden sahada kullanımının sunulması gerektiğine dikkati çekerek, 'Bürokratik gecikmeler ve üretim açıkları artık kabul edilemez, bunlar stratejik kırılganlıklardır. Bu salondaki sektör liderlerine çağrım şudur: Daha güçlü bir şekilde sorumluluk üstlenin ve bu çağrıya karşılık verin. Düzenleyici süreçlerde karşılaştığınız darboğazları ve tedarik zincirindeki engelleri bizimle paylaşın ki bunları birlikte aşabilelim. Üretim kapasitesini artırmak ve tedarik zincirinin dayanıklılığını güçlendirmek için gerekli yatırımları yapın. Ortaklıkların önündeki engelleri azaltmanın zamanı gelmiştir.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'Toplantının ekonomik bağlarımızı derinleştirmek için bir platform görevi görmesini bekliyoruz'<p>DEİK Başkanı Nail Olpak ise halihazırdaki stratejik ortam göz önüne alındığında, artan küresel güvenlik ihtiyaçlarının savunma tedariki, endüstriyel kapasite ve idame alanlarında daha derin iş birlikleri için önemli fırsatları oluşturduğunu aktardı.</p><p>Türkiye'nin gelişmiş üretim kabiliyetlerini, çevik üretim tabanını ve kanıtlanmış savunma sanayi uzmanlığını, Amerikan savunma ekosisteminin teknolojik liderliği ve tedarik ihtiyaçları ile bir araya getirmenin büyük bir değer taşıdığına inandıklarını kaydeden Olpak, şunları kaydetti:</p><p>'Türk savunma firmaları, üretimi hızla ölçeklendirme, güvenilir tedarik zinciri çözümleri sunma, zorlu askeri standartlarda üretim yapma ve operasyonel gereksinimlere özel ürünler geliştirme yeteneklerini kanıtlamış durumda. DEİK olarak NATO Zirvesi kapsamında düzenlediğimiz yuvarlak masa toplantısının, fırsatları belirlemek, ortak bir zemin oluşturmak ve endüstriyel ile ekonomik bağlarımızı derinleştirmek için bir platform görevi görmesini bekliyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'Savunma sanayi iş birliği NATO İttifakı'nın savunma kapasitesi açısından stratejik önem taşıyor'<p>DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin de Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ortaklığın bir sonraki büyüme döneminin en önemli itici güçlerinden birinin savunma ve havacılık sektörleri olacağını ifade etti.</p><p>Sanayilerin birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olduğuna işaret eden Özyeğin, 'Ortak üretim, teknoloji geliştirme, karşılıklı yatırımlar ve tedarik zinciri entegrasyonu alanlarında atılacak adımlar, yalnızca iki ülkenin ekonomik ilişkilerini değil, aynı zamanda NATO'nun sanayi ekosisteminin dayanıklılığını ve rekabet gücünü de artıracaktır.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>AmCham Türkiye Başkanı Emre Karter ise savunma teknolojileri, endüstriyel yetkinlikler ve yatırımlar alanında iki ülke arasında önemli fırsatlar bulunduğuna işaret ederek, AmCham Türkiye olarak, bu stratejik ortaklığın daha da güçlenmesine katkı sağlamaya ve özel sektörün yapıcı rolünü desteklemeye devam edeceklerini belirtti.</p><p>ATBR Başkanı General James L. Jones de ABD ile Türkiye arasındaki savunma sanayi iş birliğinin NATO İttifakı'nın savunma kapasitesi açısından stratejik önem taşımakta olduğunu ifade ederek, 'Savunma sanayi alanında sürdürülen temasın, iki ülke arasında somut iş birliklerini ve uzun vadeli ortaklıkları destekleyecek yeni fırsatların önünü açacağına inanıyorum.' açıklamasını yaptı.</p><br><p>Muhabir: Yunus Türk</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/turk-ve-amerikan-savunma-sanayisinin-onde-gelen-kuruluslarinin-temsilcileri-ankarada-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/turk-ve-amerikan-savunma-sanayisinin-onde-gelen-kuruluslarinin-temsilcileri-ankarada-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="52316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi sonuçlandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/aa-finans-odemeler-dengesi-beklenti-anketi-sonuclandi-7</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/aa-finans-odemeler-dengesi-beklenti-anketi-sonuclandi-7" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının mayısta 1 milyar 127,5 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - AA Finans'ın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 13 Temmuz Pazartesi günü açıklanacak 'Mayıs 2026 Ödemeler Dengesi İstatistikleri'ne ilişkin beklenti anketi, 12 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.</p><p>Ankete göre ekonomistler, cari işlemler hesabının 1 milyar 127,5 milyon dolar açık vereceğini öngördü. Ekonomistlerin mayıs ayı için cari açık beklentileri, 280 milyon dolar ile 1,5 milyar dolar arasında yer aldı.</p><p>Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl ise 52 milyar 255 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Ankete katılan ekonomistlerin bu yıl için cari açık beklentisi 45 milyar dolar ile 62 milyar 800 milyon dolar arasında yer aldı.</p><p>Türkiye'nin cari işlemler hesabı, nisan ayında 5 milyar 695 milyon dolar açık verirken yıllıklandırılmış cari açık 37 milyar dolar olmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/aa-finans-odemeler-dengesi-beklenti-anketi-sonuclandi-7</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/aa-finans-odemeler-dengesi-beklenti-anketi-sonuclandi.jpg" type="image/jpeg" length="95018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO Zirvesi'nde yoğun diplomasi trafiği]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-nato-zirvesinde-yogun-diplomasi-trafigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-nato-zirvesinde-yogun-diplomasi-trafigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde yoğun diplomasi trafiği yürüttü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in de aralarında bulunduğu liderlerle ikili görüşmeler yaptı.</p><p>Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev'i 6 Temmuz'da kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Bulgaristan ilişkilerinin çok boyutlu şekilde ilerlediğini, ticaret, ulaştırma, savunma sanayii ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğinin geliştirilmesi için çalışıldığını ifade etti.</p><p>Erdoğan, Bulgaristan'daki Türklerin iki ülke arasındaki bağı kuvvetlendirdiğine işaret ederek, bu konuya Bulgaristan'ın da hassasiyetle yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi.</p><p>Aynı gün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi'nde kolektif savunmadan müttefikler arasındaki savunma sanayisi işbirliklerinin artırılmasına kadar birçok hususun ele alınmasının önemli olacağını vurguladı.</p><p>Zirvenin ilk günü Kanada Başbakanı Mark Carney'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul eden Erdoğan, yeni dönemde Türkiye ile Kanada ilişkilerini ticaret, güvenlik, savunma sanayisi, enerji başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için gayretleri artırmanın ve işbirliği potansiyellerini değerlendirmenin iki ülkeye de fayda sağlayacağını dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin NATO'nun Avrupa sütununun güçlendirilmesini savunduğunu ancak bunun 'Transatlantik bağın' yerini alamayacağını belirterek, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan müttefiklerin AB'nin savunma girişimlerine dahil edilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Aynı gün Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile de görüşen Erdoğan, Türkiye ile Finlandiya arasında ticari ilişkilerin ivme kazanmasının memnuniyet verici olduğunu, işbirliğini ilerletmek için çalışmayı sürdüreceklerini anlattı.</p><p>NATO'nun Ankara Zirvesi'nde ittifak dayanışmasını kuvvetli şekilde ortaya koymanın önemine dikkati çeken Erdoğan, AB Güvenlik Stratejisi'ne Türkiye'nin potansiyel katkısının görmezden gelinmemesinin önemli olduğunu, Avrupa'da istikrar ve güvenliğin temini için AB'nin ortaya koyduğu çalışmaların NATO'yu tamamlayıcı bir nitelik taşıması gerektiğini bildirdi.</p><p>Erdoğan, Türkiye'nin hem İran hem Ukrayna'daki savaşların diyalogla çözümü için gayret gösterdiğine vurgu yaparak, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bölgeye kesintisiz erişimi için Türkiye'nin gayret gösterdiğini söyledi.</p><p> </p><p> </p>ABD Başkanı Trump, resmi törenle ağırlandı<p>Türkiye'ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı Ankara Havalimanı'nda karşılayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuğunu daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 'A+ tipi' resmi törenle ağırladı.</p><p> </p><p> </p><p>Baş başa görüşme öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, ziyaretin önemli olduğuna dikkati çekti.</p><p>Erdoğan, 'NATO Liderler Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Sayın Trump'la birlikte olması bizlere ayrı bir güç katacaktır. Kendilerine tekrar hoş geldiniz diyorum.' dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35 ve KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimatıyla ilgili bir soruya, 'F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil. Bunu Amerika ile daha önce de görüştük. Biz 5 uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var. Şimdi Liderler Zirvesi'nde yapacağımız görüşmelerde F-35 ile ilgili kendilerinden bu daha önce aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır. Burada yine F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi'nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum.' yanıtını verdi.</p><p>Liderler, daha sonra heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılan liderler ve eşleri onuruna akşam yemeği ve resepsiyon verdi.</p><p>Konuk liderler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gelişinde Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliğince çalınan marşlarla karşılandı.</p><p>Yemek öncesi davetlilerle aile fotoğrafı çektiren Erdoğan çifti, konuklarına Türk mutfağına özgü lezzetler ikram etti.</p>Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı yapıldı<p>Zirvenin ikinci günü ana oturum için Külliye'ye gelen liderleri karşılayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrı ayrı fotoğraf çektirdi. Resmi karşılama töreni sonrasında ise aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi.</p><p>Fotoğraf çekiminde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sağında Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, solunda ise NATO Genel Sekreteri Rutte yer aldı.</p><p> </p><p> </p><p>Liderler, daha sonra Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı'na geçti. Erdoğan, salona Arnavutluk Başbakanı Rama ile sohbet ederek girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın toplantı öncesi ABD Başkanı Trump ile bir süre ayaküstü sohbet etti.</p><p>Toplantının ardından Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşen Erdoğan, Türkiye ile Fransa'nın karşılıklı ticaret hedeflerini yükseltmesinin vaktinin geldiğini, her alanda işbirliğini ileri taşımak için gayret göstermeyi sürdüreceklerini ifade etti.</p><p> </p><p>Erdoğan, İran konusunda ortaya konan İslamabad Mutabakatı'nın bölgede barışı sağlamasını temenni ettiklerini belirterek, Türkiye olarak iyimser ama ihtiyatlı olduklarını ve tahriklere karşı dikkatli davranılması gerektiğini kaydetti.</p><p>Macron görüşmesinin ardından İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'yi kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile İtalya arasında savunma sanayisi, yatırım, enerji ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalışmanın önemli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile de bir araya gelen Erdoğan, Türkiye ile Almanya arasındaki işbirliğini savunma sanayii ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda ilerletmenin iki ülkenin de yararına olduğunu aktardı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile ABD arasındaki mutabakatı akamete uğratacak eylem ve tahriklere karşı dikkatli olunması gerektiğini, Türkiye'nin kalıcı barış için çalışmaya devam edeceğini vurguladı.</p>Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi imzalandı<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüşen Erdoğan, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki işbirliği ve yakın diyaloğun mühim olduğunu, yeni dönemde de atılacak adımlarla iki ülke ilişkilerini geliştirmeye devam edeceklerini bildirdi.</p><p>Görüşmede liderler, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi'ni imzaladı.</p><p>Belge, Türkiye ve Birleşik Krallık'ın birbirlerinin savunmasına ve Kuzey Atlantik Antlaşması'na yönelik güçlü taahhütlerini teyit ediyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile de görüştü.</p><p>Görüşmede, Erdoğan, Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliğini geliştirmek için gayretlerin artarak süreceğini, Türkiye'nin Suriye halkının yanında durmaya devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin bölgedeki çatışmaların dışında kalmasının, ülkenin yeniden ayağa kaldırılması için hayati önemde olduğunu ifade etti.</p><p>Erdoğan, görüşmelerinin ardından düzenlediği basın toplantısında yerli ve yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.</p><p>Türkiye'nin yıllardır AB'ye aday ve Gümrük Birliği'ne üye olduğuna, atılan adımlar sayesinde Avrupa'da önemli bir üretim merkezi haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, ekonomilerin entegre yapısının Avrupa'nın dünyaya karşı rekabet gücünü artırdığını, AB'nin ticaret ve yatırımlar konusunda yapmayı düşündüğü düzenlemelerin Türkiye'yi de kapsamasının doğal olarak beklendiğini belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da bulunan Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Zafer Fatih Beyaz</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-nato-zirvesinde-yogun-diplomasi-trafigi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/cumhurbaskani-erdogandan-nato-zirvesinde-yogun-diplomasi-trafigi.jpg" type="image/jpeg" length="86487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in son 24 saatte Gazze Şeridi'ne saldırılarında 8 Filistinli yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israilin-son-24-saatte-gazze-seridine-saldirilarinda-8-filistinli-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israilin-son-24-saatte-gazze-seridine-saldirilarinda-8-filistinli-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 8 Filistinli hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen neredeyse her gün Gazze Şeridi'ne saldırılar düzenliyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten beri süren saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><p>Son 24 saatte İsrail'in saldırıları sonucu hayatını kaybeden 8 kişinin cenazesi ile 17 yaralının Gazze'deki hastanelere getirildiği belirtildi.</p><p>Açıklamada, İsrail ile varılan ateşkesin 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmesinden bu yana düzenlenen saldırılarda 1092 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 507 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 799 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.</p><p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 73 bin 118'e, yaralı sayısının ise 173 bin 615'e yükseldiği kaydedildi.</p>İsrail'in ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarında 2 kişi hayatını kaybetti<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentine bağlı Batın es-Semin bölgesinde sivillerin bulunduğu bir binaya hava saldırısı düzenledi.</p><p>Saldırıda ilk belirlemelere göre 2 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı aktarıldı.</p><p>Öte yandan Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde de İsrail askerlerinin sivil yerleşim yerine ateş açtığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Zeynep Hilal Duran</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israilin-son-24-saatte-gazze-seridine-saldirilarinda-8-filistinli-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israilin-son-24-saatte-gazze-seridine-saldirilarinda-8-filistinli-yasamini-yitirdi.jpg" type="image/jpeg" length="48398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail tarafından alıkonulan Gazzeli, serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını anlattı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israil-tarafindan-alikonulan-gazzeli-serbest-birakildiktan-sonra-yasadiklarini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israil-tarafindan-alikonulan-gazzeli-serbest-birakildiktan-sonra-yasadiklarini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'nde İsrail ordusu tarafından alıkonulan ve serbest bırakılan Filistinli Halid Ebu Garabe, İsrail hapishanelerindeki koşullar ile maruz kaldıkları muamelenin çok ağır olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Filistinli Ebu Garabe (58), 15 Haziran'da İsrail'in askerlerinin babasının kucağında öldürdüğü 3 yaşındaki Rayan Ebu Acin'e düzenlenen saldırı sırasında Deyr Belah'ta alıkonuldu.</p><p>Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla 6 Temmuz'da serbest bırakılan Ebu Garabe, alıkonulmasını, hapishanede yaşadığı zor günleri, Filistinlilerin maruz bırakıldığı ağır şartları AA muhabirine anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p> </p>'İsrail askerleri üzerimize ateş açtı'<p>Ebu Garabe, saldırı günü yanında akrabası Baha Ebu Acin ile tarım arazisinde yürüdüklerini, tam onlardan ayrıldığı sırada İsrail askerlerinin karşısına çıktığını söyledi.</p><p>'İsrail askerleri, aniden üzerimize ateş açtı, hemen yere kapandım. Beni bir evin içine soktular. O esnada dışarıdan feryat sesleri duyuyordum.' diyen Ebu Garabe, evden çıkarıldığında karşılaştığı tablo karşısında şaşkına döndüğünü belirtti.</p><p>Ebu Garabe, 'Baha ve kucağındaki çocuk yerdeydi. Çocuk yan tarafta hareketsiz yatıyordu, vefat etmişti. Baha'nın durumu ise çok kötüydü; açılan ateş sonucu dizinin altından ağır yaralanmıştı.' dedi.</p><p> </p><p> </p>'Küçük bir çocuğa mı ateş açılıyor?'<p>Gözaltına alınmadan önce tanık olduklarının şokunu atlatamayan Ebu Garabe, 'Kucağında küçük bir çocukla gezen bir insan nasıl bir tehlike oluşturabilir ki? Tehlikeli birinin yanında küçük bir çocuğun ne işi var? Biz her zamanki gibi sadece arazimizde yürüyorduk. Üzerimize ateş açtılar.' diye konuştu.</p><p>Ebu Garabe, yaşananlar karşısındaki hisleri şu sözlerle dile getirdi:</p><p>'Masum çocuğun orada öldürüldüğünü gördüm, inanamadım. Savunmasız bir çocuğa rastgele ateş açmak büyük bir zulüm. Sen kime ateş ediyorsun, küçük bir çocuğa mı? Her şey ortada, medyadaki fotoğraflarda televizyonda, internette herkes gördü, orada yatan sadece bir çocuktu.'</p>Alıkonulduktan sonra kalp krizi geçirdi<p>İsrail askerlerinin kendisini 'Sarı Hat' olarak isimlendirilen bölgede devriye aracına bindirdiğini, oradan askeri noktaya sonra da Negev'deki Sde Teiman hapishanesine götürdüklerini belirten Ebu Garabe, alıkonulduktan bir gün sonrası akşamına ulaştıklarında fenalaştığını ve bayıldığını ifade etti.</p><p>Ebu Garabe, kendisine geldiğinde hastanede olduğunu ve kalp krizi geçirdiğini öğrendiğini belirterek, 'Hastanede üç damarıma müdahale edildi. Beş gün hastanede kaldıktan sonra Ramla'ya oradan da yeniden Sde Teiman hapishanesine nakledildim. Burada da beş gün daha kaldım, yaklaşık 23 gün esir tutuldum.' diye konuştu.</p>'Ameliyattan sonra darbedildim'<p>Hastaneden sonra Ramla'deki revire götürdüklerini, içeri girmeden başından darbedildiğini kaydeden Ebu Garabe, 'Başıma üç kere sert bir cisimle vurdular, bayılmışım. Kendime geldikten sonra da yürürken sürekli bayılıp yere düşüyordum. Zaten hastaneden yeni çıkmıştım, ameliyatlıydım. Beni o halde hücreye koydular, aldığım o darbelerin acısıyla iki gün boyunca olduğum yerde kıvrandım.' ifadelerini kullandı.</p><p>Ebu Garabe, daha sonra biraz toparlandığını, revirde yaklaşık iki hafta kaldığını, geri kalan süreyi de Negev Hapishanesi'nde geçirdiğini söyledi.</p><p>Ayrıca Ramla'daki revirde, hapishanede mahkumlar arasında yayılan bir deri hastalığı olduğunu da söyleyen Ebu Garabe, hapishanedekilerin her yerleri yara bere içinde, bir tür deri döküntüsü rahatsızlıkları olduğunu kaydetti.</p>Hapishanelerdeki Filistinlilerin durumu<p>İsrail hapishanesindekilerin yaşadıklarının çok kötü olduğuna değinen Ebu Garabe, 'Hapishanelerde yaşananlar kelimelerle anlatılmayacak kadar zor. Sanki çok büyük, korkunç bir suç işlemişsiniz gibi davranıyorlar. Oysa biz hiçbir şey yapmadık.' dedi.</p><p>Ebu Garabe, İsrail güçlerinin sık sık kendilerine 'Dur, ellerini kaldır!', 'Saatlerce öylece bekle!', 'Yere yat, başını yere koy, iki saat öyle kal' gibi komutlar verdiğini belirtti.</p><p>Pek çok şeyin yasaklandığını aktaran Ebu Garabe, şunları söyledi:</p><p>'Yatakların üzerine oturmak yasak, uyumak yasak. Yatağı sabahleyin kaldırıp akşam saat 8'e kadar öylece oturmak zorunda kalıyorduk, kıpırdamadan dümdüz oturmak zorundaydık. Sonra gelip 'ayağa kalk' diyorlardı, bir saat ayakta bekletiliyorduk. Bir süre sonra da dizlerimizin üzerine oturtuyorlardı. Bir buçuk saat de öyle kalıyorduk.'</p><p>Ebu Garabe, tansiyon ve şeker hastalığı olduğunu; bir de yakın zamanda kalp krizi geçirdiği için bu uzun beklemelere dayanamadığını; bacaklarının alt kısmında çok ciddi ağrılar oluştuğunu, şiştiğini aktardı.</p><p>'Çok ama çok zor bir durum. Çektiğimiz acı anlatılamaz. Hastalığımdan ve uğradığım muameleden dolayı bir daha geri dönemeyeceğimi; orada öleceğimi düşündüm. Çünkü kimseye merhamet edilmiyordu.' diyen Ebu Garabe, 'Hapishaneden çıkabildiğime şükrediyorum, hiç ümidim yoktu. Bu hastalıkla ve bu eziyetle orada bir-iki ay bile kalsam dayanamazdım.' ifadesini kullandı.</p><br><p>Muhabir: Halime Afra Aksoy, Mohammed Nassar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israil-tarafindan-alikonulan-gazzeli-serbest-birakildiktan-sonra-yasadiklarini-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israil-tarafindan-alikonulan-gazzeli-serbest-birakildiktan-sonra-yasadiklarini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="82041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in soykırım yaptığı Gazze'de ölüleri defnetmek için kefen ve mezar yeri bulma güçlüğü yaşanıyor]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israilin-soykirim-yaptigi-gazzede-oluleri-defnetmek-icin-kefen-ve-mezar-yeri-bulma-guclugu-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israilin-soykirim-yaptigi-gazzede-oluleri-defnetmek-icin-kefen-ve-mezar-yeri-bulma-guclugu-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana soykırım yaptığı Gazze Şeridi, eşi benzeri görülmemiş bir insani felakete sahne olurken bölgede hayatını kaybeden insanları defnetmek için kefen ve mezar bulunmasında zorluk yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAN YUNUS (AA) - İsrail'in karadan ve havadan şiddetli saldırıları altında enkaza dönüşen bölgede binlerce insan hayatını kaybetti.</p><p> </p><p> </p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 73 bin 110 Filistinli yaşamını yitirdi.</p><p>Enkaz altında halen binlerce ölünün bulunduğu Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen İsrail, saldırı, yıkım ve ablukaya devam ediyor.</p><p> </p><p> </p><p>İnsani yardımların, tıbbi malzeme eksikliklerinin yanı sıra bölgede yaşamını yitiren insanların defin işlemleri için gerekli olan kefende de sıkıntı çekiliyor.</p><p>Yalnızca kefen değil, yaklaşık 365 kilometrekarelik yüzölçümü bulunan bölgede halk yeni mezar yeri bulmakta da zorlanıyor.</p><p>Bugüne dek gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle mezarlıkların tamamının dolması nedeniyle bölgedeki pek çok boş arazi de kabristana döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bunun yanı sıra Gazze'nin yaklaşık yüzde 70'ini işgal eden İsrail, Filistinlileri bölgenin yüzde 30'unu aşmayan bir alana sıkıştırdı.</p><p>Bu durum etrafı İsrail ordusuyla çevrili, topraklarının çoğu işgal edilmiş, abluka altındaki bölgede ölen insanları defnedecek yer bulmakta da zorluk yaşanmasına neden oldu.</p>Kefen stokları tükenmek üzere<p>İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nde kefen ve mezar yeri sıkıntısı yaşanırken, cenaze hizmetlerinde görev yapanlar mevcut stokların tükenmek üzere olduğunu ve defin işlemlerinin her geçen gün daha da zorlaştığını belirtti.</p><p>Gazze'deki Şifa, Aksa Şehitleri ve Nasır hastanelerine bağlı cenaze yıkama merkezlerinden sorumlu İbrahim İslih, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede ciddi şekilde kefen sıkıntısı yaşandığını söyledi.</p><p>İslih, 'Elimizdeki kefen stoğu bir haftadan kısa sürede tükenecek. Uluslararası toplum kuruluşlarına bize kefen gönderme çağrısında bulunuyoruz.' dedi.</p><p>Gazze'ye acilen kefen ulaştırılmasını isteyen İslih, aksi halde birkaç gün içinde cenazelerin eski kumaş parçaları, battaniyeler veya ailelerin evlerinden getirdiği bezlerle defnedilmek zorunda kalacağını dile getirdi.</p><p>Kefen krizinin büyümesi nedeniyle acil durum uygulamasına geçtiklerini belirten İslih, daha önce naaşların üç parça kefenle defnedildiğini ancak stokların tükenmesi nedeniyle artık yalnızca tek parça kefen kullanılabildiğini ifade etti.</p><p>Mart 2025'ten bu yana Gazze'ye yeni kefen ulaştırılmadığını kaydeden İslih, depolardaki stokların neredeyse tamamen tükendiğini, Gazze'de kefen bulunamadığını, bulunanların ise çok yüksek fiyatlara satıldığını söyledi.</p>Mezarlıklarda boş alan kalmadı<p>Gazze'de cenaze ve defin hizmetlerinde görev yapan Yusuf Ebu Hatab da 7 Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık 19 bin cenazenin defin işlemlerine katıldığını belirterek, mezarlıklarda boş alan kalmadığını ifade etti.</p><p>Ebu Hatab, 'Gazze'de yeni kabristan için alan bulunmuyor. Cenazeler toplu mezarlara ya da yıkılan binaların enkazından temizlenen dar alanlara defnediliyor.' diye konuştu.</p><p>Defin işlemlerinde kullanılabilecek imkanların da giderek azaldığını dile getiren Ebu Hatab, bir mezarın maliyetinin 7 Ekim 2023 öncesinde yaklaşık 70-80 dolar olduğunu, bugün ise 300 doların üzerine çıktığını söyledi.</p><p>Cenaze yakınlarının hem kefen hem de mezar masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini söyleyen Ebu Hatab, ölülerin onuruna yakışır şekilde defnedilmesi için gerekli imkanların her geçen gün daha da azaldığını ifade etti.</p><br><p>Muhabir: Büşra Nur Ünal, Zeynep Hilal Duran</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Gazze</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israilin-soykirim-yaptigi-gazzede-oluleri-defnetmek-icin-kefen-ve-mezar-yeri-bulma-guclugu-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israilin-soykirim-yaptigi-gazzede-oluleri-defnetmek-icin-kefen-ve-mezar-yeri-bulma-guclugu-yasaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="69607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'ya göre Suriye petrol için Hürmüz Boğazı'na alternatif transit ülke haline gelebilir]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/fransaya-gore-suriye-petrol-icin-hurmuz-bogazina-alternatif-transit-ulke-haline-gelebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/fransaya-gore-suriye-petrol-icin-hurmuz-bogazina-alternatif-transit-ulke-haline-gelebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin başından bu yana alternatif yollar aradıklarını ve petrolün Suriye üzerinden Akdeniz'e ulaşmasının projeleri arasında yer aldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>PARİS (AA) - Barrot, konuk olduğu TF1 kanalında Orta Doğu'daki son gelişmeleri değerlendirdi.</p><p>İran'ın bölgedeki gemileri hedef alarak ABD ile imzaladıkları mutabakat zaptını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğine işaret eden Barrot, taraflara sükunet ve görüşmelere yeniden başlama çağrısında bulundu.</p><p>Barrot, ABD'nin İran'ın taahhütlerini ihlal etmesine karşılık verdiğini savunarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara NATO Zirvesi'nde İran'la yaptıkları görüşmeleri sürdürmek istediğini söylediğini aktardı.</p><p>Bölgedeki savaşın yalnızca kaybedenleri olduğunu vurgulayan Barrot, savaşın kaybedenleri arasında İran halkı, Amerikalılar ve Fransızların da yer aldığını dile getirdi.</p><p>Barrot, 'Bizim olmayan savaşların bedelini ödemeye devam etmeye niyetimiz yok.' ifadesini kullandı.</p><p>ABD ile İran arasındaki çatışmanın yeniden başlamasına rağmen Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle'un Orta Doğu'ya dönmeyeceğini vurgulayan Barrot, bölgede sükunetin sağlanması, mayın temizleme operasyonlarının başlaması ve seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi isteğini söyledi.</p><p>Barrot, 'Hürmüz Boğazı ve dünyadaki tüm boğazlarda her türlü engele, geçiş ücreti ve şantaja tamamen karşıyız.' şeklinde konuştu.</p><p>Seyrüsefer özgürlüğünün 'esir alınmaması' gerektiğinin altını çizen Barrot, gelecekte petrolün Suriye üzerinden Akdeniz'e ulaşmasının projeleri arasında olup olmadığı sorusuna ise 'Tabii ki. Bu krizin başından bu yana sarf ettiğimiz çabalar arasında, alternatif yollar hazırlama fikri de yer alıyor.' dedi.</p><p>Barrot, bunu seyrüsefer özgürlüğünün farklı yerlerde engellenmesine bağımlı kalmamak için istediklerinin altını çizerek, Suriye'nin yeniden güçlendiğini ve enerji gibi alanlarda ekonomik alışverişler için potansiyel bir merkez haline dönüştüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Esra Taşkın</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ile-de-france</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/fransaya-gore-suriye-petrol-icin-hurmuz-bogazina-alternatif-transit-ulke-haline-gelebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/fransaya-gore-suriye-petrol-icin-hurmuz-bogazina-alternatif-transit-ulke-haline-gelebilir.jpg" type="image/jpeg" length="48133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı kurbanlarının cenazeleri, Saraybosna'dan Potoçari Anıt Mezarlığı'na uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/srebrenitsa-soykirimi-kurbanlarinin-cenazeleri-saraybosnadan-potocari-anit-mezarligina-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/srebrenitsa-soykirimi-kurbanlarinin-cenazeleri-saraybosnadan-potocari-anit-mezarligina-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da 1995'te savaş suçlusu Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri tarafından gerçekleştirilen soykırımda öldürülen 10 kurbanın cenazesi, Saraybosna'dan Potoçari Anıt Mezarlığı'na gözyaşlarıyla uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SARAYBOSNA (AA) - Cenazelerin bulunduğu araç, sabah saatlerinde Bosna Hersek'in Visoko şehrinden hareket ederek, konvoy eşliğinde başkent Saraybosna'nın Mareşal Tito ve Mula Mustafe Baseskija caddelerinden geçti.</p><p> </p><p> </p><p>Cenazeleri taşıyan konvoy, gelenek olduğu üzere önce Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı binası önünde durdu. Devlet yetkilileri ve yüzlerce Saraybosnalı, 10 kurbanın cenazesini taşıyan araçlara çiçek bıraktı ve dua etti. Bazı vatandaşlar, dua ederken gözyaşı döktü.</p><p> </p><p> </p><p>Saraybosna'dan ayrılmadan önce Öldürülen Çocuklar Anıtı ve Bosna'daki savaşta iki büyük katliamın yaşandığı Markale pazar yerinde de bir süre duran konvoy, Potoçari bölgesindeki anıt mezarlığa uğurlandı.</p><p>Cenazelerin uğurlama törenine devlet yetkilileri, kurban yakınları ve çok sayıda vatandaşın yanı sıra Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki de katıldı.</p>Soykırımın 31. yılında 10 cenaze defnedilecek<p>Bu akşam Srebrenitsa yakınlarındaki Potoçari bölgesine ulaşması beklenen cenazeler, savaşta Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlerin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasında muhafaza edilecek.</p><p>Potoçari Anıt Mezarlığı'na taşınacak tabutlar, 11 Temmuz'da kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.</p><p>Potoçari Anıt Mezarlığı'nda 11 Temmuz'daki 31. yıl anma törenlerinde defnedilecek 10 kurbandan en genci öldürüldüğünde 20 yaşında olan Senad Jusic, en yaşlı kurban ise katledildiğinde 56 yaşında olan Ramo Dautovic.</p><p>Bu yıl toprağa verilecek 10 kişinin isimleri şöyle sıralandı:</p><p>'Senad Jusic, Muriz Barakovic, Hamed Music, Ramo Alic, Muhidin Osmanovic, Huso Cerimovic, Nuko Nukic, Ahmet Guster, Asım Kunic ve Ramo Dautovic.'</p>Srebrenitsa'da neler yaşandı?<p>Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerince işgal edilmesinin ardından BM bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, daha sonra Sırplara teslim edildi.</p><p>Kadın ve çocukların Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak erkeği ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda katlettikten sonra toplu mezarlara gömdü.</p><p>Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007'deki kararında, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları 'soykırım' olarak nitelendirdi.</p><p>Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Potoçari Anıt Mezarlığı'nda şimdiye kadar 6 bin 772 kurban defnedilirken, 250 kurban ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklarda toprağa verildi. Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybeden ve cenazesine ulaşılamayan 1000'den fazla kişi bulunuyor.</p><p>Srebrenitsa Soykırımı kurbanlarından kemikleri bulunup kimliği tespit edilenlerin cenazeleri, 77'si toplu mezar olmak üzere 150 farklı noktadan çıkarıldı.</p><p>Bu yılki anma törenlerinin ardından Potoçari Anıt Mezarlığı'na defnedilen soykırım kurbanlarının sayısı 6 bin 782 olacak.</p><br><p>Muhabir: İsmail Özdemir</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/srebrenitsa-soykirimi-kurbanlarinin-cenazeleri-saraybosnadan-potocari-anit-mezarligina-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/srebrenitsa-soykirimi-kurbanlarinin-cenazeleri-saraybosnadan-potocari-anit-mezarligina-ugurlandi.jpg" type="image/jpeg" length="41035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB: Gazze Şeridi'ndeki Hükümet Acil Durum Komitesinin feshedilmesini 'not ettik']]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/ab-gazze-seridindeki-hukumet-acil-durum-komitesinin-feshedilmesini-not-ettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/ab-gazze-seridindeki-hukumet-acil-durum-komitesinin-feshedilmesini-not-ettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Gazze Şeridi'ndeki Hükümet Acil Durum Komitesinin feshedilmesini 'not ettiklerini', İsrail güçlerinin de Gazze'den çekilmesi gerektiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar el Anouni, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>'Hamas'ın Gazze'deki yönetim organını feshettiğine ilişkin açıklamasını not ettiklerini' kaydeden el Anouni, bu gelişmenin sivil yönetimi hayata geçirecek teknokrat bir komitenin kurulmasının önünü açacağını söyledi.</p><p>El Anouni, sözlerin somut adımlarla desteklenmesinin büyük önem taşıdığının altını çizerek AB'nin tüm taraflara Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2803 sayılı kararını eksiksiz uygulama çağrısında bulunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hamas ile diğer devlet dışı silahlı grupların kalıcı olarak silahsızlandırılması da gerektiğini kaydeden el Anouni, 'AB, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesini ve Gazze'deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planda öngörüldüğü şekilde geçici uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını talep etmektedir.' diye konuştu.</p><p>El Anouni, bu kapsamda AB olarak BM tarafından yetkilendirilecek ve Filistin Yönetimi görevi devralana kadar Gazze'nin günlük yönetiminden sorumlu olacak geçiş dönemi organı niteliğindeki Gazze Yönetimi Ulusal Komitesini desteklediklerini ifade etti.</p><br><p>Muhabir: Şerife Çetin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/ab-gazze-seridindeki-hukumet-acil-durum-komitesinin-feshedilmesini-not-ettik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/ab-gazze-seridindeki-hukumet-acil-durum-komitesinin-feshedilmesini-not-ettik.jpg" type="image/jpeg" length="83193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den göçmen kaçakçıları ve insan tacirlerine yönelik yeni yaptırım rejimi önerisi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/abden-gocmen-kacakcilari-ve-insan-tacirlerine-yonelik-yeni-yaptirim-rejimi-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/abden-gocmen-kacakcilari-ve-insan-tacirlerine-yonelik-yeni-yaptirim-rejimi-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), göçmen kaçakçılığı, insan ticareti ve diğer ciddi organize suçlarla mücadele amacıyla yeni bir AB yaptırım rejimi oluşturulmasını önerdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BRÜKSEL (AA) - AB Komisyonu'ndan yapılan yazılı açıklamada, önerinin AB Komisyonu ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapıldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, yeni yaptırım mekanizmasının göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretinin yanı sıra yasa dışı silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ile kara para aklama gibi organize suç faaliyetlerini de kapsayacağı ifade edilerek, organize suç örgütlerinin toplumları istikrarsızlaştırdığına, hukukun üstünlüğü ile demokrasiyi zayıflattığına, ekonomik istikrar ve güvenliği tehdit ettiğine dikkati çekildi.</p><p>Özellikle AB dışından faaliyet gösteren göçmen kaçakçılığı ağları ile insan tacirlerinin faaliyetlerinin birliğin güvenliği ve temel değerleri açısından ciddi tehdit oluşturduğu kaydedilen açıklamada, 'Komisyon verilerine göre, son iki yılda AB'ye düzensiz göç girişleri yüzde 50'nin üzerinde azalmasına rağmen çok sayıda kişi hala kaçakçıların elinde yaşamını yitirme veya hayatını riske atma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.' ifadeleri kullanıldı.</p><p>Açıklamada, yeni yaptırım rejimiyle organize suç ağlarının mali kaynaklarının hedef alınacağı belirtilerek, AB dışında ortaya çıkan ve yaygın, sistematik veya organize yapıları nedeniyle Birliğin değerlerini, AB ile üye ülkelerin güvenliğini veya uluslararası güvenliği ciddi şekilde tehdit eden faaliyetlerin takip edileceği aktarıldı.​​​​​​​</p><p>Yaptırımlar kapsamında listeye alınan kişi ve kuruluşların AB'deki mal varlıklarının dondurulacağı bildirilen açıklamada, ayrıca bu kişi ve kuruluşlara herhangi bir fon veya ekonomik kaynak sağlanmasının yasaklanacağı vurgulandı.</p><p>Açıklamada, listede yer alan kişiler için AB ülkelerine giriş veya AB topraklarından transit geçiş yasağının da getirileceği, yaptırımların koordineli şekilde, hızlı, orantılı ve düzenli olarak gözden geçirilecek biçimde uygulanacağı kaydedildi.</p><p>Öneri, üye ülkelerin temsil edildiği AB Konseyine sunulacak. Yaptırım rejiminin yürürlüğe girebilmesi için tüm üye ülkelerin oybirliğiyle onayı gerekecek.</p><p>Yeni yaptırım rejimi girişimi, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in 2025 yılında yaptığı 'Birliğin Durumu' konuşmasında duyurulmuştu.</p><p>Von der Leyen, söz konusu konuşmasında göçmen kaçakçıları ve insan tacirlerini hedef alan yeni bir AB yaptırım mekanizması oluşturulacağını açıklamış, bu kapsamda suç örgütlerinin mal varlıklarının dondurulmasını, hareket alanlarının sınırlandırılmasını ve finansal kaynaklarının kesilmesini hedeflediklerini belirtmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Şerife Çetin</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Brüksel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/abden-gocmen-kacakcilari-ve-insan-tacirlerine-yonelik-yeni-yaptirim-rejimi-onerisi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/abden-gocmen-kacakcilari-ve-insan-tacirlerine-yonelik-yeni-yaptirim-rejimi-onerisi.jpg" type="image/jpeg" length="12831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM: İsraillilerin Batı Şeria'daki Filistinlilere organize saldırıları benzeri görülmemiş zorunlu göçe yol açtı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bm-israillilerin-bati-seriadaki-filistinlilere-organize-saldirilari-benzeri-gorulmemis-zorunlu-goce-yol-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bm-israillilerin-bati-seriadaki-filistinlilere-organize-saldirilari-benzeri-gorulmemis-zorunlu-goce-yol-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OCHA'nın yayımladığı verilere göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından gerçekleştirilen 5 bin 336 organize saldırı, Batı Şeria'daki Filistinli toplulukları benzeri görülmemiş zorunlu göç dalgasıyla karşı karşıya bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından hazırlanan güncel saha raporu, bölgedeki şiddet sarmalının ulaştığı yıkıcı bilançoyu ve Filistinli toplulukların karşı karşıya kaldığı zorunlu göç dalgasını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.</p><p>Sahadan alınan koordinat ve verilerle desteklenen rapor, özellikle kritik bölgelerde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskısının planlı şekilde bölgeyi Filistinlilerden arındırma politikasına dönüştüğünü gösteriyor.</p><p> </p><p> </p><p>OCHA'nın paylaştığı verilere göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasındaki dönemi kapsayan süreçte can kaybı, yaralanma veya doğrudan mülk hasarıyla sonuçlanan 5 bin 336 saldırı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu saldırılar neticesinde 36'sı doğrudan Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 17'si İsrail güçleri ve 11'i ise her iki grubun müdahalesiyle olmak üzere toplam 64 Filistinli hayatını kaybetti.</p><p>Aynı dönemde yaralanan Filistinlilerin sayısı 5 bin 173'e ulaşırken, bu yaralanmaların büyük bir kısmı İsrail güvenlik güçlerinin müdahaleleri sırasında yaşandı.</p>İsraillilerin taciz ve saldırıları her geçen yıl katlanarak arttı<p>Şiddet olaylarının yıllara göre dağılımı incelendiğinde, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerden kaynaklanan taciz ve saldırıların her geçen yıl katlanarak arttığı görülüyor.</p><p>2023 yılında 1291 olarak kaydedilen saldırı sayısı, 2024'te 1449'u bulurken, 2025 yılında ise 1835'e yükselerek zirve noktasına ulaştı.</p><p>2026'nın ilk dört aylık döneminde dahi 761 yeni saldırının raporlanması, bölgedeki tehlikeli gidişatın kesintisiz bir şekilde sürdüğünü kanıtlıyor.</p>Zorunlu göç<p>Fiziksel şiddet ve sistematik yıldırma politikaları, Batı Şeria genelinde benzeri görülmemiş bir zorunlu göç hareketini de beraberinde getirdi.</p><p>OCHA verileri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddet eylemlerinin yanı sıra İsrail ordusunun kurduğu askeri kontrol noktaları, ilan ettiği yasaklı tatbikat alanları ve Utanç Duvarı gibi fiziki engeller yüzünden 5 bin 900'den fazla Filistinlinin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını belgeliyor.</p><p>Bölgedeki Filistinli toplulukların genel durumuna bakıldığında, saldırılardan etkilenen köylerin ve yerleşimlerin yüzde 38'inin tamamen haritadan silindiği ve göç ettiği, yüzde 62'sinin ise kısmi olarak yerinden edildiği görülüyor.</p><p>Özellikle 2026'nın ilk dört ayında yerinden edilenlerin sayısının 1986 kişiyle rekor seviyeye ulaşması krizin derinliğini artırıyor.</p>Ramallah, Nablus ve El Halil en çok hedef alınan bölgeler<p>Saldırıların coğrafi haritası çıkarıldığında, Batı Şeria'nın Ramallah, Nablus ve El Halil kentlerinin en yoğun hedef alınan bölgeler olması dikkati çekiyor.</p><p>Ramallah, 1352 saldırı ve buna bağlı 1828 yerinden edilme vakasıyla listenin başında yer alırken, onu 1226 saldırıyla Nablus ve 935 saldırıyla El Halil takip ediyor.</p><p>Eriha bölgesi ise 195 saldırıya maruz kalmasına rağmen maruz kaldığı stratejik baskı nedeniyle 920 kişinin yerinden edilmesine yol açarak göç oranında ikinci sıraya yerleşmiş durumda.</p>77 bin zeytin ağacı ve fidanı yakıldı<p>BM raporunda yer alan veriler, şiddetin sadece insani boyutla sınırlı kalmayıp Filistinlilerin ekonomik varlıklarını ve geçim kaynaklarını da baltaladığını gösteriyor.</p><p>Üç yılı aşkın sürede Filistinli çiftçilere ait yaklaşık 77 bin zeytin ağacı ve fidanı Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından kesildi ya da yakıldı; sivil halka ait 2 bin 400'den fazla araç ise kullanılamaz hale getirildi.</p><p>Harita analizleri, Oslo Anlaşması'na göre İsrail'in tam kontrolünde bulunan C Bölgesi'ndeki askeri atış alanları, daimi kontrol noktaları ve Ekim 2023 sonrasında hızla inşa edilen yeni yasa dışı ileri karakolların, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddetine korunaklı bir lojistik zemin hazırladığını net bir şekilde ortaya koyuyor.</p><p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te de İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında ciddi bir artış yaşanıyor.</p><p>Filistin resmi verilerine göre, söz konusu tarihten bu yana Batı Şeria'da 1179 Filistinli hayatını kaybetti, 12 binden fazla kişi yaralandı. İsrail güçlerinin düzenlediği operasyonlarda yaklaşık 24 bin Filistinli gözaltına alınırken, 33 bin kişi ise yerinden edildi.</p><br><p>Muhabir: Muhammet Nazım Taşcı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bm-israillilerin-bati-seriadaki-filistinlilere-organize-saldirilari-benzeri-gorulmemis-zorunlu-goce-yol-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/bm-israillilerin-bati-seriadaki-filistinlilere-organize-saldirilari-benzeri-gorulmemis-zorunlu-goce-yol-acti.jpg" type="image/jpeg" length="25303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail saldırısında öldüğü sanılan Gazzeli genç bir yıl sonra ailesine kavuştu]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israil-saldirisinda-oldugu-sanilan-gazzeli-genc-bir-yil-sonra-ailesine-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israil-saldirisinda-oldugu-sanilan-gazzeli-genc-bir-yil-sonra-ailesine-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'nde ailesi için biraz un almaya giden ve İsrail saldırısında öldüğü sanılan Hamade el-Benna, yaklaşık bir yıl sonra sağ olarak ailesinin karşısına çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Filistinli genç Hamade (22), 2025'in ortalarında kıtlığın hüküm sürdüğü dönemde biraz yardım malzemesi alabilmek için Gazze'nin kuzeyindeki Zikim bölgesine gitti.</p><p>İsrail ordusunun, yardım almak için toplanan sivilleri hedef aldığı saldırı sonrası ortadan kaybolan Hamade'nin ailesine öldüğü haberi verildi. Ailesinin, cenaze töreni düzenlediği, taziye çadırı kurup, adına taziyeleri kabul ettiği Hamade, yaklaşık bir yıl sonra anne ve babasını telefonla arayarak hayatta olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hamade, annesi ve babasıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, derin bir üzüntü ve matemin ardından yaşadıkları tarifsiz sevinci aktarmaya çalıştı.</p><p> </p><p> </p>'Kelime-i Şehadet getirdim'<p>Hamade El-Benna, erkek kardeşi Ethem ile birlikte biraz un alabilmek için yardım sırasına girdiklerini, o esnada birbirlerini kaybettiklerini aktardı.</p><p>Kendisinin bir çuval un alıp döndüğünü ancak kardeşinin olmadığını belirten Hamade, o günü şöyle anlattı:</p><p>'Biri beni aradı ve kardeşimin vefat ettiğini söyledi. İnanamadım, iki ay önce de bir yakınımı daha kaybetmiştim. Elimdeki un çuvalı ile cenazelerin olduğu yere koşup kardeşimi aramaya başladım. Birden bire kendimi İsrail askerlerinin yanında buldum.</p><p>Aradan beş dakika bile geçmemişti ki aniden bir patlama oldu ve kendimi havada uçarken buldum. Artık 'öldüm' dedim, Kelime-i Şehadet getirdim.'</p><p> </p><p> </p>'Hapishane sürecini ne kadar anlatsam da tasavvur edemezsiniz'<p>Hamade, İsrail güçlerinin kendisini alıp Soroka Hastanesine götürdüğünü ve orada iki ay süre komada kaldıktan sonra uyandığını söyledi.</p><p>'İsrail saldırısı sonrası komadan çıktıktan sonra 6 ay tedavi devam etti, sonrasında 4 ay hücre hapsinde tutuldum.' diyen Hamade, tecrit günlerini şöyle aktardı:</p><p>'Orada gördüğüm eziyeti, acıları ne kadar anlatsam da tarif edemem, kelimeler yetmez. Orada kıtlık, açlık vardı. Kimseyle görüştürülmedim. Zamanımın neredeyse tamamını hücre hapsinde, tek başıma geçirdim. Hapishanede başkalarıyla kaldığım süre toplasanız ancak bir ay. Hamdolsun aileme sağ salim kavuştum ama çok acı çektim. Bana ne bir avukat verdiler ne de başka biriyle görüştürdüler. Kaldığım hücre, affedersiniz, tuvalet kadardı. Orada öylece oturuyordun. Ne kadar anlatsam da tasavvur edemezsiniz.'</p><p>Hamade hapishanedeyken gün aşırı hücrelerine baskın düzenlendiğini ve arama yapıldığını; üstlerinin arandığını ve darbedildiklerini kaydetti.</p><p> </p><p> </p>Babası hayatta olduğuna inanamadı<p>Hamade, İsrail askerlerinin daha sonra kendisini serbest bırakmaya karar verdiğini, Uluslararası Kızılhaç Komitesi yetkilileriyle görüştüğünde ailesiyle görüşme isteğini aktardığını belirtti.</p><p>Filistinli genç, aylar sonra babasıyla geçen ilk görüşmesini şöyle aktardı:</p><p>'Babamı aradım. 'Baba, ben oğlun Hamade' dedim. Babam 'Sen de kimsin, yalancısın, Hamade değilsin. Biz oğlumuzun taziye çadırını kurduk, duasını ettik' dedi. 'Baba, ben Hamade'yim, hayattayım, nasıl cenaze töreni yaparsınız?' diye sordum. Babam 'Söyle bana, sen kimsin' diyerek telefonu yüzüme kapattı, inanmadı. Tekrar aradım, 'Baba valla ben Hamade'yim, inan bana. Teslimat noktasına beni almaları için birilerini gönder' dedim. Kızılhaç ile gelmekte olduğumu söyledim.'</p><p>Ailesinin kendisi için taziye çadırı kurduğunu; üç gün boyunca taziye dileklerini kabul ettiğini söyleyen Hamade, 'Yani resmen ölümden döndüm. Kardeşim Ethem'in naaşını ise bulup defnetmişler. Benim için ise kayıp demişler ve bir avukat onlara benim öldüğümü söylemiş.' dedi.</p>'Canıma kıymayı düşündüm'<p>Hamade, patlama sırasında ağır yaralandığını, vücudunun pek çok bölgesine şarapnel parçasının isabet ettiğini; karnının ve bacağında bir kısmın neredeyse tamamen koptuğunu, başka bir bölgesinden doku nakli yapıldığını aktardı.</p><p>'Çok acı çektim. Hücredeyken kaç defa canıma kıymayı düşündüm. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın.' diyen Hamade, İsrail saldırılarında yaşamlarının paramparça olduğunu ifade etti.</p><p>Hamade, babasının bir bacağının ampute edildiği için çalışamadığını, ailenin geçimini sağlayan kişinin kendisi olduğunu söyledi.</p><p>Saldırıda hayatını kaybeden kardeşi Ethem'in de dört çocuğu olduğunu sözlerine ekledi.</p>'Hayatta olduğuna bugün bile inanamıyorum'<p>Yardım almaya giden iki oğlunu kaybettiği saldırı gününü aktaran baba Yasir el-Benna ise patlama sonrası Ehli Baptist Hastanesine gittiğini, oğullarından Ethem'in cenazesini bulduklarını ve toprağa verdiklerini aktardı.</p><p>Yasir, diğer oğlu Hamade'yi her yerde aradığını; Kızılhaç'ı aradıklarını ancak bir türlü bulamadıklarını, bir avukatın kendilerine 'Hamade'nin hayatını kaybettiği' bilgisi verdiğini söyledi.</p><p>Taziye çadırı kurdukları oğullarından bir gün telefon aldığını aktaran Yasir, 'İnanamadım, telefonu yüzüne kapattım. Çok geçmeden telefon bir daha çaldı. 'Baba, valla ben Hamade'yim. Beni unuttunuz mu, beni bıraktınız mı?' dedi.' ifadesini kullandı.</p><p>Yasir, İsrail tarafından serbest bırakıldıktan sonra eve geldiğinde annesinin boynuna sarılıp bayıldığını kaydetti.</p><p>'Bugün bile inanamıyorum. Öz oğlumun hayatta olduğuna, şu anda yanımda oturduğuna hala inanamıyorum. Neredeyse bir sene yoktu, tüm ümidimi kesmiştim, her şeyden vazgeçmiştim. Allah'a şükürler olsun.'</p>'Oğlumun mürevvetini görmek isterim'<p>Anne Veddad el-Benna ise oğlunun ölüm haberini almalarına rağmen sürekli 'Oğlumun hayatta mı yoksa şehit mi olduğunu bana bildirsin diye' dua ettiğini söyledi.</p><p>Veddad, öldüğünü sandığı çocuğunun hayatta olduğunu öğrendiği günü şöyle aktardı:</p><p>'O gün öğle vakti oğlum Hamade'nin yattığı yerde uyurken telefon çaldı ve 'Hamade arıyor' dediler. Tüm ümidimi kaybetmiştim, tamamen bitmiştim; hatta onun için taziye çadırı kurup duasını bile okutmuştuk. 'Benimle eğleniyor musunuz lütfen dalga geçmeyin' dedim. Telefondan bir ses, 'Alo anne benim' dedi. Olduğum yere yığılıverdim. Zaten bende şeker hastalığı var; o an her yerim titremeye başladı ve bayılmışım.'</p><p>Karşılamaya gitmek istediğini ama götürmediklerini söyleyen Veddad, 'Sokakta beklemeye başladım. Derken bir otobüsün içinde çıkageldi. Ah, o sevincin güzelliğini bir bilseniz! Alemlerin Rabbine hamdolsun. Böyle uzun boylu, beyazlar içinde. Baksanız ya öyle güzel, nur yüzlüydü ki.' ifadelerini kullandı.</p><p>Veddad, oğlunun değişmiş olduğunu farkettiğini söyledi.</p><p>'Oğlum 'Bak anne, ben geldim' dedi. Tam ona sarılacakken o anki sevinçle bayılmışım.' diyen Veddad, duygularını şöyle dile getirdi:</p><p>'Tüm umudumu yitirmiştim. Hamade'nin hayatta olduğunu bilmiyordum ama Rabbim, ben hiç ummazken, uyuduğum yerde bana onun sesini duyurdu. Oğlumun mürüvvetini görmeyi, onun adına sevinmeyi çok istiyorum.'</p><p>Veddad, çocuklarını kaybeden ve akıbeti bilinmeyen tüm ailelerin evlatlarına sağ salim kavuşmalarını umut ettiğini dile getirdi.</p><br><p>Muhabir: Ramzi Mahmud</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israil-saldirisinda-oldugu-sanilan-gazzeli-genc-bir-yil-sonra-ailesine-kavustu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israil-saldirisinda-oldugu-sanilan-gazzeli-genc-bir-yil-sonra-ailesine-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="65947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'e yapay zeka desteği sağlamakla suçlanan Amazon yöneticisinin sunumu protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israile-yapay-zeka-destegi-saglamakla-suclanan-amazon-yoneticisinin-sunumu-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israile-yapay-zeka-destegi-saglamakla-suclanan-amazon-yoneticisinin-sunumu-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin destekçileri, İsrail'e yapay zeka ve bulut bilişim teknolojileri sağlayarak Gazze'deki saldırılara destek vermekle suçladıkları Amazon Başkan Yardımcısı ve Teknolojiden Sorumlu Üst Yöneticisi (CTO) Werner Vogels'in sunumunu protesto etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Filistin Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) Komitesinin sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoya göre, Vogels, BM Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) bünyesinde İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen 'AI for Good' (İyilik İçin Yapay Zeka) Zirvesi'nde sunum yaptı.</p><p>Etkinlik sırasında Filistin destekçileri, Amazon ve Google başta olmak üzere büyük teknoloji şirketlerinin İsrail'e sağladığı yapay zeka ve bulut bilişim hizmetlerine tepki gösterdi.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p>Sahneye çıkan göstericilerden biri, üzerinde 'Apartheid için teknoloji yok' yazılı pankart açtı. Diğer bir protestocu da Vogels'e hitaben, Amazon'un milyarlarca dolarlık 'Nimbus Projesi' ile İsrail'in şirketin sunucularına erişim sağladığını söyledi.</p><p>Gösterici, Nimbus Projesi kapsamında geliştirilen teknolojilerin, İsrail ordusunun yapay zeka destekli 'Lavender' ve 'Where's Daddy?' sistemlerinde kullanıldığını, bu sistemlerin Filistinlilerin tespit edilmesi ve hedef alınmasında rol oynadığını dile getirdi.</p><p> </p><p> </p><p>Vogels'e 'Bundan milyonlarca dolar kazanıyorsunuz. Burada sanki iyilik yapıyormuşsunuz gibi oturuyorsunuz. Sanki yapay zekayı insanlığın yararı için geliştiriyormuşsunuz gibi davranıyorsunuz.' diye seslenen protestocu, 'Bunun hakkında ne söyleyeceksiniz? Geceleri nasıl uyuyorsunuz?' ifadelerini kullandı.</p><p>Güvenlik görevlilerinin sahneye çıkarak pankart taşıyan protestocuları uzaklaştırdığı sırada konuşmasını sürdüren protestocu, 'Buradaki suçluları durdurması gereken sizsiniz. Neden soykırımı kolaylaştırıyorsunuz? Neden masum insanların ölümüne ortak olmaya devam ediyorsunuz?' dedi.</p><p>Daha sonra güvenlik görevlilerince sahneden çıkarılan protestocu, görevlilerin kendisine müdahalesine tepki göstererek 'Yazıklar olsun Amazon. Nimbus Projesi'ni iptal edin.' sloganı attı.</p><p> </p><p> </p>Nimbus Projesi<p>Nimbus Projesi, veri depolama, toplama, analiz etme, veriler üzerinden motif ve özellik tanımlama ile bu bilgilerden yola çıkarak olası veri ve desen tahminleri yapmayı sağlayan bir bulut bilişim ve makine öğrenimi sistemi olarak tanımlanıyor.</p><p>Projenin sözleşmesi, Nisan 2021'de İsrail ile Google ve Amazon şirketleri arasında imzalandı.</p><p>İsrail Maliye Bakanlığı, 21 Nisan 2021'de anlaşmaya ilişkin açıklamasında, İsrail'in yaklaşık 1,2 milyar dolarlık yatırımla kendi yerel bulut depolama sunucu merkezlerini kurmasını sağlayacak devasa bir devlet ihalesi olan Nimbus Projesi'ni, Google ve Amazon'un kazandığını duyurdu.</p><p>Söz konusu sistem, İsrail ve ordusunun sağladığı tüm veri tabanları, kaynakları, hatta sokak ve dron kameraları gibi canlı gözlem kaynaklarındaki tüm verileri kendinde toplayabilme özelliğine sahip.</p><br><p>Muhabir: Dilara Karataş</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israile-yapay-zeka-destegi-saglamakla-suclanan-amazon-yoneticisinin-sunumu-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israile-yapay-zeka-destegi-saglamakla-suclanan-amazon-yoneticisinin-sunumu-protesto-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="18726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait bir binayı yıktı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/israil-isgal-altindaki-bati-seriada-filistinlilere-ait-bir-binayi-yikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/israil-isgal-altindaki-bati-seriada-filistinlilere-ait-bir-binayi-yikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistinli 3 aileye ait binayı yıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL/KUDÜS (AA) - Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre İsrail ordusuna ait buldozerler, sabahın erken saatlerinde El Halil kentinin doğusundaki Yatta beldesine bağlı İrfaiyye bölgesine baskın düzenledi.</p><p> </p><p> </p><p>Buldozerlerin Filistinli 15 kişilik 3 ailenin barındığı evi yıktığı belirtildi.</p><p>İsrail'in gerçekleştirdiği yıkımlar, 1949 tarihli 4. Cenevre Sözleşmesi'ne göre ancak zorunlu askeri gerekçelerle mümkün olduğundan, uluslararası insancıl hukuka aykırılık teşkil ediyor.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p>Yıkımlar, Filistinli ailelerin yerinden edilmesine ve tarım ile hayvancılığa dayalı geçim kaynaklarını kaybetmesine yol açıyor.</p><p>Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2025 yılı içinde gerçekleştirilen yıkımlar nedeniyle 1700'den fazla Filistinli zorla yerinden edildi.</p><p> </p><p> </p>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Suriye'ye sızarak geceyi orada geçirdi<p>Kendilerine Golan Tepeleri ve güney Suriye'nin Tevrat'taki adından esinlenerek 'Bashan Öncüleri' adını veren grup, Şeyh (Hermon) Dağı üzerinden Suriye'ye girdiklerini açıkladı.</p><p>Gözünü Filistin'in ardından Suriye topraklarına diken 'Bashan Öncüleri', geceyi Suriye topraklarında geçirdiklerini, bunun Suriye'de yasa dışı yerleşim ve kalıcı işgal yolunda önemli bir adım olduğunu ileri sürdü.</p><p>Açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden ve şimdi de Suriye topraklarını gasbetmek isteyen grubun, sınırı geçmeden önce İsrail ordusuna haber verdiği fakat tam konumlarını bildirmediği aktarıldı.</p><p>İsrail ordusundan ise konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.</p><p>'Bashan Öncüleri' isimli grup, daha önce de birçok kez toprak gasbı ve yasa dışı yerleşim talebiyle Suriye topraklarına sızmıştı.</p><p>Grup, son olarak hafta sonu Suriye topraklarına sızma girişiminde bulunmuş, İsrail ordusu tarafından engellenmişti.</p>Filistin Ulusal Konseyi: İsrail'in, Filistin'in vergi gelirlerine el koyması korsanlık<p>Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fettuh, Filistin resmi ajansı WAFA'da yayımlanan yazılı açıklamasında, İsrail Meclisinin, Filistin adına toplanan vergi gelirlerinden (gümrük fonları) yeni kesintiler yapılmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada onaylamasına tepki gösterdi.</p><p>Filistinli yetkili, İsrail Meclisinin söz konusu tasarısının 'sistematik mali korsanlık ve işgal altındaki bir halkın parasını ele geçirip kendi siyasi ve sömürgeci amaçlarına hizmet etmek için kullanan çetelerin eylemlerine benzer bir davranış olduğunu' belirtti.</p><p>Gümrük fonlarının tamamen Filistin'in gelirleri olduğunu, İsrail'in bir hibesi ya da bağışı olmadığını vurgulayan Fettuh, 'yaklaşık 14 milyar şekelin alıkonulması, bir kısmının ele geçirilmesi ve yerleşimciler tarafından terör eylemlerini finanse etmek için kullanılmasının, imzalanmış anlaşmaların ve uluslararası insancıl hukuk kurallarının açık bir ihlali' olduğunu kaydetti.</p><p>Fettuh, İsrail'in Filistin'in gelirlerini alıkoymasının, Filistin yönetimine bağlı kurumları zayıflatmayı ve ulusal ekonomiyi zora sokmayı amaçlayan toplu cezalandırma ve mali şantaj olduğunu vurguladı.</p><p>ABD yönetimine, uluslararası topluma, Birleşmiş Milletlere ve uluslararası finans ve insan hakları kurumlarına seslenen Fettuh, yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenme ve bu ekonomik suçu durdurmak için acil önlem alma çağrısında bulundu.</p><p>Fettuh uluslararası topluma, İsrail'i Filistin'e ait gümrük fonlarını derhal serbest bırakmaya zorlama ve Filistin halkının meşru mali haklarını gasp ve toplu cezalandırma aracı olarak kullanmayı bırakmasını sağlama çağrısı yaptı.</p><p><p>İsrail Meclisi tasarıyı ilk okumada onayladı<p>İsrail Meclisi, dün Filistin yönetimi üzerindeki mali baskıyı daha da artıracak bir adımla Filistin adına toplanan gümrük fonlarından yeni kesintiler yapılmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada onaylamıştı.</p><p>İsrail'in Haaretz gazetesinin haberinde dondurulan bu fonların 'Gazze kaynaklı saldırılardan zarar gören İsraillilere tazminat ödenmesi amacıyla' kullanılmasının planlandığı belirtilmişti.</p><p>Haaretz, İsrail'in, Filistin adına ithal edilen mallardan tahsil ettiği ve 'gümrük/makas parası' olarak bilinen Filistin hazine gelirlerinin yaklaşık 14 milyar şekelini (yaklaşık 4,6 milyar dolar) 'teröre destek sağlandığı' iddiasıyla rehin tuttuğunu aktarmıştı.</p><p>Tasarı, yasalaşması için gerekli olan ikinci ve üçüncü okuma oylamaları öncesinde daha detaylı tartışılmak üzere Meclis Dışişleri ve Savunma Komitesine sevk edilmişti.</p>Vergi fonları nedir?<p>Filistin ile İsrail arasında 1994 yılında imzalanan Paris Ekonomik Protokolü uyarınca İsrail, Filistin topraklarına giren ürünlerin gümrük vergilerini Filistin yönetimi adına topluyor ve aylık olarak Filistin Maliye Bakanlığına devrediyor.</p><p>Bu paralar, Filistin'in toplam kamu gelirlerinin yaklaşık yüzde 56'sını oluşturuyor. Dolayısıyla bu fonlarda kesintiye gidilmesi veya tamamen alıkonulması, Filistin hükümetinin memur maaşlarını ödeme, kamu hizmetlerini sürdürme, özel sektöre ve bankalara olan yükümlülüklerini yerine getirme kabiliyetini doğrudan baltalıyor.</p><p>İsrail, 2019 yılından bu yana Filistin yönetiminin esir ve şehit ailelerine maaş bağlamasını gerekçe göstererek bu fonlardan kesinti yapıyordu.</p><p>Ancak daha sonra kesinti ve alıkoyma politikasının kapsamını genişleterek Filistin yönetimini derin bir mali krize sürükledi ve memur maaşlarının tamamının ödenememesine yol açtı.</p><br><p>Muhabir: Zeynep Hilal Duran, Faruk Hanedar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/israil-isgal-altindaki-bati-seriada-filistinlilere-ait-bir-binayi-yikti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/israil-isgal-altindaki-bati-seriada-filistinlilere-ait-bir-binayi-yikti.jpg" type="image/jpeg" length="15724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Avrupa, kayıtlardaki en sıcak haziran ayını yaşadı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Avrupa'da rekor seviyedeki sıcak hava dalgalarının etkisiyle kayıtlardaki en sıcak haziran ayı yaşanırken geçen ay dünyada da kaydedilen en sıcak ikinci haziran ayı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>LONDRA/PARİS/BERLİN (AA) - Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel kara yüzeyi sıcaklığı haziranda 16,54 dereceyle 1991-2020 ortalamasının 0,56 derece üzerinde gerçekleşti. Geçen ayki sıcaklık sanayi öncesi dönem ortalaması olan 1850-1900 ortalamasına göre 1,39 derece yüksek seyretti.</p><p> </p><p> </p><p>Böylece, Haziran 2026 dünyada kaydedilen en sıcak ikinci haziran ayı oldu. En sıcak haziran ise 2024'te kayıtlara geçmişti.</p><p>Haziran 2026, küresel deniz yüzeyi sıcaklığı açısından da rekor seviyelerin görüldüğü ay oldu. Küresel yüzey sıcaklığı 20,86 dereceyle kayıtlardaki en yüksek seviyeye çıktı.</p><p> </p><p> </p>Avrupa'da rekor sıcaklıklar<p>Sıcaklıklar Avrupa'da ise rekor seyretti. Haziran 2026'da ortalama kara sıcaklıkları 19,14 derece oldu. Bu sıcaklıklar 1991-2020 haziran ayı ortalamasının 1,78 derece üzerinde kaydedildi. Haziran 2026 tüm Avrupa için kayıtlardaki en sıcak ikinci haziran ayı oldu.</p><p>Rekor sıcak hava dalgasının etkisinde kalan Batı Avrupa'da ise kayıtlardaki en sıcak haziran ayı yaşandı.</p><p> </p><p> </p><p>Batı Avrupa'da ortalama kara yüzeyi sıcaklığı 20,74 dereceyle 1991-2020 haziran ayı ortalamasının 3,05 derece üzerinde gerçekleşti. Böylece, Batı Avrupa'da Haziran 2025'te görülen sıcaklık rekoru geçen ay tazelenmiş oldu.</p><p> </p><p> </p><p>ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, Haziran 2026'daki sıcaklıkların iklimin köklü şekilde değiştiğini gösterdiğini belirterek, 'Batı Avrupa, kayıtlardaki en sıcak haziran ayını yaşarken dünyadaki okyanuslarda da rekor düzeyde yüksek sıcaklıklar devam etti. Bu rekorlar, iklim sisteminin ısı biriktirmeyi sürdürdüğünü gösteriyor. Bunun sonucu olarak daha şiddetli sıcak hava dalgaları, kalıcı biçimde sıcak kalan okyanuslar ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde insanlar, ekosistemler ve altyapılar için giderek artan riskler ortaya çıkıyor.' ifadelerini kullandı.</p>Fransa'da etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle 72 vilayette turuncu alarm verildi<p>Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France'dan yapılan açıklamaya göre, ülkede etkili olan sıcak havaların hafta sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.</p><p>Ülke genelinde, aşırı sıcaklar nedeniyle 72 vilayette turuncu alarm verilirken hava sıcaklıklarının öğleden sonra 41 dereceye kadar ulaşması öngörülüyor.</p><p>Ülkede etkili olan sıcak havalar, özellikle güneyde günlerdir devam eden orman yangınlarını olumsuz etkiliyor.</p><p>İçişleri Bakanı Laurent Nunez, gönüllü itfaiye erlerinin yangın söndürme faaliyetleri için daha kolay seferber edilebilmesi amacıyla valilere talimat verdi.</p><p>Nunez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Drome, Pyrenees-Orientales, Herault, Loir-et-Cher dahil çok sayıda vilayetin orman yangınlarından etkilendiğini kaydetti.</p><p>Ülke genelinde dün 325'ten fazla yangın tespit edildiğini belirten Nunez, itfaiye erlerinin vatandaşları orman yangınlarına karşı korumak için seferber olduğunu ifade etti.</p><p>Nunez, valilere, gönüllü itfaiyecilerin gerektiğinde mesai saatleri sırasında seferber edilebilmeleri için firmalarla görüşme talimatı verdiğini aktararak halihazırda bunu yapan işverenlere teşekkür etti.</p><p>Ulusal basındaki haberlere göre, Fransız ulusal demir yolu şirketi SNCF, sıcak havalar nedeniyle ülke genelinde şehirler arası tren seferlerinin 4'te 1'ini iptal etti.</p><p>Fransız elektrik şirketi EDF de sıcak hava dalgası nedeniyle Golfech kentindeki nükleer santralindeki bir reaktörün faaliyetinin durdurulduğunu açıkladı.</p><p>İçişleri Bakanlığının verilerine göre, Fransa'da yaklaşık 256 bin itfaiye eri bulunuyor. Söz konusu itfaiyecilerin yüzde 17'si profesyonel olarak bu mesleği yaparken, yüzde 5'i askerlerden oluşuyor.</p><p>Öte yandan, itfaiye erlerinin yüzde 78'i ise farklı mesleklerde çalışan 'gönüllü itfaiyeciler' kategorisine giriyor.</p>Paris'te Louvre Müzesi aşırı sıcaklar nedeniyle kapılarını ziyarete erken kapatacak<p>Başkent Paris'teki Louvre Müzesi'nin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, ülkedeki aşırı sıcaklar nedeniyle müzenin ziyaret saatlerinde gelecek günlerde değişikliğe gidilecek.</p><p>10-13 Temmuz tarihlerinde kapılarını daha erken kapatacak olan müzede, ziyaretler yerel saatle 16.00'da sona erecek.</p><p>Louvre Müzesi'ne bağlı olan Eugene-Delacroix Ulusal Müzesi'nde de ziyaret saatlerinde aynı değişikliğe gidilecek.</p><p>Haziran ayında etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle Louvre Müzesi 24-28 Haziran tarihlerinde kapılarını ziyarete erken kapatmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Müzenin tarihi binasında aşırı sıcaklarda gün boyunca biriken ısı, çalışma ve ziyaret koşullarını zorlaştırıyor.</p>Almanya'da bu yıl aşırı sıcaklara bağlı yaklaşık 5 bin 120 kişi hayatını kaybetti<p>Robert Koch Enstitüsünün (RKI) yayımladığı raporda, Almanya'da etkili olan aşırı sıcak havaların ölüm sayılarının artmasına da neden olduğu belirtildi.</p><p>Haziran sonundaki sıcak hava dalgasından dolayı hava sıcaklıklarının 'rekor seviyelere' ulaştığına işaret edilen raporda, 2026'nın 15. haftasından 26. haftasına kadar ülkede aşırı sıcaklara bağlı yaklaşık 5 bin 120 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.</p><p>Özellikle yaşlıların aşırı sıcaklardan etkilendiği ifade edilen raporda, 28 Haziran'a kadar aşırı sıcaklardan hayatını kaybeden 2 bin 950 kişinin 85 yaşın üzerinde olduğu belirtildi.</p><p>Raporda, 75 ila 84 yaş grubunda bu sayı 1320, 65 ila 74 yaş grubunda 550 ve 65 yaşın altındakilerde ise yaklaşık 300 kişi olarak kaydedildi.</p><p>RKI'nın 2026'nın 15. ila 25. haftaları için 2 Temmuz'da yayımladığı rapora göre, ülkede bu dönemde aşırı sıcaklara bağlı yaklaşık 810 kişi hayatını kaybetti.</p><p>Raporlar, 22-28 Haziran'da, aşırı sıcakların etkili olduğu haftada hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 310 olduğunu ortaya koydu.</p><p>Bu dönemde Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgası Almanya'da da etkisini göstermiş, 28 Haziran'da Brandenburg eyaletine bağlı Oder-Spree bölgesindeki Neissemünde beldesine bağlı Coschen ilçesinde 41,7 santigrat derece ölçülerek sıcaklık rekoru kırılmıştı.</p><br><p>Muhabir: Nuran Erkul Kaya, Esra Taşkın, Erbil Başay</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, London, city of</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi.jpg" type="image/jpeg" length="40369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'ın Körfez ülkelerine saldırılarının ardından ABD üslerinin İsrail'e taşınması gündemde]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/iranin-korfez-ulkelerine-saldirilarinin-ardindan-abd-uslerinin-israile-tasinmasi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/iranin-korfez-ulkelerine-saldirilarinin-ardindan-abd-uslerinin-israile-tasinmasi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine yönelik İran saldırılarının ardından, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin bölgedeki ABD askeri üslerini İsrail'in güneyindeki Necef Çölü'ne taşımayı planladığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Israel Hayom gazetesinin haberine göre, Orta Doğu'daki Amerikan üslerinin İsrail'in güneyindeki Necef Çölü'ne taşınması olasılığı, kabine toplantısında ele alındı.</p><p> </p><p> </p><p>Siyasi yetkililer, ABD üslerinin İsrail'e nakledilmesi ihtimaline olumlu bakarken, konu şimdiden üst düzey Amerikalı yetkililerle gündeme getirildi. </p><p>Ancak henüz nihai bir karar alınmadı ve taraflar arasındaki görüşmeler sürüyor.</p><p>ABD'nin, İran'ın füze menzilinde yer alan Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar'da üsleri bulunuyor.</p><p> </p>Üslerin İsrail'e taşınması 'İsrail'i hedef yapabilir' endişesi<p>Habere göre İsrail, Amerikan perspektifinden bakıldığında birkaç net avantaj sunuyor.</p><p>Orta Doğu'daki 'ana operasyon sahalarına' coğrafi yakınlık, yakın güvenlik ve istihbarat işbirliği, gelişmiş teknolojik altyapı, Amerikan yanlısı bir nüfus ve hava savunma sistemi.</p><p>Potansiyel avantajların yanı sıra İsrail'de kalıcı ve kapsamlı bir Amerikan üssü varlığı, özellikle ABD ile doğrudan bir gerilim yaşanması durumunda ülkeyi İran ve bölgedeki diğer aktörler için daha da önemli bir hedef haline getirebilir.</p><p>Görüşmelerde gündeme gelebilecek bir diğer konu ise böyle bir hamlenin İsrail'in hareket serbestisini ne ölçüde etkileyebileceği.</p><p>Amerikan kuvvetlerinin ve altyapısının İsrail topraklarında konuşlandırılması, Washington'ın İsrail'e yönelik güvenlik taahhüdünü güçlendirebilir ancak gelecekte Tel Aviv üzerinde, ülkede konuşlu ABD güçlerini tehlikeye atabilecek askeri adımlardan kaçınması yönünde Amerikan baskısına da yol açabilir.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi saldırılarına misilleme olarak bölgedeki 80'den fazla İran hedefini vurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu bu saldırılara karşılık vererek, ABD'nin Bahreyn ve Kuveyt'te bulunan 85 askeri tesisini füze ve İHA'larla hedef almıştı.</p><br><p>Muhabir: Muhammet Nazım Taşcı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/iranin-korfez-ulkelerine-saldirilarinin-ardindan-abd-uslerinin-israile-tasinmasi-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/iranin-korfez-ulkelerine-saldirilarinin-ardindan-abd-uslerinin-israile-tasinmasi-gundemde.jpg" type="image/jpeg" length="97573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı kurbanı işitme ve konuşma engelli Nuko Nukic'in cenazesi, 31 yıl sonra defnedilecek]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/srebrenitsa-soykirimi-kurbani-isitme-ve-konusma-engelli-nuko-nukicin-cenazesi-31-yil-sonra-defnedilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/srebrenitsa-soykirimi-kurbani-isitme-ve-konusma-engelli-nuko-nukicin-cenazesi-31-yil-sonra-defnedilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da Temmuz 1995'te Sırplar tarafından yapılan soykırımın mağdurlarından Nuko Nukic'in cenazesi 31 yıl sonra toprağa verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SARAYBOSNA (AA) - Bosna Savaşı'nda 11 Temmuz 1995'te, dünyanın gözü önünde Srebrenitsa şehrinde yapılan soykırımda işitme ve konuşma engelli Nuko Nukic de katledildi.</p><p>Bu yıl Srebrenitsa'daki anma törenlerinde toprağa verilecek 10 kurbandan olan Nukic'in amcasının oğlu Osman Nukic, AA muhabirine, akrabalarının yaşadığı soykırımı anlattı.</p><p> </p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öldürüldüğünde 38 yaşında olan Nuko Nukic, 1995 yazında Boşnak askerlerin kontrolündeki güvenli bölgeye ulaşmak isterken, bir daha kendisinden haber alınamadı. O dönemde sadece yaşlı annesi hayatta olan Nukic, işitme ve konuşma engelliydi.</p><p>Savaştan sonra annesi de ölen Nukic'in, yıllar sonra DNA örnekleriyle tespit edilip bulunan cenazesine ailenin hayatta olan tek üyesi, amca oğlu Osman Nukic sahip çıktı.</p><p> </p><p> </p>'Onu en son görenler, çok korkmuş ve endişeli olduğunu söylediler'<p>Başkent Saraybosna'da yaşayan 80 yaşındaki Osman Nukic, akrabalarının birçoğu hakkında bilgi aldığını ancak Nuko Nukic'in akıbeti hakkında uzun yıllar bir şey öğrenemediğini söyledi.</p><p>Osman Nukic, Nuko'yu en son gören kişilerle konuştuğunu belirterek, 'Onu en son görenler, çok korkmuş ve endişeli olduğunu söylediler. Ondan sonra ise bir daha kendisinden haber alınamadı.' dedi.</p><p>Savaştan sonra Nukic'in o zaman hayatta olan annesinin DNA örneği verdiğini ancak ömrünün oğlunun cenazesinin bulunmasına yetmediğini aktaran Osman Nukic, şöyle devam etti:</p><p>'Annesi, 2000'li yıllarda Tuzla'daki huzurevinde yaşamını yitirdi. Ailenin hayatta kalan son ferdiydi. Çünkü Nuko'nun babası 1962'de, erkek kardeşi 1989'da hayatını kaybetmiş, kız kardeşi ise 1993 yılında öldürülmüştü. Annesi hayattayken DNA analizi için kan vermişti ancak eşleşme çıkmadı. Annesinin ölümünün ardından DNA örneği alınabilmesi için mezarı açıldı. Bu sayede Nuko'nun kimliği kesin olarak tespit edildi.'</p><p>Osman Nukic, ailesinden 22 kişiyi soykırımda kaybettiğini, kendisinin Saraybosna'da bulunduğu için kurtulduğunu ifade etti.</p><p>Yakınlarını toplu cenaze töreninde defnetmenin kolay olmadığını dile getiren Osman Nukic, 'Bir yakınınızı toplu cenaze töreninde defnetmek kolay değil. Ama yıllar içinde yaşananları kabullendik. Şimdi önemli olan kemiklerini toprağa vermek ve nerede yattığını bilmek.' diye konuştu.</p>Srebrenitsa'da neler yaşandı?<p>Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerince işgal edildi. İşgalin ardından Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, Sırplara teslim edildi.</p><p>Kadın ve çocukların, Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak erkeği ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda katlettikten sonra toplu mezarlara gömdü.</p><p>Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı, 2007'deki kararında, eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları 'soykırım' olarak tanıdı.</p><p>Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda kemik kalıntılarına ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle defnediliyor.</p><p>Potoçari Anıt Mezarlığı'nda bugüne kadar 6 bin 772 kurban toprağa verilirken 250 kurban, ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklarda defnedildi. Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybeden ve kalıntılarına ulaşılamayan 1000'den fazla kişi bulunuyor.</p><p>Srebrenitsa soykırımı kurbanlarından kemikleri bulunup kimliği tespit edilenlerin cenazeleri, 77'si toplu mezar olmak üzere 150 farklı noktadan çıkarıldı.</p><br><p>Muhabir: Vesna Besic</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/srebrenitsa-soykirimi-kurbani-isitme-ve-konusma-engelli-nuko-nukicin-cenazesi-31-yil-sonra-defnedilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/srebrenitsa-soykirimi-kurbani-isitme-ve-konusma-engelli-nuko-nukicin-cenazesi-31-yil-sonra-defnedilecek.jpg" type="image/jpeg" length="99593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Venezuela'da 3 gün enkaz altında kalan ve bacağını kaybeden genç kız yaşadıklarını anlattı]]></title>
      <link>https://www.asigazetesi.com/venezuelada-3-gun-enkaz-altinda-kalan-ve-bacagini-kaybeden-genc-kiz-yasadiklarini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.asigazetesi.com/venezuelada-3-gun-enkaz-altinda-kalan-ve-bacagini-kaybeden-genc-kiz-yasadiklarini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela'da 24 Haziran'da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerde, geniş çaplı yıkımın meydana geldiği La Guaira'da enkaz altından sağ çıkarılan depremzede Camlilo Arellano, 3 gün enkaz altında kaldığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CARACAS (AA) - Venezuela'nın başkenti Caracas'taki Domingo Luciani Devlet Hastanesi'nde tedavi gören ve depremde bacağını kaybeden 17 yaşındaki Arellano, enkaz altında geçirdiği yaklaşık 3 günü ve yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.</p><p><p><p>Arellano, La Guaira'nın La Paez Mahallesi'nde çöken 14 katlı binanın 3. katında yaşadıklarını, deprem olduğunda annesi, ağabeyi ve köpeğiyle evde olduğunu belirtti.</p><p>Venezuelalı genç kız, ilk depremde binadan çıkmak için kapıya yöneldiklerini ancak bir dakikadan az sürede meydana gelen ikinci deprem nedeniyle annesiyle yemek masasının altına, ağabeyinin de köpeğiyle kapı eşiğine sığındığını aktardı.</p><p>Arellano, 'Masanın altına girdiğimizde, beton parçalarının düştüğünü gördük ve ağabeyimin üzerine çok sayıda beton parça düştü. İkinci deprem, her şeyi üzerimize yıkan dalga oldu. Annem beni kucakladı ve cenin pozisyona geçti. Bu da tüm enkazın ve yemek masasının onun üzerine yıkılmasına neden oldu. Yani beni korudu ve hayatımı kurtardı.' dedi.</p><p>Binanın üzerlerine yıkıldığını söyleyen Arellano, 'Annemin burnundan ve kulaklarından kan gelmeye başladı. Ona dayanmasını, henüz gitmemesini, birazcık daha beklemesini söylüyordum ama annem beni çok sevdiğini söyledi ve ardından hayatını kaybetti.' diye konuştu.</p><p>Arellano, köpeğinin de bir süre havladıktan sonra sustuğunu belirterek 'Köpeğimin adı Milo'ydu ve ona 'Milo, beni bekle, ölme' diyordum, o da bana havlayarak karşılık veriyordu.' ifadelerini kullandı.</p>'Üç gün enkaz altında kaldım'<p>Deprem sırasında babasının işte, kız kardeşinin ise dedesiyle olduğunu söyleyen Arellano, 'Üç gün enkaz altında kaldım. Beni 26 Haziran'da, sabah saat 08.00 civarında çıkardılar. Zorlu üç gündü. Yiyeceğim ve suyum yoktu ve üzerimde hayatını kaybeden annem vardı.' dedi.</p><p>Arellano, enkazda geçirdiği ilk gün çok çaresiz hissettiğini, daha sonra kendisini sakinleştirip umutlu olmaya çalıştığını dile getirerek şöyle devam etti:</p><p>'Telefonum yanımdaydı. Bu yüzden sıcak bastığındaki sıcaklık korkunçtu, dayanabilmek için telefonumun kılıfıyla kendimi serinletiyordum. Uyumaktan korkuyordum çünkü gözlerimi kapatırsam belki bir daha açamayacağımı düşünüyordum.'</p><p>Üçüncü gün aynı binada 5. katta yaşayan bir arkadaşının sesini duyduğunu söyleyen Arellano, 'Onun sesini duyduğumda bu, bir yaşam umudu oldu çünkü kurtarma ekiplerinin seslerini duyduğunu söylüyordu. İkimiz de 'Buradayız!' diye bağırmaya başladık ve tam o sırada babam geldi. Mahalle sakinleri ve itfaiyecilerin yardımıyla beni çıkardılar.' diye konuştu.</p><p>Arellano, annesini sıkı sıkıya tuttuğu bacaklarından zor ayırabildiklerini anlatarak 'Aşağıdan onları az çok görebileceğim bir delik açmayı başardıklarında bana ilk verdikleri şey, birazcık su oldu. Çok susuz kalmıştım; üç gündür yemeden, içmeden ve uyumadan duruyordum. Ölmek istemediğim için vakit geçmesinden ve beni bulamamalarından korkuyordum.' ifadelerini kullandı.</p>'Babamın sesi, onu ilk duyduğum gün dayanabilmem için ihtiyacım olan şeydi'<p>Enkaz altından zorlukla çıkarıldığını söyleyen Arellano, 'Babamın sesi, onu ilk duyduğum gün daha fazla dayanabilmem için ihtiyacım olan şeydi. Çünkü artık pes ediyordum ama onun babam olduğunu duyduğumda ve beni çıkaracağını, biraz daha dayanmamı söylediğinde güç topladım ve çıkmayı başardım.' dedi.</p><p>Arellano, La Guaira'dan Caracas'taki hastaneye nakledilmesini, 'Beni çıkardıklarında hastaneye götürdüler ve bacağımdan ameliyat ettiler, sağ bacağım ampute edildi. Bacağımı ampute ettiklerini bana söylemek istemiyorlardı. Ben de bacağımı ampute ettiklerini zaten bildiğimi söyledim.' ifadeleriyle anlattı.</p>'Sarsıntı o kadar güçlüydü ki, beni duvara çarptı'<p>Aynı hastanede tedavi gören Yeri Barbosa da depremden önce şiddetli yağmur yağdığını ve atan sigortaları kontrol etmek için dışarı çıktığında depreme yakalandığını, önce başının döndüğünü sandığını ancak sarsıntı şiddetlendikçe bunun, deprem olduğunu anladıklarını söyledi.</p><p>Deprem anında koşmaya çalıştığını ifade eden 45 yaşındaki Barbosa, 'Sarsıntı o kadar güçlüydü ki, beni duvara çarptı. Beni üç kez yukarı fırlatıp yere vurdu. İkinci düşüşümde bacağımın kırıldığını hissettim. Sarsıntı hafifleyip durduğunda, sürünerek ilerlemeye çalıştım çünkü binada olan kızlarımın yanına gitmek istiyordum.' diye konuştu.</p><p>Barbosa, insanların can havliyle çaresizce etrafta koşuşturduğunu söyleyerek 'Tüm bunlar olurken ben yerde acı içinde yatıyordum. İnsanlar o korku ve panikle sadece üstümden basıp geçiyordu. O an bunun nedenini anlayamamıştım ama bugün artık çok iyi anlıyorum ki, herkes sadece kendi canını kurtarmanın peşindeydi.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Kızlarını canlı görünce sakinleştiğini söyleyen Barbosa, kendisini bir kişinin hastaneye götürmeye çalıştığını ancak La Guaira'da yollar yarıldığı için hastaneye ulaşamadığını, şehirde nereye yönelseler, gittikleri yerin enkaza dönmüş olduğunu gördüklerini aktardı.</p><p>'Binaların hala yavaş yavaş yıkılmaya devam ettiği görülüyordu.' diyen Barbosa, kendisine yardım etmeye çalışan kişinin birçok kez hastaneye ulaşmaya çalıştığını ama hem yolların hem de yıkılan binaların buna fırsat vermediğini kaydetti.</p>'La Guaira ve Chacao'dan sevk edilen 300'den fazla hastaya hizmet verdik'<p>Domingo Luciani Hastanesi Müdüresi Maurilina Guzman da hastanede aylık yaklaşık 30 bin hastanın tıbbi hizmet aldığını, 11 bin ila 15 bin arasında kişiye hizmet verme kapasitesine sahip bir acil servislerinin olduğunu söyledi.</p><p>Guzman, 'Deprem sırasında, tüm uzmanlık ekiplerimizle kesintisiz 24 saat boyunca sürekli bir çalışma yürüttük. La Guaira'dan ve Chacao Belediyesi'nden sağlık merkezimize sevk edilen 300'den fazla hastaya hizmet sunduk.' dedi.</p><p>Venezuelalı doktor, depremin ardından travma servisi tarafından müdahale edilen yaklaşık 200 vakanın bulunduğunu sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Muhammed Emin Canik</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.asigazetesi.com/venezuelada-3-gun-enkaz-altinda-kalan-ve-bacagini-kaybeden-genc-kiz-yasadiklarini-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asigazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/asigazetesi-com/uploads/2026/07/venezuelada-3-gun-enkaz-altinda-kalan-ve-bacagini-kaybeden-genc-kiz-yasadiklarini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="30307"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
