LONDRA (AA) - Renaud-Basso, bankanın Londra'daki genel merkezinde 9-20 Kasım'da Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde AA muhabirine COP31 beklentileri ve EBRD'nin Türkiye'deki yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Paris Anlaşması'nın temel hedefi olan sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi doğrultusunda ülkelerin birçok taahhütte bulunduğunu söyleyen Renaud-Basso, bu taahhütleri gerçekleştirmek için iddialı bir çaba gerektiğini dile getirdi.
Renaud-Basso, bu açıdan Türkiye'nin başkanlığını yürüttüğü COP31'de odak noktasının 'taahhütlerin uygulanması' olacağını belirterek, söz konusu taahhütleri hayata geçirmek için tüm dünyada büyük çaplı yatırım ve dönüşüm gerektiğinin altını çizdi.
Son yıllarda piyasaları etkileyen Kovid-19, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki savaş nedeniyle iklim değişikliğiyle mücadelede taahhütlerin uygulanmasında zorluklarla karşılaşıldığını anlatan Renaud-Basso, bu gelişmelerin bir anlamda da temiz enerji dönüşümünü hızlandırdığını aktardı.
Renaud-Basso, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik kesintileri sonrasında ortaya çıkan enerji kriziyle birçok ülkede özel sektör başta olmak üzere yenilenebilir enerjiye büyük ilgi oluştuğuna dikkati çekerek, 'Örneğin, Türkiye yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarını gerçekten hızlandırıyor. Ancak özel sektörün bu alandaki yatırımlarını önemli ölçüde artırdığı Mısır gibi ülkelerde de benzer bir durum gözlemliyoruz. Bir bakıma bu durum, enerji jeopolitiğini yeniden şekillendirebilir çünkü fosil yakıtlar açısından yoksul olan bazı ülkeler, yenilenebilir enerji konusunda çok güçlü hale gelebilir ve yeşil enerji ihracatçısı olabilir. Bu ülkeler bölgesel düzeyde gerçek enerji merkezlerine dönüşebilir.' diye konuştu.
Bu kapsamda yeşil enerji yatırımlarında temel olarak enerji güvenliği ve maliyetlerin etkisiyle gerçekleşen bir hızlanma görüldüğünü söyleyen Renaud-Basso, dünyada temiz enerji dönüşümünü finanse edecek yeterli sermayenin bulunduğunu ancak yatırımlar ve bunların gerçekleştirileceği ülkeler açısından bazı kısıtlamaların söz konusu olduğunu anlattı.
Renaud-Basso, özellikle gelişmekte olan piyasalarda bu yatırımların önünde hala çok sayıda engel olduğunu dile getirerek, gerekli yatırımları çekebilmek için politikalar ve düzenleyici çerçevenin, piyasa teşvikleri, enerji verimliliği, geri dönüşüm ve benzeri konulardaki hedeflerle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Maliye ve vergi politikaları gibi makroekonomik araçların da bu hedeflerle uyumlu hale getirilmesinin önemli olduğunu kaydeden Renaud-Basso, EBRD gibi çok taraflı kalkınma bankalarının finansman açığının kapanmasına yardımcı olabileceğini aktardı.
Renaud-Basso, COP kapsamındaki iklim finansmanı müzakerelerinin de zorlu görüşmeler olduğuna işaret etti.
Türkiye'deki yatırımların büyük kısmı yeşil projelereCOP31 Başkanı Türkiye'nin farklı bakış açılarını bir araya getirme ve müzakere konusunda oldukça başarılı bir ülke olduğunu belirten Renaud-Basso, 'Ayrıca, Türkiye'nin yeşil gündemi gerçekten benimseyen gelişmekte olan bir piyasa olduğunu düşünüyorum. Biz Türkiye'deki en büyük kurumsal yatırımcıyız ve yılın bu zamanına kadar Türkiye'ye 2,5 milyar avro yatırım yaptık. Yıl sonuna kadar bu yatırımların geçen yılki seviye olan 2,7 milyar avroyu aşmasını bekliyoruz. Bu miktarın 1,7 milyar avrosu şimdiden yeşil projelere ayrıldı. Bu projelerin de önemli bir bölümünü enerji verimliliği, elektrifikasyon ve yeşil dönüşüme katkıda bulunan diğer projeler oluşturuyor. Bu alandaki çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.' bilgisini paylaştı.
Renaud-Basso, bu yatırımların söz konusu dönüşümün Türkiye için en önemli önceliklerden biri olduğunu gösterdiğini ve özel sektör dahil olmak üzere bu dönüşüme yatırım yapıldığını dile getirdi.
Türkiye'nin öncülük ettiği ilginç bir projeyi hayata geçirdiklerini ve Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu'nu oluşturduklarını anlatan Renaud-Basso, şöyle devam etti:
'Bu platform, özel sektör şirketlerini, çok taraflı kalkınma bankalarını, özel sektör yatırımcılarını ve uygun koşullu finansmanı bir araya getiriyor. Amaç, bu yüksek düzeyde kirliliğe neden olan sektörlerin enerji verimliliğini artırmalarına ve benzeri iyileştirmeler yapmalarına yardımcı olmak için yeni teknolojilere ve yeni yaklaşımlara yatırım yapmak. Bence bu, Türkiye'nin ortaya koyabileceği katkının iyi bir örneği çünkü bunu yapan ilk ülke Türkiye oldu. Bu platform kapsamında şimdiden yaklaşık 380 milyon avroluk yatırım da gerçekleştirildi.'
Renaud-Basso, Türkiye'de demiryollarına da yatırım yapacaklarını bildirerek, bu alandaki yatırımların elektrifikasyona katkıda bulunduğunu sözlerine ekledi.
Muhabir: Nuran Erkul Kaya



