ABD’de jalapeno biberleriyle bağlantılı Salmonella salgını yüzlerce kişiyi hastalandırırken, Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen tatlı biberlerde yasaklı pestisit tespit edildi. Bulgaristan sınırında imha kararı verilen sevkiyatın Avrupa pazarına ulaşmadığı bildirildi. Ancak denetime takılan ürünlerle aynı üretim kaynağından iç piyasaya biber sunulup sunulmadığına ilişkin kamuoyuna açık, parti bazlı bir açıklama bulunmaması endişeleri artırdı.
Dünyada biber kaynaklı gıda güvenliği sorunları yeniden gündemde. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) ilk açıklamasında 345 vaka ve 36 hastane yatışı bildirilmişti. Ancak salgına ilişkin güncel veriler daha ağır bir tablo ortaya koydu.
CDC’nin 19 Ağustos 2026 tarihli güncellemesine göre, Meksika’nın Sinaloa bölgesinde yetiştirilen jalapeno biberleriyle bağlantılı Salmonella salgınında vaka sayısı 431’e, hastaneye kaldırılanların sayısı ise 57’ye yükseldi. Salgın 32 eyalete yayılırken şu ana kadar can kaybı bildirilmedi. Söz konusu biberler ve bu biberlerin kullanıldığı bazı ürünler için geri çağırma işlemi başlatıldı.
Türkiye’den Gönderilen Biberlerde Yasaklı Pestisit
ABD’deki salgının ardından Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen tatlı biberlerle ilgili gelişme de tüketicilerin dikkatini gıda güvenliğine çevirdi.
Avrupa Birliği’nin Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi’ndeki (RASFF) kayda göre, Türkiye menşeli taze biberlerde klorpirifos-metil tespit edildi. Bulgaristan tarafından 22 Haziran 2026 tarihinde bildirilen sevkiyat, Avrupa pazarına sunulmadan sınırda durduruldu.
Analizlerde pestisit kalıntısının 0,100 mg/kg olduğu, bunun izin verilen 0,010 mg/kg sınırının 10 katına karşılık geldiği belirtildi. Risk seviyesi “ciddi” olarak değerlendirilen ürünler hakkında imha kararı verildi.
Bu nedenle söz konusu biber partisinin Avrupa’dan Türkiye’ye geri gönderildiğini veya Türkiye’de satışa sunulduğunu söylemek doğru değil. RASFF kaydı, sevkiyatın Avrupa pazarına girmeden durdurulduğunu ve imha işlemi uygulandığını gösteriyor.
Asıl Soru: Aynı Kaynaktan İç Piyasaya Ürün Verildi Mi?
Tüketicilerin yanıt beklediği temel konu yalnızca sınırda yakalanan sevkiyatın akıbeti değil. Yasaklı pestisitin hangi üreticide, hangi bölgede ve nasıl kullanıldığı; aynı tarla, sera veya paketleme tesisinden Türkiye’deki hallere ve marketlere ürün gönderilip gönderilmediği de merak ediliyor.
Kamuoyuyla şu bilgilerin paylaşılması bekleniyor:
- Biberlerin üretildiği il ve ilçe
- Üretici ve ihracatçı hakkında yapılan işlemler
- Aynı üretim kaynağından iç piyasaya verilen ürün bulunup bulunmadığı
- Varsa bu ürünlerin hangi şehirlere dağıtıldığı
- İç piyasada ek numune ve toplatma çalışması yapılıp yapılmadığı
- Yasaklı maddenin üreticiye nasıl ulaştığı
RASFF kaydındaki sevkiyat için “Türk vatandaşı bu ürünü yedi” şeklinde bir kanıt bulunmuyor. Ancak aynı üretim zincirinin iç piyasaya ürün sağlayıp sağlamadığı açıklanmadığı sürece tüketicilerin kaygısı tamamen giderilmiş olmayacak.
İhracattan Dönen Her Ürün İç Piyasaya Veriliyor Mu?
Tarım ve Orman Bakanlığının açıkladığı uygulamaya göre, ihracattan dönen ürünler yüzde 100 resmî kontrole tabi tutuluyor. Sağlık açısından risk taşıyan veya Türkiye’deki mevzuata uygun olmadığı belirlenen ürünlerin yurda girişine ve satışına izin verilmeden imha edilmesi gerekiyor.
Bakanlık ayrıca olumsuz RASFF bildirimlerinden sonra ürünün üreticisine ve kullanılan tarım ilacının kaynağına kadar izlenebilirlik incelemesi yapıldığını belirtiyor.
Bununla birlikte, mevzuata uygun olduğu belirlenen veya yalnızca ticari, kalite ya da etiket sorunları nedeniyle geri çevrilen ürünlerin gerekli kontrollerden sonra iç piyasada değerlendirilmesi mümkün olabiliyor. Dolayısıyla “Avrupa’dan dönen bütün ürünler zehirlidir” değerlendirmesi de gerçeği yansıtmıyor.








