MALATYA’DAKİ ESNAFIN TALEBİ BAKANLIĞA ULAŞTI

6 Şubat depremlerinde iş yerleri yıkılan Malatyalı esnafın yaşadığı hak sahipliği sorunları için dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, deprem öncesinde bodrum katlarda faaliyet gösteren ancak iş yeri hak sahipliği kurasına dahil edilmeyen esnafın durumunu resmi yazıyla Cumhurbaşkanlığına taşıdı.

MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun imzasıyla gönderilen talep, Cumhurbaşkanlığı tarafından incelenerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına iletildi. Böylece bodrum kat esnafının yaşadığı mağduriyet, çözüm bekleyen resmi bir dosya olarak Ankara’nın gündemine girdi.

Malatya TSO daha önce yaptığı açıklamalarda yaklaşık 150 esnafın bu sorundan etkilendiğini bildirmiş, bodrum katta faaliyet göstermenin bir işletmenin kentin ticari hayatındaki varlığını ortadan kaldırmayacağını vurgulamıştı.

Türkiye'de gelecek yıl 323 fuar düzenlenecek
Türkiye'de gelecek yıl 323 fuar düzenlenecek
İçeriği Görüntüle

İKİ KRİTİK TALEP İLETİLDİ

Malatya’daki girişimde iki temel talep öne çıktı.

İlk olarak deprem öncesinde bodrum katlarda ticari faaliyet yürüten, buna rağmen hak sahipliği kurasına alınmayan esnafın yeniden değerlendirilmesi istendi.

İkinci olarak ise deprem sonrasında konteynerlerde veya kiralık yerlerde ayakta kalmaya çalışan işletmelere, hak sahiplerine yapılan dağıtımın ardından kalan iş yerlerinin satışında öncelik verilmesi talep edildi.

Bu girişim henüz bodrum kat esnafına kesin olarak hak sahipliği verildiği anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanlığının başvuruyu ilgili bakanlığa göndermesi, talebin idari inceleme aşamasına geçtiğini gösteriyor. Son kararın Bakanlık tarafından yapılacak değerlendirme ve mevcut mevzuat çerçevesinde verileceği belirtiliyor.

AYNI SORUN HATAY’DA YOK MU?

Malatya’da atılan bu adım, depremin merkez üssü olmamasına rağmen en ağır yıkımın yaşandığı Hatay açısından önemli bir soruyu gündeme getirdi:

Hatay’da bodrum katlarda, pasajlarda, çarşı içlerinde ve bağımsız tapusu bulunmayan ticari alanlarda çalışan kaç esnaf hak sahipliği dışında kaldı?

Antakya başta olmak üzere Defne, İskenderun, Kırıkhan, Samandağ ve diğer ilçelerde binlerce iş yeri yıkıldı. Kent merkezindeki tarihi çarşılarda, apartman altlarında, pasajlarda ve bodrum katlarda faaliyet gösteren çok sayıda işletme depremle birlikte ticari adresini kaybetti.

Buna rağmen Hatay’da bodrum kat esnafının durumuna ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış kapsamlı bir envanter, etkilenen işletme sayısı veya bu işletmeler adına Cumhurbaşkanlığına ve Bakanlığa sunulmuş Malatya’dakine benzer güncel bir başvuru henüz görünür değil.

Bu durum, sorunun Hatay’da bulunmadığını değil, mağduriyetin boyutunun kamuoyuna yeterince açıklanmadığını düşündürüyor.

Hatay'daki Prefabrik Uzun Çarşı'da Bayram Yoğunluğu

HATAY’IN TALEPLERİ ANKARA’YA DOĞRU AKTARILDI MI?

Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının doğrudan Cumhurbaşkanlığına resmi yazı göndermesi, Hatay’daki temsil mekanizmasının da sorgulanmasına neden oldu.

Depremin ardından Hatay esnafının mücbir sebep uygulaması, borçların ertelenmesi, finansmana erişim, kalıcı iş yerlerinin teslimi ve ticari hayatın yeniden kurulması gibi pek çok talebi gündeme getirildi. Ancak iş yeri hak sahipliği dışında kalan bodrum kat esnafı için kaç başvuru yapıldığı, hangi kurumlara yazı gönderildiği ve bu girişimlerden nasıl bir sonuç alındığı konusunda kamuoyuna açık, ayrıntılı bir bilgi bulunmuyor.

Bu nedenle şu soruların Hatay adına cevaplanması gerekiyor:

  • Depremden önce bodrum katlarda çalışan kaç Hataylı esnaf hak sahibi kabul edilmedi?
  • Hatay’daki odalar ve esnaf kuruluşları bu işletmelerle ilgili bir çalışma yaptı mı?
  • Cumhurbaşkanlığına veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına resmi başvuru gönderildi mi?
  • Gönderildiyse başvuruya nasıl bir cevap verildi?
  • Hatay’da artan veya dağıtım dışında kalan iş yerleri, konteynerlerde çalışan depremzede esnafa tahsis edilecek mi?
  • Bağımsız bölüm tapusu bulunmayan ancak vergi kaydı ve çalışma ruhsatı olan işletmeler için özel bir düzenleme talep edildi mi?

MEVZUATTA MÜLKİYET AYRINTISI BELİRLEYİCİ

Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmeliğe göre yıkılan, yanan veya kullanılamayacak derecede ağır hasar gören iş yerlerinin sahipleri hak sahibi sayılabiliyor. Ancak kiracı olarak faaliyet gösterenler, yalnızca kiracılık sıfatları nedeniyle hak sahibi kabul edilmiyor.

Yönetmeliğin 14’üncü maddesinde ise iş yeriyle mülkiyet bağının tapu senedinin yanı sıra tasarruf belgesi, vergi kaydı ve diğer resmi kayıtlarla kanıtlanabileceği belirtiliyor. Belge bulunmaması durumunda belirli koşullarla muhtarlık ilmühaberinin de değerlendirmeye alınabileceği ifade ediliyor.

Dolayısıyla “bodrum katta faaliyet gösteren herkes hak sahibi olmalıdır” şeklinde genel bir sonuç çıkarmak mümkün değil. Bodrumdaki alanın bağımsız iş yeri niteliği, mülkiyet durumu, hasar kaydı ve işletmecinin malik ya da kiracı olması ayrı ayrı inceleniyor.

Malatya (1)-1

HATAY İÇİN ORTAK DOSYA HAZIRLANMALI

Malatya örneği, yerel sorunların yalnızca açıklamalarla değil; esnaf listeleri, vergi kayıtları, ruhsat bilgileri ve mağduriyet belgeleriyle birlikte resmi dosyaya dönüştürülmesinin önemini ortaya koydu.

Hatay’da da ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, belediyeler, milletvekilleri ve ilgili kamu kurumlarının ortak çalışma başlatması bekleniyor. Öncelikle bodrum kat, pasaj ve bağımsız tapusu bulunmayan ticari alanlarda çalışan esnafın sayısı belirlenmeli; ardından malik ve kiracı durumları ayrılarak çözüm önerileri Ankara’ya sunulmalı.

Hak sahipliği şartlarını taşımayan kiracı esnaf için ise kura fazlası iş yerlerinde öncelik, uygun ödeme koşulları, uzun vadeli kiralama veya özel kredi desteği gibi alternatifler gündeme getirilebilir.

Kayseri'de Gurbetçiler Tarihi Kapalı Çarşı'dan Vazgeçmiyor

MALATYA’DA ATILAN ADIM HATAY’A EMSAL OLUR MU?

Malatya’dan gönderilen başvurunun Bakanlık tarafından nasıl sonuçlandırılacağı yalnızca Malatyalı esnafı ilgilendirmiyor. Verilecek karar, Hatay başta olmak üzere 6 Şubat depremlerinden etkilenen diğer illerde aynı durumda bulunan işletmeler açısından da önemli bir örnek oluşturabilir.

Ancak mevcut gelişme bir hak sahipliği kararı değil, resmi talebin Bakanlığın incelemesine gönderilmesinden ibaret. Hatay’daki esnafın bu süreçten yararlanabilmesi için kentin kendi mağduriyet dosyasını hazırlaması ve talebini açık biçimde Ankara’ya ulaştırması gerekiyor.

Muhabir: Hasan Sarp