Antakya’nın İplik Pazarı mevkisinde yaklaşık 14 yıl önce başlayan teleferik çalışmaları, kentin tarihini ve turizmini değiştirecek büyük bir proje olarak duyuruldu. Projeyle kent merkezinden Habib-i Neccar Dağı’na ulaşım sağlanacak, teleferiğin başlangıç noktası ise arkeolojik kalıntıların sergilendiği özel bir müze alanına dönüştürülecekti.

Ancak bugün aynı noktada ne çalışan bir teleferik var ne de Hatay’ın binlerce yıllık geçmişine yakışan bir arkeolojik alan…

Ortada; yıllardır tamamlanamayan bir proje, çürümeye bırakılmış yapılar ve çöplerin arasında kaderine terk edilmiş tarih bulunuyor.

Teleferik2

Teleferik Kazısından Dünya Çapında Eser Çıktı

Teleferik projesi kapsamında 2012 yılında yürütülen çalışmalar sırasında Roma dönemine ait kalıntılara rastlanınca bölgede kurtarma kazıları başlatıldı. Kazılarda mozaik parçalarının yanı sıra sütunlar, mimari yapı kalıntıları ve yer altı kanalları ortaya çıkarıldı.

Alanı dünya gündemine taşıyan asıl keşif ise kamuoyunda “Neşeli Ol, Hayatını Yaşa” adıyla tanınan İskelet Mozaiği oldu.

Bir evin yemek salonuna ait olduğu değerlendirilen mozaik, üzerindeki iskelet figürü ve Grekçe yazısıyla büyük ilgi gördü. Türkiye’de benzerinin bulunmadığı, İtalya’da ise benzer bir örneğinin olduğu açıklanan eser, 2016 yılında kamuoyuna tanıtılmasının ardından yalnızca Hatay’ın değil, Türkiye’nin en çok konuşulan arkeolojik buluntularından biri haline geldi. Mozaiğin üzerindeki yazının kesin çevirisine ilişkin akademik tartışmalar bulunsa da eser, “Neşeli Ol, Hayatını Yaşa” adıyla Hatay’ın simgeleri arasına girdi.

Mozaik Foto (2)

İlber Ortaylı, “Bulunduğu Yerde Müze Yapılsın” Demişti

Dönemin en fazla ilgi gören tarihî alanlarından biri olan kazı bölgesini 2016 yılında Prof. Dr. İlber Ortaylı da ziyaret etti.

Mozaiği son derece önemli ve nadir bir eser olarak değerlendiren Ortaylı, bulunduğu alanın müzeye dönüştürülmesini ve eserin burada sergilenmesini önermişti. Bu ziyaretin ardından gözler Antakya’ya çevrilmiş, bölge ulusal ve uluslararası basında geniş yer bulmuştu.

O günlerde dünyanın konuştuğu alanın bugün içine düştüğü durum ise Hatay adına utanç verici bir tablo ortaya koyuyor.

Mozaik Foto (5)

Eser Gitti, Yerine Replikası Kaldı

Tarihî mozaiğin aslı bulunduğu yerden kaldırılarak müzede sergilenmek üzere koruma altına alındı. Kazı alanına ise mozaiğin bir replikası yerleştirildi.

Ancak bölgede yalnızca replika bulunmuyor. Tarihî mozaik parçaları, sütunlar, yapı izleri ve yer altı kanalları hâlâ açık biçimde görülebiliyor. Buna rağmen alanın çevresinde bu mirası koruyacak, ziyaretçiye anlatacak ve güvenliği sağlayacak yeterli bir düzenleme bulunmuyor.

Hatay Asi Gazetesi’nin sahadaki incelemeleri, alanın çöp ve atıklarla çevrildiğini; teleferik merkezi olarak planlanan yapıların da bakımsızlık nedeniyle çürümeye yüz tuttuğunu ortaya koydu.

Mozaik Foto (4)

Tarihî Alan Sahipsiz Bırakıldı

Vatandaşların aktardığına göre kontrolsüz ve sahipsiz kalan bölge, geceleri alkol ve uyuşturucu madde kullanan kişilerin uğrak noktalarından biri haline geldi.

Amik Ovası’nda Hasat Başladı: Çiftçinin Gözü TMO’nun Fiyat Açıklamasında!
Amik Ovası’nda Hasat Başladı: Çiftçinin Gözü TMO’nun Fiyat Açıklamasında!
İçeriği Görüntüle

Dünyada benzerine az rastlanan bir eserin ortaya çıkarıldığı yerde bugün güvenlik, temizlik ve koruma önlemlerinin yetersizliği dikkat çekiyor. Binlerce yıllık tarih; çöplerin, kırık parçaların ve terk edilmiş yapıların arasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor.

Bu görüntü yalnızca basit bir çevre kirliliği değildir. Bu tablo, Hatay’ın tarihine karşı açık bir ilgisizliğin göstergesidir.

Milyonluk Hayalden Geriye Çürüyen Yapılar Kaldı

Yaklaşık 1150 metre uzunluğunda planlanan Antakya Teleferik Projesi, İplik Pazarı ile Habib-i Neccar Dağı’nı birbirine bağlayacaktı. Arkeolojik alanla bütünleşecek proje sayesinde Antakya’ya yeni bir turizm rotası kazandırılacağı açıklanmıştı.

Proje yıllar içinde farklı modellerle yeniden gündeme getirildi. 2020’deki ihale hazırlığında 47 milyon 500 bin liralık, 2021’deki başka bir ihale duyurusunda ise 61 milyon 312 bin 515 liralık muhammen bedeller açıklandı. Bunlar projenin gerçekleşmiş toplam harcaması değil, ilgili dönemlerde ilan edilen tahmini ihale bedelleriydi. Projenin yüzde 85-90 seviyesinde tamamlandığı da dönemin yetkilileri tarafından kamuoyuna duyurulmuştu. Buna rağmen teleferik hiçbir zaman halkın kullanımına açılamadı.

Bugün gelinen noktada, milyonlarca liralık kamu kaynağıyla ilişkilendirilen teleferik projesinin somut akıbeti açıklanmış değil. Bölgede hizmet veren bir sistem yerine çürüyen istasyon yapıları bulunuyor.

Mozaik Foto (6)

Hatay’ın Tarihine Reva Görülen Bu Mu?

Depremle büyük yıkım yaşayan Antakya’nın ayağa kalkabilmesi için tarihine, kültürüne ve turizm değerlerine her zamankinden daha fazla sahip çıkılması gerekiyor.

Bir zamanlar dünya basınının gündemine giren, tarihçilerin ziyaret ettiği ve Antakya’nın turizm geleceğinin merkezi olacağı söylenen bir alanın bugün çöplüğe dönüşmesine sessiz kalınamaz.

“Neşeli Ol, Hayatını Yaşa” mesajıyla dünyaya seslenen mozaik bugün koruma altında olabilir; ancak onun çıktığı topraklar sahipsiz bırakılmış durumda.

Antakya’nın binlerce yıllık tarihi çöplerin arasında çürürken artık birilerinin çıkıp hesap vermesi gerekiyor. Çünkü bu alan herhangi bir metruk yapı değil; dünyanın konuştuğu bir eserin doğduğu yer, Hatay’ın hafızası ve gelecek kuşaklara bırakılması gereken ortak mirastır.

Muhabir: Haber Merkezi