1991 yılında Antakya’da doğan Esra Sönmez, 2021 yılında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Ulusal ve uluslararası birçok sergide eserleriyle yer alan sanatçının çalışmaları, çeşitli kitap ve dergi kapaklarında da yayımlandı.
Antakya’daki atölyesinde sanat üretimini sürdüren Sönmez, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bir süre çalışmalarına ara verdi. Yaşanan büyük yıkımın ardından yeniden tuval başına geçen sanatçı, eserleriyle Antakya’nın geçmişini ve kent hafızasını yaşatmayı amaçlıyor.
Depremlerin ardından Hatay Valiliği ile AFAD koordinasyonunda depremzede sanatçıların desteklenmesi amacıyla kurulan Kültür ve Sanat Çarşısı’nda atölye açan Sönmez, burada kendine özgü "leke" adını verdiği tekniğiyle çalışmalarına devam ediyor.
Hafıza ve mekân üzerine kurulu sanat dili
Sönmez, eserlerinde organik malzemelerle kurduğu bağ üzerinden kendine özgü bir görsel dil oluşturuyor. Çalışmalarında öne çıkan sepya tonları, geçmişten günümüze taşınan anıların ve izlerin bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Sanatçının bu teknik yaklaşımı, izleyiciyi zamansız bir yolculuğa çıkarırken hafıza ve mekân kavramları üzerine düşünmeye davet ediyor. Sönmez, renk, doku ve çizgi aracılığıyla kişisel hafızayı kentin ortak geçmişiyle buluşturuyor.
Antakya’nın kapıları ve göç hikâyeleri
Esra Sönmez’in özgün sanat anlayışı, "Eşiğin Ardında" başlığı altında topladığı "Antakya Kapıları 1939-2023" ve "Turnaların Göçü" serilerinde hayat buluyor.
"Antakya Kapıları" serisinde geçmişin izlerini taşıyan kapılar, yalnızca bir geçiş noktası değil; kentin hafızasını, kayıplarını ve umutlarını simgeleyen birer anlatıya dönüşüyor. Kapılar, geçmiş ile bugün, kayıp ile umut arasındaki ince çizgiyi temsil ediyor.
"Turnaların Göçü" serisinde ise sanatçı, kapılar üzerinden gidemeyenlerin, geçmişin eşiğinde kalanların ve yarım kalmış hikâyelerin izini sürüyor. Turnalar ise vedaları, ayrılıkları ve hayatımıza dokunup sessizce uzaklaşanları simgeliyor.
Antakya’nın hikâyesini tuvallerde yaşatıyor
Depremlerde yakınlarını ve arkadaşlarını kaybettiğini belirten Sönmez, yaşanan acıların ardından sanat üretmenin kendisi için zor olduğunu ifade etmişti. Ancak Kültür ve Sanat Çarşısı’nın yeniden sanatla buluşmasına vesile olduğunu belirten sanatçı, bugün çalışmalarında Antakya’nın ruhunu ve hafızasını yaşatmaya devam ediyor.





