İSTANBUL (AA) - SERCAN KURT - Fransa'da doğup büyüyen 28 yaşındaki Şeyma Erkul Dayanç, mesleğini icra etmek istediği yıllarda karşılaştığı ötekileştirmelerin ardından döndüğü Türkiye'de babasının dualarının da desteğiyle yeni bir hayat kurdu.

Gurbetçi bir ailenin çocuğu olan Dayanç, Fransa'da Institut de Formation en Alternance Marcel Sauvage'da eczacılık lisans eğitimi aldı.

Fransa'daki yaşamı boyunca Müslüman kadınların yaşadığı ötekileştirmelere şahit olan Dayanç, mezun olmak için yapması gereken zorunlu staj başvurularında ayrımcılığı bizzat deneyimledi.

Dayanç, çeşitli zorlukların ardından bir staj yeri buldu ve başarıyla tamamlayıp mezun oldu.

Bu noktada mesleğini Fransa'da yapmasının 'neredeyse imkansız' olduğuna karar veren Dayanç, ani bir kararla ailesini Fransa'da bırakarak Türkiye'ye döndü.

Burada Konya'daki Selçuk Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde lisans eğitimi alan Dayanç, mezuniyetinin ardından başvurduğu Anadolu Ajansı Fransızca Haberler Müdürlüğünde muhabirlik kariyerine adım attı.

Dayanç, Fransa'da yaşadığı ayrımcılığı ve sonu Türkiye'ye uzanan mücadelesini AA muhabirine anlattı.

- 'Müslüman ve tesettürlü kadınlara bu imkan zaten sunulmuyor'

Annesinin de ablasının da tesettürlü olduğunu belirten Dayanç, 'Kapanmak istemiyordum başlarda. Sonra bilmiyorum, içimden aslında hesap edemediğim bir şey, düşünmediğim bir şekilde kapanmak istedim. Bir gün uyandım ve dedim ki 'Ben bugün artık kapanacağım.' Sanki o güne kadar açık bir hayatım vardı ve o günden sonrası için yeni bir hayatım olması gerekiyormuş gibi hissettim ama insanlar bana hep, 'Kapanma, çok zorlanırsın, çok zorluk çekersin.' dediler.' diye konuştu.

Dayanç, o zorluklardan geçtiğini anlatarak, 'Fransa'da bu ayrımcılık nasıl aşılabilir? Çok uzun yıllar sonra kadınlarımız çok güzel şeyler başarır, sonra çok güzel yerlere gelirler ve kendilerini kanıtlarlar, belki... Ama bize, Müslüman ve tesettürlü kadınlara bu imkan zaten sunulmuyor.' görüşünü paylaştı.

Fransa'da eczacılık okuduğunu aktaran Dayanç, staj yeri için yüzlerce eczane gezdiğini, farklı şehirlere gittiğini anlattı.

Dayanç, iş başvurusu yaptığı yerlerdeki deneyimleriyle ilgili olarak şunları söyledi:

'Bana sorulan sorulardan biri de şuydu: 'Siz kültürel olarak özel günlerinizde kına vesaire yakıyorsunuz ellerinize. Bunu yapacak mısın?' 'Sizin gibiler' ifadesi bence çok çarpıcı, ne demek? Neden bizi ayrıştırıyorsunuz ki? Niye bizi bir kefeye koyuyorsunuz? 'Sizin gibiler' kim? İfadede başlı başına yanlış var. Orada mesela oruç tuttuğumuzu duyduklarında 'Nasıl tutuyorsunuz? Çok sağlıksız, akşama kadar nasıl susuz, yemeksiz kalıyorsunuz, ölmüyor musunuz?' vesaire... Çok yabancılar ve gerçekten anlamaya bile çalışmıyorlar. Umarım bir gün insanların İslam'ı ve Müslümanları doğru tanıdığı bir döneme girebiliriz.'

Soruların hiçbir zaman eğitimi veya mesleki yeterlilikleriyle ilgili olmadığını ifade eden Dayanç, kendisine bir görüşmede 'Takı takarken bayrak ya da ay yıldız sembollü şeyler takacak mısın?' sorusunun yöneltildiğini de anlattı.

Dayanç, bu süreçte pes etmediğine dikkati çekerek, 'Sonunda staj yeri buldum ama açılmayı hiçbir zaman düşünmedim çünkü Allah'ın bize emrettiği şeyi yapmanın ve onu çok zor bir yerde, her şeye rağmen başarmanın verdiği keyfin bambaşka olacağını düşündüm. Çünkü aslında bu, beni ben yapan şeydi ve benim kimliğimdi ve anladım ki Fransa'da bu İslamofobi ile savaşamayacağım, o yüzden daha kendi kimliğimle var olabildiğim bir yere gitmek istedim. Benim için de Türkiye oldu burası, kendimi daha özgür, daha rahat hissediyorum.' ifadelerini kullandı.

- 'Fransa'da o kadar özgür hareket edemiyordum'

Türkiye'ye taşınma sürecini duygu olarak anlatacak tek kelimenin 'aitlik' olduğunu dile getiren Dayanç, 'Ait olduğum yerdeyim. Bugün geriye dönüp baktığımda Fransa'daki yıllarımın bana öğrettiği aslında birçok şey var ama en temel şey, insan ait olduğu, ait hissettiği, kendisi olabildiği yerde daha üretken, daha başarılı ve daha özgür hissedebiliyor. İstediğim şey çok basitti, dinimi özgürce yaşayabilmek. Bunun için de anlamıştım ki Fransa'da o kadar özgür hareket edemiyordum. Eğer dinimi yaşayabilmek istiyorsam bazı şeylerden vazgeçmem gerekiyordu, o da kariyerdi.' diye konuştu.

Türkiye'ye taşınma sürecini uzun uzun düşündüğünü belirten Dayanç, burada yeniden üniversiteye gittiğini, hayalinin Anadolu Ajansında çalışmak olduğunu söyledi.

Başvuru sürecinde ailesinin kendisine destek olduğunu dile getiren Dayanç, şunları anlattı:

'Babam da çok istiyordu aslında çünkü benim gerçekten çok istediğimi biliyordu ve bunun için dua ediyordu. Anadolu Ajansından olumlu cevap almadan kısa bir süre önce babamı aniden kaybettik ve aslında ona o müjdeyi veremedim ama bu iş bana babamdan bir miras gibi geliyor çünkü onun ettiği dualarının karşılığı oldu.'

Antakya Medeniyetler Korosu Hatay'da konser verdi
Antakya Medeniyetler Korosu Hatay'da konser verdi
İçeriği Görüntüle

Dayanç, her gün Fransızca haberler ürettiğini belirterek, 'Fransızca haberler çeviriyorum, videoları kurguluyorum ve bunlara ek olarak her hafta düzenli paylaştığımız İslamofobiyle, ayrımcılıkla ilgili videolar oluyor. Hayatın bizi getirdiği nokta çok değişik. Ben önceden yaşadığım şeyleri, bugün daha büyük bir kitleye anlatıyorum. Kendi hikayem olarak değil ama insanların yaşadıklarını aktararak aslında onları çok net anlayabiliyorum.'

Kaynak: AA