İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin ev sahipliğinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye'de yükselen girişimler, yatırımcılar ve teknoloji devleri, yeni pazarlara açılmak, işbirlikleri geliştirmek ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere bir araya geldi.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, etkinlik kapsamında düzenlenen 'Bugünkü sürüm gerçek yapay zeka dünyasıyla başa çıkabilir mi?' başlıklı panelde yaptığı konuşmada, küresel düzlemde rekabetin yeniden tesis edildiğini, yapay zeka yatırımlarının her alanda olduğu gibi üretim sektörleri için de oyunun kurallarını baştan yazdığını söyledi.
Sanayide yapay zeka yatırımlarının arz güvenliği, verimlilik ve rekabet üstünlüğü sağlamak amacıyla hızla büyüdüğüne işaret eden Bahçıvan, 'Yapay zeka alanındaki güncel durumu, çarpıcı bir veriyle ortaya koymak gerekirse Stanford Üniversitesinin Nisan 2026'da yayımladığı son Yapay Zeka Endeksi Raporu küresel düzeyde kurumsal yapay zeka yatırımlarının, 2025 yılı itibarıyla 581 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Bu, sadece bir yıl öncesine göre yüzde 130'luk bir artış demek. Bu dev yatırım hacminin, özel sektör eliyle gerçekleştirilen kısmı ise yaklaşık 345 milyar dolar. Yatırımların büyük bir kısmı yüksek işlem gücü gerektiren yeni nesil sanayi kollarını hedefliyor.' diye konuştu.
Bahçıvan, Türkiye'nin, köklü üretim tecrübesi, çeşitlenmiş ürün yelpazesi, geniş coğrafyalara ihracat kabiliyeti, küresel değer zincirleriyle bağlantıları ve stratejik konumu ile bölgesel ve küresel düzeyde önemli bir üretim üssü olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin Avrupa'nın birçok stratejik sektöründe ilk beş üretici ülke arasında yer aldığını, yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerde ihracatını her geçen gün artırdığını vurgulayan Bahçıvan, şunları kaydetti:
'Türkiye, geleneksel sektörlerin yanı sıra otomotiv, makine, elektronik ve havacılık gibi katma değeri yüksek sektörlerde de önemli bir üretim ve rekabet gücüne sahiptir. Rekabetçi sektörlerde edindiğimiz bu birikimin yapay zeka ve akıllı teknoloji uygulamaları ile desteklenmesi, Türkiye'nin bu alanlarda kalıcı rekabet avantajına sahip olmasına büyük katkı sağlayacaktır.
Yapay zekanın ve gelişmiş üretim teknolojilerinin getirdiği fırsatlardan yararlanabilmek için şirketlerimizin yeni şartlara ve gelişmelere uyum sağlayacak bir dönüşüm sürecine girmeleri ise kaçınılmazdır. 23 bine yaklaşan üyesi ile Türk sanayisinin en güçlü temsil kurumlarının başında gelen İstanbul Sanayi Odası olarak, sanayi kuruluşlarımızın dönüşüm yolculuklarına destek olmayı görev biliyor, bu alanda birçok proje yürütüyoruz.'
Konuşmasında Oda'da kurdukları Stratejik Dönüşüm Merkezi'ne değinen Bahçıvan, buradaki amaçlarının sanayicinin geleceğe dönük ihtiyaçlarını tespit etmek, bu ihtiyaçları somut, ölçülebilir ve uygulanabilir dönüşüm adımlarına çevirmek olduğunu anlattı.
'Yalnızca yol haritalarını belirlemekle kalmıyor, sonrasındaki yatırım süreçlerine de katkı veriyoruz'
İSO Başkanı Bahçıvan, merkezin çalışmaları kapsamında önce bu baş döndürücü gelişmelere sanayinin başarılı şekilde uyum sağlayabilmesi için zorunlu dönüşüm alanlarını belirlediklerini aktararak, 'Bunları dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, değer odaklı büyüme ve hizmetleşme dönüşümü, insan kaynağı ve yetenek dönüşümü ve jeostratejik gelişmelere uyum olarak saptadık. Bu alanlarda özellikle kaynakları sınırlı küçük ve orta ölçekli firmalarımıza danışmanlık hizmeti sunarak, dönüşüm yol haritalarını belirliyoruz. Yalnızca yol haritalarını belirlemekle kalmıyor, sonrasındaki yatırım süreçlerine de katkı veriyoruz.' diye konuştu.
Kurdukları İstanbul Sanayi Odası Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile şirketlerin dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duyacakları kritik teknolojileri geliştirecek girişimlere ve startuplara destek olduklarını dile getiren Bahçıvan, yürüttükleri projelerle şirketlerin yapay zeka kullanımına yönelik olgunluk düzeylerini belirlediklerini ve yapay zekadan daha etkin yararlanmaları için yol haritalarını oluşturduklarını söyledi.
Bahçıvan, dijital ortamlarda çalışan yapay zeka uygulamalarından, fiziksel dünyayı algılayan, yorumlayan ve harekete geçen sistemlere bir geçiş yaşandığını belirterek fiziksel yapay zeka olarak adlandırılan bu sistemlerin, imalat sanayisinde üretim yapısını önemli ölçüde değiştirebilecek ve geliştirebilecek nitelikte olduğunu söyledi.
'Bu konuda önemli bir araştırma çalışmasına imza attık.' diyen Bahçıvan, 'Türkiye İş Bankası ve İstanbul Sanayi Odası işbirliğiyle Future Ally Yönetim Danışmanlığı tarafından hazırlanan araştırma raporu, yapay zekanın üretim sistemlerini ve küresel sanayi rekabetini nasıl yeniden şekillendirdiğini ortaya koyan önemli veri ve bulgular içeriyor. Raporun lansmanının da bugün GITEX Ai Türkiye'de yapılacağını sizlerle paylaşmak istiyorum.' ifadelerini kullandı.
'İSO Akademi ile insan kaynağının yetişmesine destek oluyoruz'Erdal Bahçıvan, yapay zekanın sunduğu geniş fırsatların yanında birtakım riskleri ve geliştirilmesi gereken alanları da beraberinde getirdiğini belirterek, 'Bunların başında, yetişmiş iş gücü eksikliği, bir başka deyişle yetenek açığı geliyor. Teknolojik gelişmelerin toplum ve sanayi düzeyinde etkili ve sürdürülebilir olması, ancak insan sermayesinin de bu dönüşüme entegre edilmesiyle mümkün. Rekabet artık sadece teknolojiye sahip olmakla değil, onu kullanabilecek 'yeni nesil mavi ve beyaz yakalıları' yetiştirmekle ölçülüyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Geçen günlerde açıklanan ve Türkiye'nin yapay zeka alanında 2026-2030 yılları arasındaki stratejik yol haritasını içeren Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nda, 5 yıl içinde 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanının yetiştirilmesi hedefinin bu alandaki yetenek açığının kapatılmasına önemli katkıda bulunacağını vurgulayan Bahçıvan, 'Biz de İstanbul Sanayi Odası olarak bünyemizde kurduğumuz İSO Akademi ile sanayimizin başta yapay zeka olmak üzere ihtiyaç duyduğu her alanda insan kaynağının yetişmesine destek oluyoruz.' dedi.
Bahçıvan, yapay zeka uygulamalarının yaygınlaştırılması, veri altyapısının güçlendirilmesi ve insan kaynağının yeni yetkinliklerle desteklenmesi ile yapay zekanın üretim hayatında verimli ve kalıcı bir yer edineceğine yürekten inandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:
'Özellikle KOBİ'lerin dönüşüm sürecine etkin biçimde dahil edilmesi, sanayi, üniversite, finans ve kamu arasındaki işbirliklerinin geliştirilmesi bu süreçte hızlandırıcı bir rol oynayacaktır. Böylece Türkiye, kısa sürede yalnızca yapay zeka teknolojilerini kullanan değil, yapay zeka çözümleri geliştiren, ölçeklendiren ve ihraç eden bir üretim merkezi haline gelecek, yeni nesil sanayinin küresel liginde layık olduğu yeri alacaktır.'
Muhabir: Kazım Kaan Ulu



