İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yer alan analizde, fon piyasasındaki gelişmelerin reel sektörü farklı kanallar üzerinden etkileyebileceği belirtilerek, 'Firmaların fonlarda kalan kaynaklarına erişememesi ve bunun tedarik ilişkilerine yansımasının yanı sıra, finansal varlık fiyatlarındaki düşüşler, finansal koşullardaki sıkılaşma ve güvendeki zayıflama da firmaların ve hane halklarının harcama, yatırım ve finansman kararlarında belirleyici olabilir.' ifadelerine yer verildi.
TCMB Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğünde Müdür Kadir Gürci ve Genel Müdür Ünal Seven tarafından hazırlanan 'Fon Tasfiyeleri ve Reel Sektör: Firma Verileri Ne Söylüyor?' başlıklı analiz bankanın blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yayımlandı.
Analizde, 'Fon piyasasındaki gelişmeler, reel sektörü farklı kanallar üzerinden etkileyebilir. Firmaların fonlarda kalan kaynaklarına erişememesi ve bunun tedarik ilişkilerine yansımasının yanı sıra, finansal varlık fiyatlarındaki düşüşler, finansal koşullardaki sıkılaşma ve güvendeki zayıflama da firmaların ve hane halklarının harcama, yatırım ve finansman kararlarında belirleyici olabilir' ifadelerine yer verildi.
Bu kanalların izlenmesinin parasal aktarım mekanizmasının işleyişini ve finansal istikrara ilişkin riskleri değerlendirmek açısından önem taşıdığı belirtilen analizde 15 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının tasfiye kapsamındaki fonlarda toplam 116 milyar lira tutarında yatırımı bulunduğu ifade edildi.
Analizde, bu tutarın 57 milyar lirasının, yani yaklaşık yarısının, para piyasası fonlarında, kalan kısmının ise hisse senedi fonları ve diğer fon türlerinde yer aldığı bildirildi.
Bu firmaların sektörel dağılımında ise belirgin bir yoğunlaşma görülmediği vurgulanan analizde, şu bilgilere yer verildi:
'Bu firmalar reel sektörün toplam aktiflerinin yaklaşık yüzde 1,2'sini, istihdamının yüzde 0,6'sını, cirosunun yüzde 0,9'unu, ihracatının yüzde 1,1'ini ve ticari kredi bakiyesinin yüzde 0,9'unu oluşturuyor. Ancak fon yatırımlarının önemi, özellikle kısa vadeli riskler bakımından, her firma için aynı değil. Bu nedenle, her firmanın ilgili fonlardaki yatırım tutarını son yıl bilançosundaki dönen varlıklarına bölerek bir maruziyet oranı hesaplıyor ve firmaları bu orana göre üç grupta değerlendiriyoruz. Buna göre, yüksek maruziyet grubundaki firmalar istihdamın ve cironun on binde 3'ünü oluşturuyor. Diğer bir ifadeyle, fon maruziyeti yüksek firmaların ekonomideki ağırlığı görece düşük. Ayrıca, bu firmaların toplam ticari kredilerdeki payı da on binde 2 gibi oldukça düşük bir seviyede. Toplam satışları içinde tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan firmaların payı yüzde 5'in üzerinde olan tedarikçiler, ekonomideki toplam istihdamın yüzde 1,2'sini, cironun ise yüzde 1,5'ini oluşturuyor'
Fonlarda yatırımı bulunan firmaların krediye erişiminin devam ettiği görülüyorAnalizde, tasfiye süreci nedeniyle özellikle kısa vadeli yükümlülüklerin karşılanmasında yaşanabilecek güçlüklerin firmaların işletme sermayesi ihtiyacını artırabildiği belirtildi.
Bu nedenle krediye erişimin hem bu firmalar hem de finansal istikrar açısından önem taşıdığı bildirilen analizde, haftalık verilere göre bu firmaların kullandığı kısa vadeli TL kredilerin toplam kısa vadeli TL kredi kullanımları içindeki payının arttığına dikkat çekildi.
Analizde, diğer bir ifadeyle, fonlarda yatırımı bulunan firmaların krediye erişiminin devam ettiğinin görüldüğü ifade edildi.
TCMB'nin 1 Ekim 2026 tarihinde makrofinansal istikrarı ve bankaların likidite yönetimini desteklemek amacıyla yaptığı değişikliklerin de bu görünümde etkili olduğunun değerlendirildiği vurgulanan analizde, şu ifadeler yer aldı:
'Özetle, analizlerimiz olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan firmaların ve bu firmaların tedarikçilerinin ekonomideki ağırlığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte, bu bulgular söz konusu firmaların karşılaştığı likidite güçlüklerinin önemini azaltmadığı gibi, fon piyasasındaki gelişmelerin reel sektör üzerindeki toplam etkisine ilişkin bir sonuç da sunmuyor. Varlık fiyatlarındaki düşüşler, finansal koşullardaki sıkılaşma ve güvendeki zayıflama da tüketim, yatırım ve üretim kararlarını etkileyebilir. TCMB'nin bankaların likidite yönetimini destekleyen adımları ile KOBİ ve özel sektör tahvili ihraççılarının finansmana erişimini destekleyen düzenlemeleri olası risklerin sınırlanmasına yardımcı olurken tasfiye sürecinde sağlanabilecek ilerleme de bu etkilerin hafiflemesine katkı sağlayabilir. Analizlere, tasfiye kapsamındaki fonlarda 15 Eylül 2026 itibarıyla 1 milyon lira ve üzerinde yatırım bakiyesi bulunan firmalar dahil edildi. Bu eşiğin altındaki yatırımlar da hesaba katıldığında toplam yatırım tutarı 116,2 milyar liraya, firma sayısı ise 4 bin 500'e ulaşıyor.'
Analizde, bu firmaların tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırımlarının reel sektörün toplam aktiflerine oranının yaklaşık on binde dokuz olduğu belirtildi.
Firmaların aktif büyüklüğü için 2025 yıl sonu verilerinin, diğer göstergeler için ise en güncel verilerin kullanıldığı ifade edilen analizde, 'İstihdam verileri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre 4A kapsamındaki (iş sözleşmesiyle) ücretli çalışanları kapsıyor. Maruziyet düzeyleri, oranın yüzde 10 ve altında olması durumunda düşük, yüzde 10 ile yüzde 50 arasında orta, yüzde 50'nin üzerinde ise yüksek olarak tanımlandı. Bu firmaların ortalama kredi maliyetleri diğer firmalardan bir miktar yüksek olsa da istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığını hesaplıyoruz.' ifadelerine yer verildi.
Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu




