Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye'nin farklı bölgelerindeki aktif fay hatlarına yönelik değerlendirmeler sürerken, Marmara Denizi'nde beklenen olası deprem de bilim insanlarının gündemindeki yerini koruyor.
Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay sisteminin tek bir senaryoyla değerlendirilemeyeceğini belirterek iki farklı olasılığa dikkat çekti.
7 ve Üzeri Deprem İhtimali
Bektaş'ın değerlendirmesine göre Anadolu Levhası, doğuda İzmit, batıda ise Şarköy çevresindeki dar ve sürtünmenin yüksek olduğu fay kesimlerinde sıkışıyor. Bu bölgelerde biriken enerjinin aşılması durumunda, teorik olarak 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin meydana gelme ihtimali bulunuyor.
Uzman isim, büyük enerjinin tek seferde boşalmasının güçlü bir kırılmayı beraberinde getirebileceğini ifade etti.
Alternatif Senaryo: Birden Fazla 6 Büyüklüğünde Deprem
Bektaş'ın işaret ettiği ikinci senaryoda ise Marmara Denizi'nin orta kesimindeki fay yapısının daha kaygan ve zayıf özellik göstermesi nedeniyle enerjinin tek bir büyük deprem yerine, 6 ve üzeri büyüklükte birden fazla deprem ve fay üzerindeki yavaş hareketlerle (creep) boşalabileceği değerlendiriliyor.
Bu yaklaşım, Marmara'daki sismik davranışın tek tip olmayabileceğine işaret ediyor.
"Teorik Olarak Mümkün"
Prof. Dr. Osman Bektaş daha önce yaptığı değerlendirmelerde de Ana Marmara Fayı üzerinde uzun yıllardır biriken kayma açığının tek parça halinde kırılması durumunda 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin teorik olarak mümkün olduğunu ifade etmişti.
Bununla birlikte, gerilimin yalnızca tek bir fay segmentinde toplanmadığını, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çevresindeki fay sistemleri arasında da paylaşılmış olabileceğini belirten Bektaş, bu nedenle orta büyüklükteki depremlerin zaman zaman gerilimi kısmen azaltabileceği görüşünü dile getirdi.
Uzmanlar, Marmara Bölgesi'nde hangi senaryonun gerçekleşeceğine ilişkin kesin bir öngörüde bulunmanın mümkün olmadığını belirtirken, deprem gerçeğine karşı hazırlıklı olunmasının önemini vurgulamayı sürdürüyor.






