Evlerini yenileme umuduyla başlayan süreç, vatandaşların anlatımına göre yıllardır süren bir belirsizliğe dönüştü. Binalarının 2017 yılında kentsel dönüşüme girdiğini ifade eden mağdurlar, müteahhidin inşaatı sürdürmediğini, yapının henüz yükselmeden yarım bırakıldığını aktardı. İnşaatın tamamlanmasını beklerken depremle karşılaşan vatandaşlar, yılların birikiminin karşılığını alamadıklarını belirtti.

“BİNA YÜKSELMEDİĞİ İÇİN HAK SAHİPLİĞİMİZ OLMADI”
Depremin ardından bulundukları bölgenin rezerv alana alındığını söyleyen vatandaşlar, deprem öncesinde inşaatın yükselmemiş olması nedeniyle kendilerine hak sahipliği tanınmadığını ifade etti.
Mağdurlar, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:
“Binamız 2017 yılında kentsel dönüşüme girdi. Müteahhit devam ettirmedi, binayı yarım bıraktı. Bina daha yükselmeden orada bırakıldı, sonra da deprem oldu. Depremden dolayı orası rezerv alana girdi. Depremden önce bina yükselmediği için hiçbir şekilde hak sahipliğimiz bulunmadı.”

ÇEVREDE EVLER YAPILDI, ONLAR HÂLÂ ÇÖZÜM BEKLİYOR
Bölgede yeni konutların yapıldığını ancak kendilerine hiçbir şekilde daire verilmediğini belirten yaklaşık 35 vatandaş, sürecin dışında bırakılmalarına tepki gösterdi. Evlerini yenilemek için çıktıkları yolda hem yarım kalan inşaatla hem de deprem sonrası yaşanan hak sahipliği sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.

“YILLARIMIZIN BİRİKİMİ, BÜTÜN EMEĞİMİZ ORADA”
Yetkililere seslenen mağdurlar, taleplerinin duyulmasını ve yaşadıkları soruna çözüm bulunmasını istedi: “Şu an o taraflara hep evler yapıldı ama bize hiçbir şekilde daire verilmedi. Biz mağdur olan yaklaşık 35 kişiyiz. Yetkililere sesleniyoruz: Mağdur olduk. Yıllarımızın birikimi, tüm emeğimiz orada. Sesimiz duyulsun. Bizim bütün emeğimiz gitti.”
Vatandaşlar, 2017’de başlayan dönüşüm sürecinin kendileri için yıllarca süren bir mağduriyete dönüştüğünü belirterek, hak sahipliği durumlarının yeniden değerlendirilmesini ve barınma sorunlarına çözüm üretilmesini talep ediyor.




