Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan güvenlik anlaşmasının içeriğinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açık biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu’nda anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, bölgede savaş ve çatışmaların giderek büyüdüğü bir süreçte Türkiye’nin imzaladığı güvenlik anlaşmasının kapsamının kamuoyunun bilgisine sunulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

“Türkiye hangi yükümlülüklerin altına girdi?”

Anlaşmanın taraflardan birine yönelik saldırı halinde diğer tarafların da devreye girmesini öngören hükümler içerdiğine dikkat çeken Çalışkan, söz konusu düzenlemenin NATO’nun 5’inci maddesine benzer sonuçlar doğurup doğurmayacağı konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.

Çalışkan, özellikle bölgede yaşanabilecek olası bir çatışmanın Türkiye açısından doğuracağı sonuçların açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Yarın İran, Suudi Arabistan’daki bir Amerikan üssüne saldırırsa biz savaşa mı gireceğiz? Kimin yanında yer alacağız?” sorusunu yöneltti.

Bu tür kritik soruların yalnızca siyasi tartışmaların konusu olmadığını vurgulayan Çalışkan, anlaşmanın Türkiye açısından doğurabileceği askeri ve siyasi yükümlülüklerin Meclis tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi.

“Anlaşmanın adının Mekke olması onu kutsal yapmaz”

Anlaşmanın kamuoyunda “Mekke Anlaşması” olarak anılmasına da değinen Çalışkan, anlaşmanın isminin içeriğinin tartışılmasına engel olmaması gerektiğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi'den 'Hem savaşı hem diplomasiyi kazandık' açıklaması
İran Dışişleri Bakanı Erakçi'den 'Hem savaşı hem diplomasiyi kazandık' açıklaması
İçeriği Görüntüle

Çalışkan, “Bir anlaşmanın adının Mekke olması, onun kutsal olduğu anlamına gelmez.” diyerek, devletlerarası anlaşmaların isimlerinden bağımsız olarak içerikleri, kapsamları ve Türkiye’ye yüklediği sorumluluklar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Gazze konusunda somut adım atmayan ülkeler aynı güvenlik ekseninde buluşuyor”

Bölgedeki gelişmelere de dikkat çeken Çalışkan, Gazze konusunda bugüne kadar somut ve etkili adım atmayan ülkelerin şimdi aynı güvenlik ekseninde bir araya gelmesinin ayrıca sorgulanması gerektiğini söyledi.

Çalışkan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki güvenlik iş birliğinin bölgedeki savaşın seyri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, anlaşmanın hangi koşullarda işletileceği ve taraflara ne tür sorumluluklar yüklediğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Anlaşmanın arka planına ilişkin de soru işaretleri bulunduğunu dile getiren Çalışkan, Türkiye’nin bölgesel çatışmalar karşısında nasıl bir pozisyon alacağının netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Karanlıkta bırakılan anlaşma millet adına karar olamaz”

Çalışkan, Meclis’in anlaşmanın içeriği konusunda bilgilendirilmesinin demokratik denetim açısından zorunlu olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Bu anlaşmanın arka planında ne var? Türkiye hangi yükümlülüklerin altına girdi? Bu Meclis bunları bilmek zorunda. Karanlıkta bırakılan hiçbir anlaşma, millet adına verilmiş bir karar olamaz.”

Saadet Partili Çalışkan’ın açıklaması, Türkiye’nin bölgedeki güvenlik politikası ve taraf olduğu uluslararası anlaşmaların TBMM’de ne ölçüde tartışıldığı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Muhabir: Ceylan Karataş Çetin