İnsanların günlük yaşamda sıkça gerçekleştirdiği dedikodu davranışı, bilimsel bir araştırmaya konu oldu. Behavioral Sciences dergisinde yayımlanan çalışmada, kişilik özelliklerinin dedikodu yapma sıklığı ve bu davranışın arkasındaki amaçlarla ilişkisi değerlendirildi.
Araştırmacılar, psikolojide “Karanlık Dörtlü” olarak adlandırılan narsisizm, Makyavelcilik, psikopati ve sadizm özelliklerine odaklandı.
Elde edilen bulgular, bu dört kişilik özelliğinin de daha sık dedikodu yapma eğilimiyle bağlantılı olduğunu gösterdi. Ancak en güçlü ilişkinin psikopatik özelliklerde görüldüğü belirtildi.
Dedikodu Alışkanlığında Psikopatik Özellikler Öne Çıktı
Araştırmada, psikopatik kişilik özellikleri ile dedikodu sıklığı arasında diğer üç özelliğe kıyasla daha güçlü bir ilişki tespit edildi.
Özellikle başkalarının itibarına zarar verme amacı taşıyan kötü niyetli dedikoduların psikopatik özelliklerle bağlantılı olduğu belirlendi.
Bununla birlikte başkalarının yaşadığı sıkıntılardan veya küçük düşürülmesinden hoşlanma eğilimi olarak tanımlanan sadizmin de zarar verme amacıyla yapılan dedikodularla ilişkili olduğu görüldü.
Araştırma, kişilik özelliklerinin yalnızca dedikodu sıklığıyla değil, dedikodunun hangi amaçla yapıldığıyla da bağlantılı olabileceğine işaret etti.
Makyavelcilik İle Dedikodu Arasında Nasıl Bir İlişki Var?
Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise Makyavelcilik özelliği ile dedikodu yapma nedenleri arasındaki ilişki oldu.
Makyavelcilik düzeyi yüksek kişilerde dedikodunun yalnızca başkalarına zarar verme amacıyla kullanılmadığı belirlendi.
Bu kişilerde dedikodu yapma eğiliminin bilgi toplama, başkalarının düşüncelerini öğrenme ve sosyal ilişkileri yönetme gibi amaçlarla da bağlantılı olabildiği ifade edildi.
Böylece dedikodu davranışının arkasında tek bir neden bulunmadığı, farklı kişilik özelliklerinin farklı motivasyonlarla ilişkili olabildiği ortaya konuldu.
Her Dedikodu Yapan Kişi Psikopatik Özellikler Taşır Mı?
Araştırma sonuçları, sık dedikodu yapan herkesin psikopatik özellikler taşıdığı anlamına gelmiyor.
Dedikodu, günlük yaşamda bilgi paylaşmak, başkalarını olası sorunlara karşı uyarmak veya sosyal ilişkileri güçlendirmek amacıyla da yapılabiliyor.
Bu nedenle dedikodu sıklığının tek başına bir kişilik özelliğinin ya da psikolojik rahatsızlığın göstergesi olarak değerlendirilmesi doğru değil.
Araştırmacıların elde ettiği sonuçlar, belirli kişilik özellikleri ile dedikodu davranışı arasında istatistiksel ilişkiler bulunduğunu gösteriyor.
Araştırma Kesin Bir Neden-Sonuç İlişkisi Ortaya Koymuyor
Çalışmanın sonuçlarının değerlendirilmesinde bazı sınırlılıklar da bulunuyor.
Araştırmanın katılımcıların kendi beyanlarına dayanması ve belirli bir dönemde gerçekleştirilmesi, elde edilen bulguların yorumlanmasında dikkatli olunmasını gerektiriyor.
Bu nedenle psikopatik özelliklerin doğrudan dedikoduya neden olduğu sonucuna ulaşılamıyor.
Araştırma, dedikodu yapma sıklığı ve bu davranışın arkasındaki amaçların farklı kişilik özellikleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.


