Defne’de Güvenlik Üssü Yükseliyor! Yeni Jandarma Kompleksi Geliyor
Defne’de Güvenlik Üssü Yükseliyor! Yeni Jandarma Kompleksi Geliyor
İçeriği Görüntüle

6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Hatay’da yurttaşların enkaz, yoğun toz, asbest ve çevre kirliliğiyle mücadelesi sürüyor. Antakya’nın Turunçlu Mahallesi’nde yıkılan bir binaya ait enkazın yerinde ayrıştırılması ise mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.

Enkaz ayrıştırmasının yapıldığı alanın hemen karşısında KETEM’in bulunması, birkaç metre mesafede ise bir anaokulunun yer alması dikkat çekiyor. Çalışmaların aynı zamanda meskun alan içerisinde yürütülmesi, özellikle çocukların ve çevrede yaşayan yurttaşların sağlığı açısından kaygılara yol açıyor.

Antakya Çevre Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada, deprem sonrası yıkılan binaların enkazlarının yerinde ayrıştırılmasının çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi.

Açıklamada, Türk Tabipleri Birliği, Hatay Tabip Odası ve Temiz Hava Hakkı Platformu’nun da deprem sonrası süreçte enkazlardan açığa çıkabilecek asbest, ağır metaller ve diğer tehlikeli maddelerin insan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarda bulunduğu hatırlatıldı.

“TOZ VE PARTİKÜLLER HAVAYI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

Dernek, enkazın ayrıştırılması sırasında ortaya çıkan toz ve partiküllerin çevreye yayılarak yurttaşların soluduğu havayı doğrudan etkilediğini belirtti.

Özellikle asbest içerebilecek yapı malzemelerinin bulunduğu enkazlarda gerekli güvenlik ve çevresel önlemler alınmadan çalışma yapılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Açıklamada, deprem mağdurlarının yaşam alanlarının sürekli şantiye alanlarına dönüştürülmemesi gerektiği ifade edilerek yetkililere şu sorular yöneltildi:

  • Enkaz neden yerinde ayrıştırılıyor?
  • Gerekli çevresel denetimler yapılıyor mu?
  • Toz ve hava kalitesi ölçümleri gerçekleştiriliyor mu?
  • Asbest ve diğer tehlikeli maddelere karşı hangi önlemler alınıyor?

“YETKİLİLER DERHAL GÖREVE ÇAĞRILIYOR”

Antakya Çevre Koruma Derneği, yurttaşların şikâyetlerinin görmezden gelinmemesi çağrısında bulunarak bölgede gerekli denetimlerin yapılmasını ve halk sağlığını riske atabilecek uygulamalara son verilmesini istedi.

Dernek açıklamasında, Hatay’ın yeniden inşasının insan sağlığı ve çevre pahasına gerçekleştirilemeyeceği vurgulanarak, “Temiz hava lüks değil, yaşam hakkıdır” mesajı verildi.

6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Hatay’da yurttaşların enkaz, yoğun toz, asbest ve çevre kirliliğiyle mücadelesi sürüyor. Antakya’nın Turunçlu Mahallesi’nde yıkılan bir binaya ait enkazın yerinde ayrıştırılması ise mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.

Enkaz ayrıştırmasının yapıldığı alanın hemen karşısında KETEM’in bulunması, birkaç metre mesafede ise bir anaokulunun yer alması dikkat çekiyor. Çalışmaların aynı zamanda meskun alan içerisinde yürütülmesi, özellikle çocukların ve çevrede yaşayan yurttaşların sağlığı açısından kaygılara yol açıyor.

Antakya Çevre Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada, deprem sonrası yıkılan binaların enkazlarının yerinde ayrıştırılmasının çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi.

Açıklamada, Türk Tabipleri Birliği, Hatay Tabip Odası ve Temiz Hava Hakkı Platformu’nun da deprem sonrası süreçte enkazlardan açığa çıkabilecek asbest, ağır metaller ve diğer tehlikeli maddelerin insan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarda bulunduğu hatırlatıldı.

“TOZ VE PARTİKÜLLER HAVAYI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

Dernek, enkazın ayrıştırılması sırasında ortaya çıkan toz ve partiküllerin çevreye yayılarak yurttaşların soluduğu havayı doğrudan etkilediğini belirtti.

Özellikle asbest içerebilecek yapı malzemelerinin bulunduğu enkazlarda gerekli güvenlik ve çevresel önlemler alınmadan çalışma yapılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Açıklamada, deprem mağdurlarının yaşam alanlarının sürekli şantiye alanlarına dönüştürülmemesi gerektiği ifade edilerek yetkililere şu sorular yöneltildi:

  • Enkaz neden yerinde ayrıştırılıyor?
  • Gerekli çevresel denetimler yapılıyor mu?
  • Toz ve hava kalitesi ölçümleri gerçekleştiriliyor mu?
  • Asbest ve diğer tehlikeli maddelere karşı hangi önlemler alınıyor?

“YETKİLİLER DERHAL GÖREVE ÇAĞRILIYOR”

Antakya Çevre Koruma Derneği, yurttaşların şikâyetlerinin görmezden gelinmemesi çağrısında bulunarak bölgede gerekli denetimlerin yapılmasını ve halk sağlığını riske atabilecek uygulamalara son verilmesini istedi.

Dernek açıklamasında, Hatay’ın yeniden inşasının insan sağlığı ve çevre pahasına gerçekleştirilemeyeceği vurgulanarak, “Temiz hava lüks değil, yaşam hakkıdır” mesajı verildi.

6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Hatay’da yurttaşların enkaz, yoğun toz, asbest ve çevre kirliliğiyle mücadelesi sürüyor. Antakya’nın Turunçlu Mahallesi’nde yıkılan bir binaya ait enkazın yerinde ayrıştırılması ise mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.

Enkaz ayrıştırmasının yapıldığı alanın hemen karşısında KETEM’in bulunması, birkaç metre mesafede ise bir anaokulunun yer alması dikkat çekiyor. Çalışmaların aynı zamanda meskun alan içerisinde yürütülmesi, özellikle çocukların ve çevrede yaşayan yurttaşların sağlığı açısından kaygılara yol açıyor.

Antakya Çevre Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada, deprem sonrası yıkılan binaların enkazlarının yerinde ayrıştırılmasının çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi.

Açıklamada, Türk Tabipleri Birliği, Hatay Tabip Odası ve Temiz Hava Hakkı Platformu’nun da deprem sonrası süreçte enkazlardan açığa çıkabilecek asbest, ağır metaller ve diğer tehlikeli maddelerin insan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarda bulunduğu hatırlatıldı.

“TOZ VE PARTİKÜLLER HAVAYI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

Dernek, enkazın ayrıştırılması sırasında ortaya çıkan toz ve partiküllerin çevreye yayılarak yurttaşların soluduğu havayı doğrudan etkilediğini belirtti.

Özellikle asbest içerebilecek yapı malzemelerinin bulunduğu enkazlarda gerekli güvenlik ve çevresel önlemler alınmadan çalışma yapılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Açıklamada, deprem mağdurlarının yaşam alanlarının sürekli şantiye alanlarına dönüştürülmemesi gerektiği ifade edilerek yetkililere şu sorular yöneltildi:

  • Enkaz neden yerinde ayrıştırılıyor?
  • Gerekli çevresel denetimler yapılıyor mu?
  • Toz ve hava kalitesi ölçümleri gerçekleştiriliyor mu?
  • Asbest ve diğer tehlikeli maddelere karşı hangi önlemler alınıyor?

“YETKİLİLER DERHAL GÖREVE ÇAĞRILIYOR”

Antakya Çevre Koruma Derneği, yurttaşların şikâyetlerinin görmezden gelinmemesi çağrısında bulunarak bölgede gerekli denetimlerin yapılmasını ve halk sağlığını riske atabilecek uygulamalara son verilmesini istedi.

Dernek açıklamasında, Hatay’ın yeniden inşasının insan sağlığı ve çevre pahasına gerçekleştirilemeyeceği vurgulanarak, “Temiz hava lüks değil, yaşam hakkıdır” mesajı verildi.

Muhabir: Hiranur Mısırlı