Uluslararası sismoloji merkezleri ve Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde doğal afet kaynaklı ölümlerin yarısından fazlasına depremler neden oluyor. Uzmanlar, küresel ölçekte deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde afet bilincinin artırılması ve hazırlık çalışmalarının güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Depremler Can Kayıplarında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) ve Afetlerin Epidemiyolojisi Araştırma Merkezi (CRED) tarafından hazırlanan “Afetlerin İnsani Maliyeti 2000-2019” raporu, depremlerin küresel ölçekte ne kadar yıkıcı olduğunu ortaya koyuyor.

Rapora göre 2000-2019 yılları arasında doğal afetler nedeniyle hayatını kaybeden 1,23 milyon kişinin yaklaşık 700 bini deprem kaynaklı. Bu oran, doğal afetlerin yalnızca yüzde 8’ini oluşturan depremlerin, toplam can kayıplarının yüzde 58’inden sorumlu olduğunu gösteriyor.

Savaş Başladı: Epstein Unutuldu!
Savaş Başladı: Epstein Unutuldu!
İçeriği Görüntüle

Yer kabuğundaki kırılmalar sonucu oluşan ve dalgalar halinde yayılan sarsıntılar olarak tanımlanan depremler; tektonik, volkanik ve çöküntü depremleri olmak üzere üç ana başlıkta inceleniyor.

Deprem Haftası (1)

Dünyada Her Yıl Yüz Binlerce Deprem

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 500 bin deprem meydana geliyor. Bu sarsıntıların yalnızca 100 bini insanlar tarafından hissediliyor, yaklaşık 100’ü ise ciddi hasara yol açıyor.

Depremlerin yıkıcı etkisi yalnızca büyüklüğe bağlı değil. Uzmanlara göre şu faktörler de hasarın boyutunu belirliyor:

  • Sarsıntının süresi

  • Depremin yer yüzüne olan mesafesi

  • Bölgenin zemin yapısı

  • Nüfus yoğunluğu ve yapı kalitesi

Balıkesir'de 4,5 Büyüklüğünde Deprem 1

Depremlerin Yüzde 90’ı Ateş Çemberi’nde

Dünyadaki depremlerin büyük bölümü Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen yaklaşık 40 bin kilometrelik sismik kuşakta meydana geliyor.

Bu bölgede:

  • Dünyadaki depremlerin yüzde 90’ı,

  • Büyük sarsıntıların ise yüzde 80’i gerçekleşiyor.

Şili’den başlayıp Japonya ve Yeni Zelanda’ya kadar uzanan bu kuşak, hem sık deprem hem de yoğun volkanik aktivite ile biliniyor.

İkinci büyük deprem kuşağı ise Hindistan, Nepal ve Pakistan’ı kapsayan Alp-Himalaya Deprem Kuşağı olarak öne çıkıyor.

Türkiye de Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı nedeniyle dünyanın en aktif deprem bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

2025’te Depremler Binlerce Can Aldı

2025 yılı da dünya genelinde birçok yıkıcı depreme sahne oldu. En dikkat çeken sarsıntılardan biri Rusya’nın Kamçatka bölgesi açıklarında 30 Temmuz 2025’te meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem oldu. Bu deprem, tarihte kaydedilen en büyük altıncı deprem olarak kayıtlara geçti.

Aynı yıl Myanmar’da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki depremler, yaklaşık 3 bin 700 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Papua Yeni Gine, Çin, Filipinler ve Afganistan gibi ülkelerde meydana gelen depremler de yüzlerce can kaybına yol açtı. Bazı ülkelerde ise erken uyarı sistemleri sayesinde büyük depremler can kaybı yaşanmadan atlatıldı.

Tarihin En Büyük ve En Ölümcül Depremleri

Kayıtlara geçen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960’ta Şili’de meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki sarsıntı oldu. Bu deprem 1655 kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin evsiz kalmasına neden oldu.

Tarihin en ölümcül depremi ise 1556 yılında Çin’de yaşandı. Yaklaşık 830 bin kişinin hayatını kaybettiği bu felaket, insanlık tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Türkiye’de ise 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, 53 bin 537 kişinin hayatını kaybetmesiyle ülke tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Deprem Riski En Yüksek Ülkeler

Küresel Sismik Risk Haritası’na göre deprem kaynaklı yıllık ortalama can kaybı açısından en riskli ülkeler şöyle sıralanıyor:

  1. Çin

  2. Pakistan

  3. Türkiye

  4. Hindistan

  5. İran

Ekonomik kayıp açısından ise Japonya, ABD ve Çin gibi büyük ekonomiler de yüksek risk taşıyan ülkeler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, deprem riskinin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak bilinçli şehir planlaması, sağlam yapılaşma ve afet eğitimi ile can kayıplarının büyük ölçüde azaltılabileceğini vurguluyor.

Kaynak: AA