Tapuda Depo, Hayatta Barınak
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’da bir vatandaş, kız kardeşinin yıllardır konut olarak kullandığı taşınmazın tapuda “depo” olarak kayıtlı olması nedeniyle AFAD tarafından hak sahipliği talebinde red cevabı aldı. Vatandaş, fiili kullanımın konut olduğunu göstermek için elektrik, su, doğalgaz abonelikleri, faturalar, nüfus kayıtları, muhtarlık yazısı ve fotoğraflar sundu. Ancak AFAD teknik gerekçelerle başvuruyu kabul etmedi.
KDK’nin Müdahalesi
Vatandaşın başvurusu üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) devreye girdi. AFAD ile yapılan görüşmeler sonucu süreç yeniden değerlendirildi.
KDK’nin “dostane çözüm” yaklaşımı sayesinde başvurucunun sunduğu belgeler dikkate alınarak hak sahipliği onaylandı. Böylece vatandaşın mağduriyeti giderildi.

Bürokrasiye İnsan Eli
Deprem sonrası hak sahipliği sürecinde yalnızca teknik tanımlar değil, yaşam pratiği de önem kazandı.
Bu olay, “depo” gibi resmi kayıtlardaki tanımların vatandaşların günlük hayatıyla çeliştiğinde nasıl mağduriyet doğurabileceğini gösterdi.
KDK’nin müdahalesi, afet sonrası bürokratik süreçlerde esneklik ve çözüm odaklı yaklaşımın önemini ortaya koydu.
Etkisi ve Emsal Niteliği
Hatay’daki bu örnek, yalnızca bir vatandaşın sorununu çözmekle kalmadı, aynı zamanda deprem bölgelerinde benzer mağduriyet yaşayan depremzedeler için umut ışığı oldu.
Olay, afet sonrası hak sahipliği süreçlerinde daha kapsayıcı ve insani bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koydu.
Kamu kurumlarının iş birliğiyle sağlanan bu çözüm, diğer vatandaşlara da emsal teşkil edecek.


