Hatay genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, halk arasında “şark çıbanı” olarak bilinen hastalığın artış gösterdiği bildirildi. Bu hastalığın en büyük taşıyıcısı olan yakarca sineği, özellikle Asi Nehri çevresi, kırsal yerleşim yerleri ve hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde görülmeye başlandı.
Uzman uyarıyor: Deride yarayla başlıyor, iç organlara kadar ilerleyebiliyor!
Parazitoloji uzmanları, yakarca sineklerinin Leishmania adlı paraziti taşıdığını ve bu parazitin insanlarda hem deri lezyonlarına hem de iç organları etkileyebilen ölümcül hastalıklara yol açabileceğini ifade ediyor. Deri tipi hastalık, genellikle bir ay sonra ciltte çıkan, geçmeyen yaralarla kendini gösteriyor. Sistemik form ise karaciğer ve dalağa yerleşerek ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Hatay'da iklim değişikliği etkisiyle yayılıyor
Uzmanlar, Hatay’ın Akdeniz ikliminden kaynaklanan sıcak ve nemli yapısının, bu tür sineklerin yaşam alanını genişlettiğini belirtiyor. Tarım ve hayvancılığın yaygın olduğu ilçelerde, özellikle çöp alanları ve açıkta bırakılan hayvan atıkları, sineklerin çoğalmasına zemin hazırlıyor. Doğada fare, köpek ve diğer memeliler de parazitin ara taşıyıcısı olabiliyor.
Hastalığın belirtileri neler?
Uzmanlara göre en belirgin belirti, ciltte geçmeyen, iltihaplı, yara benzeri oluşumlar. Bu yaralar genellikle yaz sonuna doğru ortaya çıkıyor ve 6 ay ile 1 yıl arasında iyileşebiliyor. Çocuklarda kilo kaybı, karaciğer ve dalak büyümesi ile kansızlık gibi belirtilerle de kendini gösterebiliyor.
Korunmak mümkün: Cibinlik, kıyafet, ilaçlama şart
Uzmanlar, korunma yolları konusunda şu önerilerde bulunuyor:
-
Yaz aylarında ince ama uzun kıyafetler tercih edilmeli,
-
Cibinlik kullanılmalı,
-
Çöplük ve hayvan atıkları düzenli olarak ilaçlanmalı,
-
Özellikle yüz ve el gibi açık alanlarda çıkan çıban benzeri yaralar dikkate alınmalı.
Birden fazla kişide benzer yara varsa mutlaka doktora başvurulmalı.
Yetkililer, şüpheli durumlarda vakaların hızla sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Teşhis konulan hastalar, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimleri tarafından ücretsiz tedavi altına alınıyor ve düzenli olarak takip ediliyor.



