Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği toplantıda Hatay ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu sorunları gündeme taşıdı.
Kentin geçmişte tarım, lojistik, ayakkabıcılık, mobilya ve dış ticaret alanlarında önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Çalışkan, deprem sonrasında birçok sektörün güç kaybettiğini savundu.
Narenciye Bahçede 10, Markette 100 Lira
Hatay’ın Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirten Çalışkan; narenciye, zeytin, tütün, pamuk, mısır, üzüm, çilek ve sebze üreticilerinin artan maliyetler nedeniyle zor durumda olduğunu söyledi.
Narenciye üreticilerinin ürünlerini satmakta zorlandığını ifade eden Çalışkan, bahçede kilogramı 5 ila 10 lira arasında değişen ürünlerin büyükşehirlerdeki marketlerde 80 ila 100 liraya kadar satıldığını belirtti.
Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Çalışkan, tarım sektöründe kalıcı bir üretim ve pazarlama politikası oluşturulması gerektiğini söyledi.
Hayvancılıkta Üretim ve Maliyet Sorunu
Hayvancılık sektöründeki gelişmelere de değinen Çalışkan, bir tarafta yüksek et fiyatlarının, diğer tarafta artan maliyetler nedeniyle üretimden vazgeçen yetiştiricilerin bulunduğunu ifade etti.
Canlı hayvan ithalatının devam etmesinin yerli üreticinin sorunlarını çözmediğini savunan Çalışkan, üreticiyi koruyacak yeni desteklerin hayata geçirilmesini istedi.
Cilvegözü’nde Yüksek Ücret ve Uzun Bekleyiş
Hatay’ın geçmişte Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Çalışkan, Cilvegözü Sınır Kapısı’nın ticari hareketliliğini büyük ölçüde kaybettiğini ileri sürdü.
Tır şoförlerinden yüksek otopark ücreti alındığını ve araçların günlerce sınırda beklediğini belirten Çalışkan, bu sorunun nakliyecilerin yanı sıra ihracatçıları ve üreticileri de olumsuz etkilediğini söyledi.
Nakliye Ücretleri Yüzde 50 Arttı İddiası
Zeytindalı Sınır Kapısı’nda yaşanan gelişmelerin nakliye maliyetlerini artırdığını belirten Çalışkan, taşıma ücretlerinin yaklaşık yüzde 50 yükseldiğini öne sürdü.
Nakliye maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansıyacağını söyleyen Çalışkan, gerekli önlemler alınmadığı takdirde üretim ve istihdamın da zarar görebileceğini ifade etti.
Belen Trafiği Hatay Havalimanı’nı da Etkiliyor
Belen geçişinde yaşanan trafik yoğunluğunun büyük bir ulaşım krizine dönüştüğünü belirten Çalışkan, İskenderun ile kentin diğer ilçeleri arasındaki yolculuk süresinin ciddi biçimde uzadığını söyledi.
Yaşanan ulaşım sorunu nedeniyle İskenderun bölgesindeki vatandaşların Hatay Havalimanı yerine Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş’taki havalimanlarını tercih ettiğini savunan Çalışkan, Belen Tüneli tamamlanıncaya kadar geçici alternatif yollar oluşturulmasını istedi.
Kent merkezindeki kapalı yolların da günlük hayatı olumsuz etkilediğini belirten Çalışkan, normal şartlarda 10 dakika sürecek bazı yolculukların bir saate kadar uzayabildiğini dile getirdi.
Elektrik Kesintileri Cihazları Bozuyor
Hatay’ın ilçelerinde devam eden elektrik kesintilerine de değinen Çalışkan, kesintiler ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle elektronik cihazların zarar gördüğünü söyledi.
Buzdolabı, çamaşır makinesi ve diğer ev aletlerinin kısa sürede kullanılamaz hâle gelmesinin vatandaşlara ek maliyet çıkardığını belirten Çalışkan, enerji altyapısının güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Turizm Potansiyeli Değerlendirilemiyor
Hatay’ın tarih, kültür, gastronomi, deniz, yayla ve sağlık turizmi açısından önemli imkânlara sahip olduğunu belirten Çalışkan, konaklama kapasitesinin yetersiz kaldığını söyledi.
Turizm yatırımlarına teşvik verilmesini ve sektörde çalışanların sigorta primlerinin desteklenmesini isteyen Çalışkan, kamunun öncülüğü olmadan Hatay turizminin istenilen seviyeye ulaşamayacağını ifade etti.
“Hatay İçin Bir Master Plan Yok”
Kentin yalnızca konut teslimlerine odaklanan bir yaklaşımla yeniden ayağa kaldırılamayacağını belirten Çalışkan; tarım, sanayi, lojistik, turizm, ulaşım ve istihdamı birlikte ele alan kapsamlı bir master plan hazırlanması gerektiğini söyledi.
Çalışkan, “Hatay yalnızca binalardan ibaret değildir. İnsanların çalışacağı, üreteceği ve hayatını sürdüreceği ekonomik düzen kurulmadan gerçek normalleşmeden söz edilemez” dedi.




