Türkiye’nin 40 yıldır mücadele ettiği terörün ekonomik boyutu, Meclis’te kurulan komisyon raporuyla yeniden gündeme geldi. Rakamlar çarpıcı, tablo sarsıcı. Rapora göre terörün Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 100 milyar dolar. Daha geniş hesaplamalarda bu tutarın 140 ila 240 milyar dolar arasında değiştiği ifade ediliyor.
Bu veriler, 6 Şubat 2023’te 11 ili yerle bir eden ve ekonomiye 104 milyar dolarlık yük getiren depremlerle kıyaslandığında daha da çarpıcı bir hâl alıyor. Başka bir ifadeyle Türkiye, terör nedeniyle neredeyse her yıl bir 6 Şubat büyüklüğünde ekonomik kayıp yaşıyor.
Sadece Güvenlik Harcaması Değil
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde hazırlanan raporda, terörün maliyetinin yalnızca güvenlik harcamalarıyla ölçülemeyeceği özellikle vurgulanıyor. Üretim kayıpları, ertelenen yatırımlar, artan risk primi, fırsat maliyeti ve derinleşen bölgesel eşitsizlikler bu yükün görünmeyen ama en ağır tarafını oluşturuyor.
Ekonomik kayıp, doğrudan bütçeden çıkan parayla sınırlı değil; yatırımcı güveninin sarsılması, özel sektörün temkinli davranması ve uluslararası sermayenin risk algısının yükselmesi de bu zincirin halkaları arasında yer alıyor.
Bölgesel Kalkınma Alarm Veriyor
Raporda terörden etkilenen bölgelerin ekonomik göstergeleri dikkat çekiyor. Gayrisafi yurt içi hasılaya katkının yüzde 5’in altında seyretmesi, ihracat payının yüzde 1,4 seviyesinde kalması ve sanayileşme oranının ülke ortalamasının oldukça gerisinde bulunması, uzun yılların birikmiş etkisini ortaya koyuyor.
Organize sanayi bölgeleri kurulmuş olsa da bazı illerde kapasitenin altında üretim yapılması, yatırım ortamının hâlâ istenilen seviyeye ulaşamadığını gösteriyor. Bu durum, göçü hızlandıran ve genç nüfusu üretimden koparan bir tabloyu beraberinde getiriyor.
Kaybedilen Yıllar, Kaybedilen Umutlar
Raporda sadece ekonomik değil, toplumsal maliyet de vurgulanıyor. Geciken yatırımlar, aşınan sosyal bağlar, yıpranan güven duygusu ve en ağır bedel olarak can kayıpları, 40 yıllık mücadelenin bıraktığı derin izleri gözler önüne seriyor.
Gençlerin doğdukları topraklarda gelecek kuramaması, zorunlu göç ve bölgesel eşitsizliklerin kronikleşmesi, ekonomik kaybın insani boyutunu oluşturuyor.
40 Yıllık Devasa Fatura
En düşük hesaplamayla yıllık 100 milyar dolar üzerinden değerlendirildiğinde, 40 yıllık toplam maliyet 4 trilyon dolara ulaşıyor. Bu büyüklük, Türkiye’nin yıllık milli gelirinin birkaç katına denk düşüyor.
Terörün ekonomik etkisi, bir doğal afetin anlık yıkımından farklı olarak, her yıl tekrar eden ve kalkınma hızını yavaşlatan kronik bir sarsıntı niteliği taşıyor.
Terörsüz Türkiye Ne Anlama Geliyor?
Komisyon raporunda bölgesel kalkınma programlarının kararlılıkla sürdürüleceği ve kalıcı istihdam alanlarının oluşturulacağı belirtiliyor. Amaç, gençlerin kendi şehirlerinde üretim yapabileceği, sosyal refahın yaygınlaşacağı ve göçün zorunluluk olmaktan çıkacağı bir ekonomik zemini güçlendirmek.
Uzmanlara göre teröre harcanan kaynağın üretime, teknolojiye, eğitime ve sanayiye yönlendirilmesi hâlinde Türkiye’nin ekonomik sıçrama potansiyeli çok daha yüksek bir noktaya taşınabilir.




