İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansının (AA) 'Brexit'ten Breturn'e' başlıklı dosya haberinin ikinci bölümünde, İngiltere'nin AB'ye yeniden katılımının ekonomik olarak ne gibi sonuçlar doğurabileceği uzman görüşlerine ve analizlere dayanarak derlendi.

Brexit referandumu öncesinde İngiltere'nin AB'den ayrılması taraftarı gruplar, ülkenin böylece sıkı düzenlemelerden kurtulacağı, üyelik nedeniyle AB bütçesine yapılan katkıların ülkede kalacağı ve AB'nin serbest ticaret alanında üçüncü ülkelerle yaptığı müzakerelerin 'yavaş ilerlediği' gibi argümanlar sundu.

 

 

Karşı grup ise tek pazar ve gümrük birliğine erişim, yabancı yatırım çekme ve ayrılmanın uzun dönemde ülke ekonomisini olumsuz etkileyeceği düşüncelerini paylaştı.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın AB'den ayrılmanın ülkeye faydadan çok zarar verdiğine yönelik açıklaması ve AB Komisyonunun buna karşılık gündeme gelecek seçenekler konusunda görüşmeye açık olduğunu bildirmesi, İngiltere'nin yeniden üyeliğini gündeme getirdi.

Taraflar bu gündemin hakim olduğu bir dönemde 2. AB-İngiltere Zirvesi için 20 Kasım'da Brüksel'de toplanacak.

Brexit'in AB ve İngiltere'ye ekonomik etkisi

İngiltere Bütçe Sorumluluğu Ofisi (OBR) başta olmak üzere çeşitli kuruluşların gerçekleştirdiği analizler, Brexit'in İngiltere ekonomisinin büyüklüğünü yüzde 4 ile yüzde 8 arasında azalttığını ortaya koyuyor. Bu ekonomik daralmanın, ülkedeki büyüme performansını olumsuz etkilediği, yaşam maliyetlerinin yükselmesine ve verimlilik artışının yavaşlamasına neden olduğu değerlendiriliyor.

AB ile ticari ilişkilerde ortaya çıkan yeni engellerin işlem ve ticaret maliyetlerini artırdığı, bu durumun da İngiltere ekonomisinin uzun vadeli büyüme potansiyelini sınırlamaya devam ettiği belirtiliyor.

AB Komisyonunun 2021-2027 dönemi bütçe gelir tahminine göre, üye ülkelerin gayri safi milli hasılasına dayalı katkılarının yıllık ortalama 144,9 milyar avro düzeyinde olması öngörülürken Komisyon, İngiltere'nin önceki bütçe dönemlerinden kaynaklanan ödemelerinin kademeli olarak azalmasının, yeni dönem harcamalarıyla birlikte ulusal katkıların seyrini etkilediğine işaret etti.

Kuzey Kore, FBI'ın kripto hırsızlığı suçlamasını 'siyasi provokasyon' olarak nitelendirdi
Kuzey Kore, FBI'ın kripto hırsızlığı suçlamasını 'siyasi provokasyon' olarak nitelendirdi
İçeriği Görüntüle

AB, Brexit'in en fazla etkilediği İrlanda, Hollanda ve Belçika gibi üye ülkeler ve sektörlerin desteklenmesi için 5,4 milyar avroluk 'Brexit Uyum Rezervi' oluşturdu.

AB, İngiltere'nin birinci, İngiltere ise AB'nin üçüncü büyük ticari partneri

Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) son verilerine göre, AB 2025'te İngiltere ile toplam 504 milyar avroluk mal ticareti yaparken bunun 345,3 milyar avrosu ihracat, 158,7 milyar avrosu ithalat olarak kaydedildi.

İngiltere, AB'nin ABD ve Çin'den sonra mal ticaret hacminin en fazla olduğu üçüncü ülke konumunda. Finans, danışmanlık ve dijital hizmetler gibi hizmet alışverişinde ise İngiltere ABD'nin ardından AB'nin ikinci en büyük ticari partneri konumuna yükseliyor.

İngiltere'nin 2025'teki toplam 1,9 trilyon sterlinlik ticaretinin yüzde 45'i AB ile yapılırken, ülkenin birinci ticari partneri AB olarak kayda geçti.

İngiltere'nin AB'ye dönüşünde taraflar için fırsatlar ve riskler

Avrupa merkezli düşünce kuruluşlarının yaptığı analizler, İngiltere'nin AB'ye yeniden üyeliğinin iki taraf için de çoğunlukla avantaj sağlayacağını belirtirken müzakerelerin kolay geçmeyeceğine işaret ediyor.

Avrupa Reform Merkezinin (CER) araştırmasında, Brexit'in İngiltere'nin AB'ye ihracatını yüzde 12, ithalatını ise yüzde 16 azalttığı kaydedilerek özellikle gümrük işlemleri, farklılaşan düzenlemeler ve ürün sertifikasyon süreçlerinin ticaret maliyetlerini artırdığına dikkati çekildi.

İngiltere açısından en önemli ekonomik kazanımlardan birinin, AB tek pazarına yeniden erişim sağlaması olacağı belirtiliyor.

İngiltere'nin yeniden üyeliğinin ekonomik büyüme, yatırımlar ve verimlilik üzerinde de olumlu etkiler oluşturabileceği öngörülürken yalnızca gümrük birliğine yeniden katılımın Brexit kaynaklı ticaret kayıplarını telafi etmekte sınırlı kalacağı, daha kapsamlı ekonomik kazanımların tek pazara yeniden entegrasyonla mümkün olabileceği ifade ediliyor.

ABD'nin büyük bankalarından Goldman Sachs, İngiltere'nin AB'ye geri dönüşünün önemli ekonomik kazanımlar sağlayabileceğini, tek pazara yeniden dahil olunması halinde ülke ekonomisinin 150 milyar sterline varan miktarda büyüyebileceğini tahmin ediyor.

AB açısından da Birliğin ekonomik ölçeğinin ve iç pazarın büyüklüğünün artması, Avrupa şirketlerinin İngiliz pazarına erişiminin kolaylaşması, İngiltere'nin yeniden AB bütçesine katkı sağlaması gibi avantajlara dikkati çekiliyor.

Öte yandan yeniden üyelik sürecinin her iki taraf açısından bazı ekonomik ve siyasi yükümlülükler doğuracağına da işaret ediliyor.

İngiltere'nin AB mevzuatına uyum sağlaması, serbest dolaşım ilkesini kabul etmesi ve Birlik bütçesine katkıda bulunması beklenirken, bağımsız ticaret politikası belirleme durumu da yeniden şekillenecek.

Araştırmalar, İngiltere'nin AB'ye dönüşünün ekonomik kazanımlarının ne ölçüde gerçekleşeceği, üyelik koşulları ve geçiş sürecinin nasıl yürütüleceğine bağlı olacağına işaret ediyor.

Yakın gelecekte sektörel işbirliğinin gelişmesi bekleniyor

Avrupa Uluslararası Siyasi Ekonomi Merkezinde (ECIPE) İngiltere Ticaret Politikası araştırma projesinin direktörü David Henig, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İngiltere ekonomisinin büyüme oranının yüzde 2'nin altında olmasının beklendiğini, bunun hükümeti AB ile daha yakın ilişkiler kurma fikrine yönelttiğini belirterek, '(İngiltere'nin yeniden katılımı) Bu durum, hem İngiltere hem de AB için şüphesiz ekonomik açıdan olumlu olacaktır.' değerlendirmesini yaptı.

Henig, yeniden üyeliğin Londra için Brüksel'e göre daha faydalı olacağı, ekonomik büyümenin 'anında hızlanmayacağı' ancak uzun vadede AB'nin gündemindeki rekabet gücünü artırma çabalarına yardımcı olacağı görüşünü paylaştı.

2. AB-İngiltere Zirvesi'nde tarafların bazı sektörel anlaşmalara varmasının muhtemel olduğunu aktaran Henig, '2029'dan önce herhangi bir zamanda gerçekleşebilecek bir genel seçimde (İngiltere'de hükümetteki) İşçi Partisinin zaferi olmadan önemli bir ilerleme kaydedilmesi pek olası görünmüyor.' ifadesini kullandı.

İşçi Partisinin 2029'da yapılması planlanan seçimden zaferle ayrılması durumunda AB ile üyelik görüşmeleri dahil yeni müzakerelerin açılabileceğini kaydeden Henig, 'En olası sonuçlar bu (yeniden üyelik müzakereleri) ya da İsviçre'ninkine benzer bir düzenleme arayışıdır ancak bu da bir dizi sorunu beraberinde getirecektir.' değerlendirmesinde bulundu.


 

Muhabir: İbrahim Hamdi Hacıcaferoğlu

Kaynak: AA