“Tohum dağıtımı başladı” açıklamalarına değinen Kıymacı, dağıtılan tohumların ücretsiz olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Doğru, tohumu dağıtıyorsunuz; ancak bedava değil. TİGEM’in 2026 yılı fiyat cetvelinde işlem açıkça ‘peşin satış’ olarak geçiyor. Dağıtıcı kuruluşların nakliye, sigorta, masraf ve kâr payını ekleyerek tohumu çiftçiye satacağı da açıkça yazıyor.”

Asıl sorunun yalnızca kullanılan ifadeler olmadığını belirten Kıymacı, tarımsal ürünler için açıklanan fiyatların çiftçinin maliyetini karşılamadığını ve üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti.

Kıymacı, “Fiyatı açıklayıp görevinizi tamamladığınızı düşündünüz; ancak ürününü bekletecek deposu, borcunu çevirecek sermayesi olmayan çiftçiyi tüccarın insafına bıraktınız. Üreten kazanamadı, geçen sezonun borcunu dahi kapatamadı” dedi.

Yeni ekim döneminde çiftçinin yeniden üretim yapabilmek için ihtiyaç duyduğu sermayeye sahip olmadığını kaydeden Kıymacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gübre, mazot ve tohum peşin para; ürünün geliri ise aylar sonra. Geçen sezondan borçlu çıkan çiftçinin yeniden ekim yapacak sermayesi kalmadı. Önünde iki yol var: Ya tarlasını ekmeyecek ya da bankaya, tüccara ve tefeciye mahkûm olacak. Her iki yolun sonunda da üretim azalacak, ithalat artacak ve gıda güvenliğimiz daha büyük bir tehdit altına girecek.”

Çiftçiye nasihat değil, üretim sermayesi verilmesi gerektiğini vurgulayan Kıymacı, şu çağrıda bulundu:

Antalya'da alev alan kamyonunu bariyerlere çarparak durdurabilen sürücü yaralandı
Antalya'da alev alan kamyonunu bariyerlere çarparak durdurabilen sürücü yaralandı
İçeriği Görüntüle

“Planlanan ürüne göre çiftçinin tohumunu, gübresini ve mazotunu ekimden önce sağlayın; bedelini hasatta ürününden mahsup edin. Çiftçiyi daha tohumu toprağa atmadan faize teslim etmeyin. Üretmesini istiyorsanız önce üretimin şartlarını oluşturun.”

Tarım politikalarının açıklamalar ve dağıtım törenleri üzerinden değil, çiftçinin tarladaki ekonomik durumu üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kıymacı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Tarım politikası kürsüdeki sözlerle ve dağıtım törenlerindeki fotoğraflarla değil, tarlanın bilançosuyla ölçülür. Çiftçi ekemiyorsa destek yetersizdir; maliyetini karşılayamıyorsa açıklanan fiyat yanlıştır. Üretici borca gömülürken ‘çiftçimizin yanındayız’ demek, tarladaki gerçeği değiştirmez. Bugün borsada tarım şirketleri üzerinden vurgun yapılıyor; tarlada ise çiftçiye borç, faiz ve çaresizlik kalıyor.”

Muhabir: Hasan Sarp