Hatay’da konteyner kentlerde yaşayan depremzedeler için tahliye sürecinin hızlanacağı konuşulurken, en büyük kaygı yine kiracıların omzuna yüklendi. Yeni konut projeleri yükselirken binlerce aile “Bu şartlarda nasıl yaşayacağız?” sorusuna cevap arıyor. Özellikle dar gelirli vatandaşlar, artan kira ve yaşam maliyetleri nedeniyle büyük bir ekonomik çıkmazla karşı karşıya olduklarını söylüyor.
Bugün TOKİ konutları için konuşulan yaklaşık 10 bin TL’lik kira bedeline aidat, elektrik, su ve doğalgaz giderleri eklendiğinde aylık yükün 15 bin TL’ye kadar çıkabileceği ifade ediliyor. Asgari ücretle geçinmeye çalışan aileler ise bu rakamların karşılanmasının neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtiyor.
Tahliye Süreci Kaygıyı Büyüttü
Konteyner kentlerde kalan vatandaşlar için tahliye sürecinin başlayacağı iddiaları sahadaki tedirginliği artırdı. Özellikle kiracı depremzedeler, kalıcı konutlara geçişte nasıl bir sistem uygulanacağını bilmediklerini ifade ediyor.
Birçok vatandaş ödeme planı, başvuru şartları ve hak sahipliği konusunda net bilgi verilmediğini savunuyor. Sürecin belirsiz ilerlemesi ise şehir genelinde farklı söylentilerin yayılmasına neden oluyor.
“Yeni Şehir Kuruluyor Ama Biz Nerede Kalacağız?”
Hatay’da bir yandan yeni konut alanları, okullar, sağlık merkezleri ve sosyal yaşam alanları yükseliyor. Ancak depremzedeler, yeni düzen içinde kiracıların nasıl korunacağı konusunda somut bir açıklama yapılmamasına tepki gösteriyor.
Özellikle konteyner kentlerde yaşayan aileler, tahliye sonrası yüksek kiralar nedeniyle yeniden barınma krizinin başlayabileceğini düşünüyor. Vatandaşlar bunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun haline dönüşeceğini dile getiriyor.
Tek cümleyle yükselen tepki ise şu oluyor:
“Depremden kurtulduk ama şimdi de geçim korkusuyla baş başayız.”
Gözler Yetkililerde
Depremzedelerin ortak beklentisi; kiracılar için şeffaf, açık ve uygulanabilir bir yol haritasının kısa süre içinde açıklanması. Hangi projelere kimlerin dahil edileceği, ödeme sisteminin nasıl işleyeceği ve sosyal destek olup olmayacağı konusunda net bilgilendirme talep ediliyor.
Aksi halde konteyner kentlerden çıkacak binlerce ailenin yeni bir mağduriyet dalgasıyla karşı karşıya kalmasından endişe ediliyor.






