Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin en ağır yıkımı yaşattığı Hatay’da vatandaşların konut tercihleri de değişti. Artık yalnızca dairenin konumu, metrekaresi ve iç donanımı değil, binanın deprem karşısındaki durumu da satın alma kararında belirleyici oluyor.

Burdur'da Gölhisar Belediyesinin binasında çıkan yangın söndürüldü
Burdur'da Gölhisar Belediyesinin binasında çıkan yangın söndürüldü
İçeriği Görüntüle

Bir programda konuşan işinde uzman emlakçı, 6 Şubat depremleri döneminde satışını yaptığı sıfır ve lüks bir daire için bina sahiplerinden kapsamlı deprem raporu istediğini anlattı.

Uzman emlakçı, “Burası sıfır bina, her şey çok iyi diyerek insanları artık ikna edemezsiniz. Elinizde bunu gösterecek bilimsel bir veri bulunmalı” ifadelerini kullandı.

Rapor hazırlandı, daire satıldı

Binanın deprem güvenliğine ilişkin kapsamlı incelemenin maliyetli olduğunu belirten emlakçı, söz konusu rapor için yaklaşık iki yıl önce 120 bin lira civarında ödeme yapıldığını söyledi.

Raporun hazırlanmasının ardından alıcının güveninin sağlandığını ve dairenin satıldığını anlatan uzman, bu tür incelemelerin yalnızca satış için değil, binada yaşayacak kişilerin can güvenliği açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Ancak burada vatandaşların bilmesi gereken önemli bir ayrım bulunuyor: Deprem performans analizi ile 6306 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen resmî riskli yapı tespiti aynı işlem değil.

Performans analizi ile riskli yapı tespiti karıştırılmamalı

Deprem performans analizi, binanın yürürlükteki deprem yönetmeliğine göre olası bir deprem karşısında nasıl davranacağının kapsamlı biçimde incelenmesini amaçlıyor. Bu çalışmada binanın taşıyıcı sistemi, beton dayanımı, donatıları, zemin özellikleri ve mevcut hasarları değerlendirilebiliyor.

6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli yapı tespiti ise yapının dönüşüm sürecine alınıp alınmayacağını belirleyen resmî bir işlem niteliği taşıyor. İnşaat Mühendisleri Odası da bu iki incelemenin farklı amaçlara hizmet ettiğini, riskli bulunmayan bir bina için otomatik olarak “depreme dayanıklıdır” sonucunun çıkarılamayacağını belirtiyor. İnşaat Mühendisleri Odası

Tek bir daire sahibi başvurabilir mi?

Bakanlığın açıkladığı sürece göre kat mülkiyeti bulunan bir binada maliklerden birinin veya onun kanuni temsilcisinin başvurusu, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespitinin başlatılması için yeterli olabiliyor. Diğer kat maliklerinin önceden onay vermesi şartı aranmıyor.

Fakat yapılan inceleme yalnızca başvuran kişinin dairesini değil, binanın tamamını ilgilendiriyor. Yapı resmen riskli çıkarsa tapuya riskli yapı belirtmesi işleniyor ve bütün hak sahiplerine bildirim yapılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı

Arsa paylı tapuların ve aynı parselde birden fazla yapının bulunduğu yerlerin durumu ise farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle başvuru öncesinde tapu yapısının ve hangi binanın incelemeye konu olacağının yetkili kurumdan öğrenilmesi gerekiyor.

Rapor riskli çıkarsa ne olur?

Resmî tespit sonucunda binanın riskli olduğuna karar verilirse, maliklerin tebligattan sonra belirlenen süre içerisinde itiraz hakkı bulunuyor. İtiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi durumunda karar kesinleşiyor.

Riskli yapıların tahliyesi ve yıktırılması için maliklere 60 günden az olmamak üzere süre veriliyor. Yapının bu sürede yıktırılmaması halinde 30 günden az olmamak üzere ek süre tanınabiliyor. Sürecin sonunda tahliye, elektrik, su ve doğal gaz hizmetlerinin durdurulması ile idari yıkım işlemleri gündeme gelebiliyor.

Dolayısıyla programda dile getirilen “üç ay içinde her şey kesilir” ifadesi, her dosyada kendiliğinden ve aynı tarihte uygulanan kesin bir kural olarak değerlendirilmemeli. Süreç; tebligat, itiraz, kararın kesinleşmesi ve idarenin vereceği süreler doğrultusunda ilerliyor.

Kahramanmaraş'ta Ağır Hasarlı Binaların Yıkımı Sürüyor 1

“Raporu ayarlama” iddiasına karşı dikkat

Programda bazı bina sahiplerinin müteahhitlerle anlaşarak rapor sonuçlarını değiştirmeye çalıştığı da öne sürüldü. Ancak somut bir belgeye dayandırılmayan bu iddianın genelleştirilmesi doğru değil.

Vatandaşların raporu hazırlayacak kuruluşun Bakanlık tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediğini kontrol etmesi, yapılan numune ve ölçümlerin kayıt altına alınmasını istemesi büyük önem taşıyor. Gerçeğe aykırı rapor hazırlanması yalnızca maddi kayba değil, insanların hayatını tehlikeye atabilecek ciddi sonuçlara yol açabilir.

Hataylılar konut almadan önce bunları sormalı

6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’da ev veya iş yeri satın almayı düşünenlerin yalnızca “yeni bina” ya da “depremi gördü” açıklamasıyla yetinmemesi gerekiyor. Satıştan önce şu belgelerin incelenmesi önem taşıyor:

  • Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi
  • Onaylı mimari ve statik projeler
  • Zemin etüt raporu
  • Yapı denetim belgeleri
  • Binada deprem sonrası yapılan hasar tespitleri
  • Kolon, kiriş veya taşıyıcı sistemlerde sonradan değişiklik bulunup bulunmadığı
  • Varsa Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun performans analizi
  • Tapuda riskli yapı, rezerv alan veya başka bir kısıtlama kaydı bulunup bulunmadığı

Her rapor “sağlamlık belgesi” değildir

Uzmanlar, yalnızca dışarıdan gözlem yapılarak veya birkaç cihaz ölçümüyle verilen belgelerin kapsamlı deprem performans analizi yerine geçmeyeceğine dikkat çekiyor.

Hataylıların inceleme yaptırmadan önce bunun yalnızca bilgilendirme amaçlı bir performans analizi mi, yoksa 6306 sayılı Kanun kapsamında bütün bina için resmî süreç başlatacak riskli yapı tespiti mi olduğunu yazılı olarak öğrenmesi gerekiyor.

Muhabir: Murat Şamlı