İSTANBUL (AA) - LC Waikiki ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) işbirliğiyle yürütülen 'Yaşamsal Gelişim Yolculuğu Eğitim Programı', TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi'nde düzenlenen etkinlikle tanıtıldı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, LC Waikiki ve TEGV, Yaşamsal Gelişim Yolculuğu Eğitim Programı ile çocukların sosyal ve duygusal gelişimini desteklemeyi hedefliyor.
Şirket, çocuklarla kurduğu bağı ürünlerin ötesine taşıyarak onların yaşamlarına dokunan ve uzun vadeli sosyal fayda yaratan çalışmalar yürütüyor. Bu yaklaşım doğrultusunda, 31 yıldır Türkiye'nin birçok noktasındaki ilköğretim çağındaki çocukları nitelikli eğitim desteğiyle buluşturan TEGV ile hayata geçirilen Yaşamsal Gelişim Yolculuğu Eğitim Programı, çocukların sosyal ve duygusal öğrenme becerilerini yaşlarına ve gelişim ihtiyaçlarına uygun öğrenme deneyimleriyle geliştirmeyi amaçlıyor.
Çocukların sosyal ve duygusal gelişimini desteklemek, onların hangi alanlarda güçlenmeye ihtiyaç duyduklarını anlamayı da gerektiriyor.
Söz konusu ihtiyaçlardan hareketle, şirketin FutureBright işbirliğiyle gerçekleştirdiği 'Çocukların Sosyal ve Duygusal Gelişiminde Destek İhtiyaçları Araştırması', çocukların kendilerini ifade etme, duygularını yönetme ve anlaşmazlıklar karşısında çözüm geliştirme becerilerinin desteklenmesi gereken alanlar arasında yer aldığını ortaya koyuyor.
Toplam 12 ilde, 911 ebeveynle gerçekleştirilen araştırmaya göre, ebeveynlerin yüzde 51'i çocuklarının kendilerini tanıtırken sevdikleri oyun ve etkinliklerden söz ettiğini belirtirken, duygularından söz eden çocukların oranı yüzde 18'de kalıyor.
Araştırma, çocukların olumlu ve olumsuz duygularını ifade etme biçimlerinin farklılaşabildiğine de işaret ediyor. Ebeveynlerin yüzde 85'i çocuklarının sevindiklerinde hem duygularını hem de bunun nedenini anlattığını belirtirken öfkelendiklerinde aynı şekilde açıklama yapabildiklerini söyleyenlerin oranı yüzde 63'e düşüyor.
Öfkelendiğinde yaşadığı duygunun nedenini anlatma oranı kız çocuklarında yüzde 68, erkek çocuklarında ise yüzde 57 olarak ölçülüyor. Bulgular çocukların duygularını tanımalarının yanı sıra bunları ifade edebilecekleri ilişkiler içinde desteklenmelerinin önemini ortaya koyuyor.
Duyguları yönetme ve sorunlar karşısında destek arama becerileri de araştırmanın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Ebeveynlerin değerlendirmelerine göre her 10 çocuktan 3'ü öfke veya hayal kırıklığı yaşadığında sakinleşmekte zorlanıyor, ağlıyor ya da yüksek tepki veriyor.
Olumsuz bir sonuçla karşılaştığında yaşananları konuşmak istemeyen çocukların oranı ise yüzde 29. Ekran kullanım süresiyle sakinleşme biçimleri arasında da dikkati çekici bir farklılık görülüyor.
Günde bir saatten az ekran başında kalan çocukların yüzde 34'ü konuşarak sakinleşirken, bu oran günde dört saat ve üzerinde ekran kullanan çocuklarda yüzde 14'e geriliyor.
Anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin bulgular, çocukların karşılıklı anlayış ve uzlaşma becerilerinin de desteklenmesi gerektiğini gösteriyor.
Yaklaşık her dört çocuktan biri, bir anlaşmazlık yaşadığında iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüm öneriyor. Çocukların yüzde 32'si kendi isteğini veya neden rahatsız olduğunu anlatırken yüzde 31'i konuşmayı ya da oyunu bırakarak ortamdan uzaklaşıyor. Yüzde 21'i bir yetişkinden yardım istiyor, karşısındaki kişinin ne istediğini anlamaya çalışanların oranı ise yüzde 17'de kalıyor.
Çocukların sosyal ilişkilerinde karşılaştıkları güçlükler açısından akran zorbalığı da önem taşıyan konular arasında bulunuyor. FutureBright'ın 2025'te 1211 ebeveynle gerçekleştirdiği 'Türkiye'de Akran Zorbalığı Araştırması'na göre ebeveynlerin yüzde 23'ü çocuklarının akran zorbalığına uğradığını, yüzde 50'si ise çevrelerinde yaşanan zorbalığa tanıklık ettiklerini belirtiyor.
Bulgular, çocukların duygularını ifade etme, farklı bakış açılarını anlama, sağlıklı ilişkiler kurma ve karşılaştıkları sorunlarda destek arama becerilerinin erken yaşlardan itibaren güçlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
Araştırma bulguları, çocukların duygularını tanıma ve ifade etme, anlaşmazlıkları çözme ve ihtiyaç duyduklarında destek arama becerilerinin erken yaşlardan itibaren güçlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
Çocuklara bu alanlarda ihtiyaç duydukları desteği erken yaşlarda sunmak, karşılaşabilecekleri sosyal güçlüklerle daha sağlıklı başa çıkabilmeleri açısından önem taşıyor. Bu ihtiyaçlardan hareketle yürütülen Yaşamsal Gelişim Yolculuğu Eğitim Programı, çocukların sosyal ve duygusal becerilerini yaşlarına uygun, deneyim ve oyun temelli öğrenme yöntemleriyle desteklemeyi amaçlıyor.
Birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar olan çocuklara yönelik üç aşamalı bir yapıda tasarlanan program, her yaş grubunun gelişimsel ihtiyaçlarını gözetiyor.
Bir önceki aşamada edinilen becerilerin üzerine yeni kazanımlar ekleyen program, çocukların öğrenme sürecine aktif katılımını esas alıyor.
Oyunlar, grup çalışmaları, canlandırmalar ve deneyim paylaşımı aracılığıyla çocukların öğrendiklerini günlük yaşamlarıyla ilişkilendirmeleri destekleniyor.
Keşif Programı, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin kendilerini tanımalarına odaklanıyor. Program sonunda çocuklar, edindikleri kazanımları ve kendilerine ilişkin keşiflerini yansıtan kişisel 'Öz Keşif Müzesi'ni oluşturuyor.
Deneyim Programı, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin deneyimlerini değerlendirmelerine ve gelişim alanlarını fark etmelerine alan açıyor. Sürecin sonunda hazırlanan kişisel 'Deneyim Haritası', çocukların öğrenme yolculuklarını somutlaştırmalarına ve öz değerlendirme becerilerini güçlendirmelerine yardımcı oluyor.
Ufuk Programı ise beşinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar olan öğrencilerin toplumsal sorumluluk bilinci kazanmalarını ve sosyal fayda üretmelerini destekliyor. Çocuklar bu aşamada ekipler halinde sosyal fayda projeleri geliştirerek çalışmalarını 'Sosyal Faydamız' başlığı altında paylaşıyor.
Program kapsamında etkinliklerin 22 şehirdeki 30 TEGV etkinlik noktasında uygulanması ve üç yılın sonunda 27 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor.
- Çocukların kendilerini tanımaları, ihtiyaç duyacakları temel beceriler arasında yer alıyor'
Açıklamada görüşlerine yer verilen LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, 'İyi Giyinmek Herkesin Hakkı' anlayışlarını, çocukların kendilerini iyi hissetme, düşüncelerini özgürce ifade edebilme ve farklılıklarıyla kabul görme hakkını da kapsayan bir yaklaşımla ele aldıklarını belirtti.
Çocukların kendilerini tanımaları ve duygularını ifade edebilmelerinin, yaşamları boyunca ihtiyaç duyacakları temel beceriler arasında yer aldığını aktaran Akgül, 'Günümüzün giderek karmaşıklaşan dünyasında çocukların karşılaştıkları zorluklarla baş edebilmeleri, farklılıklara saygı duymaları ve davranışlarının başkaları üzerindeki etkisini kavrayabilmeleri de büyük önem taşıyor. TEGV ile hayata geçirdiğimiz Yaşamsal Gelişim Yolculuğu Eğitim Programı'yla çocukların bu alanlarda güçlenmelerini desteklemeyi ve toplumsal yaşama duyarlılıkla yaklaşan bireyler olarak gelişimlerine katkıda bulunmayı önemsiyoruz.' ifadelerini kullandı.
Akgül, çocukların halihazırda kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve geleceğe daha donanımlı hazırlanmaları için yapılan her yatırımın değerli olduğuna inandıklarını aktardı.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı da programın, çocukların yaşam boyu ihtiyaç duyacakları becerileri kazanmalarına katkı sağladığını vurguladı.
'Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir' vizyonuyla 31 yıldır Türkiye'nin dört bir yanında çocukları nitelikli eğitimle buluşturdıklarını belirten Tosyalı, söz konusu birikimle, eğitimin, bir çocuğun yalnızca bugününü değil, bütün yaşamını değiştirdiklerini bildiklerini ifade etti.
Tosyalı, karnede görünmeyen ama hayatın her döneminde ihtiyaç duyulan becerilerin bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
'Kendini tanımak, duygularını ifade etmek, sorunlar karşısında çözüm üretebilmek. Bu beceriler yetişkinlikteki eğitim, iş ve sosyal yaşama da uzanıyor. Yaşamsal Gelişim Yolculuğu ile çocukların duygularını yönetebilen, sağlıklı ilişkiler kuran, sorumlu kararlar alan ve topluma duyarlı bireyler olarak yetişmesini destekliyoruz. Bugün atılan gelişim adımlarının, yarınlara uzanan büyük değişimlerin başlangıcı olacağına inanıyoruz. Bu yolculukta yanımızda olup çocuklarımızın geleceğine değer katan LC Waikiki'ye yürekten teşekkür ederiz.'



