Hatay Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (HATAYSMMMO) Başkanı Jale Marufoğlu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, mücbir sebep halinin uzatılması çağrısını yineledi. Marufoğlu, "Bu şehir için normalleşme henüz gerçekleşmedi" sözleriyle mevcut tabloyu özetledi.
“Van’da 6 yıla yakın mücbir sebep ilan edildi. Hatay ise asrın felaketini yaşamasına rağmen bu süreden mahrum bırakıldı.”
"Ekonomi değil, her şeyimizi kaybettik"
Marufoğlu, Hatay’da yıkımın boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Antakya, Defne, Kırıkhan, Samandağ ve Hassa ilçelerimiz yerle bir oldu. Ekonomi değil sadece; kültürümüzü, komşularımızı, evlerimizi yitirdik.”
HATAYSMMMO üyeleri dahil birçok mali müşavirin, hâlâ prefabrik ofislerde ve konteynerlerde çalıştığını belirten Marufoğlu, dört mali müşavirin bir ofiste çalışmak zorunda kaldığını aktardı.
“Mücbir sebep uzatılmalıydı”
Marufoğlu, deprem sonrası ilan edilen mücbir sebep uygulamasının 2024’te büyük mükellefler için sona erdiğini, küçük esnafa ise sadece bir yıl daha uzatıldığını hatırlattı:
“Bu şehirde normalleşme yok. Esnaf konteynerde, evine geçememiş durumda. Ama ondan vergi isteniyor. Bu kabul edilemez.”
Vergisel yük ve teşviksizlik: “Bu yük altından kalkılmaz”
Hataylı esnafın hâlâ ağır vergisel yükler altında ezildiğini ifade eden Marufoğlu, “2023 yılı bizim için yok hükmündedir. O yıl için vergi alınmamalıydı” dedi. Elektrik kesintilerinin günlere yayıldığını, altyapı yetersizlikleri nedeniyle beyanname teslimlerinde ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.
“Sigorta teşviki, KDV indirimi, genç girişimci desteği istedik. Ancak bize sadece vergi ertelemesi yapıldı. Hiçbir muafiyet sağlanmadı.”
"Bu bir lütuf değil, zorunluluktur"
Mücbir sebep uygulamasının sona erdirilmesinin gerekçesiz şekilde duyurulduğunu belirten Marufoğlu, bu kararın bölgenin gerçekleriyle örtüşmediğini vurguladı:
“Bakanlıklar arasında sıkışıyoruz. Bu bir lütuf değil. Bu bölge için mücbir sebep hâli hâlâ bir zorunluluktur.”
“Şehir değil, bir şantiye”
Marufoğlu, Hatay’da kalıcı konutların henüz teslim edilmediğini ve şehrin halen bir şantiye alanı gibi olduğunu belirtti. Kamusal hizmetlerin bile prefabriklerde yürütüldüğünü vurgulayan Başkan, pozitif ayrımcılık taleplerinin karşılıksız kaldığını ifade etti.
Meslektaş kayıpları ve belgesiz süreçler
Depremde 30 meslektaşını kaybettiklerini dile getiren Marufoğlu, "Mali müşavir de, mükellef de öldü; belgeler ortada kaldı. Bu kaotik ortamda bile beyannameler isteniyor" diyerek bölgenin hala olağanüstü koşullar altında olduğunu belirtti.





