İSTANBUL (AA) - Metro Türkiye'nin Türk mutfağının yerel değerlerini korumak ve geleceğe taşımak amacıyla sürdürdüğü 'Yerelin İzinde' projesinin 11. durağı, Adana'nın Karataş ilçesi oldu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yerel ürünlerin ardındaki coğrafyayı, üretici emeğini ve geleneksel üretim bilgisini odağına alan projenin yeni durağında, Akyatan Lagünü'ndeki geleneksel dalyan balıkçılığından bölgeye özgü mavi yengeç avcılığına, kefal hasadından kırmızı karidesin tanıtımına kadar farklı konular ele alındı.

Adana'nın Akdeniz'e açılan kıyısında yer alan Karataş ilçesindeki Akyatan Lagünü, geleneksel balıkçılık kültürü ve biyoçeşitliliğiyle öne çıkıyor.

Programda, bölgede ekonomik değere dönüştürülen deniz ürünlerinin yanı sıra lagos ve kıl kuyruk mercan balıkları gibi Akdeniz'e özgü ürünlerin daha fazla tanıtılması hedeflendi.

Katılımcılar, Akyatan Lagünü'nde kayıklarla düzenlenen gezide bölgenin ekosistemini ve kuşaklar boyunca aktarılan balıkçılık geleneğini yakından tanıma fırsatı buldu.

Gezide, istilacı bir tür olan ve Akyatan'da ticari olarak değerlendirilen mavi yengecin yüksek ihracat potansiyeli ve kontrollü, mevzuata uygun avlanma yöntemleriyle yerel balıkçılık için nasıl ekonomik bir kaynağa dönüştürüldüğü hakkında bilgi verildi.

Programın devamında katılımcılar, lagünün Akdeniz'e bağlandığı noktada gerçekleştirilen geleneksel kefal hasadını yerinde izlerken, balıkların mevsimsel hareketlerine ve doğal geçiş yollarına dayanan dalyan balıkçılığının işleyişi ile bölge üreticilerinin doğa koşullarına ilişkin yıllar içinde edindiği gözlem ve deneyimler de ele alındı.

- 'Sürdürülebilir balıkçılık anlayışını benimsiyoruz '

Lagün gezisinin ardından su ürünlerinin işlendiği tesise geçen katılımcılar, ürünlerin muhafazası, paketlenmesi ve pazara ulaştırılması süreçlerini inceledi.

Katılımcılar, Akdeniz'in karakteristik balıklarının yanı sıra beyaz jumbo karides, kırmızı karides, kalamar ve sübye gibi Karataş'ın mevsimsel deniz ürünleri hakkında da bilgi alırken, bu ürünlerin profesyonel mutfaklara ulaştırılmasında doğru ve sorumlu tedarik süreçlerinin rolünü de yerinde değerlendirdi.

Lagün gezisi ve üretimhane ziyaretinin ardından program, Gastronometro Yönetici Eğitmen Şefi Murat İlke Özipek'in Akdeniz su ürünlerini farklı mutfak teknikleriyle yorumlayarak hazırladığı tadım menüsünün davetlilere sunulmasıyla tamamlandı.

- 'Tariflerin temelini oluşturan malzemelerin sürdürülebilirliği sağlanmalı'

Türk Telekom COP31'in dijital omurgasını örüyor
Türk Telekom COP31'in dijital omurgasını örüyor
İçeriği Görüntüle

Açıklamada görüşlerine yer verilen Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Seçil Yılmaz, mutfak kültürünü korumak ve gelecek nesillere aktarmak için öncelikle tariflerin temelini oluşturan malzemelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Yılmaz, sahip oldukları mirasın temelinde yerel ürünlerin yanı sıra üretim geleneklerinin, doğayla kurulan ilişkinin ve kuşaklar boyunca aktarılan bilgi birikiminin bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

'Yerelin İzinde projemizle Karataş gibi üretim kültürü açısından kıymetli bölgeleri odağımıza alarak bu değerlerin izini kaynağında sürüyor, yerel üreticilerin emeğini desteklemeyi, bu ürünlerin profesyonel mutfaklarda daha fazla yer bulmasını sağlamayı ve üreticiden şefe uzanan bağı güçlendirmeyi hedefliyoruz.'

Denizlerin sunduğu kaynakların sınırsız olmadığının bilincinde olduklarını aktaran Yılmaz, bu kaynaklardan yararlanırken ilerleyen dönemlerde de aynı çeşitliliği sürdürebilmenin koşullarını oluşturmak zorunda olduklarını ifade etti.

Yılmaz, 'Bu farkındalıkla sorumlu ve sürdürülebilir balıkçılık anlayışını benimsiyoruz ve doğrudan kaynağından tedarik, izlenebilirlik, yasal dönem ve asgari boy sınırlarına uygunluğu balık kategorisindeki temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.' değerlendirmesini yaptı.

Gastronometro Yönetici Eğitmen Şefi Murat İlke Özipek de Karataş'ın kırmızı karidesinden mavi yengecine, istilacı balıklarından kefaline kadar bir şef için oldukça kıymetli bir ürün çeşitliliği sunduğuna dikkati çekti.

Özipek, tadım menüsünü hazırlarken önceliklerinin yörenin kendine özgü su ürünlerini diğer coğrafi işaretli ürünleriyle bir araya getirerek, bölgenin yerel değerlerini yansıtan bir menü oluşturmak ve malzemelerin kendine özgü lezzetlerini doğru teknikler ve dengeli eşlikçilerle ortaya çıkarmak olduğunu belirterek, 'Ürünün hangi mevsimde, hangi koşullarda hasat edildiğini ve nasıl işlendiğini bilmek, mutfaktaki tercihlerimizi de doğrudan şekillendiriyor. Benim için iyi bir tabağın temelinde, malzemeyi doğru tanımak ve onun en iyi halini ortaya çıkarmak yatıyor.' ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA