Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunan bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, “Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak” ifadelerini kullandı.
“Hedef şehirleri depreme dirençli hâle getirmek”
Deprem tartışmalarının yalnızca fayların yeri ve beklenen depremin büyüklüğüyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Görür, asıl hedefin şehirleri olası afetlere hazırlamak olduğunu vurguladı.
Görür, şehirlerin ve mevcut yapı stokunun depreme dirençli hâle getirilmesiyle can kayıplarının önemli ölçüde önlenebileceğine işaret etti.
Siyaset üstü ve uzun vadeli çalışma çağrısı
Deprem hazırlıklarının günlük tartışmaların dışında tutulmasını isteyen Görür, çalışmaların siyaset üstü bir anlayışla ve uzmanların etkin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Uzun vadeli bir planlamanın zorunlu olduğunu belirten Görür’ün açıklaması, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Türkiye’nin afetlere hazırlık durumunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanların yıllardır yinelediği ortak mesaj ise değişmedi: Deprem değil, dayanıksız yapılar öldürür.


