Yaklaşık 1 saat süren program, bir radyo söyleşisinin çok ötesine geçerek Hatay’ın medya hafızasını, deprem sonrası muhasebesini ve geleceğe dair uyarılarını ortaya koyan kapsamlı bir dosya niteliği taşıdı.

Mazman Medya (1)

“MİKROFONUN ÖNÜNDE DEĞİL, YÜKÜN ALTINDA OLDUM”

Kolay kolay mikrofon karşısına çıkmayan bir yayıncı olduğunu vurgulayan Mazmanoğlu, meslek hayatı boyunca daha çok yayıncılığın arka planındaki sorumlulukları üstlendiğini söyledi.

“Biz bu işi mikrofon başında değil, mikrofonun arkasındaki yükü omuzlayarak yaptık. Yayını ayakta tutmak, çalışanı korumak, kurumun devamlılığını sağlamak zorundasınız.”

30 yılı aşkın süredir radyoculuk yapan Mazmanoğlu, Türkiye’de klasik radyoculuğun her geçen gün daha zor koşullarda ayakta kalmaya çalıştığını, buna rağmen vazgeçmediklerini ifade etti.

ANTAKYALI BİR ESNAF ÇOCUĞUNDAN YAYINCILIĞA

Antakya’da esnaf bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Mazmanoğlu, hayatının farklı bir yönde de ilerleyebileceğini ancak yayıncılığın kendisi için bir tutkuya dönüştüğünü anlattı.

“Belki baba mesleğini yapsaydım da başarılı olurdum. Ama bu iş insanın içine giriyor. Bir kere girdin mi çıkamıyorsun.”

MAZMAN MEDYA’NIN HİKÂYESİ: BİR RADYODAN YAYIN GRUBUNA

Mazman Medya’nın temelleri 1994 yılında Süper Show Radyo ile atıldı. İlk radyonun popüler müzik ağırlıklı yayın yaptığını belirten Mazmanoğlu, zamanla dinleyici alışkanlıklarının yeni kanalların doğmasına zemin hazırladığını söyledi.

Bu süreçte Akdeniz FM, Dost FM ve Vivaldi FM yayın hayatına kazandırıldı. Mazman Medya, Hatay’da farklı müzik zevklerine ve dinleyici profillerine hitap eden sayılı yayın gruplarından biri haline geldi.

“Ben aslında türkü ve özgün müzik dinlerim ama Süper Show’da bunu çalamazdım. O zaman dedik ki, herkesin kendini bulacağı bir radyo ailesi kuralım.”

“RADYOCULUK SADECE MÜZİK DEĞİLDİR”

Mazmanoğlu’na göre radyo; müzik yayını yapan bir araç değil, toplumsal sorumluluk taşıyan bir mecradır.

STK’ların, yurttaşların ve kurum temsilcilerinin canlı yayınlara çıkarıldığını hatırlatan Mazmanoğlu, Hatay’da radyoculuğun bu nedenle güçlü olduğunu vurguladı.

“Radyo haber de yapar, toplumun nabzını da tutar. Hatay’da radyonun bu kadar dinlenmesinin sebebi budur.”

GAZETE, DERGİ VE TELEVİZYON DENEYİMİ

Radyonun ardından yazılı basına adım atan Mazmanoğlu, Asi Gazetesi ile yerel haberciliğin güçlendirilmesine katkı sunduklarını belirtti. Daha sonra yayımlanan Loca Dergisi ile kültür, yaşam ve kent hafızasına odaklanan içerikler üretildi.

Hatay’ın ilk uydu televizyonu girişimlerinden birini de hayata geçirdiklerini ifade eden Mazmanoğlu, televizyonculuğun yüksek maliyetler nedeniyle sürdürülemediğini ancak yayıncılık açısından önemli bir deneyim olduğunu dile getirdi.

“MAZMAN MEDYA BİR OKULDUR”

Mazmanoğlu, Mazman Medya’yı yalnızca bir yayın grubu olarak değil, aynı zamanda bir insan yetiştirme alanı olarak tanımladı.

“Bugün ulusal kanallarda çalışan, dizi ve reklam seslendiren birçok isim bu kurumdan yetişti. Bu benim en büyük gururum.”

Gençlere alan açmanın, hatalarına rağmen onları yetiştirmenin yayıncılığın en kıymetli yönlerinden biri olduğunu söyledi.

GAZETECİLİKTE BÜYÜK BOŞLUK: “YASA YOK, DENETİM YOK”

Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sıfatıyla konuşan Mazmanoğlu, gazeteciliğin Türkiye’de hâlâ net bir yasal zemine oturtulamamış olmasının mesleği ciddi şekilde yıprattığını vurguladı.

“Radyoculuğun RTÜK’ü var, televizyonculuğun var. Ama gazeteciliğin yok. Elinde telefon olan herkes ‘gazeteciyim’ diyebiliyor.”

Bu durumun hem kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini hem de gerçek gazetecilerin emeğini değersizleştirdiğini ifade eden Mazmanoğlu, meslek tanımının netleşmesi gerektiğini söyledi.

Turkuaz basın kartının bu noktada hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Mazmanoğlu, sigortası basın üzerinden yatan ve fiilen gazetecilik yapan herkesin bu kimliği alması gerektiğini vurguladı.

DEPREM SONRASI YAYINCILIK: “DOĞRU BİLGİ HAYAT KURTARIR”

6 Şubat depremlerinin ardından yayıncılığın kritik bir sorumluluk üstlendiğini söyleyen Mazmanoğlu, Radyo Akdeniz’in depremden üç ay sonra yayına girmesinin bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti.

“Müzik için değil, doğru bilgiyi halka ulaştırmak için yayına girdik. Yanlış bilgi panik yaratır, can alır.”

YAPILAŞMA ELEŞTİRİSİ: “BU YIKIM TESADÜF DEĞİL”

Mazmanoğlu, Antakya’daki yıkımın yalnızca eski binalar ya da deniz kumu kullanımıyla açıklanamayacağını belirtti.

“Ruhsatı kim verdi, denetimi kim yaptı, imzayı kim attı? Bunların tamamı sorgulanmalı.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, partisinin Hatay İl Başkanlığı binasını açtı
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, partisinin Hatay İl Başkanlığı binasını açtı
İçeriği Görüntüle

Özellikle geçmişte yaygın olan belde belediyeleri sisteminin çarpık yapılaşmayı derinleştirdiğini vurgulayan Mazmanoğlu, imar kararlarında ilişkilerin etkili olduğunu söyledi.

Dört kat sınırının hayati olduğunu belirten Mazmanoğlu, bu kararın gevşetilmesinin yeni felaketlere davetiye çıkaracağını dile getirdi.

GAZETECİLER İÇİN KONUT: “BARINMA GÜVENCESİ OLMADAN ÖZGÜR GAZETECİLİK OLMAZ”

Programın en somut ve dikkat çeken başlıklarından biri gazetecilerin barınma sorunu oldu. Deprem sonrası birçok gazetecinin hak sahibi olamadığını belirten Mazmanoğlu, bunun mesleği doğrudan etkilediğini söyledi.

“Gazetecinin maaşı çoğu zaman yalnızca kiraya yetiyor. Barınma güvencesi olmayan bir gazeteciden bağımsız habercilik bekleyemezsiniz.”

Bu nedenle sigortalı olarak çalışan, fiilen gazetecilik yapan basın emekçileri için hak sahipliği talebiyle dosya hazırladıklarını açıklayan Mazmanoğlu, ‘basın sitesi’ modeli üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Bu girişimin kişisel değil, tamamen mesleki bir mücadele olduğunu vurguladı.

“BU MESLEK SEVMEDEN YAPILMAZ”

Programın sonunda gençlere seslenen Mazmanoğlu, gazetecilik ve radyoculuğun maddi değil, manevi yönü ağır basan meslekler olduğunu söyledi.

“Bu iş mikrofon aşkıdır. İnsanların sesi olmak, kulağı olmak ayrı bir duygudur. Sevmeden yapılmaz.”

Muhabir: Mahmut Sivri