İSTANBUL (AA) - Medipol Mega Üniversite Hastanesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, yaşamı tehdit eden ciddi hastalıkları bulunan kişilerde palyatif bakımın temel amacının hastanın yaşam kalitesini ve onurunu korumak olduğunu belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, yaşlanma kaçınılmaz bir süreç olsa da sağlıklı ve aktif yaşlanmanın temelleri ileri yaşlarda değil, çocukluk döneminden itibaren atılıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Aras, her yıl ekim ayının ikinci cumartesi günü kutlanan Dünya Palyatif Bakım Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunarak, söz konusu bakımın hastanın yanı sıra yakınlarına da destek sağladığını vurguladı.

Dünya Palyatif Bakım Günü kapsamında toplumda yanlış bilinen noktalara değinen Aras, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sigara ve alkolden uzak durma, sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma gibi alışkanlıkların yaşamın erken dönemlerinden itibaren kazanılmasının, ilerleyen yaşlarda sağlığın korunmasına katkı sağladığını aktardı.

Aras, palyatif bakımın yaşamı tehdit eden hastalıklarla mücadele eden kişilerde hastalıktan vazgeçmek anlamına gelmediğini, temel amacın hastanın yaşam kalitesini ve onurunu korumak olduğunu belirterek, 'Palyatif bakım, ciddi ve yaşamı tehdit eden hastalığı olan kişinin ve ona bakım verenlerin yaşam kalitesini ve özerkliğini bütüncül şekilde değerlendiren bir bakım şeklidir. Hastanın hastalığına yönelik yapılabilecek tedavilerin sınırlı kaldığı veya uygulanan tedavilerin kişinin kaldırabileceği boyutta olmadığı durumlarda bile hastanın hayatı devam etmektedir.' ifadelerini kullandı.

Palyatif bakımın toplumda zaman zaman yanlış anlaşıldığını vurgulayan Aras, bu bakım modelinin yaşamı tehdit eden hastalıkları bulunan kişilerin ve bakım verenlerin yaşam kalitesini korumayı amaçladığına dikkati çekti.

- 'Palyatif bakım bir ekip ve sabır işidir'

Aras, palyatif bakımın temel amacının yaşamı ne pahasına olursa olsun uzatmak olmadığını belirterek, bakım sürecinde hastaya zarar verebilecek gereksiz müdahalelerden kaçınıldığını aktardı.

Tedavinin hastanın ihtiyaçları ve yaşam kalitesi gözetilerek planlandığını ifade eden Aras, şunları kaydetti:

'Amaç, hastanın son yolculuğunu onuruna ve yaşam kalitesine uygun şekilde geçirmesini sağlamak. Bu süreçte ağrı, kabızlık, nefes darlığı, beslenme ve uyku bozuklukları, duygu durum sorunları gibi yaşam kalitesini etkileyen belirtilere müdahale ediyoruz.'

Aras, palyatif bakım hizmetinden farklı hastalık gruplarındaki kişilerin yararlanabildiğini belirterek, ileri evre kanser hastalarının yanı sıra son dönem demans, nörolojik hastalıklar ve organ yetmezlikleri bulunan hastaların da bu süreçte takip edilebildiğini vurguladı.

Genç yaşlardan itibaren yaşamı kısıtlayan veya engelleyen bazı hastalıkların da palyatif bakım gerektirebildiğine işaret eden Aras, 'Palyatif bakım yalnızca hekim ve hemşirelerden oluşan bir tedavi süreci değildir. Palyatif bakım bir ekip ve sabır işidir. Doktorlar ve hemşirelerle beraber diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, din görevlileri ve ihtiyaca göre diğer branşlardan destek alıyoruz.' değerlendirmesini yaptı.

Aras, sağlıklı yaşlanmanın ileri yaşlarda başlayan bir süreç olmadığını aktararak, önemli olanın bu sürecin sağlıklı, başarılı ve aktif şekilde geçirilmesi olduğunu ifade etti.

Hatay’da Şap Hastalığı Alarmı: İnsanlara Bulaşır mı, Et ve Sütte Risk Var Mı?
Hatay’da Şap Hastalığı Alarmı: İnsanlara Bulaşır mı, Et ve Sütte Risk Var Mı?
İçeriği Görüntüle

Sağlıklı yaşlanma sürecinin çok daha erken yaşlarda başlaması gerektiğini belirten Aras, şunları kaydetti:

'Çocukluk döneminden itibaren sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sigara ve alkolden uzak durma, sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma gibi alışkanlıkların kazanılması ve bu alışkanlıkların ilerleyen yaşlarda da sürdürülmesi önem taşıyor.'

Kaynak: AA