Pert Araçlara Sıkı Fren
İkinci el otomobil piyasasında ağır hasarlı araçlara yönelik denetim ve sınırlamalar yeniden gündemde. Bayram sonrası devreye alınması beklenen yeni uygulamayla, pert ya da ağır hasarlı araçların onarılarak yeniden trafiğe çıkarılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Resmî çerçevede ise SEDDK’nın 25 Nisan 2025 tarihli genelgesiyle tam hasarlı ve ağır hasarlı araçlara ilişkin kriterler netleştirilmiş, uygulamanın 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe girdiği duyurulmuştu.
Ağır hasarlı araçlar için yeni eşik
Düzenlemenin odağında, ağır hasarlı olarak kayda geçen araçların yeniden satış zincirine nasıl girdiği sorunu yer alıyor. Yeni yaklaşımda bu araçların trafikte kullanılmak üzere el değiştirmesinin engellenmesi, yalnızca parça amaçlı değerlendirilmesinin önü açılması bekleniyor. Böylece hem can güvenliği risklerinin azaltılması hem de ikinci el piyasasında şeffaflığın artırılması amaçlanıyor. Mevcut resmî düzenlemelerde de tam veya ağır hasarlı araçlarla ilgili işlemlerin sigorta eksper raporlarıyla yürütülmesi ve süreçlerin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden izlenmesi öngörülüyor.
Amaç: Güvenlik ve şeffaflık
Uzmanlara göre ikinci el araç alımında en büyük risklerden biri, ağır hasar geçmişinin alıcıya eksik ya da yanıltıcı biçimde yansıtılması. Yeni uygulamanın hayata geçmesi halinde, gizli hasar riski taşıyan araçların yeniden piyasaya sürülmesi zorlaşacak. Bu da hem alıcı mağduriyetlerini azaltabilecek hem de kayıt dışı onarım süreçlerine karşı daha sıkı bir piyasa yapısı oluşturabilecek.
SEDDK’nın 2025/12 sayılı genelgesine göre, onarım maliyetinin aracın rayiç değerinin yüzde 60’ını aşması veya kritik parçaların hasar görmesi halinde araç “ağır hasarlı” sayılabiliyor. Tam hasarlı araçlarda “hurda tescil belgesi”, ağır hasarlı araçlarda ise “trafikten çekilmiştir” tescil belgesi olmadan tazminat süreci tamamlanamıyor.
Piyasaya etkisi ne olacak?
Sektör temsilcileri, ağır hasarlı araçların yeniden trafiğe dönmesinin sınırlandırılmasının kısa vadede bazı araç gruplarında arzı daraltabileceğini, ancak orta vadede ikinci el piyasasında güven unsurunu güçlendirebileceğini değerlendiriyor. Özellikle ekspertiz, sigorta ve satış kayıtlarının daha sıkı eşleştirilmesiyle, tüketicinin araç geçmişine daha net ulaşmasının önü açılabilir.




