İSTANBUL (AA) - Türkiye'nin kentsel dönüşüm ihtiyacını ele almak amacıyla 'OVP'nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta' başlıklı panel, İstanbul'da gerçekleştirildi.

Maher Holdingden yapılan açıklamaya göre, Sigorta Haftası kapsamında Quick Tower'da düzenlenen etkinlikte, Türkiye'nin kentsel dönüşüm ihtiyacı finansman, şehir planlama, sigorta ve risk yönetimi ekseninde masaya yatırıldı.

Gazeteci Noyan Doğan moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, İstanbul Planlama Ajansı Yüksek Şehir Plancısı Özcan Biçer, Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen, İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Sevgili, MUAD Yönetim Kurulu Başkanı Mikail Aydemir, SEDDK Sigorta Uzman Yardımcısı Hasan Mert Tokgöz ve Quick Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Tekbaş kentsel dönüşümün önündeki yapısal sorunları ve çözüm modellerini değerlendirdi.

Panelde, Türkiye'nin kentsel dönüşümünde şehir planlama, finansman, sigorta, kamu yönetimi ve özel sektörün birbirinden bağımsız hareket ettiği yapıdan bütüncül bir risk yönetimi modeline geçilmesi gerektiği görüşü paylaşıldı.

Etkinlik, panelin ardından Sigorta Brokerleri Derneğinin 'Dünyada ve Türkiye'de Sigorta ve Reasürans Brokerliği - Tarihsel Gelişimi ve Uygulamaları' kitabının tanıtımıyla devam etti. Nergis Abıyeva küratörlüğünde hazırlanan 'Aynı Yerde Yolculuk' sergisi de katılımcılarla buluştu.

- 'Sigorta temel bir güvence mekanizması'

Açıklamada etkinlikteki açılış konuşmasına yer verilen Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Orta Vadeli Program'ın (OVP) ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı güçlendirdiğine dikkati çekerek, yeni yaklaşımda sigortanın daha bütüncül bir dayanıklılık politikasının parçası olarak konumlandığını belirtti.

Sigorta sektörünün ekonomik sistem içerisindeki stratejik rolünün daha güçlü anlaşılması gerektiğine değinen Yaşar, büyük altyapı yatırımlarından sanayiye, finansmandan konut üretimine kadar ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğinde sigortanın temel bir güvence mekanizması konumunda olduğunu aktardı.

Türkiye'deki koruma açığının büyüklüğüne değinen Yaşar, şunları kaydetti:

'6 Şubat depremleri yaklaşık 104 milyar dolarlık ekonomik hasar yarattı, ancak bu tutarın yalnızca 6 milyar dolar civarındaki bölümü sigorta kapsamında yer aldı. Dünyada, aynı dönemde doğal afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların yaklaşık yüzde 40'ı sigortayla karşılandı. Türkiye'deki düşük sigortalılık seviyesi, küresel ortalamayı da aşağı çekiyor. Ülkemizin coğrafyasının yüzde 92'si, nüfusunun yüzde 98'i deprem riski altında. Buna iklim kaynaklı riskler, seller, heyelanlar, orman yangınları, finansal ve siber riskler de ekleniyor. Dayanıklılık, artık bütüncül bir ekonomi ve toplum politikası olarak ele alınmalı.'

Yaşar, dayanıklı şehirlerin inşasında kentsel dönüşümün kritik bir rol oynadığını vurguladığını, koruma açıklarını kapatmak için sektör olarak SEDDK ve TSB nezdinde çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı.

ASELSAN'dan 125 milyon dolarlık satış sözleşmesi
ASELSAN'dan 125 milyon dolarlık satış sözleşmesi
İçeriği Görüntüle

Kentsel dönüşümün sigortası olarak niteledikleri Bina Tamamlama Sigortasının yaygınlaşmasının önündeki mali ve düzenleyici engellere değinen Yaşar, hazırlanan çalışmaların Hazine ve Maliye Bakanlığına sunulduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Banka teminatları ile sigorta ürünleri arasındaki vergi uygulamalarından kaynaklanan rekabet farklılıklarının giderilmesi, ürünün kullanımını artıracak. Talep ettiğimiz düzenleme, BSMV ve Kurumlar Vergisi dahil devlete yeni vergi gelirlerinin oluşmasına da katkı sağlayabilir. Öte yandan, iklim riskleri küresel sigorta gündeminin merkezine yerleşmiş durumda. Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde de sektörü temsil edeceğiz.'

Özcan Biçer, OVP'nin önemli yönlerinden birinin kentsel dönüşümü birbirinden kopuk uygulamalar yerine bir sistem içerisinde ele alması olduğunu, güçlendirmenin de dönüşüm politikasının önemli araçlarından biri haline geldiğini bildirdi.

Hasan Mert Tokgöz de sigorta sektörünün kentsel dönüşümün farklı aşamalarında çeşitli güvence mekanizmaları sunduğunu aktararak, yıkım aşamasındaki sorumluluk sigortalarından İnşaat Bütün Riskler Sigortasına, Bina Tamamlama Sigortasından yeni binanın deprem güvencesine kadar projenin yaşam döngüsü boyunca farklı ürünlerin kullanılabildiğine dikkati çekti.

Nihat Şen, parsel bazında bina yenilemenin birçok bölgede kentsel sorunları çözmekte yetersiz kaldığını, bütüncül, alan bazlı ve sürdürülebilir finansman modellerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Mikail Aydemir de finansmanı tek başına çözüm olarak görmenin doğru olmayacağını aktararak, hak sahiplerinin uzlaşmasından imar planlarına, ruhsat süreçlerinden belediyeler arasındaki uygulama farklılıklarına kadar birçok unsurun aynı anda çözülmesi ve kamu kaynaklarının özel sektör ve uluslararası finansman imkanlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Kemal Sevgili ise binalar boşaltılmadan önce belirli koşullara bağlı bir ön ruhsat mekanizması kurulmasının hak sahiplerinin kira yükünü ve müteahhitlerin finansman maliyetlerini azaltabileceğine değindi.

Soner Tekbaş da Bina Tamamlama Sigortasının yalnızca proje yarım kaldığında devreye giren bir güvence olmadığını, riskleri henüz proje başlamadan tespit etmeyi ve azaltmayı amaçlayan önemli bir risk yönetimi mekanizması olduğunu ifade etti.

Tekbaş, Quick Sigorta'nın bu kapsamda müteahhidin mali yapısından geçmiş performansına, projenin teknik fizibilitesinden finansal sürdürülebilirliğine kadar kapsamlı bir değerlendirme yaptığını da vurguladı.


Kaynak: AA