İSTANBUL (AA) - Sıfır Atık Vakfı ile VakıfBank, Türkiye'nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi dönüşümünü finansman yoluyla desteklemek amacıyla stratejik işbirliği protokolü imzaladı.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, İstanbul Finans Merkezi VakıfBank Genel Müdürlüğü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinlikte, işbirliği protokolü ve yeni finansman paketini duyurmanın dışında israfı azaltan, ekonomik değere dönüştüren ve kaynaklarını daha verimli kullanan bir Türkiye için finans sektörünün üstleneceği yeni rolü konuşmak üzere bir arada bulunduklarını söyledi.
Sıfır atık meselesinin yalnızca bir çevre politikası olmadığını belirten Ağırbaş, 'Enerjiyi, suyu, ham maddeyi ve emeği daha verimli kullanmak, daha az kaynakla fazla değer üretmek ve atığı yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Daha da önemlisi bu dünya bize gelecek nesillere aktarmamız gereken büyük bir mirastır.' dedi.
Ağırbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Hareketi'nin, bugün Türkiye'nin 81 ilinde, dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan küresel bir harekete dönüştüğünü ifade etti.
Sıfır Atık Vakfının çevre, iklim ve sıfır atık alanında çalışan dünyanın sayılı kurumlarından olduğunu vurgulayan Ağırbaş, İstanbul'u sıfır atık çalışmalarının merkezi yapmak istediklerine dikkati çekti.
Sıfır atık gibi çevre ve iklim çalışmalarının finans konusundan ayrı düşünülemeyeceğini aktaran Ağırbaş, doğru finansal temellere oturtulmayan, döngüsel ekonomi modelleriyle işlenmeyen ve harmanlanmayan bir modelin kalıcı olma ihtimalinin bulunmadığını kaydetti.
Sıfır atık çalışmasının siyaset üstü bir çalışma olduğunun altını çizen Ağırbaş, 'Bu ülkede yaşayan 86 milyon vatandaşın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir çalışmanın içerisindeyiz. Bu bağlamda biz 86 milyon vatandaşımızla beraber el ele, omuz omuza çalışarak daha yaşanabilir, daha adil bir dünyayı inşa edebileceğimize inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
İklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunların global olduğuna değinen Ağırbaş, 'Fakat bu sorunların çözümleri her ilde, hatta her mahallede farklı olabilir. Bütün şehirlerimizin, bütün bölgelerimizin kültürel kodları farklı olabilir. Bundan dolayı yaptığımız çalışmaları da yerelden başlatmak zorundayız.' ifadesini kullandı.
Şehirlerde sıfır atık bağlamında güçlü bir değişim ve dönüşüm isteği bulunduğunu ancak bu çalışmaları yaparken ilk yatırım maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu belirten Ağırbaş, uzun geri dönüş süreçleri, teminat ve eş finansman ihtiyacı ile proje hazırlama kapasitesindeki eksikliklerin bu potansiyelin yatırıma dönüşmesinin önündeki engeller arasında bulunduğunu kaydetti.
Finans sektörünü yalnızca kaynak sağlayan bir aktör olarak değil, dönüşümü yönlendiren, kolaylaştıran ve hızlandıran bir paydaş olarak gördüklerini ifade eden Ağırbaş, şöyle konuştu:
'Çünkü sıfır atık yatırımları yalnızca çevresel fayda sağlamaz. Aynı zamanda işletmelerimizin maliyetini düşürür, verimliliklerini artırır, rekabet güçlerini yükseltir, atığını azaltan bir işletme maliyetini oldukça azaltır. Suyunu yeniden kullanan bir tesis, üretim güvenliğini güçlendirir. Enerji verimliliğine yatırım yapan bir KOBİ, rekabet gücünü artırır. Tarımsal atığı enerjiye veya gübreye dönüştüren bir girişim ise ekonomiye değer verir. Bu nedenle sıfır atığın finansmanı aynı zamanda verimliliğin, rekabet gücünün ve ekonomik dayanıklılığın finansmanıdır. Bankacılık sektöründen beklentimiz KOBİ'lerimizin temiz üretim yatırımlarından yerel yönetimlerin geri kazanım altyapılarına, kompost ve biyogaz tesislerinden su ve enerji verimliliğine kadar farklı alanlarda yeni finansman modelleri geliştirmesidir. Bu finansmanların uygun maliyetle uzun vadeli olması, yatırımların geri dönüş süresiyle uyum sağlaması büyük önem taşıyor. KOBİ'ler, kooperatifler ve girişimciler için teminat imkanlarının güçlendirilmesi, hibe programlarında eş finansman ihtiyaçlarının karşılanması ve ölçülebilir çevresel performansın finansal avantajlarla desteklenmesi de dönüşümü oldukça hızlandıracaktır. Böylece sıfır atığı bir çevre hedefi olmaktan çıkartıp ölçülebilir, finanse edilebilir ve ekonomik değer üreten bir dönüşüm modeline dönüştürebiliriz.'
Ağırbaş, bankalara, 'Sıfır atık ve döngüsel ekonomi finansmanını Türkiye'nin ekonomik dönüşümünün temel başlıklarından biri olarak ele alalım.' çağrısı yaparken, 'Şehirlerimizin ihtiyaçlarına uygun finansman modellerini birlikte geliştirelim. Sahadaki proje fikirlerini, teknik ve mali fizibilitesi hazırlanmış, ölçülebilir ve finanse edilebilir yatırımlara dönüştürelim.' dedi.
- 'Yaklaşık 90 milyon ton geri kazanılabilir atık yeniden ekonomiye kazandırıldı'
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan da Sıfır Atık Hareketinin 2017'de başladığını hatırlatarak, 'Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün ülkemizin sınırlarını aşarak küresel ölçekte karşılık bulan güçlü bir dönüşüm vizyonuna ulaştı.' diye konuştu.
Kaynakların daha verimli kullanılmasından atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına kadar uzanan bu yaklaşımın çevresel sorumluluğun yanında ekonomik ve toplumsal açıdan da yeni bir değer alanı oluşturduğuna işaret eden Arslan, 'Ülkemizde 2017'de yüzde 13 seviyesinde olan geri kazanım oranı 2025 itibarıyla yüzde 37,5'in üzerine çıkmış. Sıfır atık çalışmalarının başladığı günden 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 90 milyon ton geri kazanılabilir atık yeniden ekonomiye kazandırıldı. Bu oranın 2035'te yüzde 60'a, 2053'te ise yüzde 70'e çıkarılması hedeflenmektedir.' ifadelerini kullandı.
Arslan, VakıfBank olarak bu dönüşümün finansman tarafında güçlü bir sorumluluk üstlendiklerini belirterek, bankacılığın yalnızca kaynak sağlayan değil, ülkenin ihtiyaç duyduğu dönüşümü hızlandıran, üretim gücünü artıran ve ekonominin geleceğine yön veren stratejik bir rolü olduğuna inandıklarını söyledi.
Bu yılın ilk yarısında uluslararası piyasalardan toplam 7,1 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladıklarına dikkati çeken Arslan, şunları kaydetti:
'Sürdürülebilir finansmanın toplam uluslararası finansmanlarımızın içindeki payını yüzde 38'e taşıdık. Mayısta 18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla 1,2 milyar dolar tutarında sürdürülebilir temalı sendikasyon kredisine de imza attık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın karşı garantisi ve Dünya Bankası grubu üyesi IBRD'nin kısmi garantisiyle uluslararası finans kuruluşlarından 1,5 milyar avro tutarında uzun vadeli kaynak sağlamış olduk ki bu kaynağın önemli bir kısmı yine kadın girişimci, genç girişimci, sürdürülebilirlik, yeşil enerji gibi başlıkları kapsamaktadır.
Dünya Bankasının ülkemizde tek bir finansal kuruluşla gerçekleştirdiği en büyük ölçekli fonlama işlemlerinden biri niteliğindeki bu kaynakla kapsayıcı kalkınmadan bölgesel ekonomik toparlanmaya, kadın işletmelerinin dijitalleşmesinden yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımlarına kadar geniş bir alanda reel sektöre desteğimizi sürdürüyoruz. Asya Altyapı Yatırım Bankasından sağladığımız 300 milyon dolarlık kaynakla enerji ve dönüşüm finansmanı programımızı hayata geçirirken, MIGA garantisi altında küresel bir banka aracılığıyla 250 milyon dolarlık, yeni bir kaynak daha temin ettik.'
- 'Finansmanın dönüştürücü gücünü devreye alıyoruz'
Arslan, 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında döngüsel ekonomiye geçişin yılda 210 ile 350 milyar lira arasında katma değer oluşturması ve 100 binden fazla yeni istihdama katkı sağlamasının öngörüldüğünü dile getirdi.
Aynı dönemde üretim teknolojilerinin yenilenmesi ve atık yönetiminin geliştirilmesi için her yıl 110 ila 180 milyar lira düzeyinde kaynağa ihtiyaç duyulacağının öngörüldüğünü kaydeden Arslan, 'Döngüsel ekonomi yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, yüksek finansman ihtiyacı, güçlü yatırım potansiyeli ve önemli bir ekonomik değer üretme kapasitesi taşıyan yeni bir kalkınma alanıdır. Biz de bu noktada finansmanın dönüştürücü gücünü devreye alıyoruz.' diye konuştu.
Arslan, döngüsel dönüşüme değer çatısı altında geliştirdikleri altı finansman alanıyla sorumlu ham maddeden sürdürülebilir üretime, toplama ve ayrıştırmadan geri kazanım ve yeniden işlemeye, yeniden üretimden kullanım ve dağıtıma kadar döngüsel ekonominin bütün halkalarını finansmanla buluşturduklarını belirtti.
Dönüşüm potansiyeli yüksek sektörlere ulaşmayı hedeflediklerini kaydeden Arslan, organize sanayi bölgelerinde (OSB) faaliyet gösteren KOBİ ve sanayicilerden işletmelere kadar geniş bir ekosistemi desteklediklerini belirtti.
- 'İlk aşamada 10 milyar lira finansman hacmine ulaşmayı hedefliyoruz'
Arslan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2024'te Türkiye'de 120 milyon ton atık oluşurken bunun 24,4 milyon tonunun imalat sanayisinden kaynaklandığını aktararak, 'Bugün ülkemizde 400'ün üzerinde OSB bulunmaktadır. Dolayısıyla döngüsel ekonomiyi sanayinin üretim merkezlerine taşımak ve firmalarımızın yatırım ihtiyacını doğru finansman araçlarıyla buluşturmak büyük önem taşımaktadır. Finansman yapımızı işletmelerimizin farklı ölçekteki ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz.' ifadelerini kullandı.
İşletme sermayesi ihtiyaçlarında 10 milyon liraya kadar ve 24 ay vadeye varan, yatırım kredilerinde ise 50 milyon liraya kadar ve 60 aya varan finansman imkanı sunduklarını belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Daha büyük ölçekli projelerde hem tutarı hem de vadeyi uzatma noktasında bir engelimiz bulunmamaktadır. Daha büyük projeler geldiği zaman bunları da destekleyeceğiz. Bu çerçevede ilk aşamada 10 milyar lira finansman hacmine ulaşmayı ve 500'ün üzerinde firmayı döngüsel ekonomi dönüşümüyle buluşturmayı hedefliyoruz. 3 milyar liralık Kredi Garanti Fonu desteğiyle KOBİ'lerimizin dönüşüm yatırımlarında finansmana erişimi hem kolaylaştırıyor hem de güçlendiriyoruz. Dönüşümün ihtiyaçları geliştikçe yeni sektörleri, yeni yatırım alanlarını ve farklı sürdürülebilirlik temalarını kapsayan ürün ve finansman modellerini bu yapıya eklemeye devam edeceğiz.'
Ağırbaş ve Arslan, konuşmalardan sonra işbirliği protokolünü imzalarken, birbirlerine hediye takdiminde bulundu.
Programda ayrıca firmaların döngüsel ekonomiye geçişini desteklemek amacıyla hayata geçirilecek Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketinin de tanıtımı yapıldı.





