İSTANBUL (AA) - ÖMER FARUK MADANOĞLU - Yetim Vakfında ergen ve çocuk psikoloğu ve terapist olarak görev yapan Psikolog Ömer Faruk Şeker, sosyal medyanın çocuk ve ergenlerin kendilerine bakışını değiştirdiğini belirterek, sosyal medyada görülen içeriklerin tekrarlandıkça normalleştiğini ve çocukların kendilerini bu görüntülerle karşılaştırmaya başladığını söyledi.

Psikolog Şeker, AA muhabirine, çocukların sosyal medya kullanımları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Şeker, sosyal medyanın çocukların kendilerine bakışında önemli bir değişime neden olduğunu belirterek, 'En temelde aslında çocukların kendilerine bakışını nesneleştiriyor. Genelde insanlar ve çocuklar kendilerine iç dünyasından bakarlar. Sosyal medyada dış gözün önemli hale gelmesiyle çocuklar sanki kendilerini bir nesne haline getiririler ve bir nesneye bakar gibi dışarıdan nasıl gözüküyorum diye bakarlar.' dedi.

Bunun çocukluk ve ergenlik döneminde belli ölçülerde normal bir gelişim süreci olduğunu aktaran Şeker, sosyal medya kullanımının yoğunlaşmasıyla bu durumun aşırılaşabildiğini dile getirdi.

Şeker, sosyal medyada görülen içeriklerin tekrarlandıkça normalleştiğini belirterek, 'Bizim gördüklerimiz ve duyduklarımız zihnimize yansır. Bu yansıma tekrarlandıkça normalleşir.' diye konuştu.

Şeker, çocukların sosyal medyada gördükleri kişilere ve filtrelere benzemeye çalışabildiğine dikkati çekerek, çocukların ve ergenlerin filtreli bir şekilde gördüğü kişilerin 'en doğru' olarak akıllarına kodladığını belirtti.

Bu durumun çocukların kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırmasına yol açabildiğini belirten Şeker, 'Kendini karşılaştırma çok fazla tekrarlandığında ne yazık ki, bedeninden nefret etme, beden algısından memnun olmama gibi psikolojik sorunlar da ortaya çıkabilir. Bunun sonucunda performans kaygısı gibi ve stres belirtileri de ortaya çıkabilir.' ifadelerini kullandı.

- 'Güzel değilim, yakışıklı değilim' düşüncesi öz saygıyı düşürebiliyor

Şeker, sosyal medyanın çocukların kendileri hakkındaki düşüncelerini de etkileyebildiğini ifade ederek, tekrarlanan olumsuz düşüncelerin zamanla çocuğun öz benlik algısına zarar verebileceğini söyledi.

Bu duyguların çocukların kimlik gelişiminde önemli olduğunu vurgulayan Şeker, 'Yeterince yakışıklı ya da güzel değilim düşüncesi öz saygının, öz sevginin düşmesine neden olur. Bunlar da bir çocuğun, bir gencin kimlik gelişiminde en önemli duygular.' ifadelerini kullandı.

Şeker, bu alanlardaki olumsuz gelişimin çocukların yetişkinlik hayatını da etkileyebileceğini belirterek, ileride çocukların kendilerine karşı toleranssız olmasına, kendisine saygı duymamasına ve özenti olmasına neden olduğunu anlattı.

- Sosyal medya akran zorbalığını da etkiliyor

Sosyal medya kullanımının akran zorbalığıyla da ilişkili olduğunu belirten Şeker, çocukların sosyal medyada gördükleri içeriklere veya gündemlere dahil olmadıklarında çeşitli yaftalamalara maruz kalabildiğini dile getirdi.

Şeker, akran zorbalığının çocuklar açısından önemli bir stres faktörü olduğunu vurgulayarak, 'Akran zorbalığının en büyük sebeplerinden birisi zaten bu sosyal medya kullanımı. Zaten akran zorbalığı temelde çocukların karşılaştığı en büyük stres faktörlerinden birisi. Akran zorbalığı sebebiyle kendine zarar verme gibi durumlar oluşabiliyor.' ifadelerini kullandı.

Akran zorbalığının önlenmemesi halinde çocuğun hem zorbalığa maruz kalan hem de zorbalık yapan bir profile dönüşebileceğini belirterek, bunun çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

- 'Çok fazla tartıya çıkıyorsa, bedenine bakıyorsa veya aynaya bakıyorsa...'

Çocuklarda beden algısıyla ilgili sorunların bazı davranışlardan fark edilebileceğini aktaran Şeker, 'Özellikle bir çocuk normal diyebileceğimizden fazla tartıya çıkıyorsa, bedenine bakıyorsa veya aynaya bakıyorsa gerçekten günde saatlerce belki defalarca 'ben güzel miyim değil mi?' gibi soruyorsa, durumu fark ediyorsunuz.' şeklinde konuştu.

Çocukların bu düşüncelerini her zaman doğrudan ifade etmeyebileceğini belirten Şeker, günlük tutan çocukların yazılarında da bu durumun görülebileceğini söyledi.

Başkentte bir günde 140 yangın çıktı
Başkentte bir günde 140 yangın çıktı
İçeriği Görüntüle

Şeker, aşırı diyet yapma, kilosundan memnun olmama ve kıyafet seçimlerinde aşırıya kaçmanın da dikkate alınması gereken davranışlar olduğunu ifade etti.

Çocukların kişisel bakım konusunda da aşırıya kaçabileceğini belirten Şeker, özellikle yetişkinler gibi görünmeye yönelik yoğun çabanın takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu davranışların sosyal medyada görülenlerle gerçek hayat arasındaki farkın çocuk tarafından anlaşılamadığını gösterebileceğini belirten Şeker, ailelerin çocukları eleştirmek veya sürekli nasihat vermek yerine davranışın nedenini anlamaya çalışması gerektiğini vurguladı.

- Sosyal medyadaki içerikler akran zorbalığını derinleştirebiliyor

Çocukların sosyal medyada gördükleri her şeyi günlük hayatta uygulanabilir ve normal kabul edebildiğini belirten Şeker, şiddet ve istismar içeren içeriklerin de bu nedenle risk oluşturduğunu söyledi.

Şeker, sosyal medyada görülen şiddet, duygusal ve cinsel istismar içeriklerinin çocukların davranışlarına yansıyabileceğini belirterek, 'Çocuklar, zihinsel olarak sosyal medyada gördüğü her şeyin doğru ve normal olduğunu varsayarlar. Onlara göre, orada gördükleri her şey günlük hayatta uygulanabilir. Çocuk, duygusal, cinsel, fiziksel istismar ve şiddet içerebilecek unsurları normal kabul ettiği için arkadaşlarına uygulayabileceğini düşünür.' değerlendirmesinde bulundu.


Kaynak: AA