Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, TBMM’de görüşülen Türk Kızılay Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Düzenlemenin Kızılay’ı denetim dışına çıkaracağını savunan Çalışkan, “Kızılay’ın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor” dedi.

Türk Kızılay Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki konuşmaların tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi. Maddeler üzerine Yeni Yol Grubu adına söz alan Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, teklifin kapsamı, muafiyetleri, yönetim yapısı ve alacakların tahsiline ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Vatandaşların acilen çözüm beklediğini belirttiği fon krizine dikkat çeken Çalışkan, Meclisin gündem önceliğini de eleştirdi.

“FON KRİZİNİ GÖRÜŞMEK YERİNE KIZILAY YASASI GÖRÜŞÜYORUZ”

Konuşmasında vatandaşların yaşadığı sorunlara işaret eden Çalışkan, “Milletimizin acilen çözüm beklediği fon krizini görüşmek yerine etliye sütlüye karışmayan, ne kokar ne bulaşır bir yasa, Kızılay yasası görüşüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışkan, düzenlemenin Kızılay’ın özerk yapısını güçlendirmek yerine denetim mekanizmalarını zayıflatacağını ileri sürdü.

“BU YASA ASLINDA DİREKT SOYGUNA TEŞVİK YASASI”

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay hareketinin Türkiye’den Kızılay’a ilişkin bir kanuni düzenleme talep ettiğini belirten Çalışkan, iktidarın bu talebi yanlış değerlendirdiğini savundu.

Teklifin Kızılay’ı ihale mevzuatının kapsamı dışına çıkaracağını öne süren Çalışkan, eleştirisini “Bu yasa aslında direkt soyguna teşvik yasası, o kadar belirsizliklerle dolu ki...” sözleriyle dile getirdi.

Kızılay başkanının seçimi ve yönetim değişikliklerine ilişkin belirsizlikler bulunduğunu da savunan Çalışkan, “Başkan nasıl seçilecek?” diye sordu. Başkan değişimlerinde baskı yaşandığını iddia eden Çalışkan, gelecekte yönetimin nasıl şekilleneceğinin açık olmadığını ifade etti.

Çalışkan, konuşmasında “KVK’larla ilgili” ve tahsilata ilişkin ayrı sorunlar bulunduğunu da dile getirdi ancak bu başlıkların ayrıntılarına girmedi.

“KIZILAY’IN SERMAYESİ VATANDAŞIN GÜVENİDİR”

Memurun fazla mesai ücreti belli oldu
Memurun fazla mesai ücreti belli oldu
İçeriği Görüntüle

Kızılay’ın toplum nezdindeki güveninin korunması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, teklifin bu güveni zedeleyeceğini savundu.

Çalışkan, “Kızılay’ın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor. Bundan sonra Kızılay kapsam dışı, kanun dışı, bundan sonra Kızılay’ın yaptığı işler denetim dışına gidecek” dedi.

Denetim eksikliğinin yol açabileceği sorunlara da değinen Çalışkan, “Denetimsizliğin fon krizinde, SPK’de, başka alanlarda ne hale geldiğini acıyla gördük” ifadelerini kullandı.

TEKLİFTEKİ MUAFİYETLERE ELEŞTİRİ

Kanun teklifinin amacı, kapsamı, amblemi ve muafiyetlerine ilişkin hükümleri eleştiren Çalışkan, düzenlemenin birçok başlığının muafiyetlere bağlandığını ileri sürdü.

“Baştan sona gördüğünüz kanunun amacı, kapsamı, amblemi, muafiyeti dönüp dolaşıyor, her şey muafiyete geliyor” diyen Çalışkan, Kızılay’a tanınması öngörülen ayrıcalıkların diğer kurumlar üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“HASTANE HİZMET VEREMEZSE ÇÖZÜM YOK”

Çalışkan’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Kızılay’ın alacaklarının tahsili oldu. Teklifin, Kızılay’ın alacaklarını tahsil etmek amacıyla hastanelerin gelirlerine ipotek koyabilmesine imkân sağlayacağını öne süren Çalışkan, bu durumun sağlık hizmetlerini aksatabileceği uyarısında bulundu.

Hastanelerin gelirleri ve bütçeleri güçlendirilmeden böyle bir uygulamaya gidilmesini eleştiren Çalışkan, “Peki, hastanenin gelirini artırmadınız, bütçesi olmayan hastane hizmet veremezse, yoğun bakımdaki hastaların hayatı tehlikeye girerse bununla ilgili bir çözüm yok” dedi.

Çalışkan, düzenlemenin başka alanlarda doğurabileceği sonuçların yeterince gözetilmediğini savunarak, “Her zaman bir iş yaparken

Muhabir: Hasan Sarp