2026 Dünya Mutluluk Raporu’na göre Türkiye, 5,3 puanla 147 ülke arasında 94’üncü sırada yer aldı. Finlandiya üst üste dokuzuncu kez dünyanın en mutlu ülkesi olurken Türkiye, Avrupa’da Ukrayna’nın hemen üzerinde sondan ikinci basamakta kaldı.
2026 Dünya Mutluluk Raporu yayımlandı. Ülkelerdeki yaşam doyumunu inceleyen rapor, Avrupa’nın kuzeyi ile güney ve doğusundaki ülkeler arasındaki memnuniyet farkını bir kez daha ortaya koydu.
Listenin zirvesinde yaklaşık 7,8 puanla Finlandiya bulunurken Türkiye, 5,3 puanla küresel sıralamanın alt bölümünde yer aldı.
TÜRKİYE 147 ÜLKE ARASINDA 94’ÜNCÜ OLDU
Türkiye, vatandaşların kendi yaşamlarına verdikleri puanlar üzerinden hazırlanan sıralamada 147 ülke arasında 94’üncü oldu.
Türkiye’nin ortalama yaşam değerlendirme puanı 10 üzerinden 5,3 olarak hesaplandı. Bu sonuçla Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında savaş koşullarındaki Ukrayna’nın hemen üzerinde sondan ikinci sırada yer aldı.
Ukrayna ise 4,66 puanla dünya genelinde 111’inci sıraya yerleşti.
AVRUPA’DA MUTLULUK FARKI BÜYÜK
Rapordaki veriler, Avrupa’nın kuzey ve batısındaki ülkelerle güney ve doğusundaki ülkeler arasında belirgin bir yaşam memnuniyeti farkı bulunduğunu gösterdi.
Türkiye ve Ukrayna’nın yanı sıra Yunanistan, Arnavutluk, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek de kıtada yaşam memnuniyeti puanlarının düşük seyrettiği ülkeler arasında yer aldı.
Batı Avrupa ve İskandinav ülkelerinin büyük bölümünde ise mutluluk puanlarının 6,5 seviyesinin üzerinde olduğu görüldü.
FİNLANDİYA DOKUZUNCU KEZ DÜNYANIN EN MUTLU ÜLKESİ
Finlandiya, 10 üzerinden yaklaşık 7,8 puan alarak dokuzuncu kez üst üste dünyanın en mutlu ülkesi seçildi.
Finlandiya’yı 7,5 puan bandındaki İzlanda ve Danimarka takip etti. İsveç’in puanı yaklaşık 7,3 olurken Norveç ve Hollanda ise 7,2 seviyesinde yer aldı.
İskandinav ülkelerinin güçlü sosyal destek sistemleri, kurumlara duyulan güven, sağlıklı yaşam süresi ve kişisel karar alma özgürlüğü, yüksek yaşam memnuniyetinin nedenleri arasında gösteriliyor.
Dünya sıralamasının son basamağında ise 1,45 puanla Afganistan bulunuyor.
MUTLULUK PUANI NASIL HESAPLANIYOR?
Dünya Mutluluk Raporu’ndaki sıralama, yalnızca ülkelerin ekonomik büyüklüğüne veya kişi başına düşen millî gelire göre belirlenmiyor.
Gallup Dünya Anketi kapsamında vatandaşlardan, yaşayabilecekleri en kötü hayatı “0”, kendileri için mümkün olan en iyi hayatı ise “10” kabul ederek mevcut yaşamlarını değerlendirmeleri isteniyor.
2026 raporundaki puanlar, 2023 ile 2025 yılları arasında alınan yanıtların üç yıllık ortalamasını yansıtıyor.
SIRALAMAYI ETKİLEYEN KRİTERLER NELER?
Ülkeler arasındaki puan farklarının açıklanmasında şu göstergeler dikkate alınıyor:
- Kişi başına düşen gelir
- Sosyal güvence ve destek
- Beklenen sağlıklı yaşam süresi
- Kişisel karar alma özgürlüğü
- Cömertlik ve yardımlaşma
- Kurumsal yolsuzluk algısı
Bu göstergeler sıralamayı doğrudan oluşturmuyor. Vatandaşların kendi yaşamlarına verdikleri puanlar arasındaki farkların nedenlerini açıklamak için kullanılıyor.
TÜİK’E GÖRE TÜRKİYE’DE MUTLULUK ORANI ARTTI
TÜİK’in 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre Türkiye’de mutlu olduğunu söyleyen 18 yaş ve üzerindeki bireylerin oranı yüzde 53,3’e yükseldi. Bu oran 2024 yılında yüzde 49,6 seviyesindeydi.
Ancak TÜİK araştırması ile Dünya Mutluluk Raporu farklı yöntemler kullandığı için yüzde 53,3’lük oranla 5,3 puanın doğrudan karşılaştırılması doğru değil.
Dünya Mutluluk Raporu vatandaşlardan yaşamlarını 0 ile 10 arasında değerlendirmelerini isterken TÜİK, bireylerin kendilerini mutlu veya mutsuz görme durumunu ayrı sorularla ölçüyor.
TÜRKİYE’NİN 94’ÜNCÜ SIRADA OLMASI NE ANLAMA GELİYOR?
Türkiye’nin 147 ülke arasında 94’üncü sırada yer alması, ekonomik göstergelerin tek başına mutluluğu belirlemediğini ortaya koyuyor.
Gelirin yanı sıra insanların ihtiyaç duyduklarında destek bulabilmesi, geleceğe güvenle bakabilmesi, sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi, özgürce karar verebilmesi ve kurumlara güven duyması da yaşam memnuniyetini etkiliyor.
Özellikle Hatay gibi depremden ağır etkilenen şehirlerde barınma, istihdam, sosyal destek ve yeniden yapılanma sürecinde yaşanan gelişmelerin kentteki yaşam doyumu açısından yakından takip edilmesi gerekiyor.




